Orijinalini görmek için tıklayınız : Kürt Meselesi
Sayfa :
1
[
2]
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
meaculpa
29-06-2008, 04:17
Algı canavarı yaptın hepimizi zaten :D
Sayende algı kelimesini iki kez düşünüp yazıyorum ;)
Tc ve osmanlı da ırkcı ve de mıllıyetcı tutumlara davranıslara varmak mantık dısı olur dedın ya ona takıldım, Vardı yanı zaten hep bırseyler demek ıstedım olmasa bugun bu tablonun zemını bu kadar dolu olmazdı. Nitekim hanedanlık sülalesi bile benim için başlı başına bir örnektir. Yada bu kavramdan elde edilen imtiyazlar.
Sayın Aydınus
Benim banlama tehdidim uslubu bozanlara idi ve de arkasındayım. Sizin bu yazınızla meseleye hangi düşünsel pratilk açılımı getirdiginizi de anlamış degilim.
Var mı bir fikriniz, tarihsel bir açılımınız buyrun koyun ortaya tartışalım, yararlanalım.
Ama bu başlıgın hamasi nutuklar yeri olmasına taraf degilim.
Bu başlık bir seneden eski bir başlıktır, ben DDKO yu yazınca güncellendi. Neden yazdım onu gerçekler bilinsin diye. Buyrun DDKO nun ABD emperyalizmi ile baglantısını kurun , örnek verin tartışalım.
Ben bildiklerimi paylaşmak amacındayım. Yanlış olanı eleştirin ama lütfen hiç bir arkadaşım hamasi nutuklarla burada olmasın. Buna ihtiyacımız yok, vatanı da bu şekilde kurtaramayız.
saygılarımla
Sayın Dilaver !
İnanın tüm yorumları , üstelik de büyük bir dikkatle okudum ve anlamaya çalıştım .
Elbetteki sizin gerçekten de emek sarfederek bizlerle paylaşmış olduğunuz yorumlarınızı da okudum ve hayli de yararlandım . Hatta o sayfalardan bazılarını favorilerim arasına aldım .
( Bakın ; inanın size yağ felan çekmiyorum . Böyle birşey yapmak ne karakterime uyar ne de düşüncelerime . )
Hamasi nutuk demişsiniz ...
Ben bu başlık altında yazılan yorumlarda sizinle aksi düşüncede olanların hamasi nutuk felan attığını göremedim .
Onlar da sadece şunu söylemeye çalışmışlar :
- Yahu , gelin bölünmeyelim ; bu , emperyalistlerin işine gelir . Tamam , kendinizi ille de Kürt olarak tanımlamak istiyorsanız , edin . Ama bu ülkeye de böyle bir kötülük yapmayın ...
***
Sayın Dilaver !
Gerçi bazı arkadaşlarımız birçok örnek vermişler , kaldı ki geçenlerde ben de size cevabi bir yorumda yazmıştım .
Şöyle ki :
- Kürtler istediği gibi Kürtçe konuşsunlar , konuşuyorlar da zaten , ki bu beni rahatsız etmez . Ama bir ülkenin sadece bir resmi dili olur . Sen Kürtçe konuşabilirsin ama , devletin bir kurumuna Kürtçe dilekçe veremezsin . Bu durum Amerika'da da böyledir , Almanya'da da , Fransa'da da ..
***
Evet , Doğu ve Güneydoğu'nun geri kaldığı malumdur . Ama ülkemizin bazı bölgelerinin de , ki birçoğu da başkente hayli yakın olduğu halde geri kaldığı da bir gerçektir ; Yozgat , Çorum , Çankırı , Kırşehir vs..
Ama bakınız , o bölgede GAP adı altında dev bir proje de yürütülüyor .
Tamam , devletin de geçmişte hataları olmuştur , ama amaç sadece ekonomik istemler olsa , konu çözülür bence .
Amaç , ayrılmak ve ayrı bir devlet kurmak sözkonusu olunca haliyle işler çatallaşıyor .
Amaç , bölücülük olursa haliyle ortada tartışılacak bir şey de kalmamış demektir ; artık kimin gücü kime yeterse .
Kim ister ki habire kan aksın , kim ister ki ülkemizin onca kaynakları heba olsun ...
***
Özerklik mi isteniyor ?
Çocuklar bile bilir ki , bu yola girilmesi Kürdistan'ın kurulması yolunda özelikle ayrılıkçılar açısından atılmış çok gerekli bir adımdan başka bir şey değildir .
Ama kimse , evet hiç kimse ve hiçbir Türk politikacısı böylesi bir oyuna gelmez .
***
İç savaş mı isteniyor ?
Halk gelmez bu oyuna .
Gelseydi bu zamana kadar çoktan gelirdi .
Kısacası , neyin çözümünü istiyorsunuz benden ?
***
Benim anlayamadığım bir diğer nokta da ; halkların bağımsızlığına ve kardeşliğine bu kadar meraklı olanların , neden bir zamanlar SSCB esaretinde yaşayan , ki birçoğu da Türk ulusuna mensup halklar hakkında bu kadar candan ve samimi davranmadığıdır .
Hayır ; Türk komünistlerinden bir zamanlar SSCB içinde yaşayan halkların bağımsızlığı ve hakları konusunda tek kelime işitmedik .
Tam tersi oldu ; bu konudan bahsedenlerin ne Turancılığı kaldı , ne Kızıl Elmacılığı ne faşistliği ne ırkçılığı ...
Nedir bu ?
Artniyet değilse , bal gibi de ikiyüzlülük değil midir bu ?
sevgili aydınus sataşma yada yazmak için yazma gibi bir girişim içinde olmadığımı bilmeni isteyerek bir soru sormak istiyorum : bu nasıl bir farkındalık ve bu nasıl bir çelişki?
Farkındalık:
Ama bakınız , o bölgede GAP adı altında dev bir proje de yürütülüyor .
Tamam , devletin de geçmişte hataları olmuştur , ama amaç sadece ekonomik istemler olsa , konu çözülür bence .
Amaç , ayrılmak ve ayrı bir devlet kurmak sözkonusu olunca haliyle işler çatallaşıyor .
Amaç , bölücülük olursa haliyle ortada tartışılacak bir şey de kalmamış demektir ; artık kimin gücü kime yeterse
çelişki:
Bu toplumu, toplum olabilmek ve bir arada beraberce yasayabilmekten alikoyan, bu iki tarihsel hatadir. Yani muslumanlastirma ve turklestirme.
Bati toplumlarinda tamamen kalin cizgilerle ve bireysel hak ve ozgurluklerin hukuk guvencesindeki bu renkliligi ayakta tutan, ANTIAYRIMCILIKTIR.
Ama bu renkler bir farktir ve her fark kendini nasil ortaya koyuyorsa, baska farklarinda farkina varip, o farklarin ortaya konmasina, toplumun birligi, butunlugu ve uniter yapisi temelinde saygi gostermelidir.
Iste bizim toplumun yasam kaynagi; FARKLARIN BIRLIGI VE BUTUNLUGUDUR.
Hatta her fark, diger farkin varligini surdurmesi cabasina destek olmalidir.
AYRIM YOKTUR, FARKLAR VARDIR. Eger bunun bilincine varirsak, farklarimizin butunlugunde, her turlu ayrimci girisime karsi ayakta durabiliriz
Aksi husrandir, ayrismadir, bolunmedir ve parcalanmadir.Tehlike de hem yakin hemde cok buyuktur.
asla sorgulayıcı olmak istemem ama batı toplumlarında ayrımcılık yok öylemi?
hani şu ermeni iddaları?
hani bide şeriatçı hükümet kapatılırsa a.b görüşmeleri biter tehtidleri?
hani bide kıbrıs falan?
sanırım batıdan kastın kapıkuleye kadar olan trakya ?
yoksa senin batı kızıldereli ve zenci olayları içinde ,dışında ise afganistan ırak vs ile mimli amerika ve a.b falan olamz dimi o insan haklarıyla ünlü ülkeler?
ve sanırım Atatürk'te ünlü bir hitler almanyası düşünür ve yazarı o yuzdende ne mutlu türküm diyene şeklinde aptalca laflar ediyor bir üst kimlikten bir toplum bilincinden bahsediyor falan filan
gerçi bencede boş bunlar herkes dilediğince yaşamalı bu ülkede herkes silahlanıp dağa çıkma özgürlüğünü doyasıya kullanmalı bu ülkede renkler önemlidir elbette
elbette gönülden inanıyorum farklılıklar bizi bütünleştirecek kaynaştıracaktır birbirimizle(!)
ulusallık falan bencede hikaye globalleşme asıl olandır senin dediğin gibi kimin gücü kime yeterse;)
evrensel-insan
29-06-2008, 04:53
Saygideger meaculpa;
Irkcilik ve milliyetcilik ayri ayri kavramlardir.
Irk, biyolojik anlamda ten farkini ortaya koyar. Yani beyaz, siyah, sari, diye baslayan ve kahverengi-ki afganistan, hindistan, iran v.s. ulkelerinde yasayan toplumlar icin, yani yakin dogu-ve kizil da kizil derililer icin kullanilan kavramlardir.
Bunu eger dusunceye tasiyip, birini digerine ustun kilmaya calisirsan bu da irkcilik olur. Bilirsin, Amerika da ki beyaz-siyah savaslarini, daha dogrusu, beyazlarin siyahlara insani haklar tanimama cabalarini. Iste bu temelde irkcilik ne Osmanlida, ne daha once, ne de TC'de hic olmamistir.
Milliyetcilik ise, daha sonralari toprak butunlugu temelinde, sehirlesmeyle ortaya cikan bir kavramdir. Biyolojik hicbir icerigi yoktur. Tamamen bir dusunce urunudur. Bu dusunceye de Osmanli'nin Tanzimat sonrasi ve devami olan TC, disaridan nakil temelinde uyum saglama cabasi vermistir ve vermektedir. Iste turklestirmenin temeli budur.
Irkcilikta ise biyolojik renk farkindan dolayi, beyazlastirma veya sarilastirma mumkun olmadigindan, irkcilik daha tehlikeli ve kafatascidir. Yani mumkunse o irka yasam hakki vermek istemez. O yuzden ya kole yapar, ya da ikinci sinif vatandas.
Burada cok ilginc bir tarihi olgu var.O da Hitlerin yaptigi yani saf bir alman yetistirme ve yahudileri yok etme girisimi. Ben kisisel olarak, bu olaya irk degilde; bir milliyet temelinde bakiyorum. En basiti Almanlar da, yahudiler de ayni irkin yani beyaz irkin temsilcileridir.
Temcit pilavi gibi olacak ama, burada bir nihilizm felsefesi yatmaktadir.Zaten fasizm de nihilizmin bir urunudur.
Ne Osmanli Tarihinde ne de TC tarihinde herhangi bir irkcilik veya irki bir dusunce ve davranistan bahsetmek, hem mantik disi hem de abestir.-e.i.
Iste yukaridaki cumlemin demek istedigi de budur.
Bu arada bilimsel temeldeki IQ testleri ve zeka olcumleri ve bunlara dayanarak bazi milliyetlerin " zeka ustunlugu" ve bazi milliyetlerin "zeka geriligi" de ayni irkciliktan gelen ve milliyetcilikle hiz kazanan ayristirma veya asimiliye etme dusuncesinin bir urunudur.
Yani kisaca;AYIR, USTUN KIL, USTUN KILDIGINLA BOL VE BOLUNENI AYRI AYRI YONET.USTUN KILINANIN EMRINE VER.TEK BIR MERKEZIYETTEN BU BOLUNMUS VE EMRE VERILMIS DUNYAYI YONET VE YONLENDIR.
Yine temcit pilavi olacak belki ama, iste amerikan idealizminin de tam yapmak istedigi budur. Bunu basarabilmesi icin de, dusunce ve davranis olarak, insanligi 1600 lere, yani ronesans oncesine cekmek istemektedir.
Umarim bu yazim, irk ve milliyet farkini ve osmanli mirasli TC'ni irkci degil; disardan siringalanan bir milliyet teklemesine yonelttigini yeteri kadar aciklamistir.
Rahatca algilayabilirsin.;)
Saygilarimla;
evrensel-insan
sevgili aydınus sataşma yada yazmak için yazma gibi bir girişim içinde olmadığımı bilmeni isteyerek bir soru sormak istiyorum : bu nasıl bir farkındalık ve bu nasıl bir çelişki?
Farkındalık:
Ama bakınız , o bölgede GAP adı altında dev bir proje de yürütülüyor .
Tamam , devletin de geçmişte hataları olmuştur , ama amaç sadece ekonomik istemler olsa , konu çözülür bence .
Amaç , ayrılmak ve ayrı bir devlet kurmak sözkonusu olunca haliyle işler çatallaşıyor .
Amaç , bölücülük olursa haliyle ortada tartışılacak bir şey de kalmamış demektir ; artık kimin gücü kime yeterse
çelişki:
Bu toplumu, toplum olabilmek ve bir arada beraberce yasayabilmekten alikoyan, bu iki tarihsel hatadir. Yani muslumanlastirma ve turklestirme.
Bati toplumlarinda tamamen kalin cizgilerle ve bireysel hak ve ozgurluklerin hukuk guvencesindeki bu renkliligi ayakta tutan, ANTIAYRIMCILIKTIR.
Ama bu renkler bir farktir ve her fark kendini nasil ortaya koyuyorsa, baska farklarinda farkina varip, o farklarin ortaya konmasina, toplumun birligi, butunlugu ve uniter yapisi temelinde saygi gostermelidir.
Iste bizim toplumun yasam kaynagi; FARKLARIN BIRLIGI VE BUTUNLUGUDUR.
Hatta her fark, diger farkin varligini surdurmesi cabasina destek olmalidir.
AYRIM YOKTUR, FARKLAR VARDIR. Eger bunun bilincine varirsak, farklarimizin butunlugunde, her turlu ayrimci girisime karsi ayakta durabiliriz
Aksi husrandir, ayrismadir, bolunmedir ve parcalanmadir.Tehlike de hem yakin hemde cok buyuktur.
Sevgili Kaancan ; Kürtler de kendi gelenek ve kültürlerini rahatlıkla ortaya koyabilmeli , ben bunu savunurum . Resmi görüş , aksini iddia ediyorsa ben ne yapabilirim ?
Ama beri tarafta da birilerinin eline silah alıp dağa çıkması ve Kürt devleti kurmak gibi bir ideali var , bu da yaşadığımız somut gerçek .
Haliyle amaç böyle açık seçik ortada olunca , bundan sonra yazılanların çizilenlerin samimiyetine niye inanılsın ?
Hem artık bu işin pek öyle samimiyeti de kalmadı diye düşünüyorum . Ok yaydan çoktan çıkmış artık . İşte ben de o sebeple , sizin çelişki gibi gördüğünüz o cümleyi kurdum . Yoksa amacım , asalım keselim demek değildi .
Neyse ..
evrensel-insan
29-06-2008, 05:07
Saygideger kaancan;
Ben bati toplumlarinda ayrimcilik yoktur demedim. Bati toplumlarinin farkli milli-dini kokensel yapisini bir toprak butunlugu altinda tutmayi basaranin ANTIAYRIMCILIK ilkesi ve resmi yanasimi ve bunun getirdigi hak ve ozgurluklerin hukuk garantisi oldugunu soyledim.
Batinin, baska ulkelere-kendi disinda- bakis acilari tamamen politik ve politik cikar iliskisi temellidir.Tabi mumkunse amac bu politik cikari, ekonomik cikara donusturmektir.
Oyuzden-ki altina isim vermeden yazmissin, cumlelerimden benim yazim oldugunu tanidim-benden yapmis oldugun alintida ne gibi bir celiski var? gosterebilir veya aciklayabilirsen sevinirim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
sevgili dilaver pkk terör örgütüyle türk devletnin her nekadar yöneticileri türklük kelimesinden hoşlanmasada bir vatandaş olarak soruyorum ? masaya oturup anlaşmalımıdır diyorsun?
Savaş politkanın şiddet yoluyla devamıdır demişti Clausweitz ve aklı başındaki her düşünür de bunu kabul etti ve bu bir yasa oldu. Şimdi 24 senedir bir politika hala şiddet yoluyla da olsa çözülmedii ise burada bir yanlışlık vardır. Bu hem Pkk için hem Tc için böyledir. O halde gözden geçirmek gerekit çünkü aşikar iflas etmiştir.
sevgili dilaver şehitlerin hesabını verecek olan kişi zaten imralıdadır ama ona hesap soracak kişi henüz otada yoktur! ama çıkması yakındır çünkü rengarenk allah satan demokrasi aracında tur atan globalist sahtekarlar şuan için pkk dan daha buyuk tehlikedir dikkat edersen meclistede akp yi sonuna kadar destekleyen sadece dtp dir
Bir 24 sene sonra ölen 30 bin kişinin hesabını kimden soracagız ya da yeni 30 binler olmalı mı. Süreç bu şekilde devam ediyor çünkü. Bu 30 bini kurtarabilmek için ya da bir insan hayatı için yapılacak bir şey var mıdır. Bunu düşünmek zorundayız. Orada ölen insanlar bunu düşünmek zorunda. Orada ölen yakını olan bunu düşünmek zorunda. İnsan olan bunu düşünmek zorunda.
ve son olarak orada ölen ve savaşanların adını ağzına almışsın onlar ordaki vatan hainlerinin kökünü kazımak için oradalar onların düşüncesi çok basit ya seveceksin yada terk ediceksin; ölerek yada göçerek ki aynı özal zamanında milyonlarca teröristin Türk devletine göç etmesi gibi...
umarım tatmin olmuşsundur
saygılarımla...
Ama orada ölmeyen, ölme ihtimali olmayan ve oradaki şiddetten nemalananlar elbette böyle bir düşünce geliştiremezler. Önce oraya gidecekler, savaşacaklar, yaşayacaklar sonra ölüm diye haykıracaklar
sevgili dilaver son sözüne açıklama getirmedim sanırım tamamen kendin için yazmışsın diye düşündüm
kaancan...
Türk devletinin ve Türk ordusunun gelecek yüz-yüzelli yıllık zaman için hiç bir jeostratejik ve jeopolitik planı yoktur diye düşünenler ve ortadoğudaki devlet oluşumlarının bir oldu bittiyle sağlanabileceğini düşünenler 85 yıllık cumhuriyet sınırlarına ve kırmızı çizgilerine bir baksınlar bakalım?
eğer varsa değişimler anlatsınlar ispatlasınlar! bırakınız yapsınlar bırakınız etsinler;)
yok önümüzdeki 85 içinde olacağını düşünenler kandilliden destek alsınlar...
söylediklerimi milliyetçi bir şoven ağzıyle değil bilinen gerçekler olarak söylüyorum ırak işgal edileli yıllar oldu ama bundan barzani berzenci vs gibi birkaç çeçe başı sülaleden başka kimse nemalanamadı neden?
hani kurulacak olan kürdistanın temelleri? bırakın temellerini demirleri nerede?
dengeler herzaman kendi balans ayarını yapar;)
oradaki arapların,kürtlerin,türkmenlerin vs..(sünni-şii-alevi) fark etmez bazı arkadaşların dediği gibi hepimizin ne güzel farklılıkları var ne güzel çeşit çeşitiz deyipte birleşip hadi kürdistan kuralımmı diyeceğini sanıyorsunuz?
yok gerçekten böyle sanıyorsanız harbi yanılıyorsunuz ama amerika öyle istiyor diyenlerede bende çok şey istiyorum derim:istemekle yapmak farklı şeylerdir unutmayınki sizin amerikanız hala düzenli bir orduyla ciddi anlamda savaşmamıştır!
hiroşima ve nagazakiyi hatırlatacak arkadaşlara gelince dünya eski dünya değil kimin neyi var hiç belli değil ve her türlü sıcak gelişmeye açık iran ,çin, rusya ,japonya gibi ülkeleri hatırlatırım
ama g.doğudaki kan durmuyor diyenlerede elbetteki herkez durması taraftarı ama nemalananlar aynı sizin gibi güçlü devletler olunca birileri maşa olup kanı akıtmaya elbetteki devam edecektir kısacası dış politikanızı ya daha da güçlendireceksiniz yada daha cesur bir yönetim sergileyeceksiniz şöyleki ;Atatürkün nota gönderdiği amerikaya askerlerimizin başına cuval geçirilincede nota gönderebileceksiniz kısacası müzik notasımı bu deyip cahil bıraktığın halkınla birde dalga geçmeyeceksin dahada özetle politikacılarında enaz asker kadar devletini ve milletini sevecek yada şuankiler gibi türklük kelimesinden rahatsız olmayacak, askeriyesini ünv lerini yargısını aşağılamayacak ,yargı reformunu yargıya danışmadan yapmayacak gidip bide bunu herkezden önce avr.parlementosunda açıklamayacak ,öcalana sayın ,şehit askere kelle demeyecek ve böyle bir amerikan mandası isteyen nakşi tarikatının neferlerinden kurulu hükümet yönetimde olmayacak tabi g.doğudaki kanı bitirmek istiyorsak
saygılarımla
kandahar
29-06-2008, 15:00
Hayır ; Türk komünistlerinden bir zamanlar SSCB içinde yaşayan halkların bağımsızlığı ve hakları konusunda tek kelime işitmedik .
Tam tersi oldu ; bu konudan bahsedenlerin ne Turancılığı kaldı , ne Kızıl Elmacılığı ne faşistliği ne ırkçılığı ...
Nedir bu ?
Artniyet değilse , bal gibi de ikiyüzlülük değil midir bu ?
Bence bu nokta çok önemli. Tabii Türk Komünisti denenlerin lider kadrosunun ne kadarı Türk orası da ayrı. Zaten bugünkü uzantılara baktığımızda geçmişteki Komünist hareket içinden ulusal ve Komünist kalanlar gene ağırlıklı olarak Türk kökenliler olmuş. Dünün Komünüst Kürtleri, Ermenileri, Yahudileri bugün liboş, ırkçı ya da emperyalist yardakçısı ılımlı İslam saflarında yani bir zamanlar sırf kendi haince emelleri için Türkler'in birbirine düşmesini teşvik etmiş yorgan gidip kavga bittikten sonra da hepsi aslına rücu etmiş.
Şahsen SSCB'nin, Çin'in Türkler'e yaptıklarını eleştiren eski kuşaktan bir Komünist tanıdım, özelliği onun da Türk olması ve zamanla bazı şeyleri farkettikten sonra sırf Türkiye'ye vurup başkalarına sus pus olanları ikiyüzlülükle suçlamasıydı.
Hatalarımız ve hır gür hep şuradan kaynaklanıyor. Kürt Meselesi ile Pkk yı aynileştiriyoruz ve demokratik açılımlar ile devlet kurmayı özdeşleştiriyoruz. Kürt meselesini hemen aynı devlet kurmak olarak algılıyoruz, bu da tüm tartışmaları çıkmaza sokuyor ve gerginleştiriyor.
Kürt meselesinin barışçı yöntemlerle çözülmesi Türkiyedeki demokrasinin olmazsa olmazıdır, zorunlu koşuludur. Savaş olan bir ülkede hiç bir zaman demokrasiyi kuramazsınız. Askeri icraatın oldugu bir yerde insan hakları ihlallerini engelleyemezsiniz. Bu savaşın dogal sonucudur. Bir tarafta şiddet demek olan savaş, bir digerinde ise şiddeti dışlayan demokrasi.
Kürt meselesini Pkk olarak ele aldıgınız sürece de sonuca varmanız mümkün görünmüyor. Kavranması gereken birinci şey Pkk bitse de başka bir Pkkk nın çıkabilecegi hatta daha da tehlikeli olan bir Kürt Hamas'ının ortaya çıkabilecegidir. Bugün tezgahlanmaya çalışılan olay da budur ve çok tehlikelidir.
İkinci şey ise arkadaşlarımın hemen hemen hepsi devletin hata yaptıgından bahsetmekte. Bu hata ise İsmet İnönü'nün şu sözlerinde açıklanıyor :
27 Ocak 1925’de Türk ocakları merkezinde konuşan İsmet İnönü şunları söylemektedir; “Vazifemiz, Türk vatanı içinde bulunanları behemehal Türk yapmaktır. Türklere ve Türkçülüğe muhalefet edecek anasırı kesip atacağız. Vatana hizmet edecekler de arayacağımız evsaf, her şeyden evvel o adamın Türk ve Türkçü olmasıdır”.
Şimdi bu bir devlet politikası olarak yerleşerek şimdi yaşadıklarımızın gerçek sebebi olagelmiştir. O halde öncelikle bu anlayışın aşılması ve bunun özeleşrtirisinin yapılması gerekiyor. Belli ki bu politika iflas etmiş ve bu politikayı devam ettirebilmek için şiddetten başka bir yol kalmamıştır. Ne demiştik savaş politikanın şiddet olarak devamıdır.
Bugün cereyan eden mücadele İsmet İnönü'nün devlet politikası olarak süregelen anlayışı ile hayatın gerçekleri arasındaki çelişkiden kaynaklanmaktadır. Yani tez ve antitez. O halde bu çelişkinin çözümü bir sentez olmak zorundadır ve karşıtları da içinde barındırabilmelidir.
Çelişkiyi çözmek istiyorsak şayet bir senteze ulaşmak zorundayız, istenen ve arzu edilen budur.
Şunu görmek istemiyoruz, ya da bilmiyoruz. Bugün gerek Öcalan, gerekse Pkk artık ayrı devlet gibi bir kavramı savunmuyorlar. Kürtlerin ezici bir çogunlugu ayrı devlet diye bir olgudan bahsetmiyor. Dtp de dahil olmak üzere barış içinde bir arada, demokratik bir Türkiye de yaşamaktan bahsediyorlar. Bunu görmezden geliyoruz, bu çagrıya kulaklarımızı kapatıyoruz. Fırsatı kaçırıyoruz.
Savaşan tarafları savaşmak için hiç bir geçerli gerekçesi yok ve anlamsız bir savaş gençleri kıyıma ugratıyor, toplumu bölüyor ve saldırganlaştırıyor, ekonomik olarak ciddi bir yıkım getiriyor.
Şimdi birileri bir daga çıkmış, birileri de tüm gücü ile milyonlarca dolar harcayarak o dagı yok etmeye çalışıyorlar. ma ortada artık ne daga çıkacak kadar geçerli bir gerekçe kalmış ne de dagları bombalayacak kadar. Daga çıkanların dagda kalmasını gerektirecek kadar keskin olan çelişkilerin çogu artık yumuşatılmış, aslında atılacak son bir kaç adım kalmış ve bu dag gözönüne alınarak sonuca varamaz.
Bu anlamsızlıgı Türkiye ekonomisinin içinde bulundugu şartlarla izah edebiliriz ancak. Ekonomi geniş bir demokrasiyi kaldıramıyor. Geniş bir demokrasi aynı zamanda çalışanları da içerir, onlarada da haklar tanır ve şiddeti sınırlar. Bu da elektrik zammı karşısında milyonların sahaya iinebilmesinin önünü açmak demektir. İşte egemenler ve onların siyasi aygıtı bu yüzden Kürt Meselesini çözümsüz bırakırlar.
Türkiyede saglanabilecek demokratik ve insan haklarına dayalı bir ortam mücedelenin eksenini sınıflar çatışmasına yönlendirecektir. Artık çalışan yıgınların avunacak, taraf olacak, birbirine düşecek bir gerekçesi olmayacaktır. Buna en güzel örnek 14 Marttaki ssgss yasasına olan tepki ve direnişlerdir. Bu gerçegi görebilmek ve bunun farkında olabilmek gerekiyor.
Türkiyeye şöyle bir bakın. Doguda patlayan mayınlar, ölen askerler, yapılan operasyonlar, bitti denilen Pkk, ertesi günü karakol baskınları köy baskınları, kaçırılan korucu ve askerler vs vs. Yani bir savaş ortamı. Peki öyleyse devlet erkanının ve sermayenin yaşamlarını tüm debdebe ile ve sanki bu ülkede hiç bir şey yokmuş gibi sürsürmeleri çelişkisini nasıl açıklayacagız. Sanki Türkiye iki farklı bölgedir. Bir tarafında bir senaryo oynanıyor, bu kanlı bir senaryodur; diger tarafı ise bundan hiç etkilenmiyor, hatta işlerini daha da yoluna sokuyorlar.
Bu tabloyu izledigimde burada ters giden bir şeyler oldugunu görebilmek pek de zor degil. Taraflardan birinin bu senaryonun bu şekilde devam etmesinden çok ciddi bir biçimde nemalandıgı gün gibi ortada. O halde bu savaşın ve ortamın direkt faturasını en derin bir biçimde yaşamlarında hisseden kişiler olarak ne yapmamız gerekiyor. Burada iki seçenek var. Ama onlar da çözümsüzlük üzerine kurulu.
O halde üçüncü seçenegi geliştirerek bu çatışmanın dışında kalmak ve demokratik ve barışçıl bir toplum kurmak bu oyunu bozmanın tek şartı. Ben bunu öneriyorum.
Ama isteyen egemenlerin düzenlerini sürdürmelerine ve günlerini gün etmelerine, sömürüyü daha da derinleştirmelerine yardımcı olup bu kanı destekleyebilir. Sonuçta bu işin sonunda onlar da daha yoksullaşıyor, onların da hayatı daha çekilmez hale geliyor, dolayısıyla yaşamını kendi kurabilmekte serbest. Nasılsa ahrette hesabı sorulur. :)
Tamam , devletin de geçmişte hataları olmuştur , ama amaç sadece ekonomik istemler olsa , konu çözülür bence . Aydınus
İşte tam da böyle oldugu için çözülemiyor. Çözümü sermayeye kuşatma getirecek çünkü. Şayet o insanlara yıllardır aş, iş, güvence verilebilseydi eger ne kimse daga çıkardı, ne de savaş olurdu. Olsa bile çoktan bogulurdu..
Türk Kürt komünist lider ayrımına ise sadece gülerim ve fazla ırkçı bir düşünce derim. Hatırlatmak açısından Pkk lı Kemal Pir Solmaz'ın ve ikinci adam Cemil Bayık'ın Türk oldugunu hatırlatırım. Böyle düşünebilmek Marksist felsefeden ve Türkiyedeki devrimci mücadele geleneginden bihaber olmak demektir. Ayrıca benim DDKO yazım da okunmamış demektir. :eek:
saygılarımla
AKHENATON
29-06-2008, 18:24
bende kürt sorunu değil kürt istilası olup bu ülkenin Türk sorunu olduğunu iddia ediyorum.
Akhenaton katılıyorum son yıllardaki rakamlara bakıldığında okadar açıkki bu.Bu da başlı başına ayrı bir sorun.
Sevgili türk milliyetçisi arkadaşlarım, semeri dövmeyi bırakın. Eşşeğin büyüğü ahırda.
Dana girmiş bostana yiyor, bostanı bozuyor, adam almış odunu yanaşmış ineğe, ordakiler yav arkadaş bostanı bozan dana , sen ineği dövüyorsun demişler, bostancı o öğretmiştir demiş.
Selamlar.
yaw nereye kadar sürdürülecek bu türk milliyetçiliği hergeçen gün azalacak görüyoruz çıkarları olduğu zaman kürtlerle nasıl kardeş oluyorlar...
bende kürt sorunu değil kürt istilası olup bu ülkenin Türk sorunu olduğunu iddia ediyorum.
istiLa mı? bu kadar mı nefret ediyorsun aynı toprakta yaşadıgın insanLardan? kürtLerin kötüsü var da türkLErin yok mu? rica ediyorum biraz daha uzLaşmacı oLarak bakın..bakın ki bu saçma sapan!!! kavga bitsin artık! türkeşin gözLükLeriyLe bakmayın...tunceLi de askerLik yaptım ve operasyonLara öncü oLarak kürt arkadaşLarım gidiyordu ! bu üLkeyi EN AZ bizim sevdigimiz kadar seviyorLar..bundan emin oLabiLirsin
Aslında kürtlerin çoğu ulus düşüncesinden uzak ümmetçi bi anlayışa sahip şeriat pisliğine bulanmış bi halk..Şuç birazda onları cahil bırakan zihniyette diye düşünebiliriz ancak önce eğitilmek istediklerine kendileri karar vermeleri gerekiyor..
İceman akhenatonun söylemek istediği o değil yanlış anlamışsın kimsenin kimseye nefret duyduğu yok kimse bu ülkenin sahibi değil.Terör örgütünün örgütlemesiyle yapılan bir istila var hatta bunun nedenide pkknın kürdistan sınırlarını genişlertmesiyle alakalı.Aman yanlış bir anlaşılma olmasın.
Şuç birazda onları cahil bırakan zihniyette diye düşünebiliriz ancak önce eğitilmek istediklerine kendileri karar vermeleri gerekiyor
Bu egitim nasıl olacak acaba Kendi konuştukları ve anaları ile irtibat kurdukları bir dille mi, yoksa 7 yaşına kadar hiç tanımadıkları bir dille mi.
Egitilmek istemek tabiri de çok çirkin düşmüş kanısındayım. Devletin görevi degil mi vatandaşlarına ilk ögretimi vermek.
İnsanlardan bahsederken, insanları ele alırken insanlıktan uzaklaşmamak gerekiyor. Siz sanki hayvan egitmekten bahseder gibi bahsetmişsiniz. Onların insan oldugunu unutmuş gibisiniz. Hani Türkiye cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan herkese Türk denirdi, hani ayrım yoktu.
Lütfen, bu ayrımın o insanlara bir zararı olmaz ama kesinlikle size olur. Bu kini ve aşşagılama felsefesini bırakalım.
saygılarımla
kandahar
30-06-2008, 01:41
Egitilmek istemek tabiri de çok çirkin düşmüş kanısındayım. Devletin görevi degil mi vatandaşlarına ilk ögretimi vermek.
Dilaver amca öldürülen öğretmen sayısının yüzlerle ifade edildiğini unutmayalım. Zamanında bir öğretmene babasının gözü önünde bütün köy tecavüz edip bayrak direğine asmışlardı. Evet. İnsan eğitilmeyi de isteyecek.
Zamanında bir öğretmene babasının gözü önünde bütün köy tecavüz edip bayrak direğine asmışlardı.
Peki zamanında Mustafa Muglalı 33 köylüyü kurşuna dizdirmişti. Kısasa kısas mı diyelim, yoksa tüm kinlerimizden arınıp insanlıkta mı birleşelim.
Devlet nedir kandahar, kısasa kısasçı mıdır. Elbette islami devletten bahsetmiyorum, modern devlet anlayışından bahsediyorum.
Egitim vermek degil de egitmekten bahsediyorsanız sömürgecilige dogru meylediyorsunuz demektir.
saygılarımla
Lütfen, bu ayrımın o insanlara bir zararı olmaz ama kesinlikle size olur.
saygılarımla
Biraz daha açarmısınız bu üstü kapalı tehditi..
Tehdit degil sayın squal, insanlıgınızdan kaybedersiniz, insanlık vasıflarınızı kaybedersiniz. Sadece dostça bir yol gösterme idi.
Ama elbette yaşam sizim yaşamınız. Bunu siz tayin edersiniz. İnsan olarak ve insanlıgı en üst deger olarak kabul ederek mi yaşayacaksınız yoksa insanlık ortak temeline varamadan milliyetleya da dinler ikileminde mi bogulacaksınız bu tercih sizin.
Galiba bunun bir de Vietnam sendromo gibi bir psikolojik sınıflandırması vardı.
saygılarımla
kandahar
30-06-2008, 01:52
Peki zamanında Mustafa Muglalı 33 köylüyü kurşuna dizdirmişti. Kısasa kısas mı diyelim, yoksa tüm kinlerimizden arınıp insanlıkta mı birleşelim.
Devlet nedir kandahar, kısasa kısasçı mıdır. Elbette islami devletten bahsetmiyorum, modern devlet anlayışından bahsediyorum.
Egitim vermek degil de egitmekten bahsediyorsanız sömürgecilige dogru meylediyorsunuz demektir.
saygılarımla
Mustafa Muğlalı'nın kurşuna dizdirdiği kişiler sıradan köylüler değil bölgede eşkıyalık kaçakçılık işleri yapan adamlardır. Dönemin DP hükümeti oy malzemesi olarak bunu kullandı ama Türk Ordusu iade-i itibar yapmış ve Paşa'nın ismini kışlasına vermiştir. Kaldı ki bu örneği sizin dediğiniz gibi kabul etsek dahi köye gelen 21-22 yaşında gencecik öğretmene tecavüz edip öldürmekle bunun neresi kıyaslanabilir?
Eğitmek demiyoruz, eğitim vermek diyoruz biz de. Fakat aynı zamanda insanlar da eğitilmeyi isteyecek diyoruz.
Sayın kandahar
Merdin kıpti secaat arzederken sirkatin söylermiş. Biraz iletiniz bu minvalde oldu. İnsanlar insanlar da eğitilmeyi isteyecek diyoruz. degil de egitim almak istiyor deseydiniz belki denklem dogru olabilirdi. İnsanları egitemezsiniz, egitim verirsiniz. İnsanlar da egitilmek istemezler, egitim almak isterler. Burada nalaşabiliyorsak ne tarz bir egitim almak istediklerini bu insanlara sormak gerekir diye düşünüyorum.
Sz bir insan olarak egitilmek mi istersiniz yoksa egitim almak mı. Alacagınız egitimi kendiniz mi seçmek istersiniz yoksa size dayatılmasını mı tercih edersiniz. Buna kendi şahsınızda vereceginiz cevap aslında sorunun çözümünde ne kadar yol aldıgınızı da gösterecektir.
Mustafa Muglalı ile ilgili ollarak ise zaten diyecegimi demişim. Tekrar etmek yerine link vermekte fayda var. Siz de bu tarihsel meteryal üzerine Muglalı hakkında söyleyecek bir şeyiniz var ise oraya yazın orada tartışalım.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=3159
saygılarımla
kandahar
30-06-2008, 02:17
Sayın Dilaver demogoji yapıyorsunuz. Ne dediğimiz gayet açıktır. Öğretmen yollanıyor, okul yapılıyor Doğu Karadeniz ya da Çankırı gibi bölgelerden farklı muamele edilmiyor ancak insanlar eğitilmek istemiyorsa; isterseniz eğitim almak istemiyorsa diyelim çünkü eğitilen kişi aynı zamanda eğitim almıştır; bunun suçu kendilerinden başkasında değildir, devletin eksikleri vardır ancak ekonomi de bellidir, Yozgat'ta, Çankırı'da, Kırşehir'de de durum çok farklı değil. Siz Google'a girin köy tecavüz öğretmen yazıp aratın bakın ne sonuç çıkıyor.
Muğlalı meselesi başka konudur, saptırmaya gerek yok, gerekirse diğer başlıkta yazarız onu da.
Son 10 senedir doguda öldürülen ögretmen var mıdır.
saygılarımla
kandahar
30-06-2008, 03:01
http://www.supermeydan.net/forum/forum277/thread29870.html
Aydın Turan
Ceylanpınar
18 Ekim 1993
Nurettin Soyer (29)
Lice
22 Ekim 1993
Mehmet İzdal (25)
Gevaş
24 Ekim 1993
Ali Yıldırım
Hazro
25 Ekim 1993
Ethem Yaşar
Hazro
25 Ekim 1993
Zeki Savruk
Hazro
25 Ekim 1993
Hüseyin Yavuz
Hazro
25 Ekim 1993
Fatih Tekin
Kulp
26 Ekim 1993
Sergin Keçeli
Kulp
26 Ekim 1993
Mehmet Fidan
Kulp
26 Ekim 1993
Nazif Özbağrıaçık
Bitlis
26 Ekim 1993
Ergun Komut
Bitlis
26 Ekim 1993
Bayram Tekin
Bitlis
26 Ekim 1993
Yasemin Tekin
Bitlis
26 Ekim 1993
Numan Konakçı (25)
Bismil
26 Ekim 1993
Ayşe Konakçı
Bismil
26 Ekim 1993
Neşe Alten (21)
Bismil
27 Ekim 1993
Halil Kandemir (38)
Tunceli
01 Kasım 1993
Hayrettin Yıldız (38)
Diyarbakır
10 Aralık 1993
Mehmet Dayan
Diyarbakır
22 Aralık 1993
Yahya Bulut
Maden
01 Ocak 1994
Nahit Ergene
Maden
01 Ocak 1994
Mustafa Baz
Cizre
22 Şubat 1994
Hasan Akan
Diyarbakır
01 Mart 1994
Mehmet Ali Durak
Silvan
07 Nisan 1994
Metin Gençdalı
Ovacık
20 Nisan 1994
Recep Uyur (39)
Diyarbakır
29 Nisan 1994
Sıtkı Abdioğlu (40)
Batman
17 Mayıs 1994
Erkan Özcan
Sason
29 Mayıs 1994
Kemal Göçer
Diyarbakır
03 Haziran 1994
Nuri Demiralp (48)
Diyarbakır
05 Haziran 1994
Metin Kaynar (29)
Mazgirt
11 Eylül 1994
Ali İhsan Çetinkaya
Mazgirt
11 Eylül 1994
Vedat İnan (25)
Mazgirt
11 Eylül 1994
Buminhan Temizkan (27)
Mazgirt
11 Eylül 1994
Rüstem Şen (29)
Mazgirt
11 Eylül 1994
Mustafa Kaynarca (32)
Mazgirt
11 Eylül 1994
Atilla Aydoğdu
Tunceli
17 Eylül 1994
Adnan Tunca (37)
Beşiri
22 Eylül 1994
Mustafa Gümüş (24)
Beşiri
22 Eylül 1994
Sait Korkmaz
Doğubeyazıt
28 Eylül 1994
..... .....
