Orijinalini görmek için tıklayınız : Kürt Meselesi
Sayfa :
1
2
3
4
5
6
7
8
9
[
10]
11
12
Böylesi ciddi konular bu düzeyde tartışılmamalı!!!
Kürtler sadece DTP ve PKK'dan ibaret değil. DTP ve PKK içinde ise sanıldığı gibi tek bir ses, tek bir görüş yok. Ayrıca onlar da artık bazı gerçekleri görmek, kabul etmek noktasına geldiler.
Bugün toprak isteyen, ayrı devlet isteyen Kürtler azınlıkta. Bahsettiğiniz ''onlarca ve yüzlerce'' yayınları incelerseniz, gerçeğin bu olduğunu görürsünüz!
Hem iddia doğru diyelim, hala ve herşeye rağmen toprak hayallerinde devam ediyorlar diyelim, bu var olan haksızlıkların üstünü örtmek için bir argüman mı. Demokratik devletler, makul ve haklı olan talepleri yerine getirir, ondan öteye giden haksız talepleri de yine hukuki yollarla engeller. TSK'nın başı diyor ''Türkiye'nin bölündüğü filan yok. Paranoyak olmayın'' diye. Toprak isteyen varsa var, istedikleri ile kalırlar. Fakat demokratik haklar temin edilmeli.
evrensel-insan
27-09-2009, 05:44
Saygideger ulpian;
Toprak isteyen varsa var, istedikleri ile kalırlar. Fakat demokratik haklar temin edilmeli.-ulpian-
Evet, idealler baska; gerceklesecek olanlar baskadir. Konu; hak ve ozgurluklerdir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Adamlar Kuzey Irak taki oluşumun adına Güney Kürdistan diyorlar...
Kuzey Kürdistan neresi?
Adamlar Kuzey Irak taki oluşumun adına Güney Kürdistan diyorlar...
Kuzey Kürdistan neresi?
(1) Ben Türkiye Kürtlerinden bahsediyorum! Türkiye'deki Kürtlerin büyük çoğuluğu bugün toprak istemiyorlar. Kimisinin hiçbir zaman böyle bir gayesi olmadı. Kimisi de artık bu hayalden vazgeçmiş durumda. Kürtler DTP ve PKK'dan ibaret değil! DTP ve PKK da tek bir ses, tek bir görüşten oluşmuyor.
(2) Türkiye sınırları dışında birileri Türkiye'den toprak alma hayalleri peşinde iseler, bu istekleri ile kalırlar. Siz de yaparsınız onların topraklarını kapsayan bir Türkiye haritası, verirsiniz internete. Devletin gücüne biraz güvenmek lazım. Genel Kurmay Başkanı, böyle bir tehlike olmadığını üstüne basa basa söylüyorken, size mi inanalım.
(3) Bütün bunların demokratik hak ve özgürlüklerle hiçbir ilgisi YOK! İddianız doğru olsa bile -ki yanlış-, Kürtlerin HEPSİ toprak istiyor da, sadece BİR TEK Kürt böyle birşey istemeden, kendi dilinde yayın yapmak istiyorsa, bu haklı talebi yerine getirmek zorundayız. Birileri haksız taleplerde bulunuyor diye, haklı talepler geri çevrilmez.
Bana reddetmekten çok kabullenemiyor hissini veren iletilerinizi okuyorum.
"Hayır toprak isetmiyorlar" yerine "Nasıl olur, olmaz öyle şey."
Bir ülkesi olmayan en büyük etnik toplumlardan biridir Kürtler. Böyle bir şeyi istemeleri kadar doğal ne olabilir ki?
Ama söz konusu kendi vatan toprağımız olunca işler değişiyor değil mi?
Değişmelidir zaten. Toprak verilmez denmeli. Diyoruz da.
Özgürlükçülük, bağımsızlık, milli duygular adına kendi vatanımızda, sınırlarımızda, ulus devletimizde bünyesinde bahsi geçtiğinde, yani kendi adımıza olduğunda, mangalda kül bırakmıyorken aynı benzer durumda olanlar adına empatiyi bir başka toplum söz konusu olduğunda "olmaz öyle şey" diyerek yok sayıyoruz.
Kürt toplumunun dilini desteklemekle onları mutlu edeceğimizi mi düşünüyorsunuz?
Nerede kullanacak o dili? Ne amaçla kullanacak? Uygulanabilirliği nedir?
Resmi dili Türkçe olan bir ülkede...başka bir dil ile yaşamını ne derece başarılı bir şekilde düzenleyebilir ki?
Bu arkadaşlar zaten doğdukları günden ilk okula kadar Kürtçe öğrenerek yaşıyorlar. Türkçe yi daha sonra öğreniyorlar. Ondan dolayı aksanları var. Şimdi, bu yeni düzenlemeler ile hiç Türkçe öğrenme gereği duymadan öğretimlerini tanıma fırsatı veriyor olacaksınız.
Türkçesi zayıf olan ya da hiç olmayan birisinin bu ülkedeki durumunu düşünebiliyor musunuz?
Kürtçe okullar demek, sadece Kürtçe iş sahaları gereksinimini de beraberinde getirir. Kürtçe konuşulan firmalar, hastahaneler, kulüpler, dernekler, partiler vs vs vs.
Kürtlerin toplumumuz içinde sorunlar yaşamasının nedeni Kürtçe bilip Türkçe lerinin zayıf olmasıdır. Şimdi bu sorunun daha da artması üzerine tedbirler alınmakta, açılımlar yapılmakta. Daha fazla sayıda Kürtçe konuşan vatandaş demek, daha çok problemli vatandaş demektir.
Değil midir?
TBMM'de % 25 - % 30 Kürt kökenli milletvekilleri bulunmaktadir. Ayrica devletin en üst yönetim kademelerinde olan Kürt kökenli yurttaslarimiz bulunmaktadir.
Bu mecliste, sadece Kürt milliyetciligi yaparak, ve salt Kürt yurttaslarimizin oy verdigi birde parti vardir.
Bu insanlar ne icin milletvekili olmuslardir? Neden parti kurmuslardir?
TBMM'de hemsehrilerinin haklarini aramayan, sehirleri icin calismayan, milletinvekillerinin aslinda toprak agalarinin, yazili ve görsel basinda, aglaya sizlaya acilim, hak hukuktan dem vurmalari cok komiktir ve düsündürücüdür. Hele ABD nin teslim ettigi özel hapiste bulunan birinin agzinin icine bakmalari ise cok düsünülmesi gereken bir konudur.
Altlarinda lüks arabalari, binlerce dönüm topraklari, villalari, koruma ordulari ile keyif süren insanlarin, marabalari icin özgürlükler istemeleri ne kadar gercekcidir?
Bu özgürlükleri ve esit haklari vermek, acilim yapmak isteyen devletin yönetimi ise bu toprak agalarinin hegemonyalarina son vermek icin tek bir adim atmamakta, ayni sekilde yazili ve görsel basinda cözüm arayislari yapiyormus gibi görüntüsü vererek, secimler icin yatirim hesaplari yapmaktadir.
TBMM ülkenin bütün sorunlarinin tartisilarak uzlasip, cözülecegi ve özgürlüklerin, demokratik haklarin esit olarak halkimiza dagitilacagi yerdir!
Devletin yöneticileri ve milletinvekilleri eger medya kanali ile bu konulari tartisiyorlarsa, acilimdan ve gercek cözümlerden konusmalarinin ardinda baska amaclar aramak gerekir.
TBMM'de tek bir milletvekili dahi demokratik devrimleri gerceklestirmek istememektedir. Eger bunlar gerceklesirse kendilerinin sinirsiz olanaklari yok olacaktir.
Cikar iliskilerinin en üst düzeyde, sinirsiz olanaklarinin ve lacka bir yasantisinin oldugu, Muz Cumhuriyetininin meclis catisi icinde, her irktan olan milletvekillerinden kimse Demokratik Laik Cumhuriyet olma yönünde gercek adimlar atacagini beklemesin.
Altlarinda lüks arabalari, binlerce dönüm topraklari, villalari, koruma ordulari ile keyif süren insanlarin, marabalari icin özgürlükler istemeleri ne kadar gercekcidir?
Bunların amacı, derebeyliklerinin, feodal ağalıklarının resmileşmesidir.
Bütün çekinceleri demokratik devrimdir, feodalitenin tasfiyesidir, ağalıklarına, beyliklerine son verilmesidir.
O yüzden bunların ağzından feodaliteye karşı, ağalığa-beyliğe karşı tek söz duymayız. Çünkü bizzat kendileridir ya da müvekkilleridir.
Bunlar feodalitenin artık kalmadığı yalanını söylerler. Bu yalana inanılmasını beklerler. Ne yazık ki bizim Kürtçülük kuyruğuna takılmış komünistlerimiz de buna katılır ve feodalite gerçeğini reddeder.
Türkiye'nin bir kimlik, bir dil, bir etnisite problemi yoktur. Bunlar aşılmıştır. Varolan problemlerin ise asıl problemin yanında lafı olmaz. Asıl problem feodalitenin yıkılamaması ve toprak devriminin yapılamamasıdır. Çözüm konularının en başında gelmesi gereken bu konu neden hiç ağza alınmaz?
Çünkü fincancı katırlarını ürkütmek istemezler.
Evet aynen öyle... Sorun olarak en başta konuşulması gerekeni -feodal yapı, toprak devrimi, vs- hiç kimse konuşmaz...
Herkes, ne işe yarayacağı belli olmayan, aynı ülkede daha çok sorunun üremesine neden olacak olan dil örneğine yapışmış, özgürlükten bahseder...
Nasıl bir mantık silsilesi içinde düşünüyorsa, özellikle bunların kuyruğuna takılan eski komunistler, özgürlükçü sosyalistler, can simidi olarak özgürlük düşmanı AKP'ye yapışmaktan bile çekinmiyorlar, benim de kafam bunu almıyor...
Zülfi Livaneli meselâ, tuşlara bastı, tabansız yazısını yazdı, kafasında hangi adalet merkezine yerleştirdi haklılığını?
Analar ağlamasın, gibi basit bir slogana sığınıyor olduğunu söyleyerek kendini ikna edebilir mi böyle bir adam?
Mal bulmuş gibi AKP'ye yapışmak hangi şarkısıyla, hangi ilkesiyle, hangi duruşuyla, hangi söylemiyle, hangi değeriyle örtüştü?
Kürtler ne istiyor?
1-
a) Toprak
b) Hayır toprak istemiyor.
2- Kürtçe konuşmak
Yani PKK 30.000 kişiyi 15 senedir Türkiye de Kürtçe konuşma serbestisi için mi öldürdü?
3- Öcalan'ın serbest bırakılması
4- ....
Maalesef DTP ile PKK arasında organik bir bağlantı var. DTP'nin içinde de güvercin kanadı ve şahin kanadı olduğunu biliyorum ancak en güvercin DTP'liler bile PKK'yı reddetme çizgisinde değiller. Kürtler tabii ki demokratik haklarını almalı ve Kürtçe eğitim serbest bırakılmalı (bknz: Kürt raporu) ancak bu PKK-DTP ekseninde yürütülebilecek bir mücadele değil. Şiddet her zaman daha çok şiddeti tetikler. DTP'nin de kendi dar kalıplarının dışına çıkması ve PKK ile bağları koparması, veya yeni bir parti kurulması gerekiyor. En ideal çözüm ise hem Türk, hem Kürt milliyetçiliğini aşmış bir ilerici/solcu parti.
Türkiye için Kürt sorunundan bahsederken, arkadaşlar, Kürtlerin kendi sorununu da dile getirdiler.
Feodalite...yani derebeylik yani ağa düzeni.
Türkiye de zamanında bir toprak reformu yapıldıydı. Utanmazlık ve sıkılmazlık mı desem, ahmaklık mı desem bilmiyorum ama bildiğim o ki her ikisinin de o yaptıkları şaklabanlığa uyduğu.
"Alın size 5 er dönüm toprak" denildi.
Eksen, mesela buğday, dönümüne 600 kilo verse, 3 ton eder. Kilosu altmış kuruş olsa olsa 1800 lira eder. Düş masrafını 500 lira kalsa iyi.
Ne oldu?
Ağanın kucağına düştüler...ağa diyor ki verin bana toprağınızı, ben yerinize işler, karnınızı doyururum.
Ağalar marabaları ve arazileri ile ağadırlar.
Başka neleri olacak?
Güvenceleri de silahları ile yanındaki adamları. Ağanın eline bakan adamlar ve onların arazileri, yani...o araziler içinde yaşayanlar da ağanın malıdır...ağanın malının malı da ağanındır.
Davaro ya Züğürt ağa bunları mizahi anlatan gerçeklerdir. Gülünüp geçilen gerçekler.
Kürtün lobicisi Kürt özgürlüğü istemez. Pante nin mesajında dediği budur. İstanbula göç eden Kürt yatırımcı köyden adam getirir ve o düzeni metropolde de yaşatmaya devam eder.
Ama gün oldu devran döndü...Ağaya çalışırken varoşlarda çevirdikleri hazine arazilerine inşa ettikleri gecekondular site haline döndüler. İçinden yol geçti, alt yapı geçti, rezidans geçti...
...marabalar ağa oldular, ağanın izinden gidiyorlar.
Şimdi bu adamlar Kürt özgürlüğü için mücadele edecekler öyle mi?
Etmezler.
-Niye ağa benim için mücadele mi etti ki ben edeyim diyordur.
Yukarıda belirttim;
Kürtün milliyetçisi toprak istemekte.
Kuzey Irak taki Barzani yönetimindeki bölgenin adı Kongra gel ve PKK tarafından Güney Kürdistan olarak anılmakta.
Demek bir de Kuzey olanı var.
İmdiii...
Diyelim ki forumdaki arkadaşlardan daha gerçekçi ve pragmasist bir takım özgürlük yanlısı siyasiler çıktılar ve dediler ki...
-Alın size toprak.
Masada neler konuşulacak?
Musul ve Kerkük?
Olmadı mı...
-Türkiye ye bulaşmayın gidin Suriye ve İran a bulaşın...oranın topraklarına göz dikin, biz de size lojistik ve stratejik destek verelim" mi?
Olmadı mı?
-Bizden de biraz toprak vereceğiz ama Türkiye de tek bir Kürt kalmayacak, en ufak bir Kürt hareketi olmayacak. Tek kelime Kürtçe duymayacağız
...mı?
Türkiyenin fabrikası konumunda ucuza iş yapan bir Kürdistan mı?
Yaz babam yaz...
Emperyalistliği bunca senedir öğrenemdiysek...
...yuh bize be.
ozgur_beyin
27-09-2009, 15:02
.............
TBMM'de % 25 - % 30 Kürt kökenli milletvekilleri bulunmaktadir. Ayrica devletin en üst yönetim kademelerinde olan Kürt kökenli yurttaslarimiz bulunmaktadir.
Kürt kimliğiyle devletin en üst kademelerine kim gelebilmiş ?
Bu mecliste, sadece Kürt milliyetciligi yaparak, ve salt Kürt yurttaslarimizin oy verdigi birde parti vardir.
Ben onların kürt milliyetçiliği yaptığı kanısında değili. Başka toplumları yok saymak, küçümsemek, kendini üstün görmek, milliyetçiliktir. Temelede sizde kürt sorunun varlğını kabul etseniz benzer söylemleriniz olurdu.
Bu insanlar ne icin milletvekili olmuslardir? Neden parti kurmuslardir?
Can sıkıntısından.
Altlarinda lüks arabalari, binlerce dönüm topraklari, villalari, koruma ordulari ile keyif süren insanlarin, marabalari icin özgürlükler istemeleri ne kadar gercekcidir?
Binlerce dönüm arazi, villalar, koruma ordularına rağmen sizce neden bu tarz bir siyaset yapıyorlar. Bu yolda hapisler var, bu yolda sürgünler var, bu yolda işgenceler var, bu yolda ölümler var. Ordaki bazı ağalar gibi jipler, villaları koruma ordularıyla farkıl bir partide bu riskler olmadan çok rahat siyaset yapabilidiler. Kendilerinini el üstünde tutulacakları bir partiye girip, hiç huzurlarını bozmayabilirdiler. Sizce neden bu kadar zorluklara katlanıyorlar ?
Kürtler ne istiyor?
1-
a) Toprak
b) Hayır toprak istemiyor.
2- Kürtçe konuşmak
3- Öcalan'ın serbest bırakılması
4- ....
1-Toprak deyince öcü görmüş gibi olanlar için federal bir devlet olabilir mesela
2-Kürtçe konuşmak
3-Liderin serbest bırakılması
4-saygı,hoşgörü,anlayış
http://taraf.com.tr/makale/7709.htm
acaba buna ne dersiniz. Ceylan öldü ve tık yok medyamızda.
saygılarımla
eylemsel
01-10-2009, 20:41
Saygıdeğer dilaver
Ceylan Önkol adıyla arama yaptıgımda ulusal basında haberlerin yer almadıgını gördüm. Demokratik açılım siyasilerin agzında sakız oldu. Devletin uygulamasında bir değişiklik yok.Bazıları ise fırtına koparmaya devam ediyor
http://taraf.com.tr/makale/7709.htm (http://taraf.com.tr/makale/7709.htm)
acaba buna ne dersiniz. Ceylan öldü ve tık yok medyamızda.
Ceylan Önkol adıyla arama yaptıgımda ulusal basında haberlerin yer almadıgını gördüm.
Merkez medya kaç gündür yayınlar yapılıyor kayseride 3 çocuk kaybolmuş boluda da bir tane kaybolmuş... Ama ne hikmetse merkez medyadan kimse bu olayla ilgili tek bir haber yapmıyor.
Bir zamanlar benim gibi demokratlar cumhuriyet okurdular. Çünkü dışkı yedirilen insanların hesabını soracak kadar insan haklarına bağlıydılar, çünkü insanlık onuruna sahip çıkıyordular, çünkü demokrattılar, çünkü gazetecilik yapıyordular.
Şimdi Taraf okuyorum. Bazıları soruyor neden taraf, hatta bu siteden soranlarda oldu. Çünkü küçük bir kızın ölümünü hesabını soracak kadar insan haklarına bağlılar ve cesur, çünkü insanlık onurunu idolojilerine kurban etmiyorlar, çünkü demokratlar, çünkü gazetecilik yapıyorlar.
Bu yüzden Uluslararası Leipzig Medya Ödülü Taraf Gazetesi'ne verildi (http://www.taraf.com.tr/haber.asp?id=41223)
Ben biraz da ulusalcı görüşlere sahip arkadaşların ne diyeceklerini merak etmekteyim. Ama izledigim kadarıyla onlarda da tık yok.
Aleni bir cinayet var, aleni insan hakları var. Bölünmemek bu mudur. Yöntem ve tarz bu mudur.
Bebek katilini her fırsatta tekrar edersiniz, buna kimse de bir şey demez. İyi de burada bir çocuk katliamı var, buna tepkiniz nedir. Bu sessiz kalınacak bir olgu mudur.
saygılarımla
Ben de bir katkida bulunayim. Bugün mail postama gelen bir mail.
http://karakok.wordpress.com/2009/09/30/kurd-cocuklari-hedef-tahtasi-mi/
Altinda da söyle kocaman bir liste vardi
POLIS, ASKER ve PKK'NIN OLDURDUGU COCUKLAR:
1989 (Toplam: 2 çocuk)
19 Temmuz: Mahmut Yaşar (10), Şırnak
20 Eylül: Fahrettin Ertaş (10), Şırnak
1990 (Toplam: 21 çocuk)
20 Mart: Abidin Tuncer (10), Cizre
1 Nisan: Berivan Kara (1), Uludere
1 Nisan: Behecan Kara (9), Uludere
31 Mayıs: Canan Özen (8), Derik
10 Haziran: Rahime Kayran (10), Basa
10 Haziran: Meryem Kayran (10), Basa
10 Haziran: Taibet Öner (3), Basa
10 Haziran: Vasfiye Öner (10), Basa
10 Haziran: Sait Kahraman (4). Basa
10 Haziran: Hayrettin Öner (5), Basa
10 Haziran: Fatma Kayran (15), Basa
10 Haziran: Mehmet Kayran (5), Basa
10 Haziran: Hüseyin Kayran (3), Basa
10 Haziran: Haniye Özdemir (10,) Basa
10 Haziran: Takviye Öner (15), Basa
10 Haziran: Ömer Bestaş (16), Basa
14 Haziran: Cevdet Güler (14), Hakkâri
14 Haziran: Fehime Gü ler (9), Hakkâri
6 Ağustos: Faruk Aktuğ (13), Silopi
30 Ekim: Ş. Pınar (11)
12 Aralık: Hadi Dalan (11), Lice
1991 (Toplam: 12 çocuk)
28 Şubat: Salih Talayhan (17), Şırnak
4 Mayıs: Murat Ardıç (13), Bingöl
8 Haziran: Emine Latifeci (11), Hazro
25 Haziran: Rinde Latifeci (13), Hazro
10 Temmuz: Behzat Özkan (14), Diyarbakır
3 Ağustos: Hediye Dilçe (18), Cizre
12 Ağustos: Ferzan Ceylan (12), Dargeçit
12 Ağustos: Abdullah Ceylan (12), Dargeçit
6 Eylül: Ömür Eriş (11), Kurtalan
20 Ekim: Nezahat Kızıl (6), Siirt
20 Kasım: İsmet Mirzaoğlu (15), Ahlât
24 Aralık: Veysi Aktaş (13), Lice
1992 (Toplam: 115 çocuk öldürüldü)
6 Ocak: Emine Turan, Nusaybin
14 Şubat: Seyfettin Kapkaçin (18), Mardin
14 Şubat: Abdülselam Özbey (15), Mardin
15 Mart: Mehmet Evren (12), Cizre
18 Mart: Vesile Say (9), Dargeçit
18 Mart: Bedi a Say (15), Dargeçit
18 Mart: Yasin Say (17), Dargeçit
18 Mart: Sami Say (10), Dargeçit
19 Mart: Hıdır Acet, Nusaybin
21 Mart: Muhrise Altay (18), Cizre
21 Mart: Hüseyin Altan (14), Cizre
21 Mart: İsmet Arvas (16), Van
21 Mart: Çetin Bayram (16), Van
21 Mart: Davut Soyvural (15), Gercüş
21 Mart: Mehmet Emin Acar (10), Şırnak
21 Mart: Nebat Kakuç (17), Şırnak
21 Mart: Bülent Zeyrek (16), Şırnak
21 Mart: Emin Tetik (15), Şırnak
21 Mart: Mehdi Günen (9), Şırnak
21 Mart: Halil Bebek (2), Nusaybin
21 Mart: Ahmet Kaya (1), Nusaybin
21 Mart: Fatma Kaçmaz (4), Yüksekova
22 Mart: Hatice Acar (5), Şırnak
22 Mart: Kadriye Kakın (17), Şırnak
22 Mart: Mehmet Nezir (13), Şırnak
24 Mart: Medeni Aydın (18), Batman
24 Mart: Bahri Çınar (12), Ömerli
25 Mart: Nihat Celasun (14), Cizre
25 Mart: Fatma Kaçmaz (14), Yüksekova
25 Mar t: Medeni Tunç (14), Siirt
25 Mart: Medine Sevgi (18), Siirt
27 Mart: Süleyman Ayal (14), Urfa
29 Mart: Bişeng Anık (16), Şırnak
29 Mart: Mehmet Ekinci (7), Mazıdağı
29 Mart: Şeyhmus Aktürk (16), Dargeçit
11 Nisan: Yasin Çetin (16), Mevzitepe
11 Nisan: Hasan Ayar (11), Mevzitepe
17 Nisan: Cazım Kortak (17), Savur
17 Nisan: Mustafa Ok (18), Savur
18 Nisan: Metin Kıratlı (10), Yüksekova
21 Nisan: Yusuf Bodur (1), Midyat
21 Nisan: Abdurrahman Yeşilmen (12), Midyat
21 Nisan: Hamza Bulut (8), Midyat
22 Nisan: Ayşe Balım (18), Silopi
4 Mayıs: Bişar Bilen (10), Uludere
4 Mayıs: Hanım Tunç (12), Uludere
9 Mayıs: Sıraç Nergis (17), Nusaybin
9 Mayıs: Selim Ata (17), Nusaybin
9 Mayıs: Sait Sağlam (17), Nusaybin
3 Haziran: Mehmet Naif Çevik (9), Nusaybin
10 Haziran: Kemal Şili (18), Tatvan
10 Haziran: Mahmut Güreş (12), Tatvan
1 2 Haziran: Emir Eyvani (7), Muş
22 Haziran: Gülbahar Tunç (8), Gercüş
22 Haziran: Behçet Tunç (17), Gercüş
22 Haziran: Abdurrahman Gök (14), Gercüş
22 Haziran: Şükrü Gök (10), Gercüş
22 Haziran: Sultan Gök (12), Gercüş
22 Haziran: Emrullah Gök (4), Gercüş
22 Haziran: Haşim Gök (3), Gercüş
22 Haziran: Yeni doğmuş bir bebek, Gercüş
26 Haziran: Medine Kartal (18), İdil
27 Haziran: Yılmaz Tatar (12), Şırnak
Haziran: Abdülcelil Toy (14), Siirt
Haziran: Sadık Turlu (15), Siirt
11 Temmuz: Gülistan Evin (6), Şemdinli
11 Temmuz: Rehan Evin (8), Şemdinli
22 Temmuz: Abdurrahman Akbalık (17), Nusaybin
25 Temmuz: Kadir Balık (13), Dicle
28 Temmuz: Nurcan Özatak (2), Hakkâri
Temmuz: Zuhal Avcı (9), Kulp
Temmuz: Çiğdem Esmer (10), Kulp
6 Ağustos: Hüseyin Bayılmaz (10), Nusaybin
10 Ağustos: Mehmet Erbek (12), Mardin
22 Ağustos: Zeliha Nasa nlı (10), Siverek
23 Ağustos: Murat Dağkeser (10), Siverek
23 Ağustos: Orhan Dağkeser (4), Siverek
23–24 Ağustos: İbrahim Artunç (7), Şırnak
23–24 Ağustos: Remziye Artunç (10), Şırnak
23–24 Ağustos: Güler Sökmen (3), Şırnak
23–24 Ağustos: Veysi Sökmen (6), Şırnak
23–24 Ağustos: Sema Sökmen (9), Şırnak
23–24 Ağustos: Gülüm Güngen (6), Şırnak
23–24 Ağustos: Medine Güngen (14),Şırnak
5 Eylül: Fuat Keskin (14), Doğubeyazıt
7 Eylül: Mesut Dündar (15), Cizre
10 Eylül: Cumali Çetrez (9), Hamur
10 Eylül: Şefika Çetrez (7), Hamur
18 Eylül: Ahmet Alan (10), Solhan
1 Ekim: Hüseyin Esrai (16), Kars
3 Ekim: Aziz Bal (17), Dargeçit
20 Ekim: Sinan Demirtaş (18), Nusaybin
24 Ekim: Zeyni Dağ (17), Nusaybin
1 Kasım: Devrim Eleftoz (1), Silvan
5 Kasım: Şurzan Demirkapı (16), Kovancılar
6 Kasım: Milet Samur (14), Şemdinli
6 Kasım: İkmal Samur (18), Şemdinli
6 Kasım: Gülsüme Samur (4), Şemdinli
6 Kasım: Reber Samur (1), Şemdinli
7 Kasım: Şivan Çığırga (3), Cizre
7 Kasım: Nadire Çığırga (10), Cizre
7 Kasım: Sinem Çığırga (13), Cizre
7 Kasım: Fatma Çığırga (9), Cizre
7 Kasım: Bahar Çığırga (7), Cizre
22 Kasım: Coşkun Benzer (12), Kilis
22 Kasım: Fırat Geçmez (18), Silvan
3 Aralık: Mehmet İşler (18), Midyat
6 Aralık: Melek Bora (10), Dargeçit
16 Aralık: Garibe Karasakal (18), Nusaybin
17 Aralık: Veysi Başar (8), Diyarbakır
17 Aralık: Fatma Can (17), Diyarbakır
24 Aralık: Nafi Kalemli (14), Viranşehir
Aralık: Hüseyin Ensari (16), Kars
Aralık: Mehmet Yusufi (15), Başkale
Aralık: Kasım Oval (14), Yüksekova
1993 (Toplam: 66 çocuk)
11 Ocak: Gülistan İşiyok (12), Kulp
12 Ocak: Nezir Ergün (8), Cizre
12 Ocak: Hacer Ergün (6), Cizre
12 Ocak: Hıdır Ergün (17), Cizre
31 Ocak: Naze Ekici (12), Şırnak
31 Ocak: Şemsi Ekici (4), Şırnak
31 Ocak: Hamza Ekici (6), Şırnak
17 Şubat: Esra Saçaklı (8), Silvan
20 Şubat: Abide Ekin (3), Basa
7 Mayıs: Gürgiz Bayındır (5), İdil
23 Mayıs: Naim Aslan, Yüksekova
25 Mayıs: Semra Bayram, Silvan
18 Haziran: İrfan Fidan (17), Savur
7 Temmuz: Mahmut Aydemir, Silopi
7 Temmuz: Fadile Aydemir (6), Silopi
7 Temmuz: Ayşe Yıldız, Silopi
11 Temmuz: Dinçer Levent (16), Hamur
11 Temmuz: Feride Levent (15), Hamur
13 Temmuz: Canan Çiftçi, Diyadin
13 Temmuz: Dilşah Çiftçi, Diyadin
13 Temmuz: Ender Çiftçi, Diyadin
13 Temmuz: Ruken Çiftçi (6), Diyadin
20 Temmuz: Azad Sabırlı (7), Bahçesaray
20 Temmuz: Yunus Sabırlı (2), Bahçesaray
20 Temmuz: Bahar Turan (3), Bahçesaray
20 Temmuz: Sevil Ağaç (7), Bahçesaray
20 Temmuz: Suzan Turan (10), Bahçesaray
20 Temmuz: Yıl dız Güzel (13), Bahçesaray
20 Temmuz: Nezahat Elmalı (12), Bahçesaray
20 Temmuz: Eylem Elmalı (4), Bahçesaray
20 Temmuz: Azime Elmalı (14), Bahçesaray
20 Temmuz: Muhammet Yaşar (8), Bahçesaray
20 Temmuz: Hanım Yaşar (4), Bahçesaray
20 Temmuz: Hürriyet Sevgili (12), Bahçesaray
24 Temmuz: C. M. (12), Silvan
30 Temmuz: Elif Rani (7), Pazarcık
30 Temmuz: Gözde Rani (4), Pazarcık
14 Ağustos: Zeynep Çağdavul (18), Digor
14 Ağustos: Selvi Çağdavul (16), Digor
14 Ağustos: Gülistan Çağdavul (18), Digor
14 Ağustos: Yeter Keremciler (14), Digor
14 Ağustos: Zarife Boylu (16), Digor
14 Ağustos: Necla Geçener (14), Digor
Ağustos: Seyhan Doğan (12), Dargeçit
Ağustos: Abdurrahman Coşkun (18), Dargeçit
Ağustos: M. Emin Aslan (18), Dargeçit
11 Eylül: Seyithan Balçık, Cizre
11 Eylül: Mesut Balçık, Cizre
13 Eylül: Yusuf Bozkurt (14), Şırnak
13 Eylül: Halit Akıl (12), Şırnak
21 Eylül: Ahmet Arcagök (11), Diyarbakır
28 Eylül: İdris Ülüş (12), Yüksekova
30 Eylül: Sercan Ülüş (7), Yüksekova
2 Ekim: Şakir Öğüt (7) Altınova/Muş
2 Ekim: Cihan Öğüt (4) Altınova/Muş
2 Ekim: M. Şirin Öğüt (1) Altınova/Muş
2 Ekim: Aycan Öğüt (6) Altınova/Muş
2 Ekim: Çınar Öğüt (3) Altınova/Muş
9 Ekim: Zana Zoğurlu (16), Lice
9 Ekim: Lokman Zoğurlu (17), Lice
10 Ekim: Yalçın Yaşa (13) Diyarbakır
22 Ekim: Dilbirin Canpolat (3,5), Lice
22 Ekim: Suna Canpolat (2), Lice
22 Ekim: Hüseyin Canpolat (15),Lice
17 Aralık: Halil Leco (13), Ovacık
Aralık: Mahmut Erol (15), Dargeçit
1994 (Toplam: 84 çocuk)
3 Ocak: B. A. (12), Hani
5 Ocak: Keko Gül (12), Adana
6 Ocak: Ali Katmış (1), Cizre
7 Ocak: A. Halim Rüzgâr (12), Batman
10 Ocak: Muhammet Bilgiç (5), Cizre
10 Ocak: Ahmet Bilgiç (6), C izre
14 Ocak: Azad Önen (16), Diyarbakır
18 Ocak: Süleyman Gün (15), Diyarbakır
25 Ocak: Ahmet Efe (8), Diyarbakır
13 Şubat: İbrahim Şeflik (5), Silopi
16 Şubat: Hakan Yalçın (14), Diyarbakır
23 Şubat: Bilavşan Asper (17), Tatvan
26 Şubat: Sevgi Asma (7), Kurtalan
26 Şubat: Sohbet Öngün (3), Sason
26 Şubat: Hanifi Yıldız (13), Sason
26 Şubat: Hüseyin Tekin (16), Sason
1 Mart: R. A. (3), Kızıltepe
19 Mart: Ferman Cingöz (16), Lice
27 Mart: Mirza Yıldırım (3), Şırnak
27 Mart: Mehmet Yıldırım (15), Şırnak
27 Mart: Abdülkerim Yıldırım (2), Şırnak
27 Mart: İrfan Yıldırım (5), Şırnak
27 Mart: Xunaf Yıldırım (3), Şırnak
27 Mart: Çiçek Benzer (2), Şırnak
27 Mart: Ali Benzer (7), Şırnak
27 Mart: Ayşe Benzer (1), Şırnak
27 Mart: Ömer Benzer (12), Şırnak
27 Mart: Abdurrahman Benzer (4), Şırnak
10 Nisan: İlhami Menteş (12), Lice
10 Nisan: Raif Menteş (13), Lice
27 Nisan: Keziban Kalkan (15), Genç
28 Mayıs: Tuncer Güler (11), Ağrı
30 Mayıs: Şerif Ekin (13), Basa
2 Haziran: Ahmet Kaya (13), Yüksekova
2 Haziran: Hasan Demir (14), Yüksekova
5 Haziran: Didar Elmas (7), Ovacık
8 Haziran: Barzan…. (2), Silvan
25 Haziran: Hüsnü Turan (10), Nusaybin
25 Haziran: Eylem Tur (13), Nusaybin
25 Haziran: Süleyman Erik (9), Nusaybin
25 Haziran: Emrullah Zeybek (10), Bitlis
25 Haziran: Hikmet Argün (13), Bitlis
27 Haziran: Xanime Sincar (17), Ömerli
28 Haziran: Hayri Yüksel (15), Ömerli
4 Temmuz: Atilla Kılıç (14), Kozluk
8 Temmuz: Nurullah Solhan (16), Kızıltepe
8 Temmuz: Emrullah Solhan (14), Kızıltepe
8 Temmuz: Selma Solhan (7), Kızıltepe
11 Temmuz: A. Menaf Tunç (14), Siirt
16 Temmuz: Kenan Dartan (12), Kozluk
31 Temmuz: Gültekin Acet (10), Bismil
5 Ağus tos: Abdullah Kamçı (16), Yüksekova
8 Ağustos: Sedat Barış (18), Batman
12 Ağustos: Netice Coşkun (14), Kulp
12 Ağustos: Mümine Zümrüt (18), Kulp
15 Ağustos: Çelebi Özgüç (15), Savur
15 Ağustos: İshak Özgüç (13), Savur
22 Ağustos: Savaş Ateş (11), Dicle
22 Ağustos: Halit Güneş (13), Dicle
22 Ağustos: Bayram Güneş (13), Dicle
22 Ağustos: Vedat Balta (12), Dicle
22 Ağustos: İbrahim Balta (13), Dicle
22 Ağustos: İsa Can (15), Dicle
1 Eylül: Nurettin Doruk (18), Diyarbakır
13 Eylül: Sadettin Doğan (10), Lice
15 Eylül: Sedat Öner (7), Eruh
15 Eylül: Mehmet Sercan (9), Eruh
15 Eylül: Cemşit Adıgüzel (13), Eruh
20 Eylül: Şükran Yıldız (11), Çukurca
25 Eylül: Dilek Serin (3), Dersim
25 Eylül: Yeter Işık (16), Dersim
25 Eylül: Elif Işık (18), Dersim
25 Eylül: Recep Tartar (8), Genç
25 Eylül: Kürdiye Savaş (8), Genç
25 Eylül: Emrah Tartar (8), Genç
25 Eylül: Faruk Savaş (11), Genç
2 Ekim: Filiz Kayış, Ceylanpınar
3 Ekim: İlyas Yiğit (6), Çat
3 Ekim: Adil Boztaş (10), Kağızman
9 Ekim: Nurşan Bulut (13), Palu
10 Ekim: Mehmet Üste (12), Pazarcık
31 Ekim: Hamdi Dündar (18), Yüksekova
31 Ekim: Fikri Yılmaz (15), Yüksekova
18 Kasım: Cüneyt Tarhan (11), Tatvan
1 Aralık: Yunus Turgut (13), Silopi
Aralık: Hasip Kaya (9), Doğubayazıt
Aralık: Yılmaz Kaya (10), Doğubayazıt
1995 (Toplam: 7 çocuk)
Nisan: Erol Öztunç (2), Uludere
17 Mayıs: Ahmet Bulut (10), Ömerli
17 Mayıs: Rahim Kumru (10), Ömerli
25 Mayıs: Dinar Aras (12), Iğdır 1995
25 Mayıs: Cüneyt Aras (6), Iğdır
25 Mayıs: Ergün Aras (3), Iğdır
25 Mayıs: Ferdi Aras (2), Iğdır
1996 (Toplam: 6 çocuk)
2 Mayıs: Hazal Sevim (17), Baykan
8 Ağustos: Dilan Bayram (2), Adana
8 Ağustos: Beriva n Bayram (4), Adana
13 Kasım: Hatice Bozaslan (17), Derik
2 Aralık: Oktan Çaçan (14), Diyarbakır
11 Aralık: Mehmet Banan (15), Midyat
1997 (Toplum: 7 çocuk)
6 Mart: Musa Adsız (12), Akçakale
23 Nisan: M. Şerif Öztürk (11), Kızıltepe
25 Nisan: Muhammet Kulçur (12), Dumlu/ Erzurum
25 Nisan: Gökhan Kulçur (10), Dumlu/ Erzurum
8 Mayıs: Fedai Öğürce (4), Pasinler
10 Kasım: M. Özdemir (17), Ceylanpınar
11 Kasım: Bilal Alanca (5), Nusaybin
1998 (Toplam: 8 çocuk)
Ocak: Fatih Kaya (18), Batman
15 Mart: Engin Ceylan (14), Lice
1999 (Toplam: 12 çocuk)
14 Mart: Tugay Ergin (10), Hani
26 Mart: Abdurrahman Gezer (18), Osmaniye
17 Nisan: Yılmaz Elüstü (17), Genç
15 Mayıs: Kenan Oğuz, Erzurum
15 Mayıs: Deniz Oğuz, Erzurum
15 Mayıs: Cansu Oğuz, Erzurum
20 Haziran: Mehmet Algan (11), İdil
1 Ağustos: Fırat Çiçek (9), Elazığ
1 Ağustos: Onur Şahin (11), Elazığ
1 Ağustos: Sedat Karakoç (14), Elazığ,
17 Ağustos: Şaban Çadıroğlu (15), Van
25 Eylül: İnan Cila (11), Ovacık
2000 (Toplam: 3 çocuk)
Serdar Günerci (17), Diyarbakır
Welat Şedal (10), Yüksekova
İsmail Şedal (8), Yüksekova
2004 (Toplam: 1 çocuk)
21 Kasım: Uğur Kaymaz (12), Mardin
2006 (Toplam: 8 çocuk)
29 Mart: Abdullah Duran (9), Diyarbakır
30 Mart: Enes Ata (8), Diyarbakır
30 Mart: İsmail Erkek (8), Diyarbakır
Mart: Fatih Tekin (3), Batman
Mart: Ahmet Araç (17), Mardin
3 Nisan: Mahsum Mızrak (17), Diyarbakır
3 Nisan: Emrah Fidan (17), Diyarbakır
5 Eylül: Mizgin Özbek (10), Batman
2008
15 Şubat: Yahya Menekşe (12), Şırnak
2009
23 Nisan: Abdülsamet Erip (14), Hakkâri
25 Nisan: Maziye Aslan (8), Van
5 Ağust os: Hakan Uluç (10), Siirt
9 Ağustos Caziye Ölmez (16), Şırnak
26 Eylül Ceylan Önkol (13), Diyarbakir
· * Veriler ANF News Agency’den alinmistir.
