Bir kitabın önsözünden...
Kitabın adı:
Tanrı Tektir
Hepimiz Kardeşiz
Birbirimizi sevebilmemiz için birbirimizi tanıyalım
Konuların alındığı kitap:
''Un Seul Dieu, Tous Fréres''
Derleyen:
P. Luigi İannitto
Temin adresi:
Sent Antuan Kilisesi, Taksim, İstanbul
''Allah o kadar dünyayı sevdi ki, kendi biricik oğlunu gönderdi.'' (İncil, Yuhanna 3/16)
''Allah'ın merhametinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları Bağışlar. Şüphesiz ki O bağışlayandır, merhametlidir.'' (Kur'an-ı Kerim 19/53)
Dünyadaki mevcut dinler arasında Hristiyanlık ve Müslümanlık iki büyük dini meydana getirmektedirler. Yerkürenün birçok ülkesinde hristiyanlar ve müslümanlar kent, kasaba ve köy gibi çeşitli yerleşim merkezlerinde, aynı mahalle ve konutlarda yanyana yaşamakta ve aynı işyerlerinde çalışmaktadırlar. Örneğin hristiyan memleketler olarak tanınan Almanya, Fransa, Belçika ve İsviçre'de bir müslüman azınlığı yaşamakta; Türkiye, Mısır, Suriye, Mısır ve Cezayir gibi müslüman ülkelerde ise bir hristiyan azınlığı varlığını sürdürmektedir.
İç içe geçmiş bir karakter arzeden bu birlikte yaşam, iki toplum arasında zorunlu olarak birtakım münasebetlerin kurulmasına neden olmaktadır ve normal olarak iki cemaat arasında ilişkiler sosyal ve pedagojik alanda birçok önemli ve çözüm bekleyen sorunların oluşmasına sebebiyet vermektedirler: Başkalarının inancına ve düşüncelerine saygı göstermek suretiyle bir arada yaşamayı becerebilecek gençleri yetiştirmek ve özellikle önyargıdan, fanatizmden, geçmişteki kötü mirasların olumsuz etkisinden uzak yeni nesiller oluşturabilmek.
Tarihten öğrendiğimize göre hristiyanlık ve müslümanlık dinleri asırlar boyu karşılıklı olarak birbirlerini tanımamazlıktan geldiler. Çeşitli topraklarda ve çeşitli zamanlarda sık sık karşı karşıya geldiler. Şimdi karşılıklı olarak saygı göstermenin zamanı geldi. Ayrıca, iki dış etken hristiyanları ve müslümanları olumlu bir karşılaşmaya doğru itmektedir: Gençler arasında, gittikçe artan bir oranda yaygınlaşan ateizm ve dinden bağimsızlaştırma.
Bu nedenle hristiyanlar ve müslümanlar ortak miras olan müşterek tek Tanrı'ya inançlarını savunmak ve gençleri ateizm kıskacından kurtarmak için el ele verip beraber çalışılmalıdır.
Tabiataiyle bu yeni karşılaşma hem particilik (proselitizm) ve hem de sinkretizmden onurlu ve etkili bir şekilde müşterek bir vazgeçişi gerekli kılmaktadır. Bu ortak vazgeçişten güdülen amaç ne bir dinin yüceltilmesi, ne de diğer bir dinin alçaltılmasına sebebiyet verecek, aksine haksız bir propagandaya yer verilmesine mani olmaktır. Bilakis bu olumsuz durumdan diğer dinde mevcut olan manevi zenginlikleri ve güzellikleri bulup ortaya çıkarmaya yarayacak aktif bir arayışa geçmek zorunludur. Diğer bir deyişle müşterek olan tek Tanrı'yı daha çok sevmek ve daha çok hizmet etmek için yararsız ve yıpratıcı mukayese ve karşılaştırmalardan vazgeçip, iyide rekabete yönelmeliyiz. Müşterek bir Tanrıya sahip olmak hiç te küçümsenecek bir şey değildir.
Bu kitap esas olarak hristiyan cemaati gözönüne alınarak yazıldı. Bu kitap vasıtasıyla hristiyanlar müslüman kardeşlerini tanıma ve hürmet gösterme yolunda güç olan ilk adımı atmaya davet edilmektedirler. Kitap, salt hristiyanlara seslenmekle yetinmemekte, aynı zamanda müslüman kardeşlerimize de hitap etmektedir. Karşılıklı tanışma ve saygı gösterme sadece bir hareket noktası olarak kabul edilebilir. Varış noktası ise, müşterek yüce Tanrı'nın tek bir ailesini teşkil eden hristiyan ve müslümanların birbirlerini kardeş gibi sevecekleri noktadır.
Kitap, hristiyanlık ve müslümanlık dinlerini geniş olarak ve ayrıntılarına inen biçimde anlatmayı hedeflemiyor. Kitap, bir teoloji el kitabı niteliğinde de değildir. Kitap sadece bu yeni yolu, karşılıklı tanışma ve saygı gösterme yolunu seçmek isteyenler için yönlendirici bir işaret olmayı arzulamaktadır.
Kitabın içeriği, tümüyle ''Un Seul Dieu, Tous Fréres'' adlı bir Fransız yapıtından alınmıştır. Kitapta, fransızcadaki orjinal baskısından farklı olarak, sadece konunun Türk diline ve Türk kültürüne uyarlanması sırasında yapılan bazı değişiklikler var.
Kitabın yazılmasından güdülen amaçlar üç noktada toplanabilirler:
a)Hristiyanları İslamiyetin zenginliğini keşfetmeye ve kıymetini takdir etmeye çağırmak,
b)İslami değerlerin keşfedilmesi sırasında, hristiyanlık dininde gerçek manasıyla yaşanmasına olanak tanıyacak bazı kıpırdanışlar ortaya çıkarmak,
c)Hristiyanlarla Müslümanları karşılıklı saygıya davet etmek.
Kitab-ı Mukaddes'ten ve Kur'an-ı Kerim'den nakledilen cümleler genellikle çok kısa tutulmuşlardır ve bundan dolayı bazı defalar okuyucuya açık ve anlaşılır gelmeyebilirler. Ancak kutsal kitaplardan çıkartılıp kitaba aktarılan bu kısa cümlelerin iyice anlaşılabilmesi için kutsal kitaplarda yer alan iktibas edilmiş yazıların bütününün okunmasını öneririm.
Kur'an-ı Kerim'den yapılan aktarmalarda Milliyet gazetesinin bir süre önce yayınladığı Kur'an-ı Kerim baskısından yararlanılmıştır.
Kitap metninde yer alan Tanrı ve Allah adlarına gelince, Kutsal Kitap'tan ve Kur'an'ı Kerim'den alınan cümlelerdeki ''Allah'' sözcüğü aynen olduğu gibi muhafaza edilerek kullanıldı. Diğer yazı ve açıklamalarda ise tarafımızdan ''Tanrı'' sözcüğünün kullanılması tercih edildi.
P.Luigi İanitto