Bingöl
08 Ekim 1994
Nurullah Saraç (25)
Tekman
10 Ekim 1994
Ali Bulut (27)
Tekman
10 Ekim 1994
Ersoy Yorulmaz (28)
Tekman
10 Ekim 1994
Ragıp Köse (26)
Tekman
10 Ekim 1994
Mehmet Zeki Ödük (37)
Savur
05 Kasım 1994
Mahmut Çatalkaya (30)
Savur
05 Kasım 1994
Ali Yılmaz (25)
Savur
05 Kasım 1994
Erol Ercan (24)
Savur
05 Kasım 1994
Tevfik Alma
Midyat
7 Aralık 1994
Hüseyin Kılıç (41)
Tarsus
14 Ocak 1995
Şeyho Kurtulumuş (24)
Batman
25 Mayıs 1995
Veli Erefe
İzmir
17 Eylül 1995
Necati Çiçek
Diyarbakır
26 Eylül 1995
Hüseyin Kocabaş (33)
Sivas
12 Ekim 1995
Ökkeş Kaya (28)
Dargeçit
28 Ekim 1995
Gürkan Arıtürk
Dargeçit
28 Ekim 1995
Mehmet Atmaca (36)
Van-Gevaş
21 Kasım 1995
Nurettin Aslan (28)
Ekinözü
22 Nisan 1996
Hacı Ömer Serin (24)
Ekinözü
22 Nisan 1996
Aydın Yılmaz
Ekinözü
22 Nisan 1996
Nesrin İdiş (30)
Hantepe köyü
30 Eylül 1996
Cuma İdiş (26)
Hantepe köyü
30 Eylül 1996
M. Sadettin Küçük (23)
Hantepe köyü
30 Eylül 1996
Uğur Gören
Hantepe köyü
30 Eylül 1996
Hüseyin Tuncer
Konya-Antalya
26 Mayıs 1999
Cafer Atan
İstanbul
21 Ekim 2000
Mustafa Özkan
Tarsus
9 Ekim 1997
Oktay Bulun
Tarsus
10 Ekim 1997
Kaçırılp "kayıp"
Bektaş Avcı
Bingöl
24 Ekim 1993
Cengiz Tan
Muş
6 Mayıs 1999
İbrahim Tanrıoğlu
Muş
6 Mayıs 1999
Cengiz Tan
Muş
6 Mayıs 1999
İbrahim Tanrıoğlu
Muş
6 Mayıs 1999
Benim soruma cevap bu son iki isim olmuş ve görebildigim kadarıyla son dokuz senedir hiç bir ögretmen öldürülmemiş. Sizce bu neyi ifade eder.
saygılarımla
kandahar
30-06-2008, 03:29
Güvenlik güçlerinin daha iyi çalıştığını ifade eder.
meaculpa
30-06-2008, 03:52
DTP, sözlü savunmasında Anayasa Mahkemesi’nin kapatma kararı vermeyerek Kürt sorununun çözümünde bir kapı aralayabileceğini anlatacak
Bu partinin kapatılaması sizce sorunu nasıl bir çıkmaza daha sürükleyecektir ?
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&ArticleID=885846&Date=30.06.2008&CategoryID=78
Güvenlik güçlerinin daha iyi çalıştığını ifade eder.
Kandahar sizin doğanız her türlü güce teslim olmak onları hiç eleştirmemek üzere kurulu. Dinde bu böyle, devlet de bu böyle.
Etki tepkiyi doğururdan hareketle.
12 Eylül 1980 darbesi tüm solu ve solcuları yok etmeye gelmişti, eğer solcuların kırsalda yeterince örgütlenmesi olsaydı onlarda dağa çıkardı, yoksa evlerinden faşistler tarafından birer birer alınıp; tecavüze, işkenceye, öldürülmeye götürülmeyi beklemezlerdi.
Sen şimdi her soruya kaçamak cevap veriyorsun, bir kere tartışmaya devam edeceksek bundan kurtul;
PKK'nın ortaya çıkışıyla birlikte devlet MHP, türkçü tandanslı güvenlik güçlerini özellikle oraya sevketti, onlarda PKK'ya karşı mücadele yürütmek yerine kolay hedeflere yöneldiler, kafası çalışan barış yanlısı kürt aydınları faili meçhullere kurban gitti, köylüleri PKK ya yardım ve yataklıkdan dolayı köylerinden ettiler, köyler yakıldı. Bu milliyetçilerin yaptığı eylem tarzı, zaten var olan karşı milliyetçiğin de artmasına neden oldu, sonrasında kısır döngüye girdi kürt milliyetçiliğine karşı türk milliyetçiliği arttı, vs. vs.;
Bu mudur terörizmle mücadele, bu mudur yardım ve yataklığı engellemenin yolu kaldı ki köylünün PKK'nın silahlı güçlerine yardım etmekten başka şansı varmıydı, devlet güçleri bunları bal gibi biliyordu.
Şimdi PKK'nın bu günlere kadar varlığını korumasının üç tane yanıtı vardır. Ve bu üç yanıtda aynı anda doğru olabilir.
Bir sanıldığı gibi 3, 5 eşkiya değildir. Ve yoğun biçimde halk desteği vardır.
İki devletin gücü yetmiyordur.
Üç devlet sürmesini istiyordur.
Ben kimseden yana değilim, kendimden yanayım, yarın oğlumun bu anlamsız savaşta yer almasını istemiyorum, kimsenin çocuğunun da ölmesini istemiyorum. Bunun için bu işten yani kandan rant sağlayanların her kim ve neredeyse hallinden yanayım.
Bir soru daha 28 yıldır 3, 5 eşkiyayı her bahar bitiriyoruz diyen ve halkı kandıran, bitiremeyen devletin sözcülerine ne demeli yapamıyorsan çek git ne işin var hala orda diyebiliyormusun. Elinde olanak mı yok tüm bütçe oraya akmıyormu. Askerimiz mi az, polisimiz mi az. Hiç biri değil, demekki çözüm yöntemi yanlış, artık bunu anlamamız şart odun kafalı olmamak gerek. İşte sorun burada ülkemizde kendinden başkasını düşünmeyen sersemler iş başında. Hala bu sersemlerin peşinden gidenler de onlardan daha fazla sersem.
Selamlar.
kürt meselesi yoktur aşiret sistemi vardır
ve kürtler batının rönesansla başlattığı akımı kendilerine uyarlamadıkça ve feodal yapının sırtını okşadıkça bu sorun çözülmez.
Akabinde sormadan edemeyeceğim ?
bu ülkede sadece türkler ve kürtler mi var ?
ya diğer azınlıklarımız ve demokrasi anlayışımız ?
bahsi geçmiş madem.. dtp ? mhp ? farkı ne sizce
ikiside faşist partilerdir
ne gülünçtür ki
daha düne kadar marksist leninist geçinen pkk ve ideologları ki ( abd malı )
bugün urfa peygamberler diyarıdır ilahiyet fakültesi dikelim demekte
biraz sağ duyu olmadı biraz sol duyu
hiç olmadı orta yol
AKHENATON
30-06-2008, 14:21
Hayır anlamadığım nokta hep ortada bir sorun var ama çözüm yazabilen yok, hep takiye var.
yazın bakalım bir çözüm önerisi maddeleri bir görelim , kurtuluş savaşında savastan kaçmak için dağlara saklanan kürtler ilk meclisle Atatürkede gönderilmişti aynımı kontrol edelim.
AKHENATON
30-06-2008, 14:22
Bir sanıldığı gibi 3, 5 eşkiya değildir. Ve yoğun biçimde halk desteği vardır.
İki devletin gücü yetmiyordur.
Üç devlet sürmesini istiyordur.
Selamlar.
sayın vgm , siz canınızı sıkmayın, bırakın halkı tüm dünya yanlarında olsa boş.
sayın vgm , siz canınızı sıkmayın, bırakın halkı tüm dünya yanlarında olsa boş. akhenaton
Akhenaton ondanmı Türk askerinin kafasına çuval geçiriyorlar, ondanmı kırmızı çizgileriniz, yeşilleniyor, ondan mı sınır ötesi harekatlar Amerika'nın izniyle gerçekleşiyor, ondan mı İncirlik'ten kalkan uçaklar PKK ya malzeme atıyorlar.
Aklının ötesine geçersen yanıtlar ağır olur, öyle dinciler gibi kafanı kuma gömüp benim oğlum bina okur ,döner, döner bi daha okur yaparsan canını sıkma, kafanı takma gibi amiyane laf salatasından başka laf edemez hale gelirsin.
Her yazıda çözüme yönelik çok açık tereddüte yer bırakmayacak mesajlar var, ama görmemek için gözlerini kaparsan, duymamak için kulaklarını tıkarsan kimsenin fazlaca yapacak bir şeyi yok.
Bu nedenle en doğrusunu Allah bilirin, en doğrusunu TSK bilir versiyonlarını bırakıp sivil ve barışçı çözümlere kafa yoracaksın.
Laiklikten niye bu kadar uzaklaştığımızın yanıtını da 12 Eylül'de ve devamında arayacaksın. Şeriat tehditleri niye bu kadar tırmanmıştırı Hizibullah'ı kuranlara ve onlar dini bütün müslümanlardır diyenlere soracaksın.
Öyle bir kendine müslüman olmayacaksın.
Selamlar.
Güneydoğu sorununun çözümü ne İmralı'da, ne PKK'da, ne de DTP'dedir.
Sorunun çözümü halkın elindedir.
Halk kendi sorunlarının çözüm yolunu bulduğunda Güneydoğu sorununun da çözüm yolu bulunmuş olacaktır.
Osmanlı'da dahi padişahların çoğu batılılaşma, çağdaşlaşma yanlısı olmasına rağmen halktan çekinerek girişimlerden uzak kalmışlardır.
Cumhuriyet döneminde ise bu çekince halkın farklı kesimlerine kaymıştır.
İlk yıllarda cesaretli adımlar atılmasına rağmen, örneğin 1925-1930 yılları arasında yapılan milliyetçi-ırkçı mitingler engellenirken ve Türk Ocakları kapatılırken, özellikle 50'li yıllardan sonra bu konularda ödün verilmiştir.
Milliyetçiliğin yurtseverlik ve ulusalcılık çizgisinde gelişmesi gerekirken, Türkçülük-Turancılık hatta son yıllarda DTO'culuk çizgisinde gelişmesi ülkeye zarar verici gelişmelere sebep olmuştur etki-tepki nedeniyle.
Bu çizgide yetişenler ise liderlerinden "Ne mozayiği ulan" sözleriyle daha da hoşgörüsüz olmuştur farklı dil ve kültürlere.
Halbuki Türkler tarihlerinde farklı halklara, farklı kültürlere daima hoşgörülü olmuş ve içiçe yaşamıştır. Ne dillerini ne kültürlerini yoketmeye kalkışmamışlardır.
Düşünelim ki her Güneydoğuda doğan çocuk 2 dili kesinlikle bilmek zorundadır.
Kürtçeyi ve Türkçeyi.
Batıdaki çocukların ister Kürt olsun ister Türk böyle bir zorunlulukları yoktur, Türkçeyle yetinebilirler.
Güneydoğudaki çocuk SBS sınavında, OKS sınavında, LGS, ÖSS sınavında, bilumum sınavlarda batıdakilere göre dezavantajlıdır. Türkçe sorularının içinde bilmediği bir kelime, bir deyim onlara puan kaybettirir. Batıdaki çocuklara nazaran Türkçe sorularında daha fazla zaman kaybederler anlayabilmek için.
Aklının ucundan ayrı devlet geçmeyen, bu topraklar üzerinde barış ve huzur içinde aynı bayrak altında yaşamak isteyen bir Güneydoğulunun "hiç olmazsa çocuklarım aynı zorluğu yaşamasın" isteği kötü niyetli bir istek değildir.
Sadece dil konusunda getirilecek bir çözüm dahi terör ahtapotunun bir kolunu kesmiş olacaktır.
Buna bir de toprak reformunu, fabrika-yol-okul yatırımlarını eklediğimizde ışık doğudan yükselir ve tüm ülkeyi ışıtır.
meaculpa
01-07-2008, 01:12
İlk yıllarda cesaretli adımlar atılmasına rağmen, örneğin 1925-1930 yılları arasında yapılan milliyetçi-ırkçı mitingler engellenirken ve Türk Ocakları kapatılırken, özellikle 50'li yıllardan sonra bu konularda ödün verilmiştir.
Sayın Pante;
Dil konusu eksenli yazınızı cok yerinde bulmakla beraber size bir saulim olacak alıntıladıgım cümlelerinizin kaynaklığı ile;
1925 ve 1930 yıllarında yapılan ırkcı ve milliyetçi mitingler engellenmiş demişsiniz. Oysa benim bu konuda edindigim bazı kaynaklar neden şöyle diyorlar ?
1921 Koçgiri isyanı. Sakallı Nurettin paşa komutasındaki Topal Osman’ın gönüllülerince bastırıldı. Kendisi ne demiş bakın:
"Türkiye’de zo (Ermeniler) diyenleri temizledik. lo (Kürtler) diyenlerin köklerini de ben temizleyeceğim."
Kürt katliamlarına dair 1930 tarihli 1850 sayılı yasanın ilk maddesine bakalım:
"20 Haziran 1930'dan 10 Aralık 1930'a kadar, devlet ya da vilayet temsilcileri, askeri ya da sivil yetkililer, jandarma ya da korucular ya da üst makamlara yardım eden veya tek başlarına hareket eden siviller tarafından, Erzincan vilayeti'ndeki Pülümür ve birinci müfettişlik bölgesi dâhil olmak üzere, Erciş, Zilan, Ağrı Dağı ve çevreleyen bölgelerde meydana gelen isyanların takibi ve bastırılması sırasında tek başına ya da topluca işlenen cinayetler suç olarak görülmeyecektir."
Yani nedir? İnsanlar istedikleri gibi adam öldürebileceklerdir, hatta katliam yapabileceklerdir, buna tek başlarına hareket eden siviller bile dâhildir, hiç kimse suçlanmayacaktır.
—Bu olaya dair 16 Temmuz tarihli, Cumhuriyet yazarı Yusuf Mahzar'a ait bir yazıda bu olayı takip eden bombardıman ve çatışmaların sonuçları gururla anlatılır, final muhteşemdir:
"eşkıyaya iltica eden köyler tamamen yakılmaktadır. Zilan harekatı'nda imha edilenlerin sayısı 15000 kadardır. Zilan deresi ağzına kadar ceset dolmuştur..."
"bu ülkede sadece Türk ulusu etnik ve ırksal haklar talep etme hakkına sahiptir. Başka hiç kimsenin böyle bir hakkı yoktur."
İsmet İnönü, (Milliyet, 31 ağustos 1930)
türk tarihi kurumu arşivi, 1089 numaralı belge.
Şeyh Sait isyanının hemen ardından Takrir-i Sükun Kanunu ve askeri harekatla yetinmeyip bir de gizli reform planları yapıldıki bu da Şark Islahat Planı(1925 dikkat lütfen)
Ermenilerden arta kalan arazilere kürtlerin zinhar yaklastırılmaması hatta bu toprakları kürtlere kiraya dahi verilmemesi. Bunun yerine balkan ve kafkaslardan getirilen gçmenlerin bu topraklara yerleştirilmesi.
-İsyanların masraflarının bölge halkına ödetilmesi
-Bölgedeki tali memuriyetlere bile kürtlerin getirilmemesi ve burada görev yapacak jandarmalara %75 zam verilmesi
-Aslen türk olup kürtlüğe mağlup olmaya başlayan il ve ilçelerdeki devlet dairelerinde, okullarda, çarşı ve pazarlarda türkçeden maada lisan kullananların hükümet ve belediye emirlerine karşı gelmekten ve mukavemetten cezalandırılması
-Aslen Türk olan fakat Kürtlüğe' asimile olmak üzere bulunan veya Arapça konuşan yerlerde acilen yatılı okullar ve 'mükemmel kız mektepleri' acılması
-Fırat'ın batısındaki dağınık kürt yerleşimlerinde kürtçe konuşmanın 'behemehal' yasaklanması ve kız mekteplerine ehemmiyet verilerek kadınların türkçe konuşmaları
-Halktan para toplayarak hükümet binaları ve jandarma karakolları ve askeriye ve hudut karakollarının inşası
Evet bunca insan üstü önleme ragmen kürtler yine isyanda. 1930 Ağrı isyanı. Günün basını şöyle anlatıyor: 'Tayyarelerimiz şakiler üzerine çok şiddetli bombardıman ediyorlar. Ağrı Dağı daimi olarak infilak ve ateş içinde inlemektedir. Türk'ün demir kartalları asilerin hesabını temizlemektedir. Eşkıyaya iltihak eden köyler tamamen yakılmaktadır. Zilan harekatında imha edilenlerin sayısı on beş bin kadardır. Zilan Deresi ağzına kadar ceset dolmuştur. Bir hafta içinde Ağrı Dağı tenkil harekatına başlanacaktır. Kumandan Salih Paşa bizzat Ağrı'da tarama harekatına başlayacaktır. Bundan kurtulma imkanı tasavvur edilemez. Ve hemen arkasından cok mahrem bir Türkleştirme genelgesi daha yayınlar onda da su önlemler öngörülür;
-Yabancı lehçelerle görüşen köyler'den küçük dağınık olanları civar türk köylerine dağıtılacaktır
-Bilhassa kadınlar arasında türkçenin yaygınlaştırılmasına çalışılacak, türk kızlarının türkçe konuşmayan köylülerle evlendirilmesi teşvik edilecek;türkçe bilmeyen köylü kadınları şehirlere celbedileerek türk evlerine münasip hizmet ve suretlerle yerleştirecektir
Ve genelge şöyle tamalanır;[b]'... hülasa dillerini, âdetlerini ve dileklerini Türk yapmak, Türkün tarihine ve bahtına bağlamak her Türk'e teveccüh eden milli ve mühim bir vazifedir'
Mehmet Bayrak, Kürtler ve Ulusal-Demokratik Mücadeleleri gizli belgeler, araştırmalar, notlar
1950 ye kadar olan bir dizi insanüstü çaba devlet eliyle ve de hepsi yükseltilen milliyetçilik akımının ışıgında. Acaba benim sizin anlatıp da gözden kacırdıgım nokta nerede? Çünkü bu tutumların hepsi ertelenmiş milliyetçi politikaların tam aksini yansıtıyor. Haksızmıyım ?
Sevgili Mea;
Yalnız gözden kaçırmamak gereken diğer bir nokta, bu isyanlar kim tarafından ne amaçla çıkarılmıştır, amacı nedir isyanların?
Selamlar.
AKHENATON
01-07-2008, 11:22
akhenaton
Akhenaton ondanmı Türk askerinin kafasına çuval geçiriyorlar, ondanmı kırmızı çizgileriniz, yeşilleniyor, ondan mı sınır ötesi harekatlar Amerika'nın izniyle gerçekleşiyor, ondan mı İncirlik'ten kalkan uçaklar PKK ya malzeme atıyorlar.
Aklının ötesine geçersen yanıtlar ağır olur, öyle dinciler gibi kafanı kuma gömüp benim oğlum bina okur ,döner, döner bi daha okur yaparsan canını sıkma, kafanı takma gibi amiyane laf salatasından başka laf edemez hale gelirsin.
Her yazıda çözüme yönelik çok açık tereddüte yer bırakmayacak mesajlar var, ama görmemek için gözlerini kaparsan, duymamak için kulaklarını tıkarsan kimsenin fazlaca yapacak bir şeyi yok.
Bu nedenle en doğrusunu Allah bilirin, en doğrusunu TSK bilir versiyonlarını bırakıp sivil ve barışçı çözümlere kafa yoracaksın.
Laiklikten niye bu kadar uzaklaştığımızın yanıtını da 12 Eylül'de ve devamında arayacaksın. Şeriat tehditleri niye bu kadar tırmanmıştırı Hizibullah'ı kuranlara ve onlar dini bütün müslümanlardır diyenlere soracaksın.
Öyle bir kendine müslüman olmayacaksın.
Selamlar.
SAYIN VGM ; bugün Türk askerinin kafasına çuval geçiriliyorsa bu Türkiyeyi Türklerin yönetmediğinin bir sonucudur.Bu bir ırkçılık değil gerçeğin ta kendisidir.Cumhuriyet tarihinde amerikan destekli başa gelen yöneticilerin etnisiteleri ve icraatları incelenirse bu gayet net olarak ortaya çıkar.
Bu gün TC ılımlı islam çizgisine yaklaştıysa bunun tek sorumlusu kürtçülerdir, son 25 içinde içine sızdıkları sol gruplara kürtçülüğü sokarak Türk insanının sol 'un bırakın isminden bile nefret etmesini sağlamışlardır.
Türkiyenin sorunu din değildir , Türkiyenin sorunu Kastronunda belirttiği üzere amerikan petrolünün bekçisi kürtlerdir.
Bugün amerikancı-kürtçü ve islamcı olmayan herkes sırayla sucu belli olmadan içeri alınmaktadır.bunlar yargının tamamen amerikancı-dincilerin eline geçtiğinin fakat yargı üzerinde oynanan oyunların bir takiyeden ibaret olduğunun kanıtıdır.
Bir taraftan TSK ya müthiş bir karalama kampanyası arkasından cuntaya hayır mitingleri , artık bunlar insanı aptal yerine koymanında ötesine geçmiştir.
Tarih bu olayları romada yaşamıştır, tekerrür sadece aptallar içindir.Devlet yönetimi tamamen ordu kontrolünde olmalıdır.Bunun aksini iddia eden komünistler sadece amerikaya çalışır.Bugün dönenen tüm dolapların altında clintonun imzaladığı ulusal güvenlik belgesidir ki , bu belgenin işletilebilmesi kürtlere ve islamcılara bağlıdır.Türkün tek kurtuluş yolu ucuz hümanist masallarını terkedip bu iki unsurdanada kurtulmaktadır.
AKHENATON
01-07-2008, 11:43
İşte Kürt ve Ermeni Meselesinin Altındaki Baklalar,
Ama bilinmelidir ki , bu işlerden nemalanmak isteyen kürtleri Türkler asla affetmeyecektir.
----------------------------------------------------------
Birkaç gün önce Genelkurmay bir açıklama yaptı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) “bilinçli” ve “planlı” saldırı düzeni içinde olan çevrelerden bahsederek, bağımsız yargı mekanizmalarını göreve çağırdı... Bazı yazar arkadaşlarımız da Genelkurmay’ın “kendi kendine kuruntuya” kapıldığını iddia eder nitelikte yazılar kaleme alarak, yaşananların “daha demokratik” bir toplumun gereği olduğunu belirtti... Bu tespitler sonrası soralım; TSK’ya kimler, neden saldırıyor ve “yıpratma kampanyası” yürütüyor?
Adım adım gidelim...
1- Bill Clinton Mayıs 1997’de “Yeni bir Yüzyıl için Ulusal Güvenlik Stratejisi” adı verilen belgeyi imzaladı. Belgenin özü “ABD çıkarlarına dayanan ekonomik milliyetçiliğin”, gerekirse silah gücüyle dünyaya egemen kılınması üzerine bina edilmişti. Aynı belgede Türkiye ve bulunduğumuz bölge ile ilgili şu cümleler yar aldı; “...iki yüz milyon varillik petrol rezerviyle Hazar Denizi bölgesi (Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan, Kafkasya, İran, Kuzey Irak, Doğu ve Güneydoğu Anadolu) dünyanın artan enerji talebini karşılamada önemli bir rol oynamaya adaydır... Kendi petrol kaynaklarımız tükeneceğinden bu bölgedeki kaynaklara ulaşmak, ABD’nin yaşamsal çıkarlarından biridir...”
2- Bölgedeki dinamiklerin ve ABD’nin tavrının değiştiğini düşünen Türk Genelkurmay’ı, 1997’de “Milli Askeri Strateji Konseptini (MASK)” değiştirdi ve “aktif güvenlik politikası, bölgenin bağımsızlığı, TSK’nın modernize edilerek bağımlı olduğu noktaların tespit ve iyileştirilmesi” gibi dinamiklere farklı bakmaya başladı. Bu değişim aslında “Ortadoğu’da yerleşme” derdini yavaş ortaya döken ABD’nin ne yapmak istediğini “ilk algılayan yapı” olma özelliğinden kaynaklanıyordu.
3- MASK’ın değişmesi ABD’yi herkesten fazla rahatsız etti. ABD, TSK’nın “bölgede barışçıl merkezli bir yapıya sıcak bakmasından ve kararların Brüksel veya Washington yerine Ankara’dan alınmasından” ciddi anlamda rahatsız olmuştu. Ayrıca MASK’ın ABD’ye danışmadan değiştirilmesi “eleştiriliyor” ve şu ifade kullanılıyordu; “...Türkiye’nin bölgede bağımsız bir güvenlik faktörü olarak güçlenmesi ve artan askeri gücü, bölgedeki istikrarsızlığı artırmaktadır...”
4- Aynı dönemde yazılan sorgulamaya yönelik ABD makamlarının raporlarında “Türkiye’nin 2015 yılına kadar alacağı tavrın ve ülke içindeki gelişmelerin” ABD’nin “ana çıkarlarının” bulunduğu Büyük Ortadoğu bölgesinde belirleyici olacağı belirtiliyordu...
5- Bütün bunlar olurken Türkiye 1999-2001 arasında tarihinin en büyük “finansal manipülasyonu” ile karşı karşıya kaldı. 57. Hükümet “pasifize” edilip Kemal Derviş’e teslim edilirken, koalisyon ortağı partiler siyasi dinamik içinde eridi. “Türkiye’nin değerlerinin tasfiye edilmesi süreci” başladı.
6- “TBMM’den geçmeyen tezkere” ve TSK’nın ABD’nin istekleri doğrultusunda “Büyük Ortadoğu projesine” (BOP) dahil edilememiş olması Okyanus ötesindekileri daha da kızdırdı. 2004 yılının Nisan ayında BOP’u anlatan ABD Dışişleri Bakanı Colin Powel “...Irak; Türkiye, Pakistan ve diğer İslam Cumhuriyetleri gibi bir İslam Cumhuriyeti olacak...” dedi.
7- Ortadoğu ve Orta Asya’da “kendi amaçları doğrultusunda” TSK’yı “tasarrufu” altına almak isteyen sadece ABD değildi... Avrupa Birliği (AB) de aynı amaçta birçok giriş yaptı ve maalesef kağıt üstünde bazı kazanımlar elde etti... Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül (bu arada hatırlatalım; bazı çevrelerin Cumhurbaşkanı adayı) 2005 yılında AB Savunma Bakanları Konseyi toplantısına katıldı ve “Türkiye’nin AB muharebe guruplarında” yer almasını öngören anlaşmayı imzaladı. Bu anlaşmaya göre; Türkiye, karar mekanizmalarında yer almayacak ama “AB’nin herhangi bir bölgedeki olaylara müdahale etmesini” sağlamak amacıyla oluşturulacak yapıya “güç” verecekti.
8- Türkiye’de “Ilımlı Din Devleti” kurmak isteyenler, Sorosçular, rejimle “düellosu” olanlar ve Devlet düşmanı eski “bazı fraksiyon mensupları” yukarıdaki dinamiklerle eşzamanlı harekete geçti ve TSK’ya “saldırı” da yerlerini aldı.
Son söz: Bugün Türkiye’de kim “Türkiye’yi kökünden değiştirmek-bölmek-kendine uydurmak” istiyorsa karşılarında tek ciddi engel var; TSK... Saldırmasınlar da ne yapsınlar! Not: TSK’ya en ağır “saldırıyı” yapan yayın organlarında ABD’deki “işini gücünü bırakıp” apar topar Türkye’ye gönderilen bir bayan çalışıyor. Bu ablanın derdi neydi sizce Washington’dan koşarak Türkiye’ye geldi ve en önemlisi bu ablanın Amerikalı eşi “ne iş” yapıyor!!
Yiğit Bulut
Türkiye, Türkiye uber alles.
Gaz odalarını ne tarafa kuralım, Sivas civarı uygunmudur.
Akhenaton, bu dediklerine kendin inanıyormusun?
Çünkü yaşanmış olanla sizin anlatıkklarınızın uzaktan yakından ilgisi yok. Türkler asimile edilmişler gibi bir sonuç çıkıyor, bence bunu kabul etmek sizi çok daha kötü bir konuma sokar.
Milliyetçi hiç bir yapı ayakta kalamaz, tarih bunun örnekleri ile doludur.
İnsanlığı bırakıp milliyetçi olmamızı önermişsiniz, alınmazsan buna de get den başka yanıt olmaz, yoksa dükkan senin.
Selamlar.
sevgili dilaver iyi niyetli değil bu yazdıkların arkasında sanırım ne yattığını bir sen birde sana inananlar biliyor umarım formda iyi vakit geçiriyorsundur
bu yalana kendini inandırdınmı başkalarını inandırmaya çalışıyorsun? bütün yayın organlarını adamların konuşmalarını duyaarak hemde? hani şahinler-güvercinler araştır bakalım?
Şunu görmek istemiyoruz, ya da bilmiyoruz. Bugün gerek Öcalan, gerekse Pkk artık ayrı devlet gibi bir kavramı savunmuyorlar. Kürtlerin ezici bir çogunlugu ayrı devlet diye bir olgudan bahsetmiyor. Dtp de dahil olmak üzere barış içinde bir arada, demokratik bir Türkiye de yaşamaktan bahsediyorlar. Bunu görmezden geliyoruz, bu çagrıya kulaklarımızı kapatıyoruz. Fırsatı kaçırıyoruz.
vatan savunması yeterli bir gerekçe değilmi senin için?
Savaşan tarafları savaşmak için hiç bir geçerli gerekçesi yok ve anlamsız bir savaş gençleri kıyıma ugratıyor, toplumu bölüyor ve saldırganlaştırıyor, ekonomik olarak ciddi bir yıkım getiriyor
yumuşayan dağdakiler mi anlayamadım eşcinsellikmi söz konusu olan dağa çıkan kadın sayısındaki azalmayamı dikkat çekiyorsun?
Şimdi birileri bir daga çıkmış, birileri de tüm gücü ile milyonlarca dolar harcayarak o dagı yok etmeye çalışıyorlar. ma ortada artık ne daga çıkacak kadar geçerli bir gerekçe kalmış ne de dagları bombalayacak kadar. Daga çıkanların dagda kalmasını gerektirecek kadar keskin olan çelişkilerin çogu artık yumuşatılmış, aslında atılacak son bir kaç adım kalmış ve bu dag gözönüne alınarak sonuca varamaz.
sanırım son 1 mayısta türkiyede değildin bu arada 1 mayıstakiler sadece kürtler de değildi
Türkiyede saglanabilecek demokratik ve insan haklarına dayalı bir ortam mücedelenin eksenini sınıflar çatışmasına yönlendirecektir. Artık çalışan yıgınların avunacak, taraf olacak, birbirine düşecek bir gerekçesi olmayacaktır. Buna en güzel örnek 14 Marttaki ssgss yasasına olan tepki ve direnişlerdir. Bu gerçegi görebilmek ve bunun farkında olabilmek gerekiyor.
soruyu soruyorsun ama inadına cvplamıyorsun dedim ya amerikan mandası isteyen kürt aşiret çocuklarından kurulmuş tahrikat ideolojisiyle ülke yönetmeye çalışan askere yargıya üniversitelere hatta halkına düşman bir yönetimmi yoksa bu sorunun cvbı?bu arada şehitler ve türklük bizim kavramımız baştaki hükümet buna zaten baştan karşı ,o yüzden bence yönetime hiç karışma ;onlar için öcalan sayın şehitler kelle biliyosundur!
Türkiyeye şöyle bir bakın. Doguda patlayan mayınlar, ölen askerler, yapılan operasyonlar, bitti denilen Pkk, ertesi günü karakol baskınları köy baskınları, kaçırılan korucu ve askerler vs vs. Yani bir savaş ortamı. Peki öyleyse devlet erkanının ve sermayenin yaşamlarını tüm debdebe ile ve sanki bu ülkede hiç bir şey yokmuş gibi sürsürmeleri çelişkisini nasıl açıklayacagız. Sanki Türkiye iki farklı bölgedir. Bir tarafında bir senaryo oynanıyor, bu kanlı bir senaryodur; diger tarafı ise bundan hiç etkilenmiyor, hatta işlerini daha da yoluna sokuyorlar
sermaye kuşatması denirken yıllarca bölgede açılmak istenipte bölge halkınca yakılan yıkılan fabrikalarda varmı bu kuşatmada?
İşte tam da böyle oldugu için çözülemiyor. Çözümü sermayeye kuşatma getirecek çünkü. Şayet o insanlara yıllardır aş, iş, güvence verilebilseydi eger ne kimse daga çıkardı, ne de savaş olurdu. Olsa bile çoktan bogulurdu..
sevgili dilaver yazdıkların ya bilinçsizce yöreyi bilmediğin için yada kasıtlı yazıyorsan gerçekten üzülürüm ama sen kazanılması gereken bir insansın (buda kişisel görüşüm)
ABD mandası sözü artık sıkmadı mı sizi de ?
Gerekçelerin çoğuna baktım( ki her yerde aynı gerekçeler ), sanki ABD mandası olmayan ( ne demekse artık ) bir kürt ulusal hareketi olsa kabul edeceksiniz gibi duruyor. Ama bu sözlerin altında, asla, asla, asla politikası da kendisini gösteriyor. Kelin melhemi olsa NATO üyeliğinden çıkar...
Yok AB kışkırtıyor yok ABD kışkırtıyor yok başkası kışkırtıyor. Kürtler de elleri havada dua ediyorlar "biri bizi kışkırta" diye...
En azından gerekçeleriniz biraz tutarlı olsa sevinirdim. Koca bir halkı salak yerine koyarak bu işten kurtulamazsınız.
galapagos
01-07-2008, 18:45
dilaver ben bir kürtçünün şu dediklerini duymuştum belki senin çevrendekiler yüksek sesle dile getirmiyorlardır iyi dinle;
" biz aptalmıyızki türkiyenin en çorak en verimsiz ulaşımı olmayan doğu topraklarlarını alalım?
edirnedende mersindede istanbuldanda izmirdende almamız lazım neden doğudan alayımki?!
o yüzden artık ayrılmaktan bahsetmiyorlardır belkide yeni bir paylaşım planı vardır
Sayın Pante;
Dil konusu eksenli yazınızı cok yerinde bulmakla beraber size bir saulim olacak alıntıladıgım cümlelerinizin kaynaklığı ile;
1925 ve 1930 yıllarında yapılan ırkcı ve milliyetçi mitingler engellenmiş demişsiniz. Oysa benim bu konuda edindigim bazı kaynaklar neden şöyle diyorlar ? (...) Haksızmıyım ?
Benim yazdıklarım devletle ve devlete bağlı birimlerle ilgili değil Meaculpa.
Ne yazık ki değinmek istediğim konuyu anlayamamışsın.
Tekrar özetleyeyim.
"Reçete halkın elindedir" demiştim. Ama Osmanlı'dan bu yana halktan bir çekince vardır.
Sadece cumhuriyet döneminde halka rağmen cesaretli davranılabilmiştir.
Irkçı-milliyetçi hareketlere de izin verilmemiştir. Devlet, milliyetçiliği kendi tekelinde tutmayı uygun görmüştür. Türk Ocaklarını kapatarak yerine Halkevlerini koymuştur.
Ama 50'li yıllardan sonra ırkçı-milliyetçi örgütlenmelere göz yumulmuş ve siviller eliyle aşırı milliyetçi hareketler başlamıştır. Nitekim 70'li ve 80'li yıllarda siviller derin konularda kullanılmışlardır.
Verdiğin örneklere gelince, bu isyanların tamamı gerici ve karşı-devrimci nitelikteydi. Bastırılması gerekiyordu. İsyanı bastıranların ne dediği devleti bağlamaz. Sonuçta Topal Osman'ın ölüsü dahi asılmış, Nurettin Paşa 1925'de istifa etmek zorunda kalmıştır. Devlet birimleri içinde ırkçısı da, zalimi de yer alabilir. Bunlar üzerinden genelleme yapmak haksızlık olur.
kandahar
01-07-2008, 19:38
Pante dostum. Mantık ve objektivite karşı tarafın maalesef kaale almadığı bir şey. Dolayısıyla yukarıdaki sözlerin altına imza atarım ama bunlar doğru bile olsa yok sayılacaktır emin ol.
921 Koçgiri isyanı. Sakallı Nurettin paşa komutasındaki Topal Osman’ın gönüllülerince bastırıldı. Kendisi ne demiş bakın:
"Türkiye’de zo (Ermeniler) diyenleri temizledik. lo (Kürtler) diyenlerin köklerini de ben temizleyeceğim."
şu günlerde devletimizin vatanını milletini seven böyle paşalara o kadar çok ihtiyacı varki
Osiris cidden böyle mi düşünüyorsun?Bu ülkede sence sadece türkler mi kalmalı yoksa ermeni ve kürtlere mi gıcığın?
evrensel-insan
01-07-2008, 23:39
Saygideger osiris;
Su anda bu senin yaptigin hata, eskiden Yunanlilra karsi yapilirdi.
Bir kisinin yapabilecegi en buyuk hata; kisileri ve onlarin dusunce ve davranislarina deger vermek yerine; genellestirmek.
Her ulusun veya milletin kendi kisileri vardir ve bunlar kisisel karakterlere sahiptir. Ama hic bir kisinin karakterinden yola cikarak, o olay genellestirilemez.
Mesela bir arkadasin vardir. Kendisini Kurt diye tanimliyodur. Senin algina gore de" iyi " bir karaktere sahip olmayabilir.Ama buradan yola cikip, tum kendini kurt diye tanimliyanlari ayni kefeye koynmak, yapilacak en buyuk yanlistir.
Dunyada hicbir toplum, millet; kotu veya iyi diye degerlendirilemez. Zaten bir kisinin de bir toplumu degerlendirme hakki yoktur.
Her toplumun kendine has gelenek ve gorenekleri ve alisilagelmis bir deger yargisi vardir. Bu o toplum icin olandir ve baska ne bir kisinin ne de toplumun bu olan durumu degerlendirme ve ona bir sifat verme hakki yoktur.
Aslinda, bu gelismemis toplum iktidarlarinin bir yontemidir.Halki galeyana getirmek icin, ve baska bir toplum uzerinde bir baski uygulanacagi zaman; o toplumu sahte hikayeler ve tanitimlarla kotulemek ve halkin gozunden dusurerek, kendi politikasini halka sirin gostermek.
Bu yontem, geri kalmis toplumlarin iktidar siyasetlerinde hep kullanilmistir.
Tarihte de ornekleri coktur. Misal olarak:Turk-Yunan, Cin-Japon, Iki Kore arasi,iki Almam arasi, iki vietnam arasi, ve buna benzer, sunni iktidarlar eliyle yaratilan, halklar arasi dostluklar, zamanla carpistirilmistir. Bunun en yakin ornegi Iran-Irak savasidir.
Sen sen ol; hicbir zaman bu tip iktidarlarin ve cikar pesinde kosanlarin sahte yaratmak istedikleri; toplumlari bolen yalanlara kanma.
Hic bir zamanda, aslinda hepimizin bir dunya vatandasi oldugunu, kimsenin dogmak istedigi ulkeyi secme sansi olmadigini, herkesin bir milliyeti oldugunu ve sen nasil milliyetine sahip cikiyorsan; herkesin de senin gibi kendi milliyetine sahip cikma hakki ve ozgurlugu oldugunu unutma. Yine unutma ki, dunyada hic bir millet biribirinden ustun degildir. Ayrica her milletin de bu dunyada yasam hakki ve ozgurlugu vardir.
Son olarak sen nasil Turklugunu korumak ve kollamak istiyorsan; bir Kurt, Ermeni v.s. de kendi milliyetini korumak ve kollamak durumundadir. Sen onlara saygi gosterki; onlar da sana gostersinler.
Ustelik bir milleti diger milletlerden ayirip ustun kilmak, ve hatta o milletlere yasam hakki tanimayacak bir dusunce ve davranis uretmek, sirasiyla; irkcilik, kafatascilik, fanatik milliyetcilik ve fasizmin temelidir. Bu konudaki en buyuk tarihsel ornek; Hitler ornegidir.
Toplumlar, birarada ve kardesce beraber yasayabilirler, yeterki ayrilikci iktidar politikalarinin oyununa gelmesin.
Sen nasil, Turkler ve Turkluk hakkinda soylenen bazi seyleri kabul edemezsen; baska bir milli kimlige sahip bir kisi de senin gibi kabul edemez. Herkes herkesin farkini kabul ederse ancak birarada yasanabilir. Aksi herhangibirinin yasayamamasinin garantisi olur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
meaculpa
01-07-2008, 23:45
Sayın Pante;
Özetinizin tekrarı için teşekkür ederim yanlız şu konuda sizinle ayrı düşünüyorum. O da şu ki; vernmiş oldugum örnekleri münferit vakkalar diye değerlendirmişsiniz ve genellleme yapmamam gerektigini ön görnmüşsünüz. Peki sizce devletin onaması olmadan bu insanlar bu açıklamaları yapabilirlermiydi, nitekim alıntıladıgım yazılarda "gerici unsurlar" ibaresi özne kılınmaz. Bütün bir Kült ve Ermeni halkları genellenir ve de bu politikalr uygulanır. Devlet böyle bir genellemeyi bilinçli oluşturmuş ise ki aksini idda etmek mümkün değil o zaman biz neden Topal Osman, Nurettin Paşa ve İsmet İnönü gibi o devrin üst düzey yöneticileri varlıgında, T.c nin milliyetçi politikalr izlediginin genellemesini yapamıyoruz? Devlet birimleri içinde her türden insana rastlayabilmek söyleminiz dogru fakat bahsettiğimiz politikalar yıllar boyunca uygulanmış gerçekler ve de devlet bu yıllar içerisinde hepsini kendi talep etmiştir. Aksi halde bir paşa kalkıp da bahsettiğim Şark Projesini faal kılamazdı.
Eğer ortada bir göz yumma söz konusu ise, suçlanması gereken asıl taraf devletmidir yoksa bu paşalarmıdır ? Yoksa gerici unsurlar dye tabir edilen ayaklanmalara milliyetçi ve de iki halkı kökten temizleme planları ile yanıt vermek yerindemidir ?
meaculpa
01-07-2008, 23:56
Pante dostum. Mantık ve objektivite karşı tarafın maalesef kaale almadığı bir şey. Dolayısıyla yukarıdaki sözlerin altına imza atarım ama bunlar doğru bile olsa yok sayılacaktır emin ol.
Kandahar sizi muhattap kabul edip de birşey sordugumu hatırlamıyorum... Pante ye yöneltmiş oldugum sorulara cevabınız yine Pantenin verileri ile uyuşuyorsa, bunu bir başkası üzerinden degil kendi dilinizden yanıtlamanız gerekir. Hemfikir olabilirsiniz fakat bu yazılar üzerinden beni mantıksızlık ve objektifsizlikle suçlamak ise sizin haddiniz değildir. Yaftalama merakınız oldugunu daha evvelde tespitlemiş, sizinle olan konusmalarımı oldugu yerde kesmiştim. Beni dahil edebileceginiz herhangi bir zümre yok ne yazık ki! Çünkü ben aidiyetlerden sıyrılma mücadelesi içinde sizlere bu başlıkda yazılar sunmaktayım.
Nitekim anlatmaya çalıştıgım sıkıntının varlıgının mantıksızlık olmadıgını Osiris nickli üye ıspatlamıştır. Benim eklemiş oldugum yazılardan bir cümle ile bugün hala var edilen ve edilmeye ça,lışılan milliyetci- ırkcı fikirlerini dile getirmekten geri kalmamıştır. Bu örnek bile bugün devlet birimleri dışında, milliyetci vede ırkcı düşüncelerin halka zerkedildigin alel örnegidir. Ve asıl konuşulması gereken nokta ise bu fikirleri halka empoze etttiren sistem ve neferleri olmalıdır.
meaculpa
02-07-2008, 00:04
Sevgili Mea;
Yalnız gözden kaçırmamak gereken diğer bir nokta, bu isyanlar kim tarafından ne amaçla çıkarılmıştır, amacı nedir isyanların?
