Alkol yasakları çok iyi oldu,durmak yok yola devam
Alkol tüketimine kısıtlama getiren yasaların meclisten geçtiği gün ''çok güzel oldu,umarım AKP böyle devam eder'' dediğimde kardeşim şaşırmıştı.Vakit kaybetmeden süreci hızlandırmanın en kestirme yolu yine iktidarın hatalarından geçiyor;22:01'de canı bira içmek isteyecek olan herkes şu saatten sonra AKP'nin potansiyel muhalifi olacak,biz buna kısaca takke düştü kel göründü diyoruz.
Aslında bizi doğrudan ilgilendiren bir durum da yok,biz kendi içkimizi evde kendimiz yaparız.Ama insanların özgürlüklerine her an el atmaya hevesli bir hükumetin karar mekanizması idiotlardan oluşuyorsa bu tür hataların sayısı da artacaktır,bu iyi bir şey.Sözkonusu partinin karar mekanizmasında şahin kanatın-ki Erdoğan bu grubun önderi-etkinliği ne kadar çoksa yasaklar ve baskılar o derece çok olacak,gerçek yüzleri daha kısa sürede ortaya çıkacaktır.Dolayısıyla bu yasaklara tepkiler de o ölçüde yoğun olacaktır.
Nitekim sadece birkaç gün sonra bu görüşün haklılığı Gezi Parkı isyanlarıyla ispatlandı.
O yüzden başbakanımızın köprüye Yavuz Sultan Selim adını vermesinden,alkol kullananları aşağılayıcı tavırlarına;gerginliği artıran açıklamalarından polisin seyretmeye tahammül bile edemediğimiz nefret ve kin dolu partizanca saldırılarına kadar hiçbir rezilliklerinden rahatsız olmuyorum,taşlar yerine daha hızlı oturuyor,kendi kuyularını büyük bir gayretle kazıyorlar.
Anlaşıldı ki Erdoğan ve kurmayları kendilerine biçilen ''demokrat Müslüman'' şablonunu kaldırabilecek kapasitede değiller,o noktadan çok ama çok uzaklar.
Hayat etki ve tepki üzerine kurulu,umarım başbakanımız aynen böyle devam eder,hiç hız kesmez.Şahsen onun yerinde bir Abdullah Gül gibi uzlaşmacı bir ismin olmasını istemem,başbakan Gül olsaydı Taksim direnişi başlamaz,başlasa bile ilk birkaç günde Gül'ün özür ve ılımlı tavırlarıyla biterdi.
|