
23-05-2008, 18:09
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2008
Mesajlar: 648
|
|
Ben de 5-6 yıldır araştırırım bu adamları ve şunları söyleyebilirim:
Günümüzde bazı islamcı kesimler(özellikle ılımlı) ile bunlar birlikte küreselleşmeci, tekelleşmeci, köleleşmeci sisteme hizmet etmektedirler.
Radikal islamcı gibi görünen kesimin masonluğa karşı olması ise kafa karışıklığı yaratmak ve "Yeşil Kuşak" projesini destekleme amaçlıdır. Zaten bu radikal islamcılar karşıtlıklarında evrime ve materyalist felsefeye bir hayli vurgu yaparlar. Radikalcılar gericidirler, köleleşmecidirler. Dolayısı ile birbirine karşıt gibi görünen masonluk kurumu ile, aslında aynı amaca hizmet etmektedirler(Hegel diyalektiği). Yani Küreselleşmeci, tekelleşmeci, psikolojik savaşçı, dev şirketçi, dev sermayeci dünyanın en zengin ailelerine ve kraliyetlerine...
Ilımlı islamcılar ise biraz daha masonlarla iş birliği içinde gibi görünürler. Neden böyledir bu? Güya yumuşatılmış din, masonik felsefeye daha yakındır ve yakın olacaktır. Bu da dünyanın ileriki yıllarında gerçekleşecek kültürel küreselleşmeye geçişte bir adımdır. Ekonomik küreselleşme ise zaten şu anda gerçekleşmektdir.
Günümüzde masonlardan daha üst, daha görünürde olmayan, küresel boyutta örgütler vardır. Masonik örgütler(localar, lionslar, rotary...) ve dini kurumlar ve cemaatler bu örgütler tarafından kontrol edilirler. Bu örgütler ki, mensupları dünyanın en büyük şirketlerinin, sermayedarlarının, toprak sahiplerinin ve kraliyetlerinin mensupları oldukları örgütler veya şebekelerdir. Ve aynı zaman da bu şebeke mensupları ya üst düzey masondurlar ya da üst düzey cemaat veya din görevlileridirler. Ama genelde dini görevden sorumlu kişi kendilerinden olmaz. Mafya ve cemaat çizgisinde avuçları içerisine aldıkları başka kuklalardır. Çünkü çıkar amaçlı niyetleri kötüdür ve din bu statüye uymaz. Üst düzey yapılanmalar ise az sayıda insan gerektirir. Gerek locada olsun gerek cemaatte. Piramit şeklinde bir hiyerarşi menvcuttur zaten.
Kimileri bu şebekelerin toplamına "İlluminati" der, kimileri çıkar amaçlı yahudi örgütü, kimileri satanist bir yapılanmadır der. Kimisi de uzaylı olduklarını söyler. Ve daha başka şöyler olduklarını da söyleyenler vardır. Bu kadar çok çeşitli görüş olmasının nedeni
kafa karışıklığı yaratarak dünyanın nasılda az bir kısım tarafından itilip, kakıldığı düşüncesinden vazgeçirmektir. Bu görüşlerden birçoğu kasıtlı olarak gülünç durumlara düşürülmüşlerdir.
Şimdi, masonlardan çok iyi orta sınıf olur. Dinci cemaatlerden ise çok iyi orta sınıf ve daha geniş bir kısmı oluşturan aşağı/alt sınıf olur.
Dini kesim zaten gericidir, buyurgan toplumu oluşturur(Buyurgan toplumdan, Wilhelm Reich'in yaptığı tanımı kastediyorum.). Köleleşme için müsaittir. Daha aşağı ve geniş kesimi oluşturmak için idealdir ve gayet doğaldır.