Selamlar.
Sevgili Vgm ;
Kesinlikle haklısın bu konuda aksi halde nesnel bir tutum gercekleşmez degerlendiemelerimiz içinde. Ama benim karşı çıkışım şunadır; Kürt ve Ermeni halkları adına o dönemde de bu dönemde de aynı uygulamlar genellemeler yapılark var edilmeye çalışılıyor. Bir Kürt yada bir Ermeni bu ülke içinde barışçıl çözümlere yüzü dönük eylemler içerisine gırdıkleri vakit bile yapılan tüm yanlışların faturaları bu insanlara cıkarılıyor hala. Bu da ister istemez barış yollarını tıkıyor. Milliyetçi tutumlar içinde bir devletin bekası kesinlikle düşünülemez Bu nedenlde benim de ve biliyorum ki seninde ortak düşüncemiz her türlü milliyetçiliğe hayır prensipleri içerisinde yer bulmaktadır. Milliyetçi tutumlar devamında aşırı ırkcı söylem ve uygulamaları getirir, kacınılmazdır bu ise tamamen insanlık dışı bir mezradır.
evrensel-insan
02-07-2008, 00:05
Saygideger pante;
"Reçete halkın elindedir" demiştim.-pante.
Bu yukarida senden vermis oldugum alinti, ayni; "Egemenlik, kayitsiz, sartsiz milletindir" soyleviyle esdegerdir.
Bu iki soylevde de onemli bir nokta vardir, gozden kacan; o da bu gorevi yuklenecek halkin veya milletin, yuklenecegi gorevin bilincinde olup olmamasidir.
TC TARIHINDE NE HALK NE DE MILLET HICBIR ZAMAN BU BILINCE EREMEMISTIR, ERDIRILMEMISTIR.
Bu soylevler, sadece iktidarlarin, cikarlari dogrultusunda kullandiklari soylevlerdir. Her zaman da su-istismar edilmistir.
Yani hem Osmanli da hem de TC de halk herzaman kullanilmis, iktidarlarin cikarci amaclarina alet edilmistir. Oyuzden bu soylevler ici bos soylevlerdir. Sadece de kullanalin elinde bir cikar silahi olmustur.
Turkiye de iktidar hicbir zaman ne halkini, ne milletini ne de vatandasini dusunmemis, sadece onlari kendi cikarci menfaatleri temelinde kullanmis ve kandirmistir.
Bu soylevler yerine; halki ve milleti bu sahiplik temelinde egitmek gerekir. Yani oyle bir millet ve bilinci yerlesmelidirki; egemenlik ellerinden gittigi zaman veya gitme tehlikesiyle karsi karsiya kaldigi zaman, bunu bilebilip orgutlenebilsin ve bu egemenligi vermeme savasini yurutebilecek, bilgiye, birikime ve tecrubeye bilincli olarak erisebilsin.
Bunu yine oyle bir yapabilsinki,millet kavraminin kendi icindeki farklarinin bilinciyle ve butunlugunu saglayarak. Yani farklarin bir millet vucut butunlugu, birligi ve beraberligi temelinde.
Saygilarimla;
evrensel-insan
kandahar
02-07-2008, 01:12
Kandahar sizi muhattap kabul edip de birşey sordugumu hatırlamıyorum...
Ben de sizi muhatap kabul edip cevap vermiş olduğumu hatırlamıyorum. Hatta sorularınızı görmedim bile, yalnızca Pante'nin mesajını okudum ve hemen hemen tamamen katıldığımı belirttim. Fakat siteye geldiğimden beri belli fikirdeki insanların işlerine gelmeyen gerçekleri görmezden geldikleri ya da işlerine geldiği gibi çarpıttıklarını gördüğüm için bu düşüncemi de belirtme ihtiyacı hissettim. Dolayısıyla ne size bir sataşmam söz konusu ne de sizinle muhatap oldum kendi kendinize fantaziler kurup sonra bunları gerçekmiş gibi bana yansıtmayın lütfen.
kandahar
02-07-2008, 01:23
Sayın Evrensel; burada direk söze yöneltmek istediğim bir eleştiri var. Felsefe alışkanlığınız dolayısıyla her şeyi fazlasıyla idealize ediyor ve soyutlaştırıyorsunuz. Biz de dilerdik ki her şey güzel olsun, güllük gülistanlık olsun, çiçekler açsın kelebekler uçsun ama dünya kuruldu kurulalı çatışmalar olmuştur. Hayatın ve bilimin gerçeği budur ve çatışmada zaafa uğrayan kaybetmeye mahkumdur. Eğer bir etnik grup ülkede yaşayan diğer 60 milyon aleyhinde taleplerde bulunuyor ve tehdit oluşturuyorsa mukavemet görmesi gayet tabiidir. Daha önce de belirtmiştim başka konularda; Kürt ayrılıkçılığından bu ülkede yaşayan herkes rahatsız. Hatta gözlemlerime dayanarak Çerkesler gibi bazı etnisitelerin Kürt konusunda Türkler'den çok daha hassas olduklarını söyleyebilirim. Yani mesele bir Türk-Kürt meselesi değil, mesele Kürtçüler ülkenin geri kalanına karşı durumu. Dolayısıyla mesele Türklük savunmasının ötesinde; halkın sağduyusunun bir etnisitenin milliyetçilerinin sersemliğine karşı harekete geçmiş olmasıdır. 60 milyon insan varoluşlarına yönelik bir tehdit algısı geliştirmişse bu kendi kendine olmuş değildir sanırım.
evrensel-insan
02-07-2008, 02:58
Saideger kandahar;
Eğer bir etnik grup ülkede yaşayan diğer 60 milyon aleyhinde taleplerde bulunuyor ve tehdit oluşturuyorsa mukavemet görmesi gayet tabiidir.-kandahar
Yukarida sizden yapmis oldugum alintidaki kaniya ve kanita nasil vardiniz? Bunu somut ve tarihi orneklerle aciklayabilirmisiniz? Hangi etnik gruptan bahsediyorsunuz? Bu etnik grupmu yoksa bu grup adina hareket edenlermi, ya da bunlar bir birlikmi?
Yukaridaki sorularima vereceginiz yanitlara gore, cevap yazacagim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
kandahar
02-07-2008, 11:48
Yukarida sizden yapmis oldugum alintidaki kaniya ve kanita nasil vardiniz? Bunu somut ve tarihi orneklerle aciklayabilirmisiniz? Hangi etnik gruptan bahsediyorsunuz? Bu etnik grupmu yoksa bu grup adina hareket edenlermi, ya da bunlar bir birlikmi?
Bu kanıya varmak için Türkiye'de son 15 yıl yaşamış olmak yeterli. Somut ve tarihi örnekler toplamı 30'u aşan Kürt isyanlarıdır. Bunların bir kısmı gerici, feodal ayaklanmalardır fakat bir kısmı da Kürtçü bölücü isyanlardır. Son PKK olayı ise Kürtçü bir harekettir. PKK'ya yakın duran partinin de halk tabanında ciddi desteği vardır. Esasen bunları açıklamaya bile gerek yok çünkü herkesin bildiği şeyler.
Bahsettiğim etnik grup elbette homojen bir kütle değil. Zaten dünyada homojen kütle yoktur. Her yerde farklı bireyler vardır. Fakat toplumsal hareketlerde, kitle eylemi kabul edilen olaylarda iş bir noktayı geçtikten sonra bedelini iyisiyle kötüsüyle bütün kitle öder. Nazi Almanya'sında da iyi Almanlar vardı ancak Nazilerin yaptıklarını bütün Almanlar ödedi. Kürt kökenli vatandaşlar gerçekten iyi niyetliyse ya da iyi niyetliler baskınsa Kürtçü-bölücü, emperyalist yardakçılarına teveccüh göstermemeleri gerekir. Yok eğer teveccüh göstereceklerse; bunların Türkiye halkının geri kalanı aleyhine isteklerine "hayır" demeyeceklerse o zaman Türk halkı da "dur bakalım birader" dediğinde "ama siz milliyetçilik ediyorsunuz" diye ağlayıp sızlamayacaklar.
ABD mandası sözü artık sıkmadı mı sizi de ?
Gerekçelerin çoğuna baktım( ki her yerde aynı gerekçeler ), sanki ABD mandası olmayan ( ne demekse artık ) bir kürt ulusal hareketi olsa kabul edeceksiniz gibi duruyor. Ama bu sözlerin altında, asla, asla, asla politikası da kendisini gösteriyor. Kelin melhemi olsa NATO üyeliğinden çıkar...
Yok AB kışkırtıyor yok ABD kışkırtıyor yok başkası kışkırtıyor. Kürtler de elleri havada dua ediyorlar "biri bizi kışkırta" diye...
En azından gerekçeleriniz biraz tutarlı olsa sevinirdim. Koca bir halkı salak yerine koyarak bu işten kurtulamazsınız.
sevgili namık hanki gerçeklere iman ediyosun bilmiyorum ama bilinen tarih içinde devleti bulunmayan ve perslerin bir kolundan oluştuğu bilinen kürtler neden türk devletinden toprak istemektedirler?
unutmaki sadece bizim kürt vatandaşlarımız yok suriyenin iran ırak'ın da kürtleri var ama çatışmanın en kanlısı bizde neden?
elin suriye iran ırak kökenli kürtleri neden bizim vatandaşlarımıza bu kadar oynuyor?
sen birz araştır bakalım türkiyenin bölgede nasıl bir sakınca oluşturduğunu ve menderesten bu yana senin eğitim müfradatını yapan tarihini yazan amerikalılarla yine senin tarikatların ve kürtlerin niye bu kadar iç içe olmuş ve son olarak bunu neden başaramamışlar?
sana küçük bir sır vereyim tarihi araştır;)....!
yok tarihe baktım adamlar çok iyi adamlar diyorsan 1979 da iranın nasıl molla yönetimine (kimlerin desteğiyle ) geçtiğine bir bak bakalım he unutmadan zavallı iranın amerikan askerleri için 320 bin mezar kazmış(son bilgi 2 temmuz 2008)
sana ve imanına iyi eğlenceler forumda...;)
milliyetçiliğin tanımı: fransada geliştirilmiş bu kelime asıl olarak kendi ulusal pazarını ve çıkarlarını koruma anlamında kullanılmıştır.
ama bunu kendi milletini başka milletlerden üstün görme anlamında değerlendiren arkadaşlara ancak faşist veya ırkçı denir.
ata'nın içi boş sözler söylediğine inanmıyorum sadece iktidarların oy uğruna güney doğudaki feodal sistemi aşiretleri dağıtmamasının tek sebebi olarak görüyorum halk aydınlanırsa bir türkiyeli üst kimliği oluşursa hiç kimsenin işine hiç ama hiç gelmez hatta bu sitede kürt milliyetçiliği yapan arkadaşların bile aslında çok sevdikleri hatta tarikatlarının yönetildiği amerikaya baksala amerikan vatandaşlarının italyan asıllı amerikanım yada fransız asıllı amerikanım dediğini göreceklerdir!
ama ben hala bir kürt vatandaşımızın kürt asıllı türküm onuda geç kürt asıllı türk vatandaşıyım dediğini bile duymadım hatırda kalan hep aynı söz biji kurdistan biji apo!(ne acı)
ama bunu söyletenler bu insanların bu bilince ulaşmasını engelleyenler için bişeyler yapmak gerekmiyormu onuda sizin takdirinize bırakıyorum...
sevgili namık hanki gerçeklere iman ediyosun bilmiyorum ama bilinen tarih içinde devleti bulunmayan ve perslerin bir kolundan oluştuğu bilinen kürtler neden türk devletinden toprak istemektedirler?
unutmaki sadece bizim kürt vatandaşlarımız yok suriyenin iran ırak'ın da kürtleri var ama çatışmanın en kanlısı bizde neden?
elin suriye iran ırak kökenli kürtleri neden bizim vatandaşlarımıza bu kadar oynuyor?
sen birz araştır bakalım türkiyenin bölgede nasıl bir sakınca oluşturduğunu ve menderesten bu yana senin eğitim müfradatını yapan tarihini yazan amerikalılarla yine senin tarikatların ve kürtlerin niye bu kadar iç içe olmuş ve son olarak bunu neden başaramamışlar?
sana küçük bir sır vereyim tarihi araştır....!
yok tarihe baktım adamlar çok iyi adamlar diyorsan 1979 da iranın nasıl molla yönetimine (kimlerin desteğiyle ) geçtiğine bir bak bakalım he unutmadan zavallı iranın amerikan askerleri için 320 bin mezar kazmış(son bilgi 2 temmuz 2008)
sana ve imanına iyi eğlenceler forumda... Kaancan
Muhtemelen saçmaladığınızın farkındasınızdır.
Kürtlerin geçmişte iki devleti olduğu biliyor. Sizin bunu bilmediğiniz, olmadığı anlamına gelmeyeceği gibi, biraz ileride yine saçmalayarak kürtler için perslerin bir kolu demeyi başarmışsınız. Yetmemiş, türklerin devleti demişsiniz. Bu forumda karşıt görüşte bile olsa, kürdistan bölgesinde 1071 e kadar kürtlerin yaşadığını bilenler var. Yani daha türkler yokken...
Ama iman gözünüzü köreltmiş olmalı ki, herkese birer iman gözlüğü dağıtma gayretindesiniz. Kaldı ki kendiniz bile tutarsızlık içerisindesiniz. Hangi gerçeklere iman ediyorsunuz sözü, ortalıkta epey gerçek olduğu anlamına geliyor. Bu durumda bile savunmanız boşa çıkmış oluyor. Biraz dersinize çalışırsanız iyi edersiniz.
Aparlar kürtlere cin derken, siz pers diyebiliyorsunuz. :) Kürtlerin kuyruk hikayesi de arapların cin demesinden kaynaklanıyor.
İran Irak ve Suriye bahsi geçen coğrafyanın bir parçası olduğu için ve 1. paylaşım savaşından sonra bölge ülkelere bölündüğü için bu sonucun doğması kaçınılmazdı. Az önce sayılan ülkelerde de aynı şekilde kürt sorunu bulunuyor. Geçmişte bu kadar sancılı olmamasının nedeni ise ABD kontrolündeki Türkiye'ye karşı pkk'nin savaşıyor olmasıdır. Bu savaşta kürtlere destek verilmesi, Türkiye'nin zayıflaması anlamına gelecektir. Bugün dengelerin değişmesi de kendisini Kürt kıyımları ile göstermiyor mu? Görmek isteyen bunu rahatlıkla görecektir.
Humeyni'nin islami çıkışındaki körlüğünüze diyecek bişey bulamadım. Nasıl yapılamadı kitabını okursanız, Tufan ve Tudeh'in nasıl taktiksel hatalar yaptığını, her iki örgütünde istemeyerek nasıl Humeyni'ye destek olduğunu göreceksiniz.
İslamın yaygınlığını ise salt Kürtlere bağlamanız, aklınızın iki karış havada geziyor olduğunun göstergesidir.
İyi eğlenceler diliyorum size..
kandahar
02-07-2008, 17:20
Cehalet ve ırkçılık bir arada.:D Yok iki Kürt devleti varmış, yok Kürt kıyımları yapılıyormuş, yok Kürtler özgün bir toplulukmuş. Salla salla, nasıl olsa hepimiz senin gibi ilkokul ikiden terkiz.
Sayın kandahar.
Sormadan söylemek marifettir derler. Peki ya sizin yaptığınıza ne derler ? Bilemiyorum..
Sizden ricam, mümkünse yazılarıma cevap vermeyiniz. Çünkü bu kadar cehalet ancak eğitimle olur. ( 12 eylül işini iyi yapmış ve yapmaya devam ediyor )
kandahar
02-07-2008, 20:57
Hayır düzgün cevap versek bu sefer sansüre uğruyoruz. Daha 2-3 gün önce aynı zırvaları başka bir başlıkta tekrarladı birisi cevabını verdik tabii sağolsun bir yönetici silince 2 gün sonra gene aynı şeyler tekrarlandı. Kürt devleti yoktur; Kürtler Kürt oldukları için kıyıma uğramamıştır ve belki de karşınızdaki herkes sandığınız kadar milliyetçi değildir de sizin ırkçılığınız yüzünden size öyle görünüyordur.
Özetinizin tekrarı için teşekkür ederim yanlız şu konuda sizinle ayrı düşünüyorum. O da şu ki; vernmiş oldugum örnekleri münferit vakkalar diye değerlendirmişsiniz ve genellleme yapmamam gerektigini ön görnmüşsünüz. Peki sizce devletin onaması olmadan bu insanlar bu açıklamaları yapabilirlermiydi, nitekim alıntıladıgım yazılarda "gerici unsurlar" ibaresi özne kılınmaz. Bütün bir Kült ve Ermeni halkları genellenir ve de bu politikalr uygulanır. Devlet böyle bir genellemeyi bilinçli oluşturmuş ise ki aksini idda etmek mümkün değil o zaman biz neden Topal Osman, Nurettin Paşa ve İsmet İnönü gibi o devrin üst düzey yöneticileri varlıgında, T.c nin milliyetçi politikalr izlediginin genellemesini yapamıyoruz? Devlet birimleri içinde her türden insana rastlayabilmek söyleminiz dogru fakat bahsettiğimiz politikalar yıllar boyunca uygulanmış gerçekler ve de devlet bu yıllar içerisinde hepsini kendi talep etmiştir. Aksi halde bir paşa kalkıp da bahsettiğim Şark Projesini faal kılamazdı.
Eğer ortada bir göz yumma söz konusu ise, suçlanması gereken asıl taraf devletmidir yoksa bu paşalarmıdır ? Yoksa gerici unsurlar dye tabir edilen ayaklanmalara milliyetçi ve de iki halkı kökten temizleme planları ile yanıt vermek yerindemidir ?
Sn. Meaculpa;
Sakallı Nurettin Paşa, Türkiye Cumhuriyetini temsil etmez. Örneğin Hasan ığsız'ı tanır mısınız? Iğsız, bugünün devletini temsil eder mi? Hasan Iğsız neyse Sakallı Nurettin Paşa da odur. (Hasan Paşa'dan özür dileyerek)
Cumhuriyetten yüzlerce paşa gelip geçmiştir. İçlerinde sağcısı da vardır, solcusu da. Milliyetçisi de vardır, ırkçısı da, Türk'ü de vardır Kürt'ü de.
Ayrıca hiç birinin sözleri devlet tarafından onaylanarak söylenmez. Mantıklı konuşanı da olabilir, saçmalayanı da.
Örneğin Sakallı Nurettin Paşa, Kazım Karabekir Paşa'ya ya da Fevzi Çakmak paşa'ya göre çok daha önemsizdir. Karabekir ve Çakmak'ı herkes tanır. Ama Sakallı'yı kimse tanımaz. Karabekir ve Çakmak, devlet içinde çok etkili iken, devletin 1. ve 2. adamı Atatürk ve İnönü ile zıt yapıdadır. Devrimler konusunda ters düşmüşlerdir. Bunlardan birinin ettiği söz, Atatürk ve İnönü'yü ya da devleti bağlar mı? Bağlamaz. Sakallı Nurettin Paşa'nın ki hiç bağlamaz.
Ayrıca Sakallı Nurettin Paşa tüm Kürtleri ve Ermenileri genelleyen sözleri nerede ve ne zaman söylemiştir? Kaynağı nedir? ki bu derece devletle örtüştürüyor, devlet politikasıymış gibi sunuyorsunuz?
Türkiye'nin hiç bir dönemde ırkçı, soykırımcı bir politikası ve uygulaması olmamıştır. Olması da mümkün değildir. Asker ya da hükümet içinde bireysel olarak ırkçılar ise her dönem olmuştur. 90-100 sene önceki ırkçılığa bakış ile bugünkü ırkçılığa bakışı da dikkate almak zorundayız.
Bunun yanında Kuvayi Milliye'nin içinde İttihat ve Terakki'ciler de yer almıştır. Bunlar içinde Talat Paşa, Cemal Paşa, Enver Paşa hayranı olanlar da vardır. Bu paşaların öldürülmesinin üzerlerinde bıraktığı psikolojiyi de göz önüne almak gerekir.
Kuvayi Milliye Kurtuluş Savaşı verirken birkaç aşiret İngiliz işbirlikçilerinin kışkırtmasıyla ayaklanıyor ve Koçgiri isyanı başlıyor. İsyancılar Sevr yanlıları.
Kürtlerin önemli bir bölümü ise birlikte Kurtuluş savaşı verme kararı almışken bu isyana sıcak bakılması mümkün mü? Kaldı ki isyancılar hakkında idam kararı alınmışken Atatürk idamları durdurmuştur.
Devlet milliyetçi politika uygulamıştır. Ama sivilde milliyetçilerin, ırkçıların politikasına müsaade etmemiştir. Neden?
Çünkü devletin amacı ümmetçi olan halka ulusal bilinç kazandırmaktır. Milliyetçi söylemlerin amacı ulus bilinci yaratmak içindir. Ama ulus bilincine sahip olanların örgütlenerek ırkçı siyaset izlemeleri doğru görülmemiştir. Çünkü geçmişte bunun deneyimi Enver Paşa ile yaşanmıştır. Kurtuluş Savaşına destek veren, Cumhuriyeti kuran, aynı bayrak altında birleşen, Misak-ı Milli sınırları içinde yaşayan hangi etnik kökenden gelirse gelsin tümünün Türk vatandaşı olarak adlandırılarak sınıfsız-imtiyazsız bir toplum amaçlanmıştır. Başarılamamıştır ama bu kötü niyetli bir ideal değildir. Türklükten Atatürk'ün kastı Orta Asya'dan göçen Oğuzlar da değildir. Bir bilinmeyendir ve bunun arayışına yönelmiştir.
Dönem dünyada milliyetçiliğin zirve yaptığı, Almanya'da Nazizmin, İtalya'da faşizmin yükseldiği dönemdir. Buna rağmen Türkiye, Atatürk ve İnönü sayesinde bu ırkçı faşizmden etkilenmemiş, "Yurtta barış dünyada barış" ı şiar edinmiştir.
Şu zamanda dahi çokları milliyetçilikle övünürken Atatürk'ün şu sözleri anlamlıdır:
"Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız."
Bu sözün derininde milliyetçiliğe soğuk bir duruş ve zorunlu - geçici olarak milliyetçi olma iması vardır.
Bu milliyetçiliği eleştirenlerin kendileri milliyetçilik yapmıyorlar mı?
Bugün Kürt sorununu sürekli gündemde sıcak tutmak isteyenlerin yaptıkları milliyetçilik değil midir?
Bir Kürt devleti kurulabilseydi başına başkan dedikleri Apo geçmeyecek miydi?
Bu terör örgütü ve lideri katliamcı değil midir? Yakalanmadan önce masum insanları işçileri, mühendisleri, öğretmenleri Türk diye öldürtmüyor muydu?
Hala "Kürt sorununa demokratik çözüm" diye yapılan mitinglerde bu katliamcının resimleri taşınmıyor mu? Adı haykırılmıyor mu?
Türkiye Cumhuriyeti şanlı-onurlu bir mücadeleyle ve savaşarak kurulmuştur. Kadınları-çocukları, masum insanları öldürerek değil. Kürtler önce bu lekeyi temizlesinler.
Başkalarının gözündeki çöpten önce kendi gözündeki merteği görmek gerek.
evrensel-insan
02-07-2008, 22:13
Saygideger kandahar;
Bu kanıya varmak için Türkiye'de son 15 yıl yaşamış olmak yeterli. Somut ve tarihi örnekler toplamı 30'u aşan Kürt isyanlarıdır. Bunların bir kısmı gerici, feodal ayaklanmalardır fakat bir kısmı da Kürtçü bölücü isyanlardır. Son PKK olayı ise Kürtçü bir harekettir. PKK'ya yakın duran partinin de halk tabanında ciddi desteği vardır. Esasen bunları açıklamaya bile gerek yok çünkü herkesin bildiği şeyler.-kandahar
Birincisi, bir olayin ne olup olmadigini anlamak icin o ulkede yasamak gerekmez.Ustelik disaridan bu tip konular daha objektif ve bir taraftan bakmadan degerlendirilebilir.
Ikincisi PKK nin nasil bir hareket oldugunu ve ne amacla, disaridan Turkiye,nin basina musallat edildigini; ben daha onceki yazilarimda detayli olarak yazmistim.
Bir ulkede bir isyan varsa; o isyanin nedeni hak ve ozgurluklerin saglanamamasi ve buna karsi duyulan tepkidir.
Turkiye'de bolucu hareket sadece farklarin ayrilmak istemiyle degil; ayni zamanda farklari gormemezlikten gelmekten ve o farka farkini yasama hakki tanimamaktan gecer.
Farkin farkina varir, ve o farka farkinin hakkini verirsen, zaten o zaman ayrilmak soz konusu olmaz. Ustelik bu farklar icicedir ve griftardir.
Ama sen farka farkinin hakkini vermezsen ve onu gormemezlikten gelirsen, ondan ne yapmasini bekliyorsun? Senin yaptigin turklestirme uygulamalarina boyun mu egsin? Sana bu uygulansa sen boyun egermisin?
Bu hem insan haklarina, hemde demokratik hak ve ozgurluklere ters dusen bir yanasimdir. Bir topluma zorla birseyi kabul ettirmek.
1600'lerde kalmis bu gerici anlayistan artik TC politikasi siyrilmalidir. Toplumu icindeki icice gecmis farklara bir butunluk ve beraberlik icinde; uniter yapi temelinde yasam hakki tanimalidir. Aksi o senin istemedigin boluculugun ekmegine yag surmek olur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
kandahar
02-07-2008, 22:17
Pante'ye gene %99 katılıyorum. Hatta bir de ek yapayım; Topal Osman üst düzey yönetici falan değildi, Karadeniz'de Rum çetelerine karşı çete savaşı vermiş daha sonra da Atatürk'ün şahsi korumalığını yapmış birisidir. Çizmeyi aşınca da Atatürk tarafından astırılmıştır. Bir diğer nokta da bugün Türk ordusunun subay kadroları arasında solcu olanların oranı en az %50'dir. İsmail Hakkı Karadayı solcuydu, sıradaki genelkurmay başkanı İlker Başbuğ da solcudur.
Topal Osman üst düzey yönetici falan değildi, Karadeniz'de Rum çetelerine karşı çete savaşı vermiş daha sonra da Atatürk'ün şahsi korumalığını yapmış birisidir. Çizmeyi aşınca da Atatürk tarafından astırılmıştır.
Atatürkün Topal Osma olayına sonuç itibarı ile dahli yok. Topal osaman Şükrü Beyi öldürür, bu da açıga çıkınca İsmail Tekçe komutasındaki birliklerce ölü ele geçirilir. Sag ele geçme ihtimlainden, hatta yakalandıktan sonra öldürüldügünden bahsedilir. Ayrıca Şükrü Bey Atatürk karşıtıdır. Topal Osman bu karşıtlık yüzünden onu imha eder. Bu kendi fikri midir, emirle midir bu bilinmez. Yalnız bilinen şudur bu hengame içerisinde Atatürk ev degiştirir.
Bu ayrı bir tartışma konusudur ama astırılma diye bir şey yoktur, meclis kararı ile ayagından asılma ve teşhir vardır. Meclis bu kararı kime karşı vermiştir o da ayrı bir konudur.
Kürt Meselesi ile ilgili şunu sorgulamak lazım. Arkadaşların bu meselede kürtlere tavır alanların tamamı bir bölünüyoruz psikozu içerisindeler. Ve de bu meselede kürtleri savunanlar bölücü oluyorlar. O halde hep beraber şunu sorgulayalım. Son bir kaç sene içerisinde Pkk kaynaklı olan sitelerde yayınlarda, demeçlerde pkk nın ayrı devlet istedigine dair, bölünmek istendigine dair bana bir kaynak göstermek mümkün mü.
Kaynaklar olursa tartışmanın bir ciddiyeti olur. Evet son 3-5 sene içerisinde Pkk, Ernk, kadek, hpg, Fırat ajans vs kaynaklı yazılarda çizilerde söyleşilerde ayrılıkçılıgı, ayrı devlet kurmayı savunan yazılardan alıntı yapabilmek mümkün mü.
Madem ki bölücüler var bunlar neyi nerede nasıl ne zaman savunmuşlar, biraz belgelere gelelim ve duygulardan sıyrılalım.
saygılarımla
Atatürk'ün şu sözleri anlamlıdır:
"Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız."
Bu sözün derininde milliyetçiliğe soğuk bir duruş ve zorunlu - geçici olarak milliyetçi olma iması vardır.
Bu milliyetçiliği eleştirenlerin kendileri milliyetçilik yapmıyorlar mı?
Bugün Kürt sorununu sürekli gündemde sıcak tutmak isteyenlerin yaptıkları milliyetçilik değil midir?
Bir Kürt devleti kurulabilseydi başına başkan dedikleri Apo geçmeyecek miydi?
Bu terör örgütü ve lideri katliamcı değil midir? Yakalanmadan önce masum insanları işçileri, mühendisleri, öğretmenleri Türk diye öldürtmüyor muydu?
Hala "Kürt sorununa demokratik çözüm" diye yapılan mitinglerde bu katliamcının resimleri taşınmıyor mu? Adı haykırılmıyor mu?
Türkiye Cumhuriyeti şanlı-onurlu bir mücadeleyle ve savaşarak kurulmuştur. Kadınları-çocukları, masum insanları öldürerek değil. Kürtler önce bu lekeyi temizlesinler.
Başkalarının gözündeki çöpten önce kendi gözündeki merteği görmek gerek.
Bu cümleler üzerine fazla bi şey söylemenin anlamı yok..
Başka bir başlıkta konu olmuştu. Dersimle ilgili birkaç yeri kurcalayıca bu yazı dikkatimi çekti aman ha sakin sakin!
İSYAN, TEDİP VE SÜRGÜN
1920 ve 1940 yılları arasındaki Kürt coğrafyasında ciddi hareketlenmeler gözlenmektedir. Buna karşılık olarak ta Genç Cumhuriyet önemli kararlar alarak bölgedeki haraketliliğin önünü almaya çalışmıştır. Takriri Sükun, Tunceli Kanunu, İstiklal Mahkemeleri, Şark İslahat Planı ve Genel Müfettişliklerin özel yasalarla kurularak bölgede TEDİP ve TENKİL operasyonlarının gerçekleştirildiği tarihsel belgelerle kanıtlanmaktadır. 1937 Dersim isyanı ve sonrasında ki sert ve acımasız tutum uzunca yıllar belleklerden silinemeyecektir.
MEĞER DERSİM “ SÖMÜRGE” İMİŞ
1930 lu yıllarda Ağrı daki direniş hareketini bastırma konusunda bölgede bulunan Genelkurmay başkanı Mareşal Fevzi Çakmak Erzincan ilinde dönemin Başbakanı İsmet İnönü’ye sunmuş olduğu öneri paketinde çok ilginç tespitler tedbir olarak önerilmektedir. Genelde Kürtlere özellikle Dersimlilere TEDİP ve TENKİL ön gören önerilerden Fevzi Çakmak şöyle diyor :” Dersim halkı cahildir. Şaki’ lik ruhu bu halka hakimdir.” Ve devamla
1. Erzincan ilindeki incelemelerim sırasında ekonomiyi önemli suretle zarar sokan ve bu il dahilindeki asayişsizliğin en önemli etkenlerinden olan Açkilik, Gürk, Dağbey ve Henzi köylerinin TEDİP ve TENKİL inde mecburiyet gördüm.
2. Erzincan merkez ilçesinde 10, 000 Kürt vardır. Bunlar Alevilikten faydalanarak Türk köylerini Kürtleştirmeye ve Kürt dilini yaymaya çalışmaktadırlar. Örfen Türk lakin alevi olan bir çok Türk köyleri Aleviliğin Kürtlüğü ifade ettiği zihniyetiyle ana lisanlarını terk ederek Kürtçe konuşmaktadırlar. Türk olan alevi köylerinin Kürtçe konuşmalarına ve Türk dilinin bütün bölgeye yayılması için esaslı tedbirler almaya ihtiyaç vardır.
3. İl bölgesindeki bazı memurların Kürt ırkına mensup oldukları bilinmektedir. Örneğin; Erzincan sorgu haki Pülümürlü Şevki Efendi nin Kürtleri himaye ettiği ve geceleri Kürtleri evinde topladığı gerçekleşmiştir. Bu adamın her ne şekilde olursa olsun il bölgesi nakline ve bu gibi memurlar hakkında aynı işlemin uygulanmasına lüzum vardır. Arz ettiğim bu meselenin en mühimi 1. madde de adı geçen köyleri kesin suretle tedibi ve ırken Kürt olduğu bulunan memurların biraz önce yerlerinden alınmasıdır.( Genelkurmay Başkanlığı Dersim Raporları )
Meğer Dersim ve mücavir alanlar “ sömürge” imiş de. Biz yıllar öncesinden deridir hala sömürge olup olmadığını tartışıp durmuşuz. Oysa Fevzi Çakmak yani Genel Kurmay Başkanı kendi ağzından “ sömürge” değildir diyen tezleri çürüterek şöyle diyor :
a- Yerli memurların bütünüyle çıkarılması Dersime iyi memurların tayini,
b- Yüksek idare memurlarına adeta kolori ( sömürge ) idarelerindeki selahiyetlerin verilmesi.
c- propoganda ya ağırlık verilmesi Türklüğün telkini.
d- Türkçe yerine Türk dilinin yerleşmesi için ili ve idari tedbirlerin alınması kız çocuklarının okutulması,
e- Dersimli okşanmakla kazanılmaz. Silahlı kuvvetin müdahalesi Dersimliye daha çok tesir yapar ve islahın esasını teşhir eder.
f- Dersim evvela kolori ( sömürge) gibi dikkate alınmalı. Türklük camiası içerisinde Kürtlük eritilmeli ondan sonrada aşamalı öz Türk hukukuna tabi kılınmalıdır.(M.Kalman belge ve tanıklarıyla Dersim direnişleri)
Dersim’in ve Urartu Uygarlığının hüküm sürmüş olduğu bu Coğrafyanın 1920 den 1945 yılına kadar 25 yıl süre ile Dünya’nın öteki sömürgelerine benzer yöntemlerle yönetildiği bilinen bir gerçektir.uygulamalar ne yazık ki, bizi bu sonuca götürmektedir.
VE SÜRGÜN BAŞLIYOR…..
Bir Bilim adamı eğer gittiğiniz yerde geri dönüşünüzün imkansız olduğu duygusu sizde beliriyorsa, siz sürgünsünüz. Diyor. Sürgün hüzünlü bir öykünün ilk adımıdır.Dönüşü giderek imkansız olacak bir serüvenin ilk adımıdır.Siz artık yeni bir yurt edinmek zorundasınız. Sürgün geldiğiniz yerin kültürüne , manevi değerlerine ve etnik yapısına entegre olmak durumundasınız. Bu entegrasyon kaçınılmaz olarak asimilasyon u ve özümlemeyi beraberinde getirir. Daha sı kendi kimliğine yabancılaşmış bir nesilin doğması kaçınılmazdır.
27 Haziran 1927 yılında 1164 sayılı kanunla çoğunluk Kürt nüfusun yaşadığı 4 genel müfettişlik kurulmuştur.
1.Diyarbakır, Urfa, Mardin, Siirt, Van, Hakkari, Bitlis, Muş.
2.Çanakkale, Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli./
3.Genel müfettişlik, Ağrı, Kars, Erzurum, Rize, Trabzon, Gümüşhane ve Çorum.
4.Genel müfettişlik Tunceli, Bingöl, Elazığ ve Erzincandır.
İç İşleri Bakanlığı müfettişlerinden Hamdi Bey, daha 1926 yılında Dersinle ilgili şu önerilerde bulunmuştur.
1- Silah toplamak için Askeri harekete devam edilmeli, silahlı halkı bunu zorlamak için, kara hareketiyle yetinilmeyip hava haraketiyle de bu gibiler sıkıştırılmalı.
2- Toprağı bulunmayan geçim için ağalara bağlanan halka arazi yeterince sermaye ve tohumluk dağıtılmalı .
3- Yöredeki madenler işletilmeli..
4- Ulaşımı haberleşmeyi ve düzeni sağlayabilmek için yol yapımına öncelik verilmeli ..
5- Bütün bunlar yapıldıktan sonra bölgedeki Kürtleri Türkleştirmek için en az 25 yıl sürecek bir program izlenmeli. Dersim’e “ Misyoner “ ruhu ile çalışacak ülkücü memurlar atamalı.
6- Halka Türklük duygusu aşıladıktan sonra bunun güçlenip yaygınlaşması için okul açmaya hız verilmeli.
1926’ da Hamdi Bey’in hazırlamış olduğu raporda 3 öneri dikkat çekmektedir. Bunlardan ilki, Ağaların ve Şeyhlerin bölgeden uzaklaştırılması, ikincisi , Askeri harekette bölgenin özelliği gereği uçaklarında kullanılması ve üçüncüsü Kürt kökenlilere yeni bir kültürel kimlik yani Türk kimliğinin kazandırılması.
1937 yılına gelinceye dek başta Elazığ, Pülümür ve Dersim dolayları olmak üzere birçok yerel ayaklanma gerçekleşmiştir. Birçok kez aşiretler ayaklanmıştır. Ve o dönemde bu ayaklanmaları bastırmakta Elazığ Bölge Komutanı Orgeneral Muğlalı Mustafa Bey görev almıştır. Orgeneral Muğlalı daha sonralarıda Van’ın Özalp ilçesinde 33 Kürt köylüsünün kurşuna dizilmesinde talimatlarına rastlamak mümkündür. Bu gün bir çok mahalle ve caddeye bu zatı şerifin adı verilmiştir. Tıpkı ilk kadın pilot olan ve Dersimin havadan bonbardımanında başı çeken Ermeni asıllı Sabiha Gökçen ‘in ( Mustafa Kemel’in manevi kızım dediği) uluslar arası statüye sahip olan ve geçenlerde milyar dolarla satılan İstanbul’un Asya yakasındaki bir havaalanına adının verilmesi gibi.
SÜRGÜN YOLLARI…
“Bizi bir kamyona doldurdular.Batıya sürgüne götürüyorlardı Kamyon mameki’den yola çıktığında babamın gözleri kutsal jele’ye kilitlenmişti. Dağlarımız ve kutsal jele görünmez olduğunda babam birden çığlıklar atıp kendini yerlere attı. Saçını sakalını yolmaya, bağırmaya, yüzünü tırmalamaya başladı. Tuhaf sesler çıkarıyordu. Öyle çok acı çekiyordu ki.”( Dersim dergisi )
1935 yılında Dersim bölgesinin toplam nüfusu 101 bin olduğu halde 1940 yılına gelindiğinde bu nüfus 94, 000 e düşmüştür. Yani o yıllarda, nüfus artışı yerine nüfus azalması gözlemlenmiştir. 7, 000 nüfusu kapsayan 300 den fazla ailenin sürgün edilmesi ile bu sonuca varılmıştır.
Bir sürgünzede olan Cemal SÜREYYA :Ben bir yük vagonunda açtım gözlerimi. Bizi bir kamyona doldurdular.Tüfekli 2 erin nezaretinde. Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular. Günlerce yolculuktan sonra bir köye attılar. Tarih öncesi köpekler havlıyordu.” Diye bahsediyor sürgün serüveninden…
Dersimde 90 Aşiretten 347 önde gelen ailenin Ege illerine ve Trakya ya sürgünü gerçekleşmiştir. 72 aile Tekirdağ’a, 38 aile Edirne’ye, 56 aile Kırklareli ‘ne, 65 aile Balıkesir’ e, 73 aile Manisa’ya ve 34 aile de İzmir’e mecburi iskan’a tabi tutulmuştur. Tekirdağ merkez kazasına topalm 16 aile sürgün edildi. Hayrabolu kazasına 14, Malkara kazasına 8, Saray ilçesine 19, Çorlu ilçesine de 15 aile sürülmüştür. Edirne ili Uzunköprü ilçesine 17, Keşan ilçesine 21 aile sürülmüştür. Kırklareli ili il merkezi 11 aile, Pınarhisar ilçesine 6 aile, Vize ilçesine 9 aile, Babaeski ilçesine 11 aile, Lüleburgaz ilçesine ise 18 aile mecburi iskana tabi tutulmuştur. Balıkesir ili merkezine 17 aile, susurluk ilçesine 9 aile, Balya ilçesine 12 aile, Bandırma ilçesine 17 aile, Bigadiç ilçesine ise 8 aile zorunlu ikamete tabi tutulmuştur. Ege bölgesinde iser Manisa merkezine 14, Akhisar ilçesine 18, Turgutlu ilçesine 6, Salihli ilçesine 13, Kula ilçesine 8, Alaşehir ilçesine ise 11 aile sürgüne gönderilmiştir. İzmir ili merkezine 13 aile, Ödemiş’e 8 aile, Bergama’ya 13 aile, Bayındır ilçesine 9 aile mecburi ikamete tabi tutulmuştur.
Bu bilgiler Jandarma Genel Komutanlığının arşivlerinden alınmıştır. Bu ve bu konulardaki daha detaylı bilgi Dersim adlı JUK yayınlarından çıkmış olan kitapta mevcuttur.
AKHENATON
02-07-2008, 23:46
Türkiye, Türkiye uber alles.
Gaz odalarını ne tarafa kuralım, Sivas civarı uygunmudur.
Akhenaton, bu dediklerine kendin inanıyormusun?
Çünkü yaşanmış olanla sizin anlatıkklarınızın uzaktan yakından ilgisi yok. Türkler asimile edilmişler gibi bir sonuç çıkıyor, bence bunu kabul etmek sizi çok daha kötü bir konuma sokar.
Milliyetçi hiç bir yapı ayakta kalamaz, tarih bunun örnekleri ile doludur.
İnsanlığı bırakıp milliyetçi olmamızı önermişsiniz, alınmazsan buna de get den başka yanıt olmaz, yoksa dükkan senin.
Selamlar.
Tam üstüne bastınız VGm ;
Kürt sorunu denen mesele Türklerin asimile edilmesidir.Bunu anlamak için Türk tarih sahnesine bakmanız yeterli ,
Önce Kürt nedir , tarih sahnesinde arabi farisiler tarafından nasıl Türklüklerinden uzaklaştırılarak yeni bir halk tabakası oluşturulmuş , osmanlıdan beri Anadolu topraklarında bu yaratılan halk tabakası ile nasıl Katliam yapıldığını , bir takım Türkmenlerin baskı ve şiddet politikası sonucunda kendilerine Alevi kürt dediğini ve hala aynı sürecin çalıştığını size söylemek isterim.