Kürt açılımıda neymiş ?Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır ! orduyu eleştirmek kimin haddine !
Ceylan’ın annesi, “kızımın parçalarını etekliğimde taşıdım” diyor.
İçim sızladı ..Daha ne ceylanlar kaybetti bu ülke hangisinde konusulduki şimdi bağırılabilsin ?
eylemsel
01-10-2009, 22:41
[dilaver adlı üyeden alıntı
Aleni bir cinayet var, aleni insan hakları var. Bölünmemek bu mudur. Yöntem ve tarz bu mudur.
Bebek katilini her fırsatta tekrar edersiniz, buna kimse de bir şey demez. İyi de burada bir çocuk katliamı var, buna tepkiniz nedir. Bu sessiz kalınacak bir olgu mudur. ]
Bulgaristan,Yunanistan ve Çin'de Türklere yapılan hak ihlalleri insan haklarına aykırı olarak degerlendirilirken,doguda ki hak ihlallerine gelince,ülkemizin sözde demokratları üç maymunu oynamaya devam ediyor
Bu sitenin tüm üyeleri böyle bir konuda ortak tepki vermeyecek de nerede ortak tepki verecek acaba.
Bizleri bölücülükle suçlayanların böyle bir vahşet konusunda tek kelime de olsa söyleyebilecek bir sözleri yok mu.
Neredesiniz ey ümmeti vatancılar.
Bir çocuk bölündü, hem de fiilen bölündü. Her parçası ayrı bir yere dagıldı.
Bu konuda en ufak bir tepkiniz de mi yok.
saygılarımla
Ulusalcı değilim ama vatanseverim; Ahmet Altan ın yazısını okudum.
-Aaa bak bir Kürt kızı, getir getir getir roketi, ver ulan ver, çabuk ver...
Bu mudur?
Hayır Hubbez
O degildir. Şayet dogru ise, ki dogru oldugu anlaşılıyor, bir icraatın, bir suçun üzerine gidilememesidir. Tabulardır.
Siz önce bir degerlendrme yapsanız da sonra savunmaya geçseniz.
Burada bir eylem var, bir icraat. Sizce savunulacak ya da saklanacak bir tarafı var mı olayın.
saygılarımla
Ahmet Altan'ın yazısından askerlerin kasten ve alenen bir kız çocuğunu vurduğu ve bunun da örtbas edildiği anlamı çıkmakta.
Gerilla savaşı (gayr-i nizami harp) içerisinde her türlü EDİT kol gezebildiği harptir. Cephesi yoktur, muharebe alanı yoktur, bölgesi yoktur, belirli bir yerde konuşlanmış ordu yoktur ve yaşamın devam ettiği yerlerde devam eder, yapılır.
Bir asker silahını çekip minik bir kızı vuruyor ise bu ordunun değil o askerin zıvanadan çıktığını gösterir...
...kaldı ki askerin zıvanadan çıkması için artık çok geçerli nedenleri var.
Ne dedik...gerilla harbi içinde aklınıza gelebilecek her türlü EDİT içinde barındıran bir harp şeklidir.
PKK lı bir teröristin askeri birliğin 2 km gerisinden kızı vurmadığı ne malum?
Ahmet Altan ın son zamanlarda "Ben bu yeni gazeteyi uçururum arkadaş" dercesine "Aşk çocuğu" işlerinden bir anda " EDİT " işlerine soyunması da ayrıca gözden kaçmamaktadır.
[QUOTE=HuBBeZ;242394]
Bir asker silahını çekip minik bir kızı vuruyor ise bu ordunun değil o askerin zıvanadan çıktığını gösterir...
...kaldı ki askerin zıvanadan çıkması için artık çok geçerli nedenleri var.
QUOTE]
Hadi ya ? Neymis o sebepler 12 yasinda masum kucuk kizin govdesini paramparca etmek icin ?
Utanma yokmu hic .... vicdan yok mu hic .... Nasil boyle bir seyi savunabiliyorsun ?
Sus bari ..... sus ....
Madem bu bir askerin marifeti .... hani nerde sorgulama ?
Ceylan'in imha edilidigi yere bile gitmiyor bu devlet ..... bas sagligi bile dilemiyor .... bir ozur bile yok ortada .....
Neymis can guvenligi yokmus .....!!!!!
Hadi yaa !!!! bak sen su ise !!!!! etrafinda gorus mesafesi icinde tepede uc karakol ile cevrelenmis bolgeye, her zaman askerin cirit attigi bolgeye .... Ceylan'in katledelisinin sorusturmasi icin gidilmiyor ....
Annesi Ceylan'in parcalarini agac dallarindan cimenden toplayip kucaginda getiriyor ....
Sonra gorevliler otopsi yapilmasina gerek gormuyorlar ...... Karakolun bahcesinde utanmadan uyduruk bir rapor yaziyorlar ....
Utanmasalar gozumun icine baka baka teroristin dosedigi mayina basmis diyecekler ....
zaten Hurriyette onu ima eden bir haber gecmisti iki gun once "Mayin mi yoksa Havan topu mu " diye baslik attilar kisa habere....
Kizcagizin elleri kollari ayaklari bacaklari saglam .... govedesinde koca bir delik .... yuh artik bir de utanmadan acaba mayin olabilirmi diyorlar .....
sonra lafini bile etmediler ....
Tin yok medyada muhalefette , iktidarda ....
Hepsi oy pesinde ...
Ufacik korpe bir kizcagizin hayatinin hicbir onemi yok ......
Boyle susmak gozardi etmek yok bilmem gerilla savasidir vesaire demekse eger Turkluk .... ben o zaman Turk degilim arkadas ....
Acilimi da kulahima anlat .....
Bir asker silahını çekip minik bir kızı vuruyor ise bu ordunun değil o askerin zıvanadan çıktığını gösterir...
...kaldı ki askerin zıvanadan çıkması için artık çok geçerli nedenleri var.
''geçerli nedenler'' mi ???
Gerçekten de ''geçerli nedenler'' yazmış!!!
Şimdi bu ''geçerli nedenler''den kastedilen ney?
(1) ''Haklı/mazur kılan'' sebepler mi
(2) yoksa ''psikolojik açıdan izahı mümkün'' sebepler mi?
Eğer kastedilen ikincisi ise, bunu söylemeye ne gerek var? Çünkü çocuklara tecavüz edip, uzuvlarını keserek öldüren sapıkların bile psikolojik analizleri yapılabilmekte, bu sapıkların nasıl, hangi nedenlerle sapığa dönüştükleri araştırılmakta, incelenmekte.
Yo hayır. Burada kastedilen birincisi!
Yani ''Bir asker silahını çekip minik bir kızı vuruyor ise bu o askerin zıvanadan çıkmasıdır. Ve de zıvanadan çıkması için artık çok haklı/mazur kılan sebepler vardır.''
Bu nasıl bir nefret, nasıl bir kin, nasıl bir körlük, ki ''silahını çekip minik kızı vuran bir askeri'' dahi haklı en azından mazur görebiliyor?
Olay bu şekilde olmuştur demiyorum, ama yukardaki mesajın sahibi, böyle olmuş olsa bile, bunun ''artık birçok geçerli sebebi vardır'' diyor.
Bu noktaya varmış bir insanla, artık nasıl tartışılır, nasıl konuşulur. En ufacık bir ortak paydamız kalmış mıdır?
Efendim, biz öyle insanız, öyle iyiyiz öyle iyiyiz ki, bir küçük kız çocuğu öldürüldüğünde, içimiz sızım sızım sızlar... Sizinki sızlamıyorsa, siz canavarsınız, bağlamında açıklamalar...
Hadi bu Ceylan kız için hepimiz ağlayalım ve etrafımızda ne kadar asker varsa katil ( ! ) ilân edelim, isteği...
Son derece acı bir durum çünkü 12 yaşında bir çocuğun parçalanarak ölmesi...
Peki bu “ biz çok insanız “ açıklaması ve askeri ’e kaka' ilân edelim isteği
Samimi mi?
Bana göre değil...
Bu olaya gelene kadar, o kadar çok insan öldürüldü ki o bölgede ciğeri beş para etmeyen PKK teröristlerince, bu dünyada 12 yılını değil 12 ayını tamamlayamayanlar katledildi PKK tarafından, bunlar için aynı insan ağızlardan aynı tepkiyi duyamadık.
Adalet terazinizin ayarı bozuk
Dolayısıyla, milleti insanlığa davet edecek en son zihniyet bu zihniyettir bana göre...
Hubbez’in PKK ve terör tanımında, gerilla tarzı bir savaşın şerefsizlik olduğunu kabul edemeyip editleyen zihniyettir bu...
Ha, siz olayı böyle alıyor, o bölgede –kimin öldürdüğü bile belli olmayan- onca çocuk adını buraya yazıp, neden askere düşman olunması gereğini açıklıyorsanız aklınızca, bir terör örgütünün var olmasına üstü kapalı ya da açık “hak verebiliyorsanız,” herkesin de şu aklı yürütebileceğini kabul ediniz:
Ceylan’ın ölümüne diyelim ki, asker sebep oldu... Sormazlar mı adama askeri birliklerin orada ne işi var? Niye oradalar? Piknik yapmaya ve arada da gördükleri çocukları vurmaya mı gittiler?
Binlerce askeri, binlerce masum insanı öldüren PKK terör örgütünün sebep olduğu olaylardan sadece birisidir bu... Yıpratmayın kendinizi bu kadar Ceylan'a üzülerek...
Sorunun özünü görmedikçe siz, çok Ceylan ölür daha...
Not: Bakalım çok özgürlükçü editör-moderatörlerce editlenecek mi terör örgütü tanımım: Ciğeri beş para etmez... Hakkını katliam yapmak zorunda kalarak arayan terör örgütü, desem editlenmezdi, bunu biliyorum...
Sn esron terör'e bende karşıyım iletideki uygunsuz cümleler editlendi .Konuyu başka yere çekmeyelim..
Not: Bakalım çok özgürlükçü editör-moderatörler
Sanırım bana karşı olan kininizin sebebi belli ama sorun değil.Konumuzun özü günlerdir bu olay neden medyaya yansıtılmıyor neden tek kişi çıkıp kunuşamıyor ?
Şu halimize neden şaşırıyorsunuz?
Hergün yeni bir “şaşkınlık (http://milarsiv.milliyet.com.tr/saskinlik/1/1145359/)” yaşıyoruz.
Erdoğan’ın Dokuz Eylül Üniversitesi (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Dokuz%20Eylul%20Universitesi/1/1145359/)’nin açılışında “Cumhuriyet düşmanı... Cumhuriyeti yok edicileri istemiyoruz” diye bağıran gencin, hukuk fakültesine birincilikle girdiğini öğenince, şaşırıyoruz.
Anketlerde, toplumumuzun giderek ırkçı tutuma kaydığı, Yahudi (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Yahudi/1/1145359/) veya Hıristiyan (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Hiristiyan/1/1145359/) komşu dahi istemediği ortaya çıkınca, şaşırıyoruz.
Hrant Dink (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Hrant%20Dink/1/1145359/)’in, rahip Santorini’nin öldürülmelerini, Zirve yayınevi (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Zirve%20Yayinevi/1/1145359/) cinayetini bir türlü anlayamıyoruz ve şaşırıyoruz.
Baksanıza, Hülya Avşar (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Hulya%20Avsar/1/1145359/) bile onca yıllık deneyimine rağmen savcının sorularını duyunca şaşırıyor...
Türk Silahlı Kuvvetlerinin en başındaki komutanından en küçük teğmenine kadar tüm subay kadrosunun içi siyaset (http://milarsiv.milliyet.com.tr/siyaset/1/1145359/) dolu ve sivil iktidarların yönetimlerine açıkça karışan konuşmalarını duyduğumuzda veya muhtıra verdiklerini gördüğümüzde de şaşırıyoruz.
Ne ektikse onu biçiyoruz...
Oysa bu kadar şaşırmamıza hiç gerek yok.
Neden şaşırıyoruz ki...
Ne ektikse, onu biçiyoruz...
İnsanlarımızı böyle yetiştiriyoruz.
O genç hukukçuyu, öğretmenleri “Hepsi olmasa dahi dindarlar, Cumhuriyete düşmandır. Bu kesim Cumhuriyeti yıkmaya çalışır. Atatürk bu adamlara karşı devrim yaptı. Türkiye (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Turkiye/1/1145359/)’de Kürt yoktur. Varlığını iddia edenler ülkeyi böler” diye diye büyüttü. O da, Başbakan’ın Kürt açılımının Cumhuriyet’i yıkma anlamına geldiğine inandı.
Bugün gidin üniversitelere ve büyük bölümünden aynı seslerin çıktığını, gencecik insanların, Kürt sorunu (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Kurt%20sorunu/1/1145359/), özgürlükler, Ermeni (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Ermeni/1/1145359/), Kürt veya hristiyanların da haklı olduklarıyla ilgili hiçbir fikre tahammülü bulunmadığını görürsünüz.
Yıllardır hep yanı kafaları yarattık.
Okullarımızda, üniversitelerimizde okutulan kitaplara, öğrencilerin dünyalarına bakın, bugün karşı karşıya kaldığımız manzarayı çok daha iyi anlarsınız.
Subaylarımızın siyasete karışmalarına da kızmamalıyız. Genç teğmenlerin nasıl yetiştiklerini inceleyin, okudukları kitapları, eğitimleri süresince beyinlerine sokulanları, omuzlarına yüklenen sorumlulukları duyun, hak vereceksiniz.
Yetiştirildikleri gibi davranıyorlar.
Kürt Açılımına tepkileri de aynı çerçeveye oturtabiliriz. Kürdü yok saydık. Şimdi, karşımıza Kürtler çıkıp, bir de isteklerde bulununca, toplumun bir kesimi tepki gösteriyor.
Eğer gerçekten yeni bir Türkiye yaratmak istiyorsak, asil eğitim sistemimizde AÇILIM (http://milarsiv.milliyet.com.tr/acilim/1/1145359/) yapalım.
Mehmet Ali Birand2 Ekim Cuma 2009
Bu forumda daha önce bu konuyla ilgili aynı görüşlerimi yazmıştım.
Bence Türkiyenin asıl sorunu bu. İlkokuldan itibaren tüm eğtim kademelerinde aynı şeyler ezberletiliyor. Bu ezber öyle bir ezber ki; küçük bir kız çocuğunun parçalanışını bile görmeyen bir ezber.
Mantık konuşmadıkça anlaşma mümkün değil...
Hiç tanımadığı bir insana kin duymayı normal sayıp, sanal aleme bu duyguyu taşıyan ve karşısındakini kafadan kendi gibi kin sahibi sayan kafayla, mantıklı bir insanın anlaştığı görülmemiştir...
Ayrıca H.Dink olayını PKK merkezli Kürt meselesi ve olayları ile eşitleyen zihniyetle de anlaşmaz mantık...
Önce teker teker hepiniz buraya gelecek ve diyeceksiniz ki:
PKK aşağılığın aşağılığı bir terör örgütüdür, kınıyor ve lanetliyorum...
Hadi bakalım, kaçınız bunu söyleyecek?
Buyrun...
"Bir askerin zıvanadan çıkması için geçerli nedenler"
ile
"Bir askerin 7 yaşındaki bir kızı öldürmesi için geçerli nedenler"
...bu iki ifade arasında fark var mı?
Sn esron ben diyorum ki ; küçük bir çocuk paramparça olmuş neden olayın üstüne gidilmiyor neden susuluyor? Konu bu .
Siz diyorsunuzki teker teker gelip pkk yı lanetleyin .
Ne alaka oradan bakınca pkk yandaşı gibimi görünüyorum ?
"Bir askerin zıvanadan çıkması için geçerli nedenler"
ile
"Bir askerin 7 yaşındaki bir kızı öldürmesi için geçerli nedenler"
...bu iki ifade arasında farkın farkına varma çabası süregiderken;
Aynı gazeteden haber;
TARAF 2/10/2009
İlk açıklama dört gün sonra
Olayla ilgili resmî makamların sessizliği ancak dün bozuldu. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Durdu Kavak, dün konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Bilindiği üzere 28.09.2009 günü saat 13.00 sıralarında Lice ilçesi Şenlik köyü Paşaçiya mezrası Cemaltepe mevkiinde meydana gelen patlamada Bingöl’ün Genç ilçesi Yayla köyü nüfusuna kayıtlı 12 yaşındaki Ceylan Önkol vefat etmiştir.
Parçalar Emniyet’te
Patlamanın meydana geldiği yerin teröre müzahir bölge olması sebebiyle, maktulenin otopsi işlemleri Lice Cumhuriyet Savcısı tarafından doktor refakatinde aynı gün olay yerine en yakın kurum olan Abalı Jandarma Karakolu Komutanlığı’nda yapılmıştır. Teröre müzahir bölge olan olay yerinde gerekli güvenlik önlemleri alındıktan sonra 30.09.2009 günü Lice Cumhuriyet Savcısı tarafından Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde görevli iki patlayıcı madde uzmanı ile birlikte mahalinde keşif yapılmıştır. Yapılan keşif ve inceleme sonucunda olay yerinde elde edilen patlayıcı maddeye ait parçalar ile diğer materyaller ve otopsi sırasında maktulün bedeni üzerinde elde edilen patlayıcı maddeye ait parçalar ile diğer materyaller incelenip rapor düzenlenmesi için keşifte hazır bulunan Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde görevli patlayıcı madde uzmanlarına teslim edilmiş olup, rapor sonucu beklenmektedir” dendi.
http://www.taraf.com.tr/haber/41617.htm
Aynı haberde alıntıladığım paragrafın bir üstündeki paragrafta "Havan topu veya uçaksavar mermisi olabilir" ifadesi var.
Olay oluyor...olay yerine "Teröre müzahir bölge olan olay yerinde gerekli güvenlik önlemleri alındıktan sonra" gidiliyor.
Aynı gazetenin yazarı bir gün önce yaygarayı basıyor.
Siyasi kanattan bir açıklama, tepki beklenmekte ancak bunun yapılabilmesi için gerekli bilgileri o bölge bir kaç saat içinde vermiyor.
Ancak Ahmet Altan silahın ne olduğunu, ne yönden geldiğini, kime ait olduğunu biliyor.
Bilir o...
...onda daha ne numaralar var.
Sabah sana ayran ikram adamın gece sana keleş sıkan adamla aynı adam olduğu gerçeklerinin yaşandığı bir bölge orası.
PKK nın Kürtler Kürtçe konuşamıyorlar diye oluştuğunu ve binlerce kişiyi öldürdüğünü düşünenler var...anlayacağınız şuraya ne yazsam yol olur...
...oluyor da zaten.
Bir kaç ileti yukarıda yazmıştım...
...yazdığım ile anladığınız bir değil ise ne yapabilirim?
"Bir askerin zıvanadan çıkması için geçerli nedenler"
ile
"Bir askerin 7 yaşındaki bir kızı öldürmesi için geçerli nedenler"
...bu iki ifade arasında farkın farkına varma çabası süregiderken;
bu kadar mantıksız kelime oyunları ile nereye varmaya çalışıyorsun?
Yazdığın kelimeler şu:
Bir asker silahını çekip minik bir kızı vuruyor ise bu ordunun değil o askerin zıvanadan çıktığını gösterir...
...kaldı ki askerin zıvanadan çıkması için artık çok geçerli nedenleri var.
Neresinden bakarsan bak, istediğin kadar evir çevir, bu ifadenin anlamı (yorumu, tefsiri filan değil düpedüz bariz anlamı) bellidir ve ayıptır ayıp!
Ben de bir katkida bulunayim. Bugün mail postama gelen bir mail.
http://karakok.wordpress.com/2009/09/30/kurd-cocuklari-hedef-tahtasi-mi/
Altinda da söyle kocaman bir liste vardi
POLIS ve ASKERLERIN OLDURDUGU COCUKLAR:
....
1990
10 Haziran: Rahime Kayran (10), Basa
10 Haziran: Meryem Kayran (10), Basa
10 Haziran: Taibet Öner (3), Basa
10 Haziran: Vasfiye Öner (10), Basa
10 Haziran: Sait Kahraman (4). Basa
10 Haziran: Hayrettin Öner (5), Basa
10 Haziran: Fatma Kayran (15), Basa
10 Haziran: Mehmet Kayran (5), Basa
10 Haziran: Hüseyin Kayran (3), Basa
10 Haziran: Haniye Özdemir (10,) Basa
10 Haziran: Takviye Öner (15), Basa
10 Haziran: Ömer Bestaş (16), Basa
Sargon emin ol bu konularda yazmak istemiyorum. Kendimi tutmak istiyorum ama bir yerde "Pkk propagandalarının ağına düşen" arkadaşlarımızı görünce de duramıyorum.
Özellikle bu grup dikkatimi çekti.
Dedim 12 çocuk bir yerde katledilmiş. Bu nasıl olur? Hani rastgele ateş açmalar sonucu ölen çocuklar olabilir veya mayına basmalar sonucu bir iki çocuk aynı anda ölebilir ama 12 çocuk bir yerde katledilmiş görüntüsü veren bu durum nedir diye sorum kendime ve hemen araştırmaya geçtim.
Allah'tan Milliyet gazetesi 1950'den bugüne bütün arşivini (internetten) açtı da benim gibi araştırma meraklılarına kaynak sağladı da bir nebze yalan propagandanın önüne geçme fırsatı bulduk.
12 Haziran 1990 tarihli sayısında bu olayı bulabilirisn.
Pkk'nin meşhur Güçlükonak baskınıdır bu. Ve katledilen 27 masum Kürt insanı. Hepsi korucu evlerinde katledildiler. Hem de yakılarak. Yavruları anneleri, yaşlı dedeleri hepsi bir arada katledilen bir köy.
Meryem Karya
Hanife Karya
2 yaşındaki Sait Karya ve 3 yaşındaki Selahattin Karya...
50 kişilik Pkk'lı grup.
2 saat direndi korucular bu köyde onlara.
2 saat direndiler ailelerini, yavrularını, köylerini korumak için.
Hepsi de Kürt idi.
Ne istedi Pkk onlardan?
Ve bugün hangi yüzle bunu güvenlikçilere atıyor suçunu.
Yazık değil mi?
Neden bu propagandaların tutsağı oluyoruz gerçekleri görmek varken.
İnsanlık adına neden lanetleyemiyoruz bu teröristleri?
Nedir bu zalimleri "halk kurtuluş savaşçısı" gibi sunmak bize?
Nedir bütün bunlar?
Yaniliyor olmayasin. Güclükonak baskininda 11 kisi öldürülmüstü. Bu olay olmamasi lazim.
Ayrica Güclükonak baskininda koku daha cok bu iste devletin parmagi oldugu yönünde.
Hasan Cemal'in yazisi (http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1059608&AuthorID=63&Date=14.02.2009)
Internetten baktim, bahsettigin olay Cevrimli baskini olabilir. Bu olayda cok cocuk ölmüs.
Soda, kim öldürürse öldürsün. Kürt cocuklari atis tahtasi mi, bir o öldürüyor, bir bu. Siz sadece PKK'yi kiniyorsunuz. Devlet katlettiginde agam pasam diyorsunuz. Katil de olsa, katliam da yapsa devletten büyügü yok, en büyük asker bizim asker. Hepsi bu. Insan haklarini esas alin, kim yaparsa yapsin deyin. Kürt cocuklarina reva mi böyle ölüp durmak.
Ben de bir katkida bulunayim. Bugün mail postama gelen bir mail.
http://karakok.wordpress.com/2009/09/30/kurd-cocuklari-hedef-tahtasi-mi/
1992
22 Haziran: Gülbahar Tunç (8), Gercüş
22 Haziran: Behçet Tunç (17), Gercüş
22 Haziran: Abdurrahman Gök (14), Gercüş
22 Haziran: Şükrü Gök (10), Gercüş
22 Haziran: Sultan Gök (12), Gercüş
22 Haziran: Emrullah Gök (4), Gercüş
22 Haziran: Haşim Gök (3), Gercüş
22 Haziran: Yeni doğmuş bir bebek, Gercüş
Bu grup da dikkatimi çekti ve 24 Haziran 1992 tarihli Milliyet gazetesinden
bunun da bir korucu köyüne yapılan Pkk baskını olduğunu gördüm.
"Pkk bu bebeğe bile acımadı" diyerek vermiş katliamı gazete 1 aylık ölü bebeğin resmini vererek.
10 ölü 2 yaralı.
Not: Linkini veremiyorum üyelik ile çalışıyor arşiv o yüzden görebilmeniz için sizin de üye olmanız gerekiyor. (24.06.1992 tarihli Milliyet gazetesi)
Soda sen sunu bana söyle. Bu cocuklari öldüren PKK ise de Devlet ise de lanetliyor musun? Yoksa sadece PKK'yi lanetlersek yeterli midir?
Yaniliyor olmayasin. Güclükonak baskininda 11 kisi öldürülmüstü. Bu olay olmamasi lazim.
Ayrica Güclükonak baskininda koku daha cok bu iste devletin parmagi oldugu yönünde.
Hasan Cemal'in yazisi (http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1059608&AuthorID=63&Date=14.02.2009)
Internetten baktim, bahsettigin olay Cevrimli baskini olabilir. Bu olayda cok cocuk ölmüs.
Sargon bu katliam Çevrimli köyü / Güçlükonak katliamı ve çocukların isimleri dahil hepsi o haberde var zaten. Benim 20 sayfa bakma limitim doldu sen de üye ol Milliyet arşivine ve 12 Haziran 1990 tarihli nüshaya bak göreceksin.
Ayrıca "bir o öldürüyor bir bu" ifaden yanlıştır. Çocukları, kadınlaırı ve bütün sivilleri daima Pkk öldürür.
"Mehmetçik" sokak köpeklerini bile öldürmez.
Bir de ortalıkta bir propaganda listesi dolaşıyor ve listenin neresine elini atsan Pkk çıkıyor. Soruyorum Pkk'nın yapıp TSK'nın üzerine attığı bu kadar bariz katliamları görünce acaba diğerlerinden nasıl emin olabiliyorsun da "bir o bir bu" diyebiliyorsun?
Kaldı ki madem "bir o bir bu" da o zaman neden sadece "onu" görüyorsun da "bunu" göremiyorsun?
Senden "Pkk'ya lanet" bekliyorum.
"Pkk teröristtir" diyebilmen ve bunu her fırsatta dile getirebilmen gerekir.
Konu geçtikçe dudak arasından hafifçe temas etmen olmaz.
Gür bi ses bekliyorum.
Soda sen sunu bana söyle. Bu cocuklari öldüren PKK ise de Devlet ise de lanetliyor musun? Yoksa sadece PKK'yi lanetlersek yeterli midir?
Sen beni hiç tanımamışsın dostum.
Kimse görmek istemeyenler kadar kör olmazmış...
Ne yazarsanız yazın, nasıl kanıtlar sunarsanız sunun... Tanımlamalara dahi tahammülü olmayan özgürlükçülere, hiç bir gerçeği kabul ettiremezsiniz-ettiremeyiz burada...
Mantık çünkü... Lâzım... Doğru düşünmek, doğru irdelemek lâzım...
Hubbez'i okudunuz, Ahmet Altan hakkında... Soda'yı da öldürülen çocuklar hakkında... PKK'nın nefret yaratmak için bir çok kürt katlettiğini bilmeyen zaten yok...
Ama yooook... Özgürlükçüler illâ değişik düşünecek...
Ev yanarken, sehpanın üstündeki kaktüs veya buzdolabında artık yenemeyecek dolma için için ağlayacaklar ki, insanlık olsun ve de değişik bir insanlık olsun...
İlginç insanlık anlayışınız, ilginç duygularınız, ilginç bir düşünme şekliniz var vesselâm...
Ve sizden tamamen farklı bir mantığa sahip olmak akşam akşam gurur ve minnetle doldurdu içimi...
sayın Soda,
kendi adıma söylüyorum : PKK kesinlikle terör örgütüdür. Eğer ''terör/terörist'' kelimelerinin bir anlamı varsa, PKK'yı başka türlü değerlendiremeyiz.
Ama sizin ''devlet asla böyle şeyler yapmaz'' tutumunuzu anlayamıyorum. Devlet içerisinde yarı-meşru yapılanmalar hiç mi olmamıştır, ''zıvanadan çıkan'' özel tim birlikleri, farklı emeller uğruna devlet adına ve şeklen de olsa devletin vermiş olduğu imkan ve yetkilerle ortalığı karıştıran, yasadışı faaliyetlerde bulunan, cürüm işleyen birlikler hiç mi olmamıştır? Buna nasıl inandıracağız kendimizi. Böyle şeylerin olmayışını Milliyet Gazetesinde bu gibi haberlerin yer almayışıyla kanıtlayabilir miyiz?
saygılarımla
Soda, seni taniyamadim, cünkü sürekli degistin. Sürekli demokrat ve aydinlarin tepesine cikiyorsunuz, PKK'yi lanetleyin, cocuk öldürdü, katil diye. Ben de lanetliyorum dedim, bir cocuk öldüreni yerde de gökte de lanetlerim.
Simdi ben de sana soruyorum. Tabii esron gibi demokratlara, özgürlük isteyenlere düsmanlik besleyenlere de soruyorum. Sen de cok sevgili devletini, ordunu da ayni sekilde lanetleyebiliyor musun? Yoksa ordumuzu yipratmaya calisiyorlar diye yaygarayi basiyor musun? Senin ordun, askerin bugüne kadar cok sayida cocuk öldürdü, bir sürü insanin irzina gecti, bok yedirdi. Ustelik bunlari yapan insanlar gazetelerde carsaf carsaf teshir edilmedi, tersine korundu, üst rütbelere getirildi. Koku her tarafi sardigi icin böyle olmadi mi?
Ev yanarken, sehpanın üstündeki kaktüs veya buzdolabında artık yenemeyecek dolma için için ağlayacaklar ki, insanlık olsun ve de değişik bir insanlık olsun...
İlginç insanlık anlayışınız, ilginç duygularınız, ilginç bir düşünme şekliniz var vesselâm...
Ve sizden tamamen farklı bir mantığa sahip olmak akşam akşam gurur ve minnetle doldurdu içimi...
İnsanlığın bittiği an denilir ya Küçük ceylanla ilgili bazı yorumları görünce sanırım insanlığın bittiği an bu olmalı diye aklımdan geçti.
Haksızlığa karşı durmak bir erdemdir. Ama burdaki bazı yazıları görünce haksılığa karşı duramıyorsan enazında susmanında bir erdem olduğunu görüyorüm. Belkide merkez basınını ve siyasilerin susması bu nedenledir.
Ama sizin ''devlet asla böyle şeyler yapmaz'' tutumunuzu anlayamıyorum.
ben anlıyorum.devleti, gözünde büyütüp kutsallaştırmış ve bu çirkinliği devlete yakıştıramıyor.devlet, çok güzel yapar.'köyleri yakan babammıydı?'
Haksızlık da erdem de herkese göre değişen kavramlardır kuşkusuz...
Kavramların tek bir tanımı olsa, burada tartışıyor olmazdık...
Ceylan kızın ölmesi çok acı ve terörist örgüt PKK'nın bizzat sebep olduğu katliamlardan sadece birisidir...
evrensel-insan
02-10-2009, 20:56
Saygideger arkadaslar;
Soda sen sunu bana söyle. Bu cocuklari öldüren PKK ise de Devlet ise de lanetliyor musun? Yoksa sadece PKK'yi lanetlersek yeterli midir? -sargon-
Burada onemli olan oldurulen cocuk ve onun insan haklaridir. Cocugu oldurenin, ne ve kim oldugu konu degildir. Ortada islenen bir cinayet vardir. Kim olursa olsun, cinayeti isleyeni "savunmak" ne insan haklariyla; ne de insan saygi ve vicdaniyla bagdasmaz.
OLDURULEN COCUGUN olumunu (olmek) "kullanarak", yapilan her fikir yurutme; fikri yurutenin kendine ya da "savunduguna" saglamak istedigi politik cikardan baska birsey degildir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
sayın Soda,
kendi adıma söylüyorum : PKK kesinlikle terör örgütüdür. Eğer ''terör/terörist'' kelimelerinin bir anlamı varsa, PKK'yı başka türlü değerlendiremeyiz.
