Sevgili nehir & placebo , kadın olarak nette dolasmanız caiz olmayabilir
Rasûl-i Ekrem (s.a.v.)'in lânetine kaş aldıran ve alanlar da dahildir. Kaş aldırmak, kaşın kıllarını yolarak iyice inceltmek ve kaşı yukarıya almak sûretiyle yapılmaktadır. Bu, hilkati değiştirme mahiyetindedir. Ancak kadının yüzünde biten kılları aldırması ve kocasının izniyle normal makyaj yapması bir kısım İslâm ulemasınca caiz görülmüştür..
Rasûlullah'ın menettiği ve lânetlediği şeylerden birisi de saçı dökülen veya dökülmeyen kimselerin başlarına başkalarının saçlarını koymaları veya bunları eklemeleridir.
Saç takma ve eklemede hem tabiî şekli değiştirmek, hem de karşısındakini yanıltmak, ona genç görünmek vardır ki, İslâm bunları hoş görmemiştir.
Ancak ipek veya yün iplikleri örgü yapıp eklemek aynı mânada olmadığı için caiz görülmüştür..
İnsanoğlunun yeryüzündeki hayatını devam ettirmek için maddi ve manevi bir takım ihtiyaçları vardır; yeme, içme, teneffüs, birleşme, iman, güven, sevgi, ümit bunlar arasındadır. Allah insana hayatı sevdirmiş, yaşamak için onu, gerekli kabiliyet, his ve meyillerle donatmıştır. İnsanların üreme ve çoğalması birleşmeye; birleşme, karşı cinse ilgi duymaya bağlı bulunduğu için de onu, şehvet denilen duygu ve cinsî uzuvlar ile teçhiz etmiştir. Buna göre cinsî tatmin bir gâye değil, vâsıtadır; hedefi üremedir, üremenin hedefi de Allah kullarının sayısının çoğalmasıdır; çünkü insanlar ve cinler Allah'a kulluk etsinler diye yaratılmışlardır. (ez-Zâriyât: 51/56)
,
Cinsî duygu ve meyil karşısında insanlar üç gruba ayrılır:
a) Hiçbir sınır tanımadan şehvete teslim olan ve tatmin arayanlar; freudcular, haz ahlâkı sâlikleri gibi.
b) Şehvet duygusunu ve meylini öldürmek isteyenler; bazı hıristiyan mezhebleri ve maniheistler gibi.
c) Bu kabiliyet ve duyguyu yaratılış gayesine uygun bir şekilde kullananlar, hak dinlerin sâlikleri gibi,
Hak dinlerin en kâmili olan İslâm, şehvet duygusunun iradî tatminini evlilik birliği içinde caiz görmüş, bunu teşvik etmiş; hem zinâyı ve ona götüren yolları, hem de bu duyguyu öldürme teşebbüslerini haram kılmıştır.
''Kim Allah'a ve âhiret gününe iman ediyorsa, yanında mahremi olmayan bir kadınla yalnız kalmasın; çünkü-bu takdirde- üçüncüleri şeytandır." hadisi bir kimsenin eşi ve nikâh düşmeyen yakın akraba ve hısımları dışında kalan kadınlarla yalnız kalmasını haram kılmaktadır. Böyle bir durum hem karşı cins için tahrik edicidir, hem de dedikoduya sebep olabilmektedir. Aynı hadisin devamında Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) kadının, yanında mahremi olmadan yolculuk yapmasını da menetmiştir. İmam Mâlik (birer kavillerinde Şâfiî ve Ahmed), hac gibi farz olan yolculuğu bundan istisnâ etmişlerdir.
Erkeklerin süs, ziynet için sürme çekmeleri caiz değildir. Fakat tedavi maksadıyla sürme çekmeleri caizdir..
Sürme de makyajdır. Yabancılara karşı makyajlı görünmek caiz olmaz. Kadın sadece kocasına karşı süslenir.
İster hürmet edilmek için, ister hakaret edilmek için olsun, ister büyük olsun, ister küçük olsun, ister insan ister hayvan resmi olsun, canlı resmi ve heykel yapmak haramdır, büyük günahtır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Canlı resmi yapana, kıyamette "Yaptığın resme can ver" diye azap olunur.)
(Canlı resmi yaparak Allahü teâlânın yarattıklarına benzetmeye çalışanlar, kıyamette en şiddetli azaba uğrarlar.) [Buhari, Müslim]
(Köpek ve heykel bulunan odaya rahmet melekleri girmez.) [Müslim]
İnsan ve hayvan resmini, belden yukarı asmak haramdır. Bitki ve cansızların resmini asmakta mahzur yoktur.
Canlı resmi bulunan odaya rahmet melekleri girmez. Resimli gazete bile bulunsa girmez. Gazeteyi okuduktan sonra kapalı bir yere koymalıdır! Her türlü resmi albümde saklamalıdır. Resimler kapalı yerde olursa, rahmet melekleri girer.
Duvarda resim bulunan odada namaz kılmak mekruh olur.
Duvarında insan veya hayvan resmi olan eve, zaruretsiz gidilmez. (İhya-ül-ulum)