Tabi sizide anlıyorum , her düşüncenin genetik kodları vardır.
Milliyetçi hiçbir yapı ayakta duramazmış ; bu oldukça cocuksu ve dünya gerçeğine uymayan bir söylem, bana milliyetçi olmayan ve ayakta duran bir ülke söyleyin ,
ingiltere mi ? ,,,kültür milliyetçiliği yapar keza fransa aynı , amerikanı ? ekonomik milliyetçilik yapar.....keza fransa,,,,,keza italya......
haklısınız putinde sizi takip etti ve suan en milliyetçi ülke ve hızla büyüyor.
lütfen emperyalist düşünceler değil yere basan düşünceler yazın.
bana milliyetçi olmayan ve ayakta duran bir ülke söyleyin ,
galiba Küba böyle bir ülke. Neden acaba.
saygılarımla
AKHENATON
02-07-2008, 23:49
Osiris cidden böyle mi düşünüyorsun?Bu ülkede sence sadece türkler mi kalmalı yoksa ermeni ve kürtlere mi gıcığın?
Türkiye Türklerindir.
nasıl İngiltere almanların
fransa ingilizlerin değilse ,
Türkiyede Türklerindir.
evrensel-insan
02-07-2008, 23:55
Saygideger pervane;
Senin bu asmis oldugun yazi; cok acik secik gosteriyorki, Osmanli'nin son zamanlarinda baslatilan turklestirme politikasi, TC kurulduktan sonra da devam etmistir.
Bana gore hala uygulanan politika ve bakis acisi turklestirme politikasidir. Gerci ergenekon olayi ve AKPnin politikasi, belkide milliyeti tamamen bitirme veya bolme iceriklidir, ama Ataturk'un politikasi ve onu devam ettirmek isteyenler herzaman bu turklestirme politikasina sicak bakmislardir.
O yuzden de milliyetcilik, turk ve kurt milliyetciligi diye yesermistir.Iste sorunda bu turklestirme politikasi ve bu politikaya dayanan tarihsel girisimler ve yaptirimlardir ki; Dersim bunlardan biri ve TC adina da ilkidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
AKHENATON
02-07-2008, 23:56
Sayın kandahar.
Sormadan söylemek marifettir derler. Peki ya sizin yaptığınıza ne derler ? Bilemiyorum..
Sizden ricam, mümkünse yazılarıma cevap vermeyiniz. Çünkü bu kadar cehalet ancak eğitimle olur. ( 12 eylül işini iyi yapmış ve yapmaya devam ediyor )
torbadan çekip çekip sallama Türkler anadoluya 1071 de girmedi.önce bizans ordusunun kimlerden oluştuğunu öğren sonra millete sınırlı bilginle tarih dersi ver.
AKHENATON
03-07-2008, 00:00
bana milliyetçi olmayan ve ayakta duran bir ülke söyleyin ,
galiba Küba böyle bir ülke. Neden acaba.
saygılarımla
sayın dilaver bu cevabı bekliyordum ve kasten sordum, bize örnek verdiğini,z kübanın ekonomik durumu hakkında bilgilendirici bir forum acçarsanız çok seviniriz
en azından şehir efsanesi halinde olan kübayı bizde öğreniriz.
Not : işinde en komik yanı Türklerin kürtlerden kurtulması gerektiğini kastronun söylemiş olması.:D:D
Saygideger pervane;
Senin bu asmis oldugun yazi; cok acik secik gosteriyorki, Osmanli'nin son zamanlarinda baslatilan turklestirme politikasi, TC kurulduktan sonra da devam etmistir.
Bana gore hala uygulanan politika ve bakis acisi turklestirme politikasidir. Gerci ergenekon olayi ve AKPnin politikasi, belkide milliyeti tamamen bitirme veya bolme iceriklidir, ama Ataturk'un politikasi ve onu devam ettirmek isteyenler herzaman bu turklestirme politikasina sicak bakmislardir.
O yuzden de milliyetcilik, turk ve kurt milliyetciligi diye yesermistir.Iste sorunda bu turklestirme politikasi ve bu politikaya dayanan tarihsel girisimler ve yaptirimlardir ki; Dersim bunlardan biri ve TC adina da ilkidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygıdeğer Evrensel-İnsan;
Benim asıl dikkatimi çeken birkaç ay önce Ecevit'in arşivinden basına yansıyan raporla bu yazıdaki bilgilerin birbiriyle benzerliği.
Senin bu asmis oldugun yazi; cok acik secik gosteriyorki, Osmanli'nin son zamanlarinda baslatilan turklestirme politikasi, TC kurulduktan sonra da devam etmistir.
Bana gore hala uygulanan politika ve bakis acisi turklestirme politikasidir. Gerci ergenekon olayi ve AKPnin politikasi, belkide milliyeti tamamen bitirme veya bolme iceriklidir, ama Ataturk'un politikasi ve onu devam ettirmek isteyenler herzaman bu turklestirme politikasina sicak bakmislardir.
O yuzden de milliyetcilik, turk ve kurt milliyetciligi diye yesermistir.Iste sorunda bu turklestirme politikasi ve bu politikaya dayanan tarihsel girisimler ve yaptirimlardir ki; Dersim bunlardan biri ve TC adina da ilkidir.
Asılan yazı abartılarla ve hatalarla doludur.
Dersim konusundan defalarca bahsedildiği için yazıyla ilgili yoruma gerek duymuyorum. Feodal ve gerici karşı-devrim direnişlerini kutsal isyan gibi allayıp pullayıp ikide bir de sunmanın amacını anlamak mümkün değil.
Osmanlı hiçbir döneminde Türkleştirme, asimilasyon uygulamamıştır. Son döneminde de olmamıştır.
Anadolu'da asırlar boyunca kendiliğinden gelişen Kürtleşme ve Türkleşme hareketleri yaşanmıştır. Ama aslolan ümmetleşmedir, İslamlaşmadır.
Atatürk döneminde de Türkleştirme, asimilasyon uygulanmamıştır. Sadece zaman zaman bu tür öneriler, fikirler sunanlar olmuştur. Fevzi Çakmak'ın ki de bir fikirden öte gitmemiştir. 1931-32'lerde uygulanmaya kalkışılan asimilasyon politikasından da geri adım atılmıştır.
Hala uygulandığını söylediğin Türkleştirme politikasından kastettiğini de anlamak mümkün değildir. Osmanlı'dan beri bir Türkleştirme politikası uygulanmış olsaydı eğer bugün bu başlık olmazdı, "Kürdüm" diyen de olmazdı.
Ne yapacaktı Atatürk? "Tükürt" mü koyacaktı milletin adını?
Ya da hem Türk hem Kürt övgüsü mü dizecekti?
Bir yanda tarihte imparatorluklar kurmuş, dünya devletleri oluşturmuş bir ulus var. Ulusal bilinci oluşan ve gelişmekte olan. Ayrıca Kurtuluş Savaşının önderliğini ve gücünü oluşturuyor.
Diğer yandan tarihte ne olduğu bilinmeyen, hiçbir devlet izine rastlanmayan, ulusal bilinci olmayan, birlik anlayışı olmayan, (hala bu anlayıştan kesinlikle yoksun) feodal bir halk.
Bu halkı aşiretlerden, toprak ağalarının zulmünden kurtarmak istiyorlar ama dinleyen kim. Köle olmuşlar ağalarına. Öl de ölem.
Bugün de çoğu yerde aynı. Sözde bu halkı savunanlar neden bu feodal düzene, toprak ağalarına, aşiretlere karşı çıkmıyorlar, eleştirmiyorlar?
Yapamazlar, çünkü karşımıza alırız diye çekiniyorlar.
Yarım kalan bir devrim var ve tamamlanması şart. Güneydoğudaki yansıması da toprak devrimi ve feodalitenin kökünün kazınmasıdır.
Ama bunu savunamaz, bunun için savaşamazlar. Yürek ister.
Hayır anlamadığım nokta hep ortada bir sorun var ama çözüm yazabilen yok, hep takiye var.
yazın bakalım bir çözüm önerisi maddeleri bir görelim , kurtuluş savaşında savastan kaçmak için dağlara saklanan kürtler ilk meclisle Atatürkede gönderilmişti aynımı kontrol edelim.
peki şanLıurfa'da kim savaştı? oranın haLkının büyük çoğunLuğu nedir sevgiLi AKHENATON ? devLetin en üstündeki (vahdettin) PADİŞAH ! kaçmış..daha ne diyeyim ben ?
''Kaynaklar olursa tartışmanın bir ciddiyeti olur. Evet son 3-5 sene içerisinde Pkk, Ernk, kadek, hpg, Fırat ajans vs kaynaklı yazılarda çizilerde söyleşilerde ayrılıkçılıgı, ayrı devlet kurmayı savunan yazılardan alıntı yapabilmek mümkün mü.'' Dilaver
Sevgili Dilaver,
Sende 77 lerde akademik demokratik taleplerle,grevli toplu sözleşmeli sendika hakkıyla,eşit işe eşit ücret sloganları ile yürüyordun.
Gerçekte ise Komünisttin.
Ne desin Kürtler,güçleri yok ki,aleni savaşacak ve bağımsız Büyük Kürdistan'ı kuracak ve bunu dillendirecek.
PKK için ”Bağımsız Kürdistan” , artık, örgütsel gücünü korumanın biricik ”rasyonalitesi” olan savaşın “irrasyonel” bir aracıdır. Çoğu PKK’liye ”Bağımsız Kürdistanın, nasıl Üniter devletli ’Demokratik Cumhuriyeti’in ’Kültürel Çoğulculuğu’na sığdırılabileceğini” sorduğunuzda; size, Kemalizm karşısında yıllarca takkiye yapan tarikatçıların ”Söylediklerimize değil, gözlerimize bakın ne dediğimizi anlarsınız!” deyişiyle aynı anlamdaki şu cümleyi tekrarlayacaktır : ”Söylenenler önemli değil, niyet Bağımsız Kürdistan’dır.
http://www.rizgari.org/modules.php?name=Rizgari_Niviskar&cmd=read&id=1265
Yani nasıl Tayyip milli görüş gömleğini çıkarmış ise,Kürt milliyetçisi kardeşlerimizde Bağımsız Büyük Kürdistan'dan vazgeçmiştir ve yalnızca demokratik talepleri için mücadele eden mağdurları oynamaktadırlar.
Pjak nedir? Kaç yılında kurulmuştur?
Niye 10 sene önce Pjak'ın adı duyulmamaktaydı?
4 parçada da( İran,Türkiye,Suriye ve Kuzey Irak) şu an Kuzey Irakta'ki Federe Kürt Devleti kurulması için çalışılmakta ve sonuçta bunların bir çatı altında toplanarak Büyük Kürdistan'ı kurmaktır hedef.
Tabi ki bu hedefi bilen ve gören ve bu hedefin Abd ve İsrail'in projesi olduğunu anlayabilenler ve de anlayamadan ezilen ulus edebiyatı yapanlar,ve de bu proje kapsamında piyon olarak kullanılan Kürt kardeşlerim ,ve de şoven Türk kardeşlerim bu konu üzerinde çözümsüzlük üzerinde tartışıp duracaklardır.
Aidiyetleri bırakın neler oluyor ,gerçeği görmeye çalışın.
Konu ile ilgili uzun ve çözüm içerikli bir yazı yazabilirim.
Saygılar
kandahar
03-07-2008, 01:15
peki şanLıurfa'da kim savaştı? oranın haLkının büyük çoğunLuğu nedir sevgiLi AKHENATON ? devLetin en üstündeki (vahdettin) PADİŞAH ! kaçmış..daha ne diyeyim ben ?
Şanlıurfa merkez geçmişte ağırlıklı olarak Türk idi. Bugün dahi az farkla Türkler çoğunluktur Şanlıurfa'da. Kürt ve Arap nüfusu da toplam nüfusun %60-65'i arasındadır. Bilmiyorsunuz sallamayın.
evrensel-insan
03-07-2008, 03:51
Saygideger pante;
Bu tip olaylari degerlendiris, bir bakis acisidir.Bana gore sen olaylara turk milliyetciligi temelinde bakiyorsun.
Turklestirme politikasi, 1915 yilinda, anadoluda baslatilmistir.Ataturk'un, Sivas kongresinde "Turkiye Cumhuriyeti, Turk ve kurt halki olmak uzere iki milletten meydana gelmistir" dedigi ve Ismet Inonu'ye "hic bir zaman kurt kokenli oldugunu ortaya cikarmamasi gerektigini"soylemis, hatta bu konuda ultimatom vermistir.
Kusura bakma ama"ne mutlu turkum diyene"" nin turklestirme politikasi disinda baska bir anlami yoktur. Neden yani, birileri cikip ben turk degilim mi diyecekti de, bu soyleve basvurdu?
Ama dedigim gibi; olay bakis acisidir. Sen benim gordugum gibi gormeyebilirsin. Gorememenin temelinde de bana gore Ataturk milliyetciligi yatar.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
03-07-2008, 03:54
Saygideger pervane;
Ecevit doneminde, bilindigi gibi; K.Maras olaylari vardir.Bununla bir ilgisi olabilir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
kandahar
03-07-2008, 04:01
Ismet Inonu'ye "hic bir zaman kurt kokenli oldugunu ortaya cikarmamasi gerektigini"soylemis, hatta bu konuda ultimatom vermistir.
İyi de evrensel amca İnönü zaten Kürt değil ki; annesi Deliorman Türk'ü babası ise Türkleşmiş Arap.
evrensel-insan
03-07-2008, 04:03
Saygideger kandahar;
Sen oyle sanmaya devam et:)
Saygilarimla;
evrensel-insan
kandahar
03-07-2008, 04:19
İkinci Adam'a bakın. Babası Kürümoğulları'ndan, bunlar karma bir aşiret, Türkçe ve Arapça konuşuyorlar. Annesi ise Deliorman Türk'ü.
AKHENATON
03-07-2008, 19:36
peki şanLıurfa'da kim savaştı? oranın haLkının büyük çoğunLuğu nedir sevgiLi AKHENATON ? devLetin en üstündeki (vahdettin) PADİŞAH ! kaçmış..daha ne diyeyim ben ?
doğuda kimin ne yaptığıyla ilgili genel kurmay kayırları nettir.
Vahdettin Türk değildir , haliyle kaçmasıda doğaldır.
AKHENATON
03-07-2008, 19:43
Saygideger kandahar;
Sen oyle sanmaya devam et:)
Saygilarimla;
evrensel-insan
hadi farzedelim urfanın nufusu yüzde 99,9 kürt , neyi değiştirir...
bağısızlık isteminimi, yoksa fedarel çözümümü , yoksa idam fermanının altına imza atmayımı.
Hala bir kişi Çıkıp Kürt sorununun çözümüyle ilgili istekleri madde halinde sıralayamadı.Biz biliyoruzda birde takiye yapılmadan görelim.
Bu tip olaylari degerlendiris, bir bakis acisidir.Bana gore sen olaylara turk milliyetciligi temelinde bakiyorsun.
Evet, olayları değerlendirme şekli bakış açısını gösterir:
Örneğin senin bakış açını anlamak için şu cümlen yeterli:
ve Ismet Inonu'ye "hic bir zaman kurt kokenli oldugunu ortaya cikarmamasi gerektigini"soylemis, hatta bu konuda ultimatom vermistir.
Benim bakış açımda böyle uydurmalar ve ön yargılar yer almaz. Eleştirimi ve iddialarımı belge ve kanıtlarıyla sunmaya özen gösteririm.
Bakış açınız, böyle bir sözü bir yerden okuduğunuzda hemen inanmaya müsaittir. Kaynağına gerek dahi duymadan.
Kusura bakma ama"ne mutlu turkum diyene"" nin turklestirme politikasi disinda baska bir anlami yoktur. Neden yani, birileri cikip ben turk degilim mi diyecekti de, bu soyleve basvurdu?
Birileri çıkıp "ben Türk değilim" diyeceği için "Ne mutlu Türküm diyene" sözü doğmadı. Asırlar boyunca aşağılanan, horlanan, ezilen, katledilen "Türküm" demekten çekinen, batı karşısında ezik topluma başını eğmemesi, dik durması için motive sözler oluşturuldu. Dünyada emperyalizme karşı örnek bir mücadele veren bu toplumun kendini küçük görmek yerine övünmesinin, onur duymasının hakkı olduğunu ifade ediyor bu söz. Türkleştirme niyeti taşımıyor.
Bakış açıları, nasıl baktığınla birlikte, nereden baktığına da bağlıdır.
Arada bir açıları değiştirerek, empati yapıp objektif olmaya çalışmanı öneririm.
Hayatımın hiçbir döneminde Türkçülük ve Türk milliyetçiliği yapmadım.
Enternasyonalist yapımla tanınırım.
Haksız eleştiri ve asılsız iddialar karşısında doğru gördüğümü savunuyorum sadece. O zaman da senin gibi düşünenler çıkıyor ve Milliyetçi vs. diyor.
Şimdi benim felsefemi, dinler konusundaki düşüncelerimi çoğu arkadaşımız biliyor. Yeri geliyor, Muhammed'e pedofili diyenlere, şizofren diyenlere, sapık diyenlere karşı çıkıyorum. Muhammed'i döneminin bir devrimcisi olarak niteliyorum. Ya da İslam'ı eleştirmek için yalan-yanlış bilgi sunanlara itiraz ediyorum. Bu durumda da beni dinci müslüman olarak mı tanımlayacaksınız?
Demokrat olabilmek için T.C.'yi her konuda eleştirmek, Atatürk'ü ve yaptıklarını savunmamak hatta küçümsemek, Ermeni-Kürt-Türk konuları geçtiğinde daima Türk'e karşı Ermeni ve Kürt'ü tutmak, yurtseverliği ve bağımsızlığı savunanları milliyetçilikle, faşistlikle suçlamak, teokrasiyi hedefleyenlerin takiyyelerine aldanarak iktidarı desteklemek ama tam sol değil diye sosyal demokrat muhalefeti ve laikliği savunanları her fırsatta eleştirmek mi gerekiyor?
Öylelerine demokrat denmiyor, yeni itilafçı mandacı liberaller deniyor.
Tabi ki Ali Kemal zihniyetinde olanları değil, Mustafa Kemal çizgisinde olanları savunacağım. Fidel ve Che'de aynı şekilde savunuyordu.
Onlar da mı Türk milliyetçisi?
r.
işinde en komik yanı Türklerin kürtlerden kurtulması gerektiğini kastronun söylemiş olması...
.....
Merhaba Akhenaton,
Bu cümlenizi delillendirebileceğiniz kaynağıda yazmanızı rica edebilirmiyim ?
Selamlar
SAYIN VGM ; bugün Türk askerinin kafasına çuval geçiriliyorsa bu Türkiyeyi Türklerin yönetmediğinin bir sonucudur.Bu bir ırkçılık değil gerçeğin ta kendisidir.Cumhuriyet tarihinde amerikan destekli başa gelen yöneticilerin etnisiteleri ve icraatları incelenirse bu gayet net olarak ortaya çıkar.
Bu gün TC ılımlı islam çizgisine yaklaştıysa bunun tek sorumlusu kürtçülerdir, son 25 içinde içine sızdıkları sol gruplara kürtçülüğü sokarak Türk insanının sol 'un bırakın isminden bile nefret etmesini sağlamışlardır.Akhenaton
Akhenaton; benim halkçı olduğumu da nereden çıkardın. Halkın hangi ülkede bu güne kadar doğru bir tercih yaptığını gördün de bana halkın soldan nefret ettiğini söylüyorsun, ki halk soldan nefret ediyorsa sol çok isabetli davranmaktadır. Kitle kuyrukçusu olmamalıdırda.
Argümanların çok zayıf, birde çok çelişkili netleştirin sonra yanıt vereyim.
Selamlar.
Şanlıurfa merkez geçmişte ağırlıklı olarak Türk idi. Bugün dahi az farkla Türkler çoğunluktur Şanlıurfa'da. Kürt ve Arap nüfusu da toplam nüfusun %60-65'i arasındadır. Bilmiyorsunuz sallamayın.
annem Urfa-siverek doğumLu :) yeterLi mi? hayatımın yarısı orda geçti..siz ŞanLıurfa'da ikamet ediyorsunuz sanırım,bu kadar iyi biLdiginize göre ! nefret etsenizde,kabuLLenmesenizde onLar bu üLkenin EVLADI ! vergisini veriyor,askerLigini yapıyor ( çatışmaLarda öLüyor hatta ! )...at gözLüğünüzü çıkarın kafatasçıLarın hikayeLerine aLdanmayın Lütfen...ayrıca o yüzde 65 i 80 yapaLım biz (saLLama değiL :) )
saygıLarımLa
evrensel-insan
03-07-2008, 23:48
Saygideger pante;
Bana turk milliyetciligini ve ataturk milliyetciligini aciklarmisiniz? Ikisi ayni seylermidir? Degilse, aralarindaki fark nedir? Milliyetcilikle dunya ne zaman tanismistir? Eski-milliyetcilik henuz tarihte yokken kullanilan turk terimiyle; milliyetcilik tarih sahnesine ciktiktan sonra kullanilan turk terimleri ayni midir?
Degilse, fark veya farklar nedir? Anadolu gibi her cesit milli-dini kokensel bir yapiya sahip toplumu; hangi mentalite-ustelik milliyetcilik anlaminda-Turkluk altinda toplar?Ataturk'un kurtlere yonelik politikasini hangi milliyetcilik temelinde aciklarsiniz? Milliyetcilikle tanismadan once; osmanlilari nasil tanimlarsiniz? Milliyetcilik tarih sahnesinde yokken, millet terimi de yoktu.O zaman kullanilan turk terimi ne anlama gelir? Osmanlilar sizce turkmudur ve nasil? Turkluk nedir? ve sizce bu nasil kanitlanir? Ataturk, turkiye cumhuriyeti-turk degil-TC vatandasi-turk degil- dedigi halde neden "ne mutlu TC diyene" dememistir? Osmanlilarin % kaci Turktu?
Eger sorularima cevap verirseniz; sizin hangi pencereden baktiginizi daha iyi algilayacak ve ona gore cevap yazacagim. Cunku bu tip soyut ve ispati hicbir sekilde olamayan konularda, amacim tartismak degildir. Yalniz ben sizin fikirlerinize saygi gosterecegim. Umarim sizde benim fikirlerime saygi gosterirsiniz.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
03-07-2008, 23:59
Saygideger pante;
Madem herseyi belge ve kanitlarla sunuyorsunuz, asagidaki, wikipedia'dan alintiladigim pargrafi bana aciklarmisiniz?
İnönü Eylül 1937'de Atatürk'le aralarındaki bazı görüş ayrılıkları yüzünden Atatürk tarafından Başvekillikten azledildi.[1] CHP'nin genel başkan vekilliğinden de alındı. Görüş ayrılıkları büyük ölçüde İnönü'nün devletçilik uygulamalarından doğmuştu. Atatürk, devletçilik uygulamalarının İnönü'nün düşündüğü biçimde genişletilmesinden yana değildi ve aynı görüşü paylaşan iktisat vekili Celal Bayar'ı İnönü'ye karşı siyasal bir seçenek olarak görüyordu. İnönü ikinci kez başvekillikten ayrılınca yerine Celal Bayar atandı. İnönü bu dönemde yalnızca TBMM'de Malatya milletvekili olarak görev yaptı.-Wikipedia
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
04-07-2008, 00:20
Saygideger pante;
Yine asagida wikipedia'dan yaptigim alintidaki oz ve anlami aciklarmisiniz.
Atatürk'e göre milliyetçiliği
Atatürk’e göre Avrupa uluslar topluluğunun fiziki sınırlar dışında, bu sistemin üstünlüğüne karşı mücadeleler mutlaka ulusçu nitelikte olmalıydı.[2] Atatürk’ün amacı ulusal ve savunulabilir sınırlar dahilinde, bir Türk ulus-devletini kurmak için Türk milliyetçiliğini öne çıkarmaktı. Atatürk milliyetçiliği din ve ırk ayrımından uzak, ortak yurttaşlık temelindedir. Kemalistlerin anlayışına göre milliyetçilik temelde Türkiye Cumhuriyeti'nin bütünlüğünü korumayı ve ülkenin birliğini tehdit edebilecek ayrılıkçı akımları engellemeyi amaçlıyordu.[3] Recep Peker 1931 yılında bu sorunu şöyle anlatıyordu:
"Bizim aramızda yaşayan, politik ve sosyal bağlarla Türk milletine ait olan tüm vatandaşlarımızı biz kendi insanlarımız olarak düşünürüz: aralarında 'Kürtçülük', 'Çerkezlik' ve hatta 'Lazlık' gibi fikirler ve duygular yerleşmiş olsa bile, onlar bize aittir. Mevcut yanlış anlayışlar ancak mutlakiyet yönetimlerinin ve uzun süren tarihsel baskıların ürünüdür ve biz en içten çabalarımızla bunları ortadan kaldırmayı görev sayıyoruz." [4]
Kemalistler böylece teorik düzlemde ırk, din ve etnik köken konularını vurgulamaktan çok, dil ve kültür üzerinde durarak bir ulus tanımı yapmaya çalıştılar ve o zamana kadar Türk ulusu içinde asimile olmamış etnik grupların böylesi bir Türkleştirme politikası ile kaynaşacaklarını umdular.[5] -Wikipedia
Simdi gene wikipedia'dan yapacagim alintida, neden bir Turk kelimesi yok, bunu da aciklarmisiniz.
Osmanlı toplumunu oluşturan İslam, Rum, Ermeni ve Yahudi "millet"lerini ortak bir ulusal kimlik altında bir araya getirme düşüncesi 1839 Tanzimat Fermanı'na damgasını vurdu, 1850'lerden sonra güç kazandı.-wikipedia
Ayrica size asagida iki alinti daha veriyorum.Millet in lugat anlami olarak.
Kökenbilim "Millet" sözcüğü aslen Arapça olup (Ar: ملة), "din veya mezhep; bir din veya mezhebe bağlı olan cemaat" anlamındadır. Osmanlı Türkçesinde 20. yüzyıl başlarına kadar bu anlamda kullanılmıştır. 19. yüzyıl ortalarından itibaren aynı sözcük Fransızca/İngilizce nation kavramına karşılık olarak kulanılmıştır. Moğolca'dan alınan "ulus" sözcüğü, 1932 yılında aynı kavramın Yeni Türkçesi olarak benimsenmiştir.
Latince kökenli olan "nation", kök anlamı itibariyle "aynı atadan gelenler topluluğu" demektir. Dolayısıyla esasen Türkçe kavim veya aşiret karşılığıdır. Moğolca ulus ise siyasi amaçla bir araya gelmiş olan boylar konfederasyonunu ifade eder (ayrıca kâdim Türkçedeki budun[1] kelimesi de aynı anlamı verir).
Sözcüğün evriminden kolayca görüleceği gibi, ulusun objektif temelini tanımlamak son derece güçtür. Bazı uluslar kendini dil veya din temelinde tanımlarken, diğerleri ortak bir siyasi geçmişi veya siyasi ideali ulusal birliğin temeli olarak kabul etmektedir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
04-07-2008, 00:23
Saygideger pante;
Son bir ekleme olarak, asagiya verecegim alintidan dolayi da ben ve dusuncem ve davranisim; milliyetci degildir.
Milliyetçilik, ulus idealine bağlılığın, evrensel ilkelere bağlılıktan ya da bireyin hak ve özgürlüklerinden daha önemli olduğunu savunur.-Wikipedia
Saygilarimla;
evrensel-insan
AKHENATON
04-07-2008, 15:31
KÜRTLEŞEN TÜRKLER.
http://www.istanbulburda.com/haber_detail.php?id=10732
Bana turk milliyetciligini ve ataturk milliyetciligini aciklarmisiniz? Ikisi ayni seylermidir? Degilse, aralarindaki fark nedir? Milliyetcilikle dunya ne zaman tanismistir? Eski-milliyetcilik henuz tarihte yokken kullanilan turk terimiyle; milliyetcilik tarih sahnesine ciktiktan sonra kullanilan turk terimleri ayni midir?
Degilse, fark veya farklar nedir? Anadolu gibi her cesit milli-dini kokensel bir yapiya sahip toplumu; hangi mentalite-ustelik milliyetcilik anlaminda-Turkluk altinda toplar?Ataturk'un kurtlere yonelik politikasini hangi milliyetcilik temelinde aciklarsiniz? Milliyetcilikle tanismadan once; osmanlilari nasil tanimlarsiniz? Milliyetcilik tarih sahnesinde yokken, millet terimi de yoktu.O zaman kullanilan turk terimi ne anlama gelir? Osmanlilar sizce turkmudur ve nasil? Turkluk nedir? ve sizce bu nasil kanitlanir? Ataturk, turkiye cumhuriyeti-turk degil-TC vatandasi-turk degil- dedigi halde neden "ne mutlu TC diyene" dememistir? Osmanlilarin % kaci Turktu?
Eger sorularima cevap verirseniz; sizin hangi pencereden baktiginizi daha iyi algilayacak ve ona gore cevap yazacagim. Cunku bu tip soyut ve ispati hicbir sekilde olamayan konularda, amacim tartismak degildir. Yalniz ben sizin fikirlerinize saygi gosterecegim. Umarim sizde benim fikirlerime saygi gosterirsiniz.
Atatürk, 14 Eylül 1931 günü bir sohbet sırasında anlattığı aşağıdaki hatırasıyla kendisinde milliyetçilik fikrinin gelişmesini çok net bir şekilde dile getirmektedir:
"Bizim neslin gençlik yıllarına Osmanlılık telkin ve etkileri hâkimdi.
İmparatorluk halkını meydana getiren Türk'ten başka milletlere, bu arada
yanlış bir din anlayışıyla Araplara, sarayın, ordu ve devlet ileri gelenleri
arasında bulunan ırktaşlarının etkisiyle Arnavutlara özeJ bir değer veriliyor,
onlardan söz edilirken 'kavmi necip' deyimi ile sıfatlandırılarak bu duygunun
belirtilmesine çalışılıyor, memleketin sahibi ve devletin kurucusu olan biz
Türkler, ikinci plânda gelen önemsiz halk yığınları sayılıyordu.
Şair Mehmet Emin Yurdakul'un, ilk defa Manastır Askerî İdadisinde
öğrenci iken okuduğum 'Ben bir Türk'üm, dinim, cinsim uludur' mısrasıyla
başlayan manzumesinde, bana millî benliğimin gururunu tattıran ilk anlatımı
bulmuştum. Fakat ben asıl bunu, orduya katıldığım ilk günlerde, bir Anadolu
çocuğunun gözyaşlarında gördüm ve kuvvetle duydum. Ondan sonra
Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağım oldu.
Kendimi hiçbir zaman Osmanlılığın telkin ettiği başka milletleri öven ve
Türklüğü aşağı gören eksiklik duygusunu kaptırmadım.
Bakınız nasıl oldu?
Kurmaylık stajı için verildiğim süvari alayı,
Hayfa'da bulunuyordu. Kışla ile deniz arasında geniş bir talim alanı vardı ve
piyade acemi eğitim devri yeni başlamıştı. Erleri bölgeden toplanmış Arap
gençlerinden, öğretici kadro da tecrübeli ve Anadolulu kıt'a çavuşları olan
Türk delikanlılarından kurulu idi. Katıldığım bölüğün alaydan yetişmiş,
Makedonya Türklerinden, ileri yaşlı bir yüzbaşısı vardı. Erlere çavuşlar talim
yaptırıyor, biz subaylar arada dolaşarak çalışmaları izliyor ve denetliyorduk.
Yüzbaşı, çavuşlarına karşı sert davranıyor, yeni erlere karşı ise fazla şefkatli
görünüyordu. Onların herhangi bir şekilde azarlanmasına, hırpalanmasına
gönlü razı olmadığını ısrarla söylüyordu. Hâlbuki talimlerde, Türkçe
bilmedikleri için, çavuşların söylediklerini iyi anlayamayan kimi erlerin yanlış
hareketlerinin, zaman zaman çavuşların sabırlarını tükettiği, sertçe
davranışlarına yol açtığı da oluyordu. Bir gün yüzbaşı, bu yolda hareketten
kendini alıkoyamayan bir çavuşunu mimlemiş ve talimden dönüldükten
sonra, birlikte oturduğumuz bölük komutanlığı odasına çağırtmıştı. Takım
komutanıyla birlikte gelerek yüzbaşısını saygıyla ve askerce selâmlayan
çavuş, yirmi beş yaşlarında dinç ve yakışıklı, ince bıyıklı, elmacık kemikleri
fazla kabarık, uyanık bir Türk çocuğu idi. Yüzbaşı, onu millî onurunu ağır
şekilde hançerleyen '...Türk!' sözleriyle azarlamaya başlamıştı. 'Sen nasıl
olur da kavmi necibi Arap'a mensup, Peygamberimiz Efendimizin mübarek
soyundan olan bu çocuklara sert davranır, ağır söz söyler, onların kalbini
kırarsın? Kendini bil, sen onların ayağına su bile dökmeye lâyık değilsin...'
gibi gittikçe manasızlaşan, fakat yaşlı yüzbaşının samimî inancından kuvvet
alan sözlerle hakaret ediyor, gittikçe asabîleşiyordu. Ben dikkatle çavuşun
yüz ifadesini izliyordum. Başlangıçta üstünde bir babaya duyulan saygının
içtenliği okunan çizgiler sertleşmeye, içten gelen haklı bir isyanın ateşleri
gözlerinde okunmaya başlamıştı. Fakat gerçek itaatin simgesi olan her Türk
askeri gibi bu da iç duygularını gemlemesini bildi. Sessizce göz pınarlarından
dökülmeye başlayan yaş damlaları, yanaklarında birbirini kovalayarak
bıyıkları üstünde toplanıyor ve kendini böylece yatıştırmaya çalışıyordu. Ben,
bir taraftan üzgün ve sinirli, bu sahneyi seyreder ve söylenenleri dinlerken, bir
yandan da içimde bir isyan duygusu şahlanıyor ve şöyle düşünüyordum: 'O
erin bağlı olduğu kavim, birçok bakımdan necip olabilirdi. Fakat çavuşun,
yüzbaşının ve benim bağlı olduğumuz kavmin de tarihleri şerefle dolduran
büyük ve asil bir millet olduğu da bir an şüphe götürmez bir gerçekti. Türklük hakkındaki o günkü görüş ise doğrudan doğruya Türk aydınlarının kendi kendini bilmemesinden ve başka milletlerde şu veya bu sebeple üstünlük var sayarak, kendini onlardan aşağı görüp nefsine olan güveni yitirmesindendir. Artık bu yanlış görüşe son vermek, Türklüğümüzü bütün asalet ve necabeti ile tanımak ve tanıtmak gerekmektedir' dedim ve o andan beri inandığım bu gerçeğe bütün Türklerin inanmasını, bununla övünüp kendine güvenmesini ülkü bildim.
Utkan Kocatürk; Atatürk'ün Fikir ve Düşünceleri, Ankara, 1999, s.203-204.
AKHENATON
04-07-2008, 18:23
Akhenaton
Akhenaton; benim halkçı olduğumu da nereden çıkardın. Halkın hangi ülkede bu güne kadar doğru bir tercih yaptığını gördün de bana halkın soldan nefret ettiğini söylüyorsun, ki halk soldan nefret ediyorsa sol çok isabetli davranmaktadır. Kitle kuyrukçusu olmamalıdırda.
Argümanların çok zayıf, birde çok çelişkili netleştirin sonra yanıt vereyim.
Selamlar.
Ben argüman yazmıyorum, meşhur kürt meselesinde çözüm önerilerini maddelar halinde bekliyorum fakat , etnisite bunları yazamıyor, çünkü böyle bir sorun yok , sorun sadece kendileri, emperyalist uygulamaları komünist anarşist maskesi altında yapmalarıda cabası.
AKHENATON
04-07-2008, 18:24
Saygideger pante;
Son bir ekleme olarak, asagiya verecegim alintidan dolayi da ben ve dusuncem ve davranisim; milliyetci degildir.
Milliyetçilik, ulus idealine bağlılığın, evrensel ilkelere bağlılıktan ya da bireyin hak ve özgürlüklerinden daha önemli olduğunu savunur.-Wikipedia
Saygilarimla;
evrensel-insan
bilgi çöplüğü wiikiden yazı basacağınıza somut dünyadan milliyetçi olmayan örnekleme yazsanıza.Mesela bulunduğunuz coğrafya Londra.
Atatürk'ün milliyetçilik anlayışını Millî Mücadele dönemi ve sonrası olarak iki aşamada değerlendirmek mümkündür:
Millî Mücadele döneminde, batılı emperyalist devletlerce bölüşülmeye çalışılan Türkiye'de milliyetçilik, emperyalizme karşı direnmenin bayraklığını yapmıştır. Ümmet bilincinden millet bilincine geçiş Türk toplumuna
emperyalizme karşı direnme gücü aşılamıştır. Millî Mücadele'nin başarıya ulaşmasında en önemli etken olmuştur.
Yayılmacı düşman yurttan atıldıktan sonra ise Atatürk milliyetçiliği, tam bağımsızlık, lâiklik, çağdaşlık ve bilim temellerine oturtularak uygulanmıştır. Bunda amaç saldırgan batıyı vatan topraklarından kovduktan
sonra batılılaşmaktır. Çünkü anlaşılmıştır ki, batı kendi gibi olmayan ülkelere sömürülecek ülke gözüyle bakmaktadır.
Atatürk, Türk milletini oluşturan tarihî gerçekleri "siyasî varlıkta birlik", "dil birliği", "yurt birliği", "ırk ve menşe birliği", "tarihî yakınlık" ve "ahlâkî yakınlık" olarak sıraladıktan sonra Türk milletinin oluşumunda yer alan bu
şartların diğer milletlerin çoğunda olmadığını belirtmiştir. Bu kadar birlik noktasının olmasına rağmen Türk insanının millî bilince ulaşmakta gecikmiş olmasının zararlarını gördüğünü belirterek şunları söylemiştir:
"Biz, milliyet fikirlerini tatbikte çok gecikmiş ve çok ilgisizlik göstermiş bir milletiz. Bunun zararlarını fazla faaliyetle telâfiye çalışmalıyız. Bilirsiniz ki, milliyet kuramını, milliyet ülküsünü çözüp dağıtmaya çalışan kuramların dünya üzerinde tatbik kabiliyeti bulunamamıştır. Çünkü tarih, olaylar, hadiseler ve gözlemler insanlar ve milletler arasında, hep milliyetin hâkim olduğunu göstermiştir ve milliyet ilkesi aleyhindeki büyük ölçüde fiilî tecrübelere rağmen yine milliyet hissinin öldürülemediği ve yine kuvvetle yaşadığı görülmektedir."
Böyle düşünen Atatürk, temellerini attığı yeni Türk Devleti'nde gerçekleştirdiği tüm devrimleri iki temel üzerine inşa etmiştir. Bunlar milliyetçilik ve lâikliktir. Bunların ikisinin bir arada olduğu toplumların bağımsız ve çağdaş bir yapı kazanması en doğal sonuçtur. Atatürk'ün amacı da budur.
Millî Mücadele ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Devleti'nin milletler topluluğu görünümünden sıyrılmış ve Türklerden oluşan bir millî devlet hüviyetine kavuşmuştur. Yapılan nüfus mübadelesi ile bu yapı daha da pekiştirilmiştir. Böyle bir ülke kuran Atatürk "Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı, hep bir ırkın evlâtları, hep aynı cevherin damarlarıdır." sözleri ile bu özelliği dile getirmiştir.
Irkçılığı ve dinî farklılıkları reddeden Atatürk milliyetçiliği millî birlik ve beraberliği sağlayıcı bir anlayışa sahiptir. Atatürk, Türkiye'yi parçalamak için din ve milliyet gibi farklar ileri sürülerek yapılan propagandaların millet fertleri üzerinde üzüntüden başka bir etki yapmadığını belirterek milletin bu fertlerinin de ortak geçmişe, tarihe, ahlâka, hukuka sahip olduklarını, geleceklerini ve talihlerini Türk milleti ile birlikte gören insanlara ayırım yapılamayacağını belirtmiştir.
Atatürk, millî birlik ve beraberlik konusunu "Bir yurdun en değerli varlığı, yurttaşlar arasında millî birlik, iyi geçinme ve çalışkanlık duygu ve kabiliyetlerinin olgunluğudur. Millet varlığını ve yurt erginliğini korumak için bütün yurttaşların canını ve her şeyini derhâl ortaya koymaya karar vermiş olmak, bir milletin en yenilmez silâhı ve koruma vasıtasıdır. Bu sebeple, Türk milletinin idaresinde ve korunmasında millî birlik, millî duygu, millî kültür en
yüksekte göz diktiğimiz idealdir." şeklinde anlatmıştır.
Lâiklik anlayışı da, devletin bütün din ve mezheplere aynı mesafe ile yaklaşmasını sağlayarak, fertlerin devleti benimsemelerine yardımcı olmuş, millî birlik ve beraberliğin oluşmasında önemli rol oynamıştır.
Ortak kültürü geliştirme ve toplum fertlerinin kendi geçmişleri ile övünüp geleceği güvenle bakması da Atatürk için önemli bir amaç idi. Bu amaçla Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu gibi kültür kurumlarını oluşturarak, bunlar aracılığı ile millet olmanın iki önemli faktörü dil ve tarih konularında bilimsel çalışmalar yaptırmıştır. Bu çalışmalarla Türk insanının millî bilince kavuşması yolunda önemli adımlar atılmış olmasının yanı sıra tarihî gerçekleri göz ardı ederek Türklere karşı yapılan haksız saldırılara da cevaplar verilmiş ve Türk milletinin ve yarattığı uygarlıkların gerçek değerleri ortaya konmuştur.
Atatürk'ün milliyetçiliğinde belli bir vatan anlayışı vardır. Bunu
"Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir." sözü ile ifade etmiştir. Kendinden öncekilerin uygulamaya çalıştığı gibi yapılamayacak işlerin peşinden koşan bir hayalperest gibi davranmamıştır.
"Hiçbir hudut tanımayarak, dünyada mevcut bütün Türkleri dahi bir devlet hâlinde birleştirmek, erişilmesi imkânsız bir hedeftir. Bu, asırların ve asırlarca yaşamış olan insanların çok acı, çok kanlı hâdiseler ile meydana koyduğu bir
hakikattir." demiştir.
Atatürk milliyetçiliği "Yurtta barış dünyada barış" ilkesine bağlı barışçı ve insancıl bir anlayışa sahiptir. Türk insanı önce kendi milletinin ilerlemesi ve mutluluğu için çalışacak fakat başka milletlerin iyiliğini de düşünecektir.