Ama sizin ''devlet asla böyle şeyler yapmaz'' tutumunuzu anlayamıyorum. Devlet içerisinde yarı-meşru yapılanmalar hiç mi olmamıştır, ''zıvanadan çıkan'' özel tim birlikleri, farklı emeller uğruna devlet adına ve şeklen de olsa devletin vermiş olduğu imkan ve yetkilerle ortalığı karıştıran, yasadışı faaliyetlerde bulunan, cürüm işleyen birlikler hiç mi olmamıştır? Buna nasıl inandıracağız kendimizi. Böyle şeylerin olmayışını Milliyet Gazetesinde bu gibi haberlerin yer almayışıyla kanıtlayabilir miyiz?
Ulpian kardeşim ben "devlet adam öldürmez" demedim Mehmetçik çoluk çocuğa, sivil halka, masum insanlara kurşun sıkmaz dedim.
Ben mehmetçiğe bakarım devlete değil.
Diyarbakır cezaevinde insanlara işkenceler yapan o yüzbaşılar veya halkın üzerine ateş açan özel timler ve diğer profosyoneller benim koruma alanıma girmez. Orduda ve poliste insanlık dışı muameleler vardır hep vardı ama kat be kat fazla insanca muameleler insanca işler de vardır.
Körü körüne ordu /polis karşıtlığı yapmam. Kötü olan kim varsa cezasını çekmeli ve kötü olan kalmayıncaya kadar her türlü ıslah hareketi yapılmalıdır. Örneğin hukuktan muafiyet kabul edilemez. Rütbesi makamı ne olursa olsun herkes hukuk karşısında hesap verebilir olmalı.
Örneğin; ben Türkiye'de bir İnsan Hakları mahkemesi kurulmasından yanayım. Diyarbakır, Mamak, Metris vb. cezaevleri dahil işkence mağdurlarına devletin tazminat ödemesi gerektiğini söylüyorum.
Ama realiteler çarpıtılarak, haksız ithamlar yapılarak, ak ile karayı birbirine karıştırarak bir sonuca gidilemeyceğini söylüyorum.
Örneğin; yakılan köyler hikayesi aynı 17 bin faili meçhul hikayesi gibi şehir efsanesidir.
Realitelere sadık kalalım, propagandaların tutsağı olmayalım, yalana dolana tavır alalım.
Sayın Soda
Yazdıklarınızın çoğuna katılıyorum. Tabiki normal askerin bu tur işlerle işi olmaz. sonuçta hepimiz birşekilde askerlik yapmışız. Ancak önemli olan devlet içerisinde hukuk dışına çıkan ve hata yapan varsa bunlar sahiplenilmemesi gerekiyor. Çünkü bir devleti devlet yapan şey hukuktur. Eğer sahiplenliyorsa bu suça filen olmasada birbakıma vicdanen ortak olunuyor demektir.
.
17 bin faili meçhul hikayesi gibi şehir efsanesidir.
Bu efsane değil meclis araştırma komusyonu raporlarında geçiyor. Ama meclis arştırma komisyonlarının raporları sizin için birşey ifade etmiyorsa ona birşey diyemem.
Soda, bir konuda hakkin varmis. Gelen mesajin basinda "Polis ve Askerlerin Oldürdügü Cocuklar" yaziyormus. Basligi degistirip "Polis, Asker ve PKK'lilarin öldürdügü cocuklar" sekline getirdim.
evrensel-insan
02-10-2009, 23:08
Saygideger sargon;
Tartisma istiyordun. Buyur, "Bir ciglik, bir cig yaratir" basligina.
Saygilarimla;
evrensel-insan
İnsan hakları...
Ne kadar yuvarlak bir ifade... Avrupalılar da pek kullanır Amerikalılar da...
Ama kastettikleri hep belli insanlardır nedense...
Nedense ben bu iki kelimeyi çok kullanan insanlara tedbirle yaklaşırım...
Bilirim çünkü hem insanı hiçe sayan hem de kendi gibi düşünmeyene hak vermeyi bırak, olan hakkını da ihlâl eden hep bu kesimdir, dünyada da ülkede de...
Ben Ceylan kızı düşünürken aklıma takıldı bazı çocuk hakları...
28.09.2009 Pazartesi günü saat 13.de olan olayı yazıyor bütün gazeteler...
12 yaşında bir çocuğun okulda olması gereken saat değil midir bu?
O saatte okul yerine tarlada olması kimin çocuk adına verdiği karardı acaba?
Çocuğun okuma hakkını kim almıştır elinden?
Kim çalıştırmaktadır okula gidip oyun oynaması gereken çocuğu tarlada?
Bir kör kurşunla ömrü biten bu küçük kıza, yaşadığı hayatta ne kadar hak tanınmıştır, varın siz hesaplayın...
Çocuklara kalkan eller kırılsın çocuğa şiddet ve ölüm nerden gelirse gelsin kınıyorum...
parmis Güneşin_kızı
Çocuğun okuma hakkını kim almıştır elinden?
Kim çalıştırmaktadır okula gidip oyun oynaması gereken çocuğu tarlada?
Sizce bunun yanıtı aile mi
Bana göre devlet. Ben egitimn ve saglık hizmetlerini parasız olmasını savunuyorum.
Adam çocugunu besliyemyorsa elbette okula gönderemeyecek.
Ama bu gene Ceylan'ı ölümüne cevap degil. Üstelik Ceylan ilk de degil ve sizin gibiler oldukça son da olmayacak.
Çocuklar ölecek ve buna kılıf bulunacak.
Biraz düşünün ve Kürt meselesi diye sordugunuz sorunun başka bir cevabını bulun.
saygılarımla
Hııı... Suçlu tabii devlettir canım, devlet olmaz olur mu?
Doğudaki ailelere baskı yapıp, her eve elli çocuk yapın ve çocuklarınıza ırgat muamelesi yapın, diye de muhtemelen baskı yapıyordu devlet doğuda...
Suçlu hep devlet...
Bana göre de öyle, çok samimi söylüyorum...
Benden alsın elektrik parasını ona bedava versin...
Ben kendimi bildim bileli çalışayım, çocuklarımın her türlü ihtiyacını karşılamak için, kazandığımı onlara yatırayım, okutayım, her haklarını ebeveyn olarak gözeteyim, üstüme bir ev olsun derdim hiç olmasın ama insan gibi kiramı ödeyip insan gibi ortamda yaşamak ve çocuklarımı da insan gibi yaşatmak için didineyim, doğudaki gelsin on çocuğuyla, onları da çalıştırıp devlet arazisine gece kondursun...
O da ebeveyn ben de... O da vatandaş ben de...
Elektriği benden, suyu benden, e benim on çocuğum yok onun var diye ona verilen para da benim vergimden... Ben kirada insan gibi... O gece-konduda oturan gariban yazık!!!
Devletin suçlu olmaz olur mu?
Devleti en az sizin kadar suçluyorum ben de, merak etmeyin...
Sadece sebepler başka...
Sayın esron
Ama bu başlıkta siz Ceylan hakkında tepkinizi dile getirdiniz mi.
Ceylan a sahip çıktınız mı. Kim olursa olsun , kahrolsun dediniz mi.
saygılarımla
Elbette kınadım ve lânetledim PKK'yı...
Bu kızcağızın ölümünden PKK sorumludur...
Bu terör örgütünü her daim kınıyorum ben...
Türkiye “Kürt Açılımı” için uygun bir dil arayışı içinde kıvranıyor. Aynı günlerde öyle olaylar üst üste geliyor ki, “Kürt Sorunu neymiş?” diye inkâr yollarına sapanlar bile çileden çıkabiliyorlar.
1984 öncesi Kürtlere yönelik güvenlik kuvvetleri tacizleri pek fazla ortaya çıkmazdı. En sivri olanları ancak öyküler içinde yer alırdı. Urfalı yazar Bekir Yıldız’ın “Kaçakçı Şahan” adlı eseri o topraklara ilişkin kadersizliği çok çıplak biçimde anlatır.
PKK silahlı mücadeleye başladıktan sonra ortalık toz duman olduğu için sivillere yönelik resmi şiddet, kayıtlara bile girmedi.
Alışkanlık yarattı!
Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 12 yaşındaki Ceylan Önkol kimliği belirsiz bir kişinin attığı havan mermisi ile parçalandı. Bu da ötekiler gibi kaynar giderdi. Eğer, Ahmet Altan’ın Taraf’ı eğer haber yapmasaydı… Çünkü daha önce böylesi birçok “haber” haber olamadı.
İlk OHAL Valisi Hayri Kozakçıoğlu 1988’de Levent’teki Spor Yazarları Derneği’nin düğün salonunda, bir basın toplantısı yapmıştı. OHAL Valisinin gazeteciler açısından en önemli cümlesi şöyleydi:
-Basın Güneydoğu olaylarını milli maç izler gibi izlemeli!
Basın ağırlıklı olarak Güneydoğu’yu milli maç izler gibi izledi.
Liceli Ceylan benzeri olayları görmezden geldi. Bu türden olayların sıkça yaşandığı yerlerde artık saklanamayacak boyutlara ulaşılırsa, onun da özel formülünü yine OHAL Valilerine soruldu, uygun cevaplar manşete çekildi:
-Arzu edilmeyen münferit olay!
Oysa Güneydoğu’da münferit (tekil) ile kronik (düzenli tekrar) kelimeleri yer değiştirmişti.
Ama basın milli maçta olduğundan sahici gazeteciler o dönemde yıldız gibi parlayabiliyordu. Bunların en başında da Cumhuriyet gazetesi Güney İller Büro Şefi Celal Başlangıç yer alıyordu. Celal’in o yıllarda yazdığı haberler, şimdi kütüphane raflarında yerini aldı. “Ölüm Kuşun Kanadında”, “Tel Boyu İnsanları” ve “Korku Tapınağı” adlı kitaplarında pek çok vurulan Ceylan haberi yer alır.
Bir de şöyle gazeteciler vardı. Bir büyük gazete adına Şırnak’a giden “milli muhabir” İstanbul’a döndüğünde eğlenceli anlarını yazı işlerinin salonunun ortasında arkadaşlarıyla paylaşıyordu:
-Panzerin içindeyim, bana göster diyorlar gösteriyorum, bir havan mermisi ev güm diye göçüyor! Hah, hah, ha… Acayip eğlenceliydi!
Bu ürpertici muhabbet bir sayfa sekreterinin “oralara nasıl gidiyorsun, korkmuyor musun?” sorusu üzerine başlamıştı.
Güneydoğu’da dökülen kanda medyanın da azımsanmayacak payı vardır.
İnsan hakları adına utanç verici bir dönemdi…
Gazeteci, başta barış demokrasi ve insan hakları olmak üzere insanlığın evrensel değerlerini savunur… Kin ve nefreti körükleyici yayından kaçınır.
Bu cümleler Türkiye Gazeteleri Hak ve Sorumluluk Bildirgesinde duruyor.
Aradan on yıllar geçti. Güneydoğu kanamaya devam ediyor. Üstelik iktidarda da “Kürt Açılımı” yapacağını söyleyen bir parti var.
Çocuklar roketlerle parçalanıyor, babasının Kürt olduğunu söyleyen, onunla yaşadıklarını içsel bir yolculukla Devrim Sevimay’a anlatan sinema sanatçısı Hülya Avşar, hakkında dava açılıyor. Savcı hiç sıkılmadan soruyor:
-Şöyle bakalım Türk müsün, Kürt müsün?
Hülya Avşar’ın yanıtı, (belkemiği olmayan pek çok politikacıya) ders niteliğine ulaşıyor:
-Kürt yanımla gurur duyuyorum, Türk yanımla şaşkınım!
2000’li yılların ilk çeyreğine geldik.
Artık gazeteciler panzerden insin, Güneydoğuyu milli maç gibi izlemesin, Hülya Avşar Kürt yanı ile gurur duyduğu için yargılanmasın ve en önemlisi de…
Lice’de Ceylanlar vurulmasın!
Nazım ALPMAN
Bu kızcağızın ölümünden PKK sorumludur...
bu da bir görüş elbette, ama sizden başka dile getiren yok henüz. Devlet dahil.
BNu konudaki verileri bizlerle ve tüm medyayla paylaşmaya ne dersiniz.
saygılarımla
"Aradan on yıllar geçti. Güneydoğu kanamaya devam ediyor." Nazım Alpman
Çok doğru bir tespit...
Ora halkı aklını başına toplamadıkça ve PKK orada oldukça daha da kanamaya devam edecek...
Başkaları da ölecek...
Tek çaresi: Bilinç...
Terörü sadece bilinç bitirir...
PKK'nın bir terör örgütü olduğu konusunda bilinçlendirmeliyiz herkesi...
Özgür ve demokrat kişiler ve bilinçli bireyler olarak, terörün iç yüzünü anlatmalıyız insanlara... Hep beraber...
Terörü sadece bilinç bitirir...
O halde 30 sene içinde TC ne hata yapmış, onu bari siz anlatın. Neymiş bu bilinç.
Bu sakın tek tipleştirme olmasın.
Anlatın esron
Anlatın da hem fikir olalım.
saygılarımla
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hatalarını burada uzun uzun tartıştık...
Sizin hata dediğiniz ve Kürtlere yapıldığını ileri sürdüğünüz maddeler tek tek çürütüldü...
Türkiye CUmhuriyeti, çok hata yapmıştır ama sadece Kürtlere değil herkese yapmıştır...
Terörizm ise sadece o bölgede ortaya çıkmış bir olgudur... Neden acaba?
İnsanlar çok bilinçsizdir orada, tartışıldı bunlar, ağalık, toprak meseleleri, vs vs...
Netice itibariyla, geri kalmış ve geri kalmakta direnen bir bölgedir ve kontrolsüz üreme en büyük sorundur orada...
Cinsel ilşkide kondom kullanmamakta inat eden bir topluluk var karşımızda ve düşünün ki bu toplumu terör konusunda bilinçlendirmeliyiz...
Hep beraber...
Ora halkı aklını başına toplamadıkça ve PKK orada oldukça daha da kanamaya devam edecek...
Sayin esron, siz bu ülkenin diktatörü müsünüz de böyle konusma hakkini kendinizde buluyorsunuz? Siz kim oluyorsunuz da 70 milyonluk bir ülke hakkinda bu kadar kolay ahkam kesiyorsunuz? Bir halka böyle seslenebilme cüretini nerden aliyorsunuz?
Siz askerin, polisin de bayagi PKK gibi (bence daha da fazla, ama sayinin bir önemi yok burda) insanlari öldürdügünü apacik gördügünüz halde köhnemis bir ideolojik bagliliginizdan dolayi reddediyorsunuz. Bu yüzden sizi özgür olarak da demokrat olarak göremiyorum. Siz devlete ve orduya baglanmissiniz. Devletine ve ordusuna yanlis yapiyorsun diyemeyen birisi ne özgür olabilir ne de demokrat.
Yok efendim ne münasebet, ne diktatörü?
Yazılanları dikkatle takip etmiyorsunuz sanırım, uzun uzun anlattım devletin hatalarını...
Ben sadece, batıda yaşayıp doğunun elektirik parasını ödemek zorunda olan milyonlarca vatandaştan birisiyim...
Gerçi bu tür bir haksızlık yapılıyor bana, onlar gelip gece kondurdukları evlerinde bedava yaşıyorlar ben neden ha babam de babam kira ödüyorum, diye, alıp elime silahı dağa çıkayım, gibi çözümler üretmiyorum...
Bunu da kısaca bilinç olarak adlandırıyorum...
İnsanlar çok bilinçsizdir orada, tartışıldı bunlar, ağalık, toprak meseleleri, vs vs...
Hangi kritere göre insanları bilinçli bilinçsiz ayrımı yapabiliyorsunuz. Ordakiler senden daha bilinçli olduğundan emin olabilirsin. Bunu gerçekten içten ve samimiyetle söyluyorum.
Netice itibariyla, geri kalmış ve geri kalmakta direnen bir bölgedir ve kontrolsüz üreme en büyük sorundur orada...
Böyle bir uslup biinçten bahsediyor, yorumlama bile değemez..
Yapımda var...
Meselelerin bana gösterilen, herkesin inanmamı beklediği yüzeyini değil...
Özünü görürüm...
Yapımda var...
Meselelerin bana gösterilen, herkesin inanmamı beklediği yüzeyini değil...
Özünü görürüm...
sizce özü nedir birini karalayıp egoyu tatmin etmekmi ,bulunduğun yerde aynaya bakma imkanın varsa bir bak. ve sana bir tavsiyem kendinden insani yargılarından bir şeylerin yitirilip yitirilmediğini sorgula ..belki o zaman özünde sözünde ne olduğunu anlarsın ,
eleştiriler dahi dozacında olurken ,bu kadar aşağılama karalama hiçleştirme hakını nereden buluyorsunuz ..insani anlamda yakışık bir durum olmadığı gibi ,kişilik haklarına hakarettir .
erdemli insan düşmanının bile degerlisinin ister ,sizin ne akla himet etiğinizi anlamak güç .
kendinizle çelişip bir türlü karekteristik yanlarınızı ün plana çıkaramadığınızdan dolayı ,sadece aşağılama ve hiçleştirmeden başka bir yargınız bulunmuyor bu durmda insana yakışık bir durum olmasa gerek .
Düşündüm son iletiyi görünce...
Ben durmadan meseleye dair düşüncemi yazarken, bana dair emir ve yargılama iletileri geliyor...
Düşündüm...
Ne yazayım?
Ben bir tartışmada, dincilerle tartışırken: Pabucumun dindarları diye bir ifade kullandım...
Ne editlendi, ne de hakaret kabul edildi...
Eşitlikçi, özgür ve demokratlara sesleniyorum şimdi:
Pabucumun özgürlükçü demokratları...
Bakalım forumdan foruma kriterler değişiyor mu?
Düşündüm son iletiyi görünce...
Ben durmadan meseleye dair düşüncemi yazarken, bana dair emir ve yargılama iletileri geliyor...
Düşündüm...
Ne yazayım?
Ben bir tartışmada, dincilerle tartışırken: Pabucumun dindarları diye bir ifade kullandım...
Ne editlendi, ne de hakaret kabul edildi...
Eşitlikçi, özgür ve demokratlara sesleniyorum şimdi:
Pabucumun özgürlükçü demokratları...
Bakalım forumdan foruma kriterler değişiyor mu?
aciz bir o kadar laf cambazı olduğunuzu açıkça sergilemeten geri kalmıyorsunuz .
her yazınızda at gözlügüyle baktığınızı bir kez daha kanıtlamış oluyorsunuz .
ondan dolayı size sizin gibi dar zihniyetli kişilikler gerekliliğini anlıyarak ,sizin ego tanminize şahsım olarak alet olmıyacam .klavyeye tıklamamın bir degeri vardır o degere layık olmıyan bir o kadar bencil yapıdaki kişiliğe bır harf bile yazmaya yazık ...papucumun at gözlüklü insanlarına .
ugurce82
03-10-2009, 02:30
Esron "pabucumun özgürlükçüleri." tabirinde ne kadar haklı olduğu rodoftan gelen cevaptaki usluptan belli zaten.
Benim anlayamadığım şu askeri, polisi, devleti, yerden yere vuranlar bunların var olmaması gerektiğini mi düşünüyorlar.
Arkadaşlar bu forumda neden disiplin kurulu varsa ve cezalar yasaklar getiriyorsa Türkiye Cumhuriyetinde o yüzden asker ve polis vardır ve bu forumun neden bir tüzükle belirlenen bazı kuralları varsa Türkiye Cumhuriyetininde bu sebepten kuralları vardır. Kurallara uymayanlara siz nasıl ceza uyguluyorsanız T.C. kanunlarıda uygulamak mecburiyetindedir.
Esron "pabucumun özgürlükçüleri." tabirinde ne kadar haklı olduğu rodoftan gelen cevaptaki usluptan belli zaten.
Benim anlayamadığım şu askeri, polisi, devleti, yerden yere vuranlar bunların var olmaması gerektiğini mi düşünüyorlar.
Arkadaşlar bu forumda neden disiplin kurulu varsa ve cezalar yasaklar getiriyorsa Türkiye Cumhuriyetinde o yüzden asker ve polis vardır ve bu forumun neden bir tüzükle belirlenen bazı kuralları varsa Türkiye Cumhuriyetininde bu sebepten kuralları vardır. Kurallara uymayanlara siz nasıl ceza uyguluyorsanız T.C. kanunlarıda uygulamak mecburiyetindedir.
sevgili uğurce,kendi kendinize evrip gevirilmeyin ersonun yazdıklarını okuduktan sonra bunları yazıyorsanız yazık size .
bir insanın doğuda yaşıyan bir insanın kişilik haklarına hararet etme cüretini nereden ve kiminden alıyor .halep ordaysa arşın burda ,karekteristik yanını birini aşağılıyarak ortaya koyduğu zaman elbete bir iki laf söyleme hakımız vardır .sizin gucunduğunuz bir yanınız var galiba ,vekili gibi hemen ezbere ortaya atılıyorsunuz .
tekrar yazıyorum at gözlügüyle bakıp insani degerlerle oynanmamalı .uğuurce .
Kamu şirketi Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ) verilerine göre, kaçak tüketimde ilk sırada İstanbul geliyor. Megakenti sırasıyla Şanlıurfa ve Diyarbakır takip ediyor. İstanbul’da yıllık 3,1 milyar kilovatsaat (kWh) elektrik, kayıp-kaçağa gidiyor. Şanlıurfa’da ise bu rakam 3 milyar kWh. Keban Barajı’nda bir yılda üretilen yaklaşık 6 milyar kWh elektrik, iki ilin kaçak tüketimini karşıla-maya yetmiyor. Doğudaki iller yüksek kayıp-kaçak oranlarıyla öne çıkarken, batı illerinde kaçak miktarının yüksekliği dikkat çekiyor.
http://www.gazeteokuyun.net/turkiyenin-lacak-elektrik-kullanim-haritasi.html
Bilmeyenler zannedecek ki evinde su olmayanlar çamaşır-bulaşık makinası! mikrodalga fırın! beş çaylarına giderken giyecekleri kıyafetler için ütü! kullanıyor ve bu lüks içinde yaşayan doğu/güneydoğu bölgesinde yaşayan halka devlet tarafından bedava elektrik kullandırılıyor! devlet öncelikle nerelere bedava elektrik hizmeti görürüyor buna bir cevap alabilirsek batı illerinde yaşayan vatandaşların mağduriyetine de ikna olabileceğiz!
Geçen yıl zorunlu göçler nedeni ile şehir merkezlerine toplaşan halkın geçim sıkıntısından kaynaklı kış aylarında kaçak elektrik kullanımına yöneldiğini, bu zorunlu hırsızlık durumuna çözüm adı altında bazı doğu/güneydoğu illerinde indirimli elektrik tarifesi uygulaması ile ilgili bir öneri sunulmuştu meclise fakat akıbeti ne oldu takip de edemedim açıkçası.
Bu nasıl bir savunma psikolojisidir ben anlamakta zorlanıyorum. Yahu kürtler de tüm insanlar gibi etten kemikten ibarettir. Orman tarihinden gelen sinir sistemini taşıyorlar. Kanunları ihlal açısından diğer insanlardan ne bir adım öndedir ne de geride.
Kalkıp ülkedeki binlerce caminin elektriğinin, suyunun, imamlara, müezzinlere ödenen maaşların neden bedava kullandırıldığına hık demek ile başlansa yol yine devlete çıkacaktır! ama tavaf sever bir vatandaş geleneği aşılıamayı başarmış camiye bedava elektrik kullandıran devlet!
ugurce82
03-10-2009, 02:43
[QUOTE=pervane;242788]Kamu şirketi Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ) verilerine göre, kaçak tüketimde ilk sırada İstanbul geliyor. Megakenti sırasıyla Şanlıurfa ve Diyarbakır takip ediyor. İstanbul’da yıllık 3,1 milyar kilovatsaat (kWh) elektrik, kayıp-kaçağa gidiyor. Şanlıurfa’da ise bu rakam 3 milyar kWh. Keban Barajı’nda bir yılda üretilen yaklaşık 6 milyar kWh elektrik, iki ilin kaçak tüketimini karşıla-maya yetmiyor. Doğudaki iller yüksek kayıp-kaçak oranlarıyla öne çıkarken, batı illerinde kaçak miktarının yüksekliği dikkat çekiyor.
[QUOTE]
Pervane o istanbulda kaçak elektriği kullananlar zaten doğudan göç etmiş vatandaşlarımız. Ben izmirde oturuyorum ve burada da kaçak elektrik kullanan bolca ama tahmin edebileceğin gibi büyük çoğunluğu doğudan gelen vatandaşlarımız ve sırf bu yüzden kışın aşırı yüklenmeden dolayı trafo patlar birşey olur ve fazlasıyla ödediğimiz elektriği kullanamayız bile...
ugurce82
03-10-2009, 02:46
sevgili uğurce,kendi kendinize evrip gevirilmeyin ersonun yazdıklarını okuduktan sonra bunları yazıyorsanız yazık size .
bir insanın doğuda yaşıyan bir insanın kişilik haklarına hararet etme cüretini nereden ve kiminden alıyor .halep ordaysa arşın burda ,karekteristik yanını birini aşağılıyarak ortaya koyduğu zaman elbete bir iki laf söyleme hakımız vardır .sizin gucunduğunuz bir yanınız var galiba ,vekili gibi hemen ezbere ortaya atılıyorsunuz .
tekrar yazıyorum at gözlügüyle bakıp insani degerlerle oynanmamalı .uğuurce .
Öyle bir hakarette bulunduysa cezasını çok fazla geciktireceklerini sanmam bu forumda özellikle.
Ama bunun karşılığında sizinde hakarette bulunmanız mantıklı bir savunma değil.
Üyelik tarihi: 01 Sep 2009
Mesajlar: 449
http://www.turandursun.com/forumlar/images/icons/icon1.gif
Doğudaki ailelere baskı yapıp, her eve elli çocuk yapın ve çocuklarınıza ırgat muamelesi yapın, diye de muhtemelen baskı yapıyordu devlet doğuda...
hayvana bile bu reva görülmezken, erson bey bunu bir şekilde karalama olarak ortaya atmış bulunmakta.
ve k,şileri kanaatimce canlılardan farksız gördügü sonucu olsa gerek
Suçlu hep devlet...
Bana göre de öyle, çok samimi söylüyorum...
Benden alsın elektrik parasını ona bedava versin...
bir yalanınız daha ortaya çıkmış oldu sevgili erson ,kaçak elektiriğin en çok nerede kulanıldığını öğrenmiş oldunuz sanırım resmi rakamlarla .ayrıca goğuda yaşıyan insanlar onurlarına döşkün insanlardır ,sizin verdiğiniz parayla elektirik kulnmazlar.sevgili erson ,insandır onlar .
Doğuda olanlar sır değil aksine tüm ülkenin malumudur. Fakat binlerce gencin işkencehanelerde yaşadığı, maraşta hamile kadınların karınlarındaki çocukları bile katleden, çorumda malatyada kıtır kıtır doğrananlar, sivasta çatır çatır yakılanlar sırdır! suç sadece kürdün mülkiyetindedir, bu ülkede insanlık dışı ne varsa kürtler eli ile gerçekleştirilmektedir! istanbulda kapkaççılık,hırsızlık, organ mafyası, rus kadınları hamile bırakıp doğan çocukların organlarını alıp çöpe bırakanlar, münevver karabulutu öldürüp testere ile kesenler, manukyanın kadın pazarlama ustalığı, İstanbulun gündüz vakti okullarının önünde yapılan uyuşturucu pazarlığı, kayseri, konya gibi illerdeki fuhuş vs.vs.. yapan, yaptıran kişilerin etnik kökeni hakkında bir araştırma mevcutmudur. Ülkedeki suçların hangi etnikler tarafından gerçekleştirildiğine dair istatistiki bilgilere sahipmiyiz?
Esron,
senin, Ceylan'in asker tarafindan oldurusunu umursamayip , sucu PKK'ya yuklemenden ben su mesaji aliyorum :
PKK oldugu surece Guneydogu'da, sivil ve masum Kurt halkindan bir kimsenin, cocuk yasli kadin erkek farketmez bir karakoldan atilan havan mermisiyle ic organlari etrafa sacilirsa suclu asker olamaz .... O yuzden bu bir cinayet degildir .... Bunu haber yapan basin vatan hainidir.... cunku ..... ordu gibi kutsal bir varligi karalamaktadir .....
"Ordu" ve "Devlet" sizin kutsaliniz olmus .....
Birey degil kul olmussunuz .....
Vicdan kalmamis .... ama sizin sucunuz degil aslinda .... Kul oldugunuz devlet size bunu ogretti ....
Ben ve benim gibi insanlara da ogretmisti ... ama demekki sen ve senin gibi dusunenler arasindaki fark , empati yapabilme farki ....
Ben hissedebiliyorum o kurd gencinin , kiz kardesinin ic organlarinin parcalarini agac dallarindan toplarken hissettiklerini ..... Ananin biricik kizinin et parcalarini kucagina toplarken hissettiklerini .....
Ya sen Esron,
Biraz olsun empati yapabiliyormusun ?
Sanmiyorum, yapabilsen en azindan susardin .... orduyu savunmaya gecmezdin ....
Bu arada belirteyim .....
Eger Ordu kendi icindeki askerlerinin yaptigi cinayetlerin uzerine gitmis olsaydi zaten,
biz buralarda bunlari yaziyor olmazdik .... kimse de orduya kizamazdi.
Ama ne yapiyor ordu .... bu gibi cinayetlerin , infazlarin uzerine gidecegine ustunu ortuyor... suclu olanlari beraat ettiriyor ve hatta ust rutbelere atiyor ....
Yani mesru goruyor bu cinayetleri....
Ve mesru gordugu surece suclanacaktir dogal olarak.....
Ha bir de bahsetmekte yarar var, sizin su mantiginiz gercekten cok ilginc;
<<kurt meselesi yoktur, cunku kurtlere uygulanan baskilar diger etnisitelere de uygulandi>>
Yani ayricalik yapilmayip her etnisiteye baski kuruldugu icin "kurt meselesi" diye bir sey yoktur .....
Simdi anliyorum mantiginizi ...... Bu Ceylan meselesinde de yani soyle dusunuyor olmalisiniz:
<<Biz Turkler 1915'te ermeni kizlarini da oldurduk o zamanda tasnaklar teror yapiyordu .... simdi de kurt kizlarini olduruyoruz .... o yuzden..... BAK.... ayrim yapmiyoruz !!!!! .... ortada mesele de yok demektir ..... !!!!!>>
Hazir gelmisken av mevsimi acilisi yapsaniz .... ne bileyim belki boylece ek para kazanip evinizin kirasini ve elektrik parasini da cikarirsiniz aradan .... bu arada kondomsuzluk sorununu da halletmis olursunuz ..... Belki kurt halkina bilinclilik de kazandirmis olursunuz bu sayede ....
Doğudaki bilinçsizliği ve cahilliği vurgulamak neden hakaret oluyor birisi beni bilgilendirebilir mi?
özelikle bu kadar muhtelif sorunlar varken doğuya kilitlenip kalmanız ,ün yargıdan başka ne olabir
Orada kaçak elektrik kullanıldığı,
bu konuda bilginiz varsa açıklayın ,karalama neden bu yazınızı okuyan ünyargınızdan başka bir şey çıkartmıyacaktır.gecekondu sakinlerinin ezici çoğunlukla doğulu olduğu, kaçakçılık piyasasında başı çektikleri, gelenek halinde çok çocuk yaptıkları, çocuklarıyla ilgilenmedikleri ve bu çocukları çalıştırdıkları, kadınların alınıp satıldığı, işte burada durup düşünmenizi tavsiye ederim ,ünce etrafınızı bir gözden geçirin .kendinizden emein bir şekilde yazdığınıza göre genel gözlemleriniz sonuçlandırmanız gerekir ,bir tek yer kalmış ve orasıda doğudur diyorsanız .ün yargınızdan başka bir yaklaşım değil .etrafınızı sentezleyin ondan sonra bakış açınızı genişletin ,tabi buda reel olsun karalama değil .sevgili erson .vs vs...
Bir sır mı?
Gerçeği ifade etmek ne zamandır hakaretten sayılıyor?
gerçeğe can kurban sırf karalama olsun diye yazana tek lafım olur el insaf ...
ugurce82
03-10-2009, 03:14
Etnik köken hakkında bu kadar tartışma yaratan sizlersiniz bizler değil. Ama elinde istatistik ile birşey ispat etmeye çalışıp gerçekleri görememek karşısında bu tutum niye. O dediğiniz suçlar için ve de hiçbirşey için ben etnik köken istemiyorum ya zaten. T.C. vatandaşıyım de olsun bitsin. İlla gruplaşma isteği nedendir.
Nicki erson değil ve kendisi bayandır bu da sizin at gözlükleriniz herhalde.
ne fark eder yoksa insandan saymıyormusunuz.
bu sizin at gözlügünüz sevgili uğurcee insan insandır bay bayanı değil.
ugurce82
03-10-2009, 03:22
ne fark eder yoksa insandan saymıyormusunuz.
bu sizin at gözlügünüz sevgili uğurcee insan insandır bay bayanı değil.
Tanımadığı bir kişiye direk bey demek sizin kültürünüzden gelen birşey mi?
Üçüncü yol,
Size uzun uzun aynı şeyleri tekrarlayamayacağım...
Çünkü benim ne dediğim değil, sizin ne anlamak istediğiniz önemli sizin için...
Ordu ve polis bence hiç olmasın... İnsanlar barış içinde yaşasın... Da... Hani nerde o bolluk bu dünya gerçeği içinde?
Ordu veya Emniyet teşkilâtını toptan suçlamak kimsenin haddi değildir...
Münferit hatalar, üstüne giderek çözülür, dağa çıkarak, silahlanarak, TERÖR estirerek değil...
30-40 bin isan ölmüş bu memlekette bu PKK yüzünden, sokaktan, meclise kadar kimlerin desteklediği açık... Ve evet Ceylan kızın ölümünün gerçek sorumlusu da PKK'dır...
Bu gerçeği göremeyen kısaca kördür benim için...
Gerisi lâf-ı güzaftır...
<<30-40 bin isan ölmüş bu memlekette bu PKK yüzünden, sokaktan, meclise kadar kimlerin desteklediği açık... Ve evet Ceylan kızın ölümünün gerçek sorumlusu da PKK'dır...>> - esron
O 30-40 bin insanin icinde oldurulen PKK'lilari da sayiyorlar haberin olsun .... Insan demissin cunku ......hatirlatiyim .....
<<Münferit hatalar, üstüne giderek çözülür, dağa çıkarak, silahlanarak, TERÖR estirerek değil...>> - esron
80 kusur yildir kim ustune gidebildi de cozum olmadi .... Ha simdi AKP hukumeti uzerine gitmeye calisiyor cozmek icin .... ne diyor MHP/CHP .... bu bir boluculuktur diyorlar ....
Aslinda farkinda degildirler.... esas boluculugu o parti ve onun gibi dusunenler yapiyorlar ....
25 yildir ordu ve devlet ayni yontemi uyguladi .... cozebildimi teroru ?
Eee Einstein'in aptallik tanimi vardir bu konuya uygun ....
Herhalde bu forumdaki herkes bilir....
Üçüncü yol,
Size uzun uzun aynı şeyleri tekrarlayamayacağım...
Çünkü benim ne dediğim değil, sizin ne anlamak istediğiniz önemli sizin için...
Ordu ve polis bence hiç olmasın... İnsanlar barış içinde yaşasın... Da... Hani nerde o bolluk bu dünya gerçeği içinde?
Ordu veya Emniyet teşkilâtını toptan suçlamak kimsenin haddi değildir...
Münferit hatalar, üstüne giderek çözülür, dağa çıkarak, silahlanarak, TERÖR estirerek değil...
30-40 bin isan ölmüş bu memlekette bu PKK yüzünden, sokaktan, meclise kadar kimlerin desteklediği açık... Ve evet Ceylan kızın ölümünün gerçek sorumlusu da PKK'dır...
Bu gerçeği göremeyen kısaca kördür benim için...
Gerisi lâf-ı güzaftır...
Yeterince net olmalı ama olmuyor...
Tekrar ediyorum: TERÖR ile bir sorunun çözüleceğini sanan bilinçsizdir...
Ayrıca, iletileri alıntılamayı bilmeyenler alıntılamasın, iki cümle benden gerisi kendinden olmaz alıntı iletide...
Sayin Esron,
ONlarca yil TC ne demis ? Kurd diye bir halk yoktur ... aslinda onlar karda yururken kart-kurt seslerinden dolayi dag Turklerinden cikmalardirr ....Ben Kurd'um diyeni hapse atmisiniz 80 yil boyunca ..... Eeee TC bu insanlara baska cozum yolu birakmis mi da diyorsunuzki "TERÖR ile bir sorunun çözüleceğini sanan bilinçsizdir..." ....
