
07-07-2006, 15:59
|
|
|
Re: HADİSLERDEN İNCİLER
larra";p="´isimli üyeden Alıntı
Bu sola tükürmeler çok modaymış sanırım...Heralde sol tarafta kova falan bulundurmak gerekiordu...Bu kadar tüküreceksen,yani.. 
"ezkamo efendi" devam et..çok eğlenceli..
|
Sevgili Larra,
Peygamberin sola alerjisi olduğunu biliyorum.Hadislerde rastladım.Namaz
kılarken bazen de solundan kalkıyormuş.Acaba bilmeden günaha mı girdi
sence...
|

08-07-2006, 03:49
|
|
|
Re: HADİSLERDEN İNCİLER
Hadislerden inciler(16)
Hadis No : 2213
Hadis No : 5935
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sa) buyurdular ki: "Horozların öttüğünü işittiğiniz vakit, Allah'tan lütuf ve ikramını talep edin. Zira onlar bir melek görmüştür. Merkebin anırmasını işittiğiniz zaman şeytandan Allah'a sığının. Çünkü o da bir şeytan görmüştür." *
Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-halk 15; Müslim, Zikr 82, (2729); Ebu Davud, Edeb 115, (5102); Tirmizi, Da'avat 58,
(O eskidendi.Şimdi kulların şehirlerde yaşıyorlar.Horozla eşeği nerde bulacaklar ki.)
Hadis No : 2213
Ravi: Cerir
Tanım: Resulullah (sav)'ı atın alnındaki tüyleri parmaklarıyla bükerken gördüm. Büküyor ve şöyle diyordu: "Atın alnına Kıyamet gününe kadar hayır bağlanmıştır. Bu hayır sevap ve ganimettir." *
Kaynak: Müslim, İmaret 97, (1872); Nesai, Hayl 7, (6, 221) *
(Tabi ki alnına hayır bağlanmıştır.Savaşların en değerli hayvanı.Tabi ki işin içinde ganimet olayı da olunca niye alnına hayır bağlanmasın ki...Kuranın allahı işi biliyor...)
Hadis No : 5930
Ravi: Cabir
Tanım: Resulullah (sa) buyurdular ki: "Karanlık çöktüğü zaman çocuklarınızı dışarı salmayın. Çünkü şeytanlar bu esnada her tarafa yayılırlar. Yatsı vaktinden bir müddet geçince, onları serbest bırakın. Kapını kapa, Allah'ın ismini zikret. Kandilini söndür, Allah'ın ismini zikret. Yemek kabının ağzını kapa ve Allah'ın ismini zikret, (kapayacak birşey bulamadığın takdirde [çubuk gibi] herhangi bir şeyi üzerine uzatıp koymak suretiyle de olsa (bunu yap)! Zira şeytan, kapalı kapıyı açamaz. Kandilleri söndürün, zira fasıkçık (fare), olur ki, fitili çeker de ev halkını yakar." *
Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-Halk 11, 14, Eşribe 22, İsti'zan 49, 50; Müslim, Eşribe 96, (2012); Muvatta, Sıfatu'
(Ya bu şeytandan çektiğimiz nedir.Hangi taşı kaldırıyorsan altından bir şeytan çıkıyor.Hala hala bu
şeytan kapalı kapıyı açamıyor.Kapı olmazsa pencereden girer.Ora olmazsa bacadan girer.Yazık şu
garipliklere inananlara...)
Hadis No : 2256
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her sarhoş edici hamrdır. Ve her sarhoş edici haramdır. Kim dünyada hamr içer ve tevbe etmeden, onun tiryakisi olduğu halde, ölürse, ahirette şarab içemez." *
Kaynak: Buhari, Eşribe 1; Müslim, Eşribe 73, (2003); Muvatta, Eşribe 11, (2, 846); Ebu Davud, Eşribe 5, (367 *
(Bu nasıl çelişkidir.Bu dünyada yasakla.Öbür dünyada şarapla ödüllendir...)
Hadis No : 2234
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) şöyle buyurdular: "Sizden kimse sakın ayakta içmesin. Kim unutarak içerse hemen kussun." *
Kaynak: Müslim, Eşribe 116, (2026)
(İyi anladık da adam yanlışlıkla içmişse niye kussun.Bu kuranın allahı insana işkence çektirmekten
galiba zevk alıyor.Bir daha içme desin.Değil mi yani?...)
Hadis No : 2258
Ravi: Cabir
Tanım: Allah, sarhoş ediciyi içen kimseye tinetul-habal içirmeye ahdetmiştir. "Tinetu'l-Habal nedir?" diye sorulunca: "Cehennemliklerin (vücudlarından, çıkan) terleridir!" diye cevap verdi. *
Kaynak: Müslim, Eşribe 72, (2002); Nesai, Eşribe 49, (8, 327
(Ya gördünüz mü?Sarhoşlara verilen cezayı.Zaten cehennemlik.Bu yetmiyormuş gibi bir de terler
içiltiliyor.Bu kuranın allahı niye bu kadar gaddar ki...)
Hadis No : 2285
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Miraca çıkarıldığım gece bana iki kadeh getirildi, birinde şarap diğerinde de süt vardı. Ben sütü aldım. Melek: "Seni fitrata irşad eden Allah'a hamd olsun. Eğer şarabı alsaydın ümmetin azmıştı" dedi." *
Kaynak: Nesai, Eşribe 41, (8, 312); Buhari, Eşribe 1; Müslim, İman 272, (168)
(Keşke süt yerine şarabı alsaydı.Sanki süt alınca ümmeti azmamış gibi.Yasaklasan da ne yazar.Gizli
gizli içer.Kim sana şarapı yarat dedi.Sen de yaratmasaydın...Her şeye kadir değil misin?...)
Hadis No : 5938
Ravi: Ebu Ümame
Tanım: Resulullah (sa)'ın saban ve diğer bir ziraat aleti görünce: "Bunun girdiği bir eve, Allah mutlaka zillet de sokar" dediğini işittim. *
Kaynak: Buhari, Hars 2
Hadis No : 5937
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Resulullah (sa) buyurdular ki: "İyne usulüyle alış-verişte bulunur, sığırların peşine düşer, ziraate razı olur ve cihadı da terkederseniz, Allah size öyle bir zillet verir ki, dininize tekrar rücu etmedikçe o zilleti kaldırmaz." *(Zillet:Hor görülme,alçalma.)
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 56, (3462)
(Öfff...Öfff...Bu nasıl zihniyettir.Tarım ve hayvancılık yapmayın diyor.Varsa yoksa cihat...Kuranın
allahının işte size gerçek yüzü.Kullarını savaşa teşvik ediyor.Tabi bu savaşların sonucunda bildiğiniz
gibi ganimet olayı var.İnsanları öldürdükleri yetmiyormuş gibi birde o insanlara ait ne var ne yoksa
gasp ediyorlar.Şimdi böyle bir allaha saygı gösterilir mi?...Ondan sonra hak, hukuk,adaletten bahs
eder.O saf kulların sana inanır ama düşünen kullarına yutturamazsın kuranın allahı...)
Hadis No : 5966
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sa) buyurdular ki: "(Kıtlık) senesi, yağmurun yağmadığı (sene) değildir. Asıl kıtlık senesi, yağmur bol bol yağdığı halde yerin hiç birşey bitirmediği senedir." *
Kaynak: Müslim, Fiten 44, (2904)
(Sahi hangi mantıkla bunu demiş.Şimdi bundan bir şey anladınız mı...)
Hadis No : 5221
Ravi: Ebu'l-Müleyh
Tanım: Babası (ra)'ndan anlatıyor: "Resulullah (sav): "Sarık sarın da ilminiz ziyadeleşsin!" buyurdular. Ravi devamla der ki: "Hz. Ali (ra) da: "Sarıklar Arapların taçlarıdır" buyurdular. [Hadis, Teysir'de Ebu Davud'a nisbet edilmiş ise de, onda mevcut delildir. Camiu's-Sağir (1,555)'de mevcuttur.] *
Kaynak: *
(Kaynak belli değil ama büyük ihtimalle bana göre doğru bir hadistir.Çünkü sarık bunların simgesi.
Türban gibi.Demek ki ilmin kerameti sarıktaymış...Belli olmuyor mu!...)
Hadis No : 5239
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz ayakkabı giyince sağdan başlasın, çıkarırken de soldan başlasın [ya ikisini birlikte giysin, ya ikisini birlikte çıkarsın.]" *
Kaynak: Müslim, Libas 67, (2097 )
(Adam sola düşman.İnsan bu kadar da sol fanatiği olmaz ki....)
Hadis No : 5275
Ravi: Ebu Ümame
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "İpeği dünyada giyen, ahirette giyemez." *
Kaynak: Buhari, Libas 25; Müslim, Libas 23, (2075); Nesai, Zinet 91, (8, 200)
(Ben ahiretteki ipeği ne yapayım.Bu dünyada giymedikten sonra.Sanki mübarek şarap...)
Hadis No : 5262
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Elbiselerden beyaz olanları giyin. Çünkü onlar en hayırlı giyeceklerinizdir. Ölülerinizi de beyazla kefenleyin." *
Kaynak: Tirmizi, Cenaiz 18, (994); Ebu Davud, Tıbb 14, (3878)
(Hele araplardaki o beyaz entarilerin nedeni bu olsa gerek.Ama kadınlar niye siyah çarşaflı.Beyaz
giymeyenler ne olacak.Mübarek kullarının her şeyine müdahele etmiş.Bari giyim kuşamda biraz
özgürlük tanısaydın ne kaybın olurdu kuranın allahı...)