Bencil olmayacaktır. Atatürk bu düşüncesini de şöyle dile getirmiştir:
"Dünyanın filân yerinde bir rahatsızlık varsa bana ne? dememeliyiz. Böyle bir rahatsızlık varsa, tıpkı kendi aramızda olmuş gibi onunla alâkadar olmalıyız....Bencillik şahsî olsun, millî olsun daima, fena sayılmalıdır."
"Vatandaşların, bir milletin bireyleri olmak itibarıyla millete, onun devlet ve hükümetine ve
mensup olduğu milletin medenî insanlığın bir ailesi olması açısından da bütün insanlığa karşı birtakım görevleri vardır."
Atatürk milliyetçiliği, yok olmak üzere olan bir milleti yeniden var etmiş, onun dünya milletler ailesi içinde saygın yerini almasını sağlamıştır. Ancak bu işleri yapan Atatürk, gerçekleştiremeyeceği işlerin peşinde
koşarak milletini macera peşinde sürüklememiştir. Bunu şu sözleri ile ifade etmiştir:
"Büyük hayaller peşinden koşan, yapamayacağımız şeyleri yapar gibi görünen sahtekâr insanlardan değiliz. Büyük ve hayalî şeyleri yapmadan yapmış gibi görünmek yüzünden bütün dünyanın düşmanlığını, kötü niyetini,
kinini bu memleketin ve milletin üzerine çektik. Biz Panislâmizm yapmadık; belki 'Yapıyoruz, yapacağız!' dedik. Düşmanlar da 'Yaptırmamak için bir an evvel öldürelim!' dediler. Panturanizm yapmadık, 'Yaparız, yapıyoruz!' dedik,
'Yapacağız!' dedik ve yine 'Öldürelim!' dediler. Bütün dava bundan ibarettir. Bütün dünyaya korku ve telâş veren kavram bundan ibarettir. Biz böyle, yapmadığımız ve yapamadığımız kavramlar üzerinde koşarak
düşmanlarımızın sayısını ve üzerimize olan baskılarını artırmaktan ise tabiî duruma, meşru duruma dönelim; haddimizi bilelim. Biz yaşama ve bağımsızlık isteyen milletiz. Ve yalnız ve ancak bunun için hayatımızı
esirgemeden veririz!" Atatürk'ün bu milliyetçilik anlayışı, Türk milletinin bağımsız, mutlu, zengin ve çağdaş bir şekilde yaşamasını amaçlayan ancak bunu yaparken de millî çıkarlarına bir saldırı olmazsa diğer milletlerle uyum içinde çalışan, diğer milletlerin haklarına saygı gösteren bir milliyetçilik anlayışıdır.
Atatürk milliyetçiliğinin Türk milliyetçiliğinden farkı budur.
Murat Sarıca "yeni milliyetçilik anlayışı" olarak nitelendirdiği bu anlayışın ilk temsilcisi ve öncüsü olarak Atatürk'ü göstermektedir.
Alıntılar:
Murat Sarıca; 100 Soruda Siyasî Düşünce Tarihi,
Afetinan; Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk'ün El Yazıları,
Utkan Kocatürk; Atatürk'ün Fikir ve Düşünceleri, Ankara, 1999,
Sorularının çoğu önceki iki yazı içinde mevcut sevgili evrensel-insan.
Aşağıdaki soruna gelirsek:
Madem herseyi belge ve kanitlarla sunuyorsunuz, asagidaki, wikipedia'dan alintiladigim pargrafi bana aciklarmisiniz?
İnönü Eylül 1937'de Atatürk'le aralarındaki bazı görüş ayrılıkları yüzünden Atatürk tarafından Başvekillikten azledildi.[1] CHP'nin genel başkan vekilliğinden de alındı. Görüş ayrılıkları büyük ölçüde İnönü'nün devletçilik uygulamalarından doğmuştu. Atatürk, devletçilik uygulamalarının İnönü'nün düşündüğü biçimde genişletilmesinden yana değildi ve aynı görüşü paylaşan iktisat vekili Celal Bayar'ı İnönü'ye karşı siyasal bir seçenek olarak görüyordu. İnönü ikinci kez başvekillikten ayrılınca yerine Celal Bayar atandı. İnönü bu dönemde yalnızca TBMM'de Malatya milletvekili olarak görev yaptı.-Wikipedia
Wikipedia'ya fazla güvenmemeni öneririm. Neticede oradaki yazılar da senin, benim gibi kişiler tarafından gönderiliyor ve eksik, yanlış ya da taraflı bilgiler yeralabiliyor. İnönü azledilmedi, önce izne ayrıldı ve sonra istifa etti. İstifa etmek zorunda bırakılmış olabilir. Ama azledildiğini yazmak yanlıştır. İstifa sebebi ise devletçilik konusundaki görüş ayrılığı değil.
Ama illa da wikipedia diyorsan:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Cumhuriyet_Halk_Partisi_(1935)
Atatürk'ün siyasi ekibi, takım arkadaşları, uzman kadrosu kısıtlıydı.
Sonuçta elindeki malzeme ile yetinmek zorundaydı. Aynı görüş ve düşünceleri paylaşmadığı halde birçok bakan ve başbakanla çalışmak, daha iyisi olmadığından kapasitesini yeterli bulmadıklarına dahi görev vermek mecburiyetinde kaldı. O nedenle döneminde muhafazakar olan da, liberal olan da, aşırı milliyetçi olan da görev yaptı. Zaman zaman bir başkan gibi, bir diktatör gibi hükümetin işlerine müdahale etmek durumunda kaldı. Bunlar yanlış olsa da genç bir cumhuriyette, emekleyen demokrasi şartlarında doğaldı.
İnönü ile de uzlaşamadığı birçok konu vardı. Son dönemde bu uzlaşmazlıklar artmıştı. İnönü'nün de, Atatürk'ün de gerginliği yüksekti. İnönü'yü istifaya götüren sebep devletçilik değil, başarısız görülmesi, bakanlarına müdahale edilmesi, soru ve isteklere saygı düzeyini aşacak şekilde asabi yanıtlar vermesiydi. Son olarak bir dış politika olayı konusunda Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'a ,İnönü'nün ayrı Atatürk'ün ayrı talimat vermesi ve Atatürk'ün talimatının uygulanması bardağı taşıran son damla oldu ve İsmet İnönü çekilme kararı aldı,1 Kasım 1937'de istifa etti. Başbakanlığa Celal Bayar atandı.
evrensel-insan
04-07-2008, 19:50
Saygideger pante;
Uzun alintilarla vermis oldugun cevaplar ve yazin icin tesekkur ederim.Benim amacim zaten, senin dusuncenin ne olduguydu.Bunu da yeteri kadar algiladim sanirim.
Dedigim gibi tartismaya girecek degilim.Cunku tartisma bizi biryerlere goturmez.
Satgilarimla;
evrensel-insan
Atatürk'ün milliyetçiliğinde belli bir vatan anlayışı vardır. Bunu
"Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir." sözü ile ifade etmiştir. Kendinden öncekilerin uygulamaya çalıştığı gibi yapılamayacak işlerin peşinden koşan bir hayalperest gibi davranmamıştır.
"Hiçbir hudut tanımayarak, dünyada mevcut bütün Türkleri dahi bir devlet hâlinde birleştirmek, erişilmesi imkânsız bir hedeftir. Bu, asırların ve asırlarca yaşamış olan insanların çok acı, çok kanlı hâdiseler ile meydana koyduğu bir
hakikattir." demiştir.
Atatürk milliyetçiliği "Yurtta barış dünyada barış" ilkesine bağlı barışçı ve insancıl bir anlayışa sahiptir. Türk insanı önce kendi milletinin ilerlemesi ve mutluluğu için çalışacak fakat başka milletlerin iyiliğini de düşünecektir.
Bencil olmayacaktır. Atatürk bu düşüncesini de şöyle dile getirmiştir:
"Dünyanın filân yerinde bir rahatsızlık varsa bana ne? dememeliyiz. Böyle bir rahatsızlık varsa, tıpkı kendi aramızda olmuş gibi onunla alâkadar olmalıyız....Bencillik şahsî olsun, millî olsun daima, fena sayılmalıdır."
"Vatandaşların, bir milletin bireyleri olmak itibarıyla millete, onun devlet ve hükümetine ve
mensup olduğu milletin medenî insanlığın bir ailesi olması açısından da bütün insanlığa karşı birtakım görevleri vardır."
Atatürk milliyetçiliği, yok olmak üzere olan bir milleti yeniden var etmiş, onun dünya milletler ailesi içinde saygın yerini almasını sağlamıştır. Ancak bu işleri yapan Atatürk, gerçekleştiremeyeceği işlerin peşinde
koşarak milletini macera peşinde sürüklememiştir. Bunu şu sözleri ile ifade etmiştir:
"Büyük hayaller peşinden koşan, yapamayacağımız şeyleri yapar gibi görünen sahtekâr insanlardan değiliz. Büyük ve hayalî şeyleri yapmadan yapmış gibi görünmek yüzünden bütün dünyanın düşmanlığını, kötü niyetini,
kinini bu memleketin ve milletin üzerine çektik. Biz Panislâmizm yapmadık; belki 'Yapıyoruz, yapacağız!' dedik. Düşmanlar da 'Yaptırmamak için bir an evvel öldürelim!' dediler. Panturanizm yapmadık, 'Yaparız, yapıyoruz!' dedik,
'Yapacağız!' dedik ve yine 'Öldürelim!' dediler. Bütün dava bundan ibarettir. Bütün dünyaya korku ve telâş veren kavram bundan ibarettir. Biz böyle, yapmadığımız ve yapamadığımız kavramlar üzerinde koşarak
düşmanlarımızın sayısını ve üzerimize olan baskılarını artırmaktan ise tabiî duruma, meşru duruma dönelim; haddimizi bilelim. Biz yaşama ve bağımsızlık isteyen milletiz. Ve yalnız ve ancak bunun için hayatımızı
esirgemeden veririz!" Atatürk'ün bu milliyetçilik anlayışı, Türk milletinin bağımsız, mutlu, zengin ve çağdaş bir şekilde yaşamasını amaçlayan ancak bunu yaparken de millî çıkarlarına bir saldırı olmazsa diğer milletlerle uyum içinde çalışan, diğer milletlerin haklarına saygı gösteren bir milliyetçilik anlayışıdır.
Atatürk milliyetçiliğinin Türk milliyetçiliğinden farkı budur.
Umarım bu satırların; kürt milliyetçisi ve komünist arkadaşların Atatürk milliyetçiliğinin ne demek olduğu hakkında fikir sahibi olmalarına bi yardımı dokunur..
Bizleri ümmetin çapulcusu; türk-islam sentezini savunan, sözde türk milliyetçilerle karıştırmamanızı dileriz..
KÜRTLEŞEN TÜRKLER. Akheneton
Yahu ben de doğduğumdan beri niye biz ağaç kovuğundan çıktık! Niye bizi de kurtlar büyütmedi diye kahredip duruyordum.:)
Çok teşekkür ederim ne zamandır bu kadar keyiflisini okumamıştım. Tadından yenilmiyor!;) Bir kaşık daha lütfen! diye ısrar etmeyin doyduk. Daha tabağımızdakiler duruyor. :D
Asılan yazı abartılarla ve hatalarla doludur.
Ortada bir yazı var, madem ki abartı ve hata olduğunu tespit ettiniz, buyurun bize belgeleriyle neler abartı neler hata belirtin. Yazının sonunda belgelerin kaynağı verilmiş aksi belgeleri görüp öyle karar versek abartı mı hatalımı?
Dersim konusundan defalarca bahsedildiği için yazıyla ilgili yoruma gerek duymuyorum. Feodal ve gerici karşı-devrim direnişlerini kutsal isyan gibi allayıp pullayıp ikide bir de sunmanın amacını anlamak mümkün değil.
Bir yıl oldu siteyle tanışmam ama ben bu konuda nerelerde defalarca bahis geçtiğine rastlayamadım. Galiba sloganlar atan gerilla adlı üye bir şeyler söyleyip kaçıyordu. Allanıp pullanan başlıklarla ilgili link var mı?
Osmanlı hiçbir döneminde Türkleştirme, asimilasyon uygulamamıştır. Son döneminde de olmamıştır.
Anadolu'da asırlar boyunca kendiliğinden gelişen Kürtleşme ve Türkleşme hareketleri yaşanmıştır. Ama aslolan ümmetleşmedir, İslamlaşmadır.
Osmanlı ile ilgili kısmı şu anda bu konuda bir çalışması bulunan mhmmd, arkadaşımız bize açıklayabilirse kendisine minnetar kalacağım.
Atatürk döneminde de Türkleştirme, asimilasyon uygulanmamıştır. Sadece zaman zaman bu tür öneriler, fikirler sunanlar olmuştur. Fevzi Çakmak'ın ki de bir fikirden öte gitmemiştir. 1931-32'lerde uygulanmaya kalkışılan asimilasyon politikasından da geri adım atılmıştır.
O zaman yazıdaki abartı bu olsa gerek? Fevzi Çakmak fikir üretmiş binlerce kişi okşanmaktan anlamadığı için öldürülmüş, sürülmüş, sonra her ne hikmetse paşalarımız bu fikirlerinden vaz caymış, bir kalkışma olmuş ama vuslat gerçekleşmemiş? Ne diyelim kısmet!
Hala uygulandığını söylediğin Türkleştirme politikasından kastettiğini de anlamak mümkün değildir. Osmanlı'dan beri bir Türkleştirme politikası uygulanmış olsaydı eğer bugün bu başlık olmazdı, "Kürdüm" diyen de olmazdı.
Türkleştirme politikası uygulanmadığı için insanlar durduk yere kudurmuş! olmalı ki hala kan dökülüyor bu topraklarda, bu Kürtler de çok kötü canım! biz onları asimile etmeye çalışmadığımız için böyle rahat rahat her yerde Kürt olduklarını söyleyebiliyorlar!! Hatta bunları içinde Pervane diye salakça bir bayan var sırf” Kürt” olduğu için başına silah dayamışlar, ama bazı “Türklerin” bunu yapıyor olması bizi bağlamaz bunlar zaten münferit olaylar canım. Bakın işte en canlı örneği hasbel kader ölememiş rahat rahat forumlarımızda Kürt olduğunu söylüyor, bunlara da bir şey yapmaya gelmiyor canım! çok duygusal insanlar her yerde bizleri kötüleyip duruyorlar. Oysa Ulu Önderimiz ve onun kurmuş olduğu Yüce Devletimiz hiçbir zaman kötülük yapmamış…..Ne diyorsak O! Gerçi bu akılsızlar simdi buna da inanmaz ama biz yine de diyelim belki bir inanan çıkar.
Ne yapacaktı Atatürk? "Tükürt" mü koyacaktı milletin adını?
Yapacağını yapmış, biz kimiz ki hikmetinden sual olunmaz ?
Ya da hem Türk hem Kürt övgüsü mü dizecekti?
Türleri överken biraz da bizi övseydi belki bugün burnumuzu çekiyor olmazdık, bizde vardık üvey olmuş olsak bile şefkat bizim de hakkımız değilmi?
Bir yanda tarihte imparatorluklar kurmuş, dünya devletleri oluşturmuş bir ulus var. Ulusal bilinci oluşan ve gelişmekte olan. Ayrıca Kurtuluş Savaşının önderliğini ve gücünü oluşturuyor.
Diğer yandan tarihte ne olduğu bilinmeyen, hiçbir devlet izine rastlanmayan, ulusal bilinci olmayan, birlik anlayışı olmayan, (hala bu anlayıştan kesinlikle yoksun) feodal bir halk.
Bu halkı aşiretlerden, toprak ağalarının zulmünden kurtarmak istiyorlar ama dinleyen kim. Köle olmuşlar ağalarına. Öl de ölem.
Bugün de çoğu yerde aynı. Sözde bu halkı savunanlar neden bu feodal düzene, toprak ağalarına, aşiretlere karşı çıkmıyorlar, eleştirmiyorlar?
Yapamazlar, çünkü karşımıza alırız diye çekiniyorlar
Yarım kalan bir devrim var ve tamamlanması şart. Güneydoğudaki yansıması da toprak devrimi ve feodalitenin kökünün kazınmasıdır.
Ama bunu savunamaz, bunun için savaşamazlar. Yürek ister.
Sözde olmayan en son hatırladığım seksen öncesi bu düzene karşı duranlar, eleştirenler “Yüce Devletimiz” tarafından sehpalarda sallanıyordu! Magazine daldık sonra ne oldu takip edemedik. “Öl deniliyordu ölmüşlerdi” Hem de Örtünmeden, Türk kardeşlerimizin bu karşı duruşta yanımızda olduklarına inancımız tamdı. Onlar ve bugün bizimle olan Türk kardeşlerimiz her zaman gururumuz olmaya devam edecektir.
-Sözde Türk- kardeşlerimiz ise hangi deryalarda bilemiyoruz. Belki de yarım kalan devrimi tamamlamakla meşguller kim bilir? Bu yürekle daha çok devrim gerçekleştireceklerine yine de inanmak istiyoruz. Dileğimiz tarihin bir kez daha yüzümüzü kara çıkarmasıdır, kapkara yüzlerle dolaşmaya alışmış bir milletiz ne de olsa. :D
Kürtlerin geçmişte iki devleti olduğu biliyor. Sizin bunu bilmediğiniz, olmadığı anlamına gelmeyeceği gibi, biraz ileride yine saçmalayarak kürtler için perslerin bir kolu demeyi başarmışsınız. Yetmemiş, türklerin devleti demişsiniz. Bu forumda karşıt görüşte bile olsa, kürdistan bölgesinde 1071 e kadar kürtlerin yaşadığını bilenler var. Yani daha türkler yokken...
Ama iman gözünüzü köreltmiş olmalı ki, herkese birer iman gözlüğü dağıtma gayretindesiniz. Kaldı ki kendiniz bile tutarsızlık içerisindesiniz
1-sevgili namık oparlak toparlak laflar etme lutfen hangi devletlerin kürt olduğunu iddaa ediyorsun önce bi söyle beraber araştıralım
2-1071 kadar kürtler nerde yaşıyomuş bidaha söyle bir daha daha bir daha ;)
3-sana kim anlattı bunları çünkü bu konuda bu kadar yalan bir eseri yazmaya kimse cesaret edmez en azından rezil olmayı göze alamaz!
4-kurtlerin şuan kullandığı dilin farsçayla olan benzerliğini bir incele bırak resmen farsça olmasının nedenine bir bak sonra pers konusunu detaylarıyla sana anlatırım;)
İran Irak ve Suriye bahsi geçen coğrafyanın bir parçası olduğu için ve 1. paylaşım savaşından sonra bölge ülkelere bölündüğü için bu sonucun doğması kaçınılmazdı. Az önce sayılan ülkelerde de aynı şekilde kürt sorunu bulunuyor. Geçmişte bu kadar sancılı olmamasının nedeni ise ABD kontrolündeki Türkiye'ye karşı pkk'nin savaşıyor olmasıdır. Bu savaşta kürtlere destek verilmesi, Türkiye'nin zayıflaması anlamına gelecektir. Bugün dengelerin değişmesi de kendisini Kürt kıyımları ile göstermiyor mu? Görmek isteyen bunu rahatlıkla görecektir.
5-sevgili namık hele bu son yazdığın çok buyuk ve çok tehlikeli yazılar sen askerlik yapmadın sanırım ama şöyle diyeyim Türk ordusundaki amerikalı kurmayları hele biyaz bakalım...sakın söyleme böyle ve sana kızmam senin o güzel aklına böyle şeyler sokanlara kızarım!
kontrol altında tutulan kürtlerden bahsetmeye çalıştın barzani talabaniden bahsetmek istedin yazarken yanlışlıkla türk yazdın sanırım neyse olur öle şeyler ırak kürtleri için zaten ne saddam nede abd fark etmez onlar biliosun kendi çıkarları için yaşar :yani özgürlük kontrol falan onlar için boş şey diyorum;)
6-son olarak iran devrimini yazacaktım ama sen tufandan falan bahsetmişsin ben sana şah karşıtı kürtlerden bahsetmek istemiştim o konuyuda tam anlamamışsın neyse sevgi içinde kal takma öyle şeyleri kafan herşey olacağına varırmış...
son olarak sevgili namık ben sana türk kelimesini milattan önce gösterebilirim ama sen bana kürt kelimesini hangi sene gösterirsin onu bilemem;)
kandahar
04-07-2008, 22:13
Pervane boş konuşuyorsun. Guya cevap yazıyorsun kendi hayal ve temennilerinden başka bir şey yok. Karşındaki adam belge ve bilgiyle konuşuyor; dediklerinin altına da imzamı atarım. Dersim isyanı konusuyla da forumda yeni olmama rağmen karşılaştım; orada Stalin dahil olmak üzere Sosyalistlerin bu isyanı gerici olarak gördükleri kaynak verilerek ispatlanmıştı.
Akhenaton'un dediği gibi Kürtleşen Türkler de vardır. Fakat bunu sana açıklamakla uğraşmayacağım; koca bir tarihi ıskalayan adamı bir mesajla hidayete erdirmenin mümkün olmadığını biliyorum. Sen git biraz tarih oku ondan sonra yorum yap bu konular hakkında. "Yok gereği" diyorsan 2 dambıl al kol çalış kaldırım taşı söküp sağa sola molotof kokteyli atarken daha seri çalışırsın. Hadi bakalım...
Ortada bir yazı var, madem ki abartı ve hata olduğunu tespit ettiniz, buyurun bize belgeleriyle neler abartı neler hata belirtin. Yazının sonunda belgelerin kaynağı verilmiş aksi belgeleri görüp öyle karar versek abartı mı hatalımı?
Yazı üzerinde yorum yapmaya gerek duymadığımı belirtmiştim.
Yazıyı bir Dersim başlığı altında vermiş olsaydın yanıtlarını alırdın.
Bir yıl oldu siteyle tanışmam ama ben bu konuda nerelerde defalarca bahis geçtiğine rastlayamadım. Galiba sloganlar atan gerilla adlı üye bir şeyler söyleyip kaçıyordu. Allanıp pullanan başlıklarla ilgili link var mı?
Üst satırlarda "arama" hanesi var. "Dersim" yazdığında ulaşabiliyorsun.
Örneğin 2 başlık. Dilersen 3.yü, 4.yü de bulabilirsin. Veya çeşitli başlıklar içinde allı pullu Dersim konularını.
"Dersim Katliamı bir soykırımdır" başlığı:
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=4398&highlight=dersim
"Dersim olayları" başlığı:
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=3383&highlight=dersim
Türkleştirme politikası uygulanmadığı için insanlar durduk yere kudurmuş! olmalı ki hala kan dökülüyor bu topraklarda, bu Kürtler de çok kötü canım! biz onları asimile etmeye çalışmadığımız için böyle rahat rahat her yerde Kürt olduklarını söyleyebiliyorlar!! Hatta bunları içinde Pervane diye salakça bir bayan var sırf” Kürt” olduğu için başına silah dayamışlar, ama bazı “Türklerin” bunu yapıyor olması bizi bağlamaz bunlar zaten münferit olaylar canım. Bakın işte en canlı örneği hasbel kader ölememiş rahat rahat forumlarımızda Kürt olduğunu söylüyor, bunlara da bir şey yapmaya gelmiyor canım! çok duygusal insanlar her yerde bizleri kötüleyip duruyorlar. Oysa Ulu Önderimiz ve onun kurmuş olduğu Yüce Devletimiz hiçbir zaman kötülük yapmamış…..Ne diyorsak O! Gerçi bu akılsızlar simdi buna da inanmaz ama biz yine de diyelim belki bir inanan çıkar.
Katılıyorum.
Sözde olmayan en son hatırladığım seksen öncesi bu düzene karşı duranlar, eleştirenler “Yüce Devletimiz” tarafından sehpalarda sallanıyordu! Magazine daldık sonra ne oldu takip edemedik. “Öl deniliyordu ölmüşlerdi” Hem de Örtünmeden, Türk kardeşlerimizin bu karşı duruşta yanımızda olduklarına inancımız tamdı. Onlar ve bugün bizimle olan Türk kardeşlerimiz her zaman gururumuz olmaya devam edecektir.
-Sözde Türk- kardeşlerimiz ise hangi deryalarda bilemiyoruz. Belki de yarım kalan devrimi tamamlamakla meşguller kim bilir? Bu yürekle daha çok devrim gerçekleştireceklerine yine de inanmak istiyoruz. Dileğimiz tarihin bir kez daha yüzümüzü kara çıkarmasıdır, kapkara yüzlerle dolaşmaya alışmış bir milletiz ne de olsa.
Devrimcilerin yüreğinden bahsetmedim ben. Günümüz Kürtçü şovenlerinden, ırkçılarından sözediyorum. Bugüne kadar duydun mu toprak ağalarının, aşiretlerin, şeyhlerin, şıhların üzerine gittiğini, topraksız köylüleri savunduğunu.
Kürt burjuvazisi ile mücadelesine şahit oldun mu hiç?
Olmadın, duymadın. Çünkü öyle bir dertleri yok.
Bakın Kandahar dolu mu boş mu konuştuğumun olurunu sizden alacak değilim! Pante sizin şakşakçılığınıza ihtiyaç duymayacak kadar kendini savunmayı bilen bir üyedir.
Sağol bana ne okumamı hatırlattığın için. İçine atmana gerek yok! Terörist de kurtul bari hemen başladık bakıyorum Molotoflu kokteyli ikramına!
Haddinizi biliniz!
kandahar
05-07-2008, 00:06
Şakşakçılık yapmam için bir sebep yok fakat Pante'ye teşekkürü borç biliyorum çünkü sayesinde bir yığın zırvaya cevap yazmak zorunda hissetmiyorum kendimi. Adeta benim yerime yazıyor çoğu kez.:D
İyi geceler dilerim.
Kandahar burası karakol değil, insanları temelsiz iddialarınızla itham altında bırakamazsınız ve konuları kişiselleştiremezsiniz. Bu nedenle asılsız ve mesnetsiz yazınızı sildim. vgm
Linkler için teşekkürler Pante
Evet bayağı bir allanıp pullanmış, eksik kalan pulları var gibi!
Diğer görüşlere katılır veya katılmazsınız benim sorunum değil.
Devrimcilerin yüreğinden bahsetmedim ben. Günümüz Kürtçü şovenlerinden, ırkçılarından sözediyorum. Bugüne kadar duydun mu toprak ağalarının, aşiretlerin, şeyhlerin, şıhların üzerine gittiğini, topraksız köylüleri savunduğunu.
Kürt burjuvazisi ile mücadelesine şahit oldun mu hiç?
Olmadın, duymadın. Çünkü öyle bir dertleri yok.
Adı üzerinde Günümüz "Kürtçü şovenleri" konumuz bu muydu? Anlamıyorum Doğuyu Güneydoğuyu ne kadar tanıyor burdaki üyeler acaba? Duyan da zannedecek ki dizilerdeki ağalar kol geziyor her tarafta, bir iki tane semeri yüklü Devletle haşir neşir olmuş aşireti getirip merkeze oturtalım, dövünüp duralım vay Kürtçü şovenler zavallı köylülere destek olamdı diye aslında bu insanlar bu kadar mağdur. Bu mudur mesele?
Kandahar arkadaşım rica etsem bana cevap yazmayabilirmisiniz.
kandahar
05-07-2008, 00:15
Tabii ki ama önce rica etmen lazım ki benimle tartışmak istemediğini bileyim.
Meselemizin ve tartışma konumuzun Kürt Meselsi olması gerekiyor. Her ne kadar bu başlıgımı byspy ın eski başlıgı ile bütünlük arzetsin diye birleştirdiysem de bizim tartıştıgımız konu Kürt Meselesi .
Bu kadar şey yazılıp çizildikten sonra birincisi ve en hazini hala tartışma başlıgına gelemedik. Kürt Meselesi denilince hemen ortaya PKk atılıyor ve milliyetçilik ateşleri tutuşturuluyor.
Tartışmamız bir Kürt Meselesi var mıdır ve nasıl çözülmesi gerekir. Dilerseniz bu konuya baglı kalalım.
saygılarımla
kandahar
05-07-2008, 00:27
O zaman sevgili Dilaver amca bir önerim var; Kürt tezlerini savunanlar çözüm önerilerini maddeler halinde yazsın. Hareket noktası bu olsun.
Kandahar gene olayı kutuplaştırıyorsunuz, Kürt tezleri diye bir kavram yanlış.
Öncelikle Kürt Meselesi var mı burada anlaşacagız, sonra da tezleri, çözüm yollarını kendimiz geliştirecegiz.
Yoksa bu işten kurtulmak için karşıtlar, ya da düşmanlar geliştirmek daha mı kolayımıza geliyor.
saygılarımla
Kandahar gene olayı kutuplaştırıyorsunuz, Kürt tezleri diye bir kavram yanlış.
Öncelikle Kürt Meselesi var mı burada anlaşacagız, sonra da tezleri, çözüm yollarını kendimiz geliştirecegiz.
Yoksa bu işten kurtulmak için karşıtlar, ya da düşmanlar geliştirmek daha mı kolayımıza geliyor.
saygılarımla
sevgili dilaver hala hırslısın ama daha dikkatli yazman güzel;)
kimse hiç bişeyden kurtulmaya çalışmıyor kürt meselesi diye birşey yoktur kürt meselesi diye oluşturulmaya çalışılan bir şey vardır cvbıda tarihlerde bkz->balkanlarda osmanlı hakimiyeti nasıl son bulmuş ve topraklarımız nasıl kaybedilmiş(yetiş abd yetiş ab barbar türkler geliyor kürtlere ermenilere soy kırım yapıyor;))
artık anlamışsındır sanıyorum...
biz sadece geçmişimizden ders almaya halkımızı (kürt-türk) farketmez kaybetmemeye çalışıyoruz bunu anlamak neden senin için bu kadar zor ben hala anlayamıyorum?
Sevgili türkçüler,
sizin saçmalamalarınız yüzünden (faşizan tavırlarınız) yüzünden kürt meselesinde taraf olanları sol ve solculuk üzerinden eleştiremez hale geldim, duyurulur.
Artık açıkça salaklığa varan fikirlere yanıt veremiyorum, dumura uğrattınız bu tartışma eski den daha güzeldi, hakaretlerin bile güzel ve zekice olanları vardı.
İyicene ayağa düştü. Sizin sunmaya çalıştığınız kürt karşıtı görüşlerdir, çözüm üreten değil suçlamalara dayalı isnatlardır.
Solcu olunmadan bu meseleye çözüm getirelemiyeceği çok açıktır. Aslında tartışılması gerekende solculuk ve sağcılıktır.
Sevgili pante'in yazılarını kendilerine kalkan yapmaya çalışanlar arkasındaki düşünceyi zerre kadar da anlamamaktadır.
Selamlar.
sevgili vgm durumu kurtarmaya çalışıyorsun seni anlıyorum bunca okunmuş kitap ,inanılmış bunca değer,ama olmuyor birileri yanlış olduğunu söylüyor ve caresiz kalıyorsun!
ben senin yerinde olsam çok daha eleştirisel ve çok daha hakaret içeren bir mesaj yazardım yinede sağol bukadarı bile bize seni anlatıyor oysaki sen farklıydın;)
yada biz seni(solcular) farklı tanımışız:
İyicene ayağa düştü. Sizin sunmaya çalıştığınız kürt karşıtı görüşlerdir, çözüm üreten değil suçlamalara dayalı isnatlardır
inancın buysa ki biz senle boy ölçüşemeyiz sen aşmışsın yada okumadan cvp veriyosun derimki (buna ihtimal vermiyorum)
en nihayetinde büyük ihtimalle biz seni yanlış tanımışız derim!
AKHENATON
05-07-2008, 06:44
Gerçek sorun: Türklerin Kürtleşmesi
Fakat buraya nasıl geldiğimizi sorgulamamız gerekmektedir. Türkiye bugün bir Kürt sorununu, hem de Başbakanın ağzından ortaya koyuyorsa, bir yerlerde yanlış yapıldı demektir.
Bizce de bir Kürt sorunu vardır, o da Türklerin Kürtleşmesi sorunudur. Cumhuriyet’in ilanından bugüne, bir dönem ivme kaybetse de, Türkler Kürtleştirilmektedir.
http://www.turksolu.org/89/basyazi89.htm
Sayın Akhenaton yapmış olduğunuz kopyalamanın açmış olduğunuz başlıkla ilgisi bulunmamaktadır.
Ayrıca uzun kopyala yapıştırlar site tüzüğümüze uymamaktadır.
Lütfen kendi görüşlerinizi yazınız ve gereken hallerde link veriniz.
AKHENATON
05-07-2008, 07:04
Meselemizin ve tartışma konumuzun Kürt Meselsi olması gerekiyor. Her ne kadar bu başlıgımı byspy ın eski başlıgı ile bütünlük arzetsin diye birleştirdiysem de bizim tartıştıgımız konu Kürt Meselesi .
Bu kadar şey yazılıp çizildikten sonra birincisi ve en hazini hala tartışma başlıgına gelemedik. Kürt Meselesi denilince hemen ortaya PKk atılıyor ve milliyetçilik ateşleri tutuşturuluyor.
Tartışmamız bir Kürt Meselesi var mıdır ve nasıl çözülmesi gerekir. Dilerseniz bu konuya baglı kalalım.
saygılarımla
sayın dilaver bizde ısrarla onu soruyoruz, kürt sorunu nedir. ?
bileen varsa maddeler halinde sorunlar ve çözümerini yazsın.
bunu üçüncü defadır yazıyorum, hala ses yok.
ortada kürt sorunumu yoksa sevrdeki kürt istilasımı var bakalım.
AKHENATON
05-07-2008, 07:06
Sevgili türkçüler,
İyicene ayağa düştü. Sizin sunmaya çalıştığınız kürt karşıtı görüşlerdir, çözüm üreten değil suçlamalara dayalı isnatlardır.
biz sorunu bilmiyoruz ki , çözüm üretelim.ortada adı var kendi yok bir sorun var.
AKHENATON
05-07-2008, 07:13
Kurtuluş Savaşı’nda 33 bin şehit verdik, bunun ancak 700 tanesi Kürttü.
sevgili akhenaton adamların elinde yıllardır bir harita gezer bilirsin onlar sevr den çok önce bu haritayı çizmiştir u.s.a dış işleri rice da dediği gibi "orta doğuda 20 küsür ülkenin sınırları değişecek ve türkiyede bu yeni oluşumda yerini alacaktır"!
özet olarak bu büyük orta doğu projesininde(BOP) eş paşkanı bizim peşkeşçi, satılık başbakanımız tayyibcan dır!
ve ne enteresanki bu çeşitli ülkelerde yaşayan kürt milliyetçilerinin eline bunlar tarafından çizilip verilmiş haritada yine bu haritadır!:araştıracak olursan bu haritanın kuzey sınırlarını ceyhan-bakü boru hattı projesidir! ve sakın sanmaki bu proje kaçakcılıktan ve dolandırıcılıktan yargılanan zamanın enj bakanı cumhur abimizle başlamamıştır! bu proj enaz 150 yıllık bir enerji projesidir ve yine enrjiyle ilgili olan ve bu meselenin içine dahil edilen diğer konular ise su ve petrol kaynaklarıdır.
son olarak sevgili dilavere verdiğim cvbı kısaca tekrarlamak gerekiyor:
kimse hiç bişeyden kurtulmaya çalışmıyor kürt meselesi diye birşey yoktur kürt meselesi diye oluşturulmaya çalışılan bir şey vardır cvbıda tarihlerde bkz->balkanlarda osmanlı hakimiyeti nasıl son bulmuş ve topraklarımız nasıl kaybedilmiş(yetiş abd yetiş ab barbar türkler geliyor kürtlere ermenilere soy kırım yapıyor;))
artık anlamışsındır sanıyorum...
biz sadece geçmişimizden ders almaya ve halkımızı (kürt-türk) farketmez kaybetmemeye çalışıyoruz bunu anlamak neden senin için bu kadar zor ben hala anlayamıyorum?
:)
Kürt sorununu ortadan kaldırmak için türk solu çevresinin muhteşem bir planı vardı. Neydi o plan?
:)
kandahar
05-07-2008, 09:42
Kurtuluş Savaşı’nda 33 bin şehit verdik, bunun ancak 700 tanesi Kürttü.
Kürtler'in Kurtuluş Savaşında savaşmadığı %100 doğrudur. Evvelinde 1. Dünya Savaşında da askere alınamamış, askerden kaçmak için dağlara çekilmişlerdir (bunu Kürtçü Avesta yayınlarından çıkan bir İngiliz'in "Kürdistan"daki gezileri ve istihbari faaliyetlerinden ibaret olan bir kitapta okumuştum). Çanakkale'de ise 80'lerde Genelkurmay tarafından Kürtler'e vatan şuuru vermek için konmuş üzerinde Kürtçe isimler yazan mezartaşları vardır, neticesi ise Kürtçüler'e "Çanakkale'de 100.000 Kürt şehit oldu" dedirtmek olmuştur.
Rakamlar özellikle araştırılmalı ve artık Kürtler'e hayali kahramanlık payeleri verilerek vatandaşlık şuuru kazandırılamayacağı anlaşılmalıdır; çünkü netice "biz de bu vatan için savaşmışız" değil, "biz kurtardık Türkler bize kazık attı" noktasına getiriliyor birileri tarafından maalesef. Bu sebeple en iyisi "resmi tarih"ten vazgeçilip gerçeklerin olduğu gibi söylenmesi ve bu vatanın emperyal paylaşımdan kurtarılmasında Kürtler'in en fazla Ermeniler kadar payının olduğu gerçeğinin Kürtçülerin yüzlerine vurulması gereklidir. Çünkü iyi niyet sadece iyi insanlara gösterilmesi gereken bir yücelik.
Benim düşüncem;
Kürt sorunu Türkiye'nin meselelerinden bağımsız, bir yanda kürtler, diğer yanda türkler gibi bir durum değildir.
Geri kalmışlık, devlet terörü, eğitimsizlik, doğu/güney doğuda çok daha fazla hissedilen feodal kalıntılar, insan hakları, demokrasi, işsizlik, eğitim, devletin ilk yıllarda PKK'ya karşı faşist ve milliyetçileri doğu ve güneydoğuya sevketmesiyle, onların orada yaptıkları işkenceler ve faili meçhuller eğer bunlar sorun değilse lütfen söyleyin de ben de bileyim.
Kürt meselesi anadilini konuşup, konuşamamaktan çok daha başka bir şeydir.
Kaldı ki aynı faşistler doğu ve güney doğuda yaptıklarının aynını tüm Türkiye'de yapmışlardır. 12 Eylül dönemi ve öncesine bakmanız yeterlidir. İstatistiki bilgilere bakarsanız milyonlarca insanın işkence gördüğünü, emniyette intihar ettiklerini:), kızların tecavüze uğradıklarını, öğretim görevlisi ve öğrencilerin okullardan atıldıklarını,
kısaca bir neslin yok edildiğini görürsünüz.
Selamlar.
Sayın Akhenaton
Bu başlıgın 11 ve 12 ci sayfalarında Kürt Meselesinin ne oldugu ile ilgili tespitlerim var, okumadıgınız anlaşılıyor. Tarihsel gelişmeyi orada özetlemeye çalışmışım.
Ayrıca gene takip eden sayfalarda çözüm önerileri var. Bir tanesini de almışım :
http://www.mudahale.net/2007/11/21/k...nasil-cozulur/
Üç beş defa sormak ve cevap almadıgınızı beyan etmek yerine başlıgı gözden geçirme zahmetine katlanmış olsaydınız hem yazanlara saygılı olmuş olurdunuz, hem de sanki yazanlar desteksiz sallıyor imajını yaratmaktan imtina etmiş olurdunuz.
saygılarımla
evrensel-insan
05-07-2008, 12:25
Saygideger arkadaslar;
Kurt meselesinin ne oldugu konusuna yapilan oneriler icinde, ben bir link vereyim.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=5704
Aslinda, eminin site taransa; bu konuda yapilmis cogu oneri bulunabilir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarını Türk-Kürt diye ayırmak hiç hoş değil ama işi buraya getiren Kürtler. Dünyanın en güclü devleti Amerika diyoruz ama aslında Amerika Birleşik Devletleri, yani içinde BİRLEŞİK kelimesi var. Kanada derken hangi Irkı kasdediyoruz, Yüzlerce ırk, ağırlıklı ingiliz fransız alman ve diğer avrupalılar, herkesin gıpta ile baktığı ülke Avustralya, hangi ırktan, yüzlerce ırktan insan. Önemli olan ayrılmak değil, bir arada bir bütün olarak yaşayabilmek, birlik GÜÇ verir. Ama gelde anlat Kürtçülere. Boşuna milliyetçiyiz yerine, biz ULUSALCIYIZ demiyoruz. Ayrılmak istiyorlarsa bizde üzerimize düşen görevi kanımızın son damlasına kadar yerine getiririz. Ama Kürt-Türk ayrımı kulağa hiç hoş gelmiyor.
AKHENATON
05-07-2008, 13:48
Kürtler'in Kurtuluş Savaşında savaşmadığı %100 doğrudur. Evvelinde 1. Dünya Savaşında da askere alınamamış, askerden kaçmak için dağlara çekilmişlerdir (bunu Kürtçü Avesta yayınlarından çıkan bir İngiliz'in "Kürdistan"daki gezileri ve istihbari faaliyetlerinden ibaret olan bir kitapta okumuştum). Çanakkale'de ise 80'lerde Genelkurmay tarafından Kürtler'e vatan şuuru vermek için konmuş üzerinde Kürtçe isimler yazan mezartaşları vardır, neticesi ise Kürtçüler'e "Çanakkale'de 100.000 Kürt şehit oldu" dedirtmek olmuştur.
.
Sayın kandahar bu mezar taşı ekleme işi Kürt Hain Özal döneminde furya oldu, özalla birlikte gelen Fetullahçı-Kürtçüler devlet yönetimine kök saldı.
Tarihin hangi döneminde kahraman oldular ki , çanakkalede olsunlar, eğer böyle bir meziyetleri olsa ülkeleri olurdu.
gereksiz tartışmalar yapmaktansa gerçeği konuşmakta fayda olduğu konusundayım. Bu ülkenin Kürt sorunu yok , bu ülkenin sevr sorunu var.
