(Sodomo)
O dönemde insanlar çok daha farklı anlamlar yüklüyorlardı buna ama gel anlat bunu İlhan hoca'ya.
Şeriat bir gemidir
Hakikat onun deryası
Çokları o gemiden inip
O deryaya dalmadılar
derken Yunus ne anlatmak isitiyordu ? bunu ne bugünün şeriatçıları ne de İlhan Arsel gibi anti-şeriatçılar anlayabilir.
Daha o kadar çok şey var ki söylenecek ama niye uğraşayım ki ?
Sodomo dostum.Yazının bir bölümünü alıntıladım.İlhan Arsel gibi bir yazara
haksızlık ettiğini düşünüyorum.Düşüncelerine katılmaya bilirsin.Bu doğaldır.
Yunusu eleştirdiği için İlhan Arsel hakkında o yargıya varman bence
insafsızlık.Sana da yakıştıramadım.Bunu da belirteyim.Bir kişiyi değerlen-
dirirken objektif bir şekilde değerlendirmek gerekir.Onun aydınlanma yolunda
bu ülkeye katkılarını kimse yadsıyamaz.Diyorum ki keşke Turan Dursun da
tedbirini alsaydı da öldürülmeseydi.Böyle insanlar nadir insanlardır.Öyle
çok ihtiyacımız var ki böyle insanlara.İlhan Arsel de bunlardan biridir.
Her insan eleştirilir.Ama senin eleştirin biraz ağır olmuş.Bana göre İlhan
Arsel o eleştiriyi hak etmiyor.Ne dersin sodomo kardeş?
Emniyet Turan Dursun'un ölümle tehdit edildiğini Uğur Mumcu ve benzeri (mesela Hablemitoğlu) olaylarda olduğu gibi biliyordu. Vatandaşını apaçık tehlikeye karşı koruma reflexi zaafa uğratılmış bir mekanizma; göz göre göre bu katliamlara seyirci kalıyor.
Aynı mekanizma nereden emir alıyor ise, Turan Dursun'un vurulmasının hemen akabinde evine dalıyor ve TD'nin kitap notları, taslakları, Kulleteyn II vs ne varsa '' e m a n e t e '' alıyor..
O gün bugündür o yazıları bir daha gören yok oğlu Abit Dursundan okuduğuma göre.
Sevgili Turan Dursun ise ölümünden kısa bir süre önce bir yakın dostunun anlattığı üzere kitaplarının ve notlarının bir çoğunu yerlere, duvar dibine koyuyor; evine kitaplık alacak parası olmadığı için..Bu şartlarda bir emekçi insan ne önlemi, hangi önlemi alacak?
Neyseki, kısacık ömrüne çok şey sığdırdı sevgili TD; çok eser verdi; Ş e r i a t ı n hiç bilinmeyen-gizlenen yüzünün öğrenilmesine önayak oldu..
İlhan Arsel ya da Ziya Gökalp. Ya da Nazım Hikmet, Mehmet Akif, Orhan Pamuk.
Aklınıza gelen herhangi bir ünlü aydınımız, politikacımız, yazarımız, hocamız.
Bunlar araştırmalarıyla, şiirleriyle, fikirleriyle tanınmış büyüklerimiz.
Fikirlerine, görüşlerine inanan vardır, inanmayan vardır.
Bunları eleştirmek, fikirlerine ya da fikirlerinin bir kısmına katılmamak gayet doğal.
Doğal olmayan eleştirilerin hazmedilememesi..
Bırakın insanlar özgürce fikirlerini yazabilsinler, konuşabilsinler.
Bu putlaştırma, bu dokunulmaz kılma niye?
İster sağdan ister soldan olsun, ister dinden ister din karşıtlığından olsun bu eleştirilere karşı duruşun sonucunun Uğur Mumcu'ların, Turan Dursun'ların katline vardığını göremiyor musunuz?
Yapılan eleştiriye cevap vermek de bir hak. Ama cevabın içinde fikir yoksa, sadece eleştireni kınama, aşağılama vb. laf kalabalığından oluşuyorsa bu cevap değil, eleştiriye tahammülsüzlüktür.
Bunun daha aşırısı tehdittir, onun ileri aşaması da saldırıdır, susturmadır.
Bu davranış nereden gelirse gelsin ilkeldir.
İlhan Arsel, tabulara, inançlara karşı bayrak açmış bir kişidir. Onun düşüncelerini açıklayıp bir anket yapsanız, % 90 lara varan oranda görüşlerine karşı çıkılır. Belki % 80'i şiddetle reddeder.
Hal böyleyken görüşlerini büyük oranda kabullenip de, bir kısmını doğru bulmayanları dahi aşağılayıcı bir tavır içinde olmak abesle iştigaldir.Asıl kınanması, eleştirilmesi gereken bu tavırdır.
slm
ilhan arsel'in kendi internet sitesinde yazmış oldukları şeyler beni hayli şaşkınlığa uğrattı
işte o metin:
Yıll ar sonra Kainat kitabını tekrar okudum anladım ki hak din şüphesiz islam'dır.
Bizim tüm düşünce ve akımlarımız felsefeden ibarettir., oysa ortada ölüm diye bir gerçek var. ve bu gerçeği ona yaklaştıkça net olarak algılayabiliyorsunuz.
Her insanın karşısına çıkan "Ben neyim?" ve "Ben ne için yaşıyorum" yada "Benim Görevim ne?" Sorularını cevaplamdırmak istiyorsak, önce şu soruyu Çözmemiz gerekiyor;
"Bizim Yalnızca küçük bir zaman diliminde, çok küçük bir parçasını bildiğimiz o bütünün ve insanlığın varlığının anlamı nedir?"
Her insan Beka (sonsuzluk, sonsuza kadar yaşamak) ister! Varoluşun gayesi bu değilmidir?
Ölüm gibi bir gerçeğin alenen var olduğu ortada iken, inanmayan bir beşer nasıl olurda; Kendini risk'e atabilir?
Ya inanmadığın yaratıcı gerçekse "ya varsa" varoluşunun gayesi olan sonsuzluğu kaybedeceksin!
İşte bu risk'e girmeye değmeyeceğine karar verdim.
İnanç karşılığından beklenen nedirki? Yaratıcının olduğuna samimiyetle inanmak ve bunu dil ve kalp ile tastik etmek dışında..
Bu süreç içerisinde çok konuşulan ve bizim fikirlerimizi çürütme eğilimindeki dahi bir yazar Tolstoy'u okudum,
Nasıl olurda senelerdir ürettiğimiz felsefemize küçücük
risale şeklindeki 15 YTL lik bir kitapla yanıt verebilir diye düşündüm?
Cem Karaca'nında dediği gibi ; "Beni sosyalizme götüren sebepler nelerse, İslam'a götüren sebepler de onlardır."
ilhan ARSEL
ilhan arsel'in sitesi cyber-warrior tım denen bir hacker grubu tarafından domain hack ile hacklenmişti!sizce bu yazıyı onlar yazmış olabilir mi?
Re: İLHAN ARSEL VE SİTESİNDE YAZDIĞI ŞEYLER HAKKINDA!
Bu kadar saçmalık olmaz.. İlhan Arsel'in sitesini hackleyenlerin biz inanmayanlara ufak bir şakası diyelim..Sadece yalan söylüyorlar,bu kadar da takmayın bunlara arkadaşlar..