Hadis No : 5288
Ravi: Cabir
Tanım: Resulullah (sav)'a evde (bulunması gereken) yataklar zikredilmişti. Şöyle buyurdular: "Kişinin kendisi için bir yatak, kadın için bir yatak, misafir için bir yatak lazımdır. Dördüncü yatak şeytanadır." *
Kaynak: Ebu Davud, Libas 45, (4142); Nesai, Nikah 82, (6,135); Müslim, Libas 41, (2084)
(Bu kadar da olmaz ...İnsaf ya kuranın allahı...Hadi birden çok misafir olursa ne olacak.Ne var yani
şeytanı da sen yaratmadın mı?Bırak garibim de şöyle rahat bir uyku çeksin yatağında....)
Hadis No : 4994
Ravi: Ümmü Seleme
Tanım: Resululah (sav) buyurdular ki: "Mehdi benim zürriyetimden, kızım Fatıma'nın evladlarındandır."
Kaynak: Ebu Davud, Mehdi 1, (4284) *
(Kimse başka yerde sakın ola mehdi felan aramasın.Demek ki mehdi alevilerin arasından çıkacak.
Ben peygamberin yalancısıyım.Demedi demeyin.Çünkü onlar kendilerini peygamberin sülalesinden
görüyorlar.(Ehl-i beyit)...)
(Devam edecek)
|

11-07-2006, 15:58
|
|
|
Re: HADİSLERDEN İNCİLER
Hadislerden İnciler(17)
Hadis No : 5076
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her peygamberin müstecab (Allah'ın kabul edeceği) bir duası vardır. Her peygamber o duayı yapmada acele etti. Ben ise bu duamı kıyamet gününde, ümmetime şefaat olarak kullanmak üzere sakladım (kullanmayı ahirete bıraktım). Ona inşaallah, ümmetimin şirk koşmadan ölenleri nail olacaktır." *
Kaynak: Buhari, Da'avat 1, Tevhid 31; Müslim, İman 334, (198); Muvatta, Kur'an 26, (1, 212); Tirmizi, Daavat *
(Zihniyete bakın.Diğer peygamberler o duayı yapmışlar.Bizimkisi de en sona bırakmış duasını.Sen neye
kadirsin böyle tipik şark kurnazlığı....)
Hadis No : 5071
Ravi: İbnu Mes'ud
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ben havzın başına sizden önce geleceğim. Bana sizden bazı kimseler yükseltilip (gösterilecek). O kadar ki, eğilsem onları tutarım. Ama hemen geri çekilecekler. "Ey Rabbim! bunlar benim ashabım!" derim. Ama bana: "Senden sonra bunların ne bid'alar yaptıklarını sen bilmezsin!" denilir. Ben de: "Dini benden sonra değiştirenler rahmetten uzak olsun, rahmetten uzak olsun!" derim." *
Kaynak: Buhari, Rikak 53, Fiten 1; Müslim, Fezail 32, (2297
(Evet...Evet...Rahmetten uzak olsunlar...Böyle rahmet olacağına!....)
Hadis No : 5074
Ravi: Enes
Tanım: (Bir gün), "ey Allah'ın Resulü! Kıyamet günü bana şefaat edin!" dedim. "İnşaallah yapacağım!" buyurdular. Ben tekrar: "Sizi nerede arayıp bulayım?" dedim. "Beni ilk aradığın zaman, sırat üzerinde ara!" buyurdular. "Size (orada) rastlayamazsam?" dedim. "Mizan'ın yanında beni ara!" buyurdular. "Orada da size rastlayamazsam?" dedim. "Öyeyse beni havzın yanında ara! Zira ben üç meukinin dışına çıkmam!" buyurdular. *
Kaynak: Tirmizi, Kıyamet 10, (2435) *
(Ben olsam sırat köprüsünün üzerinde ararım.O köprünün onun günahlarını tartacağını sanmıyorum.Siz
bakmayın kuranın allahının ona torpil geçtiğine...)
Hadis No : 5075
Ravi: Aişe
Tanım: Ateşi hatırlayıp ağladım. Resulullah (sav): "Niye ağlıyorsun?" diye sordu. "Cehennemi hatırladım da onun için ağladım! Siz, kıyamet günü, ailenizi hatırlayacak mısınız?" dedim. "Üç yerde kimse kimseyi hatırlamaz: Mizan yanında; tartısı ağır mı geldi hafif mi öğreninceye kadar, sahifelerin uçuştuğu zaman; kendi defterini nereye düşecek, öğreninceye kadar: Sağına mı soluna mı; yoksa arkasına mı? Sıratın yanında; cehennemin iki yakası ortasına kurulunca; bunu geçinceye kadar." *
Kaynak: Ebu Davud, Sünen 28, (4755)
(Ben onu bunu bilmem ama benim defter kesin soluma düşer.Ne de olsa serde solculuk var...)
Hadis No : 5078
Ravi: Enes
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet gününde, insanlar birbirlerine girecekler. Hz. Adem aleyhisselam'a gelip: "Evlatlarına şefaat et!" diye talepte bulunacaklar. O ise: "Benim şefaat yetkim yok. Siz İbrahim aleyhisselam'a gidin! Çünkü o Halilullah'tır" diyecek. İnsanlar Hz. İbrahim'e gidecekler. Ancak o da: "Ben yetkili değilim! Ancak Hz. İsa'ya gidin. Çünkü o Ruhullah'tır ve O'nun kelamıdır!" diyecek. Bunun üzerine O'na gidecekler. O da: "Ben buna yetkili değilim. Lakin Muhammed (sav)'e gidin!" diyecek. Böylece bana gelecekler. Ben onlara: "Ben şefaate yetkiliyim!" diyeceğim. Gidip Rabbimin huzuruna çıkmak için izin talep edeceğim. Bana izin verilecek. Önünde durup, Allah'ın ilham edeceği ve şu anda muktedir olamayacağım hamdlerle Allah'a medh u senada bulunacak, sonra da Rabbime secdeye kapanacağım. Rabb Teala: "Ey Muhammed! Başını kaldır! Dilediğini söyle, söylediğine kulak verilecek. Ne arzu ediyorsan iste, talebin yerine gelecektir! Şefaatte bulun, şefaatin kabul edilecektir!" buyuracak. Ben de: "Ey Rabbim! Ümmetimi, ümmetimi istiyorum!" diyeceğim. Rab Teala: "(Çabuk onların yanına) git! Kimlerin kalbinde buğday veya arpa denesi kadar iman varsa onları ateşten çıkar!" diyecek. Ben de gidip bunu yapacağım! Sonra Rabbime dönüp, önceki hamd u senalarla hamd ve senalarda bulunacağım, secdeye kapanacağım. Bana, öncekinin aynısı söylenecek. Ben de: "Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetim!" diyeceğim. Bana yine: "Var, kimlerin kalbinde hardal danesi kadar iman varsa onları da ateşten çıkar!" denilecek. Ben derhal gidip bunu da yapacak ve Rabbimin yanına döneceğim. Önceki yaptığım gibi yapacağım. Bana, evvelki gibi: "Başını kaldır!" denilecek. Ben de kaldırıp: "Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetim!" diyeceğim. Bana yine: "Var, kalbinde hardal danesinden daha az miktarda imanı olanları da ateşten çıkar!" denilecek. Ben gidip bunu da yapacağım. Sonra dördüncü sefer Rabbime dönecek, o hamdlerle hamd u senada bulunacağım, sonra secdeye kapanacağım. Bana: "Ey Muhammedi Başını kaldır ve (dilediğini) söyle, sana kulak verilecektir! Dile, talebin verilecektir! Şefaat et, şefaatin kabul edilecektir!" denilecek. Ben de: "Ey Rabbim! Bana Lailahe illallah diyenlere şefaat etmem için izin ver!" diyeceğim. Rabb Teala: "Bu hususta yetkin yok! -veya: Bu hususta sana izin yok!- Lakin izzetim, celalim, kibriyam ve azametim hakkı için lailahe illallah diyenleri de ateşten çıkaracağım!" buyuracak." *
Kaynak: Buhari, Tevhid 36, 19, 37, Tefsir, Bakara 1, Rikak 51; Müslim, İman 322, (193)
(Bak...Bak...Gördünüz işte.Diğerleri sanki orada söğüt gölgesi.Bu kadar bencillik de olmaz ki.Diğerleri
onun kulları değilki.Varsa yoksa müslüman ümmeti.Biz boşuna kuranın allahı demiyoruz.Alın işte size
bir kanıt daha.Ne olursunuz biraz düşünerek inanın...)
Hadis No : 5081
Ravi: Enes
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü, cehennemliklerin, dünyada en müreffeh olanı getirilerek ateşe bir kere batırılacak. Sonra: "Ey ademoglu, denilecek. (Cehennemde) hiç nimet gördün mü? Sana hiç hayır uğradı mı ?" "Hayır! Ey Rabbim, vallahi hayır!" diyecek. Sonra cennetliklerden dünyada en fakir olan getirilecek. O da cennete bir sokulup, çıkarılacak ve kendisine: "Ey ademoglu (cennette) hiç fakirlik gördün mü, hiç sıkıntı çektin mi?" denilecek. Oda: "Hayır! Vallahi ya Rabbi! Başımdan hiç fakirlik geçmedi, hiçbir sıkıntı çekmedim" diyecek." *
Kaynak: Müslim, Münafıkun 55, (2807)
(Büyüklere masallar faslı...Tamam da...Bu dünyada niye böyle bu insanlar...Bence tam tersi olmalıydı.
Çünkü asıl ve gerçek olan bu dünya değil mi?...)
Hadis No : 5037
Ravi: Ebu Said
Tanım: Resulullah (sav): "Surun sahibi (İsrafil aleyhisselam), sur denen borusunu ağzına dayamış, yüzünü çevirmiş, kulağını dikmiş, üfleme emrini beklerken ben nasıl tereffühle (dünya nimetlerinden) istifade edebilirim?" buyurmuşlardı. Bu, sanki ashabına çok ağır gelmişti: "Peki biz ne yapalım -veya ne diyelim- ey Allah'ın Resulü?" diye sordular. Onlara: "Hasbünallah ve ni'mel-vekil (Allah bize yeter, o ne güzel vekildir!), Allah'a tevekkül ettik, -belki de "tevekkülümüz Allah'adır!" demişti- deyiniz!" diye emir buyurdular. *
Kaynak: Tirmizi, Kıyamet 9, (2433) *
(Kuru kuru masal olur mu?Masala biraz renk katmak gerekir.İsrafil de elbette borusunu öttürecek...)