Adamlar parti kuruyorlar kapatiyorsunuz ( ornek DEP) simdi DTP zorla ifade vermeye cagiriliyor ..... Bu milletvekilleri adi ustunde .... dogudaki kurt milletinin vekilleri .... secilmisler cogunlugun oyunu alarak ....
Eee bu insanlari tekrar yakapaca iceri tikarsaniz ne yapacak bu kurt milleti ? Koselerine cekilip aglanacak sizlanacaklar mi ? Kim duyacak feryatlarini ? Duyuyormu Ceylan'in anasinin feryatlarini tum Turkiye ... ? Hayir .... Eee bu olay da samanalti edilirse, Ceylan'in abisi daga cikmaz mi ? .... Ben olsam ben cikarim ..... Bu cozum olur mu ? Hayir ... ama benim umrumda degilki ... cunku onumde cozum istemeyen bir dusman var .... kiz kardesimi katletmis sebep yokken .... bir ozur bile dilemiyor .... bizi insandan saymiyor ... sucu PKK'ya atiyor .... ama ben kardesimin PKK tarafindan degil asker tarafindan olduruldugunu biliyorum .... Ortada PKK ile cikan bir catisma yokki ... diyesin kaza kursununa gitti garibanim .... Dupeduz bir cinayet var ortada.... Ve biz bunu elestirince orduyu karaliyor oluyoruz....
Tabiiki ordusu da polisi de olacak memleketin ... ama onlarin varligi cinayeti mesru kilmazki ... Hak var hukuk var bu dunya da ...
Ve siz Esron Hanim .... bunu savunuyorsunuz ....
Artik ben de kelimeler tukendi, bitti .... daha fazla birsey soyleyecek degilim ...
Ne Mutlu Insanim Diyene ....
3.yol
Tekrarlayalım:
Bunlar sizin görüşleriniz...
Benimki ise şöyle:
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Kürtlere sizin dediğiniz türden bir haksızlık kesinlikle yapmamıştır, ömrüm boyunca kürdüm diyen insanlar vardı çevremde kimsenin içeri tıkıldığını duymadım...
Bu tür hakszılıklar münferittir, asla da sadece Kürtlere yapılmamış, herkese yapılmıştır ve Türkiye Cumhuriyeti Devletine mâl edilemez...
Bu münferit olaylar bahane edilip terör desteklenemez...
Terörü haklı gösteren düşünme şeklinin hastalıklı olduğunu düşünüyorum:
Terörü çıkaran, gripten şikâyet eden vebalı zihniyettir...
Destekleyen varsa da insan olmaktan ya da insanlıktan bahsedemez...
Terör hak arama mücadelesinin en alçak yöntemidir... Teröre şu ya da bu şekilde hak veren herkes de terörden sorumludur...
CHP'den ezber bozan Kürt paketi
http://www.turktime.com/haber/CHP-DEN-SASIRTAN-KURT-RAPORU-OPERASYONLAR-DURSUN-KAYITSIZ-SARTSIZ-GENEL-AF-GELSIN/69995
ömrüm boyunca kürdüm diyen insanlar vardı çevremde kimsenin içeri tıkıldığını duymadım...
İsmail Beşikçi'yi tanır mısınız, sayın esron.
Suçu ne idi ve neden ömrünün en verimli 17 senesini cezaevlerinde geçirdi.
1935 seneli Kürtçe konuşanlardan alınan beş kuruşluk vergiyi hiç duydunuz mu.
Diyarbakır cezaevi gerçegini ve orada uygulananları hiç incelediniz mi.
Daha dün MHP li vekil, Kürt yoktur, Kürtçe diye bir dil yoktur diyordu. Siz de mi aynı düşüncedesiniz.
saygılarımla
Kürtçeden mi bahsetmek istersiniz?
Kürtçe hakkında, gerçeği şu yazıdan daha iyi anlatan bir yazı okumadım daha...
Al sana açılım
27 senedir gazetecilik yapıyorum... Ve, çalışma hayatımın en enteresan "sansür" olaylarından biri geldi başıma... "Açılım"ı destekleyen arkadaşların, iyi okumasını öneririm.
*
Tatilden döndüm...
"Kürtçe" başlıklı
bir yazı yazdım.
Bugün çıkacaktı.
*
Şöyle başlıyordu:
"Kimimiz Türk, kimimiz Kürt, kimimiz Laz, kimimiz Çerkez... Yahudimiz, Rumumuz, Ermenimiz, Rus gelinlerimiz, Alman damatlarımız; uzatmayayım, 'mozaik' derler, değiliz aslında, 'ebru'yuz, koskoca bir aileyiz... Ve, ortak bir vatanımız, ortak bir resmi dilimiz var bizim; Türkçe... Bizi, biz yapan."
*
Şöyle devam ediyordu:
"Dünyaya entegreyiz; İngilizce de öğreniriz, Japonca da... Elbette, anadilini de, mesela Kürtçeyi de öğrenmek en doğal hakkıdır yurttaşların... Ama, bu doğal hakkı, 'açılım' adı altında, 'resmi dil' haline dönüştürmeye çalışmak, bizi biz olmaktan çıkarmaz mı? 'Bizi bize yabancı' hale getirmez mi? İki lisanlı toplum olursak eğer... Birlikte yaşamak isteyen, sorunlarını konuşa konuşa çözme iddiasında olan, ancak, birbirinin dilinden anlamayan bir toplumu, hangi tutkal bir arada tutabilir?"
*
Ve, şöyle bitiyordu:
"Silahla beceremeyen bölücülerin tuzağına düşmemeli Türkiye... Kanın durması için teröriste bile şefkat gösterilebilir; bakarsın, tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır... Fakat, farklı dil, kardeşi kardeşe yabancı haline getirir, ki, terörden tehlikelidir."
*
Yazı buydu.
Peki "sansür" nerede?
Şurada...
*
Yazıyı Kürtçe yazmak istedim!
*
Hayır...
Amacım, Türkiye'nin en etkin gazetesinde ilk Kürtçe makaleyi yazan kişi olmak değildi... Yukarıdaki satırları okuyacaktınız ve anlamayacaktınız.
Amacım işte buydu.
*
Araya "ikinci resmi lisan" girdiğinde... Farklı etnik gruplara mensup olan, ancak, Türkçe konuşarak, Türkçe yazarak, Türkçe okuyarak "anlaşan" bir toplumun, nasıl aniden birbirine yabancılaşacağını görecektik...
Kanıtı da, bu yazı olacaktı.
*
E hani sansür?
Buyrun...
*
Kürtçe bilmediğim için, Türkiye Çevirmenler Derneği'ne başvurdum, "Bu yazıyı Kürtçeye çevirmek istiyorum" dedim. "Hay hay" dediler, İstanbul'daki "yeminli tercüme bürosu"nun telefonlarını verdiler. Aradım... "Hay hay" dediler, Kürtçe tercüman bulmak için iki gün izin istediler ve çevirme ücretinin de 180 lira artı KDV olduğunu belirttiler... "Hay hay" dedim, fatura bilgilerimi gönderdim, yazımın Kürtçe tercümesini beklemeye başladım.
*
İki gün sonra... Türkiye Çevirmenler Derneği'nden aradılar... "Kürtçe tercüman bulduklarını, hatta 8 tane Kürtçe tercümana başvurduklarını, ancak 8 tercümanın da bu yazıyı Kürtçeye çevirmek istemediğini" söylediler...
*
Allah Allah!
Niye birader?
"Yazının içeriğini uygun bulmamışlar!"
*
(Bu arkadaşlar "yeminli" tercüman ama, yeminleri bi acayip... İçeriğini beğenirlerse, tercüme ediyorlar, beğenmiyorlarsa, etmiyorlar... Sanırsın, tercüman değil,
sansür kurulu!)
*
İşte böyle...
Terör, bizi bölemez.
Lisan, böler.
Cart diye.
*
Bizi bize yabancı eder.
Kanıtı da bu yazı.
Yılmaz Özdil
21.08.2009
1993
20 Temmuz: Azad Sabırlı (7), Bahçesaray
20 Temmuz: Yunus Sabırlı (2), Bahçesaray
20 Temmuz: Bahar Turan (3), Bahçesaray
20 Temmuz: Sevil Ağaç (7), Bahçesaray
20 Temmuz: Suzan Turan (10), Bahçesaray
20 Temmuz: Yıl dız Güzel (13), Bahçesaray
20 Temmuz: Nezahat Elmalı (12), Bahçesaray
20 Temmuz: Eylem Elmalı (4), Bahçesaray
20 Temmuz: Azime Elmalı (14), Bahçesaray
20 Temmuz: Muhammet Yaşar (8), Bahçesaray
20 Temmuz: Hanım Yaşar (4), Bahçesaray
20 Temmuz: Hürriyet Sevgili (12), Bahçesaray
Bu Bahçesaray Sündüs katliamı.
14'ü çocuk 24 kişi katledildi Pkk tarafından Bahçesaray'da.
"Olay yerinde gördüğü ve hiç unutamadığı manzarayı anlatan Belediye Başkanı Orhan, “Hiç unutamadığım bir şey var. Hamile olan bir bayanın 2-3 üç kurşun karnından girmiş ve çıkışta hamile kadının karnını parçalamıştı. Kadının karnındaki bebek dışarı çıkmıştı. Kafası dışarı çıkan bebeğin bile beynine bir kurşun isabet etmişti. Bu vahşet verici görüntüler hep hafızalarımızdadır” şeklinde konuştu.
Orhan, 24 cesedi atlara yükleyerek ilçeye getirdiklerini ve ertesi gün sabah tekrar katliamın olduğu yerden bir torba dolusu insanların kulak, el, parmak, tırnak, burun gibi parçaları topladıklarını da sözlerine ekledi. "
Bahçesaray katliamı anılıyor (http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=32110)
Tam 80 bin köy korucusu var Doğu'da ve bunların 23 bini Gönüllü köy korucusu.
Neden "gönüllü" olurlar bilir misiniz?
Görülecek hesapları var Pkk ile de ondan.
Doğu'da sadece Pkk gerçeği yok.
Pkk'ya karşı mücadele andı içmiş Kürtler gerçeği de var.
Sizce hangisi daha Kürt?
Köy basan, katliam yapan, çoluk çocuk, yaşlı, öğretmen, mühendis demeden öldürenler mi yoksa kendi ailelerini, köylerini topraklarını Pkk'ya karşı koruyan Kürtler mi?
Hangisi daha Kürt?
Zalim ile mazlum aynı olur mu?
Hangi vicdan bu ikisini aynı kefede tartar?
Pkk halk mış...
Hadi canım sende!
1993
2 Ekim: Şakir Öğüt (7) Altınova/Muş
2 Ekim: Cihan Öğüt (4) Altınova/Muş
2 Ekim: M. Şirin Öğüt (1) Altınova/Muş
2 Ekim: Aycan Öğüt (6) Altınova/Muş
2 Ekim: Çınar Öğüt (3) Altınova/Muş
Evi ateşe verdiler, yakarak öldürdüler. Aynı ailden 9 kişi. Pkk'dan ayrılan bir teröristin ailesiymiş.
Ailesini yok ederek cezalandırma bir Pkk siyasetidir. Mümkün olduğunca vahşi olacak ki yaratacağı "dehşet" etkisi güçlü olsun. Korku ve dehşet ile hükmetme sanatında eşsiz örnekler sunar Pkk.
Halk Pkk'yı destekliyor muş...
Hadi canım sende!
20.10.1992 günü Bingöl-Solhan bölgesinde teröristlerce sivil araçlara yapılan saldırı sonucunda 19 vatandaşımız katledilmiş, 6 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
22.10.1992 günü Tunceli-Malazgirt-Dedebağ köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 12 vatandaşımız katledilmiş, 4 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
05.07.1993 günü Erzincan-Kemaliye-Başbağlar köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 33 vatandaşımız katledilmiş, 3 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
04.08.1993 günü Bitlis-Mutki bölgesinde sivil araca yapılan saldırı sonucunda 15 vatandaşımız katledilmiş, 13 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
04.10.1993 günü Mardin-Midyat bölgesinde sivil araca yapılan silahlı saldırı sonucunda 26 vatandaşımız katledilmiş, 3 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
04.10.1993 günü Siirt-Şirvan-Deltepe köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 33 vatandaşımız katledilmiş, 10 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
21.10.1993 günü Sirit-Baykan-Derince köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 24 vatandaşımız katledilmiş, 7 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
25.10.1993 günü Erzurum-Çat bölgesinde sivil araca yapılan silahlı saldırı sonucunda
32 vatandaşımız katledilmiş, 8 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
21.01.1994 günü Mardin-Savur-Ormancık köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 16 vatandaşımız katledilmiş, 4 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
vb...
Bunlar da o listede olmayan katliamların sadece birkaçı.
Detaylı bilgi almak isteyen Ümit Özdağ'ın bu yeni çıkan kitabını okuyabilir.
http://www.kitapdenizi.com/resim/urun/303602pusub.jpg
evrensel-insan
03-10-2009, 18:43
Saygideger arkadaslar;
CHP'den ezber bozan Kürt paketi
http://www.turktime.com/haber/CHP-DE...F-GELSIN/69995 -ozgur-
CHP'ye bir yerlerden vahiy mi "indi" acaba?
Saygilarimla;
evrensel-insan
CHP'den ezber bozan Kürt paketi
http://www.turktime.com/haber/CHP-DE...F-GELSIN/69995 -ozgur-
CHP'ye bir yerlerden vahiy mi "indi" acaba?
Sayın evrensel-insan
CHP nin içinde hala Özgürlüklerden yana, Barış ve Kardeşlikten yana, İnsan Haklarından yana, Kürt meselesinin çözümünden yana, gerçek Sosyal Demokratların olduğuna inanıyorum. Ama bu rapor üst yönetimde geçer mi orası biraz zor görünüyor.
evrensel-insan
03-10-2009, 19:00
Saygideger ozgur;
Bireylesememis bir toplumda, dedigin sekliyle "demokrasi" pek parti yonetimlerinde islemez. Ingilizce de bir deyim vardir "one man show" diye; iste TC' de ve onun Oncesi Osmanlida; bu dusunce ve "gelenek" hic degismemistir.
Hersey; ayni eski Roma Imparatorlugundaki Gladyatorler savasinda; Kralin bir parmak isaretine bakar. Cunku, ulkemiz; Katilimci demokrasiden, hala nasibini alamamis. "Kral ne derse o olur" mentalitesini surdurmustur. Gerci zaman zaman, "Kral oldu (olmek), yasasin kral" durumu olsa da; sonucta gelen; gene kraldir. "Kral'in ciplakligi" ise; ne kadar ortaya konursa konsun; kimse krala ciplakligi "yakistiramayacagindan" pek bir anlam tasimaz. Bilmem, anlatabildim mi?
Ustelik, ulkemizde; her seyin; vahiy alinmasiyla yurudugunu de, unutmayalim. Vahiy mi nerden geliyor? Bunu "sagir Sultan" bile biliyorda; bilmek yetmiyor.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Soda'nın ki de çok lginç bir yaklaşım.
Benim katliamım daha iyidir, savunmasını yapmaya çalışıyor.
Soda pkk yı bir kenara bırak.
12 yaşındaki Ceylan'a gel. Neden öldü bu çocuk. Ne diye çıkalım şimdi ortaya, bebek katili TSK diye mi.
Ama bu başlıkta yazanların hç birinin ne böyle bir düşüncesi ne de böyle bir amacı var. Savaşın insanları getirdigi vahşetin bir ispatı minik Ceylan.
Ne hale geldiginizin farkında mısınız. Bir çocugun katlini bile eleştiremeyecek kadar fanatikleşmişsiniz. Katliama bile destek verecek hale gelmişsiniz.
Ne diyeyim bilmem ki. Katliama destek veren bir mantık, Ben Kureyza'yı hangi hakla eleştirebilir ki.
saygılarımla
Soda'nın ki de çok lginç bir yaklaşım.
Benim katliamım daha iyidir, savunmasını yapmaya çalışıyor.
Sana niye sinirlenmiyorum biliyor musun dilaver?
Çünkü yazılanları okuyup anlamayacak bir düzeyi ciddiye almam.
Hiç sinirlendirmiyorsun beni dilaver.
Bu düzeye ancak gülünür.
Hem de acı acı.
ilk kurşunu atan kim?
PKK değil midir?
o zaman daha neyin tartışması yapılıyor?
ilk kurşunu sen atarsan sonuçlarına katlanacaksın.
bu kadar açılım maçılım yapılırken hala şehit haberleri gelmeye devam ediyorsa PKK otursun aynanın karşısına kendine bi baksın.
madem o kadar eşit hak diye çığırıyorlar,kendi bindikleri otobüsleri yakmanın,alışveriş ettikleri esnafların dükkanlarını neden yıktıklarını biri bana açıklasın.
böyle mi hak elde ediliyormuş merak ettimde....
12 yaşındaki Ceylan'a gel. Neden öldü bu çocuk. Ne diye çıkalım şimdi ortaya, bebek katili TSK diye mi.
Eee, düzey bu olunca peşi sıra yorum da bu oluyor.
Önce olayın failinin kesinleşmesi beklenir.
Kim yaptı sorusuna cevap aranır ama bunu sen yapamazsın sen ancak fikir yürütürsün ve senin yürüttüğün fikirde de suçlu zaten hep aynı kişidir, o yüzden senin subjektif yorumların kaale alınmaz ve objektif bulguları araştıran savcılık makamının araştırmalarına bakılır. Tbii o da yetmez, mahkeme suça karar verir.
Dedikodu ile kişiler ve kurumlar itham edilmez.
Hukukun işleyişine saygı duyulur işlemez ise itiraz edilir.
Daha bu çocuğun nasıl öldüğü (mayınla mı havan topu ile mi) bile belli olmadan yargıya varılmaz.
Önce çağdaş bir yaklaşımın olacak ama daha okuduğunu bile anlayamıyorsun da beni "katliamı övmekle" itham edecek kadar zıvandan çıkıyorsun ben sana ne diyeyim ki?
Ciddiye almıyorum çünkü gerçekten ciddiye alıncak biri değilsin.
olaylari degerlendiriken hep ulkemizin icinden bakmakla yaptigimiz hatayi hala anlamadik.
ulkeye soyle disaridan baksak?
sonra hangi hatalarimizi bizi risk ve kontrol edilmesi gereken olarak gorenlerin nasil degerlendirebildigini gorelim,
su aciktir ki mezopotamyada kurtler degilde baska etnik bir unsur olsaydi bu problemleri bazilari bir sekilde yine degerlendirecekti.
windows yazilim yapar sonra guncellemerini yayinlar. neden? cunki hic bir zaman hic bir insani sistem mukemmel olmayip hep aciklari vardir ve bu aciklari degerlendirmek isteyenlerde olacaktir. biz hala bir guncelleme veya servis paketi yayinlayamadik. kanimca su acilim sureci bir servis pack olacaktir.
mayınla mı havan topu ile mi
o kadar ön yargılısn ki, elleri saglam olarak bulunan bir çocuk mayınla ölmez. Jandarma raporu, midede patlama var diyor. Çocuk parça parça olmuş ve ailesi parçaları toplamış. Çocugun midesinde delik var.
Olay yeri inceleme gitmiyor, savcı anında gitmiyor. Ailesi havan iddiasında bulunuyor. Ve sen tüm bunlara karşı oturup pkk katliamlarından bahsediyorsun.
Sonra da ben ciddiye alınmayacak biri oluyorum.
TSK açıklamasını dinledik. O gün havan atılmamıştır diyor. Ama çocugun midesi delik. Tamam TSK bunu saklamayacaktır, zaten de saklayamaz. Bomba olayını da düşün. Bir subat 4 eri katletti. Bu bizzat TSK açıklaması. Ceza vermiş beyfendi. Bu orduda bu olabiliyorsa her şey olabilir.
Bu kimseyi incitmemeli. 12 Eylülü de yapan bu ordu, Diyarbakır cehennemini de yaşatan bu ordu. Kenen Evren de bu ordunun GKB si idi.
saygılarımla
İşte okuduğunu anlayamama durumuna bir örnek daha.
Sanki ben mayın mı havan topu mu onu öğrenmeye çalışıyorum.
Öğrenirsem de çözecem. Allah'tan bilirkişi değilim senin gibi bir uzmanlığım da yok, yoksa o uzmanlıkla her cinayeti bilgisayar başında otururken çözerdim.
Benim sorum şudur:
Bir cinayetin daha en temel bulguları netleşmeden nasıl oluyor da hüküm veriyorsun?
Mevzuu mayın /havan topu değil sayın bilirkişi.
Sizlerin Tsk'yı suçlama konusundaki bu Tarafvari sabırsızlığınızın sebebi nedir ve mantığı nedir diye soruyorum.
Ayrıca köyleri basıp çocuk çocuğu yakarak öldürecek kadar katil olanlardan ben her şeyi beklerim.
Tam 392 çocuk katletti aklamaya çalıştığın Pekakan
Bak liste bile yapmışlar da kendi katliamlarını Tsk'ya atma konusundaki hünerlerini deşifre ettik burada.
Pkk'nın propaganda amaçlı yapmadığı rezillik yoktur.
Yapar ve üstüne atar.
O kadar çok ki... İşte suç listeleri ortada.
Çocukları önden sürer, kendisi arkasına saklanır, öldürür veya öldürülmelerine neden olur ve bunun üzerinden mazlumu oynar.
Asker kıyafeti ile köy basar.
Diyarbakır katliamını da üstlenmemek için gösterdikleri çabadan biliyoruz.
Termos bombaları ile yaptıkları katliamları Tit isminde uyduruk bir örgüte yıkarak Diyarbakır halkını galeyana getirme çabalarından biliyoruz, Güngören katliamını üstlenmemelerinden de biliyoruz, Mavi çarşı eyleminden biliyoruz.
Daha neler biliyoruz neler..
Velhasıl binlerce provakatif eyleminden ve katliaından biliyoruz.
Bizler Pkk'nın ne olduğunu çok iyi biliyoruz.
10 can alan ‘termos bomba’ PKK’nınmış (http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetay&ArticleID=927703&Date=24.03.2009&CategoryID=98)
PKK’nın ‘Termos bomba’cıları yakalandı (http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=PKKnin_Termos_bombacilari_yak alandi&tarih=23.03.2009&Newsid=229485&Categoryid=1)
AKP’nin eski Diyarbakır Milletvekili Cavit Torun, kentteki bu saldırı ile dershane önünde yedi kişinin öldüğü bombalı saldırıları Ergenekon’un yaptığını ima etmişti.
Torun, “Koşuyolu’nda gerçekleştirilen termos bombalı katilamı da, ofis boru tipi alçakça saldısını da, Dedeman arkası (dershane önü) şerefsizliğini de şimdi bunlara katma zamanı. Bu ülkede bir eylemi örgütün üstlenip üstlenmemesinin bir anlamı yoktur” demiş...
Neymiş neymiş? Diyarbakır'daki bu katliam Pkk'nın mış ama gel gör ki Pkk bunu kendisi dışındaki kim varsa onu üstüne yıkma konusunda çok ama çok çaba göstermiş...
Neler yazmadılar neler söylemediler bu eylem için o Pkk sempatizanı AKP/DTP milletvekilleri, liberal yazarlar, Sorosçular, sözde demokratlar, dinci taife şu bu...
Derin devlet derin devlet, Ergenekon Ergenekon...
Ne oldu?
Gerçek ortaya çıkınca utanmadılar ama...
Utanmazlar biliyoruz. Öyle bir edep hissi beklemek hata olur bunlardan.
Ama en azından karşındakini saf yerine koymayacaksın.
Değil mi?
Tekrarlayalım:
Bunlar sizin görüşleriniz...
Benimki ise şöyle:
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Kürtlere sizin dediğiniz türden bir haksızlık kesinlikle yapmamıştır, ömrüm boyunca kürdüm diyen insanlar vardı çevremde kimsenin içeri tıkıldığını duymadım...
Bu tür hakszılıklar münferittir, asla da sadece Kürtlere yapılmamış, herkese yapılmıştır veBURADA BİRAZ DURUP DÜŞÜNÜN ...termolijiniz bu kadarına işliyor anlaşılan,herkes haksızlığı kabul eder ama kürtler ben haksızlığı kabul etmiyorum dediği zaman, belkide aciz kaldınız diye kendi kendinizi zavalı gördügünüz için .bir linç etme hiçleştirme karalama görevini endindiniz kendinize ;kendinizce ...bundan doğal ne var birileri haksızlığı kabulllenir ama birileride kabulenemez .Türkiye Cumhuriyeti Devletine mâl edilemez...bilgimin dışında ,peki kime ..
Bu münferit olaylar bahane edilip terör desteklenemez...terörün her türlüsüne karşıyım.
Terörü haklı gösteren düşünme şeklinin hastalıklı olduğunu düşünüyorum:
Terörü çıkaran, gripten şikâyet eden vebalı zihniyettir...
Destekleyen varsa da insan olmaktan ya da insanlıktan bahsedemez...
Terör hak arama mücadelesinin en alçak yöntemidir... Teröre şu ya da bu şekilde hak veren herkes de terörden sorumludur...
selam ve sevgilerimle.
Sizlerin Tsk'yı suçlama konusundaki bu Tarafvari sabırsızlığınızın sebebi nedir ve mantığı nedir diye soruyorum.
Sorman gerek miyor soda
Ben cevabını defalarca verdim. Ben 12 eylülü yaşadım, senin gibi duymadım. Senin pkk ndan daha agır katliam ve işkenceleri yaşadım, şahit oldum, yoldaşlarım katledildi, insanlar işkenceden geçirildi. Ben burada tarafım ve ömrüm oldukça da bunları açıklayacak ve teşhir edecegim.
TSK yı aklamak mı istiyorsun, 12 Eylül özeleştirisi versinler, o zaman ben de susayım.
Ayrıca devamlı bir ikilem çizmeye çalışıp pkk ya da öteki demeye çaılıyorsun. Konumuz pkk degil ki. Ayrıca pkk lı da degilm, asla olmadım ve tasvip etmedim.
Ama senin tek sermayen bu. Şimdiki Kürt açılımı ile bu sermayen de bitecek. Bak Chp nin içindeki egilime.
Bir çocuk ölmüş, sen buna ne diyorsun. Ben ister pkk ister ordu buna kahrolsun diyorum. Şayet bu cinayetin müsebbibi ordudan çıkarsa buna kahrolsun diyecek misin.
Şu pkk edebiyatını ve muhataplarını pkk suçalamalarınla kıstırma çalışmalarını bırak. Bunda başarılı olamadıgın gibi kendine zararın oluyor.
Ceylana gel ceylana.
12 Eylülü yaşamadan orduyu bilemezsin. Ordu hala aynı ordu. Ve bu ordu da da bu sabıkayı arayacagız.
Bilir misin polis bir faili meçhulde önce sabıkalıları araştırır. Ögrensen iyi olur.
Ayrıca bu ordunun tegmeni degil miydi senin deyiminle dört mehmetçigi öldüren bombayı onların eline veren. O tegmen hangi ordunun subayıydı, Gine ordudsunun mu.
12 yaşında bir çocuk öldürüldü, sen hala pkk da bahsetmektesin. Öldürüldü de ne demek, katledildi.
saygılarımla
ugurce82
04-10-2009, 00:56
Sizlerin Tsk'yı suçlama konusundaki bu Tarafvari sabırsızlığınızın sebebi nedir ve mantığı nedir diye soruyorum.
Sorman gerek miyor soda
Ben cevabını defalarca verdim. Ben 12 eylülü yaşadım, senin gibi duymadım. Senin pkk ndan daha agır katliam ve işkenceleri yaşadım, şahit oldum, yoldaşlarım katledildi, insanlar işkenceden geçirildi. Ben burada tarafım ve ömrüm oldukça da bunları açıklayacak ve teşhir edecegim.
TSK yı aklamak mı istiyorsun, 12 Eylül özeleştirisi versinler, o zaman ben de susayım.
Ayrıca devamlı bir ikilem çizmeye çalışıp pkk ya da öteki demeye çaılıyorsun. Konumuz pkk degil ki. Ayrıca pkk lı da degilm, asla olmadım ve tasvip etmedim.
Ama senin tek sermayen bu. Şimdiki Kürt açılımı ile bu sermayen de bitecek. Bak Chp nin içindeki egilime.
Bir çocuk ölmüş, sen buna ne diyorsun. Ben ister pkk ister ordu buna kahrolsun diyorum. Şayet bu cinayetin müsebbibi ordudan çıkarsa buna kahrolsun diyecek misin.
Şu pkk edebiyatını ve muhataplarını pkk suçalamalarınla kıstırma çalışmalarını bırak. Bunda başarılı olamadıgın gibi kendine zararın oluyor.
Ceylana gel ceylana.
12 Eylülü yaşamadan orduyu bilemezsin. Ordu hala aynı ordu. Ve bu ordu da da bu sabıkayı arayacagız.
Bilir misin polis bir faili meçhulde önce sabıkalıları araştırır. Ögrensen iyi olur.
Ayrıca bu ordunun tegmeni degil miydi senin deyiminle dört mehmetçigi öldüren bombayı onların eline veren. O tegmen hangi ordunun subayıydı, Gine ordudsunun mu.
12 yaşında bir çocuk öldürüldü, sen hala pkk da bahsetmektesin. Öldürüldü de ne demek, katledildi.
saygılarımla
Siz hala 12 Eylüllerdesiniz ve ileri görüşlü olduğunuzu düşünüyorsunuz.
Ondan sonra açılım beklemektesiniz. İnsanlar herşeyi unutsunlar diyorsunuz ama siz içinizdeki nefreti unutmamışsınız. Askeriyede değişim olması konusunda hemfikirim ama sizde sunu kabul edin PKK bir terör örgütüdür. O çocuklardan binlercesini öldüren ve binlercesini yetim bırakan o örgüttür.
Askeriyede değişim olması konusunda hemfikirim ama sizde sunu kabul edin PKK bir terör örgütüdür. O çocuklardan binlercesini öldüren ve binlercesini yetim bırakan o örgüttür.
Olabilir ama şu an bunu tartışmıyoruz ki. Ceylanı tartışıyoruz. Bari siz ceylana gelin. Haa açıklayın bana ceylan pkk öldürdü eyvallah o zaman kahrolsun pkk diye bagıralım, ben bagırırım ama aksi ise siz tam tersi tavır koyabilecek misiniz.
saygılarımla
Olabilir ama şu an bunu tartışmıyoruz ki. Ceylanı tartışıyoruz. Bari siz ceylana gelin. Haa açıklayın bana ceylan pkk öldürdü eyvallah o zaman kahrolsun pkk diye bagıralım, ben bagırırım ama aksi ise siz tam tersi tavır koyabilecek misiniz.
Ayıptır be!
"Ceylan'a gel Ceylan'a!" diye küçücük kızın ölüsü üzerinden propaganda yapmaya kalkışıyorsunuz.
Daha 3-4 gün olmuş, olay aydınlanmamış. Ne olduğu belirsiz.
Şu ön yargılara bak!
Yarın bu işin altından PKK çıkarsa ne halt edeceksiniz?
Asker çıkarsa eğer, ben o zaman eleştiririm.
Ama çıkmazsa, sizin bu peşin hükümleriniz ne olacak?
Ama öncekilerden sıkıldınızmı ki bundan da sıkılasınız.
Asit kuyuları dediniz, bir halt çıkmadı.
Fotokopiden medet umdunuz, sahte çıktı.
Ergenekon ortada, nasıl kurtulsak diye bakıyorlar artık.
Ayıptır ayıp, biraz objektif olun.
Asit kuyuları dediniz, bir halt çıkmadı.
Fotokopiden medet umdunuz, sahte çıktı.
Ergenekon ortada, nasıl kurtulsak diye bakıyorlar artık.
Ayıptır ayıp, biraz objektif olun.
__________________
pante senin iyice gözün dönmüş
Şayet dürüst isen benim bu konulardaki iddialarımı yaz buraya.Hrehalde verin vardır degil mi.
pante batma daha fazla, sana tavsiyem.
saygılarımla
ugurce82
04-10-2009, 01:37
Anlıyorum koskoca TSK düşündü taşındı bu Ceylanı katledelim biz dedi ve katletti.
Bunu mu çıkarma mı istiyorsunuz.
ugurce
yazdıklarımı okudun mu
Ben öyle bir şey mi iddia ettim, ya da tam tersini mi söyledim.
Güzel kardeşim
ne olur yazılanları okuyun ve sonra yorum yapın.
saygılarımla
Averroes
04-10-2009, 01:44
Minik bedeni havan mermisiyle paramparça olan Ceylan Önkol için savcı ve doktor "Can güvenliğimiz yok" diyerek olay yerine gitmemişti. Bunun sırrı çözüldü. Jandarma savcıya gelme demiş. Olay yerine gitmek için harekete geçen savcı, jandarmadan şok bir uyarı almış. Savcı ve doktorun gitmediği olay yerini imam kameraya almıştı. Acılı ailesinin imkanlarıyla karakola götürülen Ceylan'a şipşak otopsi yapılmıştı. Ceylan'ın et parçaları hala etrafta karıncalara yem oluyor. Katilden hala haber yok...
İşte jandarmanın şok uyarısı...
Diyarbakır’ın Lice İlçesi’ne bağlı Ecemiş Köyü yakınlarında hayvanlarını otlatırken öldürülen 12 yaşındaki Ceylan Önkol’un askeri birlikten atılan havan topuyla parçalandığı iddiasına Genelkurmay Başkanlığı’ndan açıklama geldi. Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, gencecik bir kişinin hayatını kaybetmesinden üzüntü duyduklarını belirterek, “Olaya ilişkin olarak ilgili Cumhuriyet Savcısı tarafından gerekli soruşturma yapılmaktadır. Olayla ilgili olarak yapılan ilk incelemelerde olay sırasında bölgede havan atışının yapılmadığı tespit edilmiştir” diye konuştu.
MECLİS DEVREYE GİRDİ
TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı AK Partili Zafer Üskül olayla ilgili Lice Kaymakamlığı ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan bilgi aldı.
Komisyondan yapılan açıklamada ölümle sonuçlanan olaylarda, devlet fiilin yalnız bir devlet görevlisi tarafından işlenmiş olması halinde değil, ne şekilde meydana gelirse gelsin, ölüm olayından haberdar olan devletin etkin ve resmi soruşturma yapmak zorunda olduğu belirtildi. Açıklamada “Komisyonumuzun ölümle sonuçlanan olaylara bakışı bu çerçevededir ve yetkili organlarca tüm işlemlerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğine inanmaktadır. Olayla ilgili gelişmeler Komisyonumuzca hassasiyetle takip edilmektedir” denildi.
DTP’DEN ‘ÖLDÜRÜLDÜ’ İDDİASI
DTP Grup Başkanvekili Gültan Kışanak ise konuyla ilgili Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde Ceylan Önkol’un ‘vahşice’ öldürüldüğünü iddia etti. Önkol’un evinin 200 metre ilerisinde koyunları otlatırken bir patlama olduğunu, köylülerin sesi duyduğunu ve havan mermisi olduğunu düşündükleri bir silahın, Ceylan’ın vücudunu paramparça ettiğini öne süren Kışanak, bazı basın yayın organlarında, olayın “mayın patlaması” şeklinde yer almasına rağmen, köylülerin Tapantepe Taburu’ndan ateş açıldığını ifade ettiklerini, adli muayene tutanağının da köylüleri doğrular nitelikte olduğunu öne sürdü. Gültan Kışanak, “Ceylan Önkol’un yaşamını yitirdiği gün, Tapantepe Taburu’ndan atış yapılmış mıdır? Yapılmışsa hangi gerekçeyle, hangi istikamete ve kimler tarafından yapılmıştır?” sorularını yöneltti.
Jandarma savcıya ‘gelme’ dedi
Havan atışı sonucu parçalanarak öldüğü iddia edilen Ceylan Önkol’la ilgili savcının derhal olay yerine gitmek için harekete geçtiği ancak jandarmadan “gelmeyin” uyarısı aldığı ortaya çıktı. Jandarma’nın “can güvenliğinizi sağlayamayız” uyarısı üzerine Lice Cumhuriyet Savcılığı’nın bölgeye gidemediği ortaya çıktı. Jandarmanın sözkonusu uyarısıyla ilgili belgenin savcının elinde olduğu öğrenildi. Savcılık olay yerine anında intikal edememesiyle ilgili bütün bilgileri yazılı olarak kayda geçirdi.
