Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 07-04-2009, 15:02
AYATA AYATA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 10 May 2006
Mesajlar: 1.416
Standart Aşa atu as-sırra...Seni sırra vakıf ettim..

Batıni, ezotorik inaçlardaki en son sır belkide gerçekten budur...



Hasan Sabbah ve Aşa Atu as-sırra, seni sırra vakıf ettim...


"Yaklaş" diye fısıldadı Dağın Şeyhi. "Daha yakına. Buraya otur."
Başları neredeyse aynı yükseklikteydi. Yüzlerinin arasında sadece bir karış mesafe vardı. Quaim şaşılacak denli güçlü bir sesle konuşuyordu: "Tanrıya inanıyor musun?"
"Sadece inanmakla kalmıyor, onu görüyorumda" diye karşılık verdi Orlando.
"Onu görüyor musun?"
"Yarattıklarıyla her gün karşımıza çıkıyor."
"Demek bir yaratıcıya inanıyorsun! Neden?"
"Bunu nasıl sorabilirsiniz? Göğü ve yeri ondan başka kim yaratabilir?"
"Demek her şeyin birileri tarafından bir zamanda yaratılmış olduğunu düşünüyorsun."
"Elbette, başka türlü nasıl olabilir ki?"
"Peki onu kim yarattı?"
"Kimi?"
"Yaratıcını?"
"Tanrıyı kimse yaratmamıştır. o her daim var olmuştur."
"Tuhaf" dedi Hasan Sabbah. "Söz konusu Tanrı olduğu zaman, başı ve sonu olmayan, her zaman var olan ve var olacak olan bir şeyi tasavvur etmekte güçlük çekmiyosunuz. Ancak sıra Kainata gelince, onu yaratmış olan birine ihtiyaç duyuyorsunuz. Sayısız yıldızla dolu kainatın sonsuzluğuna bak. Ne zamana, ne mekana bağlı olmadan, ezelden beri var ve sonsuza dek var olacak. Bir tanrı olsa bile, böyle bir şeyin birisi tarafından yaratılmış olabileceğine aklın yatıyor mu gerçekten?"
"Ama tanrı..."
"Kaşfol as-Rar, son sır işte bu: Tanrı Yoktur! Tanrı sadece bir düşten ibarettir. Ancak insan düş görmek zorundadır. Aksi takdirde aklını yitirebilir. Biz hepimiz şifa bulmaz birer din budalsıyız."
"Tanrının varlığından şüphe mi duyuyorsun?"
"Varlığından şüphe duymuyorum. onun varolmadığını biliyorum. Yüksek ateşten dolayı sayıkladığımı sanma sakın. Aklım başımda. Şimdi beni iyi dinle! Üç tür insan vardır: Tanrıyı arayan ve bulduktan sonra ona hizmet edenler, Tanrıyı arayan ama bulamayanlar ve ihtiyaç duymadıkları için onu aramayanlar. İlk grup mutlu ama mantıksızdır. Son grup belki mutlu değildir ama mantıklıdır. Durumu kötü olanlar ise ortadakilerdir, çünkü hem mutsuz hemde mantıksızdırlar."
"Tanrıya inanmanın mantıksız olduğunu mu söylemek istiyorsun?"
"Var olmayan bir şeye inanmak mantıklı bir davranışmıdır?"
"Hayatta gerçekleştirilmesi en güç olay imandır."
"İman gerçek olan her şeyi gerçek olmayana dönüştürür."
"Tanrı varolan her şeyin yaratıcısıdır."
"O bizi değil, biz onu yarattık."
"Ya Muhammed ve İsa?"
"Onlarda da bunu biliyordu. Sırra vakıf olmuşlardı."
"Yani Tanrının varolmadığını bildiklerinimi söylüyorsun?"
"Evet"
"Demek onların birer yalancı olduğunu düşünüyorsun."
"Hayır, onlar insanlara yalan söylemediler. Onlara, insanlığa verilebilecek olan en değerli şeyi sundular: Ölümsüzlük hayali. Bunun yanında gerçeğin ne inemi kalır ki? Biz gerçeğe sahip olduğundan daha büyük önem veriyoruz. Bir düşüncenin gerçeğe dönüşmesinden daha büyük bir hayal kırıklığı var mıdır?"
"Nasıl olur? Tanrı uğruna yaşamlarını feda eden bunca insan, bir hiç uğruna mu öldü?"
"Tanrı uğruna savaşmak mümkün değildir. Kuran'ın 29. suresinde şöye yazar: 'Allah uğruna savaşan, kendi ruhunun kurtuluşu için savaşmış olur. Allah kendi yarattıklarına ihtiyaç duymaz.'"
"Fakat neden..."
"Yaşamın nasıl olması gerektiği konusundaki görüşlerimiz, yaşamın gerçekte nasıl olduğuyla örtüşmüyor. Etimizin yaşlanması, geçiciliği, çürümüşlüğün pis kokusu midemizi bulandırıyor. Demek insan Tanrının suretinde yaratılmış! Ne büyük bir yanılgı! İnsan, varlığının sadece kısa süreli olduğunu kabul etmek zorunda değil. Suya ve havaya nasıl ihtiyaç duyuyorsa, ruhu da ölümsüzlük düşüncesine o denli ihtiyaç duymakta. Kendisini kotuyan yüce bir varlığa iman etmek, en zayıf insana bile muazzam bir güç kazandırır. Mesele Tanrının var olup olmaması değil. Esas önemli olan, ona duyulan inanç. Dinler bu nedenle bu kadar büyük önem taşır. Onlar olmasaydı, insanın hayvandan farkı olmazdı. Tanrının suretinde yaratıldığı inancı, insana onur ve sorumluluk duygusu kazandırmıştır."

