Tabi hangi dine göre bakılmalı o da ayrı, başka bir sorun...
Tanrı kusursuz yaratmıştır... Oysa binlerce kusur. O halde teist nasıl savunabilir? SINAV(hani kusursuzdu? Cennetteki Adem neden kusurluydu? Sınav da yoktu ya...).
Tanrı'nın sınava ihtiyacı mı var? Bu durumda nasıl savunacak? Kader, seçimi insana bırakmış(yersen).
Tanrı dilemedikçe hiç bir şey gerçekleşmez? Bu durumda nasıl savunacak? İnsan iradesi, sınav, mınav...
Tanrı ister mi? Diler mi? Yalvarır mı? Yemin eder mi?... Örneğin insanların kendisine inanmasını, tapmasını, ibadet etmesini ister mi? Nasıl savunacak, sınav, mınav vs...
Madem tanrı ne dilerse gerçekleşiyor, bu atayistler, deyistler, aknostler, hıristiyonlar neden namaz kılmıyor? Sınav, mınav, sınavı geç, madem Tanrı istiyor, neden gerçekleşmiyor? Madem ne dilerse gerçekleşiyor, bu kadar din, tanrı ne gereği var, madem istemedi neden peygamber, kitap vs.
Kısaca bu tarz sözde inançlar -ki inanç değil bu, bunun adı saplantı düzeyinde şartlanma, korku, arzu karışık bir garip hal psikolojisi, buzda kaymak gibi... Mantıklı bir cevabı bulunmaz ve en büyük problemi de aslında bu, tezat yumağı olması...
Neydi o AKP'nin bir bakanı vardı, sonra Antep belediye başkanı olmuştu(Fatma Şahin). Bir sözde gazeteci ile röportajdaydı. Sabah sözde gazetesinden Muharrem Sarıkaya. Ekran karşısında, röportaj sırasında bu sözde gazeteci Muharrem Sarıkaya, muhtemel yardımcısıcı olan kişiye, telefon kulaklığı mıdır, şarj kablosu mudur onunla vuruyor, Fatma Şahin de izliyordu.
Olayı Fatma Şahin'e soruyorlar. Peki cevabı ne?
Görmedim oluyor, ekran karşısında gazeteci ile aynı masadalar, karşı, karşıyalar ve gördüğü halde "görmedim" diyor. Hesap o hesap...
Bu arada kötülük problemi namına, "tanrı dilemedikçe yaprak bile kımıldamaz" derler, yani değil izin vermek, kötülüğü yapan, yaptıran da oluyor.
Enfal
5- Ganimetlerin taksiminden bazı kimselerin hoşlanmayışı, Rabbin seni hak uğrunda (savaş için) evinden çıkardığı hale benzer. Çünkü müminlerden bir topluluk muhakkak ki (Savaşa çıkmak) istemiyorlardı.
7- Hani Allah, o iki bölükten birinin muhakkak sizin olacağını vaad ediyordu da siz, silahı bulunmayanların, elinize düşmesini istiyordunuz. Halbuki Allah, sözleriyle, gerçeği yerine getirmek ve kafirlerin kökünü kazımak istiyordu.
12- Hani Rabbin, şüphe yok ki ben, sizinleyim, inananları sebat ettirin, kafirlerin yüreklerine korku salacağım, hadi vurun boyunlarını, vurun onların ellerine, ayaklarına diye meleklere vahyetmedeydi.
15- Ey inananlar, savaşmak üzere kafirlerle karşılaştınız mı onlara arkanızı dönmeyin
17- Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü ve (oku) attığın zaman sen atmadın, fakat Allah attı ve böylece de kendi katından, inananlara güzel bir nimet vermek, onları denemek istedi. Şüphe yok ki Allah her şeyi duyar, bilir.
19- Fetih istiyordunuz ya, işte size fetih. Vazgeçerseniz daha hayırlı olur size, fakat savaşa dönerseniz biz de döneriz ve topluluğunuz çok bile olsa hiçbir işinize yaramaz sizin ve şüphe yok ki Allah, inananlarla beraberdir
23 - Allah, onlarda bir hayır olduğunu bilseydi elbette onlara duyururdu. Fakat duyursaydı da gene onlar arkalarını dönerek yüz çevirirlerdi.
29- Ey inananlar! Allah'tan sakınırsanız, O size iyiyi kötüden ayırdedecek bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah büyük, bol nimet sahibidir.
34- Ne diye Allah onları azaplandırmasın ki onlar, hizmetine layık olmadıkları halde halkı Mescidi Haram'dan menediyorlar, onun hizmetine layık olanlar, ancak çekinenlerdir, fakat çoğu bilmez bunu.
65- Ey Peygamber, inananları savaşa teşvik et. Sizden yirmi tane sabırlı er bulunsa onların iki yüzüne üst gelir ve siz yüz kişi olsanız kafirlerin bin tanesine üst olursunuz,....
66- Fakat şimdi Allah size savaştaki hükmü hafifletti ve bildi ki sizde muhakkak bir zaaf var. Artık sizden yüz tane sabır ve sebat sahibi, ikiyüzü yener
69- Artık ganimet olarak elde ettiklerinizden helal ve temiz olarak yiyin
17 nolu ayette deneme yapmış. Kişiler bir şey yapmamış zaten Allah yapmış, oku atmış, mızrağı atmış, öldürmüş vs... Bu ayetlerde Allah adına konuşan kim?
Hangi kötülük problemiydi o? Atan Allah, yapan Allah, eden Allah, kendi yapıp deneyen de Allah, kötülük problemi olduğunu iddia eden kim? Kötülük yok ganimet, kötülüklerin örtülmesi var(yani kimse kimseye kötülük yapmakla suçlu olmuyor(Allah affetmezse suçlu oluyor), tek muhatap Allah ve Allah affederse, kötülük de olmuyor, muhatap belli), ancak Allah affetmezse kötülük olur, ama Allah yolunda ganimet için savaşır, Allah'a ok atması için eline yay alırsa müstesna... Kötülük problemi yok, yapan, yaptıran, izin veren Allah.. Kötülük, onca acı çeken canlılar konusunda bile işin içine din, tanrı girdi mi öyle sıradanmış gibi bir hal alıyor...
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|