ŞARAPNELLER JANDARMADA
Savcının keşfe gidememesi sonrasında; köy imamı ve muhtarına olay yeri fotoğraflarının çektirilmesinin de jandarmanın tasarrufu olduğu ve Diyarbakır Başsavcılığı’nın konuyu incelediği öğrenildi. Jandamanın üç gün sonra savcılığa güvenlik garantisi verdiği ve keşfin yapılabildiği öğrenildi. Ceylan Önkol’un otopsisi ise savcı gözetiminde yapıldı. Cesetten çıkan şarapnel parçalarının Jandarma Olay Yeri İnceleme tarafından teslim alındığı belirtiliyor.
BAŞSAVCI KAVAK İLGİLENİYOR
Keşfin üç gün sonra yapılması, cesedin uygun olmayan koşullarda nakledilmesi nedeniyle pekçok delilin ortadan kalktığı öğrenildi. Elde edilen deliller patlamanın türü ve yapısının tespit edilmesi için bilirkişiye teslim edildi. Fail-i meçhullerle ilgili soruşturma sonrası dikkatleri üzerine çeken Diyarbakır Başsavcısı Durdu Kavak’ın konuyla yakından ilgilendiği belirtiliyor.
Patlayıcı maddeyle parçalandı
Lice’de parçalanarak can veren Ceylan Önkol’un ön otopsi raporunda ölüm nedeni olarak “patlayıcı madde nedeniyle iç organ parçalanması”gösterildi. İHD Diyarbakır Şubesi’nden Avukat Serdar Çelebi yaptığı açıklamada İHD, MAZLUMDER, Tabip Odası ve Diyarbakır Barosu üyelerinden oluşan bir heyetle olay yerinde yaptıklarını söyledi. Olayın kaza olmadığını öne süren Çelebi, başlatılan soruşturmanın umut verici olduğunu kaydetti. Çelebi, şunları söyledi: “Can güvenliği olmadığı gerekçesiyle olay yerine gitmeyen savcının ve bir doktorun ilk ölüm raporunu hazırladığını, patlayıcı parçalarının çıkarıldığını öğrendik. Ceylan’ın otopsi raporunda ölüm nedeni olarak ‘patlayıcı madde nedeniyle iç organ parçalanması’ ve ‘pratik otopsiye gerek yoktur’ yazıldığını öğrendik.” Çelebi, kendilerinin yaptığı incelemede; Ceylan’ın cesedinde ayaklarının, bacaklarının, ellerinin ve kollarının sağlam olduğunu, öldürüldüğü yerde de bir çukur olmadığını vurgulayarak, Ceylan’ın ölüm nedeninin mayın olmadığını söyledi. Cesedin karın bölgesi parçalandığını, vücutta patlayıcıdan kalan parçaların olduğunu söyleyen Çelebi, “Olayın gerçekleştiği öğle saatlerinde, Ceylan geniş alanda, koyun otlatıyor ve bu alanda yalnız. Bu, akla hedef gözetilerek vurulmuş olması ihtimalini getiriyor” dedi.
Otopsi raporu:Vücudu şarapnel parçası dolu
Otopsi raporunda, minik Ceylan’ın vücudunda çok sayıda şarapnel parçası olduğu belirtildi. Raporda, Ceylan’ın ölümünün patlayıcı madde sonucu ortaya çıkan balistik etki ile iç organların parçalanması sonucu gerçekleştiği kaydedildi. Raporda ayrıca cesedi inceleyecek olan heyetin olay yerine bölge riskli olduğu için gitmediği belirtildi.
Kaynak: Star
Olayın PKK ilişkisi asker tarafından bile iddia edilmiyor. Havan atışının askeri üsten geldiğini köylüler doğruluyor. Yani olayın en yakınındakiler bilmiyor, pante biliyor.
Gerçi doğru ya,
Elazığ'daki erin eline pimi çekilmiş bombayı da PKK verdi. Hakkari'de 6 askerin ölmüne yol açan mayın patlamasını da PKK yaptı. Doğal fail bellidir, çünkü asker böyle birşey yapmaz.
ugurce82
04-10-2009, 05:06
ugurce
yazdıklarımı okudun mu
Ben öyle bir şey mi iddia ettim, ya da tam tersini mi söyledim.
Güzel kardeşim
ne olur yazılanları okuyun ve sonra yorum yapın.
saygılarımla
Sevgili Dilaver;
Lütfen neyi savunuyorsun onu yaz şimdi bütün sayfaları arattırma bana lütfen diyorum. Merak etme anlayabilecek kapaitedeyiz evelallah:)
Saygılarımla
Dilaver der ki:
TSK yı aklamak mı istiyorsun, 12 Eylül özeleştirisi versinler, o zaman ben de susayım.
Sen bu özeleştiriyi RTE ve Bülent Arınç ve dahi AKP'den iste.
Kenan Evren ile yan yana mutlu poz veren onlar. 12 Eylül'ün YÖK gibi vazgeçilmez kurumlarına sarılıp da bırakmayan onlar.
Üstüne de kendilerine "demokrat" diyenler onlar.
Sen bunları bugünün 12 Eylül'ün sivil uzantılardan isteyeceksin.
Geçti Bor'un pazarı.
Bir de öyle geviş getirir gibi sürekli geçmişle kavga etmenin bir faydasi yok.
Özeleştiri mantığı Hristiyan "günah çıkarma" kültürünün modern versiyonudur. Buralarda olmaz öyle şeyler. Bizim sosyalistler de hep Batı'dan beslendikleri için aynı boş talepleri tekrar eder dururlar.
Siz önce bugün Pkk'nın yaptığı katliamlara, teröre karşı çıkmasını öğrenin.
Pkk'dan özeleştiri istemesini öğrenin.
Biz her allahın günü evlatlarımızı veriyoruz toprağa ve hepsinin faili meçhul.
Her allahın günü bir çocuk mayına basıyor veya mayın patlıyor elinde.
Bugün de birliğe erzak götüren minübüs mayına basmış da 2 ölü var.
Her allahın günü her allahın günü senin "gerilla" dediklerinin yaptığı katliamlarla yaşıyoruz.
Bugünün kavgasını veremeyenler geçmişe hesap soramazlar.
Ayrıca devamlı bir ikilem çizmeye çalışıp pkk ya da öteki demeye çaılıyorsun. Konumuz pkk degil ki. Ayrıca pkk lı da degilm, asla olmadım ve tasvip etmedim.
Niye? Bu topiğin başlığı Kürt sorunu.
Siz değil misiniz "barış" yaygaraları ile devlet-Pkk masabaşı pazarlık çözümü dayatanlar (sözde) Kürt sorununuzu çözmek için.
Pkk'sız Kürt sorunu çözümünüz mü oldu da haberimiz yok.
O halde "Kürt meselesi" başlığı altında Pkk'nın yaptığı katliamları yazmamdan neden rahatsızlık duydunuz?
Ama senin tek sermayen bu. Şimdiki Kürt açılımı ile bu sermayen de bitecek. Bak Chp nin içindeki egilime.
Yanlış biliyorsun, kim "Kürt açılımına" elini atarsa o biter bu ülkede.
AKP'nin inişe geçtiği herkesin malumu. CHP'de girerse buraya o da biter.
Dert etme daha MHP ve Osman paşanın partileri var yedekte. Sonuçta "Kürtçülük" yapanlara iktidarı vermezler bu ülkede. Marjinalleşmek kaçınılmaz sondur böyleleri için.
Önce içinde yaşadığın ülkenin insanını tanıyacaksın.
Bak ben rahatım, hiç panikletmiyor açılım beni.
Neden?
Bu sayade AKP çöküşe girmiştir de ondan. Bilakis sevinmekteyim "açılım" hamlelerine.
Bir çocuk ölmüş, sen buna ne diyorsun. Ben ister pkk ister ordu buna kahrolsun diyorum.Şayet bu cinayetin müsebbibi ordudan çıkarsa buna kahrolsun diyecek misin.
Ben buna söylediklerimi söyledim ama hala anlamamışsın.
"Şayet" demekle zaten kendi önyargını orta yere sermişsin.
Ben "şayet" demem.
Sonucu bekler öyle konuşurum.
Bilir misin polis bir faili meçhulde önce sabıkalıları araştırır. Ögrensen iyi olur.
Eee, ben ne yazdım? Yine okumamışsın.
Diyabakır / Koşuyolu'nda 7'si çocuk 10 kişinin ölümüne neden olan Termos bombası eylemini yazdım Pkk'nın. O zaman da çok atıp tutardı sizler gibiler.
Tsk, Ergenekon, derin devlet vb.. mangalda kül bırakmamıştınız.
Ne oldu o eylemin sonucu?
Kim çıktı fail?
"Polis sabıka kaydı arar" demişsin çok doğruı demişsin. 392 çocuğu bilerek, kasten katleden hatta bazılarını diri diri ateşe atacak kadar hunhar olan bir örgüt 1 numaralı sabıkalıdır.
Ben de sabıkaya bakıyorum, sen dert etme.
Bu kimseyi incitmemeli. 12 Eylülü de yapan bu ordu, Diyarbakır cehennemini de yaşatan bu ordu. Kenen Evren de bu ordunun GKB si idi.
saygılarımla
Sayın dilaver,
Konuya biraz ani atlamış gibi olucam, olayla ilgili detaylı bilgi sahibi değilim, tüm mesajları okuyacağım ama söylemek istedim yinede.
Eğer birlik istiyor isek, bazı olayları kişi veya kurumların üzerine yapıştırmamalıyız. Elbette söylediklerinizde haklısınız ama bu yapıştırmaların doğru olmayacağını düşünüyorum.
Kişi veya kurumlar veya partiler veya örgüt herkes kendi yanlışını artık anlamalı, söylemeli ve uzlaşmaya gidilmeli. Gerçekler malesef acıdır, duymak bile acı verebilir bizlere ama bu acıyı uzun süreli çekmektense bir anda çekmeyi yeğlemeliyiz.
Saygılarımla
13 yıl önce Ağrı’da yaşanan ilginç ve düşündürücü bir olayı;
http://www.taraf.com.tr/haber/41823.htm
Ceylan kızın ölümüne askerin sebep olduğunu gösteren belirtiler yaratmaya çalışıyor olanlar var ve böyle olması halinde birileri parmaklarına içinde karınca duası yazan bir çift zil takıp orta yerde gerdanlar kırarak göbek atacaklar gibi görünüyor.
Patlamaya el yapımı bir anti personel mayınının sebep olduğuna dair belirtiler bulundu.Şu anda sivil savcılık delilleri inceliyor...
Olayın PKK ilişkisi asker tarafından bile iddia edilmiyor. Havan atışının askeri üsten geldiğini köylüler doğruluyor. Yani olayın en yakınındakiler bilmiyor, pante biliyor.
Gördün mü şimdi havan mıymış, yoksa yalan-dolan mıymış?
Gerçi görseniz ne yazar, yıllarca PKK'nın kanlı eylemlerini bile provakasyon olarak iddia edenler; yine kalkıp "Bu raporlar düzmece" diyecektir.
Sanki PKK sütten çıkmış ak kaşıkmış gibi, çabalayın bakalım.
Yahu hiç mi kafanız almıyor; asker ne isteyecek o kızdan da kalkıp ölüsü üzerinden propaganda yapıyorsunuz.
Hadi deseniz ki "son bulsun bu acılar, bitsin ölümler", öyleyse önce terörü lanetlemelisiniz. PKK'nın "Asla örgüte yönelik eleştirilere katılma, daima T.C.'yi ve ordu'yu karala" talebi doğrultusunda hareket etmekten vaz geçeceksiniz.
Yoksa kimseye inandıramazsınız bu insancıllık görüntüsünü.
ordu ne zaman yaptığı hataları kabul ediyorki??
albayın şehit ettiği gençlerin ardından ne dedi ordu?
ordu ne zaman yaptığı hataları kabul ediyorki??
albayın şehit ettiği gençlerin ardından ne dedi ordu?
Senin kızıl ordu'n yaptığı hataları kabul etmişmi ki, bizim ordumuzdan bekliyorsun bunu?
Hatta fazlasıyla demokrat hareket ediyorlar son dönemde.
İsteseydi, teğmenin el bombası olayını saklayamaz mıydı?
ABD ordusu pisliklerini açıklıyor mu?
Bu aynı zamanda psikolojik bir mücadeledir.
Tabi ki yüzbinlerce askerin içinde cinnet geçiren de olacaktır, ne yaptığını bilmeyen de. Bunların bazılarının gizlenmesi ise sadece Türk ordusuna mahsus değildir.
ugurce82
13-10-2009, 20:29
Gördün mü şimdi havan mıymış, yoksa yalan-dolan mıymış?
Gerçi görseniz ne yazar, yıllarca PKK'nın kanlı eylemlerini bile provakasyon olarak iddia edenler; yine kalkıp "Bu raporlar düzmece" diyecektir.
Sanki PKK sütten çıkmış ak kaşıkmış gibi, çabalayın bakalım.
Yahu hiç mi kafanız almıyor; asker ne isteyecek o kızdan da kalkıp ölüsü üzerinden propaganda yapıyorsunuz.
Hadi deseniz ki "son bulsun bu acılar, bitsin ölümler", öyleyse önce terörü lanetlemelisiniz. PKK'nın "Asla örgüte yönelik eleştirilere katılma, daima T.C.'yi ve ordu'yu karala" talebi doğrultusunda hareket etmekten vaz geçeceksiniz.
Yoksa kimseye inandıramazsınız bu insancıllık görüntüsünü.
Ya durum öyle ilginç hale geldi ki ordu ile PKK karşılaştırılıyor. Birisi terör yaratmak için var diğeri terörü yok etmek için. PKK akkaşık ifadesi bile ne kadar gülünç duruyor. Tartışmaların bu seviyede gitmesi hakikaten ilginç ve düşündürücü.
kitapkurdu82
03-11-2009, 20:42
Ya durum öyle ilginç hale geldi ki ordu ile PKK karşılaştırılıyor. Birisi terör yaratmak için var diğeri terörü yok etmek için. PKK akkaşık ifadesi bile ne kadar gülünç duruyor. Tartışmaların bu seviyede gitmesi hakikaten ilginç ve düşündürücü.
Aynen katılıyorum. Hatta şunu da eklemeliyim. Konu başlığı olan Kürt meselesi ibaresi bile yanlıştır. Kürtlerin etnik olarak değil; sosyal olarak sorunları vardır. burada etnik yapılandırma karşıtı görüşleri ekonomik çıkarlarını örtbas etmek ve yasadışı kazanımlarını arttırmak için kullanan bir terör örgütü sunmaktadır. Öncelikle Kürt vatandaşlarımız ile teröristleri ayırt etmek gerekir.
güneşinzaptıyakın
03-11-2009, 21:52
Almanyada ''Türkler ve köpekler giremez'' tabelasına ben ilk defa 1981 yılında rastlamıştım, noe-nazi faşist ideolojisinin birden devlet eli ile tırmanışa geçtiği yıllardı Almanyada. Hemen hemen bir çok yerde asılı olurdu o tabelalar. Demek hala indirmemişler o tabelaları, bazıları yerinde kalmış demekki...
Gzy denen "kamera şakası"şahsiyet; komünistlerinde pekala faşist olabiliceğinin bi kanıtı olsa gerek..
Konulara bu derece alakasız ,slogan vari, ırkçı yazılar yazan gereksiz bi üye görmedim bu forumlarda..
Resmine birde yeşil renk eklede ne mal olduğun ortaya çıksın...
güneşinzaptıyakın
04-11-2009, 15:25
Gzy denen "kamera şakası"şahsiyet; komünistlerinde pekala faşist olabiliceğinin bi kanıtı olsa gerek..
Konulara bu derece alakasız ,slogan vari, ırkçı yazılar yazan gereksiz bi üye görmedim bu forumlarda..
Resmine birde yeşil renk eklede ne mal olduğun ortaya çıksın...
Terbiyeni takın lafı gerisinden anlama... Bizzat ben o tabelaların önünde çok kavga ettim zamanında ''Türk'' olduğum için. Gene ''Türk'' olduğum için bir çok yere alınmadım, o tabelanın anlamına bana sen öğretemezsin haddini bil kendine gel, ''kanake'' olarak adlandırılmak nedir diye bir sor bakalım her hangi birisine. Orada da ''IRK'çılarla'' kavga ettim buradada ediyorum. Türk ırkı diye dayatıp karşısında Kürt ırkını bulan tüm sovenist ırkçılarlada mücadeleme devam edeceğim, ırkçının Alman'ı-Türk'ü-Kürd'ü yoktur...
O tabelalar en azından 30 yıldır vardır Almanya'da, bunu özellikle ''Ahmet Kaya'' astırmamıştır diyorum ben, kaldıki konseri düzenleyenin sorumluluğundadır her şey, bir şey yapılmışsa bu kişi yada kurumda aranır, büyük bir ihtimal sanatçı girişinden salona giren ve çıkan ''Ahmet Kaya'' o tabelayı görmemiştir bile, atarken biraz destekli atılsın...
Kapıda Ben Türk'üm gibi faşist söylemli cümleler kurmasaydın içeri alınırdın belkide çünkü Türk kelimesi insani çağrışımlar yapmaz değil mi?? sevgili komünizt, liboş ve onların dindar müttefikleri.
Sizler kadar yobazların ekmeğine yağ süren bi zihniyet görmedi bu topraklar....eğer ki beklenen kıyamet senaryoları gerçeğe dönüşürse İran rejimi sonrasındaki liberal ve komünistlerden daha da beter durumlara düşüceksiniz..
güneşinzaptıyakın
04-11-2009, 17:22
Kapıda Ben Türk'üm gibi faşist söylemli cümleler kurmasaydın içeri alınırdın belkide çünkü Türk kelimesi insani çağrışımlar yapmaz değil mi?? sevgili komünizt, liboş ve onların dindar müttefikleri.
Sizler kadar yobazların ekmeğine yağ süren bi zihniyet görmedi bu topraklar....eğer ki beklenen kıyamet senaryoları gerçeğe dönüşürse İran rejimi sonrasındaki liberal ve komünistlerden daha da beter durumlara düşüceksiniz..
8 Yaşımda ''Allahsız'' 9 yaşımda ''komünist'' oldum. Konuyu bilmeden hala yaptığın gafın peşinden gitme derim sana. Kimse kimseye ''Türk'müsün'' diye sormaz, kimsede sazan gibi ben ''Türk'üm' demez, kaldıki benim gibi sarışın ve beyaz tenli birisi ''Türk'üm'' dese bile kimse inanmaz, ama yanındakiler ''Türk'se'' sende ''kanake'sindir'' buda faşistler için yeterlidir. Küçük bir kasabada yaşıyorsan sen ne söylersen söyle senin kim olduğunu bilirler. O dönemde yanımdaymışsın gibi yorum yapıyorsun bakıyorum. Irk'çılık nedir sorusunu ben pratikte sokakta o tabelaların önünde öğrendim, bana sakın faşizmi öğretmeye çalışma. Irk'çılar için senin ''Türkiye'den'' geliyor olman yeterlidir o dönemde, bir çok ''Kürt'' arkadaşım pis ''Türk'' diye saldırıya uğramıştır sözlü yada fiziki şekilde. Sakın benim yanımdaymışsın gibi Irkçılığı tarif etme bana. Dinci faşistlerle, ırkçı faşistler arasındaki farkıda anlatma bana, komünist, liberal yada faşist sözcüklerini küfür olarak kullanıp sonrada bana faşizmi öğretmeye kalkma, faşizm, liberalizm yada komünizm bir siyasi sistemdir sadece, onlara küfür manasında anlam yükleyen zihniyet sığlığında olma derim sana.
Okula gitmek için 7-8 kişi bir araya gelir ve ceplerimizde sustalılarla faşistlerin arasından kavga dövüş yol alırdık o dönemde, kimsede ben ''Türk'üm'' gel kapışalım demezdi ve demedide, kaldıki ben ''Türk'üm'' dediğim için değil ''Türk'' olduğum için saldırıya uğradım hep, yukarda söylediğim gibi ''Kürt'ler'' bile sadece ''Türkiye'den'' geldi diye saldırıya uğradı, ''Alman'' yada başka ülkelerden arkadaşlarımızda bizim yanımızda oldukları için saldırıya uğrarlardı, o dönemde fazla detay bilmezdi Alman faşistler, tıpkı şimdi bu zamanda fazla detay bilmeyen ''Türk'' faşistlerde olduğu gibi...
"8 Yaşımda ''Allahsız'' 9 yaşımda ''komünist'' oldum"
Heralde okumayı söker sökmez kapitali bitirip, özümseyip komünist olmaya karar verdin..arkasından kuranında hakkından geldin demek...Gerçek bi dahiyle karşı karşıyayız sanırım.=)
"ben ''Türk'üm'' dediğim için değil ''Türk'' olduğum için saldırıya uğradım"
Bende diyorum ki Türk olman büyük bi dezavantaj olmuş senin için..Elbetteki Türk olarak anılman senin için büyük bi utanç olmalı...keşke sadece insan olduğu anlatabilseydin dazlaklara...
güneşinzaptıyakın
05-11-2009, 20:36
.......................
Bende diyorum ki Türk olman büyük bi dezavantaj olmuş senin için..Elbetteki Türk olarak anılman senin için büyük bi utanç olmalı...keşke sadece insan olduğu anlatabilseydin dazlaklara...
Hala benim fikirlerimle değil benimle uğraşıyorsun, benim adıma nasıl düşünüyorsun ve cevap yazabiliyorsun? Aklınca düştüğün gafletten çıkacaksın. Bana bir kulp bulmaktan vazgeç. Başkasına iftira atacağına kendine bak. Faşist olduğunu söylemekten çekiniyorsun ama başkasına hakarette bulunurken mangalda kül bırakmıyorsun.
Türk olmaktan utanç duymadım ama bir defasında İnsan'lık adına hicap duydum.
Sanırım 92 yada 93 senesiydi. Bir sahil kasabasında o yaz ''Kürt'lere'' yönelik kalabalık bir saldırı olmuştu. Sabah bir şey yoktu görünürde ama öğlen olduğunda bir çok dükkan kapattı (o dönemde siesta uygulaması vardı) siesta yada cuma namazına denk gelmişti zamanlama olarak, kesin hatırlamıyorum. Yan komşum apar topar kapattı ve uzaklaştı dükkandan, biraz sonra ellerinde sopalar, zincirler olan öfkeli ve bağıran çağıran grup sokaktan içeri daldı ve doğru ''Kürt'' esnafın dükkanlarına yöneldi, ben olayı anladım onlar sokağa girince, sloganlarında ''Kürt'lere'' sadece küfür etmiyorlar her türlü konuda slogan atıyorlardı, öndeki grupta gençten birisi vardı o dükkanlara ulaşan ilk kişi oluyordu. Yanımdaki dükkana geldiler, ilk defa İnsan'ın kas gücünün metali tıpkı kağıtmış gibi yırtabileceğini orada gördüm. Kepengi tam olarak açamadan öndeki gençten çocuk seslendi o dükkan değil diye ve sonraki dükkanlara yöneldiler. Bu saldırı bir saatten fazla sürdü, ortada tek bir polis yoktu, yerli vatandaş yoktu, benim gibi sonradan oraya gelenler vardı.
Öğleden sonra arkadaşlar ve komşum gelince işin detayını öğrendim. Yerli faşist bir grup, komşu ilçeden ülküocakları mensubu 7-8 midibüsüde transfer ederek daha önceden tespit ettikleri tüm ''Kürt'' esnafın dükkanlarına saldırmışlardı. Komşum öğretmen emeklisi bir ''Kürt'tü'', 30 küsür yıl Anadolu'yu öğretmenlik yapmak için dolaşmıştı, en son o ilçede uzun yıllar öğretmenlik yaptıktan sonra emekli olmuş, emekli ikramiyesi ile o dükkanı iki oğluna açmıştı. Büyük oğlu Polis olmak için sınavlara hazırlanıyordu. Öndeki çocuk o öğretmenin öğrencisiymiş eskiden. İşte o yüzden onun dükkanına saldırmaktan son anda vaz geçmişlerdi. Yaklaşık 10 civarında dükkan talan edildi o gün, bir okadar dükkan tahrip edildi, onlarca ''Kürt'' tartaklandı yada hakarete uğradı, ortalıkta tek bir polis yoktu bunlar olurken. Bir çoğu can güvenliği nedeniyle ilçeyi terk etti. Ertesi gün gazeteler iki mafya gurubunun birbirlerine saldırdığını yazdı. O gün İnsanlık adına hicap duydum...
Dünya'da faşistler olduğu sürece kimin için neyin avantaj, neyin dez avantaj olduğunu kimse bilemez. Irk'çılık her yerde vardır, ırk'çılar her yerde vardır, bu sitede bile hala bir sürü ırk'çı var mesela. Faşistler Irk'çılıklarından utanmıyorlarda benmi İnsanlığımdan utanıcam???
Zaten tutturmuşunuz bi insanlık türküsü gidyosunuz..
Şimdi ben kutsal bir kana ve ırka mensup olmadığımı söylesemde senin hiç farketmez sanırım..çünkü sizin gibilerin anlayışına göre komünist yada liboş değilsen faşistsin!!!!...
Yine terörü kutsamıyorsan, dinci yobazlardan demokrasi geliceğini sanıcak kadar gerizekalı ve ahmak değilsen gene faşistsin!!!...
Ama Cumhuriyet,Atatürk ve topyekün bi millete düşman olup, buna rağmen insanlığı kendi tekellerinde görüp utanmadan hümanizm sloganı atanlar gene sizsiniz..bu nasıl bir çelişkiler yumağıdır????sen önce bana bunları açıkla sonrasında komik yaftalamalarına kaldığın yerden devam edersin yoldaş..
Kürt sorununun en önemli ayağı PKK ve Kürtlerin PKK'ya verdiği destektir.
Holding medyası yayın organlarından Haber-Turk Tokat'taki 7 şehit nedeniyle Kürtlerin PKK'ya öfke yağdırdığına dair bir başlık atmış; o kadar örgütün temsilcisinin PKK'yı kınadığından bahsetmiş.
O ana kadar ümitlendirici bir haber.
Sonra da 18 Kürt kanaat önderinin kınamalarını okuyoruz. Hiçbiri de PKK'yı kınıyorum ya da kınıyoruz demiyor. PKK'nın adını ağızlarına almadan lafı ortaya atıyorlar.
Yahu bir tanesi bile "PKK'yı kınıyoruz" bile dememiş.
Önemli bir kısmı da Ergenekon'u ima etmiş; hem de PKK'nın eylemi üstlendiğini bile bile.
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=192634&cat=110&dt=2009/12/11
Liberal holding basının çabalarına karşın bu mesele çıkmazdadır. Bütün Kürtler Nurcular gibi sinsiliği bir tarz olarak içselleştirmişlerdir. Bu beyanlar da Kürt ayrılıkçı ve istilacı ideolojisinin hemen hemen bütün Kürtlerce benimsendiğinin delilidir.
Not: Bu arada terörist Kürt ordusunun militanları Tokat'ta ne arıyor?
phoenix317
13-12-2009, 10:00
1. Kürtlerin tek derdi kürtçe gazete kitaptır.
2. Kürtler aponun odasının büyük olmasını istiyor. Yoksa nefes alamıyor hiçbiri.
3. Kürtler ayrı bir devlet kurmak istiyor.
4. Hiç bir dertleri yok. Rahat batıyor. Durdukları yerde duramıyorlar. acı yemekten aldıkları enerjiyi ya çocuk yaparak yada sokaklarda çeşitli sebepsişz gösteriler yaparak kullanıyorlar.
Her ne kadar solcu gözükmeye çalışsalar da, her taraflarından Kürt milliyetçiliği fışkırıyor. Tabi bu yazdıklarım DTP-PKK'lı Kürtler için geçerli. Sıradan Kürtlerle en ufak problem yok aramızda.
Evet Kürt sorunu ancak senin zekanın getirebildiği bu 4 maddeden oluşabilir. Bravo sana :D
Michaud'un 317'ye soylediklerine 100 de 100 katiliyorum bence bu zeka yabana atilmamali:)
otuz yildir insanlar bu kürt sorunu denen sey yüzünden ölüyor, sakat kaliyor,neymis bu kürt sorunu?önce onu yazinda ögrenelim ,su kürt sorununu,ayrica bu sorun bütün kürtlerin sorunumu?yoksa sadece iclerinden kücük bir azinligin sorunumu?bunuda yazin.saygilar
Siirtte askerlik yaptım, ortam İstaanbul'da doğup büyüdüğüm gecekondu ortamından farksızdı hatta siirtin merkezi olduğu için daha iyi ve bir çok eye daha rahat ulaşılabilir bir imkan vardı, Benim düşüncem oralarda kürtlerin , Amerika ve israilin ortadoğuyu parçalayıp gaz ve petrol rezervlarine rahat hükmedip, su kaynaklarını rahat kullanıp gelişmeyen gelişmek istemeyen kürt toplumunu kukla olarak kullanıp onların çoçuklarının , neslinin kanları üzerinden kaynaklara ulaşmak ve kendi halklarının rahatını bu masum insanları kullanarak sağlama çabasıdır. Kürtlere aşılanan şey ise kendi ülkenizi kurun , burada su , petrol ve gaz kaynakları mevcut rahat edersiniz ve güçlenirsiniz demektir. Halbuki bunları sağlayacak teknoloji ve bilgi amerika ve israilin elinde , o yüzden bu ritüelleri elinde bulunduran devletler kaynakları harcayıp bitirince orada sahipsiz bir halkıda geride bırakıp gidicektir. Amerika ve israil halklarının nüfusunun 400 milyon olduğunu düşünürsek , kürtlerin de toplam 50 milyon olduğunu düşünürsek , nüfusun ilerleyen yıllarda biraz daha artmasıyla 550 milyon dersek , kaynakların çok çabuk biteceğini ve herkesin yararlanamıyacağını kolaylıkla söyleyebiliriz. Böyle bir hüsrana uğramak istemiyorsa kürtler ve çocuklarının böyle kandırmaca oyunlara gebe kalıp ölmesini istemiyorlarsa Türkiye 'ye sadık kalıp bu ülke için çalışmalıdırlar.
Türkiye 'ye sadık kalıp bu ülke için çalışmalıdırlar.
peki bu sadakat karşılığında Kürtlere ne vaadediliyor? 85 yıllık sefalet,inkar sahiplenme dediğiniz bu mu? ABD Kürtleri sahipsiz bırakıp gidecekmiş! sadakat gösterildiğinde sahip olunacağına! teminat olarak ne gösteriyorsunuz sn.mongus?
Sayın pervane, bu mesajınızdan sonra aklıma şöyle bir söz geldi, sanırım Kurtlar Vadisi dizisinde bir bölümde geçiyordu.
"Senden yana olanlara birşey vermezsen, niye senden yana olsunlar."
Sizce bu kullanılabilirliğe açık birşey değil midir?
Saygılarımla
Sn. EnvyMe efendilik güdüsü bu ya! sadakat beklentisi başka hal dili ile nasıl anlatılır bu çağda! başka efendilere kölesini kaptırmamak için tatlı dil dökdüğünü düşünenlere bu sorunuzu yöneltseniz:)
Türkiye 'ye sadık kalıp bu ülke için çalışmalıdırlar.
peki bu sadakat karşılığında Kürtlere ne vaadediliyor? 85 yıllık sefalet,inkar sahiplenme dediğiniz bu mu? ABD Kürtleri sahipsiz bırakıp gidecekmiş! sadakat gösterildiğinde sahip olunacağına! teminat olarak ne gösteriyorsunuz sn.mongus?
Teminat olarak her türk gibi kürtlerde türklerin yaşadığı her türlü imkandan yararlanabilmektedir, bugün Antalya , İstanbul gibi tatil ve sanayi kantlerinde bir çok iş gücü ve işçi olarak kürtlerin elinde, daha ne olsunki, burda böyle imkanlara sahip kürt kökenliler zaten nesline böyle yardım ediyor, Ülke geliştikçe daha çok şey elde edşlecek, ama yeni bir ülke yeni bir nüfus, yeni yasalar o insanları ne hale sokucaktır bir bilsen.
ama yeni bir ülke yeni bir nüfus, yeni yasalar o insanları ne hale sokucaktır bir bilsen.
Bu konu ne hale sokulacakların sorunu değil mi? Kürtler adına bu kadar akıl yürütme de neyin nesi! TC yeni ülke,yeni nüfus,yeni yasalar sürecinden geçmedi mi? 85 yıldır güller içinde mi yaşadı insanlar yeni cumhuriyette. hoş birşey olacağından değil de bu kadar akıllı ve akıl veren var iken kürtlerin etrafında, ayrıca ucunda cennet hayali gibi teminat da sunuluyor! daha ne istiyorlar değilmi! :)
teotihuacan
22-12-2009, 13:03
ama yeni bir ülke yeni bir nüfus, yeni yasalar o insanları ne hale sokucaktır bir bilsen.
Bu konu ne hale sokulacakların sorunu değil mi? Kürtler adına bu kadar akıl yürütme de neyin nesi! TC yeni ülke,yeni nüfus,yeni yasalar sürecinden geçmedi mi? 85 yıldır güller içinde mi yaşadı insanlar yeni cumhuriyette. hoş birşey olacağından değil de bu kadar akıllı ve akıl veren var iken kürtlerin etrafında, ayrıca ucunda cennet hayali gibi teminat da sunuluyor! daha ne istiyorlar değilmi! :)
sevgili pervane
sanki 85 yıl kürtler hariç herkes cenneti yaşamış da kürtler ayrı tutuluyor, pozitif ayrımcılık isteniyor, akıl veren istenmiyor da kendi başlarına karar vermeleri isteniyor. nedir kürtlerin çerkeslerden, tatarlardan, pomaklardan, boşnaklardan veya lazlardan farkı? daha fazla üremeleri ve nüfusa sahip olmaları mı?
phoenix317
22-12-2009, 14:25
Evet Kürt sorunu ancak senin zekanın getirebildiği bu 4 maddeden oluşabilir. Bravo sana :D
Sizin müthiş zekanızdan daha akıllıca yazılar geçiyordu da tutan mı oldu. Başlığı tarayın bana bir kaç tane yazdıklarım dışında bahsi geçen birşey söyleyin. Hep fasa fiso , nedir derdiniz diye sorduğumuzda pervane gibi demagojik laflar. 85 yıldır bu ülkede yapılanlarmıs. Ya bana şu anda bir kürtün bir çerkesten bir türkten fazla yapamadığı şey söyleyiverin. Yaptığınız ırkçılık. Sözde dinlerden özgürlük sitesi ama site yöneticileri kapılmışlar bir kürt ırkçılığının peşine. Millete ırkçılığın yanlış olduğunu anlatacaklarına takılmışlar bir grup kürt ırkçılarının peşine.
Ezber sözler okumayı seven üyelerimiz! ezberledikleri bittiğinde bakıyorum hemen dinlerden özgürlüge, siteye ve yönetimine gönderme yapıyor. ardından da yok efendim kürt ırkçılığı falan filan nakaratları. Kendinizden bu kadar eminsiniz yani! Türk ırkçılığı değil de sizler bize türkü söylediğinizi zannediyorsunuz değilmi? nedir farklı halklardan beklediğiniz? siz akıllılara biat edilmesi mi? bu hakkı nerden alıyorsunuz. bir de çerkesler,lazlar,pomaklar,tatarlar her zora düşüldüğünde muhterem Türk ırkçılarının can simidi oluyor pek bir yerinde örneklemeymiş gibi! kürtlerin farkı ne diye de soruluyor. farkları ne mi? akıl öğretmeye kalkışanlara malesef şak şak çalmıyorlar diğerleri gibi. Soruyorlar, geçmişlerini ve bugünlerini değerlendiriyorlar. Efendinin işaret parmağını takip etmiyorlar. Abuk subuk yok fazla üreme, yok nüfus fazlalığı şarkılarını da artık kimse dinlemiyor. Nedir bu saçmalık insanların doğum kontrol memurluğunuda mı yapıyorsunuz? çoğalırken,ürerken sizden onay mı alacak insanlar! sanki diğer haklar kısır bir tek kürtler çoğalıyor!