No : 5038
Ravi: İbnu Amr İbni'l-As
Tanım: Resulullah (sav)'a sur'dan sorulmuştu: "Bu, içine üflenen bir boynuzdur!" diye cevap verdi. *
Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 24, (4742); Tirmizi, Kıyamet 9, (2432) *
(Bakın israfilin borusu da boynuzmuş...Ama neyin boynuzu olduğu da belirtilmemiş...)
Hadis No : 5039
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav): "İki sur arasmda kırk vardır!" buyurmuştur. Bunun üzerine oradakiler: "Ey Ebu Hureyre! Kırk gün mü?" diye sordular. Fakat o: "Birşey diyemem!" cevabını verdi. Tekrar: "Kırk ay mı?" dediler. O yine: "Bir şey diyemem!" cevabını verdi. "Kırk yıl mı?" dediler. O yine: "Bir şey diyemem!" cevabını verdi ve (Resulullah'ın hadisine devam etti.) "Sonra Allah semadan su indirecek ve insanlar yerden sebze biter gibi bitecekler, insanda bir kemik hariç hepsi çürür. Bu çürümeyen, acbu'z-zeneb denen kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet günü yeniden yaratılış bundan terkib edilecektir." *
Kaynak: Buhari, Tefsir, Zümer 3, Amme 1; Müslim, Fiten 141, (2955); Muvatta, Cenaiz 48, (1, 239); Ebu Davud,
(İki sur arasındaki süre güme gitmiş.Okuyan,düşünen ve yargılayan bir kişi olarak şu palavralara
inanan insanlara hayret ediyorum.İnsanda birazcık akıl ve mantık yok mu!...)
Hadis No : 5040
Ravi: Ka'b İbnu Malik
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mü'minin ruhu, cennet ağacında beslenen bir kuş olur. Yeniden dirilme gününde Allah onu cesedine döndürünceye kadar orada beslenir." *
Kaynak: Muvatta, Cenaiz 49, (1, 240); Nesai, Cenaiz 117 (4,108); İbnu Mace, Zühd 32, (4271)
(Masal ya...Uydurabildiğin kadar uydur...Nasıl olsa inanan da olur...)
Hadis No : 5116
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennete ilk girecek zümre, dolunay gecesindeki ay suretindedir. Onu takip eden zümre, parlaklık yönüyle gökteki en büyük yıldız gibidir. Cennetlikler bevletmezler, büyük abdest de bozmazlar, tükürmezler, sümkürmezler de. Tarakları altındandır, terleri misktir. Buhurdanları öd ağacından, zevceleri kara gözlü hurilerden olacak. Onlar ataları Adem'in yaratılışı üzere, altmış zira' boyunda tek bir adam suretinde olacaklar." *
Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-Halk 8, Enbiya 1; Müslim, Cennet 15, (2834); Tirmizi, Cennet 7, (2540)
(Ah kara gözlü huriler ah!...Siz neymişsiniz böyle...Sizleri duyanın salyaları akıyor...)
Hadis No : 5122
Ravi: el-Hudri
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü arz, tek bir çörek olacak. Cebbar (olan Allah Teala hazretleri), onu, cennetliklere azık olarak elinde çevirecektir, tıpkı sizin sefer sırasında çöreğinizi çevirdiğiniz gibi!" Bu sırada bir Yahudi gelerek: "Ey Ebu'l-Kasım! Rahman (olan) Allah seni mübarek kılsın! Kıyamet günü cennet ehlinin (iştah açıcı) ikramı ne olacak haber vereyim mi?" dedi. Efendimiz: "Söyle bakalım!" buyurdular. Adam, tıpkı Aleyhissalatu vesselam'ın söylediği gibi: "Arz, tek bir çörek olur!" dedi. Resulullah (sav) bize baktılar. Sonra azı dişleri görününceye kadar tebessüm buyurdular ve: "Peki cennet ehlinin katıklarını sana haber vereyim mi?" dediler. Adam: "Buyurun!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Balam ve nun!" buyurdular. Adam: "Bu nedir?" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Öküz ve balıktır. Bunların ciğerlerinin kenarından yetmiş bin kişi yer" buyurdular. *
Kaynak: Buhari, Rikak 44; Müslim, Münfikun 30, (2792)
(Öfff..Öfff...Daraldım.Tek bir çörek...Yetmiş bin kişinin çiğerlere üşüşmesi...Gerisini siz düşünün...)
Hadis No : 5126
Ravi: Ebu Said el-Hudri
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri cennet ehline: "Ey cennet ahalisi!" diye seslenir. Onlar: "Ey Rabbimiz buyur! Emrine amadeyiz! Hayır senin elindedir!" derler. Rab Teala: "Razı oldunuz mu?" diye sorar. Onlar: "Ey Rabbimiz! Razı olmamak ne haddimize! Sen bize mahlukatından bir başkasına vermediğin nimetler verdin!" Rab Teala: "Ben sizlere bundan daha fazlasını vereyim mi?" der. Onlar: "Bu verdiklerinden daha üstün ne olabilir?" derler. Rab Teala: "Size rızamı helal kıldım. Artık, size ebediyyen gadab etmeyeceğim!" buyururlar." *
Kaynak: Buhari, Rikak 51, Tevhid 38; Müslim, Cennet 9, (2829); Tirmizi, Cennet 18, (2558) *
(Aman rızan senin olsun...)
Hadis No : 5131
Ravi: Semüre İbnu Cündeb
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "(Cehennemlikler derece derecedir.) Bir kısmı vardır, ateş onları topuğuna kadar yakalar, bir kısmı vardır, dizlerine kadar yakalar, bir kısmı vardır kemere kadar yakalar, bir kısmı vardır köprücük kemiğine kadar yakalar." *
Kaynak: Müslim, Cennet 33, (2845) *
(Demek ki cehennemlikler dörde ayrılıyormuş.Ama dereceleri belirtilmemiş...Hadi ben de yorum yapayım.Demek ki günahı az olanlar topukla başlıyor.Bu kat kat artarak köprücük kemiğine kadar
gidiyor.Nasıl doğru yorumlamış mıyım!...)
Hadis No : 5132
Ravi: Ebu'd-Derda
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehennem ehline açlık musallat edilir. Bu, içinde bulundukları azaba eşit dereceye ulaşır. Açlığa karşı yardım talep ederler. Onlara besleyici olmayan ve açlığı gidermeyen dari' (denen dikenli bir ot) verilir. Tekrar yiyecek isterler, bu sefer de boğazda tıkanıp kalan bir yiyecekle imdat edilir. (Bu da boğazlarında takılır kalır, ne ileri geçer, en de geri gelir). Derken dünyada iken, bu durumda, bir içecekle takılan lokmaları kaydırdıklarını hatırlarlar ve bir içecek talep ederler. Kendilerine demir kancalar bulunan kaplarda kaynar sular verilir. Bu kaplar, yüzlerine yaklaştırılınca, yüzlerini dağlayıp atar. Su karınlarına girince içlerini param parça eder. Bu sefer de: "Cehennemin bekçilerini çağırın, ola ki azabımızı biraz hafifletir!" derler. Onları çağırırlar. Onlar gelince: "Size peygamberleriniz bu halleri açıklayan haberleri getirmemiş miydi?" derler. Onlar: "Evet getirmişti (ama dinlemedik)" derler. Bunun üzerine, bekçiler: "Siz isteyin durun! Kafirlerin istekleri (burada) boşadır!" derler" (Gafir 50). Cehennemlikler bekçilerden ümidi kesince: "(Cehenneme müvekkel melek) Malik'i çağırın!" derler. (Malik gelince): "Ey Malik (söyle de) Rabbin bizim hakkımızda ölüme hükmetsin!" derler. Malik de onlara: "Hayır! (Siz burada canlı olarak ebedi) kalıcılarsınız!" diye cevap verecek" (Zuhruf 77). (Hadisin ravilerinden) A'meş rahimehullah der ki: "Bana bildirildi ki, cehennemliklerin Malik'e yalvarmaları ile Malik'in onlara verdiği cevap arasında bin yıllık zaman geçecektir. Cehennemlikler, bu sefer aralarında: "Rabbinize dua edin sizin için O'ndan daha hayırlı kimse yok!" diyecekler ve elbirlik şöyle yakaracaklar: "Ey Rabbimiz, bedbahtlığımız bize galebe çalmıştı, biz gerçekten sapıtmış kimselerdik. Ey Rabbimiz bizi bundan çıkar. Eğer (yine) küfre dönersek artık hiç şüphesiz ki zalimlerden oluruz" (Mü'minun 106-107). Rab Teala, onlara: "Cehennemin içine yıkılıp gidin! Bana bir şey söylemeyin!" diyecek" (Mü'minun 108). Resulullah devamla dedi ki: "Bu cevap üzerine, cehennem ehli her çeşit hayırdan ümidlerini keserler; hıçkırmaya, nedamet etmeye, dövünüp yırtınmaya başlarlar." *
Kaynak: Tirmizi, Cehennem 5, (2589) *
(Ben inanırmısınız şu hadisleri masal diye okuyorum.Bu masallara inanan insanları düşündükçe kahr-
oluyorum.Bu ne bilgisizlik bu ne cehalet....)