AKHENATON
05-07-2008, 14:03
Kürt sorunu değil “Kürt burjuvazisi” yaratma sorunu
Bir ulus oluşturmak için mutlaka bir burjuvazi yaratmak gerekmektedir. Bugün ABD K. Irak’ta Barzanilere ve bazı aşiretlere dayanarak bir ulus oluşturmaya çalışıyor. Abdullah Öcalan ise “bunlar değil devlet, parti bile kuramaz çünkü aşirettirler” diyerek ABD’ye kendisini seçmesini önermektedir. Klasik anlamda aşiretlerin içlerinden kendiliğinden bir şekilde burjuvazi oluşturmaları mümkün değil. Bundan dolayı dışarıdan bir takım zorlamalarla bu yapılmak zorundadır. İç dinamiklerden yoksun bir süreçtir bu.
“Kürt” denenler Farsi’dir
Türkiye’de 15 milyonluk Kürt ulusu var diyorlar. Oysa böyle homojen ve kendi bağımsız tarihsel aksiyomuna sahip bir topluluk yok. Peki kimdir bu Kürtler? Özellikle 16.y’dan itibaren Akkoyunlu Türkmenlerine karşı Osmanlı’nın İran’dan getirttiği ve oluşturduğu bir etni olduğunu görüyoruz. Kızılbaşlara karşı Osmanlı’yı ve İslam’ı savunsunlar düşüncesiyle Kürt beyleri Diyarbakır’a getirildi. Bu Yavuz Sultan Selim’in politikasıdır. K. Irak’taki Şafi İrani topluluklar Diyarbakır ve Van’a yerleştirilmiş, Alevi Türkmenler sürülmüş ve asimile edilmiştir. Bu “Müslümanlaştırma” politikası. Yoksa Selçuklular Anadolu’ya geldiklerinde karşılarında bir tek Kürt yoktu. Anadolu’da Kürt denen isim duyulmamıştı bile. Diyarbakır’ı da Mervanoğullarından aldılar. Yönetenler Araplardı, halk Ermeni ve Süryani’ydi. Kürt diye bir etni olmadığı gibi bir dil de yok. Örneğin Zazalar, Cengiz Han Türkmenleri Batı’ya sürüklerken, Hazermlerin kalıntıları olarak Türkmenlerle Anadolu’ya gelen Farsi kavimlerdir.
Tıpkı Türkistan’daki Tacikler gibi Anadolu’da da Türklerle İrani kavimler iç içedir. Bu büyük Türk etnisinin değişmez bir tarihi olgusu. Batı’daki Kürdoloji Enstitüleri ve Oxford Üniversitesi ise bu parçalanmaz Türk kimliğini ters yüz ediyor. Örneğin İran 1000 yıldan fazla süredir Türkler tarafından yönetilir. Türkçe’nin yanı sıra burada Farsi dil ve lehçelerde konuşulur. Oysa bir tek Batılı tarihçi İran’ın Türklüğünden bahsetmez. Bugün İran nasıl zorla Türklükten arınmış bir olgu olarak dayatılıyorsa, Kürtlere de Anadolu’da uyduruk bir kimlik geliştiriliyor. İran’ın Farslaştırılmasına benzer bir şekilde Anadolu Türksüzleştirilmek isteniyor. Yoksa Kürt diye bir ırk, etni yoktur. İran’dan sarkan çeşitli Farsi kavimler karmaşasıdır. Bugün Kürt’ten bahsediliyorsa, Osmanlı Türkleri Safevi Türkleri çatışmasına borçludurlar bunu.
Şimdi Kürt denen kavimleri tek tek ele alırsak aslında bunlar son yüzyılda emperyalistlerin derleyip toparladığı normalde birbiriyle tamamen kanlı bıçaklı kavimler ve aşiretlerdir. Kuzeyde alevi Zazalar var; gerçek Kürt toplulukları denen daha güneyde İran toplulukları olan Goraniler var; bunlar Yezidi veya Şiî dininde, sonra 18.yy’da ortaya çıkan Soraniler var ki Süleymaniye’deki Talabani’nin grubu budur; bir de Bahtinani yani Kırmançi dediğimiz Türkiye’deki Hakkari civarındaki gruplar var. Ama bunların hiçbirinin kültürel, dinsel ve dilsel birlikteliği yoktur. Bunlar Akkoyunlu Karakoyunlu Türkmenlerinin yanında, onlara bağlı boylardan ibaretti sadece. Batılılar tüm bu topluluklara ‘siz Kürtsünüz’ diye bir dayatmayla çıktı. Oysa daha yakın zamana kadar bir Kırmançi’ye Kürt dediğiniz zaman küfür sayıyordu. Kürt siyasî bir terim olarak sadece çok dar elit aydınlar tarafından kabul ediliyordu.
Petrolle yaratılan “ulus”
Bu toplulukların geçmişte hiçbir bağlantısı olmadığı gibi aslında bugün de yok. Ama bunları ne bir araya getiriyor? Son yüzyılda K. Irak’taki petrol yataklarının ortaya çıkmasıyla yaratılan zenginlik kaynağını kullanarak emperyalizm bu toplulukları bir merkez etrafında toplamaya çalışmaktadır.
Eskiden PKK’ya karşı savaşta Türkiye bölgedeki aşiretlerin çoğunu hatta Barzani’yi kendi safına çekebilmekteydi. Koruculuk olgusu böyle ortaya çıktı. Aşiretler siyaseten Ankara, ekonomik olarak ise İstanbul üzerinden Türk işbirlikçi burjuvazisiyle birlikte Batı’ya bağlanıyorlardı. Ama şimdi ABD’nin K.Irak’a girmesi ve Barzani’ye petrol yataklarını vermesiyle birlikte İstanbul’dan kopuş, K. Irak’a bağlanış başladı. Barzani ve Apo kutupları belirginleşmeye başladı. Barzani Türkiye’ye karşı çıkmaya başladı. Nakşilik ve Kırmançilik Barzani’nin Türkiye’deki etki kanallarıdır.
PKK’nın rolü
PKK’nın avantajı silahlı güç olmasıdır. Barzani ve Talabani’nin Türkiye’de böyle bir gücü yok. Bu yüzden ABD PKK’yı masada tutuyor. Barzani ve Talabani de artık PKK’yla ortaklık kurmak durumundadır. Bu Kürt siyasî grupları arasında çelişki yaratmak politikası artık başarılı olmuyor. Çünkü K.Irak merkezli Türkiye’ye de uzanan bir Kürt burjuvazisi yaratma projesi gelişiyor. Bu petrol boru hatlarının imhası, K.Irak petrolünün Barzani’nin eline geçmesi, tankerlerle yapılan ticaretin peşmerge kontrolünde Barzani-PKK işbirliğiyle “Kürt burjuvazisine” teslim edilmesiyle çabuk yoldan yapılmak isteniyor. Zaten geleneksel olarak İstanbul ve İzmir ile bağ kurmak isteyen Kürt aşiret egemenleri şimdi bu ticaret hattını ele geçirmiş olarak, petro-dolarlarla zenginleşmek ve limanlara da egemen olarak Batı’ya açılmak istiyor. Türk büyük burjuvazisiyle de ittifakları devam ediyor. Koç ve Ülker grubunun K.Irak’ta ortaklarının Barzaniler olması buna bir örnektir.
O zaman yaşanan Kürtler için sermayenin ilk birikim süreci. İşçi olarak tatil yörelerine gelen Kürt unsurlar artık ihaleler alan, mafyasal bağlantılarla bölgeye hükmeden unsurlar haline geldiler. Artık kritik nokta limanlardır. Çünkü limanı olmayan bir burjuvazi yaşayamaz.
Kürdoloji Enstitülerinin çizdiği strateji
Burada Batı’daki Kürdoloji Enstitleri’nin temel tezine geliyoruz. Kürtler dünyanın petrol merkezinde bulunmaktadır. Bu zenginliğe Batı adına sahip çıkıp, hükmetmeleri gerekir. Ama limanı yoktur. O zaman diasporik Kürtlerin ekonomik hakları ve özgürlükleri sağlanmalıdır. Nedir bu diasporik Kürtler? Birinci halkası Türkiye’deki limanlardaki Kürt ticaret unsurlarıdır. İkinci halka daha dışarıda Avrupa başkentlerindeki Kürtlerdir. Bu bağlantı kurulmadan merkezdeki petrol kaynakları zenginliğe dönüştürülemez, çünkü Batı’yla ticaret hattı kesilir.
O zaman Tayyip Erdoğan’ın ‘Kürt sorununu çözceğiz’ veya ‘demokratik haklar verilecek’ söyleminin içeriği şudur: Bu diasoporik Kürt burjuvazisinin zengin olma sorunu çözülecek ve zenginleşmek için limanlara hakim olma hakları verilecektir. “Demokratik hak” dedikleri budur. Yoksa gerçek demokrasi sorunları olsa ‘toprak reformu’ derlerdi ki bunu kimse ağzına bile almıyor. Kürt burjuvazisinin yaratılması ve Batı için birincil muhatap haline getirilmesiyle “Kürt sorunu” ve “demokrasi sorunu” çözülmüş” olacaktır. O zaman Kürt Ticaret ve Sanayi Odaları, KÜSİAD da kurulabilir. Komprador Kürt burjuvazisi küresel muhatap haline ancak böyle gelebilir.
Mafyasal, narkotik Kürt zenginleşmesi, nakliyenin Kürt unsurların ve Barzani’nin tekeline geçmesiyle birlikte bir üst aşamaya sıçradı. Turizm sektörü ve limanların Kürtlerin eline geçmesiyle süreç tamamlanacak. Sermaye oluşumu için ekonomik unsur kadar fizikîi hakimiyet unsuru da şarttır ki liman kentlerinde ve kıyılarda Kürt mafyasının sokakları ele geçirmesiyle bu da tamamlanmıştır.
Türkiye ve Türklüğü parçalayacak hat
Tabiî bu ekonomik amaca eşlik eden bir de siyasî amaç vardır. K. Irak merkezli ABD’nin kurduğu devletsel Kürt yapısının ekonomik olarak ayakta kalabilmesi için bu ekonomik bağların kurulması şarttır. Eskiden Türk burjuvazisine dayanarak ayakta kalmaya çalışan unsurlar artık yönünü Barzani ve İsrail’e çevirerek yeni bir merkez oluşturmaya çalışmaktadır. Türkiye’nin limanları ve zenginlikleri kullanılarak K.Irak güçlendirilecek ve Türkiye’nin bölünme ihtimali çok daha artacaktır. İşte esas bu yüzden bu Kürt burjuvası yaratma projesi ABD’nin projesidir ve Türkiye’nin mutlaka buna direnmesi gerekir.
Bugün Kürt sorunu ve Kürt realitesi olarak bir “Kürt ulusunu” tanımak olarak dayatılan süreç aslında bir sonraki aşamada “Türk yoktur” tezine ulaşacaktır. Niçin? Yine Oxford’un tezleri burada yönlendiricidir. “Eğer bölgede bir Kürt ulusu ve devleti yaratılacaksa Kürtler tüm bölgenin geçmişine sahip çıkmak zorundadır” denmektedir. Yani Batı’nın ifadesiyle Kürtler Anadolu’nun gerçek sahibi olan tüm Aryenlerin mirasçısıdır. Pontuslar da Kürt’tür, Ermeniler de Kürt’tür, Süryaniler de Kürt’tür, Kapadokya’daki antik topluluklar da Kürt’tür, Apo’nun ifadesiyle Medler de Kürt’tür, hatta Azeriler bile aslında Türk değil Kürt’tür denmektedir. Tabiî bu tarih tezine göre herkese Kürt deyince aslında hiç kimsenin Kürt olmadığını, Kürt diye de bir şey olmadığını ispat etmiş olursunuz.
Bugün ABD ve AB’nin birbirinden bağımsız olarak giriştikleri Kürdistan projesi dışarıdan bir zorlamayla böyle ilkel tarih tezlerini kullanarak ilerlemektedir. En son Kırım’a 7000 Kürt yerleştirilmesi, Karadeniz’e PKK’nın sızma çalışmaları ve “Karadeniz halkının aslında Aryen olduğu” propagandaları İsrail’den Karadeniz’e kadar tek bir hat oluşturma çabalarının ürünüdür. Eskiden Türklere karşı petrol için İngilizler tarafından Arap ulusunun yaratıldığı gibi şimdi de Kürt ulusu ABD tarafından yaratılmak isteniyor. Tayyip Erdoğan’ın “Kürt sorunu” diye adlandırdığı sorun işte bu hat için Kürt burjuvazisi yaratma sorunudur.
türksolu faşizminin eseri bu...
bu faşizm ile solun neresinde kalıyor merak ediyorum...
dünyadaki en ilginç solcu gazete olmalı bu
faşizm ile sol birlikte yoğrulmuş:D
ayrıca %100 doğru olan şeyin kanıtı nedir?
ve sorun türklük ve kürtlük ise kaçımız türk ve kürdüz?
kanıt?
Türk solu grçekten ilginç bir gazete "türkün türklüğünü koruması" demiş fakat ülkede sadece %9 türk var:D
evrensel-insan
05-07-2008, 14:31
Saygideger AKHENATON;
Turk ulusu'nu da bati yaratmis olmasin.:D
Soylentilere gore "TURK" terimini de, ittihak ve terakki cemiyetine, disarida egitim goren bir sahis tasimis. Ben baskalarinin yalancisiyim.
Bu arada aklima gelmisken sorayim. Turk burjuvazisi yaratildi mi peki?, ne zaman ve kimin eliyle?.
Cunku yukaridaki teze gore yaratilmadiysa; o zaman Turk ulusundan da bahsedemeyiz.:D
Veya ne zamandan beri Turk ulusu var? -burjuvazisinin yaratimina paralel olarak-
Galiba bu gidisle burjuvasiz, dolayisiyle ulussuz kalacagiz.:confused:
O zaman Turkiye kime ait olacak?, kim sahip cikacak?:cool:
Saygilarimla;
evrensel-insan.
evrensel-insan
05-07-2008, 14:44
Saygideger lestat;
O %9'un kaci turk burjuvazisi, kaci turk ulusu, ha birde turk iscisi olmasi lazim:)
Ayrica bu %9'u nasil ve nerede bir araya getirecegiz?
Simdiye kadar hic olmadi ya; getirenin turk oldugundan nasil emin olacagiz?:D
Isimiz cok zor valla.:rolleyes:
Saygilarimla;
evrensel-insan
AKHENATON
05-07-2008, 15:19
konuyla alakalı konusun ve Kürtlerin niye kaçtığını ve bugün niye bir takım haklar istediğini yazın.
İşinize gelince Türkmü kaldı işinize gelince Kürdüz.
Bırakın bu takiyeleri,
AKHENATON
05-07-2008, 15:22
Saygideger AKHENATON;
Turk ulusu'nu da bati yaratmis olmasin.:D
Soylentilere gore "TURK" terimini de, ittihak ve terakki cemiyetine, disarida egitim goren bir sahis tasimis. Ben baskalarinin yalancisiyim.
Bu arada aklima gelmisken sorayim. Turk burjuvazisi yaratildi mi peki?, ne zaman ve kimin eliyle?.
Cunku yukaridaki teze gore yaratilmadiysa; o zaman Turk ulusundan da bahsedemeyiz.:D
Veya ne zamandan beri Turk ulusu var? -burjuvazisinin yaratimina paralel olarak-
Galiba bu gidisle burjuvasiz, dolayisiyle ulussuz kalacagiz.:confused:
O zaman Turkiye kime ait olacak?, kim sahip cikacak?:cool:
Saygilarimla;
evrensel-insan.
yazıdan işine geleni değil bütünü anlamayı öğren.
evrensel-insan
05-07-2008, 15:24
Saygideger AKHENATON;
Bazi yazilarin ironi iceriginde yazildigini hatirlatmak isterim. Bence takiye, desteksiz atanin yaptigidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
05-07-2008, 15:27
Saygideger AKHENATON;
Sende bir zahmet, ironik yazilari ayird etmeyi ve nasil hitabedilecegini ogrenirsen, sevinirim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
yazıdan işine geleni değil bütünü anlamayı öğren.
...
Tıpkı işinize geleni cevaplayıp işinize geleni es geçtiğiniz gibi mi?
Dünyanın neresinde görülmüş sağcıların, faşistlerin vatansever olduğu.
2. Dünya Savaşında Almanlar Avrupa'yı işgal ettikleri zaman, direnenler sadece komunistlerdi, Fransa'da, Yunanistan'da, Bulgaristan'da, Polonya'da, Çekoslavakya'da Alman faşistlere direniş ülkenin partizanlarınca örgütlendi ve yapıldı, aynı ülkelerin ırkçıları ve faşistleri işgal kuvveti Alman'larla işbirliğine gidip vatanlarını ve yurttaşlarını sattılar.
İşte ucuz vatanseverlikle, gerçek vatanseverlik arasındaki fark da budur.
Selamlar.
Kızılbaşlara karşı Osmanlı’yı ve İslam’ı savunsunlar düşüncesiyle Kürt beyleri Diyarbakır’a getirildi.
Yoksa Selçuklular Anadolu’ya geldiklerinde karşılarında bir tek Kürt yoktu. Anadolu’da Kürt denen isim duyulmamıştı bile. Diyarbakır’ı da Mervanoğullarından aldılar. Akhenaton
Kürdistan sözcügü biz Türklerin icadıdır, başka bir yerde aramak gerekmiyor. Tarihi kayıtlara göre Kürdistan tanımlaması ilk defa Selçuk Sultanı Sencer zamanında kullanılıyor. Nasılki kabristan ölülerin toplu olarak bulundugu yer anlamına geliyorsa Kürdistan da Kürtlerin toplu olarak bulundugu yer anlamına geliyor.
Nitekim bundan evvel Selçuk Sultanları kendilerini "katli kefer vel müşrikin" olarak adlandırıyor ve Rum'un, Ermenistanın, Diyarbekirin ve Suriyenin Sultanı olarak görüyorlar. O zamanlar henüz Kürdistan yoktur ve Bekirin diyarı vardır. Selçuk Türkleri Kürdistan sözcügünü ilk kullananlardır.
İşkembeyi kübradan atmak kolaydır, yazıları c/p yapmak da kolaydır. Ama c/p ler sizi çok bilgili yapmaz. Onları biraz da tarih bilgisi ile doldurmak gereklidir.
Acaba Selçuh sultanı Sencer "sizin deyiminizle" olmayan insanları mı Kürt ve onların yaşadıkları yeri Kürdistan olarak tanımlamıştır.
Ayrıca Anabasis'in 10 binlerin dönüşünü de okumanızı öneririm.
saygılarımla
Türk olmanın üstünlük olduğunu en iyi propaganda edip, kafa tası ile türklerin kimler olduğunu dile getiren Nihal Adsız, kendi kafatası türk kafatası olmayınca çılgına dönmüş.. Sen yıllarca türk ırkı üstündür de sonra kendinin türk olmadığını anla... Gel de delirme...
TD sitesindeki en saçma konu bu olsa gerek.
Konuyu açan ve bu konuya destek verenlerden ricam, elinizi çekin de doğru bir şekilde değerlendirmeler yapılsın. Aksi halde pazarda limon satma durumundan bir adım öteye geçilmiyor.
akhenaton,burdakimse işine geldiği gibi kürdüm ya da türküm demez.Söylediğimiz şeyler de konuyla alakalı hatta yazıdan bir cümleyle ilgili.Daha nasıl alakalı olabilir.
Türkiye deki türk oranı ortada ozaman hepimiz çıkalım bu kişiler yaşasın ülkedeTürklüğe değil adam gibi ülkeye,ülke insanına sahip çıkmak lazım.Türkler türklüğüne sahip çıksın çağırısını yaparken bu insanlar hiç düşünmüyor mu karşı tavır olarakta kürtler kürtlüğüne sahip çıkacak.Bu kışkırtıcı bir laftan başka bir şey değildir,içi de bştur.Önce,bi insan olalım,nsanımıza sahip çıkalım.Türk miliyetçiliği yapıp kürtlerin ya başka bir milletin karşı tarafa geçeceğini hiç düşünmüyorsunuz.Kürtlerle ilgili söyledklerin resmi doğru.Fakat çözüm yolu beter.
AKHENATON
05-07-2008, 19:25
akhenaton,burdakimse işine geldiği gibi kürdüm ya da türküm demez.Söylediğimiz şeyler de konuyla alakalı hatta yazıdan bir cümleyle ilgili.Daha nasıl alakalı olabilir.
Türkiye deki türk oranı ortada ozaman hepimiz çıkalım bu kişiler yaşasın ülkedeTürklüğe değil adam gibi ülkeye,ülke insanına sahip çıkmak lazım.Türkler türklüğüne sahip çıksın çağırısını yaparken bu insanlar hiç düşünmüyor mu karşı tavır olarakta kürtler kürtlüğüne sahip çıkacak.Bu kışkırtıcı bir laftan başka bir şey değildir,içi de bştur.Önce,bi insan olalım,nsanımıza sahip çıkalım.Türk miliyetçiliği yapıp kürtlerin ya başka bir milletin karşı tarafa geçeceğini hiç düşünmüyorsunuz.Kürtlerle ilgili söyledklerin resmi doğru.Fakat çözüm yolu beter.
Gerçekler insanı acıtır.
Isıtıp ısıtıp kürt sorunu var denen ülkede alın kürt sorunu budur diyorum bende.
Devletin kuruluşunda mermiden korkmayan bir halkın temsicisi olarak her dönem emperyalizme hizmet etmiş vatan deyince dağlara kaçmış ,Halk tabakasına karşı çıkmak bu topraklar uğruna canını karşılıksız veren insanlara vefa borcumuzdur.
EN AZINDAN BENİM.
AKHENATON
05-07-2008, 19:26
Saygideger AKHENATON;
Bazi yazilarin ironi iceriginde yazildigini hatirlatmak isterim. Bence takiye, desteksiz atanin yaptigidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Deşifre olmak Ne kötü değilmi ?
Türkiye Türklerindir.
Akhenaton ben başka bir şeyden bahsediyorum farkındamısın.Bunun çözümü türkün türklüğüne sahip çıkması mı?
evrensel-insan
05-07-2008, 21:31
Saygideger AKHENATON;
Deşifre olmak Ne kötü değilmi ?-AKHENATON.
Yukarida, senden yaptigim alintida ne demek istedigini aciklarmisin?
Saygilarimla;
evrensel-insan
kandahar
06-07-2008, 00:09
Kürdistan ismi tarihte kullanılmış olabilir; ancak iki nokta hayati. Birincisi bu bölge bugünün Kürtçü ve emperyal haritalarında gösterilen alanları mı ifade etmektedir; çünkü bu kimselere göre bütün Doğu Anadolu hatta Akdeniz'in bir kısmı da Kürdistan ve fakat tarihte kullanılan anlamıyla Kürdistan belli sınırları ya da bir devleti değil; Kürtler'in yaşadığı yer anlamında kullanılmaktadır. Yani arada yanlış bir analoji kuruluyo. Kaldı ki pekçok yere pekçok isim verilmiştir fakat kimi zaman verilen isim bir milleti ya da çoğunluğu da ifade etmemektedir; örneğin Kuzistan, Belucistan gibi coğrafi bölgeler vardır ama ne Kuzlar ne de Beluclar yoktur; verilen bölgelerin halkı Fars ve Türkler'den ibarettir.
Ayrıca Kürdistan denen yerin Kürtçü haritalarda gösterilen bölgelerin Ermeniler'in Ermeni haritası olarak gösterdikleri yerle çelişmeleri durumu yok mu? Ermeniler'in 6 vilayeti arasında kaçı Kürtler'in Kürt şehri dediği yerlerle çakışıyor eğer arada bir çakışma varsa ki var, bu durumda ortada gene bir yalancı yok mu, Ermeniler mi doğruyu söylüyor, yoksa Kürtler mi?
Son olarak; gördüğümüz gibi tarih uzun ve karışık çoğu zaman tutarlı olmayan bir süreç. Bir coğrafya üzerinde yüzlerce halk yaşamış olabilir fakat nihayetinde o coğrafya orada güçlü olan ve sahiplenmiş olanındır. Bugün ABD nasıl Kızılderililer'in Mısır nasıl Kıptiler'in sayılmıyorsa Türkiye toprakları da Türkler'den başkasına ait değildir. İş eskilikle bitse (ki kimin eski olduğu da tartışmalı) Kürtler'in olduğu çoğu yerde de onlardan önce Asuri ve Süryaniler'in (Kürtler'in baskıları yüzünden yerlerinden yurtlarından olup evlerine el konan Süryaniler var ya, onlar işte) olduğu kesin. Yani velev ki Kürtler G.Doğu'nun kadim halkı olsun, bu bugün hiçbir şey ifade etmemektedir. Biz bu topraklar için savaştık ve sayısı milyonlarca can verdik bir bedel ödedik. Kürtler de bunu göze alabiliyorsa, yiğitlerse aynı bedeli öderler ve biz toprağımızı aldığımızdan ucuza verecek değiliz.;) Bunu herkes böyle bilsin, son nokta da budur, söylenen her şey ve yapılan bütün itirazlar da felsefe ve boş laf olmanın ötesine geçemez. Biz milyonlarca Türk genci buradayız, herkes aklını başına toplasın yoksa yarın biz yine burada olacağız fakat namusunu emperyalistlere, aklını Batılılar'a satmış olanlar burada olmayabilir, dikkat edin başınızın üzerindeki yumruğu kendi eylemlerinizle ağırlaştırdıkça ağırlaştırıyorsunuz, o yumruk bir inerse altında sinek gibi ezilirsiniz.
Bu başlıkta yazanların hiç biri Kürtlere toprak vermeyi savunmadı, hiç kimse Kürtlerin devlet kurmasını talep etmedi. Toprak ve devlet nereden çıkıyor anlamış degilim.
Bana bir tane bu yönde bir ileti gösterin ki ben de sizin yazdıklarınızı ciddiye alayım.
Şayet söyleyecek bir şeyiniz yoksa, tartışmanın içine girip berbat etme hekkını kimse size vermiyor. Bizler farklı şeylerden bahsetmeye çalışıyoruz ama ne yazık ki anlaşılmıyor.
Tmam kandahar silahlarınızı çekmişsiniz, bence burada çekmeniz yanlış olmuş, burada silahla külahla işimiz yok, bence siz doguya gidin ve kan ticaretinizi orada yapın.
Tahminim söyleyeceklerinizin sonuna geldiniz, öyle de kalın ve savaş borusunu bekleyin. Bizim savaş degil de barış diye bir derdimiz var.
saygılarımla
zeitgeist
06-07-2008, 04:27
türk-kürt kardeştir,halkların kardeşliği gibi söylemler bugüne kadar ne getirdi?
türkçülüğün sitenizde bu derece aşşağılanması beni gerçekten üzdü
ırkçılık adolftan öğrendiğiniz gibi ırkın üstün olması değil,yerini kabullenemeyen ırkın yücelmek için çabalama girişimlerini kapsayan bir ideolojidir...
milletimizin olması gereken konumun çok altında olması sebebiyle milletimizi yükseltmek adına yapılan girişimler ve fikirlerin neresi kötü?
diğer milletlerden nefret etme konusuna gelince...ırkçılık,milleti bir arada yaşayan aile olarak tanımlar.bunu kabullenip kürtlerle ve biçok milletle aile kavgamızın olduğunu neden kabullenemiyoruz?bir olup ilerlememizi engelleyenlere karşı neden savaşamıyoruz?
en önemliside bu,neden bir olamıyoruz..
AKHENATON
06-07-2008, 04:54
Akhenaton ben başka bir şeyden bahsediyorum farkındamısın.Bunun çözümü türkün türklüğüne sahip çıkması mı?
Senin neden bahsettiğinin farkındayım ikinci cumhuriyetçilerle kürtçülerin ucuz manevralarını yazarak aklınca konu sapıtnaya çalışıyorsun.
Tek Çözüm vardır ve bunu Mustafa kemel söylemiştir.Haaa nemidir bu ;
--"Türkiye Türklerindir." Atatürk
--"Kanini tasiyandan baskasina inanma!" Atatürk
fazla söze gerek varmı , gerisi sadece kürt takiyesi.
AKHENATON
06-07-2008, 04:56
Saygideger AKHENATON;
Deşifre olmak Ne kötü değilmi ?-AKHENATON.
Yukarida, senden yaptigim alintida ne demek istedigini aciklarmisin?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Yazı gayet açık ve nettir , anlayamıyorsan yazmayacaksın veya en başta ki yazıyı tekrar okuyup , amerikanın petrol bekçisi kürtlerin her savaştan kaçıp iş bölücülüğe geldimi ülkenin her değerine nasıl saldırdığını öğreneceksin veya öğreticez.
AKHENATON
06-07-2008, 04:57
Kürt takiyelerini bırakın ; Kürtler neden bu toprakları savunmaya gelince dağlara kaçıp, daha sonra bu toprakları savunana kurşun sıkıp biz eziliyoruz masalları anlatıyor onu açıklayın.
AKHENATON
06-07-2008, 05:07
Kızılbaşlara karşı Osmanlı’yı ve İslam’ı savunsunlar düşüncesiyle Kürt beyleri Diyarbakır’a getirildi.
Yoksa Selçuklular Anadolu’ya geldiklerinde karşılarında bir tek Kürt yoktu. Anadolu’da Kürt denen isim duyulmamıştı bile. Diyarbakır’ı da Mervanoğullarından aldılar. Akhenaton
Kürdistan sözcügü biz Türklerin icadıdır, başka bir yerde aramak gerekmiyor. Tarihi kayıtlara göre Kürdistan tanımlaması ilk defa Selçuk Sultanı Sencer zamanında kullanılıyor. Nasılki kabristan ölülerin toplu olarak bulundugu yer anlamına geliyorsa Kürdistan da Kürtlerin toplu olarak bulundugu yer anlamına geliyor.
Nitekim bundan evvel Selçuk Sultanları kendilerini "katli kefer vel müşrikin" olarak adlandırıyor ve Rum'un, Ermenistanın, Diyarbekirin ve Suriyenin Sultanı olarak görüyorlar. O zamanlar henüz Kürdistan yoktur ve Bekirin diyarı vardır. Selçuk Türkleri Kürdistan sözcügünü ilk kullananlardır.
İşkembeyi kübradan atmak kolaydır, yazıları c/p yapmak da kolaydır. Ama c/p ler sizi çok bilgili yapmaz. Onları biraz da tarih bilgisi ile doldurmak gereklidir.
Acaba Selçuh sultanı Sencer "sizin deyiminizle" olmayan insanları mı Kürt ve onların yaşadıkları yeri Kürdistan olarak tanımlamıştır.
Ayrıca Anabasis'in 10 binlerin dönüşünü de okumanızı öneririm.
saygılarımla
konunun bir noktasından girerek kürtlere belirli bir soy veremezsiniz, şimdi bununla ilgili yazımı yazayım, Önce Kürt kelimesinin suan ki kürtlere aşt olmadığını zaman iiçinde asimile edilen ve Türklüklerini kaybeden vahşi Türklere ait olduğunu itiraf edip sonra söylem yapın, Kürt kelimesi tabiki Türklerin icadıdır, eski yazıtlarda vardır bu biraz kürtçülük dışında farklı şey okursanız zaten göreceksiniz.
İşkembeden sallamayın habire çok biliyorum edalarıyla , bunlar lise ytarih kitaplarında yazıyor.Ve kimlerin yazdığı belli, orta asyadaki kalıntılara bakın bakalım Kürtleymiş biraz öğrenin, tabi ki arabi farisiler tarafından asimile edilip bu özelliğini kaybetmesinden bahsetmiyorum, çıkış noktasını söylüyorum.
Selcuklu veya bir başkası kürdistan kelimesini kullanması kimse için bir anlam taşımaz, o bölgelerde yoğun yaşamışlardır o bölge öyle adlandırılmıştır.Bu kimseye özel hak verilmesi anlamı taşımaz.
size tavsiyem bilgilerinizi derinleştirin veya duygusallıktan kurtularak yazın.Duyguyla tarih ve millet oluşmuyor.
AKHENATON
06-07-2008, 05:13
Bu başlıkta yazanların hiç biri Kürtlere toprak vermeyi savunmadı, hiç kimse Kürtlerin devlet kurmasını talep etmedi. Toprak ve devlet nereden çıkıyor anlamış degilim.
Bana bir tane bu yönde bir ileti gösterin ki ben de sizin yazdıklarınızı ciddiye alayım.
Şayet söyleyecek bir şeyiniz yoksa, tartışmanın içine girip berbat etme hekkını kimse size vermiyor. Bizler farklı şeylerden bahsetmeye çalışıyoruz ama ne yazık ki anlaşılmıyor.
Tmam kandahar silahlarınızı çekmişsiniz, bence burada çekmeniz yanlış olmuş, burada silahla külahla işimiz yok, bence siz doguya gidin ve kan ticaretinizi orada yapın.
Tahminim söyleyeceklerinizin sonuna geldiniz, öyle de kalın ve savaş borusunu bekleyin. Bizim savaş degil de barış diye bir derdimiz var.
saygılarımla
Bu başlık altında kimse dürüst olamadı demek istiyorsunuz.Sizi gayet iyi anlıyorum fakat biz bu filmleri gördük artık.
Eğerki aksini iddia ediyorsanız başlık maddeeler halinde takiyeye girmeden istekleri yazın görelim , çünkü bu takiyeler sıkıyor artık.
AKHENATON
06-07-2008, 05:15
en önemliside bu,neden bir olamıyoruz..
bu saatten sonra bunun olamayacağını kürtlerde Türklerde gayet iyi biliyor , sorun itiraf edememekte.Ama en net ifade eden benim.
evrensel-insan
06-07-2008, 05:31
Saygideger AKHENETON;
19. yuzyildan kalan dusunceni cok guzel yaziya dokup; kendini, kendi gozlugunden aciklayabildigini gayet iyi anladim.
Unuttugun tek sey 21. yuzyilda oldugumuz ve milliyetciligin ayriliktan baska birsey getirmedigi icin tarihe karistigi.
Tabi 21. yuzyilda yasarsan. 19. yuzyilda yasamaya israr edersen de zaten yapacak bir sey yok.
Ben milliyetci olmadigimi zaten aciklamistim. Eger desifre bu diyorsan, kusura bakma bu konuda gec kaldin.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
06-07-2008, 05:37
Saygideger AKHENATON;
Lutfen, 19. yuzyildan kalma dusuncelerinle, ne turk ne de kurt toplumunu ozdeslestirme.
Senin bir kisi olarak, hic bir koken hakkinda karar verme hakkin yok.
Sadece kendi dusuncen olarak acikla ve kimseye de mal etme.
Saygilarimla;
evrensel-insan
zeitgeist
06-07-2008, 05:47
bu saatten sonra bunun olamayacağını kürtlerde Türklerde gayet iyi biliyor , sorun itiraf edememekte.Ama en net ifade eden benim.
Türkçülük bir ülküdür. Ülküler, milletlerin manevi gıdasıdır. Ülküsüz milletlerin en talihlisi dahi silik ve sönük kalmaya mahkumdur. Eğer bu millet talihli de değilse, onun sonucu yenilmek, ezilmek, hatta yok olmaktır.
Bir millet yükselme iradesini taşımazsa, kendine güveni olmazsa, başkalarını taklitten başka bir şey yapamazsa, geçmişiyle övünmezse, başkalarından üstün olmak istemezse, ülkü için ölümü göze alamazsa, savaştan korkarsa, o millet içinden çürümüş demektir.(H.Nihal Atsız'dan derledim)
peki ya bu uğurda çabalamak,millet olduğumuzun farkına varmak hiçmi birşey kazandırmaz?bu ümitsizlik niye..alıntı yapmak istemezdim fakat bu konuda aşırı duygusal yazacaktım şu saatte ve durumda..
kürt,kürtlüğünün farkında ya türk?
Senin neden bahsettiğinin farkındayım ikinci cumhuriyetçilerle kürtçülerin ucuz manevralarını yazarak aklınca konu sapıtnaya çalışıyorsun.
Tek Çözüm vardır ve bunu Mustafa kemel söylemiştir.Haaa nemidir bu ;
--"Türkiye Türklerindir." Atatürk
--"Kanini tasiyandan baskasina inanma!" Atatürk
fazla söze gerek varmı , gerisi sadece kürt takiyesi.
Demekki farkında değilsin akhenaton,ya da yanlış anlıyorsun.İkinci cumhuriyetçi dediğin liberallerle işim olmaz bunu çıkarmanda biraz komik geldi doğrusu.Kürtçü manevrasıda yapmadığıma eminim.Geriye tek bir seçenek kalıyor senin anlamamış olman.
AKHENATON
06-07-2008, 14:33
Saygideger AKHENETON;
19. yuzyildan kalan dusunceni cok guzel yaziya dokup; kendini, kendi gozlugunden aciklayabildigini gayet iyi anladim.
Unuttugun tek sey 21. yuzyilda oldugumuz ve milliyetciligin ayriliktan baska birsey getirmedigi icin tarihe karistigi.
Tabi 21. yuzyilda yasarsan. 19. yuzyilda yasamaya israr edersen de zaten yapacak bir sey yok.
Ben milliyetci olmadigimi zaten aciklamistim. Eger desifre bu diyorsan, kusura bakma bu konuda gec kaldin.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Milliyetçiliğin ayrılıktan ve eski bir ideoloji olduğunu bu ülkede kimler söyler şöyle bir bakalım ;
- Amerikan mandacısı second cumhuriyetçiler.
- Dinci yobazlar. (şeriatçi kısmı)
- Tarih boyunca devleti olmamış, kürtçüler. (Aslada olmayacak o ayrı konu)
Öncelikle sana tavsiyem dünya siyasi haritası ile felsefe tarihini yanyana alıp okuman.Belki o zaman dünyayı çözbilirisin.
Senin milliyetçi olman zaten imkansız , bana farisi milliyetçiliğimi yapacaksın. Böyle komik iddialarda bulunma.Bir devletiniz olsa dünyada en ırkçı millet siz olurdunuz.
Her neyse konumuza dönelim ;
Soru şudur ;
Kurtuluş savaşında dağlara kaçmış ve ingilizlerle işbirliği içine girmiş bir halkın bu topraklarda ne hakkı olabilir.
Bu topraklarda nefes alması bile Lütuf değilmidir. ?
Benim okudugum yıllarda Emin Oktay tarihi okutulurdu liselerde ve o tarihe göre de aynen sizin dediginiz gibi herkes Türk kökenli idi.:) Bunun ismi güneş dil teorisi idi ve biz bu saçmalıklarla yetiştik ama bunu da reddedebilecek duyarlılıga sahip olduk. Nitekim daha sonraki nesiller daha gerçekçi tarih anlayışına yöneldiler ve en azından insanlıgın kökeninin Türk oldugu safsatasına bir son verdiler.
Kürtler aslında Türktür söyleminin bugün için ne ciddiye alınacak ne de tartışılacak bir tarafı vardır. Bunun sonucu olsa olsa dünyadan ve bilimden tecrit olmaktır.
Bu başlıkta sorunun kökeni de öneriler de tartışıldı. Aslında tek bir çözüm vardır, o da sınırsız demokrasi. Demokrasinin ise tek bir anlamı vardır, askerin siyasete ve yönetime katılmaması ve bunun dışında bırakılması. Ülkenin askeri olarak degil sivil olarak sivil kurumlarla ve açık olarak yönetilmesidir.
İnsan haklarına dayalı, insanı temel alan, her türlü ırk, dil, din, cinsiyet eşitsizligini, ayrımcılıgını, belirleyiciligini reddederek tüm insanların insan olduklarından dolayı eşit oldugunu savunarak bunu fiiliyata geçirebilmek tek çözümdür ve demokratik çözümdür.
İnsanların analarından dogdukları dille egitim alabilmelerinin önünün açılması pek çok sorunun önünü keser. Demokratik yönetimin merkezden degil de yerelden ve yaşayan insanlarca kendi sorunları temelinde daha yakından bütüne tabii olarak gerçekleştirilmesi kavgaları önler.
Demokrasinin özgürlükler bazında üç ayagı oldu. Biri dine karşı laiklik mücadelesi, digeri feodallere karşı toprak mücadelesi, üçüncüsü ise milliyetler arasındaki her türlü ayrıma son verilmesi mücadelesi. Bunlar tüm olarak bir demokrasi kavramı içerisinde ele alınmadıgı müddetçe çözüm gerçekleemez ve de gerçekleşemiyor.
Bir insanın kendini Türk ya da Kürt olarak tanımlaması bir aidiyet sorunudur, bir kabul meselesidir. İnsanlar kendilerini ne olarak tanımlıyorlarsa o durlar. Milletler devletleri oluşturmadı, devletler zorunlu olarak milletleri oluşturdu ve bir milletin uyanışında ise ön şartlardan bir tanesi de başka milletlere duyulan düşmanlık oldu.
Kimseyi sen şu ya da bu kökendensin diye mahkum edemeyeceginiz gibi, sen şöyle ya da böyle hissediyorsun diye mahkum edemezsiniz. Demokrasi bu ayrımları, ya da kabulleri bir arada tutma sanatıdır. Bu ayrımlarla beraber bir arada durabilmektir. Bunun yolu ise yasak ve imhadan degil, tartışma ve gönüllü bir aradalıgın organlarını yaratmakla olur. Yaşam zaten ortak kabulün, bir arada yaşamanın dilini, tarzını, yöntemini kendiliginden geliştirecektir.
saygılarımla
zeitgeist
06-07-2008, 15:30
Türk olmanın üstünlük olduğunu en iyi propaganda edip, kafa tası ile türklerin kimler olduğunu dile getiren Nihal Adsız, kendi kafatası türk kafatası olmayınca çılgına dönmüş.. Sen yıllarca türk ırkı üstündür de sonra kendinin türk olmadığını anla... Gel de delirme...
Aksi halde pazarda limon satma durumundan bir adım öteye geçilmiyor.
ilk olarak Nihal Adsız değil,Atsız...ikinci olarak türkçülük türk ırkı üstün demek değil,türk olarak bulunduğumuz konumdan çok daha iyi yerlerde olmamız gerektiğini savunmak ve bugünkü durumumuzu kabullenmemek... Atsız bu durumu her fırsatta açık birşekilde açıklamıştır..
son olarak dünyadaki tüm ırkçılara yapılan bir iftiradır savunduğu ırka mensup olmadığını söylemek..(hitler avusturyalı,yahudi atatürk'e makedonyalı)
kulaktan dolma bilgilerine cevap vermek istemezdim,bilmediğin konularda yorum yapmak için acele etme,sabırlı ol öğrenmeyi dene...
Benim okudugum yıllarda Emin Oktay tarihi okutulurdu liselerde ve o tarihe göre de aynen sizin dediginiz gibi herkes Türk kökenli idi. Bunun ismi güneş dil teorisi idi ve biz bu saçmalıklarla yetiştik ama bunu da reddedebilecek duyarlılıga sahip olduk. Nitekim daha sonraki nesiller daha gerçekçi tarih anlayışına yöneldiler ve en azından insanlıgın kökeninin Türk oldugu safsatasına bir son verdiler.