Quaim bitkin bir ifadeyle sustu. Uzun bir moladan sonra tekrar konuşmaya başladı:
"Dinleri bu kadar büyük yapan şey, insanların onlara bağladıkları umuttur. İyi ve adil bir varlığa inanmak, insanları daha soylu kılıyor. Tanrı sadece bir ideal, ama ideallerimiz varlığımızın iyi kısmı değilmidir? Gerçek o kadar acınası, o kadar zavallı ki! Tanrının varolmadığı firkinde insanı avutan bir şeyler var. En büyük vahiy sessizliktir, hiçliktir. Yaşamımızın en önemli anlarında etrafımızı sessizlik kaplar. bir insana sevgiyle baktığımızda, yada onun için matem tuttuğumuzda sessizliğe bürünürüz. Dinlerken, okurken, düşünürken ve dua ederken de suskunlaşırız. İnsan aklının ulaştığı belli bir merhalede, düşünceler bile bizimle konuşmatan vazgeçer. Aydınlanma karanlıktan, varlığın en yüksek konumuda hiçlikten doğar. Bu, Tanrı içinde geçerlidir. İşte Aşa Atu as-sırra, seni sırra vakıf ettim..."
"Peki eğer Tanrı yoksa geriye ne kalıyor?"
"Sen. Eskisinden daha da büyük olarak sen kalıyorsun geriye. çünkü artık ipleri Tanrının elinde olan bir piyon değilsin. Güneşin her doğuşunda kutsallık bulunur. Kutsallık yağmurdadır, kutsallık dağların zirvesindedir, çöllerin derinliklerindedir. Kutsallık yaşlı ağaçlardadır, mağrur çehrelerdedir, her tatlı su kaynağındadır. Kutsallık başkalarına armağan ettiğimiz gülüştedir, döktüğümüz yaşlardadır. Çocuklarımızın gülümseyişindedir. Dünya, insanı hayretten hayrete düşüren mucizelerle dolu. Mesela yıldızlarla kaplı göyüzü, bunların en güzel örneği. Ve sen hala bir Tanrıya ihtiyaç duyuyorsun öyle mi? Yaşamın amacı Yaşamın ta kendisidir. Aşa Atu as-sırra..."

Hiçbirşey ümit etmiyorum.
Hiçbirşeyden korkmuyorum.
Ben özgürüm...

O gece Orlando'nun gözüne uyku girmedi.
Tanrı yok. Ne müthiş bir düşünce! İnanılmaz! Çılgınlığın ta kendisi!
Bir cevap bulmak ister gibi bakışlarını gökyüzüne çevirip duruyordu. Tanrı olamdan ne kadarda boştu dünya! şöyle düşünüdü ve karar verdi; Kendim olabilmek için, Tanrıya ihtiyaç duyuyorum...


Hiç birşey gerçek değildir, herşey serbesttir!!

Güvercin gerdanlığı...İbn Hazm...alıntı
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 08-04-2009, 12:30
OQONUC OQONUC isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Jan 2009
Mesajlar: 455
Standart

1.Hassan Sabbah'ı tanıttığınız için
2.En azından bir Sırrın var olduğunu belirttiğiniz için
3.Yokluğun varlığına İbn Hazm ile bir pencere açtığınız için

Teşekkürler.

Tamamlanması gerek hususlar.

1.Hassan Sabbah'ın Varlık tanımını da eklemelisiniz.
2.Sırrın Orjinal telafuzunun hangi dile ait olduğunu belirtmelisiniz. (Aşa Atu as-sırra)
3.Said Emre hakkında da bilgi toplamalısınız.