Masonik kesim ise orta sınıf ve ortanın birazcık üstünden oluşan sınıfı oluşturur. Bu insanlardan ise ise, Wilhelm Reich'in "Cinsel Devrim" isimli kitabında şu şekilde bahseder: bunlar cinsel yapıları ve ekonomik durumları gereği üst'ünde bulunan insanlardan emir alan, alt'ında bulunanlara emir verebilen kişilik yapısına eğimli insanlardır. Dolayısıyla bunlardan çok iyi kukla ve kapitalist, buyurgan toplumun orta zincir halkası olur. Kendi çıkarları için, üst mevkilerinde bulunan insanların köpek gibi dediklerini yaparlar, altlarını ise ezer, kandırır, tezgah ve dolaplarla baskı altına alırlar. Bu nedenle çok iyi bir kukla burjuvazi ve soylu tabaka oluştururlar. Buyurgan toplumun aile düzeni gereği de aynı kişilik yapısını kendi çocuklarına zorla benimsetirler veya özendirirler.
Bu yüzden masonlukta "mason aileler" tamlamasını çok kullanırız. Bu yüzden, saklanmaya çalışılmasına rağmen, ara sıra masonlukta babadan oğula geçme kavramını telaffuz ederiz. İşte bu yüzden internet sitelerinde "herkes mason olabilir" yazmasına rağmen herkes mason olamaz.
Son zamanlarda da islamın ılımlısını kabul edenlere sahte soylu, köpek burjuvazi olma hakkının tanındığına şahit olabilmekteyiz.
Doğal olarak da bu kesim, günümüz hiyerarşik dünya düzeinde ne en tepede ve ne en aşağı basamakta bulunmazlar. Küresel sermayedar ve küresel kraliyetlerin hizmetçileridir bunlar. Onların her türlü pisliklerini yaparlar.
Patronları sermayedarlar ve kraliyetçiler ise büyük ekonomik güçte insanlardır. Oluşturmuş oldukları piramidin en tepesine bakarsak, günümüzde üç temel örgüt üzerinde dünyaya kölelik ve hüküm sürerler. CFR(dış ilişkler konseyi), Bilderberg, Trilateral(Üçlü Kurul).
Bu şebekeler Küresel çapta insanların kendi saltanat ve çıkarları için oluşturmuş oldukları kraliyet ve aile ittifaklarıdır. Bu ailelerden en iyi bilineni Rotschild ve Rockefeller ailesidir. Ve Bu şebekelerin kurucu ve oluşturucularıdır. Aynı zamanda üst düzey masondurlar. Ve aynı zamanda üst düzey din görevlilerini avuçlarının içinde bulundururlar.
Buyurgan toplum bunların varlıklarının temelini oluşturur. Dinleri, cemaatleri ve masonik yapılanmaları insanları kontrol altında tutmak için kullanırlar.
Bugün bir din nasıl kadını eziyorsa, kadına değer vermiyorsa, masonlukta da kadına değer verilmez: Kadınlara mason olma şansı tanınmaz, sadece erkekler mason olabilir, hatta loca binasından içeri dahi girmelerine izin verilmez. Yanlış okumadınız, camilere kadınların girebildiği halde mason locasına hiç bir şekilde, hiç bir zamanda kadınların girmesi yasaktır. Bu masonların kadın eşleri ve kendileri ne kadar kadın haklarından, laiklikten ve bilimden bahsetseler de kadına verilen değer bir dindekinden farksızdır. Çünkü yapılarını oluşturan toplum, bir miktar kadınlarının açılıp saçılmalarına izin verseler de, her ikisinde de ataerkil toplumdur. Erkek her konuda hakimdir. Yapıları buyurgandır. Ayrıca Localarda toplantılar ve ayinler gizli yapılır, dışarıya bilgi sızdırılmaz!
Bakmayın siz bunların bilimci, evrimci, laik geçindiklerine!
Konu Serdar tarafından (23-05-2008 Saat 19:11 ) değiştirilmiştir.
|