Dilaver, bir yanlışın olmasın. Ben de Emin Oktay tarihi okudum. Türk milliyetçiliği yapıldığı doğru da Güneş dil teorisi ve insanlığın kökeninin Türk olduğu şeklinde bir bilgi verildiğini hatırlamıyorum.
Aklımda kalan Türklerin dünyanın en kadim milletlerinden ve uygarlıklarından biri olduğu ve anavatanlarının Orta Asya olduğu bilgileri.
İnsanlığın kökeninin Türk olduğu, Etrüsklerin, Sümerlerin, Kızılderililerin Türk olduğu iddialarını okuldan değil daha sonraları dışarıdan duyduk.
Yani, gittikçe düzelmedi, tersine saçmalaştı. Cumhuriyetin ilk yıllarında daha gerçekçiydi.
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=24607
Bu topraklarda güdülen her türden ırkçılık ve ayrımcılığa karşıyım.
Sayın zeitgeist biraz değinir gibi olmuş ama tam noktayı tutturamamış. Milliyetçilik diyince sonrasında gelen sözcükler ya kafatası ya da ırk oluyor. Milliyetçilik = Irkçılık oluveriyor birden. Ancak bu yanlıştır. Milliyetçilik, ırka bağlı bir olgu değildir. Birkaç etnisitenin ortak bir potada erimesi sonucu en baskın olanın da adını ve dilini vermesi ile olur "Millet" denen şey. Yoksa gerçekten de %9 olduğu söylenen Türk etnisitesini kim neden savunsun ?
Türksolu'nun Sol-Milliyetçilik tezine karşı çıkanların oturup Doğu Halklarının emperyalizme karşı verdikleri mücadeleyi incelemeleri lazım. Ne temeldeydi bu hareketler ? En basitinden kendi tarihimize bakacak olursak nasıl bir sonuçla karşılaşacağız ?
O çok kızılan Milliyetçiliğe karşı bakın Türkistan Komünist Partisi (TKP) Merkez Komite Üyesi ve milli komünizmin öncülerinden Turar Rıskulov ne demiş ? TKP'nin 3. Kongresinde;
“Doğru anlaşılmış milliyetçilik, halkın yüzyıllar boyunca geliştirdiği, örf, adet ve geleneklerine tezat oluşturmaz. Aksine inkılapçı mücadeleyi, Doğu halkları içinde çok daha güçlü kılar. Bizim burada yapmak istediklerimiz, her şeyden önce bu milliyetçiliğe dayanmalıdır. Yoksa başarıyı yakalayamayız.”
Bu görüşün benzerini "milli komünizm"in öncülerinden Galiyev, Nerimanov ve Vahidov da benimsemektedir. Ya Mustafa Suphi ? Üzülerek söylüyorum o da devrimci-milliyetçi çizgide bir yoldaştı.
Milliyetçiliğin bölücü olduğunu söyleyenler karşısına hemen enternasyonalizm gibi bir ütopyayı sunuyorlar o yüzden bunlar anlatıyorum. Devam edelim...
Milliyetçilik, inkılapçı (devrimci) mücadeleyi, Doğu halkları içinde çok daha güçlü kılar tezi: Mısır, Cezayir, Libya gibi Kuzey Afrika ülkesinde; Suriye, Irak Filistin gibi Arap ülkelerinde; Sun-Yat Sen liderliğindeki Çin, Vietnam, Laos, Kamboçya gibi Uzak Asya ülkelerinde; keza Latin Amerika'da da geçerliliğini göstermiştir.
Yani pratik hayatta düşünecek olursak emperyalizme karşı koyanlar her zaman Milliyetçi olmuşlardır. Enternasyonalizmin ise yaptıklarını Sovyet denemesinden, Yugoslavya'da Sırp Miloseviç katliamlarında, keza Bulgaristan'da yaşamış tanıklarımızdan gayet iyi biliyoruz !
Şimdi bir devrimciye daha sözü verelim. Neriman Nerimanov !
Ne diyordu Neriman Nerimanov: “… elbette, aleyhimde olanların dilleri ile ‘milliyetçi' adını kazanıyordum. Karşı tarafın milliyetçilik eğilimi oldukça, elbette diğer tarafında milliyetçi eğilimi olacaktır.”
Nerimanov burada “karşı tarafın milliyetçi eğilimi” demekle Sovyet Rusya'yı kastetmiş ve Ruslar milliyetçilik yaparsa Orta Asya Türk devletlerinin de buna karşın milliyetçilik yapacağını söylemiştir. Yani, Çarlık Rusyası'nın yıkımında Bolşeviklerin yanında olan Türk devletleri, milliyetçiliğe karşı olduğunu söyleyen Sovyet Rusya'nın bile milliyetçilik yaptığını söylemektedir. İlginç mi ? Hiç de değil...
Milliyetçiliğe karşı koyanlar, onu suçlayanlar önce yerine alternatif getirmelidirler ve tarihi gerçekleri iyi irdelemelidirler.
Saygılar
meaculpa
06-07-2008, 17:45
Bu başlık altında kimse dürüst olamadı demek istiyorsunuz.Sizi gayet iyi anlıyorum fakat biz bu filmleri gördük artık.
Eğerki aksini iddia ediyorsanız başlık maddeeler halinde takiyeye girmeden istekleri yazın görelim , çünkü bu takiyeler sıkıyor artık.
Bu başlık altında yazı yazan herkesi zan altında bırakman direkt olarak senin ne menem düşüncelerle yola çıktıgının acık kanıtıdr. Bu başlıkda kimse gizil emelleri altında konuşmadı, ha sen konuştu isen iişte orası da anca seni bağlar.
Vatan haini diye nitelemek istedğiniz insanlar sizden daha fazla bu vatana bağlılar. Bu ülkenin sınırlarının korunumunu ve de bu ülkede ortak zeminde her halkın demokratik şekillelerce yaşaması gerektiğini söyledik durduk. Her dile getirdigimiz cümleyi insan olabilmenin haklı çıkışlarına bağladık. Tahammulsüz zihniyetleriniz, daha neyin ne oldugunu anlayamamış durumda iken kalkıp da çözüm adına madde mi istiyor!
Güldürmeyin artık bu tahriklerinize !
Biz sizden herhangi bir açıklama istemiyoruz. Çözüm adına da birşey konuşma bahanesine millete laf sokup durmayın. Varsa söyleyecekleriniz insanları zan altında bırakarak değil , direkt olarak bunlar benim fikrimdir deyip yola çıkın, aksi halde asıl biz sizin takiyyelerinizi anlamak için kafa patlatacağız ! Gerçi şu noktadan sonra ortaya koyacagınız çözümlerde ancak düşüncelerinizin menemliği ve yaftalama arzularıyla paralel yansıyacaktır.
Konu adına ilgili operatörümüzü bu başlık altında takibata davet ediyorum. Yazdığım yazıların, bir başkası tarafından dürüstsüzlük olarak nitelendirilmesi için ben burda yazılar yazmıyorum yada hiçbirimiz böyle yaftalar için yazmıyoruz. Bu nedenle de herkes haddini bilmeli !
zeitgeist
06-07-2008, 18:10
bu kavram kargaşası neden hala yaşanıyor?
belirtmek isterimki artık batıda ve çoğu dünya ülkesinde milliyetçilik yurtseverlikle eş tutulmaktadır.eğer milliyetçilik,yurtseverlik kadar hafif bir kavramsa bir milletin yükselmesini istemek gibi ideolojileri içermiyorsa yada istediği (hain olan azınlıklarıda içinde barındıran)ülkesinin yükselmesiyse,milliyetçilik bizi kurtaramaz..
Nihal Atsız Türk'mü ki Türklüğü Nihal Atsız'dan öğrenelim.
Beyaz müslümanlar sayfa 204...
Buyrun sofraya..
Selamlar...
Bu başlık altında kimse dürüst olamadı demek istiyorsunuz. Akheneton
Dilaver arkadaşımızın yazısından, Akheneton'un algıladığı buymuş.
Herkes karşısındakini kendisi gibi algılar.Siz ne vermek isterseniz isteyin ,karşınızdakinin alabileceği algısıyla sınırlıdır.
Ben forumda yazan hiçbir arkadaşın takkiye yaptığını yada dürüst olmadığını düşünmüyorum.
Maalesef Kürt düşmanlığı ve irrasyonel şoven Türk milliyetçiliği bazı arkadaşlarımızın bu konuya mantıklı yaklaşmalarına engel olmaktadır.
Nasıl Türk'lerin içinde değişik görüşlerde insanlar varsa ,Kürt'lerin içinde de değişik görüşte olanlar vardır.
Bağımsız Kürdistan'ı savunanlar olabileceği gibi Türkiye Cumhuriyeti içinde çözüm arayışında olanlarda vardır.
Pkk karşıtı bir çok Kürt vardır,hatta Mhp içinde yer alanları bile vardır.
Bir milleti topyekün düşman görmek ve bunları tek tip ve düşman görmek ancak hastalıklı beyinlerin ürünü olabilir.
Ben Amerikan emperyalizmine karşıyım ,ama herhangi halktan bir Amerika'lı benim düşmanım değildir ta ki Abd emperyalizmi adına bana saldırıncaya kadar.
Sorun Kürt meselesi değildir.Sorun Türkiye'nin sorunudur.Sorun demokrasi sorunudur,sorun ekonomi sorunudur,sorun bağımsızlık sorunudur.
''Bu başlıkta sorunun kökeni de öneriler de tartışıldı. Aslında tek bir çözüm vardır, o da sınırsız demokrasi. Demokrasinin ise tek bir anlamı vardır, askerin siyasete ve yönetime katılmaması ve bunun dışında bırakılması. Ülkenin askeri olarak degil sivil olarak sivil kurumlarla ve açık olarak yönetilmesidir.
İnsan haklarına dayalı, insanı temel alan, her türlü ırk, dil, din, cinsiyet eşitsizligini, ayrımcılıgını, belirleyiciligini reddederek tüm insanların insan olduklarından dolayı eşit oldugunu savunarak bunu fiiliyata geçirebilmek tek çözümdür ve demokratik çözümdür.
İnsanların analarından dogdukları dille egitim alabilmelerinin önünün açılması pek çok sorunun önünü keser. Demokratik yönetimin merkezden degil de yerelden ve yaşayan insanlarca kendi sorunları temelinde daha yakından bütüne tabii olarak gerçekleştirilmesi kavgaları önler.
Demokrasinin özgürlükler bazında üç ayagı oldu. Biri dine karşı laiklik mücadelesi, digeri feodallere karşı toprak mücadelesi, üçüncüsü ise milliyetler arasındaki her türlü ayrıma son verilmesi mücadelesi. Bunlar tüm olarak bir demokrasi kavramı içerisinde ele alınmadıgı müddetçe çözüm gerçekleemez ve de gerçekleşemiyor.
Bir insanın kendini Türk ya da Kürt olarak tanımlaması bir aidiyet sorunudur, bir kabul meselesidir. İnsanlar kendilerini ne olarak tanımlıyorlarsa o durlar. Milletler devletleri oluşturmadı, devletler zorunlu olarak milletleri oluşturdu ve bir milletin uyanışında ise ön şartlardan bir tanesi de başka milletlere duyulan düşmanlık oldu.
Kimseyi sen şu ya da bu kökendensin diye mahkum edemeyeceginiz gibi, sen şöyle ya da böyle hissediyorsun diye mahkum edemezsiniz. Demokrasi bu ayrımları, ya da kabulleri bir arada tutma sanatıdır. Bu ayrımlarla beraber bir arada durabilmektir. Bunun yolu ise yasak ve imhadan degil, tartışma ve gönüllü bir aradalıgın organlarını yaratmakla olur. Yaşam zaten ortak kabulün, bir arada yaşamanın dilini, tarzını, yöntemini kendiliginden geliştirecektir.'' Dilaver
Dilaver arkadaşımızın yazdıklarına katılıyorum,çözüm ekonomik demokratiktir.
Bağımsız Demokratik Halk İktidarıdır.
kandahar
06-07-2008, 21:36
Peki bu dediğin Kürtler'e ekonomik ayrımcılık yapıldığı anlamına gelmez mi Aydoe amca?
Ekonomik demokrasi ırklar arasında zaten var, sınıflar arasında yok. Yani Kürtlere yönelik ekonomik bir ayrımcılık yok.
Peki bu dediğin Kürtler'e ekonomik ayrımcılık yapıldığı anlamına gelmez mi Aydoe amca?
Ekonomik demokrasi ırklar arasında zaten var, sınıflar arasında yok. Yani Kürtlere yönelik ekonomik bir ayrımcılık yok.
Sorun Kürt meselesi değil Türkiye'nin meselesidir demişim.
Türkiye'nin ayrımlara değil topyekün bir bütünleşmeye ihtiyacı var.
Bağımsız Demokratik Halk iktidarı derken ne demek istiyorum?
Halkın (işçi,köylü,emekçi,memur,öğretmen,küçük ve milli burjuva )var olan sistemi demokratik devrimle ele geçirmesidir.
Ülkemizde durum nedir?
Ülkemiz boyunduruk altında işbirlikçi sermaye egemenliğinde oligarşi ile yönetilen yarı sömürge bir devlettir.Halen oligarşi kendi içinde bir hakimiyet savaşı yaşamakta ve dinci oligarşi yönetimi tümüyle eline geçirme mücadelesi vermektedir.
Netekim 12 eylül 80'in ve ülkemizin şu anki duruma gelmesinin müessibi olan paşa resim çizmekte iken,ADD başkanı emekli paşa çetecilikten tutuklanmıştır.:)
Küresel sermayenin ülkemize biçmiş olduğu ılımlı islam modeli ve etnik ayrımcılığa dayalı parçalanma projesi BOP kapsamında uygulamadadır.
Ben ayrımcılık yapmıyorum ve her türlü ayrımcılığada karşıyım,üzerinde yaşadığımız toprak bizim yurdumuzdur.Ayrımcılık zaten emperyalizmin bize dayattığı senaryodur.
70 milyonluk ülkede 2-3 milyon kişi rahat yaşarken ,diğer insanlarımızın açlık sınırında ,her türlü insani haktan uzak yaşıyor olması ekonomik demokratik çözümü dayatmaktadır.
Kurulacak olan halk demokrasisinde hakça bir paylaşım olmalı üreten ve paylaşan bir ekonomik model oluşturulmalıdır.
Eşitlikçi ayrımcılık yapılmayan,çalışan üreten işsizlik ve gelecek korkusu olmayan bir toplum yaratmalıyız.
Böyle bir ülkede insanlar eşit haklara sahip vatandaş statüsünde olacak ve kendilerini özgürce ifade edebileceklerinden hiçbir ayrımcılığa gerek kalmayacaktır.
kandahar
06-07-2008, 22:59
Buna ben de katılıyorum zaten Kürtçülük'ten rahatsız olmanın baş sebeplerinden biri bu. Bunlarla uğraşmaktan asıl uğraşmamız gereken şeylerle uğraşamıyoruz.
Yurtseverlik üzerinde yaşadığın toprakları vatanını sevmek ve yurdun için iyi olanı istemektir.
Irkçılığa karşıyım,bir ırkın diğerinden üstün olduğunu idda etmek doğru değildir.
İnsan insandır her milletin içinde iyisi de kötüsü de bulunabilir.
Türkiye Cumhuriyeti Osmanlının küllerinden yaratılmıştır ve İmparatorluğun değişik etnik kökenlerini içermektedir.
Irkçılık anlamında Türkçülük yapıldığında bu halkın ayrımına hizmet eder ve ülkemiz için zararlıdır.
Vatandaşlık,yurtseverlik,Türkiye'lilik anlamında milliyetçilik yapılmalıdır.
Kafatası milliyetçiliği yapmaya kalkarsanız ,ülkemizde Türk'ler azınlık statüsüne girebilir:)
Aynı rahatsızlığı türkçülüğe gösterirseniz, sözleriniz anlam kazanır.
Selamlar.
kandahar
06-07-2008, 23:12
Benim Türkler üstün ırktır, öbür halklar aşağıdır vb. şeyler dediğimi gördünüz mü? Şunu da belirtmek isterim; bugün Türkçü dediklerinizin çoğu 30 yıllık teröre bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla önce Kürtçülük'e rahatsızlık göstermem doğaldır.
Benim Türkler üstün ırktır, öbür halklar aşağıdır vb. şeyler dediğimi gördünüz mü? Şunu da belirtmek isterim; bugün Türkçü dediklerinizin çoğu 30 yıllık teröre bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla önce Kürtçülük'e rahatsızlık göstermem doğaldır.
Kandahar turancılık herhalde ittihat ve terakkiden beri var, dolayısıyla türkçülük.
Hadi o zamanları geçelim, MHP milliyetçiliği ve türkçülüğünü nereye koyuyorsun.
Selamlar.
evrensel-insan
07-07-2008, 01:15
Saygideger AKHENATON;
Senin anlamak istemedigin konu cok acik.
Dunyada dogan her sahis, dogdugu ulke temelinde bir milliyet ustlenir. Dunyada milliyeti olmayan sahis yoktur.
Milliyetcilik ise kendi milliyetini, diger milliyetlerden ayirmak ve bu ayrimin savasini vermektir. Ben ne boyle bir ayrim yaparim, ne de boyle bir savas veririm.
Benim yaptigim, bugun dunyada olan ve kokensel temelde kendisini nasil tanitiyorsa tanitsin; iste o tanitimin farkina saygi gostermek.
Hele hele-ki bunu ben defalarca yazdim-Osmanli gibi milli kokende bir ayrimi olmayan bir mirasi devralan TC acisindan ve anadolunun kokensel farkliliklarini ortaya koyma ve koyanlara saygi gosterme acisindan, bu tarihi gercegi gormemezlikten gelmek ve tek duze bir kokene indirmeye calismak; hem beyhudedir hem de anadolunun cok sesliligine yapilmis bir haksizlik ve saygisizliktir.
Bir TC vardir ve bu TC kendi icindeki bu farkliliklarla birlikte beraber ve bir butun icinde uniter olarak yasamalidir. Yasayabilmeside kendi farkliliklarini, kendisinin fark edip; bu farklara gereken saygi ve hakki tanimasindan ve birbirine grift olmus bu fark butunlugunu farklarini koruyarak savunmasindan gecer.
Siz benim dusuncelerimi kendi milliyetci alginizla istediginiz etikette algilayabilirsiniz. Ama goruyorum ki, benim yazdiklarimi algilayamayacak kadar kor bir milliyetci bakis aciniz var.
Onemli degil; sizde bir gun farkin farkina varirsiniz, umarim bu varis ta sizin farkinizin tehlike yasamasiyla gerceklesmez. Cunku o zaman is isten gecmis olur zaten.
Saygilarimla;
evrensel-insan
yazık ya yazık...haLa sen kürtsün ben türküm tartışması..ya ben ermeni oLsam noLacak,yunan oLsam noLacak,acem oLsam noLacak ? hiç kürt öLmese hiç savaşmamış diyecektin..700 tane öLmüşte bari kurtarmışLar paçayı senin eLinden ! nasıL bir düşüncedir haLa anLayamıyorum.. AfrikaLıLar istanbuL'u uyuşturucu mabedi yapmış onLara ırkçıLık yapmıyorsun ama ?!?!? kahroLsun AfrikaLıLar demiyorsun...kürtçe müzige basbas bağırarak karşı çıkıyorsun ama ÖZENTİNİN KRALI oLan(ingiLizce-aLmanca,fransızca-her neyse artık) hip-hop vs vs müzikLerine ses çıkarmıyorsun..bu mu vatanseverLik? şimdi sen beni kürtçü oLarak aLgıLayacaksın ama ben yunan da oLsa ermeni de oLsa köküne bakmadan sever-sayarım..eski sağLık bakanLarından osman durmuş'u hatırLattın bana AKHENATON...YaLova'da ki depremzedeLere yunanistan'dan kan geLiyormuş; adamda ki kafatasçıLığa bakar mısın ya, "ben miLLetime yunan kanı verdirtmem!"(ve bu adam Türkiye Cumhuriyeti SAĞLIK BAKANI! Hipokrat yemini etmiş bir DOKTOR) türk ya,miLLiyetçi ya arkadaş..bunLarı gördükçe maraş,çorum,sivas katLiamLarını hatırLıyorum ve 50 yıL önce neyse yine aynıdır diyorum kafatasçı zihniyet...ne hitLermiş ya! adam bi kitap yazmış herkesi hayran bırakmış kendine :@ ona duydugnuz hayranLık kadar keşke Lenin'e,Marx'a,EngeLs'e,Politzer'e hayranLık duysaydınız..KEŞKE..
saygıLarımLa...
AKHENATON
07-07-2008, 03:10
Bu topraklarda güdülen her türden ırkçılık ve ayrımcılığa karşıyım.
konuyla ilgili çok açıklayıcı bilgi vermişsiniz teşekkürler, sünni idare yazılan tarihte böyle diyor ,
peki ya sonuç : musul gitti.
AKHENATON
07-07-2008, 03:14
Yurtseverlik üzerinde yaşadığın toprakları vatanını sevmek ve yurdun için iyi olanı istemektir.
Irkçılığa karşıyım,bir ırkın diğerinden üstün olduğunu idda etmek doğru değildir.
İnsan insandır her milletin içinde iyisi de kötüsü de bulunabilir.
Türkiye Cumhuriyeti Osmanlının küllerinden yaratılmıştır ve İmparatorluğun değişik etnik kökenlerini içermektedir.
Irkçılık anlamında Türkçülük yapıldığında bu halkın ayrımına hizmet eder ve ülkemiz için zararlıdır.
Vatandaşlık,yurtseverlik,Türkiye'lilik anlamında milliyetçilik yapılmalıdır.
Kafatası milliyetçiliği yapmaya kalkarsanız ,ülkemizde Türk'ler azınlık statüsüne girebilir:)
sayın aydoe konumuz savatan kitleler halinde silahlarıyla birlikte kaçan kürtler.
daha sonra bu kürtler bir bakıyorsunuz düzenli bir güç oluşturuveriyor ve musul kerkük elimizden gidiyor.
Tc ordusundaki firarlarla ilgili belgeler net ve açıktır.savaştan kaçan ve bu ülkenin kuruluşunda asli unsurların içinde kürtlerde vardı demek , ölen insanlarımza karşı saygısızlıktır.
Bir kişide çıkıp gerçeği itiraf edemedi.
AKHENATON
07-07-2008, 03:16
Saygideger AKHENATON;
Siz benim dusuncelerimi kendi milliyetci alginizla istediginiz etikette algilayabilirsiniz. Ama goruyorum ki, benim yazdiklarimi algilayamayacak kadar kor bir milliyetci bakis aciniz var.
Onemli degil; sizde bir gun farkin farkina varirsiniz, umarim bu varis ta sizin farkinizin tehlike yasamasiyla gerceklesmez. Cunku o zaman is isten gecmis olur zaten.
Saygilarimla;
evrensel-insan
dostum konu hakkında yazınız ;
Kürtler bu ülkenin kuruluşunda asli unsurmudur değilmidir, konuları çekmeyin.
AKHENATON
07-07-2008, 03:18
yazık ya yazık...haLa sen kürtsün ben türküm tartışması..ya ben ermeni oLsam noLacak,yunan oLsam noLacak,acem oLsam noLacak ?
saygıLarımLa...
ne oldu işinize gelince ülkede kürt sorunu var , ermeniler kesildi diye davulu elinize alıyorsunuz , yalanlarınız ortaya çıkıncada hümanist maskenizi takıyorsunuz , güldürmeyin beni..:D:D:D
zeitgeist
07-07-2008, 03:40
iceman neler yazmışsın sen öyle...
türkçü dediğin kürdü sevmez istanbulda uyuşturucu satan afrikalıya aşıktır zaten...
türkçü dediğin hitler hayranıdır da leninle marx a düşmandır...
türkçü dediğin sivas katliamınıda savunur..
senaryoyu kendin yazıp kendin oynamışsın...senaristliğinde oyunculuğun kadar berbat...
evrensel-insan
07-07-2008, 03:42
Saygideger AKHENATON;
Eger kurtulus savasindan, canakkale savasindan bahsediyorsan; bu savas osmanli mirasinin milliyetci olmayan herturlu kokenini barindiran anadolunun ortak savasidir.
Bu savasta yer alan herkes-bugun kendisini nasil tanimlarsa tanimlasin-bu savasin kazanilmasinda pay sahibidir.
Bu ortak yapiyi ve basarisinin milli bir temel ayrimina tasimak; bu savasa katilipta canini vermis vatandaslarin bugunku nesillerine yapilan en buyuk haksizlik ve saygisizlik olur.
TC, ANADOLUSUNUN HER TURLU KOKENSEL YAPISININ BIRLIGI VE BUTUNLUGU TEMELINDE VE ORTAK BIR AMAC UZERINE KURULMUS UNITER BIR YAPIDIR.
BU YAPININ ICINDEKI FARKLAR FARK EDILMELI AMA AYRIMA TASINMAMALIDIR. ZATEN ISTENSEDE AYRISTIRILAMAZ. CUNKU AILE YAPISINA GIRMIS DUZEYDE BU FARKLAR GRIFTARDIR.
FARKLARI TANIMAK VE BU FARKLARIN-BIRIBIRINDEN AYRIMINI DEGIL; BIRINI DIGERINE USTUN KILMAYI DEGIL- UNITERLIGINI KORUMAK.
ISTE TEK DUZE MILLIYETCI OLMAYAN BAKIS ACISI BUDUR.
BU BAKIS ACISI BIR ISTEK DEGIL;
ANADOLUNUN TARIHSEL YAPI VE BIRIKIMINDEN MIRAS KALAN BAKIS ACISIDIR.
ANADOLUDA TEK DUZE-HANGI TEK OLURSA OLSUN-MILLIYETCI ANLAYIS-HALA UGRASILMASINA RAGMEN-YERLESTIRILEMEMIS VE YERLESTIRILEMEYECEKTIR.
BU BEYHUDE CABA; HEM TARIHE, HEM BIRIKIME, HEM TECRUBEYE HEMDE BILINCE TERSTIR.
ABESTIR, MANTIKSIZDIR, HAKSIZLIKTIR VE SAYGISIZLIKTIR.
Saygilarimla;
evrensel-insan
kandahar
07-07-2008, 15:00
Sayın Evrensel Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale muharebelerinde savaşanların ezici çoğunluğu Türk'tür. Ordumuzda Ermeni subay bile vardır ve hatta daha ileri gideyim; Kuva-yı Milliye çetelerinden birinde bir zenci reis vardır. Bu gibi istisnalar yüzünden Afrikalılar ya da Ermeniler nasıl kurucu unsur sayılamazsa nüfusları ile kıyaslandığında savaşta sayıları ve oranları neredeyse istisnai olan Arap, Kürt, Boşnak gibi unsurlar da kurucu sayılamaz. Buna rağmen Türkiye devleti bütün vatandaşlarına eşit haklar vermiştir ve kanunlar önünde tam eşitlik söz konusudur. Her türlü eşitliğe rağmen bununla da yetinmeyip bir de olmadığı halde "ben de kurucu unsurum" diye ortaya atılmanın hiçbir manası yoktur ve zaten vatandaşlık hakları ve hukuken eşitlik söz konusu iken bu tip söylemlerde art niyet, cehalet ya da kışkırtma dışında bir neden olması ihtimali yok gibidir.
AKHENATON
08-07-2008, 00:05
Saygideger AKHENATON;
Eger kurtulus savasindan, canakkale savasindan bahsediyorsan; bu savas osmanli mirasinin milliyetci olmayan herturlu kokenini barindiran anadolunun ortak savasidir.
Kürtlerden kurulu hamidiye tablası savaştan silahlarıyla birlikte kaçmış bu kaçan vatandaşlar daha sonra şeyh said ayaklanmasında silahlarıyla birlikte ortaya çıkmış ve TÜRK Cumhuriyeti Musulu kaybetmiştir.
Bununla ilgili her türlü bilgi ve belge dünya üzerinde mevcut o yüzden fazla atmayalım
Bu savasta yer alan herkes-bugun kendisini nasil tanimlarsa tanimlasin-bu savasin kazanilmasinda pay sahibidir.
Bu ortak yapiyi ve basarisinin milli bir temel ayrimina tasimak; bu savasa katilipta canini vermis vatandaslarin bugunku nesillerine yapilan en buyuk haksizlik ve saygisizlik olur.
inönü savaşlarında galibiyete kesin gözüyle bakan ermeni ve rumlar yunan ordusuna kaılarak, yunan ordusunun sayısal değerini kat kat arttırmışlardır.
Lütfen işimize geldiğinde , herkes kardeş işimize keldiğinde Türkler baskıcı söylemlerini bırakarak vatandaşın bize sıktığı kurşuna endeksklenelim.
[QUOTE=evrensel-insan;116442
TC, ANADOLUSUNUN HER TURLU KOKENSEL YAPISININ BIRLIGI VE BUTUNLUGU TEMELINDE VE ORTAK BIR AMAC UZERINE KURULMUS UNITER BIR YAPIDIR.
[/QUOTE]
üniter yapılar , çoklu millet/halk yapısı üzerine insaa edilmezler, kaldı ki böyle bir sistemde dünya üzerinde kalabilen yoktur.
Bu ülkenin asli unsuru kursunun önüne çıkandır , dağa kacan veya karşı tarafa katılan değil.Bu gerçeklik bu topraklarda yaşıyorlar olmasını değiştirmez.
Kaldı ki cumhuriyetin ilanı ve günümüze kadar gelen süreçte aynı davranışlar devam etmiştir.Kimse çıkıpta suna buna baskı yapılıyor söylemleri yapamaz. bu ülkenin kürtleştirme sorunu vardır.
Peki nedir bu kürtleştirmedeki amaç ?
sevr çizgisinde ; meclisin kurulmasıyla kürt yönetimlerin meclisten istekleri ; yeni bir oluşuma gidilmek istenmesidir.
Bugün kürtçü-islamcı akp bu plan doğrultusunda çalışsada son sözü biz söyleriz.
AKHENATON
08-07-2008, 00:07
Sayın Evrensel Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale muharebelerinde savaşanların ezici çoğunluğu Türk'tür. .
hamdiye tabyası dünyada kaçma rekoru kırdı , kimlerden olusuyordu bu tabya ?:D:D
ne oldu işinize gelince ülkede kürt sorunu var , ermeniler kesildi diye davulu elinize alıyorsunuz , yalanlarınız ortaya çıkıncada hümanist maskenizi takıyorsunuz , güldürmeyin beni..:D
nden cımbızLıyorsun sevgili AKHENATON :) gerisini de yazsana...ne yaLanıymış? YıLbaşında Taksimde turistLeri TACİZ eden (tacizden de öteye giden) insan!!! müsvetteLeri de mi senin tabirinLe dagdan inme kürtLerdi ??asıL sen güLdürme beni :D hayır şunu anLamıyorum neden bu düşmanLık? neden terör örgütüyLe bütün kürtLeri aynı kefeye koyuyorsun? (onu demeye getiriyorsun açıkça) tekrar tekrar söyLüyorum BEN KÜRTÇÜ DEGİLİM!! ama ırkçı da değiLim! tamam onLar mezopotamya ya gitsinLer bizde orta asya ya döneLim..kabuL mu?
saygıLarımLa
iceman neler yazmışsın sen öyle...
türkçü dediğin kürdü sevmez istanbulda uyuşturucu satan afrikalıya aşıktır zaten...
türkçü dediğin hitler hayranıdır da leninle marx a düşmandır...
türkçü dediğin sivas katliamınıda savunur..
senaryoyu kendin yazıp kendin oynamışsın...senaristliğinde oyunculuğun kadar berbat...
? bunu herkes biLir yazar söyLer sevgiLi zeitgeist ?? anLayamadım ne demek istedigini ?
zeitgeist
08-07-2008, 01:33
ülkemizde zaten bir avuç türkçü var nereden biliyosun türkçülerin bu şekilde davrandıklarını...kendi kafanda oluşturduğun türkçü tablosuna saldırıyosun,kendi senaryona
ümmetçi,adi,şovanist gibi tasvip edilmeyen özellikleri bulunan ülkücülerle türkçülerin karıştırılması kadar tepemi attıran birşey yok...
neden ülkemizde türkçüler vebalı muamelesi görürler,neden medya her fırsatta yerden yere vurur...
türkçü kimdir,ne düşünür,ne yapar..ve en önemlisi eleştirenler haklarında ne bilir
evrensel-insan
08-07-2008, 04:06
Saygideger AKHENATON;
Osmanlida ve anadolu'da milliyetcilik hangi tarihte baslamistir? Baslayan milliyetcilik yada milliyetcilikler nedir?
Milliyetcilik baslamadan once, toplumu hangi milliyetle tanimlarsiniz?
Su cok bahsettiginiz belgelerinizi tarihleriyle ve kaynak gostererek ortaya koyun gorelim.
Sizce kurt kokeni varmidir, yokmudur? Varsa; ne zaman ortaya cikmistir? Osmanlidami? TC'nde mi? Yoksa; olmayan bir kokenin savaslara katildigini nasil ortaya koyarsiniz, hangi temele ve veriye dayanarak?
Turklerin, kurtlestirilmesi nedemektir? Nerede, nezaman ve kimler tarafindan baslatilmistir? Neden kurt kokenli vatandaslari, turk kokenlilerden ayirmak gibi bir dusunceniz var? Ic ice gecmis iki kokeni, hangi temele veya veriye dayanarak ve nasil yapacaksiniz? Bunu yapmaktaki amaciniz nedir?
Buyrun, cevaplarinizi bekliyorum.
Saygilarimla;
evrensel-insan
galapagos
08-07-2008, 10:59
evrensel insan
ayırmak istemisşin sözüne takıldım
ayrılmak isteyen kürtlermi türklermi onu iyi düşünmelisin
bu sitede nezaman askerlikten kaçma yada türklüğü kürtlere karşı savunmada bir konu açılsa hemen karşı görüşler ortaya atılıyor bu sitede neden atatürk bölümü sabit küçük bir topikten ibaret merak eder dururdum ama kürtleri bu pervasız savunmalar insana ne düşüneceğini şaşırtıyor
dinlerden özgürlük grubuna sırf kürtleri ve vicdani reddi bazı üyeleri savunuyor diye geçmedim bu konu aydınlığa kavuşursa sevinirim
ülkemizde zaten bir avuç türkçü var nereden biliyosun türkçülerin bu şekilde davrandıklarını...kendi kafanda oluşturduğun türkçü tablosuna saldırıyosun,kendi senaryona
ümmetçi,adi,şovanist gibi tasvip edilmeyen özellikleri bulunan ülkücülerle türkçülerin karıştırılması kadar tepemi attıran birşey yok...
neden ülkemizde türkçüler vebalı muamelesi görürler,neden medya her fırsatta yerden yere vurur...
türkçü kimdir,ne düşünür,ne yapar..ve en önemlisi eleştirenler haklarında ne bilir
ben özeLLikLe türkçü! diye bir tabir kuLLanmadım bu 1...KurtuLuş savaşında kürtLer savaşmadı safsatasına inanan ve bu tezi savunanLara da benim tepemin tası atıyor bu da 2...kim savaştı bizimLe beraber güneyde ve güneydoguda? inkar etmesinLer yeter..hayran oLdukLarı osmanLının padişahı biLe bırakıp kaçmış ya daha ne diyeyim ki ben ?? kardeş kanıyLa abdest aLan bir ATA ! istemiyorum ben...ve türkLük buysa eğer,bununLa gurur duyuLuyorsa aLın kimLiğim de vatandaşLığımda sizin oLsun...(boşuna yazmışsın o kadar kitap sevgiLi UĞUR MUMCU.uyanmıyor haLkın haLa ne yazık ki ! ) kardeşçe yaşamak isteyenLeri nasıL oLurda hain iLan edersiniz haLa anLamış degiLim..nasıL bir bağnazLıktır bu?
saygıLarımLa
evrensel-insan
09-07-2008, 00:24
Saygideger galapakos;
ayrılmak isteyen kürtlermi türklermi onu iyi düşünmelisin-galapakos
Bu konuda dusunecek olan ben degilim. Eger yazimi dikkatli okuduysaniz, bu benim sordugum soruydu.
Ayrica benim bu konudaki yazilarimi da dikkatlice okursaniz, benim ayriliktan degil; farklarin farkina varilmasi temelinde, birlik, butunluk ve beraberligin uniter yapisindan bahsettim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
zeitgeist
09-07-2008, 02:17
ben özeLLikLe türkçü! diye bir tabir kuLLanmadım bu 1...KurtuLuş savaşında kürtLer savaşmadı safsatasına inanan ve bu tezi savunanLara da benim tepemin tası atıyor bu da 2...kim savaştı bizimLe beraber güneyde ve güneydoguda? inkar etmesinLer yeter..hayran oLdukLarı osmanLının padişahı biLe bırakıp kaçmış ya daha ne diyeyim ki ben ?? kardeş kanıyLa abdest aLan bir ATA ! istemiyorum ben...ve türkLük buysa eğer,bununLa gurur duyuLuyorsa aLın kimLiğim de vatandaşLığımda sizin oLsun...(boşuna yazmışsın o kadar kitap sevgiLi UĞUR MUMCU.uyanmıyor haLkın haLa ne yazık ki ! ) kardeşçe yaşamak isteyenLeri nasıL oLurda hain iLan edersiniz haLa anLamış degiLim..nasıL bir bağnazLıktır bu?
saygıLarımLa
"yazık ya yazık...haLa sen kürtsün ben türküm tartışması.."sözlerin kürtçülüğe değildir diye düşünüyorum...türkçülükten kastın apaçık...
kurtuluş savaşında tabiki kürt te savaştı...güzel bi tabirle bir avuç kürt...
sevdiğim bi sözüm vardır"iyi kürt,kürt değildir" diye...o yüzden kürtler savaşmamıştır diye genelleme bile yapabilirim...
"hayran oLdukLarı osmanLının padişahı" sözü de sanırım türkçülüğedir(çevirmezsin umarım bunuda)...soysuzlar imparatorluğuna hayran olan bir türkçüyle karşılaşmadım 23yıllık hayatımda...türkçülüğun ne olduğunu hala bilmediğini iddia ediyorum
boşuna söylemişsin o kadar sözü ATAM,boşuna yazmışsın bukadar kitabı ATSIZ,bu millet hala hainlerle dost olmaya uğraşıyor,nefret etmesinden geçtim haine saf bile tutuyor...
tabi türkeş'in "ne mozaiği uLan!" sözüyLe ne kadar hümanist oLdugunu da görüyoruz..Aziz Nesin usta hakLıymış.bunu şimdi daha iyi anLıyorum ! NobeL ödüLü aLmış bir edebiyatçıya HAİN diyen topLuLuktan başka ne bekLenebiLir ki ?
zeitgeist
10-07-2008, 02:17
anlamıyorum bu düşünceyi bu mantığı..."ne mozaiği ulan mermer mermer"lafının neresini eleştiriyorsun..mozaik,birbirinden farklı,ayrı renk parça,mermer de bir bütünse
bölünmez bir bütünüz yorumu çıkartamıyormusun...HAİN tabiri bu açıklamalarınla sanada yakıştırmam pek zor olmaz...adeta HAİN olmak için birbirinizle yarışıyorsunuz...bu ülkede Ermeniler, Çerkezler,Pomaklar, Boşnaklar,Abazalar,Arnavutlar,Kürtler,Lezgiler gibi birsürü etnik topluluk var...isterseniz kelle başı 10m2 den bölelim...
kandahar
10-07-2008, 03:06
tabi türkeş'in "ne mozaiği uLan!" sözüyLe ne kadar hümanist oLdugunu da görüyoruz..Aziz Nesin usta hakLıymış.bunu şimdi daha iyi anLıyorum ! NobeL ödüLü aLmış bir edebiyatçıya HAİN diyen topLuLuktan başka ne bekLenebiLir ki ?
Buram buram Türk nefreti kokuyor sözlerin. Yanlış mıyım?
AKHENATON
10-07-2008, 18:10
Saygideger AKHENATON;
Osmanlida ve anadolu'da milliyetcilik hangi tarihte baslamistir? Baslayan milliyetcilik yada milliyetcilikler nedir?
Milliyetcilik baslamadan once, toplumu hangi milliyetle tanimlarsiniz?
Su cok bahsettiginiz belgelerinizi tarihleriyle ve kaynak gostererek ortaya koyun gorelim.
Sizce kurt kokeni varmidir, yokmudur? Varsa; ne zaman ortaya cikmistir? Osmanlidami? TC'nde mi? Yoksa; olmayan bir kokenin savaslara katildigini nasil ortaya koyarsiniz, hangi temele ve veriye dayanarak?
Turklerin, kurtlestirilmesi nedemektir? Nerede, nezaman ve kimler tarafindan baslatilmistir? Neden kurt kokenli vatandaslari, turk kokenlilerden ayirmak gibi bir dusunceniz var? Ic ice gecmis iki kokeni, hangi temele veya veriye dayanarak ve nasil yapacaksiniz? Bunu yapmaktaki amaciniz nedir?
Buyrun, cevaplarinizi bekliyorum.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Öncelikle ben Osmanlı Holding A.Ş değilim ; Türküm yani Eşşek Türk , osmanlının kürtleri yanına alarak katlettiği Türk soyundan.....
Yazının başından beri , kaynak sunuyorum gidip araştırmayıp habire o ne bu ne yapıyorsunuz , konuyla ilgili Genel kurmayın 2 ciltlik çalışması ve aynı zamanda karabekir paşanın anıları mevcuttur.
Kürtçü-islamcı (46 dan beri ) bunları saklaması tarihi asla değiştirmez.
Osmanlıda kürt kökeni olması hiç bir şey değiştirmez , osmanlı ayrı bir devlet Türkiye Cumhuriyeti başlı başına ayrı bir devlet , Türklerin 600 yıllık esaretinin sonucudur.
Türklerin kürtleşmesinin ne olduğunu , tarihsel olarak biraz okursanız görürsünüz , işinize geleni görüp işinize gelmeme gibi bir hastalığınız var, Kürtçü Sünni idare konuştursa Hallaçoğlu arada bunları haykırma cesareti gösteriyor , Yavuz devrinden gelebilirsiniz konuya , bugün anadoludaki alevi-kürt denen kesim tamamen kürtleştirilmiş (korkudan) kısımdır. Bir kürdün alevi olabilmesi eşyanın tabiatına aykırıdır.Türk aleviliği , arap aliciliği ile uzaktan yakından alakalı olmayıp, saf Türk kültürüdür.
Benim Türk ve kürdü ayırma gibi bir endişem yok , bilirsiniz ki farklı ırklar çiftleşemez.:D:D
İç içe geçmiş iki toplum derken senelik Türk milleti ve kürt halkı arasındaki evlenme oranı yüzde 1 civarındadır.yani iç içe geçmeleri biraz zordur.