Hadis No : 5133
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: Cehennemliklerin tepelerine kaynar su dökülür. Bu su, vücudlarının içine nüfuz eder, öyle ki karınlarına kadar ulaşır; içlerinde ne var ne yok, söker atar ve ayaklarını delip, geçer. Bu hadise "Bununla karınlarının içinde ne varsa hepsi ve derileri eritilecektir" (Hacc 20) ayetinde zikri geçen) eritme (es-Sahru) hadisesidir. Sonra (eriyen cesedleri) eski haline iade edilir." *
Kaynak: Tirmizi, Cehennem 4, (2586) *
(Ben sizi bilmem ama tüylerim diken diken oluyor.Sırf kendisine inanmadı diye insana bu işkence
reva mıdır?Bu nasıl büyüklüktür kuranın allahı!....)
Hadis No : 5136
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü ilk çağırılacak olan, Hz. Adem'dir. Hak Teala hazretleri: "Buyur ey Rabbim, emrindeyim!" der. Rabb Teala: "Zürriyetinden cehenneme gidecekleri ayır!" emreder. Adem: "Ey Rabbim ne miktarını ayırayım?" diye sorar. Rabb Teala: "Her yüzden doksan dokuzunu!" ferman buyurur." (Ashab bu esnada atılıp): "Ey Allah'ın Resulü! Bizden geriye ne kaldı?" derler. Aleyhissalatu vesselam: "Benim ümmetim, diğer ümmetler yanında siyah öküzün başındaki beyaz tüy gibi (az)dır!" buyurdular. *
Kaynak: Buhari, Rikak 45
(Yani demek istiyor ki benim ümmetimden 100 kişiden biri cehenneme gidecek.Diğer ümmetler mi?
Onların canı cehenneme...Ne güzel değli mi?...)
Hadis No : 5134
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kafirin cehennemdeki bir azı dişi Uhud dağı kadardır. Derisinin kalınlığı da üç gecelik yol mesafesidir." *
Kaynak: Müslim, Cennet 44, (2851); Tirmizi, Cehennem 3, (2580, 2581, 2582)
(Bu kafirin dişi neymiş böyle...Hiç gülesim yoktu...)
(Devam edecek)
|

15-07-2006, 00:48
|
|
|
Re: HADİSLERDEN İNCİLER
Hadislerden İnciler(18)
Hadis No : 1573
Ravi: Zeyd İbnu Eşlem
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Dinini değiştirenin boynunu vurun." *
Kaynak: Muvatta, Akdiye 15, (2, 736)
Hadis No : 1575
Ravi: Enes
Tanım: Ukl ve Ureyne kabilelerinden bir grup insan Resulullah (sav)'ın yanına gelip: "Ey Allah'ın Resulü! Biz hayvancılıkla uğraşıp sütle beslenen (çöl) insanlarıyız, (çift-çubukla uğraşan) köylüler değiliz" dediler. Bu sözleriyle, Medine'nin havasının kendilerine iyi gelmediğini ifade ettiler. Resulullah (sav), onlara (hazineye ait) develerin ve çobanın (bulunduğu yeri) tavsiye etti. Kendilerine oraya gitmelerini, develerin sütlerinden ve bevillerinden içmelerini söyledi. Gittiler, Harra bölgesine yarınca, İslam'dan irtidad ettiler. Hz. Peygamber (sav)'in çobanını da öldürüp develeri sürdüler. Haber, Hz. Peygamber (sav)'e ulaştı. Resulullah (sav), derhal arkadaşlarından takipçi çıkardı (yakalanıp getirildiler). Gözlerinin oyulmasını, ellerinin kesilmesini ve Harra'nın bir kenarına atılmalarını ve o şekilde ölüme terkedilmelerini emretti. *
Kaynak: Buhari, Muharibin 16, 17, 18, Diyat 22, Vudu 66, Zekat 68, Cihad 152, Megazi 36, Tefsir, Maide 6, Tı *
Hadis No : 1576
Ravi: Ebu'z-Zinad
Tanım: Resulullah (sav) develerini çalanların (el ve ayaklarını) kestiği, gözlerini de ateşle oyduğu zaman, Allah zülcelal hazretleri, Hz. Peygamberi itab etti ve mesele üzerine şu iyeti inzal buyurdu: "Allah ve Resulüne harp açanların cezası..." (Maide 33). *
Kaynak: Ebu Davud, Hudud 3, (4370); Nesai, Tahrimu'd-Dem 7, (7,100)
Hadis No : 1613
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Resulullah (sav) üç dirhem kıymetindeki bir kalkanı çalan hırsızın elini kesti. *
Kaynak: Buhari, Hudud 13; Müslim, Hudud 6, (1684); Muvatta, Hudud 24, (2, 832); Tirmizi, Hudud 16, (1446); E
Hadis No : 1614
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) şöyle buyurdular: "Allah, bir yumurta çalıp da eli kesilen, bir ip çalıp da eli kesilen hırsıza lanet etsin." A'meş der ki: "Buradaki yumurtadan maksadın demir topağı olduğu, bazı iplerin de üç ve daha fazla dirhem ettiği kanaatinde idiler." *
Kaynak: Buhari, Hudud 13, 7; Müslim, Hudud 7, (1687); Nesai, Sarik 1, (7, 65)
Hadis No : 1620
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resullah (sav): "Köle hırsızlık yaparsa, onu bir mangıra da olsa satın gitsin" buyurdular." *
Kaynak: Ebu Davud, Hudud 22, (4412); Nesai, Sarik 16, (8,91)
Hadis No : 1625
Ravi: Cünade İbnu Ümeyye
Tanım: Büsr İbnu Ertat (ra) demiştir ki: "Resulullah (sav)'ı dinledim: "Seferde eller kesilmez" diyordu." (Tirmizi'deki rivayette "gazvede..." denmiştir.) *
Kaynak: Tirmizi, Hudud 20, (1450); Ebu Davud, Hudud 18, (4408); Nesai, Sarik 16, (8, 91
Hadis No : 1630
Ravi: Ali
Tanım: İçki haddi için, Resulullah (sav) kırk, Hz. Ebu Bekir kırk, Hz. Ömer (ra) seksen sopa vurdular. Hepsi de sünnettir. (Bu bana daha hoş geliyor). *
Kaynak: Müslim, Hudud 38, (1702); Ebu Davud, Hudud 36, (4480, 4481)
Hadis No : 1629
Ravi: Abdurrahman İbnu Ezher
Tanım: Huneyn'de iken Hz. Peygamber (sav)'e şarap içen bir adam getirildi. Resulullah (sav) (tahkiren) yüzüne toprak saçtı. Sonra Ashab'a emretti, ayakkabılarıyla ve ellerinde bulunan (deynek, çubuk vs) başka şeylerle adama "Yeter, çekin ellerinizi deyinceye kadar vurdular. Resulullah (sav)'ın vefatından sonra Hz. Ebu Bekir (ra) de içki içenlere kırk darbe vurdurdu. Arkadan Hz. Ömer (ra) de halifeliğinin başlangıcında kırk sopa vurdurmaya devam etti. Ancak, hilafetinin sonunda (insanlar azıp fısk artınca) seksen sopa vurdurdu. Hz. Osman (ra) ise iki kere hadd uyguladı: Birini kırk, diğerini seksen yaptı. Hz. Osman'dan sonra Hz. Muaviye (ra) haddi seksende sabit kıldı. *
Kaynak: Ebu Davud, Hudud 37, (4487,4488) *
Hadis No : 1631
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim (ısrarla) içki içerse dördüncü sefere kadar kamçılayın, sonra (devam ederse) öldürün." (Ebu Davud'un, Kabisa İbnu Züeyb (ra)'den yaptığı bir rivayette şöyle denmiştir: "Resulullah (sav)'a şarap içmiş bir adam getirildi. Hemen celde yapıldı, sonra tekrar getirildi, yine celde yapıldı, sonra tekrar getirildi, yine celde yapıldı, sonra tekrar getirildi yine celde yapıldı ve öldürme kaldırıldı. Artık, ölüm cezası bir ruhsat olarak kaldırılmıştı.") *
Kaynak: Ebu Davud, Hudud 37, (4482); Tirmizi, Hudud 15, (1444) *
Hadis No : 1602
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Resulullah (sav) buyurdu ki: "Kimin Lüt kavminin sapık işini yaptığını görürseniz, faili de mefulü de öldürün." (Tirmizi, Ebu Hüreyre'nin de böyle bir rivayette bulunduğunu belirtir. Ebu Davud'da İbnu Abbas (ra)'tan yapılan bir rivayette: "Livata yaparken yakalanan bekar (yani muhsan olmayan kişi) de recmedilir" denmiştir) *
Kaynak: Tirmizi, Hudud 24, (1456); Ebu Davud, Hudud 29, (4462, 4463
Hadis No : 1608
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Resulullah (sav): "Kim bir hayvana temas öderse onu öldürün, hayvanı da beraber öldürün" buyurdu. İbnu Abbas'a: "Hayvanın günahı ne (o niçin öldürülsün?)" diye soruldu. Şu cevabı verdi: "(Bu hususta Resulullah'tan bir şey işitmedim). Tahminimce eti yenmesin veya ondan istifade edilmesin diyedir. Zira ona, bu muamele yapılmıştır." (Ebu Davud ve Tirmizi'de şu rivayet de gelmiştir: "Hayvana temas edene bir hadd takdir edilmemiştir.") *
Kaynak: Ebu Davud, Hudud 30, (4464); Tirmizi, Hudud 23, (1454)
Hadis No : 1639
Ravi: Saffan İbnu Ümeyye
Tanım: Mescide uyumak üzere ridasını yastık yaparak uzanmıştı. Uyurken bir hırsız gelip ridasını aldı. Ama Saffan (uyanarak) hırsızı yakaladı, doğru Hz. Peygamber (sav)'e götürdü. Resulullah (sav) derhal elinin kesilmesini emretti. Saffan: "Ey Allah'ın Resulü, ben bunu istememiştim, ridam ona sadaka olsun!" dedi. Resulullah (sav): "Onu bana getirmezden önce niye yapmadın?" diyerek, teklifi reddetti."
