bayraktaro´isimli üyeden Alıntı
Asıl demek istediğm; Ankara ve İstanbul'da öyle bölgeler var ki, Kürt kökenli bu beyfendiler oraları teksasa çevirmişler. Hiç hoş değil. Benim şikayetim oradan kaynaklanıyor. Güzelim memleket o bölgelerde pislikten geçilmiyor. Her türlü uyuşturucu, kadın ticareti, adam öldürme en pisliklerin olduğu yer. O bölgenin Karakol polisleri ve komserleri ile de görüştüm. Benim şikayetim bunlar...
|
Almanya'nın bazı büyük şehirlerinde yoğunluklu olarak Türklerin yaşadığı, gettovari mahaleler var. Bu Türk mahallelerinde hırsızlık, kadın ticareti, uyuşturucu ticareti, kavga-dövüş, her türlü suç oranı toplumun genelinden haddinden fazla yüksek. O kadar ki, bu mahallelere girmeye bile bir çok Alman korkar. Sokaklar çöp, duvarlar yazı doludur. Üstelik bu mahalelerde yaşayanların -toplumun geneline nazaran- çok yüksek bir oranı çalışmıyor ve Alman devletinin sosyal hizmetlerinden, yani toplumun vergilerinden geçiniyor.
Bütün bunlar objektif, istatistiksel gerçekler.
Almanya'daki Nazi partilerinin sözcüleri, bu gerçekleri söyleyerek Alman toplumuna Türk düşmanlığı aşılamaya, kin ve nefret tohumları ekmeye çalışıyorlar. Gelen yoğun itirazlara da ''Ama bunları biz uydurmuyoruz. Devletin resmi rakamları da, bağımsız kurumların araştırmaları da bunu gösteriyor. Biz de sadece bu gerçeğe işaret ediyoruz'' diyorlar. Belirli aralıklarla diğer büyük halk partilerinden de bazan sivrilen siyasetçilerin buna benzer münferit çıkışları oluyor.
Evet, bu söylenenler gerçek! Ama meseleyi sadece bu şekilde söylemek, yine de yanlış, çarpıtıcı, ayırımcı ve bölücü bir tavır.
Çünkü aynı devlet kurumlarının ve bağımsız enstitülerin rakamlarına göre, ''Alman - Türk'' ayırımını gelir durumuna göre yaptığımızda, karşımıza bambaşka bir gerçek çıkıyor. Yani örneğin aylık düzenli bir 1700 Euro ve daha üstü geliri olan Alman ailelerle aynı gelir kategorisindeki Türk ailelerini kıyaslayınca, suç oranında hiçbir fark olmadığı görülüyor. Yani sorun Türklerin etnik yapısından, kültüründen, Türklüklerinden kaynaklı değil, tamamen sosyo-ekonomik.
Evet, Almanya'da hala fiili bir TÜRK SORUNU mevcut. Ama bu soruna, ''Bakın Türklerin yaşadıkları mahalleler şöyle, bakın işte Türkler böyle'' vs. demekle en ufacık bir çözüm üretmek bir kenara, sorun iyice çözümsüz hale getirilir. Elbette sorun görmezden gelinmeyecektir. Fakat sorunun Türklerin Türk olması değil, sosyal ve ekomonik şartlar olduğu anlaşılmalı. Alman devleti -Türkler için bile değil, evvela kendi menfaati için- bu sorunlu bölgelerde yaşayan Türk ailelerinin çocuklarına fırsat eşitliği sunmak için özel gayret göstermeli, gereken yerlerde ''pozitif ayırımcılık'' yapmalı, bu bölgelere en iyi öğretmen kadrosunu tayin etmeli, velilere pedagojik destek sunmalı, genel topluma ve iş dünyasına entegre olabilmeleri için elinde geleni yapmalıdır. Yoksa ''Türkler böyle işte'' diyerek sorun çözülmez, sadece toplum içinde kin ve düşmanlık üretilmiş olur.
Yazdıklarınızı okuyunca bütün bunlar aklıma geldi birden.
saygılarımla