spartacus´isimli üyeden Alıntı
Gerçek iradeden bağımsız ne ise odur. Ve nitelik belirlenebilir değilde, aslında kıyasa zemin olan fark temeliyle anlam kazanır, aslında soyutlanır.
|
Diyorum ki; "ben" farklılaştırabildiğim için var. "Ben" kıyas yapabildiğim için var. "Ben" özne olmak için var. "Ben" bunu irade kullanarak yapmıyorum. "Ben" olmak için bunu yapıyorum. Bunu yaparak "ben" oluyorum.
spartacus´isimli üyeden Alıntı
Asli gerçek ile kasıt ise aslında gelip, geçmeyendir, şeyler,ilişki, hareket, değişim=>devinim, o nedenle gerçeklik ibaresi önüde "asli" kelimesi var, diğer bir deyişle aslolanın belirtimi. Ve gelip geçici formların azadeliği, kişiyi asıl gerçeğe yakınlaştırır. "Ben" mi evet o da niteliğin farkındalığıdır ve aslında "ben" de gelip, geçicidir. madem Uzakdoğu felsefesi-materyalizmi- denmiş, kısaca bir nebzede olsa bu şekilde ifade edebilir.
|
Gelip geçmeyen, hareket ile farklılaşmayan mı? Bir referans almadan "Ben" bunu nasıl algılaya bilirim? Gelmeyen ve geçmeyen öncesiz-sonrasız tanrı gibi mi?
firatb84´isimli üyeden Alıntı
3 önemli Taoist metninden biri olan Zhuang Zı`nın dediği gibi:
"Nihai gerçekte ne doğru ne yanlış, ne evet ne hayır, ne de herhangi bir ayrışma vardır. Her şey, karşıtları da içerecek şekilde, birdir"
|
İşte "ben" bunu algılayabilir mi? Algılaması için "ben" olmaması mı gerekiyor? Özne olmamak mı lazım? Karşıtlık yoksa ne var? "ben" nasıl olacak. "ben" olmazsa geri kalanlar nasıl olacak?
Üff amma sordum ya