23-05-2008, 20:58
|
|
|
Kimileri bu şebekelerin toplamına "İlluminati" der, kimileri çıkar amaçlı yahudi örgütü, kimileri satanist bir yapılanmadır der. Kimisi de uzaylı olduklarını söyler. Ve daha başka şöyler olduklarını da söyleyenler vardır. Bu kadar çok çeşitli görüş olmasının nedeni
kafa karışıklığı yaratarak dünyanın nasılda az bir kısım tarafından itilip, kakıldığı düşüncesinden vazgeçirmektir. Bu görüşlerden birçoğu kasıtlı olarak gülünç durumlara düşürülmüşlerdir.
..........
Sevgili Serdar;
Bu güzel tespitiniz dolayısıyla sizi kutlarım. Ayrıca Dinci ve Masonik ilişkililer konusunda söylediklerinize yürekten katılıyorum.
Gün, sayenizde iyi başladı. Teşekkür ederim.
Selamlar
|

23-05-2008, 21:19
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 May 2008
Mesajlar: 190
|
|
Masonlukta,Allah inancının olduğu söylemleri,masonlar tarafından,masonluğun makül,zararsız ve dini hassasiyetlerin olduğu toplumlarda rahat edebilmek için söyledikleri asılsız bir aldatmacadır.
Masonların Doğaüstü bir 'Rab' inançları vardır,ama bu onlara mahsustur ve tam olarak ne olduğu,masonlukta 28.dereceye gelmemiş masonların dahi bilgisinin dışındadır.
Masonluğun gerçek manada ne olduğu ve emelleri bambaşka bir meseledir.Ve asla onların içinde yer almamış ve üstün derecelerde bulunmamış masonlardan başkalarının anlayamıyacağı birşeydir.
M.Kemal Paşa'nın mason localarını kapattığı iddiası giderek dayanaksız kalmaktadır.
Tc.O süreçte dernek ve vakıfların kapatılması kararını alıyordu,gel görki devlet eliyle kapatılan hiçbir dernek ve vakıf daha sonra açılamıyordu.M.Kemal Paşa bunu bildiği için,Mason Localarına
''Kendinizi derhal Nesh edin,yoksa birdaha Locaları açamazsınız''Talimatı veriyor böylece Localar kendiliğinden kapılarını kilitliyorlardı.
Yazar,Filozof, İttihat Ve Terakki'ye hizmet eden Ve aynı zamanda Döneminin ''Mason Büyük Üstadı''olan Rıza Tevfik'in de M.Kemal Paşa'nın mason olduğuna dair imaları olmuştu.
Bugün varsa yoksa,Mim Kemal
Şöhretine oldular Fuzul-i Dellal
Alem-i manadan bakta ibret al
Şu kara talihin,kem gümrahına
RIZA TEVFİK
''Bir Topluluğa Olan Düşmanlığınız,Sizi Onlar Hakkında Adaletten Ayırmasın''
Konu BenDeniz tarafından (23-05-2008 Saat 21:35 ) değiştirilmiştir.
|

24-05-2008, 00:48
|
|
|
öncelikle şöyle bir yazılara baktımda ;
üzerine milyonlarca kitap yazılmış masonluk hala kavranamamış.masonluğun hiram abif efsaneleri ile uzaktan yakından alakası yoktur.masonluk 2 dönemde değerlendirilmelidir.
yeni platonculuk öncesi ve sonrası.
masonluk ana-erkil şaman kültüdür ve bunu üst seviyeye çıkmayan masonlar bile bilmez.asyalı rahibe kadınlar tarafından dağıtılmış bir öğretidir.bu öğretilerin gerçeği zamanla elitlerin eline geçmiş bununla ilgili bir çok sahte kitap yazılmış olup TC de henüz bu öğretilerin yazıldığı kitaplar yoktur.
yeni platonculuğa kadar gizli öğreti ve seçkinlerin oluşturduğu yönetim tarzında ortaya çıkan masonlar bu zamandan sonra yer altına girmişlerdir.
masonluğun sembolü ama erkil sembol olan kurt ve çift başlı kartal olup, zaman içerisinde ata erkil yapının egemen olması ile bu semboller dışlanmıştır.
|

24-05-2008, 04:26
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2008
Mesajlar: 648
|
|
Ben son 300 yıl içerisinde değerlendirdim. Daha eski zamanlar için AKHENATON'un dedikleri doğru olabilir. Orta Asya kültüründen gelmiş olma olasılığı da bence yüksektir.
Simetriyi temsil eden, eski zamanlardan kalma birçok ezoterik simge anaerkil toplumun bir temsili, bir mirası olabilir.
Fakat günümüz masonluğundaki hiyerarşik basamak sistemi(1-33), eski zamanlardaki anaerkil toplum düzenine ait olma olasılığı konusundaki düşüncelerime kuşkuyla bakmama sebep oluyor. Bu basamak sisteminin boy göstermesi yakın bir tarihe dayanıyor olabilir diye de düşünüyorum. Özellikle özel mülkiyete dayalı toplum yapısının ve sanayi toplumunun gelişmesi dönemine...
Derecelendirme ve basamak sistemi, Ataerkil toplumun getirdiği düzene aittir ve şu andaki dünyanın hiyerarşik faşist düzeninin temellerini ve sebeplerini oluşturur.
Aynı şekilde son 300-400 yıldan daha önceleri, dinlerin de insanların(ve özellikle kadınların) cinsel, düşünsel ve fiziksel yaşantılarını şu anki ve son 300 yıl içerisindeki kadar baskı altına aldığına inanmıyorum.
Hatta Anadoluda Erzurumlu Hakkı isminde bir şahıs bile vardır. Hem dindardır, hem de Darwin'den önce evrim düşüncesini ortaya atmıştır. 1700'lerin başlarında ve kadınların baskı altına alınmadığı, ezilmediği uzunca bir dönemin son yıllarında yaşamıştır. Yazmış olduğu "Marifetame"sinde kadınlarla ilgili erotik şiirleri de meşhurdur. İnternetten arama yapılarak bulunabilir.
Konu Serdar tarafından (24-05-2008 Saat 08:10 ) değiştirilmiştir.
|