Kaynak: Ebu Davud, Hudud 14, (4394); Nesai, Sarik 4, (8, 68); Muvatta, Hudud 28, (2, 834)
Hadis No : 1619
Ravi: Cabir
Tanım: Resulullah (sav)'a bir hırsız getirilmişti. "Öldürün onu!" diye emretti. Kendisine: "Ey Allah'ın Resulü, bu adam sadece çaldı" denildi. Bunun üzerine "Öyleyse (elini) kesin!" dedi ve derhal eli kesildi. Sonra aynı adam ikinci sefer getirildi. Yine: "Öldürün onu!" diye emretti. Kendisine: "Ey Allah'ın Resulü, bu adam hırsızlık yaptı" dendi. Bunun üzerine "Öyleyse kesin!" dedi ve derhal (sol ayağı) kesildi. Sonra üçüncü sefer getirildi ve hırsızlık yaptığı söylendi. Hz. Peygamber: "Öldürün onu!" diye emretti. Kendisine: "Ey Allah'ın Resulü, bu adam hırsızlık yaptı" denildi. Bunun üzerine: "(Sol elini) kesin!" diye emretti. Sonra aynı adamı dördüncü kere getirdiler. "Öldürün onu!" buyurdu. Kendisine: "Ey Allah'ın Resulü, bu adam hırsızlık yaptı" dediler. Bunun üzerine "(Sağ ayağını da) kesin!" diye emir buyurdu. Aynı adam beşinci sefer getiririldi. Hz. Peygamber (sav): "Öldürün onu" diye emretti. Hz. Cabir (ra) der ki: "Adamı götürüp öldürdük. Sonra sürüyerek götürüp bir kuyuya attık. Üzerini de taşla doldurduk." *
Kaynak: Ebu Davud, Hudud 20, (4410); Nesai, Sarik 15, (890,91)
Hadis No : 1644
Ravi: Ebu Ümame İbnu Sehl İbni Huneyf
Tanım: Resulullah (sav)'ın Ensari bazı sahabelerinden naklen anlatıyor: "Ensar'dan bir adam hastalandı ve çöktü, öyleki bir kemik bir deriye döndü. Bir ara Ashab'dan birine ait bir cariye hastanın yanına girmişti. Adam, ona müncezib oldu ve temasta bulundu. Bu sırada, kavminden kendisine geçmiş olsun ziyaretine gelenler oldu. Yaptığı işi onlara haber verdi ve: "Benim için Resulullah (sav)'a sorun, ben yanıma giren bir cariyeye temasta bulundum" dedi. Durumu Hz. Peygamber (sav)'e anlattılar ve ilaveten: "Hiç kimsede hastalığın bu derece şiddetlisini de görmedik. Adamı sana getirmeye kalksak kemikleri kırılıp dağılacaktır, bir kemik bir deriden başka bir şey değil!" dediler. Resulullah (sav) "Yüz tane hurma çubuğu alın, (bunları tek bir sopa halinde bağlayıp) adama bir kere vurun!" diye emretti. *
Kaynak: Ebu Davud, Hudud 34, (4472); Nesai, Hudut 22, (8, 242); İbnu Mace, Hudud, 18, (2574) *
(İslamı öve öve bitiremeyenlere, islam sevgi,barış,hoşgörü dinidir diyenlere, islam tüm çağlara hitap eder diyenlere bu hadisleri ithaf ediyorum...Sizleri bilmem ama ben bu hadisleri okurken insanlığımdan utandım. Sonuç olarak suç işlemişse dahi o bir insandır. El kol kesilirken,sopa vurulurken,gözler oyulurken bu kişinin bir insan olduğu , bu yapılanların insanlık suçu olduğu ve bunların yanlış olduğu
bu kesimlerce niye görülmez. Buna hayret ederim. Hele dinini değiştirenin boynunu kesin diyen hadis
tüylerimi diken diken etti. İşin ilginci yapılanlar allah adına yapılıyor. Bu nasıl allahtır ki dinini değiştirdi diye yarattığı insanın boynunu kesin diyor. Bu nasıl bir sevgisizliktir kuranın allahı?...O dinini değiştiren
yoksa senin kulun değil mi?...İslam şiddet dini değil mi?...Hayvan boğazlar gibi insan boğazlayanlar bu hadisleri okuyarak bunları yapmıyorlar mı?...Bunları yaşamadık mı?... Görmedik mi?...Duymadık mı?...
Ve diyorum ki gerçekten kuranı ve hadisleri okudukça islamın ilkel ve çağ dışı bir din olduğu konusundaki düşüncelerim daha da netleşmektedir...İstedikleri kadar *yorum yapsınlar. Bu yorumları
bu gerçeği değiştirmeyecektir...)
(Devam edecek)
|

17-07-2006, 02:54
|
|
|
Re: HADİSLERDEN İNCİLER
Hadislerden İnciler(19)
Hadis No : 1577
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Hz. Ömer (ra)'i hutbe verirken dinledim. Şöyle demişti: "Allah Teala hazretleri Muhammed (sav)'a hak (din ile) gönderdi ve O'na Kitaba indirdi. Bu indirilenler arasında recm ayeti de vardı! Biz bu ayeti okuduk ve ezberledik. Ayrıca, Resulullah (sav) zina yapana recm cezasını tatbik etti, ondan sonra da biz tatbik ettik. Ben şu endişeyi taşıyorum: Aradan uzun zaman geçince, bazıları çıkıp: "Biz Kitabullah'da recm cezasını görmüyoruz (deyip inkara sapabilecek ve) Allah'ın kitabında indirdiği bir farzı terkederek dalalete düşebilecektir. Bilesiniz, recm, kadın ve erkekten muhsan olanların zinaları, -delil veya hamilelik veya itiraf yoluyla- sübüt bulduğu takdirde, onlara tatbik edilmesi gereken Kitabullah'da mevcut bir haktır. Allah'a kasemle söylüyorum, eğer insanlar: "Ömer Allah Teala' nın kitabına ilavede bulundu" demeyecek olsalar, recm ayetini (Kitabullah'a) yazardım." *
Kaynak: Buhari, Hudud 31, 30, Mezalim 19, Menakibu'l-Ensar 46, Megazi 21, İ'tisam, 16; Müslim, Hudud 15. (16 *
Hadis No : 1578
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Allahu Teala Kur'an-ı Kerim'inde: "Kadınlarınızdan fuhşu irtikab edenlere karşı içinizden dört şahid getirin. Eğer şehadet ederlerse -onları ölüm alıp götürünceye, yahud Allah onlara bir yol açıncaya kadar- kendilerini evlerde alıkoyun (insanlarla ihtilaftan menedin)" buyurdu. (Nisa 15). Cenab-ı Hakk, bu ayette (zina meselesinde) önce kadını zikrettikten sonra, erkeği kadınla birlikte ele alarak şöyle demiştir: "Sizlerden fuhşu irtikab edenlerin her ikisini de (kınayarak) eziyete koşun. Eğer tevbe edip (nefislerini) ıslah ederlerse artık onlara (eziyetten) vazgeçin. Çünkü Allah tövbeleri çok kabul eden, en çok esirgeyendir" (Nisa 16). Cenab-ı Hakk bu ayeti, celde ayetiyle neshederek şöyle buyurdu: "Zina eden kadınla zina eden erkekten her birine yüzer deynek vurun. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız bunlara, Allah'ın dinini tatbik hususunda, acıyacağınız tutmasın. Mü'minlerden bir zümre de bunların azabına (bu cezalarına) şahid olsun" (Nur 2). Sonra Nur süresinde recm ayeti nazil oldu. Önceki (celdeyi emreden) vahiy, bekar (zani) içindi. Sonra recm ayeti tilavetten kaldırıldı, ancak hükmü baki kaldı." (Bu rivayetin "...yüzer deynek vurun" ibaresine kadar olan kısımı Ebu Davud'a aittir, mütebakisini Rezin ilave etmiştir.) *
Kaynak: Ebu Davud, Hudud 23, (4413
Hadis No : 1579
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Sa'd İbnu Ubade (ra): "Ey Allah'ın Resulü, ne buyurursunuz, zevcemi bir erkekle yakalarsam dört şahid getirmek için bekleyecek miyim?" diye sordu. Resulullah (sav): "Evet bekleyeceksin!" dedi. (Müslim ve Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde: "Bir adam, karısının yanında bir yabancı yakalasa onu öldürebilir mi ne dersiniz?" diye sorar, Resulullah (sav): "Hayır!" deyince, Sa'd: "Bilakis evet! Seni hak dinle şereflendiren Allah'a yemin ederim, fırsatı yakalarsam ondan önce kılıncımı işletirim" der. Resulullah (sav): "Efendinizin ne söylediğine bakın!" buyurur.) *
Kaynak: Müslim, Lian 14, (1498); Muvatta, Hudud 7, (2, 823); Ebu Davud, Diyat 12, (4532, 4533
Hadis No : 1593
Ravi: Büreyde
Tanım: Resulullah (sav)'a, Maiz İbnu Malik el-Eslemi (ra) gelerek: "Ey Allah'ın Resulü, ben nefsime zulmettim, zina fazihasını işledim, beni temizlemeni istiyorum" dedi. Resulullah (sav) onu reddetti (geri çevirip meselenin üzerine gitmedi). Ancak Maiz ertesi gün tekrar geldi. Yine: "Ey Allah'ın Resulü, ben zina fazihasını irtikab ettim!" diye ikinci sefer itirafta bulundu. Adamı ikinci sefer geri çeviren Resulullah (sav) adamın kavmine birisini yollayarak: "Onun aklında bir noksanlık biliyor musunuz, normal bulmadığınız bir davranışına rastladınız mı?"diye tahkik ettirdi. Ancak hep beraber: "Biz onu gördüğümüz kadarıyla, aramızdaki salih kişilere denk akıl (ve feraset) sahibi biliyoruz" dediler. Maiz üçüncü sefer müracaatta bulundu. Hz. Peygamber (sav) onlara yine birini göndererek adam hakkında sordurdu. Yine ne kendinde, ne aklında bir kusur olmadığını söylediler. Adam dördüncü sefer müracaat edince, ona bir çukur kazdırdı. Taşlanmasını emretti ve taşlandı. Ravi der ki: Gamidiye adında bir kadın da gelerek: "Ey Allah'ın Resulü, beni niye reddediyorsun. Görüyorum ki, beni de Maiz gibi geri çevirmek istiyorsun. Allah'a kasem olsun ben hamileyim de!" dedi. Hz. Peygamber (sav) "Öyle ise hayır. Sen git ve çocuğu doğurunca gel" dedi. Kadın gitti, çocuğu doğurunca, bir beze sarılmış olarak çocukla geldi. "İşte çocuk, doğurdum!" dedi. Resulullah (sav): "Git, sütten kesinceye kadar emdir, sonra gel!" buyurdu. Kadın gitti, o çocuğu sütten kesince çocukla birlikte geldi. Çocuğun elinde bir ekmek parçası vardı. "Ey Allah'ın Resulü, işte çocuk, sütten kestim, yemek de yedi" dedi. Resulullah (sav) çocuğu alıp, Müslümanlardan birine teslim etti. Sonra bir çukur kazılmasını emir buyurdu. Göğsüne kadar derinlikte bir çukur kazıldı. Bundan sonra halka taşlamalarını emretti. Herkes taşladı. Halid İbnu Velid (ra) elinde bir taş ilerledi, başına attı. Kan yüzüne fışkırmıştı, kadına küfretti. Resulullah (sav) Halid'in kadına küfrettiğini işitince: "Ey Halid ağır ol!" dedi ve ilave etti: "Nefsimi kudret elinde tutan Zat-ı Zülcelal'e kasem olsun, bu kadın öyle bir tevbe yaptı ki, şayet alış-verişte sahtekarlık yapanlar aynı tevbe ile tevbe yapsalardı, onların bile mağfiretine yeterdi." Sonra Resulullah (sav) (tekfin) emretti. Kadının üzerine namaz kıldırdı ve defnedildi." *