Ezber sözler okumayı seven üyelerimiz! ezberledikleri bittiğinde bakıyorum hemen dinlerden özgürlüge, siteye ve yönetimine gönderme yapıyor. ardından da yok efendim kürt ırkçılığı falan filan nakaratları. Kendinizden bu kadar eminsiniz yani! Türk ırkçılığı değil de sizler bize türkü söylediğinizi zannediyorsunuz değilmi? nedir farklı halklardan beklediğiniz? siz akıllılara biat edilmesi mi? bu hakkı nerden alıyorsunuz. bir de çerkesler,lazlar,pomaklar,tatarlar her zora düşüldüğünde muhterem Türk ırkçılarının can simidi oluyor pek bir yerinde örneklemeymiş gibi! kürtlerin farkı ne diye de soruluyor. farkları ne mi? akıl öğretmeye kalkışanlara malesef şak şak çalmıyorlar diğerleri gibi. Soruyorlar, geçmişlerini ve bugünlerini değerlendiriyorlar. Efendinin işaret parmağını takip etmiyorlar. Abuk subuk yok fazla üreme, yok nüfus fazlalığı şarkılarını da artık kimse dinlemiyor. Nedir bu saçmalık insanların doğum kontrol memurluğunuda mı yapıyorsunuz? çoğalırken,ürerken sizden onay mı alacak insanlar! sanki diğer haklar kısır bir tek kürtler çoğalıyor!
pervane bu devlet türk devleti.çünkü türkler kurdu bu devleti.eğer öyle olmasaydı bu forumda sen türkçe değil ben kürtçe yazardım.bu ülkede yaşayan herkesin de 1.sınıf vatandaş olmaya hakkı var kendilerini farklı görmedikleri müddetçe.kısaca ya savaşırsınız rejimi değiştirirsiniz devlet kuarsınız veya bu sistem böyle gidecek.değil akp tüm partiler birleşse bile bu devletin rejimini dilini kurucu ideolojisini değiştiremez.
İyi uykular Türkiye! atı alan kandile, mahmur kampına varmış birileri hala kurucu ideolojiden bahsediyor:)
Demek Kürt faşistlerimiz, kandilden arasıra inip bi kaç kız çocuğu yakıp sonrasında tekrar mağaralarına geri dönüp kurucu ideolojiyi değiştirebilceklerini sanıyorlar..ilginç!!!
Yak canım Türk faşistlerimiz de hiç geri kalmıyor! medeniyetin göbeğinde,şehri darsadette gündüz vakti sokak ortasında adam kurşunluyor!toprağa birşeyler gömüyor, taş tokuşturuyor,yanan insanları seyrediyor. bir farkla mağara yerine daha modern bir yapıda konaklıyor! onlar da kurucu ideolojiyi koruduğunu sanıyorlar. bu hiç ilginç değil ama!
Demek ki neymiş; Türk faşistlerinden hiçte bi farkları yokmuş bu sözde Kürt özgürlük savaşçısı faşistlerimizin
Biz onlara bundan sonra kısaca Kösf diyeceğiz.
Türk faşistlerimiz de isimsiz kalmasın, onlara kısaca ne diyeceksiniz? malum isim babalığı yapıyorsunuz ya! onların kulağına hangi isimi üfleyeceksiniz bakalım ezan eşliğinde?
İyi uykular Türkiye! atı alan kandile, mahmur kampına varmış birileri hala kurucu ideolojiden bahsediyor:)
hep böyle olun demokrasinin barışın solculuğun arkasına sığınmayın.ben şahsen kaypak dost yerine mert düşmanı tercih ederim.pervane umarım en kısa zamanda kandile gidersiniz.ama yakalanınca annem türk devlete hizmet etmeye hazırım falan demek yok bozuşuruz sonra.
"kısaca ya savaşırsınız rejimi değiştirirsiniz devlet kuarsınız veya bu sistem böyle gidecek.değil akp tüm partiler birleşse bile bu devletin rejimini dilini kurucu ideolojisini değiştiremez. "
Aynı zamanda komiksiniz de!
rejimden,kurucu ideolojiden memnuniyet duymayanlara yöntem ve adres gösteren siz değilmiydiniz. Ben sizin öneriniz zaten değerlendirilmiş diye hatırlatmada bulundum! Ne oldu kendi adresinizi begenemediniz:)
Birde kontrolsüz üreme mevzusuna değinecek olursak;kimse kimseye çocuk yapın ve ya yapmayan diyemez tabiki de..asıl sorun, abuk sabuk çoğalma sonucunda dünyaya gelenlerin bir kısmının tarikat, diğerlerinin kap-kaçak ve otopark mafyalarının çekirdek kadrolarını oluşturmaları sorunudur.
tabiki de değinmek lazım! 241 sayfadır kimse akıl etmemişti zaten bu üreme mevzusuna değinmeye! benim bildiğim sizin bu bahsettiğiniz abuk subuk! üreyenlerden şu anda ülkede kürtlerin şeyhleri ve tarikatları ile hiç ilgisi olmayan binlerce insan var tekkelerde zikir çeken. cübbelisi var güleni var var oğlu var. bakın mafya dediniz de çatlı,çakıcı,korkut,peker gibi babayiğitler! dururken kap-kaç ve otopark gibi çerez işleri ile uğraşan kürtleri gözünüzde fazla büyütüyorsunuz! hakketten abuk subuk çoğalma ile oluyormuş kanunsuz insan davranışları bakın bir şey daha öğrendik!
Squall henüz bir isim bulamadınız Türkün faşistlerine, hatırları kalmasın:)
"kısaca ya savaşırsınız rejimi değiştirirsiniz devlet kuarsınız veya bu sistem böyle gidecek.değil akp tüm partiler birleşse bile bu devletin rejimini dilini kurucu ideolojisini değiştiremez. "
Aynı zamanda komiksiniz de!
rejimden,kurucu ideolojiden memnuniyet duymayanlara yöntem ve adres gösteren siz değilmiydiniz. Ben sizin öneriniz zaten değerlendirilmiş diye hatırlatmada bulundum! Ne oldu kendi adresinizi begenemediniz:)
ben beğenmedim dedim mi?pkklılar taraf-feto çizgisindekilerden çok daha dürüstler.bu ülkenin rejimini ikna yoluyla akpe dilenerek abden abdden destek alarak değiştiremezsiniz.anca ağzınız açık beklersiniz imam tayyip açılım yapsın diye.
teotihuacan
22-12-2009, 22:34
nedir farklı halklardan beklediğiniz? siz akıllılara biat edilmesi mi? bu hakkı nerden alıyorsunuz. bir de çerkesler,lazlar,pomaklar,tatarlar her zora düşüldüğünde muhterem Türk ırkçılarının can simidi oluyor pek bir yerinde örneklemeymiş gibi! kürtlerin farkı ne diye de soruluyor. farkları ne mi? akıl öğretmeye kalkışanlara malesef şak şak çalmıyorlar diğerleri gibi. Soruyorlar, geçmişlerini ve bugünlerini değerlendiriyorlar. Efendinin işaret parmağını takip etmiyorlar. Abuk subuk yok fazla üreme, yok nüfus fazlalığı şarkılarını da artık kimse dinlemiyor. Nedir bu saçmalık insanların doğum kontrol memurluğunuda mı yapıyorsunuz? çoğalırken,ürerken sizden onay mı alacak insanlar! sanki diğer haklar kısır bir tek kürtler çoğalıyor!
konuyu nasıl da saptırmaya çalışıyorsun sevgili pervane. bizim farklı halklardan bir beklentimiz yok. onların da bir beklentisi yok. zaten farklı halklar karışmış birbirine mozaik olmuş. istesen de ayrılmaz artık. hem ben de o farklı halklardan biriyim, niye kendimi ayrı tutayım?
öyle ya, akıl öğretmeye çalışanlara şak şak çalmıyorlar, şakır şakır saydırıyorlar mermileri. parmağını takip etmiyorlar ama teröristi, şeyhi, şıhı, ağayı takip ediyorlar. budur yani fark, öyle mi? e herkes alsın eline bir silah o zaman, takdir edelim değil mi? öyle veya böyle türkiye nüfusunun %6'sı terörizme doğrudan veya dolaylı olarak destek veriyor. Takdir edelim arkadaşları...
tabiiki çoğalırken bize sormayacaklar. biz zaten sorsunlar demiyoruz ama son tahlilde oransal bazda bakıldığında bir tek kendini kürt olarak ifade eden kitle çoğalmaktadır. bu bir tespit, suçlama değil...
abuk subuk çoğalma ile oluyormuş kanunsuz insan davranışları bakın bir şey daha öğrendik!
Hiçbir iş,sağlık güvencesi olmayıpta 5'er 10'ar tane çocuk yapan doğulu ailelerden bahsediyorum..bunun adı sorumsuzluk değilde ne dir???
Squall henüz bir isim bulamadınız Türkün faşistlerine, hatırları kalmasın
"Hilal bıyıklı kurtçuklar" nasıl??
al bundy
22-12-2009, 23:21
Hiçbir iş,sağlık güvencesi olmayıpta 5'er 10'ar tane çocuk yapan doğulu ailelerden bahsediyorum..bunun adı sorumsuzluk değilde ne dir???
Bunlar bilinçli olarak yapılmaktadır. Aynı Araplar başta olmak üzere müslümanların çoğalıp Avrupa'yı istila etme planları gibi Kürtler de çoğalıp nüfus çoğunluğunu ele geçirmek istiyorlar. Ayrıca Türk ordusuna karşı asker sağlamak da bu amaçlardan biridir. En eğitimlisinden cahiline bunlar gelir elde etmekten, yaşamını idame ettirmek vb. dolayı değil gayet planlı bir şekilde yapılmaktadır. Hatta bununla övünürler, ne kadar çok çocuk yapıyoruz diye.
Bu soru sorulduğunda Kürtlerin çoğu kıvırıp konuyu başka bir yere getirirler, konuyu saptırır ve cevap vermeyi istemezler; sayıları çok az da olsa bazı dürüst Kürtler yukarıda yazdığım gerçeği söylerler.
Yav Şu topraklarda orta asyadan girip 1000 yıldır var olan, ve artık değişmez bütünü olan türk halkı gerçeği var. Nereden bakarsanız bakın kendi yerini edinmiştir ve değişmez gerçektir boşverin gerisini.
eylemsel
29-12-2009, 20:55
Bunlar bilinçli olarak yapılmaktadır. Aynı Araplar başta olmak üzere müslümanların çoğalıp Avrupa'yı istila etme planları gibi Kürtler de çoğalıp nüfus çoğunluğunu ele geçirmek istiyorlar. Ayrıca Türk ordusuna karşı asker sağlamak da bu amaçlardan biridir. En eğitimlisinden cahiline bunlar gelir elde etmekten, yaşamını idame ettirmek vb. dolayı değil gayet planlı bir şekilde yapılmaktadır. Hatta bununla övünürler, ne kadar çok çocuk yapıyoruz diye.
Bu soru sorulduğunda Kürtlerin çoğu kıvırıp konuyu başka bir yere getirirler, konuyu saptırır ve cevap vermeyi istemezler; sayıları çok az da olsa bazı dürüst Kürtler yukarıda yazdığım gerçeği söylerler.
Yazınızı hayretler içinde okudum. Öne sürdüğünüz bu savların gerçekliğinden şüphe etmemek mümkün degil. Ama öyle bir yazmışsınız ki;sanırsınız ki binlerce kürtle görüşüp araştırma yapmışsınız ve bu sonuca varmışsınız.
Kürtlerin aile planlaması konusunda yetersizliklerini sadece onların eğemenlik kurmak için yaptıklarını düşünmek çok safça olur. Bunu sadece kürtlere geneleyemeyiz. Karadenizde de çocuk sayısı fazladır.Devletin palitikalarının ve dinin baskısı sonucu ortaya çıkan bu durumu kürtlerin bilinçli tercihleri sonucu olduğunu düşünmek pek mümkün degil.
Başkabakanda kürt sanırım; en az üç çocuk yapın diyor
eylemsel
29-12-2009, 21:06
YIDIRIM TÜRKER'İN BU YAZSI DURUMA UYGUN DÜŞTÜGÜ İÇİN EKLİYORUM.
AKP'ye, DTP'ye, Genelkurmay'a, diğer güç odaklarına akıl vermek, onlara yol göstermek benim işim değil. Benim işim, sesi yetersiz çıkana ses olmak. Sözü kıstırılmış olana söz olmak
Bir kez daha topluca seferberlik ruhuna itiliyoruz. Sokaklar tetikçilere, gazete köşeleri de aklı selim sahiplerine yakıştırılan dile emanet ediliyor yine. Mükemmel bir işbölümü. 15 yıldır düzenli olarak memleket halini kendi dilince yorumlamaya çalışan bir yazar olarak böyle durumlara aşinayım elbet.
Bu dönemin okur-gazete yazarı ilişkisine yansıyan dinamiği üzerine düşünüyorum son günlerde. Yazılarıma aldığım okur tepkileri memleketin iyice derinleşmiş çatlağından ses veriyor. Uzun zamandır bir kesimin yazdıklarımı körü körüne benimsenmiş bir Kürtçülükten saydığını, PKK yandaşlığından mağdur edebiyatçılığına kadar bir dizi yaftayla üstüme geldiğini görüyorum.
Özellikle açılım konusunun gündeme gelmesiyle birlikte komşunun komşu üstündeki kem gözünü hatırlatan bir baskıcı dil, sorgu altının çiğ ışığıyla tepeme boca ediliyor.
Baskı altında hırpalanan, tecavüze uğrayan, kuytularda yok edilen, ırkçılığın sarı dişleriyle yaralanan Kürtleri yazıp da neden bir kere olsun şehit Mehmetçikler üstüne yazmadığım sorgulanıyor sözgelimi.
Alçak bir molotofla diri diri yakılan güzelim Serap’ı neden bir kez olsun anmadığım bir açıklamaya kavuşup karara bağlanmış bile. Çünkü ben, vicdanını bir tarafa demirleyerek iğdiş etmiş bir militanım. Sözümün geçerliliği yoktur.
Tarafsız olduğumu bir kez olsun iddia etmedim.
http://http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&ArticleID=971527&Date=29.12.2009&CategoryID=42
sinan çetin de el atmış konuya.fren tutmamış ama sanırım akpliler bile azarlamış komedi oldu iyce :)
http://video.ntvmsnbc.com/#v083189048182202030243159205121219212020222055156
kuranyeter
12-01-2010, 13:48
Yav Şu topraklarda orta asyadan girip 1000 yıldır var olan, ve artık değişmez bütünü olan türk halkı gerçeği var. Nereden bakarsanız bakın kendi yerini edinmiştir ve değişmez gerçektir boşverin gerisini.
merhaba
doğru söze ne denir,yanlız sen gelmeden önce kürtler buradaydı,senin atalarını onlar karşılaşmışlardı...
kuranyeter
12-01-2010, 13:52
bu arada türk yetkililerine her defasında ağır cevaplar veren israile neden gereken dersi veremiyoruz.
TEL AVİV (AA)- İsrail Dışişleri Bakanlığı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Lübnan Başbakanı Saad Hariri ile düzenlediği ortak basın toplantısında İsrail'le ilgili sözlerine karşılık "Türkler'in İsrail devletine vaaz verecek en son kişiler olduğu" açıklamasını yaptı.
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Yossi Levy açıklamasında, "Dışişleri Bakanlığı'nın Türk Başbakanı'nın aşırıya kaçan sözlerini kınadığını" belirtti. Açıklamada, "İsrail Türkiye'ye karşı saygılı olmaya özen gösteriyor, iki ülke arasında düzgün ilişkilerin devamını istiyor, ama aynı karşılığı da görmeyi bekliyor" denildi.
Açıklamada, "İsrail devleti, Hizbullah ve Hamas terörü ve füzelerine karşı vatandaşlarını koruma hakkına sahiptir. Türklere gelince, onlar, İsrail devletine ve dünyanın en ahlaklı ordusu olan İsrail Savunma Kuvvetlerine vaaz verecek en son kişilerdir" ifadelerine yer verildi.
acaba bu barbarlık yakamızdan ne zaman düşecek,israilin filistine yaptıklarını acaba ermenilere,kürtlere misli ile yaptığımız içinmi cevap veremiyoruz,elimiz kolumuz ondanmı bağlı....
merhaba
doğru söze ne denir,yanlız sen gelmeden önce kürtler buradaydı,senin atalarını onlar karşılaşmışlardı...
Merhaba
Biliniyorki Anadolu çoğrafyasından nice kavim ve uygarlıklar geçmiştir, hiçbiri sahiplenememiş, koruyamamış ve devlet olamamıştır.
Kürtlere gelince onların kökeni arap ve fars karışımı , İran zulmünden Anadoluya göç eden bir kavimdir.
Kürt sorunu günümüzde ABD ve AB emperyalizmine karşı şavaşımdan ve ABD'nin Ortadoğu planlarından ayrı düşünülerek ele alınamaz.
Alınırsa milliyetcilik ve Amerikan politikalarına yamanma olur.
Emperyalizme tavır almayan ve emperyalizmi güçlendiren her hareket gericiliğin yayında yer almaktadır.
BDP'nin durumu budur.
Her gerici oluşum BDP'den destek görmektedir.
Mesajınızdan "BDP" gericiliğin merkezidir gibi bir anlam çıkıyor. Aslında üzücü bir durum. BDP milliyetçi çizgiden çıkıp biraz daha eşitlikçi -demokrat ve işçi sınıfının sesini yansıtan rol oynasa daha güzel olucak.AKPnin ekmeğine yağ sürerek bir yere varılmaz. AKP gidecek, BDP kendi içinde devrim yapmalıdır bence. Biraz daha halkçı devrimci olması lazım.
Kürt halkı neden devlete başkaldırdı? Resmi tarihin asla bahsetmediği bilgiler güzel derlenmiş. Bize anlatılanlar ya yalan ya da eksik.
http://www.izlesene.comwww.izlesene.com/video/haber-kurd-halki-neden-devlete-bas-kaldirdi/2003595
Merhaba
Biliniyorki Anadolu çoğrafyasından nice kavim ve uygarlıklar geçmiştir, hiçbiri sahiplenememiş, koruyamamış ve devlet olamamıştır.
Kürtlere gelince onların kökeni arap ve fars karışımı , İran zulmünden Anadoluya göç eden bir kavimdir.
yanlış bilgi!
bu konuda hala fikirbirliği yoktur.
http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%BCrt
omerhayyam
13-06-2010, 02:19
Kürt halkı neden devlete baş kaldırdı gibi yalanlarla da pkkyı haklı çıkarmaya çalışmayın. Bu ülke Kürt cumhurbaşkanı gördü,kürt bakanlar gördü,kürt milletvekilleri gördü.nankörlük etmesin kimse
yucemanitu
26-07-2010, 18:29
Siz tartışadurun Cübbeli hocam olayı çözmüş helal Cübbelime
http://www.youtube.com/watch?v=bxWUHlzQ1n0&feature=related
yucemanitu
29-07-2010, 19:21
Aşağıdaki yazı bana ait değil alıntıdır. Katıldığım ve katılmadığım yerleri var. Ama artık Türkler'in içinde de bazı insanlar Kürdistan çözümünün Türkiye için yararı olacağını düşünüyor. Milliyetçi arkadaşlar bir de böyle baksın, değişik geldi ve paylaşıyorum:
Kürtlerin ayrılması,Türkiye için yararlı olacaktır.Bu nedenle ayrılmalı diyoruz.Türkiye'nin hedefi AB ise zaten er,geç Kürtler ayrılmak zorundadır.
AB 75 milyonluk Türkiye nüfusunu kabul edemez,etmesini de beklememek gerek.Avrupa parlementosunda ülkelerin çıkardığı parlement(vekil)sayısı nüfusa göre belirlenmektedir.Fransa 45 milyon nüfusu ile Avrupa'nın Almanya'dan sonra ikinci büyük lokomotifi olarak Türkiye'nin bu nüfusla AB içinde yer almaması gerektiğini -haklı olarak-açıkça ortaya koymaktadır.
Almanya ise hükümetlerin Almanya'daki Türk işçi oyları için Türkiye'nin AB üyeliğine açıkça karşı çıkmamakla beraber,karşı olduğunu biliyoruz.
Eğer Türkiye AB'ye girmek istiyorsa Kürtler ayrılmalıdır.Bu hem nüfusu azaltacak,hem milli geliri yükseltecektir.Kürtlerin yaşadığı coğrafyanın Türkiye'ye bir getirisi yoktur.
Tam tersine götürüsü vardır..hem can olarak hem de ekonomik.
Boş toprakların bize bir yararı yoktur..
Bırakın ayrılsınlar,federasyon değil,tümden sınırlar ayrılmalıdır.
Aşağıda bölünmenin neden olacağı olası sosyal değişimler ele alınmıştır,bu fikirlere ek yapılabilir,yanlışlanabilir,ileri götürülebilir.
Federasyon seçeneğinin ileride ayrılmaya dönüşeceğine şüphe yoktur,bu nedenle olası ayrılma senaryousu üzerinde fikir yürütelim.
Ayrılmanın getireceği avantajlar;
Kürt nüfusu 12-15 milyon tahmin edilmektedir.Bu nüfus ayrıldığında;
1-Bölge güvenliği için harcanan askeri ve polisiye masraflar en aza inecektir.Güvenlik harcamaları önemli ölçüde azalacaktır.
2-Bölge güvenliği sağlamak için asker ve polis canından olmayacaktır.
3-Bölgede görev yapan asker ve polisin geri çekilmesi nedeniyle,Türkiye'nin kendi güvenlik ihtiyaçları daha etkin karşılanabilecektir.Doğudaki polislerin Türkiye içine kaydırılması nedeniyle halen eksik olan polis açığının önemli bir bölümü karşılanacaktır.
4-Sorunlu bölge ülkeleri Irak,İran ve Suriye ile aramızda tampon bir bölge oluşacak.
5-Batıya göç azalacak,İstanbul,İzmir,Antalya,Adana gibi şehirlerde nufus fazlalığının getirdiği dezavantajlar azalacaktır.
6-Bölgeden geri çekilecek öğretmenler ile Anadolunun öğretmen açığı azaltılacaktır.
7-Bölge bölgenin büyük üniversitelerinin Van Yüzüncü yıl,Dicle gibi iç ve batıya kaydırılması ile Anadolu daha bir gelişecektir.
8-Bölge hastanaleri personelinin geri çekilmesi nedeniyle Türkiye'nin sağlık personeli eksikliği azalacaktır.
9-Doktor,polis,öğretmen için zorunlu şark görevleri ortadan kalkacaktır.
10-Büyük illerdeki kapkaç olayları genelde doğudan gelen işsiz,çok çocuklu ailelerin çocukları tarafından yapıldığından,kapkaç ve hırsızlık olayları azalacaktır.
Mafyalaşma azalacaktır.
11-Nüfus azaldığından milli gelir 3000 dolardan 10.000 dolara yükselecek,işsizlik azalacak,üniversite kapılarındaki yığılma azalacaktır.
12-Okuma,yazma oranları,doğum sayıları,çocuk ölümleri gibi oranlar avrupa düzeyine yaklaşacaktır.
13-Ülke küçüldüğünden,bütçe harcamaları daha etkin ve verimli kullanılabilir hale gelecek,denetimleri kolay olacaktır.
14-Azalan nüfus sayesinde AB ye giriş ve serbest dolaşım kolaylaşacaktır.
Bu kalemlerin çoğunun ekonomik getirisi,tasarrufu en az 100 milyar dolardır,savaş için harcanan aynı miktardaki parayı bu şekilde geri çevirebiliriz.
Dezavantajları:
1-Nufus değişiminin(mübadelelerin)gerçekleştirilmesindeki sosyal zorluklar(çözülebilir)
2-GAP projesi ve Keban barajının Elazığ sınırları içinde kalması.Türkiye elektrik gereksiniminin %10 nu Keban sağlıyor.Ancak 10 civarında ilin ayrılması nedeniyle zaten kaçak kullandıkları enerjiyi Türkiye karşılamak zorunda kalmayacağından Türkiye elektrik sıkıntısı yaşamayacak,tersine tasarruf edecektir.
3-Dicle ve Fırat'ın suları(çözülebilir)
Alıntıdır Kaynak (http://fikirsel.b1.jcink.com/index.php?showtopic=62)
Politika ve siyasetle hic ilgilenmem,ilgi duydugum konular dinler ve inanc sistemleri,ama bu kürt meselesinde iki seyi cok merak ediyorum ,1-apoyla beraber bu örgütü kuranlar yasiyormu?yasamiyorsa bu örgütü kurdukdan sonra kac gün daha yasadilar?
2-silahli mücadele dedikleri bu isin kürt halkina acidan ve gözyasindan baska birsey getirmeyecegi baslardan beri bilindiyi halde neden bu örgüt bunda israr etdi?
3-silahsiz bariscil yöntemlerin bütün kürtlere daha fazla getirisi lacagi halde neden bu zamana kadar hicbir bariscil örgüt kurulup bu davayi bu örgütün elinden almadi?bu silahli mücadele dedikleri seyle dünyanin desteyini kaybetdikleri gibi bilincli olarakda kürtler birbirine düsman edildi yani güc bölündü.
1-apoyla beraber bu örgütü kuranlar yasiyormu?yasamiyorsa bu örgütü kurdukdan sonra kac gün daha yasadilar?
İlk MK dan Cemi Bayık var, hala sag ve MK da
2-silahli mücadele dedikleri bu isin kürt halkina acidan ve gözyasindan baska birsey getirmeyecegi baslardan beri bilindiyi halde neden bu örgüt bunda israr etdi?
Silahlı mücadele Kürtlere çok şey getrdi. Her şey bir yana artık Kürdüm diyebiliyorlar, Kürtçe konuşabiliyorlar. Benim gençligimde bunlar zindan sebebi idi. Zannediyor musun ki devlete vahiy geldi ve kart kurt siyasetini terk etti. Kürde Kürtsün dedi,, hala diyemiyor ya yarım agızla diyor.
3-silahsiz bariscil yöntemlerin bütün kürtlere daha fazla getirisi lacagi halde neden bu zamana kadar hicbir bariscil örgüt kurulup bu davayi bu örgütün elinden almadi?bu silahli mücadele dedikleri seyle dünyanin desteyini kaybetdikleri gibi bilincli olarakda kürtler birbirine düsman edildi yani güc bölündü.
Kemal Burkay vs var ama kimse onları ciddiye almıyor. Kaldı ki cidiidye alınacak bir şey de yapamadılar.
saygılarımla
sevgili dilaver,
Bir şeyi merak ediyorum onun içinde sana bir soru sorrmak istiyorum,cevap vermezsen anlarım verirsende extra açıklama beklemiyorum.
PKK bir terör örgütümüdür yoksa terör örgütü değilmidir?
PKK bir terör örgütümüdür yoksa terör örgütü değilmidir?
15 bin kişilik bir dag kadrosu olan (Karayılan'ın en son röportajı) ve Kürdistan Cografyasındaki her ilde halk üzerinde etkinligi olan ve bu önlenemeyen bir siyasi hareket sence terör örgütü müdür.
Yukarıdaki sorumu baz alarak bilimsel normları da kıstas edinerek bu soruyu tarafsız olarak sen cevaplamayı dene. Bakalım nereye varacaksın.
saygılarımla
ben soruyu sana sordum,sormamın sebebide bir önceki mesajında kürtler bu örgüt sayesinde kimlik sahibi olmuşlardır demen.
Ama cevap veriyim
Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nde; 'Yıldırma, cana kıyma ve malı yakıp yıkma, korkutma, tedhiş' olarak tanımlanır. Tedhiş ise; dehşete düşürme, sürekli ve sistemli şiddet hareketleri, cinayet vb. faaliyetlerle korku uyandırma, yıldırma, terör, demektir.
bu kurala göre PKK nın terör örgütü olduğunu vurgulamama gerek yok.Gelelim senin kıstasına göre cevaba
15 bin kişilik bir dag kadrosu olan (Karayılan'ın en son röportajı) ve Kürdistan Cografyasındaki her ilde halk üzerinde etkinligi olan ve bu önlenemeyen bir siyasi hareket sence terör örgütü müdür.
ona o kürdistan coğrafyasındaki insanlar karar versinler ben benim topraklarımda düşündüğümde değil 15 bin 15 milyonda olsa ve üstüne ne yaparsa yapsın benim üzerimde söz sahibi olamayacağına göre ki kaldıki bana göre kesinlikle siyasi bir hareket değil aksine onun bunun buyruğundan çıkamamış bir örgüt ve uyguladığı yöntemlere bakarsam evet PKK terör örgütüdür.
şimdi senin cevabını beklemelimiyim
cevap icin tesekkürler dilaver,insanin kisiliyi (istisna haric )surata yansir ,turan babaya ilk gördüyümden beri kanim isindi suratinda insan sevgisi fiskiriyor zaten öyle olmasaydi insanlari uyandirmak adina canini vermezdi bu kadar islami bilgiyle fetullah kadar zengin olabilirdi ,ama aponun insan düsmani oldugu suratindan okunuyor,zaten insan caninin onun icin hicbir önemi yok onun suratini ilk gördüyümden beri kanim hic isinmadi,benim tahminime göre bu örgüt baslangicda farkli amacla kuruldu bu kuruldukdan hemen sonra ortadan yok edilen diyer lerin amaci gercekden bir kürt hareketi baslatmakdi ama silahla deyil bu örgütün aponun eline gecmesi bütün kürtler icin büyük bir talihsizlik oldu,ben hem alevi hem kürt kökenliyim ve eskilerden türkiyede alevi ve ayni zamanda kürt olmanin ne demek oldugunu cok iyi bilirim ama bunlar genede bu kadar insanin böyle bosubosuna ölmesini gerektirmezdi,eyer bu dava basdan beri bariscil bi mücadele edilseydi hem dünya hemde bütün kürtlerin desteyini alicakdiki buda cok kisa sürede basriya ulasacakdi ve simdi tam tersi lde edildiki buda bize cok farli seyler gösteriyor.bunlar benim sadece fikirlerim.saygilar
Bencede Kürtler bir devlet kurmalı ve Türkiye cumhuriyetinden ayrılmalıdır.Federasyon kesinlikle olmaması gereken bir durumdur.
Hem böylece yeni kurulacak kürt devletinde milliyet, anadilde eğitim, kimlik gibi sorunlar olmayacak, daha fazla da kan dökülmeyecektir.
Evliliklerle vs. iç içe geçmiş toplum bence burada en büyük sorundur.Ama öyle ya da böyle halladilemez değildir.
Bencede Kürtler bir devlet kurmalı ve Türkiye cumhuriyetinden ayrılmalıdır.Federasyon kesinlikle olmaması gereken bir durumdur.
Hem böylece yeni kurulacak kürt devletinde milliyet, anadilde eğitim, kimlik gibi sorunlar olmayacak, daha fazla da kan dökülmeyecektir.
Evliliklerle vs. iç içe geçmiş toplum bence burada en büyük sorundur.Ama öyle ya da böyle halladilemez değildir.
Sayin naper,Söylediklerine katilmiyorum,kürtler,kürtler,kürtler burada bu kadar insanin kanina giren kürtler deyil ,bir vampir sürüsü,bu vampirler icin insan hayatinin zerre kadar deyeri yok,peki o cografyayi bu vampirlere teslim etdiyimizde,kürtleri bu vampirlerden kim kurtaracak?benimde akrabalarim o bölgede yasiyor,o zaman bu vampirlerin kan emmesi cok daha kolay olucak cünkü o zaman hersey icisleri olucak ve hic kimse hicbir ülke bu ise karisamiyacak,bu örgüt demokratik bir örgüt deyil,diktatör bir örgüt,kafasini azbiraz uzatanin yedi sülalesinin gözyasina bakmayan bir örgüt.
Sevgili naper islamda bir ayet var,davadan dönenin katli vacipdir,,bunlarina ayetleri var,davadan dönen hayindir katli vacipdir,,,bu örgüt herkesi deyil ama cogunu zorla tutuyor,serbest biraksin bakalim örgütde kac kisi kaliyor,,cocukken daga cikmis su an bastonla dolasan birsürü elemani var,bu insanlarin disdünyayla baglantilari kesik dolayisiyla örgüt hangi telden calsa ona inanmak zorundalar,,bu bizim cübbelinin televizyona bakmayin gazete okumayin günahtir ina cok benziyor tabiiki televizyona bakarlarsa gazete okurlarsa uyanacaklar dis dünyayla baglantilari olucak.
Burda bazi arkadaslarin bu vampir sürüsünü özgürlük savascisi diye algilamasini normal karsiliyorum,neticede buradakinden milyon kat daha fazlasi osmanliyida özgürlük savascisi algiladi ve algiliyor,hicbirsey gizli kalmaz inaniyorumki yakinda bu vampir sürüsünün kürt dostu deyil tamaksine kürt halkinin basdüsmanlari olduklari kanitlanacakdir.
Sayin naper,Söylediklerine katilmiyorum,kürtler,kürtler,kürtler burada bu kadar insanin kanina giren kürtler deyil ,bir vampir sürüsü,bu vampirler icin insan hayatinin zerre kadar deyeri yok,peki o cografyayi bu vampirlere teslim etdiyimizde,kürtleri bu vampirlerden kim kurtaracak?benimde akrabalarim o bölgede yasiyor,o zaman bu vampirlerin kan emmesi cok daha kolay olucak cünkü o zaman hersey icisleri olucak ve hic kimse hicbir ülke bu ise karisamiyacak,bu örgüt demokratik bir örgüt deyil,diktatör bir örgüt,kafasini azbiraz uzatanin yedi sülalesinin gözyasina bakmayan bir örgüt.
Bu benim fikrim.
Zaten bu bölünme gerçekleşirse, o tarafta kalan ülkemiz yurttaşları ile bu tarafta ki kürtler öyle ya da böyle takas edilecektir.Bence hiç endişelenmeyin, böylesi her iki toplum için de daha iyi olacak..
Bu benim fikrim.
Zaten bu bölünme gerçekleşirse, o tarafta kalan ülkemiz yurttaşları ile bu tarafta ki kürtler öyle ya da böyle takas edilecektir.Bence hiç endişelenmeyin, böylesi her iki toplum için de daha iyi olacak..
En akillica yolu ,kürtleri sayalim,bu örgütün taraftarlarinida sayalim topragida ölcelim ve yüzdeye bölelim kime ne kadar düsüyorsa hakkina razi olup alsin ve bu davada burada bitsin,ben bundan yanayim ve en adilide bu.
Emin olabilirsinizki siyaset ve polikadan hic anlamam ama bu kürt meselesini masaya yatirdigimizda gördüyümüz tek sey gecmis 30 yilda kaybedilmis kürt türk ve dünya halklarinin desteyidir,simdi dinleri mercek altina aldigimiz gibi bu davayida mercek altina alalim,,,,gecmis 30 yila bakdigimizda neler kaybetdik ve neler kazandik?,,,kürt halkinin kazandigi hicbirsey yok ama kaybetdiyi cok sey var, bunlar en önemlisi binlerce can,türk halkinin desteyi(türklrin icindede binlercesi vardi kürtlere her türlü hakdan yana olan)kürt halki terörle bilincli sekilde ikiye bölündü, ve kaybolan dünya desteyi,30 yil önce gercek bir kürt partisi kurulsaydi ve amaci kürtlere bazi haklar almak olsaydi,ne kürt ne türk nede dünya halklarinin desteyini kaybetmeden ve bugünkü haklardan daha cok haklar kesinlikle elde edilecekdi ve birtane cana dahi hicbirsey olmayacakdi ama görünen oki tc ve aponun isbirliyiyle bu davaya cok büyük bir darbe vuruldu,masanin anlatdigi bu,,,bunlar benim fikirlerim,masada tesbit etdiklerim,,pkk aslinda kürt halkinin degerlerini savunan bir parti deyil tam aksine kürtlerin haklarina darbe vurmak icin kurulmus bir parti,,onun bu zamana kadar bu kadar kana ragmen aldigi haklar zaten avrupa birliyinin cok dogal haklariydi,,,benim zoruma giden bu sitede bazi okumus arkadaslar sunu diyebiliyorlar eskiden kürtler kimliyini sakliyordu 30 000 ölen insandan sonra kürtler biz kürdüz diyebiliyorlar,,eyer bu terör örgütü bu davaya hic bulasmasaydi zaten kürt davasi kürtlerin türkleri ve dünyanin desteyiyle zaten hertürlü hakka kansiz kavusacakdi,ama pkk nin zaten görevi bu destekleri kürt halki üzerinden yok etmekdi ve büyük ölcüde basarili oldu.
kemalistcan
28-08-2010, 01:27
"Kürdistan" kurulursa kurulma amacıyla çelişen durumlar ortaya çıkacaktır.
1) Sınırlar nasıl belirlecektir?
2) Bu devletin rejimi ne olacaktır?
3) Kurulacak devlette Türkler, Azeriler, Farslılar, Azeriler ve Araplar hatta Zazalar kürtlerin şimdiki durumuna düşmekten nasıl kurtulacaktır?
4) Batı Anadoluda ve özellikle İstanbul'da yaşayan doğu ve güneydoğu kökenli Kürtlerin durumu ne olacaktır?