Ha bu söylemleri neden mi yapıyorum, Kastronun dediği gibi her dönem emperyalizmin maşası kürtlerden bi,r an önce kurtulup Türkleri özgür kılmak için.
AKHENATON
10-07-2008, 18:12
tabi türkeş'in "ne mozaiği uLan!" sözüyLe ne kadar hümanist oLdugunu da görüyoruz..Aziz Nesin usta hakLıymış.bunu şimdi daha iyi anLıyorum ! NobeL ödüLü aLmış bir edebiyatçıya HAİN diyen topLuLuktan başka ne bekLenebiLir ki ?
Anadolu bir Türk mozağidir, kafanızdan anadolu tarihi bilmeden Türkler anadoluya 1071 de girdi farklı halklarla birleşti söylemi yapamazsınız,
önce tarih bilip, sonra saklanmış olduğunuz hümanizm maskenizi bir yana bırakacak mertçe dövüşeceksiniz.
işiniz gücünüz Türkü aşağılayan kişileri övmek , ve tarih sahnesindede bir adım öteye geçirmeyecez sizi.
Buram buram Türk nefreti kokuyor sözlerin. Yanlış mıyım?
yanLışsın arkadaşım! bende Türküm ama ırkçı bir Türk değiLim...Mustafa SuphiLer,NazımLar,DenizLer,MahirLer gibi bir Türküm..ve üLkemi türkeş gibi CIA e satmayan bir Türküm!!!! TunceLi-Hozat'da terörist kovaLadım 15 ay türk ve kürt kardeşLerimLe beraber ! umarım anLamışsındır ne demek istedigmi ?
saygıLarımLa
AKHENATON
11-07-2008, 00:11
yanLışsın arkadaşım! bende Türküm ama ırkçı bir Türk değiLim...Mustafa SuphiLer,NazımLar,DenizLer,MahirLer gibi bir Türküm..ve üLkemi türkeş gibi CIA e satmayan bir Türküm!!!! TunceLi-Hozat'da terörist kovaLadım 15 ay türk ve kürt kardeşLerimLe beraber ! umarım anLamışsındır ne demek istedigmi ?
saygıLarımLa
Benimde arabın kılıcı Türkeşle işim olmaz.Demokrasi denen illet karşısında daima Askeri yönetimleri desteklerim , baz çıkışım Roma' dır.
anlamıyorum bu düşünceyi bu mantığı..."ne mozaiği ulan mermer mermer"lafının neresini eleştiriyorsun..mozaik,birbirinden farklı,ayrı renk parça,mermer de bir bütünse
bölünmez bir bütünüz yorumu çıkartamıyormusun...HAİN tabiri bu açıklamalarınla sanada yakıştırmam pek zor olmaz...adeta HAİN olmak için birbirinizle yarışıyorsunuz...bu ülkede Ermeniler, Çerkezler,Pomaklar, Boşnaklar,Abazalar,Arnavutlar,Kürtler,Lezgiler gibi birsürü etnik topluluk var...isterseniz kelle başı 10m2 den bölelim...
bi BÖLME Lafıdır aLmışsınız ağzınıza sakız gibi..kimse böLünmeyi istemiyor..onu böLünmek isteyen kanı bozukLara söyLe! böLünmeden kavgasız bir şekiLde yaşamayı isteyenLere de hain diyorsan o senin düşüncendir saygı duyarım arkadaşım...siz göre Türk oLmayan haindir! bu mantıgı anLamıyorum bende..sen hain Lafını miLLiyetçi geçinen ve askere gitmemek için ne kadar miLLetvekiLi,üLkü ocagı başkanı varsa devreye sokan kansızLara söyLe..öyLe daha doğru oLur bence..asıL hain ABD yi üLkemden kovmaya çaLışan insanLarı işkenceden geçirenLerdir,darbe yaparak üLkemi 50 yıL geriye atan ve buna akLı basmayan generaLLerdir (gerçi darbe emri Washington'dan geLdi şaşırmamak gerek)..sen azınLıkLarı kovacagına,incirLik üssünden çıkıp adana merkeze geLip anamıza bacımıza sarkan,askıntı oLan ABD askerLerini kov..tabii ki sıkıyorsa ! onLarı kovmak için uğraşan insanLarı copLayan zihniyeti savunma...
saygıLarımLa
Demokrasi denen illet karşısında daima Askeri yönetimleri desteklerim
ilginç bunu biraz açmanızı rica edecegim. Bunun anlamı demokrasi ile işim olmaz olabilir mi. Bu demokrasiye tepkinin sizin düşüncelerinizle alakası ve ilişkisi nedir acaba. Darbeci oldugunuzu da iddia etmişsiniz. Bir yanda da Türkçülükten bahsediyorsunuz. Peki sizi baz alarak Türkçülük darbeciliktir denilebilir mi, diger Türkçüler buna ne der.
saygılarımla
evrensel-insan
11-07-2008, 01:51
Saygideger AKHENATON;
Ha bu söylemleri neden mi yapıyorum, Kastronun dediği gibi her dönem emperyalizmin maşası kürtlerden bi,r an önce kurtulup Türkleri özgür kılmak için.
-AKHENATON.
Yukaridaki cumleniz zaten dusuncenizi ve buna paralel olarak istemlerinizi cok acik ortaya koyuyor.
Size diyecegim tek sey, bir atasozunde gizli " pireye kizip yorgan yakmak" Umarim bu yakmak istediginiz yorgan, TC ve onun tum milli-dini kokensel yapisiyla icice gecmis ama yine de herseye ragmen birlik, beraberlik ve butunlugun uniter bir yapisinda yasama savasi verme dusunce ve davranisi olmaz ve degildir.
Ayrica amerikan idealizminin de zaten cabasi bu, Ortadoguda, israil ve ABD destekli bir "Kurdistan" yaratmak. Ustelik TC'nin butunlugunu ve uniter yapisini parcalayarak.
Umarim, sizin gibi dusunenler Turkiye de idareyi ele almazlar. Mazallah, bu gerceklesirse, belki sizin ruyalariniz gerceklesir ama; buda anadolu tarihi kulturunun, birikiminin ve tecrubesinin sonu olur. Insaallah bunun bilincindesinizdir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
galapagos
11-07-2008, 02:49
demokrasi?
kime demokrasi terörü kullanıp birşeyler elde etmeye çalışanamı demkorasi?
bu demokrasi lafını nedense silahı elinden düşürmeyen dinciler ve ayrılıkçı kürtler ağızına pelesenk etmişler demokraside demokrasi var işte demokrasi yokmu senin istediğin demokrasi nedir ben çok merak ediyorum doğrusu dilaver
zeitgeist
11-07-2008, 03:56
"bi BÖLME Lafıdır aLmışsınız ağzınıza sakız gibi..kimse böLünmeyi istemiyor..onu böLünmek isteyen kanı bozukLara söyLe! böLünmeden kavgasız bir şekiLde yaşamayı isteyenLere de hain diyorsan o senin düşüncendir saygı duyarım arkadaşım...siz göre Türk oLmayan haindir!"
ben ağzıma "bölme" lafını sakız etmişim,sense "halkların kardeşliği"...
peki"türk olmayan hain midir?"...ermenistandaki ermeni hain değil mesela,soysuzdur...
hainler içeridekiler...türkçülüğe savaş açmak türkün çıkarına,dolayısıyla türke savaş açmaktır..(türküm demişsin)bu yüzden hainmisin,kalın kafalımı anlamış değilim...
sürekli uyardığım konu,ümmetçi itçilerle,türkçülüğü karıştırmaman...çapulcu ülkücüleri savunma gereği hissetmiyorum
"Umarim, sizin gibi dusunenler Turkiye de idareyi ele almazlar. Mazallah, bu gerceklesirse, belki sizin ruyalariniz gerceklesir ama; buda anadolu tarihi kulturunun, birikiminin ve tecrubesinin sonu olur. Insaallah bunun bilincindesinizdir."
şahsım adına rüyam değil,kaçınılmaz bir gerçek...bu endişe bu korku neden?
evrensel-insan
11-07-2008, 05:28
Saygideger zeitgeist;
"Umarim, sizin gibi dusunenler Turkiye de idareyi ele almazlar. Mazallah, bu gerceklesirse, belki sizin ruyalariniz gerceklesir ama; buda anadolu tarihi kulturunun, birikiminin ve tecrubesinin sonu olur. Insaallah bunun bilincindesinizdir."-e.i.
Yukaridaki yazim, Turkiye'nin uniter yapisini bolmek isteyenlereydi. Korkum da anadolunun parcalanma tehlikesi. Sence boyle bir tehlike yokmu? Yani sevr'e donus cabasi.Ya da bu endise kacinilmazmi? ve neden? Aciklarsan sevinirim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarını Türk-Kürt diye ayırmak hiç hoş değil ama işi buraya getiren Kürtler. Dünyanın en güclü devleti Amerika diyoruz ama aslında Amerika Birleşik Devletleri, yani içinde BİRLEŞİK kelimesi var. Kanada derken hangi Irkı kasdediyoruz, Yüzlerce ırk, ağırlıklı ingiliz fransız alman ve diğer avrupalılar, herkesin gıpta ile baktığı ülke Avustralya, hangi ırktan, yüzlerce ırktan insan. Önemli olan ayrılmak değil, bir arada bir bütün olarak yaşayabilmek, birlik GÜÇ verir. Ama gelde anlat Kürtçülere. Boşuna milliyetçiyiz yerine, biz ULUSALCIYIZ demiyoruz. Ayrılmak istiyorlarsa bizde üzerimize düşen görevi kanımızın son damlasına kadar yerine getiririz. Ama Kürt-Türk ayrımı kulağa hiç hoş gelmiyor.
"bi BÖLME Lafıdır aLmışsınız ağzınıza sakız gibi..kimse böLünmeyi istemiyor..onu böLünmek isteyen kanı bozukLara söyLe! böLünmeden kavgasız bir şekiLde yaşamayı isteyenLere de hain diyorsan o senin düşüncendir saygı duyarım arkadaşım...siz göre Türk oLmayan haindir!"
ben ağzıma "bölme" lafını sakız etmişim,sense "halkların kardeşliği"...
peki"türk olmayan hain midir?"...ermenistandaki ermeni hain değil mesela,soysuzdur...
hainler içeridekiler...türkçülüğe savaş açmak türkün çıkarına,dolayısıyla türke savaş açmaktır..(türküm demişsin)bu yüzden hainmisin,kalın kafalımı anlamış değilim...
sürekli uyardığım konu,ümmetçi itçilerle,türkçülüğü karıştırmaman...çapulcu ülkücüleri savunma gereği hissetmiyorum
"Umarim, sizin gibi dusunenler Turkiye de idareyi ele almazlar. Mazallah, bu gerceklesirse, belki sizin ruyalariniz gerceklesir ama; buda anadolu tarihi kulturunun, birikiminin ve tecrubesinin sonu olur. Insaallah bunun bilincindesinizdir."
şahsım adına rüyam değil,kaçınılmaz bir gerçek...bu endişe bu korku neden?
sen önce idoLün oLan mehmet güL gibi davranmayı,hakaret etmeyi bi kenara bırak önce..Adam gibi tartışıyoruz şurda ! :@ sana göre türk oLmayan=hainse benim içinde türkçü=kafatasçı,ırkçıdır..bu da benim görüşüm..anadoLu haLkı kabuLLenmesede direnişçidir,devrimcidir (KurtuLuş savaşından bahsediyorum,şimdiki haLk 100 tane anti-depresan hapı aLmış gibi uyuyor zaten ! ) gerçi kime Laf anLatıyorum ki..sana Nazım usta'nın dizeLEriyLe cevap verecegim artık
!Dört nala gelip uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket BİZİM!!!!!!!!!!!!!...
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine...
tekrar tekrar söyLüyorum bende ben ve benim gibi düşünen niceLeri BÖLÜNMEK istemiyoruz..insanLarın kimLigine bakıLarak davranıLmasını istemiyoruz...ırkçıLıkta istemiyoruz ayrıca ! ABD yi istememek,üLkemi peşkeş çekenLere karşı oLmak hainLikse bende en az Nazım kadar HAİNİM evet...
saygıLarımLa
Hiç mi kürt arkadaşınız, komşunuz yok.
II. Dünya Savaşını da kürtler çıkardı.
Ortada yanlış giden birşeyler varsa bundan kimse tek başına sorumlu değildir.
Benim anlamadığım uygar insanların dakka başı kürtleri düelloya davet etmesi, aslında iyi de oluyor böyle yazmanız beni mumla arıyorlar.
Kürt milliyetçiliğide rezildir, türk milliyetçiliğide rezildir dediğim zaman kürtler kültürel haklar peşinde deniyordu, türkler türkiye milliyetçiliği yapıyor deniyordu.
Milliyetçiliğe, şiddete, teröre karşı olduğunuzun, barış istediğinizin, kalınca altı çizilmezse böyle tartışmalar karşılıklı suçlamalardan ileriye bir santim gitmez.
Selamlar.
zeitgeist
12-07-2008, 03:12
evrensel-insan:
güzel bir noktaya değinmişsin...elbette Türkiye hakkında endişelenecek yığınla sorun var...akbabalar ve çakallar ayakta durmakta güçlük çeken canlı etrafında toplanmakta ve pastadan paylarına düşeni almak için beklemektedirler...kimdir bu akbabalar?
"ayrılıkçı etnik milliyetçiler, anayasadaki vatandaşlık bağı ile bağlanan herkesin türk kabul edilmesi maddesine karşı olup etnik kimlik ile temsil hakkı istemekte.
dine dayalı devlet isteyenler ise ulus veya millet yerine ümmet olmayı istemekte ve özellikle laiklik kavramını kendilerince yorumlamaya çalışmakta"
en büyük sorun ise kurucu unsur olan büyük Türk milletinin bu kavgalara kayıtsız kalması,yönetimi eline alan Türkü hiçe sayan,satıcı siyasilere sesini çıkarmamasıdır..
bu çakallar,artık sokaklarda ve üniversitelerde rahatca propaganda yapabilmekte ve Türkiye için açık bir tehdit olduklarını göstermektedirler...TÜM BUNLARA
çözüm için,demokrasi hikayeleriyle vakit kaybedilmemeli,
,Türk milleti "halkların kardeşliği" masallarından uzaklaşmalıdır..
VE ARTIK
zaman,pastanın tamamını sahiplenme zamanı...
zaman,başımıza dert,belimize kambur olan çakalları defetme zamanı...
zaman,artık bir olma zamanı...
evrensel-insan
12-07-2008, 03:31
Saygideger zeitgeist;
zaman,artık bir olma zamanı... zeistgeist.
Iste kilit nokta da bu cumle. Bunun yerine gelebilmesi icin de anadolonun cok sesli milli-dini kokensel yapisinin birikimi tecrubesi ve bilinci gerekiyor.
Ne tutrk milliyetciligi, ne de kurt milliyetciligi veya herhangibir baska milliyetcilik; tek basina bunu basaramaz. Ustelik kendi farkini one cikarir ve digerlerinden ustun kilarsa da basaramaz.
O zaman, her farkin, diger farki kucakladigi, bir birlik ve beraberligin, uniter bir yapi altinda kurulmasi zamani. Herkesin ortak ve butun bir Anadolu icin birlesmesinin zamani.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
12-07-2008, 03:39
Saygideger vgm;
Milliyetçiliğe, şiddete, teröre karşı olduğunuzun, barış istediğinizin, kalınca altı çizilmezse böyle tartışmalar karşılıklı suçlamalardan ileriye bir santim gitmez.-vgm
Yukarida, senden yaptigim alintinin altina, bende imzami atiyorum.
Saygilarimla;
evrensel-insan
zeitgeist
12-07-2008, 03:43
"sen önce idoLün oLan mehmet güL gibi davranmayı,hakaret etmeyi bi kenara bırak önce..Adam gibi tartışıyoruz şurda ! :@"
iceman,sen beni anlamadan biz seninle adam gibi tartışamayız...mhp'den herhangi bir siyasetciye ne güvenirim,ne kefil olurum...hele hele idolüm olacak kadar tepeye çıkartmayı bırak,şovenist kurtçuklara selam bile vermem...
"anadoLu haLkı kabuLLenmesede direnişçidir,devrimcidir"
en çok bu sözün hoşuma gitti...o yıllarda zonguldakta yaşayan bir çiftçi kurtuluş savaşına şu amaçla katılmış olabilirmi...
"ben geçimimi tarlamda ürettiklerimden sağlıyorum,eğer bu ülkeye emperyalist güçler hükmederse,emekcinin hakkını gözetmezler ve ben mahvolurum"
yada bir tüccar
"izmir limanını alan kapitalistler hukuka karşı gelerek benden fazla vergi talep edecek,önümü tıkayacaktır,bulunduğum topraklarda eşitlik lugattan kalkacak,bizlere para hükmedecektir,hayır hayır bu olmamalıdır"
evet,bu insanlar bunun için ölüme gittiler...peki sen buna inandınmı:D
bu savaş,sizlerin anlamakta güçlük çektiği,varlığını önemsemediğiniz "MİLLET"olmanın getirdiği sorumluluktur...bu insanlar sizlerin anlamadığı bir sebep yüzünden öldüler...
(ayrıca kabullenmek gerekirki millet kavramının dışında islamiyet bu savaşta atatürk tarafındanda kullanılmıştır...atam başka türlü türk milletini uyaramamıştır)
"TunceLi-Hozat'da terörist kovaLadım 15 ay türk ve kürt kardeşLerimLe beraber ! "
iceman doğruyu söyle be...dağlarda görse o terörist kovalayan kürt kardeşin,vururmuydu diğer kardeşini...
kandahar
12-07-2008, 04:04
Kandahar turancılık herhalde ittihat ve terakkiden beri var, dolayısıyla türkçülük.
Hadi o zamanları geçelim, MHP milliyetçiliği ve türkçülüğünü nereye koyuyorsun.
Selamlar.
İttihat ve Terakki özünde ve başlangıçta Osmanlıcı'dır. Nitekim Ermeni'den Yahudi'ye farklı ırklardan kabine üyeleri vardı Terakki hükümetinde. Türkçü eğilimin güçlenmesi 1. Dünya Savaşı esnasında ve sonrasında azınlıklardan görülen ihanetler olmuştur.
MHP de ırkçı bir parti değildir. MHP'ye üye pekçok Kürt vardır, hatta MHP'li Kürt vekiller de vardı. MHP Türkçü de değildir. Milliyetçidir. Türkçüler MHP'yi asla Türkçü saymaz. Ancak MHP'nin kültürel-pragmatist milliyetçiliğine bile tahammül edemeyecek kadar etnik milliyetçi ya da Türk düşmanı şahıslar basın-yayın organlarını doldurmuş olduğundan MHP'ye Faşist muamelesi çekilir. Yanlıştır, tutarsızdır. MHP'nin Kürtler'e karşı bir tek eylemini de gösteremezsiniz.
Bugün artık toplumsal temele yayılmaya başlayan bir gerçek ise "Kürt düşmanlığı"dır. Bunu da ne Terakki ile ne MHP ile özdeşleştirmek mümkündür. Bilakis MHP Türkiye'de Kürt düşmanlığının daha da hızlı artmasının önünde subaptır. Peki şimdiye dek toplumsal tabanı olmayan, birkaç koyu Türk ırkçısı tarafı dışında kimse tarafından dillendirilmeyen "Kürt düşmanlığı" nereden geliyor? Benim tarihin ve toplumsal olayların seyrinden gördüğüm; Kürt düşmanlığını tabana yayan, halkın içinden ciddi biçimde Kürt aleyhtarı seslerin yükselmesine neden olan şeyin Kürtçülük olduğudur. Bakın 80'lerde bu yoktu, 90'larda çok azdı, 2000'lere geldik bu artık çok yayıldı. Dün PKK'ya rağmen Kürtler'e sempati gösteren Türk solcularının bile ezici çoğunluğu bugün Kürtlere hiç değilse antipati duyuyorsa bunun da suçunu Türkçülüğe atamazsın. Nitekim Türkçülük kısa tarihi boyunca asla halktan teveccüh görmemişti. Bugün aniden Kürt düşmanlığının artmasının da Türkçülükle alakası yok. Zaten yalnız Türkler değil, Çerkesler'den Boşnaklar'a herkeste Kürt düşmanlığı ciddi biçimde oluştu ve oluşuyor. Meselelere çok dar açıdan bakıyorsunuz bence sayın VGM.
zeitgeist
12-07-2008, 04:17
"Hiç mi k.rt arkadaşınız, komşunuz yok."
allah(!) korusun...eksikliğinide hissedemedim bu yaşıma kadar...
"II. Dünya Savaşını da k.rtler çıkardı. "
II. Dünya Savaşını değil ama,şeyh said isyanını k.rt kardeşleriniz çıkarttı...
"Milliyetçiliğe, şiddete, teröre karşı olduğunuzun, barış istediğinizin, kalınca altı çizilmezse böyle tartışmalar karşılıklı suçlamalardan ileriye bir santim gitmez."
sevgili moderatör;
hani bi umuttur dersiniz ya,ayetlerdeki çelişkileri müslümanların gözüne sokarken...bir umut..belki anlattıklarımızla gözlerini açar bir müslüman dersiniz...bizde davamıza ve topluma gözü açık bireyler kazandırırız diye iç çekersiniz...(ben dahil)
bu olaylar basit tartışmalardan bir santim ileriye gitmez sizinde bahsettiğiniz gibi...kişi gerçeği kendi görecek,yanlış bile olsa onu kendi gerçeği yapacaktır...ondan sonraki yazışmalar
"benim dediğim doğru"
"hayır benim dediğim"
"seninki yanlış bide bunu oku"...
gibi kısır döngülere mahkum kalacaktır...
oysaki dağa çıkan bi teröristin bile kendine göre haklı yanları var...tıpkı vebalı gibi baktığınız türkçüler gibi!!!
evrensel-insan
12-07-2008, 04:33
Saygideger zeitgeist;
kişi gerçeği kendi görecek, yanlış bile olsa onu kendi gerçeği yapacaktır.-zeitgeist
Iste tam da bu cumledir, vatandasliktan birey olmaya terfi etme cabasi.
Seni bu cumlenden dolayi kutluyorum.
Saygilarimla;
evrensel-insan
İttihat ve Terakki özünde ve başlangıçta Osmanlıcı'dır. Nitekim Ermeni'den Yahudi'ye farklı ırklardan kabine üyeleri vardı Terakki hükümetinde. Türkçü eğilimin güçlenmesi 1. Dünya Savaşı esnasında ve sonrasında azınlıklardan görülen ihanetler olmuştur.
MHP de ırkçı bir parti değildir. MHP'ye üye pekçok Kürt vardır, hatta MHP'li Kürt vekiller de vardı. MHP Türkçü de değildir. Milliyetçidir. Türkçüler MHP'yi asla Türkçü saymaz. Ancak MHP'nin kültürel-pragmatist milliyetçiliğine bile tahammül edemeyecek kadar etnik milliyetçi ya da Türk düşmanı şahıslar basın-yayın organlarını doldurmuş olduğundan MHP'ye Faşist muamelesi çekilir. Yanlıştır, tutarsızdır. MHP'nin Kürtler'e karşı bir tek eylemini de gösteremezsiniz.
Bugün artık toplumsal temele yayılmaya başlayan bir gerçek ise "Kürt düşmanlığı"dır. Bunu da ne Terakki ile ne MHP ile özdeşleştirmek mümkündür. Bilakis MHP Türkiye'de Kürt düşmanlığının daha da hızlı artmasının önünde subaptır. Peki şimdiye dek toplumsal tabanı olmayan, birkaç koyu Türk ırkçısı tarafı dışında kimse tarafından dillendirilmeyen "Kürt düşmanlığı" nereden geliyor? Benim tarihin ve toplumsal olayların seyrinden gördüğüm; Kürt düşmanlığını tabana yayan, halkın içinden ciddi biçimde Kürt aleyhtarı seslerin yükselmesine neden olan şeyin Kürtçülük olduğudur. Bakın 80'lerde bu yoktu, 90'larda çok azdı, 2000'lere geldik bu artık çok yayıldı. Dün PKK'ya rağmen Kürtler'e sempati gösteren Türk solcularının bile ezici çoğunluğu bugün Kürtlere hiç değilse antipati duyuyorsa bunun da suçunu Türkçülüğe atamazsın. Nitekim Türkçülük kısa tarihi boyunca asla halktan teveccüh görmemişti. Bugün aniden Kürt düşmanlığının artmasının da Türkçülükle alakası yok. Zaten yalnız Türkler değil, Çerkesler'den Boşnaklar'a herkeste Kürt düşmanlığı ciddi biçimde oluştu ve oluşuyor. Meselelere çok dar açıdan bakıyorsunuz bence sayın VGM.
Sevgili Kandahar;
Azınlık ihanetlerini bağımsızlık mücadelesi diye adlandırabilirsin. Tarihte olanları kahramanlık, korkaklık, liyakat ve ihanet kavramları ile değelendirirsen içinden çıkamazsın. Bunu yapıcı eleştiri olarak alırsan sevinirim. Şöyleki Osmanlı saraylarında yaşayanlar herhalde dünyanın gelmiş geçmiş en zalim ve en ahlaksız insanlarıdırlar. Evlat katilliği, kardeş katilliği, şehzadelerin ırzlarına geçildikten sonra öldürülmeleri vs. vs.
MHP'yi tartışmak niyetinde hiç değilim, bu gün halının altına süpürülmüştür hepsi, Amerika'ya olan bağlılıkları mükafat görmemiştir. Şimdi ne yapacaklarını bilmeden serseri mayın gibi dolaşmaktalar.
Son paragrafına tamamen katılıyorum, dar açıdan baktığım da doğru, ama ben insani açıyı en geniş açı kabul ederim ve bunun ötesinde ve üstünde hiçbir şeyi kabul etmem. Canlıların acısına katlanamam ben bireysel mutluluğumuzun ancak ve ancak herkes mutlu olduğu zaman olabileceğine inanıyorum.
Son paragraf durumun tespiti açısından doğru fakat yanlış olan insanların bu noktada olmasıdır.
Selamlar.
evrensel-insan
13-07-2008, 19:23
Saygideger vgm;
ama ben insani açıyı en geniş açı kabul ederim ve bunun ötesinde ve üstünde hiçbir şeyi kabul etmem. Canlıların acısına katlanamam ben bireysel mutluluğumuzun ancak ve ancak herkes mutlu olduğu zaman olabileceğine inanıyorum.-vgm.
Son zamanlarda bayagi uzerinde dusunuyordum "acaba dilaver ile vgm arasinda ortak bir nokta varmi?" diye. Bu konu da dilaver'e de cevap yazmistim.
Yukarida senden yaptigim alinti, ikinizin arasindaki ortak bag. Bu da beni cok cok mutlu ediyor. Cocuklar gibi seviniyorum.:rolleyes:
Yalniz bu yazdiklarin nihilizm ile celisiyor, haberin olsun.:)
Gerci dilaver' inkiler de ideolojisiyle celisiyor ama;:rolleyes: sonucta sizleri bulusturan ortak nokta, ikinizi celistiren ayni celiski.
INSAN VE INSANLIK
Saygilarimla;
evrensel-insan
hidrolikfrenyagi
14-07-2008, 22:28
Bazı sorunlar yaşanıyor evet. Ortada PKK var evet. Ama "Kurtuluş Savaşı’nda savaşmayan Kürtler Türklerle nasıl savaştı... " gibi bir başlık yani Kürtlerin hepsine terörist gözüyle bakmak nedir? Kurtuluş Savaşı'nda ölüleri etnik kökenine göre kim nasıl ayıklamış da sadece 700'ünün Kürt olduğunu biliyor. Kürtlerin büyük bir kısmı ne Türk kardeşleriyle savaşıyor ne de TC'den toprak istiyor. İnsan milliyetini seçemez doğacağı ana babayı seçemez. Bugün Kürtler hakkında topyekün hükümler verenler bilmeli ki kendileri de Kürt olarak doğabilirlerdi. İnsan ırk olarak Türk doğmamışsa suçu nedir?
AKHENATON
19-07-2008, 18:35
Bazı sorunlar yaşanıyor evet. Ortada PKK var evet. Ama "Kurtuluş Savaşı’nda savaşmayan Kürtler Türklerle nasıl savaştı... " gibi bir başlık yani Kürtlerin hepsine terörist gözüyle bakmak nedir? Kurtuluş Savaşı'nda ölüleri etnik kökenine göre kim nasıl ayıklamış da sadece 700'ünün Kürt olduğunu biliyor. Kürtlerin büyük bir kısmı ne Türk kardeşleriyle savaşıyor ne de TC'den toprak istiyor. İnsan milliyetini seçemez doğacağı ana babayı seçemez. Bugün Kürtler hakkında topyekün hükümler verenler bilmeli ki kendileri de Kürt olarak doğabilirlerdi. İnsan ırk olarak Türk doğmamışsa suçu nedir?
duygusal açıklama değil belgeli konuşun.veya gidin biraz tarih okuyun.
yucemanitu
19-07-2008, 19:13
Bence insanlar ırkını seçemez, diye bir fikrin belgeye ihtiyacı yok.
schonozatzsche
19-07-2008, 20:01
Şövenizm kokuyor bu yazı.....
AKHENATON
21-07-2008, 18:22
Bence insanlar ırkını seçemez, diye bir fikrin belgeye ihtiyacı yok.
Konu başlığımız , insanın ırkını seçip secmemsi değil ;bu toprakların bağımsızlığa nasıl ulaştığı ,
Aynı şekilde çanakkalede silahlarıyla askerden kaçan kürtlerin (hamidiye tabyası) , şeyh said isyanında nasıl bir düzenli ordu şeklinde silahlarıyla ortaya çıkarak Türklerin musul ve Kerkükten vazgeçmek zorunda kalamasına neden olması.
Konuyla ilgili konuşalım , habire kürt sorunu vardır demeyle olmuyor.Sorun varsa alın size sorun.
AKHENATON
21-07-2008, 18:24
Bazı sorunlar yaşanıyor evet. Ortada PKK var evet. Ama "Kurtuluş Savaşı’nda savaşmayan Kürtler Türklerle nasıl savaştı... " gibi bir başlık yani Kürtlerin hepsine terörist gözüyle bakmak nedir? Kurtuluş Savaşı'nda ölüleri etnik kökenine göre kim nasıl ayıklamış da sadece 700'ünün Kürt olduğunu biliyor. Kürtlerin büyük bir kısmı ne Türk kardeşleriyle savaşıyor ne de TC'den toprak istiyor. İnsan milliyetini seçemez doğacağı ana babayı seçemez. Bugün Kürtler hakkında topyekün hükümler verenler bilmeli ki kendileri de Kürt olarak doğabilirlerdi. İnsan ırk olarak Türk doğmamışsa suçu nedir?
Bizim sorguladığımız , kurtuluş savası, kürt isyanlarına daha sonra gelicem.Acele etmeyiniz, para almıyorum..:D:D
galapagos
23-07-2008, 23:49
bu güzel sitede en başlarda kürtleri savunur gibi bir ışık görüyordum ama şimdi bakıyorumda terazi hak ettiği taraf olan türkler lehine dönmüş bilgisiz belgesiz sözler dökülür olmuş karşı taraftan işte bu böyle adalet geçte olsa tecelli ediyor kutlarım dostlarım aynen devam belki her adımınız mhp ile yada ırkçılıkla suçlanacaktır ama terörist damgası yemekten iyidir...
Sayın galapagos
Belki siz bu sitede bir taraf görmek istemiş olabilirsiniz, ama bu site ve üyeleri hiç bir dönemde taraf olmadı. Gerçi bir ara tek taraf oldurulmaya çalışıldı, ama bunu engelledik. Bu site tüm üüdşünce ve fikir akımlarının serbestçe dile getirildigi bir yerdir ve amacımız budur. Bundan sonra da böyle olacaktır.
Bu sitede yer alıyorsanız, tabuları sorgulamak ise niyetiniz; size ters gelen her türlü düşünceye tahammül edeceksiniz. Derdimiz taraf olmamaktır, olmayacagız da.
Onun için size ters gelen düşüncelere tahammül edecek ve onları anlayışla karşılayacaksınız. Kutsalları yenmenin yolu budur.
saygılarımla
AKHENATON
24-07-2008, 23:43
Demokrasi denen illet karşısında daima Askeri yönetimleri desteklerim
ilginç bunu biraz açmanızı rica edecegim. Bunun anlamı demokrasi ile işim olmaz olabilir mi. Bu demokrasiye tepkinin sizin düşüncelerinizle alakası ve ilişkisi nedir acaba. Darbeci oldugunuzu da iddia etmişsiniz. Bir yanda da Türkçülükten bahsediyorsunuz. Peki sizi baz alarak Türkçülük darbeciliktir denilebilir mi, diger Türkçüler buna ne der.
saygılarımla
Tabiki açarız sayın dilaver , sizimi kırıcaz ; :D:D
İnsan düşüncesinin küresel elitler tarafından yönetilen kitlesel medya araçlarıyla yönetilen bir sistemde demokrasi sadece kendini uyuşturmaktan başka bir şey değildir.
Demokrasi bir Afyondur.:D:D , demokrat denilen ülkelerde gerek iktidara gelenler gerekse alternatifleri önceden belirli güçler tarafından belirlendiği bir mekanizmanın nesi iyi olabilir.
Demokratik abd , başkanları ve adaylarını cfr /bilderberg seçmezmi veya ingilterede avam kamarası ne iş yapar. niye başka ülkelere dayatmak istedikleri sistemleri kendileri kullanmaz.,
Eski Türklerde yönetimde KUT yaklaşımı vardır , bir nevi ingiltenin Avam kamarası, özelediğim sistem budur.Kömürlerle makarnalarla oy alan kişiler tarafından yönetilip emperyalizme peşkeş cekilen bir millet değil. Şuan başta bulunan Kürt-islamcı parti bunun en temel göstergesidir, Türk olmayan bir oluşum asla bu topraklara hizmet edemez, tarih boyuncada etmedi zaten. Türkçülük Türkiyenin gerçek sahibinin Türkler olduğunun vurgulanması ve ona göre seçme seçilme hakkının sınırlandırılmasıdır.Asli unsurun yanında diğer unsurlar ayrılarak belirli bir çizgiyi aşmamalıdır.
Yani belli insanlara oy hakkı, bazılarına da kul olma hakkı öyle mi Akhenaton. Elitist bir yapı, hani Aysun Kayacı'nın dedigi türden.
saygılarımla
AKHENATON
24-07-2008, 23:56
Saygideger AKHENATON;
Eger kurtulus savasindan, canakkale savasindan bahsediyorsan; bu savas osmanli mirasinin milliyetci olmayan herturlu kokenini barindiran anadolunun ortak savasidir.
ice evet ortak katılıp savaştan kaçmış bir halktan bahsediyoruz sonra bu halk savaştan kaçarken yanlarında görürdükleri silahla birden ortaya çıkıyorlar ve biz musul ve kerküğü kaybediyoruz ne garip değilmi , allahın işi işte..:D:D
Bu savasta yer alan herkes-bugun kendisini nasil tanimlarsa tanimlasin-bu savasin kazanilmasinda pay sahibidir.
Bu açıklamanla özalı geçtinn.:D:D
AKHENATON
25-07-2008, 00:02
Yani belli insanlara oy hakkı, bazılarına da kul olma hakkı öyle mi Akhenaton. Elitist bir yapı, hani Aysun Kayacı'nın dedigi türden.
saygılarımla
bu çeşitli şekillerde düzenlenebilir , herkes oy kullansa bile bu tüm yönetimler için geçerlilik seviyesi veya belirli insanların belirli kademelere kadar gelip ötesine geçemeyeceği bir sistem en ,iyisidir, en azından ülke menfaatleri dışına çıkan insan sayısında bir azalma söz konusu olur.
Bunu biraz daha açabilir misin Akhenaton. Kimler oy kullanabilir ve buna kararı kimler verebilir ve oy kullanamayacak olanlar kimler olacaktır.
21. yy kölelerini biz de tanıyalım.
saygılarımla
On bin yıllık ataerkil düzenin getirdiği düzen ve bunun köküne inilmedikçe bulunan çözüm yöntemleri dünyayı on kat, yüz kat, bin kat daha çamura saplayacaktır.
Bir soru sorayım mı? O "belirli insanları" belirli yapan özellikler nelerdir, AKHENATON?
Veya biraz daha açabilir miyiz?
CFR, bilderberg vb. gizli kurumlar nedir? Ataerkil düzenin iletişimdeki küresel devrim ile kazandığı yeni dev boyuttaki kurumlarıdır. Ve şu an gerçekten dünyayı yönetmekte olabilirler. Ben buna katılıyorum. Ataerkil düzenin getirdiği erkeksi güç, evrim geçirmiş, ölçek büyütmüş, kamuflaj yeteneği kazanmış ve toplumları yeni idare etme teknikleri geliştirtirmiştir. Fakat idareyi elinde bulunduran insanlar bugün aynı ataerkil biyolojik yaşam mekanizmasına sahiptir, on bin yıl önce olduğu gibi. Bu yaşam mekanizması ise biyolojik olarak kalıtsal(genetiksel) değildir. Fakat her kuşakta kendi kendini çoğaltmak için başka mekanizmalara sahiptir. Bu bahettiğim "başka mekanizmalar"ın çıkış kökeninde(on bin yıl önce) de temel olarak ekonomik nedenler yatmaktadır. Ki bu kökene inmedikçe gerçekleştirilebileceği düşünülen, diğer toplumsal, ideolojik çözüm yöntemleri veya devrimler pek de bir işe yaramayacak, aksine toplumsal gerilimi arttıracak, kargaşaya neden olacaktır.
Geçmişe(yaklaşık on bin yıl öncesine) özlem duyan, iyi yönde gerçekleştirilebilecek bir muhtemel ekonomik devrim, yanında bir takım biyolojik(bedensel) işleyim alanın da değişiklikler gerektirecektir.
Sayın Serdar
Şu on bin senelik ataerkil düzeni hangi verilere dayandırıyorsun. 10 bin sene evvel düzenin ataerkil olduguna dait tek bir tane kanıt gösterebilir misin. Ataerkillik nedir ve nereden kaynaklanır.
saygılarımla
Tarihe neden saplandın kaldın? 100 bin yıl önce olsa ne değişirdi? Önemli olan nokta, bu değişimin belli bir zaman diliminde, belli nedenler yüzünden ortaya çıkmış olmasıdır. Ve bizim içinse bu nedenler önemlidir. Belki de bin yıllıktır veya iki bin yıllık. Orada kesin birşey söyleyemem.
Bahsettiğim süreç tarihin belli bir zaman noktasında tak diye olmamıştır. Elbette uzun veya kısa, belki de birkaç kuşaklık bir geçiş dönemi yaşamıştır.
Sayın Serdar
Tarih önemlidir. Çok şey degişir. Ben sizin söyleminizi 6 bin sene önce ye oturtayım, ki dogrusu budur. Ataerkil düzenin tarihi sınıflı toplumların tarihi ile ve de tanrının tarihi ile başattır.
Tarihi dogru okumamız gerekir yoksa işin içinden çıkamayız. Sınıfların olmadıgı bir yerde ataerkil toplumu bulamazsınız. Bunun ekonomik temelleri yarı tabii.
Ataerkilligi de sınıflardan bagımsız ele alırsanız birincisi tarihe ters düşersiniz, ikincisi sosoyolojiye haksızlık yaparsınız.
saygılarımla
"On bin yıl" sözüne gelince "Cinsel Ahlakın Boy Göstermesi" isilmi Reich'in kitabından aklımda kalmış. Ve bunun dışında, yaklaşık on bin yıl öncesinde birtakım büyük, dehşet verici olayların meydana gelmesini konu alan, birtakım masallar, efsaneler, mitler ve çarpıtılmış yazı ve söylencelerin varlığı ve çeşitli mekanlarda kol gezmesi, böyle bir tarihi kafamda pekiştirmiş olabilir.
Sayın Serdar
Onların zamanında arkeoloji ve bilim bu kadar net degildi. Ama artık kazılarla ve carbon testleriyle tariheri yerli yerine oturtabilmek mümkün görünüyor.
En eski neolitik yerleşimler İÖ 7500 lere tekabül ediyor ve Anadoluda, Irak ta örnekleri var. Ancak ataerkillige varan süreç çok daha sonra. Çünkü tarımın kadın eliyle oldugunu ve ilk mitlerin ana tanrıçayı içerdigini biliyoruz. Dogum ölüm sarmalı ve ilk mitoslar tanrı kurbanları ataerkil düzenden çok öncedir. Ve İÖ 7500 lerden ilk şehir devletlerine kadar geçen zaman hatırı sayılır bir zamandır ve öyle bir iki kuşak diye geçiştirilemez.
Kaldı ki ilk şehir devletlerinde de gene kadının hakimiyeti vardır. Net olarak ataerkilligi Marduk un ana tanrıça Taimatı öldürdügü ve insan ırkını yarattıgı Enuma Eliş te bulursunuz. İşte bu tam da geçiş dönemidir. Daha sonra İbrani Tevratında bulursunuz. Ancak takdir edersiniz ki bundan evvel insanlıgın 196 bin senelik bir geçmişi vardır ve bu ataerkil degildir. eşitlikçidir, paylaşımcıdır.
saygılarımla
Gerçekten tam bir tarih kafamda hatırlayamıyorum. Belki de 6 bin yıllık veya 8 bin yıllıktır.
Diğer soru ataerkillik nedir? Bu soru çok geniş kapsamlıdır. Buna şu anda bütünüyle cevap veremem. Ama kısaca değineyim. Temelinde ekonomik nedenlerin yattığı, yanında toplumsal, ruhsal, düşünsel ve biyolojik bazı değişiklikleri de beraberinde getirdiği bir erkekselleşme, sınıflaşma, piramitleşme, hiyerarşikleşme değişimidir. Erkek kadını baskı altına almış, ona hükmetmiştir. Erkek yiğenin dayıdan aldığı miras, babadan oğula doğru yön değiştirmiştir. Soplar belli bir süre içinde kaybolmuş, yerini çekirdek, bugünkü bildiğimiz aileye bırakmıştır(Bu biraz daha uzun bir süreç içerisinde olmuş olabilir.). Ve daha da ilerleyen uzunca bir süreç içerisinde daha çok soyut ve somut kavram ve birçok toplumsal kurum erkekselleşmiş ve piramitleşmiştir.
Erkek yiğenin dayıdan aldığı miras, babadan oğula doğru yön değiştirmiştir
Sayın Serdar meselenin özü bu tek kelime. Miras yani kalıt yani öz itibarıyla mülkiyet.
saygılarımla