24-05-2008, 04:57
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
|
|
Atatürk 1935 Yılında Mason Localarını Kökü Dışarıda Olduğu İçin Kapatıyor
http://www.tarihibakis.com/?page_id=113
“Türkiye Mason cemiyeti, memleketimizin sosyal tekamülü ve günden güne artan muazzam terakkilerini nazarı itibare alarak faaliyetlerine nihayet vermeyi ve bütün mallarını memleketin sosyal ve kültürel kalkınmasına çalışan Halkevlerine teberrüü muvaffak görülmüştür.”
''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
|

24-05-2008, 08:06
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
|
M.Kemal Paşa'nın mason localarını kapattığı iddiası giderek dayanaksız kalmaktadır.
Tc.O süreçte dernek ve vakıfların kapatılması kararını alıyordu,gel görki devlet eliyle kapatılan hiçbir dernek ve vakıf daha sonra açılamıyordu.M.Kemal Paşa bunu bildiği için,Mason Localarına
''Kendinizi derhal Nesh edin,yoksa birdaha Locaları açamazsınız''Talimatı veriyor böylece Localar kendiliğinden kapılarını kilitliyorlardı.
Yazar,Filozof, İttihat Ve Terakki'ye hizmet eden Ve aynı zamanda Döneminin ''Mason Büyük Üstadı''olan Rıza Tevfik'in de M.Kemal Paşa'nın mason olduğuna dair imaları olmuştu.
Bugün varsa yoksa,Mim Kemal
Şöhretine oldular Fuzul-i Dellal
Alem-i manadan bakta ibret al
Şu kara talihin,kem gümrahına
RIZA TEVFİK
|
Atatürk düşmanı, Sevr'i imzalayan yüzelliliklerden, Milli Mücadele karşıtı, asıl kendisi tescilli mason olan Rıza Tevfik'in imasından mı Atatürk'ün mason olduğunu ima edeceksin?
"Edep ya hu!" mu diyelim yoksa "hadi oradan!" mı?
|

24-05-2008, 08:39
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
|
Hatta Anadoluda Erzurumlu Hakkı isminde bir şahıs bile vardır. Hem dindardır, hem de Darwin'den önce evrim düşüncesini ortaya atmıştır. 1700'lerin başlarında ve kadınların baskı altına alınmadığı, ezilmediği uzunca bir dönemin son yıllarında yaşamıştır. Yazmış olduğu "Marifetame"sinde kadınlarla ilgili erotik şiirleri de meşhurdur. İnternetten arama yapılarak bulunabilir.
|
İslam'da kadınların baskı altında olmadığı, ezilmediği bir dönem yoktur.
Erzurumlu İbrahim Hakkı da, Gazali gibi kadınları aşağılar, kötü görür.
Kadınlara iyi davranılmasını söyler ama kadının iyiliği için değil, erkeğin huzuru için.
|

24-05-2008, 10:13
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 May 2008
Mesajlar: 27
|
|
İttihat ve terakki masonların içinde gelişmiştir.
Bu yüzden bugün Türkiyede masonlar kadar rahat hareket eden bir örgüt gördünüz mü?
|

24-05-2008, 10:25
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Mar 2008
Mesajlar: 520
|
|
İttihat ve terakki yi geç 4. murat bile masonmuş..
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:30 .
|