"Kürdistan" kurulursa kurulma amacıyla çelişen durumlar ortaya çıkacaktır.
Bugün bir iki marijinal Kürt milliyetçisi dışında Kürdistan kurmak isteyen kalmadı. Pkk ise 10 seneye yakın bir süredir bu Kürdistan hayalini bıraktı. Şayet içi dolu bir tartışma isteniyorsa o zaman yeldegirmenlerine saldırmaktan vazgeçmek zorundayız.
Türkiye'de bir Kürt meselesi vardır ama Kürdistan projesi yoktur. Bırakın böyle bir projeyi bu projeyi eleştirmektedirler bile. Bknz. Apo'nun görüşme notları.
saygılarımla
Elbette pkk nın devlet kurma gibi bir amacı olmaz. Devlet kurup başlarına bela mı alacaklar. Böyle sülük gibi yaşamak varken. Başkalarının sırtından ve kandan beslenen bir terör örgütü salak mı ki devlet kurmak istesin.
agirbas_49
18-09-2010, 15:54
mızrak çuvala sığmıyor artık...ne kurmak istiyorlarmış imralıya kulak ver bakalım..imralının sesi gelmiyorsa, baydemir de aynı borazanı öttürüyor..
dinle yeterki
Ben Apo'nun görüşme notlarını iyi takip ederim. Sizden rica etsem bu iddianızı belgeleseniz.
saygılarımla
kemalistcan
19-09-2010, 01:38
Ben Apo'nun görüşme notlarını iyi takip ederim. Sizden rica etsem bu iddianızı belgeleseniz.
saygılarımla
Bu bir itiraf mı? :)
Adamlar özerklik diye bas bas bağırırken nasıl olurda tersini iddia edebiliyorsunuz?
Demokratik özerklik onların koydugu biçimiyle farklı bir şey ve kesinlikle ayrı devlet öngörmüyor. İleride bu tartışmanın yerel yönetim baglamında sonuçlanabilecegini tahmin ediyorum.
Sadece Kürdistan vilayetleri için özerklik talep edilmiyor. Karadeniz, Trakya açısından da demokratik özerklik talep ediliyor. Peki bu ne anlama geliyor. Bunu iyice bir düşünün derim.
saygılarımla
kemalistcan
19-09-2010, 13:37
Demokratik özerklik onların koydugu biçimiyle farklı bir şey ve kesinlikle ayrı devlet öngörmüyor. İleride bu tartışmanın yerel yönetim baglamında sonuçlanabilecegini tahmin ediyorum.
Sadece Kürdistan vilayetleri için özerklik talep edilmiyor. Karadeniz, Trakya açısından da demokratik özerklik talep ediliyor. Peki bu ne anlama geliyor. Bunu iyice bir düşünün derim.
saygılarımla
Diğer bölgelerin böyle bir talebi yok. Ayrıca yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ile özerklik aynı şey değildir ve adamların talepleri kesin olarak yerel yönetimlerin güçlendirilmesinden daha ileri şeyler taşımaktadır. Ayrıca kürdistan vilayetleri diye birşey yok :)
Diger bölgelern böyle bir talebi olmayabilir. Konu bu degil. Tüm ülke için yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve yönetim agırlıgınının merkezden yerele taşınması daha demokratik mdir degil midir, önemli olan bu.
Bana göre merkezdense yönetim agırlıgının yerele kayması daha dogrudur. Apo'nun demokratik özerklk kavramını şayet başkalarından degil de onun yazdıklarından okursanız bunun bu şekilde ifade edilmeye çalışıldıgını göreceksinz.
saygılarımla
yucemanitu
19-09-2010, 23:03
PKK bir terör örgütümüdür yoksa terör örgütü değilmidir?
15 bin kişilik bir dag kadrosu olan (Karayılan'ın en son röportajı) ve Kürdistan Cografyasındaki her ilde halk üzerinde etkinligi olan ve bu önlenemeyen bir siyasi hareket sence terör örgütü müdür.
Yukarıdaki sorumu baz alarak bilimsel normları da kıstas edinerek bu soruyu tarafsız olarak sen cevaplamayı dene. Bakalım nereye varacaksın.
saygılarımla
İsrail ordusu 168.000 kişilik bir kadroya sahiptir. İsrail halkından da destek bulmaktadır. Halk üzerinde etkinliği var. Ve kafasına koyduğunu yapıyor yardım gemilerini bile vurması önlenemedi. İsrailin yaptığı terör müdür?
Yukarıdaki sorumu baz alarak bilimsel normları da kıstas edinerek bu soruyu tarafsız olarak sen cevaplamayı dene. Bakalım sen nereye varacaksın.
kemalistcan
20-09-2010, 00:09
PKK bir terör örgütümüdür yoksa terör örgütü değilmidir?
15 bin kişilik bir dag kadrosu olan (Karayılan'ın en son röportajı) ve Kürdistan Cografyasındaki her ilde halk üzerinde etkinligi olan ve bu önlenemeyen bir siyasi hareket sence terör örgütü müdür.
Yukarıdaki sorumu baz alarak bilimsel normları da kıstas edinerek bu soruyu tarafsız olarak sen cevaplamayı dene. Bakalım nereye varacaksın.
saygılarımla
Terör örgütü olma kıstası örgüt üyesi sayısı, örgütün gücü ve etkinliği, örgütün geniş kitlelerden oluşan hayran kitlesi midir? Yoksa örgütün eylemlerinde terörü kullanıp kullanmadığı, sivil hedeflere saldırıp saldırmadığı mıdır?
Diger bölgelern böyle bir talebi olmayabilir. Konu bu degil. Tüm ülke için yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve yönetim agırlıgınının merkezden yerele taşınması daha demokratik mdir degil midir, önemli olan bu.
Bana göre merkezdense yönetim agırlıgının yerele kayması daha dogrudur. Apo'nun demokratik özerklk kavramını şayet başkalarından degil de onun yazdıklarından okursanız bunun bu şekilde ifade edilmeye çalışıldıgını göreceksinz.
saygılarımla
Açık konuşunuz!
Korkmayınız, peki güçlendirilecek bölgenin başına da apo geçsin mi?
dilaver;
Görmemiş olamazsın, sorum bakiidir!
Açık konuşunuz!
Korkmayınız, peki güçlendirilecek bölgenin başına da apo geçsin mi?
dilaver;
Görmemiş olamazsın, sorum bakiidir!
Uzun br süredir anlamsız ve provokatif soruları ciddiye almıyorum. Şayet zahmet buyurur da başlıgı baştan sona gözden geçirirseniz soru dediginiz şeylerin de cevabının daha önceden verilmiş oldugunu görebilirsiniz.
saygılarımla
Açık konuşunuz!
Korkmayınız, peki güçlendirilecek bölgenin başına da apo geçsin mi?
dilaver;
Görmemiş olamazsın, sorum bakiidir!
Uzun br süredir anlamsız ve provokatif soruları ciddiye almıyorum. Şayet zahmet buyurur da başlıgı baştan sona gözden geçirirseniz soru dediginiz şeylerin de cevabının daha önceden verilmiş oldugunu görebilirsiniz.
saygılarımla
KIVIRMA!
Arkadaş!Soru net;
Güçlendirilecek bölgenin başına apo mu geçsin?
kemalistcan
23-09-2010, 22:25
Türkiye'de solun düştüğü duruma bakın arkadaşlar. Kimi bölücülere kimi dincilere kimi liberallere yedeklenmiş. Bu gidişle mazallah gerçek solcuyu bırakın, adam gibi adam kalmayacak ülkemizde. Allah sonumuzu hayretsin.
evrensel-insan
23-09-2010, 22:59
Saygideger Kemalistcan;
"sag ve sol" zamaninda "orta" dan turetilmistir. Sonucta, bir seyin sagi ve solu olmasi demek, kendisinin olmasi demektir?
Peki "kendisi/normali/ortasi" nedir ki, solu sagi olsun?
Bugun artik bu sifatlar tarih olmus, cunku kendisi anlamini yitirmistir.
Genelde, olan sisteme ve duzene karsi cikmak, iki turludur. Bunun birincisi, sistem ve duzeni "ileriye cekmek", ikincisi de, "geriye cekmektir."
Butun bunlar da bugun anlamini yitirmistir. Cunku, gunumuzde, bilhassa liberalizm; sistemi koruma ve devam ettirme adina sahnededir ve sahneye cikmistir.
Oyuzdende, eski anlamiyla, sag ve sol liberalizmin bunyesindedir ve pragmatizm olarak yer alir.
Kurt konusunda da, en onemli sorun; Kurd halkinin hak ve ozgurlukleridir.
Bunu da kimi, terorizm ile, kimi legal, kimi de birseyler veriyormus gibi yapip, vermeyendir. Yani, insan hak ve ozgurlukleri, politikalarin, cikarlarin, taraflarin duygu somurusu, su istismari, kullanimi ve kandirilmasi elindedir.
Bu konu, Kurdler adina bir seyler yapmak icin, politika uygulayanlarin degil; Kurd halkinin konusudur. Kurd halkinin ne istedigi e, ancak bir referandum ile algilanabilir. Sozculeri eliyle, degil.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Bu konu incelenirken , zamaninda bir avuc insanla Istiklal Savasi vermis milletin, bir avuc asirete yenik dusmesinin , ne kadar manidar olusu da gozden gecirilmelidir.
Jolly Jocker
04-10-2010, 00:29
Yıllardır her kesim bu sorun üzerine ahkam keser ama kimsenin aklında çözüme ilişkin bir fikir güzergahı yoktur. Biz devrimcilere de haklı olarak, ''Somuta ilişkin neler yapılmalı, sen oradan haber ver asıl?'' dendiği olur. O halde kendi somut çözüm önerilerimizi bir kez daha netleştirerek ortaya koymalıyız. Kendi adıma şöyle bir yol izlemeyi öneririm: Kürt sorununu çözmek için evvela Kürt halkının taleplerinin karşılanması gerekir. Bu doğrultuda;
a) Kürt dili ve kimliği üzerindeki bütün engeller kalkacak, Kürt dili ve kimliği ülkeyi kuran eşit kurucu unsur olarak resmiyet de kazanacak.
b. Halklara kendi kaderini tayin hakkı verilecek ve bu hak daima korunacak.
c) Federasyon veya konfederasyon uygulanacak.
d) Yerel ve yerinden yönetimciliğe tüm ülkede ağırlık verilecek, merkezi yönetimin gücü azaltılacak ve bitirilecek.
e) Bölge geri bıraktırılmış halde olduğu için kamu yatırımlarına ağırlık verilecek. Özellikle de o bölgede -kadın istihdamına öncelik verilerek- işsizlikle mücadele edilecek.
f) Resmi ideolojideki milliyetçi söylem dışlanacak.
g) Halkın demokrasi kültürünü edinip gericiliği bırakması için çalışma yaşamında da demokratik ilişkiler, yani özyönetim pratikleri ve işçi denetimi sağlanacak.
h) Bölgede kentleşmeye ve tarımda makineleşmeye ağırlık verilecek.
ı) Bölgedeki derin devlet örgütleri ve tarikatlar, cemaatler dağıtılacak; geçmişte bölge halkına karşı yapılan hukuksuzluklar soruşturulup cezalandırılacak.
i) Tutsak olan militanlar için af çıkarılacak.
j) A.Öcalan Kürt halkının siyasal temsilcisi olarak kabul edilip diyalog kurulacak.
k) Okullar yatılı olacak, kamu kaynaklarından finanse edilecek ve yerleşim birimlerinin dışına yapılacak. Böylece ataerkil kültürün mümkün olduğunca dışında kuşaklar yetiştirilip her yeni mezunla birlikte yerleşim birimlerinin kültürel dönüşümü sağlanacak.
l) Artan oranlı vergi sistemi ve dolaysız vergilendirmeye ağırlık verilerek vergi yükünün yoksul bölge halkının sırtına binmesi önlenecek.
Bunlar yapılırsa ortada sorun falan kalmaz. Bırakın kanı, en küçük bir huzursuzluk bile kalmaz. Fakat tüm bunlar ancak sosyalizmle mümkündür ve bir devrimin konusudur.
noripcord
04-10-2010, 00:38
@Freddie
özerklik ve kendi bayrağını da dikmek ister misin? birde apoyu verelim size ohh, birilerinin maşalığını rahat rahat yapabilirsiniz sonra.
Jolly Jocker
04-10-2010, 00:48
PKK'lı değilim, sosyalistim. Enternasyonalist bakış açımın gereğini savunuyorum. Yani beni yaftalamaya kalkma lütfen. Öte yandan özerk bölgelerin kendi bayrakları olabilir. Bu fikre de sıcak bakarım. Ha bu arada, Kürt olmadığımı da belirteyim. Benim amacım, daha fazla kan dökülmeden bu sorunun çözülmesidir. Sorunların çözümü için tüm taraflar bazı tavizler verir, istemedikleri bazı şeyleri kabullenmek durumunda kalabilirler. Apo konusunu bu minvalde görmek lazım. Önemli olan Apo'nun ne olacağı değil, bu sorunun nasıl çözüleceği, ölümlerin nasıl durdurulacağıdır. Milliyetçi hırslar ve inatlaşmalar yüzünden bu iç savaşın sürdürülmesi, yaşanan her ölümden bu inatçı kafanın sorumlu olması demektir. Ben, kendi dilini konuşup kendi varlığını resmen tanıtmak için mücadele eden bir halka karşı asker üniforması giydirilip savaşa gönderilen gençler için üzülüyorum.
noripcord
04-10-2010, 02:44
@freddie
dediklerinin hiç birinin olması mümkün değil. ayrıca biz pkk ile savaşmak için asker yolluyoruz, kürtlerle değil. daha iyi ajitasyon yapmak için bu kadar çarpıtma yapmakta pes doğrusu.
bu fikirlerin uygulanması için avrupanın, amerikanın kapitalist sistemi, ortadoğu projelerini falan bırakıp sosyalist bir düzene geçmeleri gerekiyor. yoksa bu dediklerini yapmak sadece büyük balıkların, küçük balıkları yutmasını kolaylaştırır.
PKK'lı değilim, sosyalistim. Enternasyonalist bakış açımın gereğini savunuyorum. Yani beni yaftalamaya kalkma lütfen. Öte yandan özerk bölgelerin kendi bayrakları olabilir. Bu fikre de sıcak bakarım. Ha bu arada, Kürt olmadığımı da belirteyim. Benim amacım, daha fazla kan dökülmeden bu sorunun çözülmesidir. Sorunların çözümü için tüm taraflar bazı tavizler verir, istemedikleri bazı şeyleri kabullenmek durumunda kalabilirler. Apo konusunu bu minvalde görmek lazım. Önemli olan Apo'nun ne olacağı değil, bu sorunun nasıl çözüleceği, ölümlerin nasıl durdurulacağıdır. Milliyetçi hırslar ve inatlaşmalar yüzünden bu iç savaşın sürdürülmesi, yaşanan her ölümden bu inatçı kafanın sorumlu olması demektir. Ben, kendi dilini konuşup kendi varlığını resmen tanıtmak için mücadele eden bir halka karşı asker üniforması giydirilip savaşa gönderilen gençler için üzülüyorum.
Peki ya lazlar, rumlar, çerkesler, araplar, gürcüler, ermeniler, tatarlar, ve diğer tüm azınlıklar???
Tabii bir de kürtlerin hangi dili, örneğin tuncelide zazaca???
Çerkesler de abaza, şapsığ, kabardey, hakutay, besleney ve daha 5-10 kola ayrılıyor...
Mesela şapsığ yumurtaya cenci der, abaza geagge der...
Keza lazlar da öyle...
Bu işi ne yapacağız?
38 ayrı resmi dil ne hoş olur değil mi?Ülkemizin renkleri...Sonra amerikan ingilizcesinde filan birleşir toplumsal mutabakatı sağlarız öyle değil mi?
spartacus
04-10-2010, 11:23
Sağ ve sol kavramları için küçük bir açıklama yapmak gerekir.
Her ne kadar günümüzden 200 yıl öncelerde Fransa'da Parlamentodaki dizilişe göre bu terimler ortaya çıkmış denilirse de, bu söylem hem yetersiz ama hemde şekilden öte anlam taşımazlar. Yani, parlamentoda, muhafazkarlar(feodal-kralcılar) sağ tarafa, cumhuriyetçiler(eski feodal ve otokrat düzene karşı yeni bir sistemi temsil edenler, devrimciler) sol tarafa oturmuşlar. Buradan dolayı sağda oturanlar (muhafazakar) sağcı, soldakiler ise solcu olmuş. Bu tabi basit bir açıklamadır, oysa sağ ve solu belirleyen nerden baktığımızdır, yoksa sol hem sağ, sağ da hem soldur.
Hepimizin gündelik dilde kullandığı bir terim vardır. Sağ Kol terimi. Asıl sağcılığın yada solculuğun yani söylem anlamında bu iki kelimenin ortaya çıkışını burada aramak gerekir. Tanım, bir ortamda kişilerin dizilişlerine göre değil, kişilerin temsil ettiklerine göredir.
O günün Fransa'sında Kralın sağ kolu olmaktır sağ söylemi. Sağcılık ile ifade edilen tamda bu olmakla birlik de, Sol Kol demek ise karşı olmak anlamındadır. Sağcılık veya solculuk kökeni 200 yıllara dayanan terimler değil, çok daha eski hatta binlerce yıl evvele dayanan terimlerdir. Örnek vermek gerekirse, bu gün islamiyet de, sağ taraf sevabı, sol taraf ise günahı temsil eder. İşte sağcılığın, solculuğun konumlanış biçiminde belirleyici ölçüt budur. Her ne kadar toplumsal eğitimimiz, basit ama içeriği boşaltılmış empoze ve şablonlara dayanıyorsa da, her ne kadar bir çok terimi gerçek anlamı ile kavramaktan uzak kalıyorsak da, her ne kadar bu gün bu terime inanç üzerinden yaklaşıp işi dinsel bir argüman gibi görüyorsak da, islamiyet deki sağın sevabı, solun günahı terimlerinin kullanım gerçeğinin politik olduğunu da görebilmemiz gerekiyor. nasıl ki dinler işin siyasetidir deriz, nasıl ki dinler politik oluşumlardır, mekanizmalardır deriz, dinlerin kullandığı terimlerinde siyasi kökenini, onlara inançları bulaştırmadan görebilmemiz ve politikliği sergileyebilmemiz gerekir. Bunların siyasiliği ne kadar ise, sevap(sağ) ve günah(sol) söylemleride, -inançsal değil- o kadar politik söylemlerdir(bu durum anlaşıldığı ölçüdedir ki, bu iki kelime anlam kazanır). Tabi bu tür açıklamalar başka bir forumun konusu olabilir ki geçiyorum..
Şimdi, sağcılık yada solculuk bizim toplumsal bakış açımızın sığlığına göre tanımlanacak olursa, anlamsız ve boş bir savunurluk, boş ama zamanı geçmiş, dönemini doldurmuş 2 söylemden ileri gitmeyecektir. Oysa bu iki söylem için de merkezi bir şeyin olması ve açıkça tanımlanması gerekir. Çünkü bu iki söylem başlı başına kendilerine has bir söylem değil, bir neye göreliğe göre, konum belirten 2 söylemdir.
A kişisini sonuna kadar desteklemek, A ya göre sağcı, aksi bir konum ise solcu olmaktır. Şimdi kendisini sağcı yada solcu görenlere sorulacak asıl soru, sizin A'nız nedir? sorusudur.
Fransız parlamentosundaki dizilime göre, sağda olanlar sağcı, solda olanlar solcu söylemi yerçekimsiz bir söylemdir, gerçekçi bir tespit değildir. peki o halde madem parlamentodaki diziliş değil orada belirleyen, belirleyen nedir? Gibi bir soru sorulduğunda verilecek cevap; kraldır. belirleyen ölçüt kraldır ve o gün ki ayrışma ve konumlanış krala göredir ve bu yapay değil doğaldır. Kral'ı destekleyenler, onun sağ kolu olanlar sağcı, aksi istikamettde bulunan, konumlananlar ise solcu olmuştur.
Türkiye de ise saltanat yanlıları Padişah'ın sağ kolu iken, cumhuriyetçiler yani padişahın yanında saf alıp, sonuna kadar ona destek verip, ona güç olmayanlar ise solcudur.
.....
şimdi padişahlıkda yok, saltanatda, o halde kim sağcıdır kim solcu ? Yıllar var ki kendisine solcu diyenler aslında sağcı, sağcı diyenler aslında gerici olmalılar. Çünkü belirleyen ölçüt(saltanat) artık yoktur ve çağdışıdır. Günümüz dünyasının siyasi anlayışına hitap etmediği gibi gerekliliğini kaybetmiştir. bu durumda hala, ben sağcıyım diye saltanat özlemleri ile tutuşup, politika üretenler sağcı olarak adlandırılabilir mi? Adlandırılamaz çünkü ortada böyle bir belirleyen yoktur, bu sebepledir ki onlar sağ yada sol gibi bir konum alamazlar. Alacakları tek konum, geçmiş ile günümüzün konumlanışı üzerinden gericiliktir.
Peki belirleyen olarak, saltanatın yerine, ondan boşalan yere yerleşen nedir? İşte şimdi kimin sağcı, kimin solcu olacağını belirleyecek olan unsur budur ve herkes kendisine bu soruyu sormalıdır, ben hangi tarafdayım? Kişinin verdiği cevap, siyasi şablonları, abuk subuk yapay inançları da, empoze ve tüm dayatmaları da bir tarafa bırakarak, ne olduğunu gösterecektir. Bu gün sağ diye geçinen saltanatçılar gerici, sol diye geçinenler(belirli bir çoğunluk) ise sağcıdır, ve bu iki terimde siyasetin kafasına göre abarttığı biçimiyle, yapay bir lanetlenme ile bağdaştırılacak, utanılacak yada böbürlenilecek bir şey değil, doğal ve içerisinde bu tür duygular barındırmayan bir konumlanmadan ibarettir.
Kemaloğlu
21-11-2010, 21:15
PKK bir terör örgütümüdür yoksa terör örgütü değilmidir?
15 bin kişilik bir dag kadrosu olan (Karayılan'ın en son röportajı) ve Kürdistan Cografyasındaki her ilde halk üzerinde etkinligi olan ve bu önlenemeyen bir siyasi hareket sence terör örgütü müdür.
Yukarıdaki sorumu baz alarak bilimsel normları da kıstas edinerek bu soruyu tarafsız olarak sen cevaplamayı dene. Bakalım nereye varacaksın.
saygılarımla
Bu sitenin eski üyelerinden birisi bir siteye bir yazı asmıştı.
bende onu okudum herhalde iftira ediyor diye düşündüm
hiç üşenmedim dilaver ağabey baştan sona sırf senin yazılarına baktım
bayağıda bir aydınlandım...
Dilaver ağabey neden ben PKK lıyım demiyorsun?
bizde sizleri medeni insanlar sanırdık
çoluk çocuğun varsa Allah bağışlasın
tesadüfi bir bombaya falan kurban gitmezler inşallah.
Sayın kemaloglu
Yazdıklarımdan beni pkk lı olarak teşhis edebilmek ya büyük bir maharet gerektirir ya da ciddi bir ön yargı. Ben sadece insanım. Ne Türk ne de Kürt ve tüm olguları bu üst pencereden degerlendirmeye çalışırım. Sizin için bunu anlayabilmek çok zordur biliyorum. Ama hiç bir mülkiyet duygumun olmadıgını söylersem belki daha da anlaşılır olabilir.
saygılarımla
Jolly Jocker
21-11-2010, 23:36
Bu mesajım belki konuyla ilgisiz olacak ama sevgili Dilaver başta olmak üzere forum yönetimine bir uyarı yapmadan geçemeyeceğim. Başka bir forumda(''ateist'' forum) bu forumun birkaç gündür erişime kapalı olmasını konu edinen bir başlık açılmıştı ve gelen neredeyse herkes bu konuyu fırsat bilip bu forum hakkında saçma-sapan yazılar yazmıştı. Güya bu forum ''Kürtçü'' imiş, ''bölücü'' ve ''Atatürk düşmanı'' imiş, ''kızıl komünist'' bir forummuş. Böyle çizgideki yöneticilerden oluşuyormuş. Böyle bir forumun Turan Dursun'un adını 'kullanması' da pek üzücü bir manzaraymış.
Bu lafların sahipleri kafayı kemalizmle bozmuş, açıktan darbe destekçisi, tartışma adabına sahip olmayan, kendileri gibi faşist olmayan herkesi ''bölücü'' sanıp yaftalama yoluna giden tipik bazı ''ateistler''. Ama bu forumda başka forumlar hakkında olumsuz yazı yazılmamasına dair bunca dikkat gösteriliyorken 'ateist' forumda Turan Dursun Forumunu kötüleyen her türlü ipe-sapa gelmez iddianın söylenebilmesi çok üzücü bence. Dilaver'in ''PKK'lı olmakla'' v.b. iddialarla suçlanmasının temelinde, başka bazı 'ateist' grupların bu forumun bir biçimde gözden düşürülmesi veya yok edilmesinden duyacakları memnuniyet gizli bence. Turan Dursun Forumunu ''uygunsuz'' gösterip kapattırmak ve muhafazakar hükümetin ve onun polisinin gözünde ''makbul ateist'' payesine erişip kendini güvene almak en başta etik değil oysa.
uzun zamandır siteye giremiyorum.son bir haftadırda ulaşamıyordum zaten.bugün siteye ulaşmamla anladım ki değişen hiçbirşey olmamış kafalarda.
daha önce benide birçok kişi terörist ilan etti bu forumlarda ama her defasında ben sosyalist ve enternasyonalist kimliğimi ön planda tutarak sabırla karşılık verdim bu iddilara. ama anladımki tüm bu suçlamaların sebebi sosyalizmi,komünizmi,enternasyonalizmi,antiemperya lizmi ve bu kimliği taşıyanların kürt sorununa dair düşüncelerini bilmeyen kişilerin bu iftiraları yapanların başını çekmesi.
özellikle koyu kemalizmin antikomünist tavrı kızıl olmanın şeytan olmak gibi değerlendirmesi bu konuda baş rolleri çekenlerin tavırlarını şekillendiren şey.
Hayatın her alanında çift dil kullanılması kararı Doğu ve Güneydoğu’daki bilboardlar ile işyerlerindeki tabelalara da yansımasıyla pazardaki esnaflar sebze ve meyve etiketlerini bundan böyle Kürtçe yazmaya başladı.
http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2010/12/24/sirnak-ve-cizre-de-manavlarda-kurtce-etiket-1047699.Jpeg
1 milyon imza kampanyası
Bunun yanında kısa adı TZP Kurdi olan Kürt Dil Eğitim Hareketi, Kürtçe’nin eğitim dili olması için, Kürt orjinli siyasi parti ve oluşumların da desteği ile kapsamlı bir imza kampanyası sürdürüyor ve bu kampanya için 1 milyon imza toplanacak. Bu imzalar da Dünya Ana Dil Günü nedeniyle 21 Şubat’ta TBMM’ye sunulacak.
İmzalar ve Dilekçeler AB’ye de gönderilecek
Bunun yanında imzalar ve dilekçeler, Dünya Anadil Günü olan 21 Şubat’ta Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Birleşmiş Milletler Eğitim ve Kültür Örgütü (UNESCO) ile Avrupa Birliği (AB) Parlamentosuna sunulacak. İmzaya açtığı dilekçede, anadilde eğitimin evrensel bir hak olduğu ve her halkın bu hakkı kullanması gerektiğine dikkat çekilecek.
Kürtçenin kullanımında devletin yasal ve anayasal düzenlemelerini beklemeyeceğiz
Kampanya kapsamında iki dilli uygulamayı bölgenin geneline yaymak için bir çok yerleşim biriminde Kürtçe ve Türkçe isimler kullanılmaya başlandı bile. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın “Kürtçenin kullanımında devletin yasal ve anayasal düzenlemelerini beklemeyeceğiz. İki dilli yaşamı hayata geçireceğiz” açıklaması, başta Diyarbakır ve Van olmak üzere BDP’nin etkin olduğu il, ilçe ve kasabalarda etkili oluyor.
Vitrinler Kürtçe ile donatıldı
Bazı esnaflar işyerlerinin Türkçe isimlerini Kürtçeyle birlikte, bazıları ise sadece Kürtçe kullanmaya başladı. Bazı işyerleri sahipleri ise işyerlerine Kürtçe tabelalar astı, vitrinler ise Kürtçe yazılarla donatıldı. Lokantalardaki menüye ise yemeklerin Kürtçe isimleri de yazıldı. Şırnak’ın Cizre ilçesinde ise manavlara sebze ve meyve isimlerinin Kürtçe yazıldığı etiketler dağıtıldı.
Kürtçe’nin belediyelerde de kullanılması yönünde hazırlık yapılıyor.
Tabela asılması uygulamasına Diyarbakır Sur Belediyesinde başlanması diğer belediyelere de örnek oldu. Van Belediyesi de hizmet müdürlükleri ile idare birimlerine Kürtçe tabela asma hazırlığı yapıyor. Kürtçenin yaygınlaşıp geliştirilmesi için belediye tarafından broşürler, ilan, davetiye, takvim, imsakiye, etkinlik duyuruları ve internet sitesi Kürtçe hazırlanıyor. Van Belediyesi, şehir parkının ismini Feqiyê Teyran Parkı olarak değiştirdi. Parkın girişine ise Teyran’ın hayat hikayesi ve şiirinden oluşan Türkçe ve Kürtçe tabelalar astı.
Gelişen olayların özeti kısaca böyle. Daha fazla bilgi için bakınız: Milliyet (http://www.milliyet.com.tr/sirnak-ve-cizre-de-manavlarda-kurtce-etiket/guncel/haberdetay/24.12.2010/1330267/default.htm)
http://www.beytussebap.bel.tr/images/news/645.jpg
Bunlar demokratikleşme adına atılan daha ilk adımlar... Bu anlamda attıkları adımlarla Kürtler kendi kendilerini yönetmesini de öğreniyorlar. Anadili Kürtçe olan vatandaşlar bundan böyle Milli Eğitimin Güneydoğu'daki köylere Batıdan hiçbir kelime Kürtçe bilmeyen öğretmenler atamalarını beklemeyecekler, kendi öğretmenlerini kendileri yetiştirecekler. Yörede adaleti sağlayabilmek için Kürtçe de bilen kendi polislerini, hakim ve savcılarını kendileri yetiştirecek. Sağlık hizmetlerini yöreden gelen ve halkı daha iyi tanıyan Kürtçe konuşan hemşireler ve doktorlar sağlayacak. Kendi kalkındırma politikalarını kendileri oluşturabilecekler. Kendi içlerinde üniversitelerini organize edebilecekler. Hani Kürtler yapamazdı? Ankara'dan gelecek maddi desteğe bağlıydılar ve asalak olarak Devletin vereceklerine muhtaçtı? Hayır, devlet zaten onları o aciz konumlarında bırkamak için oyalıyordu bunca sene. Gölge etme başka ihsan istemez misali...Kürtler kendi başlarının çaresine bakmayı öğrenecek ve öğreniyorlar da...
Son olarak konu hakkında Kurdi-Der Cizre Şubesi Temsilcisi Bahdin Robar'ın söylediği anlamlı sözlere de yer verilmeli;
"Zaten insanın insan olmaktan ötürü bazı hakları vardır. Bunlar başkaları tarafından engellenmez veya lütuf edilmez. Ancak bunlara saygı gösterilmesi gerekiyor. Dolayısıyla bizde bugün burada ilgili makamların öz vatandaşları olan başta Kürtler olmak üzere tüm dillere saygı gösterilmesini bekliyoruz. Bir ulus ancak dilini ve kültürünü yaşadığı zaman ulus olabileceğinden halkımızı, sivil toplum örgütlerimizi ve duyarlı bütün kesimlerin günlük hayatlarında anadillerini konuşmalarını ve çocuklarına öğretmelerini öneriyoruz. Zaten bizler Kürtçe'yi bölgede fiili olarak kullanıyoruz. Bu durumu hem gündemde tutmak hem de diğer bölgelerde Kürtçe'nin bizim için ne kadar önemli olduğunu göstermek için yapıyoruz. Kürtçe'nin günlük hayatta, yaşamın her alanında kullanımına dair hiç kimseden izin beklenmeksizin ve hiç kimsenin görüşüne bakmaksızın bu doğal ve Kürt olmaktan kaynaklı hakkımızı kullanacağız ve kullanılması için de gereken tüm çabayı göstereceğiz"
Kaynak: Haberturk.com (http://www.haberturk.com/polemik/haber/584356-cizrede-esnefa-kurtce-etiket-dagitildi)
Kürtçe'nin de diğer dillerin de toplumda kullanılmasına, öğrenilmesine, öğretilmesine sonuna kadar tarafız.
Saygı, herşeyden önce...
Kürtçe'nin de diğer dillerin de toplumda kullanılmasına, öğrenilmesine, öğretilmesine engel olan kimdir?
Sn. axial,
Soru cümleniz, soru ise;
Düşüncemiz odur ki; güzide ülkem Türkiye Cumhuriyeti topraklarında bulunmuyorsunuz.
Bazı değerli katılımcılar gibi, uzun yıllardır ülkemden ayrı ve de gayrısınız.
Doğru mudur?
Soru cümleniz kinaye ise;
Ne gündemi takip ediyorsunuz, ne mahkemelere giriyorsunuz, ne de ülke genelinde geziyorsunuz. Ankara'nın doğusunu harita üzerinde görüyor, Kürt ırkına, Dağ Türkleri diyor, Kart kurt seslerinden hayaller uyduruyorsunuz.
Ve bu yazdıklarımız da doğruysa, cevabımız da SİZ oluyorsunuz.
Saygı, herşeyden önce...
bakkalmahmud
24-12-2010, 18:49
Türkiyede kürt meselesi ortaliga birakilmiyacak kadar hassas bir konu,ne olursa olsun kürtler o cografyanin insanlaridir ve söz haklari vardir ama bu onlaroin isteyi deyil yarari dogrultusunda olmalidir.saygilar
bu onlaroin isteyi deyil yarari dogrultusunda olmalidir
Hatalı bir düşüncedir. Bu düşünce insanı. Ya sev ya terket, bu ülkenin ekmeğini yiyen yarın .... sloganlarına götürür.
Bu ülkenin sahibi, tapusu; bir kurum, kuruluş, kişi ya da kişilerde değildir. Bu topraklarda yaşayan herkesin hakkı, sorumluluğu vardır.
Bahsettiğimiz kişiler, komşularımız, akrabalarımız, canlarımızdır. Aynı sofraya ekmek taşımış ve yine aynı ekmeği bölüşmüşüz. Aynı düşmana, omuz omuza karşı koymuşuz. Herşey bittikten sonra da onların çocuklarına her gün;
"VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN" dedirtmişiz.
Olmaz.
Olmayacak.
Saygı, herşeyden önce...
Violadagamba
04-02-2011, 19:05
Kürt Meselesindeki son durum şudur:
1) Kürtler Türkiye'deki nüfusun yüzde 10 ila 15'ini oluşturmaktadır.
2) Kürtler ayrılmak -yani Batman'a, Şırnak'a, Hakkari'ye göç etmek- istememektedirler.
a) Kürtler Türkiye üzerinde Kürtlere ait geniş bir özerk coğrafya talep etmektedirler.
b) Kürtler kendilerine ait olması gerektiğini düşündükleri özerk alanlarının dışındaki Türkiye'de de eşit ortaklık talep etmektedirler.
c) Kürtler Türkçe değil Kürtçe -PKK'nın resmi lehçesindeki Kürtçeyi- konuşmak istemektedirler. Hatta daha da ötesi Türklerin o Kürtçeyi öğrenmelerini dillendirmektedirler. BDP'li siyasetçilerin konuşmalarını bir yana bırakalım, Mersin'de Kürtçe şarkı bilmediği için öldürülen bir Türk'ün hazin hikayesi bu ayrı dil talebinin Kürt milli bilincine nasıl güçlü bir şekilde işlediğini göstermektedir.
3) Türkler genelde bu talepleri anlamazlıktan ve de duymazlıktan gelmekte ve Kürtlerin bu talepleri doğrultusunda silahlı ve silahsız örgütlenmeleri ve talepleri karşısında sessiz kalmaktadırlar.