Kaynak: Müslim, Hudud 22, (1695); Ebu Davud, Hudud 24, 25, (4434, 4441)
Hadis No : 1596
Ravi: Ebu Hüreyre ve Zeyd İbnu Halid el'Cüheni
Tanım: Bir bedevi, Hz. Peygamber (sav)'e gelerek: "Ey Allah'ın Resulü, Allah aşkına, hakkımda Allah'ın kitabıyla hükmet!" diye yemin verdi. Bundan daha fakih olan bir diğeri de: "Evet aramızda Kitabullah'la hükmet, bana da izin ver!" talebinde bulundu. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz: "Meramını söyle! (seni dinliyorum)" dedi. Adam: "Oğlum bunun yanında işçi idi. Karısıyla zina yaptı. Bana, "Oğlun için recm gerekir" dediler. Ben de hemen oğlum namına yüz koyunla bir cariyeyi fidye verdim. Sonra bir de ilim adamlarına sordum. Bana: "Oğluna yüz deynek ve bir yıl sürgün cezası gerekir; bu adamın karısına da recm cezası icabeder" dediler" dedi. Resulullah (sav): "Ruhumu kudret elinde tutan Zat'a yemin olsun ikinizin arasını Kitabullah'a uygun şekilde hükme bağlayacağım: Cariye ve koyunlar sana geri verilecek. Oğluna yüz sopa ve bir yıl sürgün tatbik edilecek" buyurdu. Sonra, Eslemli bir adama seslendi: "Ey Üneys! Bu zatın hanımına git, eğer zinayı itiraf ederse onu recmet gel!" Üneys, kadına vardı. O suçunu itiraf etti. Resululluh (sav) emretti, kadın recmedildi. *
Kaynak: Buhari, Muharibin 30, 32, 34, 38, 46, Vekalet 13, Şehadat 8, Sulh 5, Şurut 9, Eyman 3, Ahkam 39, Hab *
Hadis No : 1601
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Yahudiler, Resulullah (sav)'a gelip, kendilerinden bir erkekle kadının zina yaptığını söylediler. Resulullah (sav) onlara: "Recm hakkında Tevrat'ta ne buluyorsunuz?" diye sordu. Onlar: "Teşhir edip rezil ederiz ve dayak atarız" dediler. Abdullah İbnu Selam (ra): "Yalan söylüyorsunuz. Zinanın Tevrat'taki cezası recmdir" dedi. Hemen Tevrat'ı getirip açtılar, içlerinden (Abdullah İbnu Surya adında) biri elini recm ayetinin üzerine koydu. Sonra, ayetten önceki kısımlardan okumaya başlayıp (kapadığı kısmı atlayarak arka kısmını okumaya devam etti. Abdullah İbnu Selam (ra) müdahale edip: "Kaldır elini!" dedi. Adam elini çekti, tam orada recm ayeti mevcut idi. Bunun üzerine: "Ey Muhammed, Abdullah doğru söyledi. Tevrat'ta recm ayeti mevcuttur!" dediler. Resulullah (sav) derhal o iki zaninin recmedilmesini emretti ve recmedildiler." İbnu Ömer (ra) der ki: "Erkeğin, atılan taşlara karşı korumak için, kadının üzerine eğildiğini gördüm." *
Kaynak: Buhari, Hudud 37, 24, Cenaiz 61, Menakıb 26, Tefsir, Al-i İmran 6, İ'tisam 16, Tevhid 51; Müslim, Hu *
Hadis No : 1580
Ravi: Ebu Hüreyre ve Zeyd İbnu Halid
Tanım: Resulullah (sav)'a, muhsan olmayan cariye zina yaparsa ne gerekir? diye sorulmuştu, şöyle cevap verdi: "Cariye zina yaparsa ona celde uygulayın, yine zina yaparsa yine celde uygulayın, yine zina yaparsa yine celde uygulayın ve sonra onu (kıldan mamul adi) bir ipe mukabil de olsa satın gitsin." (Bir rivayette: "(Efendisi) ona celde tatbik etsin, bir de ayıplamasın" denmiştir.) *
Kaynak: Buhari, Büyu 66, 110,17; Müslim, Hudud 30, (1703); Muvatta, Hudud 14, (826); Tirmizi, Hudud 13, (144 )
Hadis No : 1584
Ravi: Vail İbnu Hucr İbni Rebia
Tanım: Resulullah (sav)'ın sağlığında, namaz kılmak maksadıyla bir kadın evinden çıkmıştı. Yolda ona bir erkek rastladı. Kadına çullanıp ihtiyacını giderdi. Kadın bağırdı, adam ise sıvıştı gitti. (Çığlığı üzerine) kadına bir erkek uğramıştı. Ona başından geçeni anlatıp, bir adam bana böyle böyle yaptı dedi. Sonra, bir grup muhacire rastladı, başından geçeni onlara da anlatıp: "Bir adam bana böyle yaptı!" dedi. Hep beraber yürüyüp, kadının kendisine tecavüz ettiği kimseyi yakalayıp kadına getirdiler. Kadın: "Evet bu odur?" dedi. Sonra adamı Hz. Peygamber (sav)'in yanına götürdüler. Resulullah adamın recmedilmesini emrettiği sırada, kadına tecavüz etmiş olan kimse kalkıp: "Ey Allah'ın Resulü, suçlu benim!" diye itirafta bulundu. Resulullah (sav) kadına: "Git. Allah günahlarını affetti" dedi. Zan altında kalmış olan kimseye de güzel sözler söyleyip (gönlünü aldı). Mütecavizin recmedilmesini emretti ve recmedildi. Sonra Resulullah şunu söyledi: "Bu adam öyle bir tevbe ile tevbe etti ki, böyle bir tövbeyi Medine ahalisi yapsaydı kabul edilirdi." (Tirmizi şu ziyadede bulunmuştur: Vail (ra) Hz. Peygamber (sav)in kadına mehir takdir edip etmediğini zikretmedi.") *
Kaynak: Tirmizi, Hudud 22, (1452); Ebu Davud, Hudud 7, (4379) *
Hadis No : 1586
Ravi: Habib İbnu Salim
Tanım: Abdurrahman İbnu Huneyn denen bir adam karısının cariyesine temasta bulundu. Hadise, Kufe emiri Nu'man İbnu Beşir (ra)'e götürüldü. "Ben, dedi, hakkınızda, Resulullah (sav)'ın hükmüyle hükmedeceğim: Eğer zevcen, cariyeyi sana helal ederse, yüz deynek yiyeceksin, helal etmezse recmedileceksin." Sonra (tahkik etti) karısının cariyeyi adama helal ettiğini görünce, emir yüz deynek vurdu. *
Kaynak: Tirmizi, Hudud 21, (1451); Ebu Davud, Hudud 28, (4458, 4469); Nesai, Nikah 70, (6, 124); İbnu Mace,
Hadis No : 1588
Ravi: Bera İbnu'l-Azib
Tanım: Dayım Ebu Bürde İbnu Niyar -beraberinde bir bayrak olduğu halde- bana uğradı. Kendisine nereye gideceğini sordum. "Resulullah (sav), bana babasının hanımıyla evlenen bir adamın kellesini getirmemi (ve malına da el koymamı) emretti, ona gidiyorum" diye cevap verdi. *
Kaynak: Tirmizi, Ahkam 25, (1362); Ebu Davud, Hudud 27, (4466, 4457); Nesai, Nikah 58, (6,109-110); İbnu Mac
Hadis No : 1592
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Bekr İbnu Leys kabilesinden bir adam, Resulullah (sav)'a gelerek, bir kadınla (itiraf ederek) dört kere zina yaptığını söyledi. Resulullah (sav) ona yüz sopa vurulmasına hükmetti. Zira adam bekardı. Sonra, kadın aleyhine beyyine sordu. Kadın: "Ey Allah'ın Resulü! Vallahi yalan söylüyor" dedi, bunun üzerine, Resulullah (sav) , adamı iftira (kazf) haddine, yani seksen sopaya mahkum etti. *
Kaynak: Ebu Davud, Hudud 31, (4467
(Demek ki İran'da,Afganistan'da recm cezasının uygulanmasının kaynağı bu hadislermiş.Hatta hadisin birinde recm cezasının kuranda olduğu iddia ediliyor.Demek ki müslümanlar bu recm konusunda görüş birliği içerisinde değiller.Şurası bir gerçektir ki hadislerden de anlaşılacağı üzere peygamber zamanında bu cezanın uygulandığıdır.Nasıl olmuşsa (Zanedersem ayetin birinin keçi tarafından kemirildiği iddiası var) bu ayet birden yok olmuş.Bu onların sorunu.Bizi ilgilendirmiyor.Bizi ilgilendiren kısım bu recmin ilkel,çağ dışı,insanım diyenlerin utanç duymaları gereken bir vahşet oluşu.Bu yüce kutsal kitabın tüm çağlara hitap ettiği *düşüncesinin bir safsatadan ibaret olduğu gerçeğinin ortaya çıkmasıdır.İnsanın elinin kolunun kesildiği,taşlanarak öldürüldüğü, sopayla dövüldüğü bir kitap nasıl çağdaş olabiliyor.Olsa olsa *bu bir barbarlıktır...Vahşettir...İlkelliktir...Şu zihniyete sahip bir kitap insanlığın hangi sorununa çözüm getirebilir.Kan ve göz yaşından başka...Tarihe bakıldığında bunun somut örnekleri sanki görülmüyor mu? Özellikle biz Türklere yapılanları unuttuğumuzu mu zanediyorlar?...Ondan sonra kalkıp islam sevgi,hoşgörü ve barış dinidir derler...Geçiniz...)