Selamlar
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 08-04-2009, 14:25
AYATA AYATA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 10 May 2006
Mesajlar: 1.416
Standart

Onlarıda sizden alsak
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 10-04-2009, 00:14
Titan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Titan Titan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Oct 2007
Bulunduğu yer: Bilgisayarımın Karşısı
Mesajlar: 1.610
Standart

Belki de bu sır, kadim uygarlıklardan kalan ve iskenderiye kütüphanesinin yakılması ile son bulan sırlardan biri mi acaba?

"Aç insanların karnını doyurduğum zaman bana kahraman diyorlar. Bunların neden aç olduğunu sorduğum zaman ise; bana komünist diyorlar"

Ernesto Che Guevera
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 10-04-2009, 11:27
OQONUC OQONUC isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Jan 2009
Mesajlar: 455
Standart

Belki de bu sır, kadim uygarlıklardan kalan ve iskenderiye kütüphanesinin yakılması ile son bulan sırlardan biri mi acaba?
__________________

ElCEvap:Hayır
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 10-04-2009, 11:38
one
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

hasan sabbah a esin kaynagı olan KARMATİLER hakkında Emre KONGAR dan ;


İSLAM'DA KOMÜNİST KORSANLARIN
GİZLİ MEZHEBİ: KARMATİLER

Sevgili okurlarım, Milli Eğitim sistemimiz ne yazık ki hiçbir işe yaramıyor.
Meslek eğitimi çok yetersiz.
Bugünkü AKP iktidarı, meslek eğitimi sorunlarını sadece türban ve İmam-Hatip konusuna indirgediği için bu alanda yakın gelecekte de akılcı ve evrensel rekabete uygun bir model geliştirme olanağı pek görünmüyor.
Klasik lise eğitimi ise bir başka fecaat.
Ne Doğu, ne Batı, ne demokrasi, ne laiklik, ne din, ne Atatürk, ne de en önemli konu olan vatandaşlık ve kent yaşamının gerekleri öğretiliyor.
Bu durumun en önemli nedeni, eğitimin ülke gereklerine ve evrensel ölçütlere göre değil, her iktidarın kendi siyasal parti görüşüne göre biçimlendirilmiş olması.
1945'ten sonra başlayan "Soğuk Savaş" bağlamındaki "Anti-komünist" ideoloji çerçevesinde ağırlık verilen din eğitimi, Arap kültür emperyalizminin kucağına attı eğitim sistemimizi.
Çocuklarımız, okul öncesi eğitim yerine, Kuran kurslarına yönlendiriliyor; ilköğretimde ve lisede yetersiz bilgi dağarcığından daha da önemli bir sorun, yöntem konusunda ortaya çıkıyor:
Siyasal iktidarların ideolojik yönlendirmeleri sonucunda, sorgulayıcı, araştırıcı beyinler yerine, ezberci, dogmatik kafalar oluşturuluyor.
* * * Bu genel yetersizlikten her alan nasibini alıyor, bunların başında da din ve mezhep anlayışı geliyor; Müslümanlık olarak sadece Sünni mezhebi ve onun dalları okutuluyor, bunların dışındaki tarihsel ve dinsel olgular adeta yok sayılıyor, her türlü Şia ile birlikte Bektaşi-Alevi inancı da dışlanıyor.
Sevgili okurlarım, size bugün adını hiç duymadığınız bir İslam mezhebinden söz edeceğim:
Karmatiler: 9. Yüzyılda ortaya çıkmış olan ilk İslam komüncüleri. (Siz "komünistleri" diye de okuyabilirsiniz.)
Yani Anadolu'da "fetret devri"nde önem kazanan Şeyh Bedrettin hareketinin ataları.
Karmatilik, gizli bir örgüt: Tarihteki ve günümüzdeki bütün gizli örgütlerin anası; Hasan Sabbah'ın Haşşaşinler'ine de kaynaklık ediyorlar.
Fütüvve yani Ahilik de bunlardan geliyor.
Hurufi inancı da bunlardan türüyor.
Arap yarımadası'nın Güneyinde korsanlık yapıyorlar.
Zenginden alıp yoksula vermek, genel uygulamaları.
Bu açıdan Robin Hood'un da ataları.
930 yılında Mekke'yi fethedip, Hacer-i Esved'i kaçırıyorlar.
Karmatiler'le başa çıkamayan Abbasiler, Selçuklu Sultanı Melikşah'tan yardım istemek zorunda kalıyor.
İçki haram değil, şarap içiyorlar, güneş doğmadan iki rekat, güneş battıktan sonra da iki rekat namaz kılmanın, yılda iki gün oruç tutmanın yeterli olduğuna inanıyorlar.
Kıbleleri Mekke değil, Kudüs.
Ben Karmatiler'i ilk kez Dubai'ye gitmeden önce, bu ülke hakkında kaynak araştırması yaparken öğrendim.
Türkiye'de, çok özel araştırmacılar hariç, hiç kimsenin bunlardan haberi olmadığını gözlemledim.
Dinler ve mezhepler tarihi, geçmişin siyasal tarihi olduğu için, hem çok kanlıdır hem de çok ilginçtir; ama bence en önemli özelliği, dogmatik inançla siyaset birleştiği zaman, ortaya ancak ve ancak ölümcül hesaplaşmaların ve sadece kanla çözülen iktidar kavgalarının çıktığını göstermesidir.
Henüz Endüstri Devrimi'ni yani Aydınlanma'yı yaşamamış olan İslam Dünyası'nda eşi bulunmaz bir deneyim sahibi olan Laik ve Demokratik Türkiye'de, dini siyasete alet ettiğiniz zaman alacağınız sonuç hiç de değişik değildir, çünkü kanlı tarih çok gerilerde kalmamış olduğu gibi, toplumsal ortam da bu tür yozlaştırmalara uygundur.

Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 10-04-2009, 19:04
AYATA AYATA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 10 May 2006
Mesajlar: 1.416
Standart

Forumumuzun bunları biliyormuydunuz adlı köşesinden...kabe ile ilgili konuda Karmatilerin yaptıkları açıklanmıştır.


929 yılında Abbasi yönetimine isyan eden Karmati mezhebinin lideri Ebu Tahir Mekke'yi ele geçirdi. Hac mevsiminde, tavaf eden Hacıları, Kâbe'nin kapısına oturtup kılıçla kesti. Karmati Lideri, “Ben Allah'ım, Allah'layım, yaratan da, yok eden de benim!” diyordu. Hacılar kaçıp Kâbe'nin örtüsüne yapışıyor ama o halde öldürülüyorlardı.

Ebu Tahir öldürdüğü hacıları Zemzem kuyusuna doldurttu. Zemzem kuyusunun üstündeki kubbeyi yıktıran Ebu Tahir Kâbe'nin örtüsünü parçalatıp askerlere dağıttı. Kâbe'nin kapısını söktürdü.

Ebu Tahir, bununla yetinmedi. Hacerülesved'in sökülmesini emretti ve bunu balyozla söktürtüp yanı sıra götürdü. Hacerülesved, 22 sene dışarıda kaldı.(İbn Kesir, c. 11,s. 282)
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 11-04-2009, 22:30
OQONUC OQONUC isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Jan 2009
Mesajlar: 455
Standart

1.Madde için yeterli ip uçları verilmiş. teşekkür ederim.

2. ve 3. maddeler için gönüllüler aranıyor ?
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 12-04-2009, 09:48
AYATA AYATA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 10 May 2006
Mesajlar: 1.416
Standart

Ayıdam Göyne Göyne

Ayıdam göyne göyne
Halimi döne döne
Düştüm aşkın oduna
Canı gönül yana yana

Ne olduk bilemeziz
Bir yerde olımazız
Aklımız deremeziz
Ne diyelim sorana

Nedir neyi sevelim
Neden ne isteyelim
Nerden nere varalım
Olduk mest ü divane

Akt u can yavı kıldık
Sermest ü şeyda olduk
Yüzbin can feda kıldık
Bizi bizden alana

Yarlık içre barıştık
Kadimliğe karıştık
Koptuk tenden kavuştuk
Said'e can olana


Sait Emre


Zahir Bir Batın Gerek

Zahir bir batın gerek
Birlik eri halinde
Dünya ahret bir adım
Aşk erinin yolunda

Zahiri bırakmış
Külli batına bakmış
Sıfatı aşka akmış
Varlığı aşk elinde

Ayrılığı unutmuş
Birlik kendide bitmiş
Varlığını gark etmiş
Yağmur ile selinde

Kendi adın eyitmez
Kendiden kabul etmez
Bileliğin unutmuş
Ayrılık yok yolunda

Sait eydür zı dirlik
Dost ile olsa birlik
Ayrılmaksız bilelik
Bulmuş rüzigarında

Eklenme Tarihi: 09.07.2003

Sait Emre
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 12-04-2009, 09:55
AYATA AYATA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 10 May 2006
Mesajlar: 1.416
Standart

.....biliyorsan yaz, bırak öğreten, yönlendiren adam havalarını dostum...hadi kal sağlıcakla..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:13 .