Sonuç: Başta Türklerin çoğu olmak üzere hepimiz kendimizi kandırıyoruz. Artık Kürt sorunu yoktur; Türk sorunu vardır.
ahmetsln
04-02-2011, 19:13
Ben bu soruna "kürt sorunu" denilmesinin en büyük ırkçılık olduğunu düşünüyorum
"güneydoğu sorunu"...
bir de bölgede kürt aşiret ağaları kendi işçilerine zulüm yapılıyor köylü, emekçi halk 2 kuruşa, karın tokluğuna çalışıyorlar, feodal yapı hüküm sürüyor, kürtleri savunanlar en büyük aşiret reisleri.
ve ortada ki sorun "sadece demokratik özerlik ve dil".
evet orada aşiret ağaları tarafından ezilen halk ?.
Bunun ilgili güzel bir yazı
http://gazete.halkcephesi.net/yazilar/index.php?option=com_content&view=article&id=1152:her-ulus-aslnda-iki-ulustur&catid=39:kurt-sorunu&Itemid=498
dark planet
15-02-2011, 03:38
bir kemalist olarak her düşünceye saygım var. hatta kürt ideolojisine bile. çünkü bu gün sen izin vermiyorsan yarın başkası sana izin vermez. tıpkı etki tepkiyi doğurur gibi.
fakat asla teröre müsahade edilemez. asla göz yumulamaz. kürtler kırılmasın oy toplayalım diye ipte cambazlık yapılmasına tahamül edilemez. evrensel değerler herkes için geçerlidir.
bir de bu evrensel değerlerin yanında kültürel değerler vardır. bu değerlerin evrensel değerlerle asla çelişmemesi gerekir. işte kürt sorunu budur. evrensel değerlerin kültürel değerlerle çatışmasıdır...
ben kürt sorunu diyorum çünkü bazı kürtler gerçekten sorun...
AvniSinanoglu
06-03-2011, 01:11
bir kemalist olarak her düşünceye saygım var. hatta kürt ideolojisine bile. çünkü bu gün sen izin vermiyorsan yarın başkası sana izin vermez. tıpkı etki tepkiyi doğurur gibi.
fakat asla teröre müsahade edilemez. asla göz yumulamaz. kürtler kırılmasın oy toplayalım diye ipte cambazlık yapılmasına tahamül edilemez. evrensel değerler herkes için geçerlidir.
bir de bu evrensel değerlerin yanında kültürel değerler vardır. bu değerlerin evrensel değerlerle asla çelişmemesi gerekir. işte kürt sorunu budur. evrensel değerlerin kültürel değerlerle çatışmasıdır...
ben kürt sorunu diyorum çünkü bazı kürtler gerçekten sorun...
Bakin soydaslarim Türkiye isin kolayina kaciyor sorun terör diyerek. Terör neden olusur bunu anlayalim. Icimizdeki kürtler terör yapmalarinin sebebi ülkemiz topraklari üzerinde Kürdistan devleti kurmaktir. Sorun burada yatar, kürtler devletlerini kurmak istiyor ve bunun icin siyasal, militan, örgütsel ne varsa yapiyorlar. Iste bu kadari basit. Bir devlet kurmak icin alt yapilari icin gereken isteklerini hükümetimizden baris olur saftasasiyla üstüne basa basa basarili sekilde aliyorlar. Kürtce konusmak bu devleti kurmak icin temel ihtiyac. Okullarda ana dilde egitim de ayni. E ne kaldi baska? Irk olarak saten kizlarini Türklere vermiyorlar, heriflerin boylari saten bizden büyük kendilerini ARi irkindan sayiyorlar saten. Irkcilik icin saten temel alt yapilari mevcut. Bize ne kaliyor Türk olarak? Iste cevab burada yatiyor bize ne düsüyor? Bölsen bir dert bölmesen baska dert. Bölürsen yarin sana savas acar, bölmesen ülkeni zamanla kürtlestirir tüm topraklarina sahip olur. Demokraside cözümler bitmez en iyisi secimlerden evvel veya beraberinde oylama yapmak ayrilalimmi ayrilmiyalimmi ve ayrilmassaz nasil olacak gibi anketler...
Violadagamba
06-03-2011, 01:45
heriflerin boylari saten bizden büyük kendilerini ARi irkindan sayiyorlar saten.
Sayın AvniSinanoğlu,
1) Kürtlerin boyu Türklerden uzun değildir.
2) Kendilerini Aryen saymaları bir şey ifade etmez; zira ırk olarak Türkiye'deki en Semitik olanlar Kürtlerdir. Epesmer ve büyük burunlu Kürtlerin (Ben de esmer ve büyük burunluyum) aslen sarışın olduklarını iddia etmeleri onları sarışın yapmaz.
Not: Ben esmer, koca burunlu ve uzun boylu bir Türk'üm.
Firestorm
06-03-2011, 01:51
Sayın AvniSinanoğlu,
1) Kürtlerin boyu Türklerden uzun değildir.
2) Kendilerini Aryen saymaları bir şey ifade etmez; zira ırk olarak Türkiye'deki en Semitik olanlar Kürtlerdir. Epesmer ve büyük burunlu Kürtlerin (Ben de esmer ve büyük burunluyum) aslen sarışın olduklarını iddia etmeleri onları sarışın yapmaz.
Not: Ben esmer, koca burunlu ve uzun boylu bir Türk'üm.
Ben bu tanımlara uyan ama esmer değil biraz daha beyaz tenli lazlar tanıyorum artık fiziki duruma göre mi belirleniyor etnik köken bende beyaz tenli uzun boylu(193cm) orta boy bir burunu olan(Ne birimine göre söylüyorum boşverinde:heh:) biriyim ben neyim şimdi :hippie:
AvniSinanoglu
06-03-2011, 01:56
Sayın AvniSinanoğlu,
1) Kürtlerin boyu Türklerden uzun değildir.
2) Kendilerini Aryen saymaları bir şey ifade etmez; zira ırk olarak Türkiye'deki en Semitik olanlar Kürtlerdir. Epesmer ve büyük burunlu Kürtlerin (Ben de esmer ve büyük burunluyum) aslen sarışın olduklarını iddia etmeleri onları sarışın yapmaz.
Not: Ben esmer, koca burunlu ve uzun boylu bir Türk'üm.
Kürtlerin etnik ve genetik yapilarini arastiran türlü türlü yazilar mevcut (Türkcesi varmi bilmiyorum) ama genel kanit "Indogerman" veya ari irkindan olduklari ve temel ayrisma konulardan olusur, cogu siyasi forumlarda konuyu yazismistim. Bir milletin ne zaman millet olacagi konusunda dahi bilgiler paylasildi. Fakat genel kürt anlayisi kendilerini irken biz Türklerden daha üstün görüslerinde yatiyor.
Violadagamba
06-03-2011, 01:57
Ben bu tanımlara uyan ama esmer değil biraz daha beyaz tenli lazlar tanıyorum artık fiziki duruma göre mi belirleniyor etnik köken bende beyaz tenli uzun boylu(193cm) orta boy bir burunu olan(Ne birimine göre söylüyorum boşverinde:heh:) biriyim ben neyim şimdi :hippie:
Beyefendi, yok öyle bir şey. Bizim memlekette bir ırk tahlili merakı başladı da benim cevabım onaydı. Kürtçülerin fanatikleri sanki İskandinav halkıymış gibi propaganda yapıyor ve bu ırk geyiklerine meraklı liboşlarla dergah kulları bu geyiklere iman ediyorlar. Tepkim buna. Birisi aryenin tanımını uzun boylu ve Nordik olarak tanımlayıp kısa boylu ve esmer adamları aryen ilan ederse "Yahu bu saçmalıkları geçelim!" babında bir yazı yazmak elzem oluyor.
Firestorm
06-03-2011, 02:02
Beyefendi, yok öyle bir şey. Bizim memlekette bir ırk tahlili merakı başladı da benim cevabım onaydı. Kürtçülerin fanatikleri sanki İskandinav halkıymış gibi propaganda yapıyor ve bu ırk geyiklerine meraklı liboşlarla dergah kulları bu geyiklere iman ediyorlar. Tepkim buna. Birisi aryenin tanımını uzun boylu ve Nordik olarak tanımlayıp kısa boylu ve esmer adamları aryen ilan ederse "Yahu bu saçmalıkları geçelim!" babında bir yazı yazmak elzem oluyor.
Fark ettimde biraz espiri yapım dedim açıkcası onun mesajını o kısmından dolayı ciddiye almadım ben etnik kimligimin çokta önemli olmadıgını düşünen biriyim zaten hepsi birbiri ile yeterince karışmış durumda mesela benim anne tarafı büyük ihtimal rum baba tarafı kürt ama ermenilikte olabilir biraz bölgeden dolayı bu tür konular ancak ırkcılara sermaye oluyor hiç bir artı sağlanamıyor bir türlü...
AvniSinanoglu
06-03-2011, 02:04
Ben bu tanımlara uyan ama esmer değil biraz daha beyaz tenli lazlar tanıyorum artık fiziki duruma göre mi belirleniyor etnik köken bende beyaz tenli uzun boylu(193cm) orta boy bir burunu olan(Ne birimine göre söylüyorum boşverinde:heh:) biriyim ben neyim şimdi :hippie:
Arkadaslar bu konulari yillardir tartisiyorum girmedik forum kalmadi, islamci kürtlerden ateistine teröristine kadar her türlü kürtlerle yazistim ve konustum, ayrisma konusu aslinda cok basit temellerde basliyor ve ülkemizde veya medyalarimizda bir nevi cekingenlik mevcut, bir Halacoglu hocamizi dahi ne hale getirdiler. Ülkemizde su koyverenlerin sayisi cok fazla. Terör sorunu milli tanimlari iyi anlamakla denktir. Ama yine de demokratik yollarla artik bir temel görüse varmamin zamani geldi ve geciyor. Bildiginiz gibi kürtleri kürtlerden cok Avrupali bilginler arastirmislar ve kürtcüler onlarin bilgileriyle kendilerini tanimlamaya gidiyor ve bügün dahi Almanya örneginden kürtler kendilerini Alman kitablarinda ögrenmeye gidiyor, cok kürt gencleri Türkce ögrenmiyor, neden mi biliyormusunuz?Nefret ettikleri icin! Bunu gayet acik sekilde görebiliriz!
AvniSinanoglu
06-03-2011, 02:12
Beyefendi, yok öyle bir şey. Bizim memlekette bir ırk tahlili merakı başladı da benim cevabım onaydı. Kürtçülerin fanatikleri sanki İskandinav halkıymış gibi propaganda yapıyor ve bu ırk geyiklerine meraklı liboşlarla dergah kulları bu geyiklere iman ediyorlar. Tepkim buna. Birisi aryenin tanımını uzun boylu ve Nordik olarak tanımlayıp kısa boylu ve esmer adamları aryen ilan ederse "Yahu bu saçmalıkları geçelim!" babında bir yazı yazmak elzem oluyor.
Ifadelerimde ki yetersizlikten dolayi özür dilerim. Indogerman ari irkindan olanlar örnegin Iranlilar Hindistanlilar vs bunlar genelde esmerdir fakat antropolojik yapi olarak Avrupa irklarina benzerler diye anlayis mevcut ve bu anlayis siyasi ve terörist kürtlerin temel anlayislarinda mevcut onu demek istedim. ortaligi karistirmak maksatim degil, konu kürtlerin neden terör yaptiklarinin temel nedenlerini tartismak.
Violadagamba
06-03-2011, 02:20
Sayın AvniSinanoğlu,
Öğrenmesinler Türkçeyi, hiçbir kaybımız yok... Kürtçe diye konuşabildikleri aşiret lehçeleri ile Almanya'da yaşamaya çalışsınlar... Bize ne? Ben de bilirim o Aryen (!) Kürtleri ve Alman nazilerinin o Aryen Kürtler hakkındaki görüşlerini. Hepimiz için "Kötü" derler ama "Tabi Kürtler azıcık daha kötü ama Allah hepsinin belasını versin" babında laflar ederler.
Bu Aryenlikler filan masaldır, masal! Tamamına yakını Abdullah Öcalan ve Enver Sedat karışımı insanlara benzeyen bir toplumun içinden çıkan bir takım salağın İskandinav olma hayalleri mide bulandırıcıdır.
Not: Enver Sedat'ın tipini aşağılamadım. Öyle bir algılama olduysa bütün Ortadoğulular, Kuzey Afrikalılar ve ona benzeyenlerden özür dilerim.
Firestorm
06-03-2011, 02:22
Arkadaslar bu konulari yillardir tartisiyorum girmedik forum kalmadi, islamci kürtlerden ateistine teröristine kadar her türlü kürtlerle yazistim ve konustum, ayrisma konusu aslinda cok basit temellerde basliyor ve ülkemizde veya medyalarimizda bir nevi cekingenlik mevcut, bir Halacoglu hocamizi dahi ne hale getirdiler. Ülkemizde su koyverenlerin sayisi cok fazla. Terör sorunu milli tanimlari iyi anlamakla denktir. Ama yine de demokratik yollarla artik bir temel görüse varmamin zamani geldi ve geciyor. Bildiginiz gibi kürtleri kürtlerden cok Avrupali bilginler arastirmislar ve kürtcüler onlarin bilgileriyle kendilerini tanimlamaya gidiyor ve bügün dahi Almanya örneginden kürtler kendilerini Alman kitablarinda ögrenmeye gidiyor, cok kürt gencleri Türkce ögrenmiyor, neden mi biliyormusunuz?Nefret ettikleri icin! Bunu gayet acik sekilde görebiliriz!
Yahu şunu bir türlü anlamıyor insanlar bir kaç kişi değil kürtler dedigin insanlar eğer gercekten ayrılmak isteseler büyük bir bölümü yani bunu çok rahat yaparlardı yada yapmış olurlardı...
Violadagamba
06-03-2011, 02:37
Ifadelerimde ki yetersizlikten dolayi özür dilerim. Indogerman ari irkindan olanlar örnegin Iranlilar Hindistanlilar vs bunlar genelde esmerdir fakat antropolojik yapi olarak Avrupa irklarina benzerler diye anlayis mevcut ve bu anlayis siyasi ve terörist kürtlerin temel anlayislarinda mevcut onu demek istedim. ortaligi karistirmak maksatim degil, konu kürtlerin neden terör yaptiklarinin temel nedenlerini tartismak.
Beyefendi,
Bütün bu ırk tahlilleri palavradır, hayaldir. Yok öyle benzerlikler filan. DNA analizlerinde ortak atalar çıkar, o kadar. Ortalama Kürt İran karışımlı Ortadoğuludur, ortalama Türkiye Türkü Ortadoğu ağırlıklı olarak, İran, Balkan, Kafkas, Uzakdoğu karışımıdır, ortalama Ermeni Ortadoğu ağırlıklı olarak Kafkas, İran karışımıdır falan filan. Artık genetik bilimi var, o yetersiz kafatası ölçümleri devri bitti.
AvniSinanoglu
06-03-2011, 02:37
Yahu şunu bir türlü anlamıyor insanlar bir kaç kişi değil kürtler dedigin insanlar eğer gercekten ayrılmak isteseler büyük bir bölümü yani bunu çok rahat yaparlardı yada yapmış olurlardı...
Tarihen Güneydogu bölgemiz devamli Türk devletine karsi olmustur sistematik bicimde bu is böyle yürümüs, sayilar zamaninda az olduklari icin ayrilmaya gücleri yetmemis, simdi sayilari 25 Mio üzerinde, istemek istememek olayi degil. Insanlar temel ihtiyaclarini karsilamakla mesgul Abraham Maslow ücgeninin alt kisminda oldugun müddetce siyasal veya milli davalara zamanin yetismez. Kürtlerdede bu böyledir, ücgenin ült kismina varanlar islerini yapacak insanlar seciyor ve kullaniyor. Kürt sanayicisinden sanatcisina kadar hepsi birdir diyebiliriz. Meseleleri saten Kürdistanlarinin kurmak simdi hazirlik dönemi ve tüm pazarlari ve para kazanma yerlerini alip Maslow ücgeninin alt kismindan yukariya tirmanmak icin yollari hazirlamak. Cok önemli meselelerinden biride soydaslarindaki töre sorunlari ve feodalar yapilari kaldirmak. Isleri cok anliyacagin, ama hepsinin gayesi belli. Ne mi yapmaliyiz, yapacak bir sey yok, onlarin yeralti ve yerüstü yapilanmalariyla ugrasmaktansa halk oylamasiyla bir an evvel sabit ve sonuca ulasmak, yoksaa torunlarimiz dahi kürt sorunlariyla mesgul olur gider..
Violadagamba
06-03-2011, 02:40
Yahu şunu bir türlü anlamıyor insanlar bir kaç kişi değil kürtler dedigin insanlar eğer gercekten ayrılmak isteseler büyük bir bölümü yani bunu çok rahat yaparlardı yada yapmış olurlardı...
Ayrılmak istemiyorlar zaten. Bütün Türkiye üzerinde hak talep ediyorlar. en azından Kürt sorunu denilen yarısı için bu durum geçerli. Yani ayrılıkçılar da entegre olmuş olanlar da doğal olarak ayrılmak istemiyor. Yani artık asıl konu bölünme korkusu değildir, konu "TÜRK SORUNU"dur...
AvniSinanoglu
06-03-2011, 02:40
Beyefendi,
Bütün bu ırk tahlilleri palavradır, hayaldir. Yok öyle benzerlikler filan. DNA analizlerinde ortak atalar çıkar, o kadar. Ortalama Kürt İran karışımlı Ortadoğuludur, ortalama Türkiye Türkü Ortadoğu ağırlıklı olarak, İran, Balkan, Kafkas, Uzakdoğu karışımıdır, ortalama Ermeni Ortadoğu ağırlıklı olarak Kafkas, İran karışımıdır falan filan. Artık genetik bilimi var, o yetersiz kafatası ölçümleri devri bitti.
Umarim bitmistir veya biter. Ama konu ne yazikki kürt beyinlerinin iclerinde öylesine yasiyorki siz cahillik dersiniz belki ama aslen tehlikedir.
Violadagamba
06-03-2011, 02:43
Tarihen Güneydogu bölgemiz devamli Türk devletine karsi olmustur sistematik bicimde bu is böyle yürümüs, sayilar zamaninda az olduklari icin ayrilmaya gücleri yetmemis, simdi sayilari 25 Mio üzerinde, istemek istememek olayi degil. Insanlar temel ihtiyaclarini karsilamakla mesgul Abraham Maslow ücgeninin alt kisminda oldugun müddetce siyasal veya milli davalara zamanin yetismez. Kürtlerdede bu böyledir, ücgenin ült kismina varanlar islerini yapacak insanlar seciyor ve kullaniyor. Kürt sanayicisinden sanatcisina kadar hepsi birdir diyebiliriz. Meseleleri saten Kürdistanlarinin kurmak simdi hazirlik dönemi ve tüm pazarlari ve para kazanma yerlerini alip Maslow ücgeninin alt kismindan yukariya tirmanmak icin yollari hazirlamak. Cok önemli meselelerinden biride soydaslarindaki töre sorunlari ve feodalar yapilari kaldirmak. Isleri cok anliyacagin, ama hepsinin gayesi belli. Ne mi yapmaliyiz, yapacak bir sey yok, onlarin yeralti ve yerüstü yapilanmalariyla ugrasmaktansa halk oylamasiyla bir an evvel sabit ve sonuca ulasmak, yoksaa torunlarimiz dahi kürt sorunlariyla mesgul olur gider..
25 milyon gibi çok abartılı bir propaganda rakamı. Ancak vardığınız sonuç tarafımca da paylaşılmaktadır. Büyük ölçüde katılıyorum.
Firestorm
06-03-2011, 02:47
Tarihen Güneydogu bölgemiz devamli Türk devletine karsi olmustur sistematik bicimde bu is böyle yürümüs, sayilar zamaninda az olduklari icin ayrilmaya gücleri yetmemis, simdi sayilari 25 Mio üzerinde, istemek istememek olayi degil. Insanlar temel ihtiyaclarini karsilamakla mesgul Abraham Maslow ücgeninin alt kisminda oldugun müddetce siyasal veya milli davalara zamanin yetismez. Kürtlerdede bu böyledir, ücgenin ült kismina varanlar islerini yapacak insanlar seciyor ve kullaniyor. Kürt sanayicisinden sanatcisina kadar hepsi birdir diyebiliriz. Meseleleri saten Kürdistanlarinin kurmak simdi hazirlik dönemi ve tüm pazarlari ve para kazanma yerlerini alip Maslow ücgeninin alt kismindan yukariya tirmanmak icin yollari hazirlamak. Cok önemli meselelerinden biride soydaslarindaki töre sorunlari ve feodalar yapilari kaldirmak. Isleri cok anliyacagin, ama hepsinin gayesi belli. Ne mi yapmaliyiz, yapacak bir sey yok, onlarin yeralti ve yerüstü yapilanmalariyla ugrasmaktansa halk oylamasiyla bir an evvel sabit ve sonuca ulasmak, yoksaa torunlarimiz dahi kürt sorunlariyla mesgul olur gider..
Hala bazı şeyleri kavrıyabilmiş olduguna inanmıyorum açıkcası eğer dedigine göre bile hareket edersek birincisi neden bu ülkenin kuruluşunu sağlıyan savaşlarda bulundu türklerden ayrı bir şekilde bunu yapardılar beraber yaşamak istemeseydiler...
Başka bir yönden bakarsak bir milletin başka bir milleti zorla alıkoyması ne kadar güzel bir şey he sizin mantıgınıza göre hareket ediyoruz kürtler bir türk devletinde yaşamak istemiyor ama türkler bunu zorla sağladılar sizce bir halkın kendi kaderini tayin etme hakkı çok mu fazladır? Açıkcası sadece teoriler üzerinde konuşup duruyorsunuz başka bir şey yok en başta kürt sorunun temellerine bakın onu kavrayın kürtler ne istiyor neden istiyor ne için istiyor ve kürtlerin herhangibir isteginin oluşma sebebi nedir. Bunlara bakın ülkeyi bölmek istiyorlarsa bile bunu neden yapıyorlar bir halkın dilini ve inanclarını sınırlarsanız olacagı budur diye düşünüyorum ama dedigim gibi kürtlerin çogunun ayrılma istedigini sanmıyorum çünkü cogu böyle bir durumda kurulan ülkenin amerikanın konrtolünde olucagını biliyor ve bunu isteyenler azınlıkta kalıyorlar...
Sakın taraf olarak yazdıgımı sanmayın olabildigimce tarafsızım bu konuda ama bir ülke üzerinde yaşıyan halkının isteklerini yerine getirmelidir ki bazı istekler bir iki kişi tarafından değil nerdeyse o toplumun tamamı tarafından isteniyor ise....(Ana dinde eğitim vs...)
AvniSinanoglu
06-03-2011, 03:00
Hala bazı şeyleri kavrıyabilmiş olduguna inanmıyorum açıkcası eğer dedigine göre bile hareket edersek birincisi neden bu ülkenin kuruluşunu sağlıyan savaşlarda bulundu türklerden ayrı bir şekilde bunu yapardılar beraber yaşamak istemeseydiler...
Başka bir yönden bakarsak bir milletin başka bir milleti zorla alıkoyması ne kadar güzel bir şey he sizin mantıgınıza göre hareket ediyoruz kürtler bir türk devletinde yaşamak istemiyor ama türkler bunu zorla sağladılar sizce bir halkın kendi kaderini tayin etme hakkı çok mu fazladır? Açıkcası sadece teoriler üzerinde konuşup duruyorsunuz başka bir şey yok en başta kürt sorunun temellerine bakın onu kavrayın kürtler ne istiyor neden istiyor ne için istiyor ve kürtlerin herhangibir isteginin oluşma sebebi nedir. Bunlara bakın ülkeyi bölmek istiyorlarsa bile bunu neden yapıyorlar bir halkın dilini ve inanclarını sınırlarsanız olacagı budur diye düşünüyorum ama dedigim gibi kürtlerin çogunun ayrılma istedigini sanmıyorum çünkü cogu böyle bir durumda kurulan ülkenin amerikanın konrtolünde olucagını biliyor ve bunu isteyenler azınlıkta kalıyorlar...
Sakın taraf olarak yazdıgımı sanmayın olabildigimce tarafsızım bu konuda ama bir ülke üzerinde yaşıyan halkının isteklerini yerine getirmelidir ki bazı istekler bir iki kişi tarafından değil nerdeyse o toplumun tamamı tarafından isteniyor ise....(Ana dinde eğitim vs...)
Bakin Türkiyede sadece etnik azinlik (simdi artik azinlikta degiller) olarak kürtler yok. Ama sorun yaratan tek azinlik onlar. Bunun ana temel sebebleri Irkcilik ve dildir diye düsünüyorum. Türkiye Cumhurriyetinin kurulus temeli irk milliyetciligi degildir. Hükümetler hatalar yapti yapiyorlarda fakat kürt konusu sadece esit haklar, özgürlükler cercevesinde algilanirsa yetersiz kalir. Ben tarafsiz degilim ülkeme döndügümde ana dilimde heryerde kendi insanimi görmek istiyorum benim milletime icten düsmanlik yapan etnik gruplar istemiyorum.
Violadagamba
06-03-2011, 03:00
Sayın Firestorm,
İran ve Osmanlı çatışmaları zamanında, 16. yüzyılda, Kürtler İran'dan Anadolu'ya yerleştiler. Zaten Kürt adı 16. yüzyılda bölge arşivlerinde geçmeye başlar.
Ne yani, 4-5 asır sonra Almanya ve Hollanda'da da Türkeli devletlerini mi desteklememiz gerekiyor? Bu ahlak dışıdır.
Almanya Almanlarındır, Türkiye Türklerindir, Rusya Ruslarındır vs... Kürtlerin Irak'ta şimdilik ele geçirdikleri bir alan var; ülkemizdeki Kürt kökenli yurttaşlarımız burada çok mutsuzlarsa Barzani'nin marabası olmak üzere oraya gitsinler ve "Bağımsız" yaşasınlar.
Birilerinin bulunduğu ülkenin milletine katılamaması ve o ülkeden kimliğine münhasır haklar ve egemenlik alanları istemesi haksız ve ayıp bir taleptir.
Tabii ki zor oyunu bozar. Geçeceğimiz süreç çok kanlı olacaktır. Kim kazanırsa kazansın bizi bir felaket bekliyor. Ayrılmamak talebi ile ayrılmak talebinden bin beter bir felaket geliyor hem de. Hem de bu ayrılmak ve ayrılmamak talepleri karşılıklı.
Firestorm
06-03-2011, 03:02
Sayın Firestorm,
İran ve Osmanlı çatışmaları zamanında, 16. yüzyılda, Kürtler İran'dan Anadolu'ya yerleştiler. Zaten Kürt adı 16. yüzyılda bölge arşivlerinde geçmeye başlar.
Ne yani, 4-5 asır sonra Almanya ve Hollanda'da da Türkeli devletlerini mi desteklememiz gerekiyor? Bu ahlak dışıdır.
Almanya Almanlarındır, Türkiye Türklerindir, Rusya Ruslarındır vs... Kürtlerin Irak'ta şimdilik ele geçirdikleri bir alan var; ülkemizdeki Kürt kökenli yurttaşlarımız burada çok mutsuzlarsa Barzani'nin marabası olmak üzere oraya gitsinler ve "Bağımsız" yaşasınlar.
Birilerinin bulunduğu ülkenin milletine katılamaması ve o ülkeden kimliğine münhasır haklar ve egemenlik alanları istemesi haksız ve ayıp bir taleptir.
Tabii ki zor oyunu bozar. Geçeceğimiz süreç çok kanlı olacaktır. Kim kazanırsa kazansın bizi bir felaket bekliyor. Ayrılmamak talebi ile ayrılmak talebinden bin beter bir felaket geliyor hem de. Hem de bu ayrılmak ve ayrılmamak talepleri karşılıklı.
Bu kaynaklarınızı görebilir miyim kürtler anadoluya 16.cı yüzyılda mı gelmişler şaka mı çok daha eskiye dayanır müsait bir durumda değilim ama müsait bir anımda bunun kaynaklarınıda size sunabilirim rahatlıkla...
Umarim bitmistir veya biter. Ama konu ne yazikki kürt beyinlerinin iclerinde öylesine yasiyorki siz cahillik dersiniz belki ama aslen tehlikedir.
Eee belki artık onlardan korktuğumuz için yıllardır yaptığımız asimilasyon çalışmalarını bir kenara bırakıp, samimi birşekilde biraz eğitim, biraz yatırım götürme zamanıdır? Bu adamlar hayvan mı ki eğitilip cahillikleri yokedilemesin? Bunu hiç denemedik. Ama diyeceksiniz ki pkk denen örgüt sabote ediyor bu tür çalışmaları. Ne güzel, oralara refah götürmemek için bahanemiz de var! Sıkı sıkıya sarılmışız bu bahaneye. Çocuklar yemez bunu.
Askerliğimi güneydoğuda yaptım, ön yargılarım oralarda yıkıldı. Hayattaki en tehlikeli şeydir ön yargı. Önce o yokedilecek. Sonra adamları dürtmekten vazgeçeceğiz. Hem bu ülke hepimizin diyeceğiz, hem adamları İzmir'den kovmak için imza kampanyaları düzenleyeceğiz, Antalya'da denize girmeye kalkan Kürt'le dalga geçeceğiz, 20 sene çalışsada şirkette yükseltmeyeceğiz, adam dahi/süper zeka bile olsa üniversitede burs sağlamayacağız, sonra eşitiz, bu cahil cühela adamların derdi ne diye içimizde nefret biriktireceğiz. Bu şekilde bir yere varamayız. Güneydoğudayken anladım ki, ateş düştüğü yeri yakıyor. Bir Kürt olmadan, derdi nedir anlamak çok zor. Hele bizim gibi empati yeteneği kıt insanların anlaması çok zor.
İsviçre, Avusturya, Kanada gibi ülkelerde farklı ırklar bir arada mutlu mesut yaşayabiliyorsa, her yerde yaşar. Demek ki mümkün. Ama bunu ülkemizde imkansızlaştıran bazı şeyler var. Bunların iyi analiz etmek lazım.
Bu Kürt meselesiyle ilgili bir arkadaşımın söylediği cümle favorimdir:
Benim ülkemde (Hani ikinizindi?), benim ekmeğimi yiyor (Tanrı sanki!) ama rahat durmuyor. Türklerin %95'i Kürt meselesine böyle yaklaşırken, nasıl çözüm beklenir ki. Üstüne kimin elinde olduğu belli olmayan medya vs. de bu nefreti körükleyip, ön yargıyı derinleştirirken, bu mesele zor çözülür. Tanrı Türk'ü korusun (korumasına da) hem Türk'e hem Kürt'e yardım mutlaka etsin, amin.
Firestorm
06-03-2011, 03:05
Ayrıca tüm halklar kendi kaderlerine tayin etme hakkında sahiptir kimse bu hakkı engelleyemez ama bu laf yanlış anlaşılıyor hemen aha ayrılmak istiyorlar yok böyle bir şey çogunluk istemiyor çünkü...
AvniSinanoglu
06-03-2011, 03:07
Sayın Firestorm,
İran ve Osmanlı çatışmaları zamanında, 16. yüzyılda, Kürtler İran'dan Anadolu'ya yerleştiler. Zaten Kürt adı 16. yüzyılda bölge arşivlerinde geçmeye başlar.
Ne yani, 4-5 asır sonra Almanya ve Hollanda'da da Türkeli devletlerini mi desteklememiz gerekiyor? Bu ahlak dışıdır.
Almanya Almanlarındır, Türkiye Türklerindir, Rusya Ruslarındır vs... Kürtlerin Irak'ta şimdilik ele geçirdikleri bir alan var; ülkemizdeki Kürt kökenli yurttaşlarımız burada çok mutsuzlarsa Barzani'nin marabası olmak üzere oraya gitsinler ve "Bağımsız" yaşasınlar.
Birilerinin bulunduğu ülkenin milletine katılamaması ve o ülkeden kimliğine münhasır haklar ve egemenlik alanları istemesi haksız ve ayıp bir taleptir.
Tabii ki zor oyunu bozar. Geçeceğimiz süreç çok kanlı olacaktır. Kim kazanırsa kazansın bizi bir felaket bekliyor. Ayrılmamak talebi ile ayrılmak talebinden bin beter bir felaket geliyor hem de. Hem de bu ayrılmak ve ayrılmamak talepleri karşılıklı.
Yukaridaki görüsünüzün altini cizebilirim. Bakin Cekoslovakya bile kansiz ayrildi ama ondan evvel saten iki ayri eyalettiler. BDP ve PKK nin yapmak istedigi de bu sekildedir, önce özerklik veya bir eyalet sonra ayrilmak. Fakat öyle bir cografyasi varki Türkiyenin bölündügü anda tehlikeler daha da cogalacak. Biz ne dersek diyelim dost uyur düsman uyumaz. Düsman hazirliklarini bitirmek üzere insallah askerdeki Memo Mehmetimizi arkadan vurmaz konu oraya kadar gelirse, düsünsenize ordumuz neredeyse 1/3 kürt. Haberlerde yaziyordu 90 larda askerligini bitiren kürtler daga cikip PKK karisiyordu, sanki ordu Pkklilarin temel egitimlerini karsilamis gibi bir olay.
Firestorm
06-03-2011, 03:09
Yukaridaki görüsünüzün altini cizebilirim. Bakin Cekoslovakya bile kansiz ayrildi ama ondan evvel saten iki ayri eyalettiler. BDP ve PKK nin yapmak istedigi de bu sekildedir, önce özerklik veya bir eyalet sonra ayrilmak. Fakat öyle bir cografyasi varki Türkiyenin bölündügü anda tehlikeler daha da cogalacak. Biz ne dersek diyelim dost uyur düsman uyumaz. Düsman hazirliklarini bitirmek üzere insallah askerdeki Memo Mehmetimizi arkadan vurmaz konu oraya kadar gelirse, düsünsenize ordumuzda neredeyse 1/3 kürt.
Yahu pkk dediginiz şeyi ordu destekliyor istese iki günde bitiricegi şeyi savaş durumu veya güvenlik sebeblerinden aldıgı + paralar ve orduya olan gerektilik biticek diye bitirilmiyor bunu görmek o kadar mı zor sizce?
Violadagamba
06-03-2011, 03:11
Sayın Firestorm,
Kaynak sunmanıza gerek yok. Ben üniversitedeyken eski yazı üzerine çalışmaya başlamıştım. 11. asırdan beri coğrafyamızda yazılı Türkçe ve Arapça birçok metni inceledim, sadece okumamı geliştirmek için; Kürt adı 16. yüzyılda zikredilmeye başlanıyor.
İkinci muazzam kaynak ise Haçlıların yazdıklarıdır. Okuduklarım arasından adamların yazdıkları hiçbir dokümanda "Kürt" lafı geçmiyor. Serasen, Türk ve Arap sıfatları var; ama Kürt yok...
Zaten bugün kendilerine Kürt diyen insanların dilinde de Kürt diye bir kelime yok. Sünni ve göçebe ve de yarısından biraz fazlası farklı Fars lehçeleri kullanan İranlı insanlara zamanında birileri Kürt demiş. Konu bu... PKK'nın da kaktırmasıyla bu adamlar tek bir millet yapıldı; Türklerin, Kazakların, Yakutların tek bir millet yapılmasından daha da acayip bir şekilde...
Firestorm
06-03-2011, 03:16
Sayın Firestorm,
Kaynak sunmanıza gerek yok. Ben üniversitedeyken eski yazı üzerine çalışmaya başlamıştım. 11. asırdan beri coğrafyamızda yazılı Türkçe ve Arapça birçok metni inceledim, sadece okumamı geliştirmek için; Kürt adı 16. yüzyılda zikredilmeye başlanıyor.
İkinci muazzam kaynak ise Haçlıların yazdıklarıdır. Okuduklarım arasından adamların yazdıkları hiçbir dokümanda "Kürt" lafı geçmiyor. Serasen, Türk ve Arap sıfatları var; ama Kürt yok...
Zaten bugün kendilerine Kürt diyen insanların dilinde de Kürt diye bir kelime yok. Sünni ve göçebe ve de yarısından biraz fazlası farklı Fars lehçeleri kullanan İranlı insanlara zamanında birileri Kürt demiş. Konu bu... PKK'nın da kaktırmasıyla bu adamlar tek bir millet yapıldı; Türklerin, Kazakların, Yakutların tek bir millet yapılmasından daha da acayip bir şekilde...
Yani pkk'dan sonra kürtler cıktı diyorsunuz açıkcası sizi ciddiye alma konusunda içimde ciddi soru işaretleri uyandı bu sözlerden sonra kürtler nerden cıktı bahcede yetişti herhalde dimi kendimi boşa yoruyorum gercekten....
Yanlız fark etmek istemediginiz taraflarıda var bunları fark edersiniz umarım...