(Devam edecek)
|

19-07-2006, 02:27
|
|
|
Re: HADİSLERDEN İNCİLER
Hadislerden İnciler(20)
Hadis No : 1954
Ravi: Ebu Said
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Dünya tatlı ve hoştur. Allah sizi ona varis kılacak ve nasıl hareket edeceğinize bakacaktır. Öyleyse dünyadan sakının, kadından da sakının! Zira Beni İsrail'in ilk fitnesi kadın yüzünden çıkmıştır." (Müslim'in bir rivayetinde: "Kendinden sonra erkeklere, kadından daha zararlı bir fitne bırakmadım" buyurulmuştur.") *
Kaynak: Müslim, Zikr 99, (2742); Tirmizi, Fiten 26, (2192); İbnu Mace, Fiten 19, (4000) *
(Kadına bu kadar atıp tutan bir peygamber niye o kadar kadınla evlendi .Acaba diyorum ki hatta kurana bile yansıyan aile içi geçimsizlikleri mi peygambere bunları söyletiyor...Yoksa o kadınları sadece seks objesi olarak mı görüyor...)
Hadis No : 5155
Ravi: Sa'd İbnu Ebi Vakkas
Tanım: Sanki Mudar kabilesine mensup uzun boylu bir kadın ayağa kalkıp: "Ey Allah'ın Resulü! Biz (kadın)lar babalarımız ve evladlarımız ve kocalarımız üzerine yüküz. Onların mallarında emirleri dışında, tasarrufu bize helal olan nedir?" diye sualde bulundu. Aleyhissalatu vesselam: "Size helal olan "taze"dir. Ondan hem yiyin, hem de hediye edin!" buyurdular." Ebu Davud der ki: "Tazeden maksad ekmek, sebze ve taze meyve gibi fazla kalınca bozulan yiyecekleridir." *
Kaynak: Ebu Davud, Zekat 44, (1686
(Gördünüz mü kadına nasıl değer verdiğini...Yazık...Yazık...)
Hadis No : 5158
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Üzerine ücret almada en haklı olduğunuz şey Kitabullah'tır." *
Kaynak: Buhari, İcare 16 (muallak olarak kaydetmiştir), Tıbb 34
(Peygamberleri böyle der de kulları da durur mu? Hiç dini hizmetler parasız olur mu? Ben daha bedava kuran okuyan bedava mevlit okuyan görmedim. Ondan sonra da ahiret derler...)
Hadis No : 4891
Ravi: Ebu Musa
Tanım: Resulullah (sav) zamanında iki kişi bir deve hakkında iddiada bulundular. Her biri, iki tane şahid getirdi. Bunun üzerine (sav) deveyi ikiye bölerek aralarında taksim etti." *
Kaynak: Ebu Davud, Akdiye 22, (3613, 3614, 3615); Nesai, Kudat 34, (8, 248
(Ne güzel taksimat değil mi?...Adalet dediğin böyle olur!...)
Hadis No : 4892
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) (bir mal hususunda ihtilaf eden, fakat beyyineleri olmayan) bir kavme yemin teklif etti. (İki taraf da) birden yemin etmeye koştu. Bunun üzerine (önce) yemin (edecek tarafın tesbiti için) kur'a çekilmesini emretti." *
Kaynak: Buhari, Şehadat 24; Ebu Davud, Akdiye 22, (3616, 3617, 3618)
(Yemin etmekten kolay ne var...Nasıl olsa kuranın allahı yeminlerinizi bozmanızda sakınca yoktur demiş...Bu tarflardan biri yalan söylüyor...Kurayı da anlamış değilim...)
Hadis No : 1698
Ravi: Ebu Said
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "İki halifeye birden biat edildi mi, onlardan ikincisini öldürüverin." *
Kaynak: Müslim, İmaret 61, (l852)
(Ya mübarek sen öldürmeden başka bir şey bilmez misin?...)
Hadis No : 1613
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Resulullah (sav) üç dirhem kıymetindeki bir kalkanı çalan hırsızın elini kesti. *
Kaynak: Buhari, Hudud 13; Müslim, Hudud 6, (1684); Muvatta, Hudud 24, (2, 832); Tirmizi, Hudud 16, (1446); E
(Kuranın allahı sadist.Hümanist olsaydı yaratığı kullarına bunu yapar mıydı?...)
Hadis No : 5769
Ravi: İyaz İbnu Himar
Tanım: Resulullah (sa)'a bir hediyede bulunmuştum. Bana: "Müslüman mı oldun?" diye sordu. "Hayır!" dedim. "Ben müşriklerin hediyesini almaktan menolundum!" buyurdular (ve hediyemi almadılar). *
Kaynak: Ebu Davud, Haraç 35, (3057); Tirmizi, Siyer 24, (1577) *
(İslam sevgi,hoşgörü dini ya!...Alın işte size kanıtı!...)
Hadis No : 4311
Ravi: Enes
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mirac gecesinde, bakır tırnakları olan bir kavme uğradım. Bunlarla yüzlerini (ve göğüslerini) tırmalıyorlardı. "Ey Cebrail! Bunlar da kim?" diye sordum: "Bunlar," dedi, "insanların etlerini yiyenler ve ırzlarını (şereflerini) payimal edenlerdir." *
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 40, (4878, 4879) *
(Hala...Hala...Kim olaki bu bakır tırnaklı kavim...)
Hadis No : 4314
Ravi: Muaz İbnu Esed el-Cüheni
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir mü'mini bir münafığa (gıybetçiye) karşı himaye ederse, Allah da onun için Kıyamet günü, etini cehennem ateşinden koruyacak bir melek gönderir. Kim de müslümana kötülenmesini dileyerek bir iftira atarsa, Allah onu, kıyamet günü, cehennem köprülerinden birinin üstünde, söylediğinin (günahından paklanıp) çıkıncaya kadar hapseder." *
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 41, (4883
(Varsa yoksa mümin...Yeter artık...Bu kadar da insan kulları arasında ayrım yapmaz ki...)
Hadis No : 4307
Ravi: Ebu Seleme İbnu Abdirrahman
Tanım: Hz. Aişe (ra)'den anlattığına göre Resulullah (sav) şöyle buyurdu: "Kim (gasben başkasının) arazisine bir karış haksız tecavüz ederse yedi kat yerin dibine kadar boynuna dolandırılarak cezalandırılır." *
Kaynak: Buhari, Bed'ül-Halk 2, Mezalim 13; Müslim, Müsakat 142, (1612) *
(Yedi kat yerin dibine boynunuz dolanarak cezalandırılmak istemiyorsanız haksızlık yapmayın!...)
Hadis No : 4305
Ravi: Sehl İbnu Mu'az İbni Enes el-Cüheni
Tanım: Sehl İbnu Mu'az İbni Enes el-Cüheni, babası (ra)'ndan naklediyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Öfkesinin gereğini yerine getirebilecek güçte olduğu halde öfkesini tutan kimseyi, Allah Teala Hazretleri, Kıyamet günü, mahlukatın başları üstüne davet eder; ta ki, (onlardan önce) dilediği huriyi kendine seçsin." *
Kaynak: Tirmizi, Birr 74, (2022); Ebu Davud, Edeb 3, (4777) *
(Karikatür krizinde hüriler de söz konusu yapılmıştı. Adamlar haksız mı yani şimdi?...Öyle kullarına bol keseden huri vaad edersen adamlar da işte böyle seninle dalga geçerler...)
Hadis No : 1956
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Dünya, mü'mine hapishane, kafire cennettir." *
Kaynak: Müslim, Zühd 1, (2956); Tirmizi, Zühd 16, (2325
(Doğru söze ne denir ki!....)
Hadis No : 1959
Ravi: Sehl İbnu Sa'd
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Eğer dünya Allah nazarında sivri sineğin kanadı kadar bir değer taşısaydı tek bir kafire ondan bir yudum su içirmezdi." *
Kaynak: Tirmizi, Zühd 13, (2321); İbnu Mace, Zühd 11, (2410)
(İçirme de o gücünü kudretini görelim bakalım...Nerde sende o güç kudret!...)
Hadis No : 4361
Ravi: Cabir
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ben kendimi cennete girmiş gördüm. Derken Ebu Talha'nın hanımı Rumeysa ile karşılaştım (ra). Bir de hışırtı kulağına geldi. "Bu kimitn hışırtısı" dedim, "Bilal'in" dediler. Avlusunda bir cariye bulunan bir köşk gördüm. "Bu kime ait?" dedim. "Ömer İbnu'l-Hattab'ındır" dediler, içine girip bakmayı arzu ettim. Ancak senin kıskanç olduğunu hatırladım ve geri döndüm." Ömer, bu söz üzerine ağladı ve: "Sana karşı da mı kıskanç olacağım ey Allah'ın Resulü!" dedi. *
Kaynak: Buhari, Ta'bir 31, 32, Bed'ü'l-Halk 9, Fezailu'l-Ashab 19, Nikah 107; Müslim, Fezailu's-Sahabe 21, ( *
(Doğru Ya!...Köşkün içinde huriler de olunca...)
Hadis No : 4363
Ravi: Amr İbnu'l-As
Tanım: Resulullah (sav)'a sordum: "(Ey Allah'ın Resulü!) insanların hangisi size daha sevgilidir?" "Aişe" buyurdular. "Ya erkeklerden?" dedim "babası" buyurdular. "Sonra kim?" dedim. "Ömer" buyurdular ve başka bazı erkekler saydılar. *
Kaynak: Buhari, Megazi 63; Müslim, Fezailu's-Sahabe 8, (2384); Tirmizi, Menakıb, (3879)
(Ayşe sevgili olmasın da kim sevgili olsun!...Bu da laf mı yani!...)
Hadis No : 4535
Ravi: Osman İbnu Affan
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim Arab'ı aldatırsa şefaatime giremez ve sevgim de ona ulaşmaz." *
Kaynak: Tirmizi, Menakıb, (3924
(Hep deriz.İslam arap dinidir diye...)
Hadis No : 4532
Ravi: Ebu Sekine
Tanım: Ebu Sekine (ki Muharrerlerden bir kimsedir) Resulullah (sav)'ın bir sahabesinden naklen anlatıyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizi bıraktıkları müddetçe siz de Habeşileri bırakın. Sizi terkettikleri müddetçe Türkleri terkedin." *
Kaynak: Ebu Davud, Melahim 8, (4302)
(Zaten hep öyle yaptılar...Hele kaleşlikte arapların eline kimse su dökemez...)
(Devam edecek)
|

19-07-2006, 10:45
|
|
Aday Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 Jul 2006
Mesajlar: 1
|
|
Re: HADİSLERDEN İNCİLER
ezkamo şu islamiyetin kötü yanlarnı araştırıp bulana kadar birazda iyi yanlarini baksan açtığın 10 topicden birinide islamiyetin iyi yanlarina ayirsan şu anda bu sitede onlarca dinine bağlı insan olurdu ama nerde sende o çaba.sen sadece kötü yanlarını bulmaya çabalıyorsun.Neden sadece islamiyeti karalamaya çabalıyorsunuz islamiyetden başka onlarca din var neden o dinlerle ilgili araştırmalar yapmıyorsunuz da illede sadece islam.Anlamış değilim.Bu sitede bazi arkadaşlar sizlerin yazilarinize *yorumlar getiriyor.cevaplar veriyor.Ama ayni adamlar sizlere sorular sorduklari zaman başlıyorsunuz atip tutmaya.girmişsiniz gooogle a iki üç tane hadis iki üç tanede ayet bulmuşsunuz ahhha bakın tanrı böle imiş aha bakın muhammed denen adam bu imiş.
Birgünde teyinki aha bakın isa böyle imiş bakın musa böle bir adammış.
sizinkisi ateistlik felan deil sadece islamiyeti kötüleme.
Allah'a(sizin tabirler tanrı) inanmamakda özgürsünüz kimse sizi inandırmaya mecbur deil ki sizde inanmamakda özgürsünüz.
Ama bırakın bu *misyonerlik ayaklarini.Edebinizle oturun...
Tc. anayasasinde bile bu ülkenin dini islamdır yazmakda.İşinize geliyorsa bunu değiştirin madem bu ülkenin vatandaşısınız ozaman...
|

19-07-2006, 11:17
|
|
|
Re: HADİSLERDEN İNCİLER
Allah'a(sizin tabirler tanrı) inanmamakda özgürsünüz kimse sizi inandırmaya mecbur deil ki sizde inanmamakda özgürsünüz.
Ama bırakın bu *misyonerlik ayaklarini.Edebinizle oturun...
Tc. anayasasinde bile bu ülkenin dini islamdır yazmakda.İşinize geliyorsa bunu değiştirin madem bu ülkenin vatandaşısınız ozaman...
Anayasayı okudunuz mu? Neresinde yazmakta bu ülkenin dini islamdır diye? Diğer yazdıklarınız, sitenin anasayfasını okumamış olduğunuzu ve siteyi çok fazla incelemediğinizi gösteriyor.
neutrino
Anayasa'yı aşağıdaki link'ten kontrol edebilirsiniz.
T.C. Anayasa
BİRİNCİ KISIM
Genel Esaslar
I. *Devletin şekli
MADDE 1. – Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. *Cumhuriyetin nitelikleri
MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
III. *Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti
MADDE 3. – Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.
Başkenti Ankara’dır.
IV. *Değiştirilemeyecek hükümler
MADDE 4. – Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
|

19-07-2006, 16:48
|
|
|
Re: HADİSLERDEN İNCİLER
TimeBoy,
Bu sitenin adı Turan Dursun sitesi. Bunu bir türlü sizlere anlatamadık. Buyur arkadaşım. İslamın iyi yönlerini de sen anlat. Bu hakkınızı bu sitede engelleyen mi var. Şu misyonerlik ayaklarını da artık bırakın. Ben elbette islamı eleştireceğim. Müslüman bir ülkede yaşıyorum. Doğal olarak elbette islamı eleştireceğim. Hele bu çağ dışı islamı da bu güzel ülkeme dayatıyorlarsa o islamın gerçek yüzünü de ortaya çıkarmak bizim görevimiz. Ben edebimle oturduğumdan eminim. Kimsenin de bana edep dersi vermesine ihtiyacım yoktur. Edebiyle oturması gereken kişi varsa o da sensin. Sağa sola ders vereceğine bir zahmet bazı şeyleri araştır da ondan sonra yaz...
|

19-07-2006, 17:20
|
|
|
Re: HADİSLERDEN İNCİLER
TimeBoy";p="´isimli üyeden Alıntı
ezkamo şu islamiyetin kötü yanlarnı araştırıp bulana kadar birazda iyi yanlarini baksan açtığın 10 topicden birinide islamiyetin iyi yanlarina ayirsan şu anda bu sitede onlarca dinine bağlı insan olurdu ama nerde sende o çaba.sen sadece kötü yanlarını bulmaya çabalıyorsun.Neden sadece islamiyeti karalamaya çabalıyorsunuz islamiyetden başka onlarca din var neden o dinlerle ilgili araştırmalar yapmıyorsunuz da illede sadece islam.Anlamış değilim.Bu sitede bazi arkadaşlar sizlerin yazilarinize yorumlar getiriyor.cevaplar veriyor.Ama ayni adamlar sizlere sorular sorduklari zaman başlıyorsunuz atip tutmaya.girmişsiniz gooogle a iki üç tane hadis iki üç tanede ayet bulmuşsunuz ahhha bakın tanrı böle imiş aha bakın muhammed denen adam bu imiş.
Birgünde teyinki aha bakın isa böyle imiş bakın musa böle bir adammış.
sizinkisi ateistlik felan deil sadece islamiyeti kötüleme.
Allah'a(sizin tabirler tanrı) inanmamakda özgürsünüz kimse sizi inandırmaya mecbur deil ki sizde inanmamakda özgürsünüz.
Ama bırakın bu misyonerlik ayaklarini.Edebinizle oturun...
Tc. anayasasinde bile bu ülkenin dini islamdır yazmakda.İşinize geliyorsa bunu değiştirin madem bu ülkenin vatandaşısınız ozaman...
|
* *Sevgili timeboy.
müslüman bir ülkede ataistlerin neden hep islamiyeti kötülediğini filan sorup sizinki ateistlik değil sadece islamiyeti kötüleme demiş.iyide müslüman bir ülkede kalkıp diğer dinleri kötülemek zaten islamiyetin ekmeğine yağ sürmektir ve ateistler sadece islamı hedef almaz ama buradaki kitle tamamı müslümanlardan oluşan bir kitle kalkıp onlara diğer dinleri anlatıp kötülemenin bir mantığı olmaz.Sizler gibi arap kültürünü ve dinini yaymaya çalışan misyonerler oldukça,buna karşı duracak bizler gibi misyonerlerde!! olacaktır.Size göre islamın yada dinlerin dışında ortaya bir fikir koyan insanlar niye hemen misyonerlikle suçlanır.sen ne kadar misyonersen bu sitedeki insanlarda o kadar misyoner arkadaşım.fikren yıkamadığınız insanları böyle gülünç ithamlarla yıkmaya çalışıp kendinizi kandırmayın.önce savunucusu olduğunuz dini bir gözden ama akılcı bir şekilde gözden geçirin.ayrıca bulunduğunuz sitenin ''dinlerden özgürlüğün sesi turan dursun sitesi'' olduğunu burada islamiyet yada başka bir dine övgüler düzülmeyeceğini bilin. *sevgilerimle.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:39 .
|