Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 31-12-2007, 03:29
frodo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
frodo frodo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875

Onur Üyeliği 

Standart Re: Kutsal Kitapların geleceğe dair global tahmin oranları

Aslında Tanrı anlayışını merak ediyorum. Örneğin Oki'den Tanrı nın tanımını istesek büyük ihtimalle sadece dünya işlerine bakan lokal bir tanrı karşımıza çıkar gibi geliyor. Çünkü
vahiy yoluyla kendine peygamberler seçip insanları doğru yola iletmeye çabalayan ama
bunu bir türlü başaramayan bir tanrı var ortalıkta.

Bir peygamber gönderiyor insanları uyarıyor ama nankör insanlar kısa zamanda onun emirlerini
dinlememeye başlıyor. Sonra bir başka peygamber gönderiyor, sonra bir başkasını.....

Bu tablodan çıkan sonuç (arkadaşlarımız kızacaklar ama) biraz beceriksizlik gibi geliyor bana.

İnsani olan her şey kabûlüm.
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 31-12-2007, 03:41
placebo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
placebo placebo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Dec 2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.924
Standart Re: Kutsal Kitapların geleceğe dair global tahmin oranları

dilaver";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ilk başta ismim geçiyor ama ben bu soruyu cevaplayamam. Peygamberligin gelişimi ile ilgili olsa cevaplayacagım ama okinono bunu da yasaklamış. *

* Arkadaşlar zaten kısmen deginmişler, ama kutsal kitaplarda her hnagi bir gerçekleşen öngörü olmadıgını düşünüyorum. Şayet var se ben bilmiyorum ya da okumadım.

* *Dogru olan tek tek bu mucizelerin ya da gelecekle ilgili tahminlerin sayılması ve de bunu degerlendirmemiz. Ancak söylenenleri de gene tefsirle yorumlamaya kalkarsanız işin içinden çıkamayız. Söylendigi şekilde, kelimelerle oynamadan, altından başka mana aramaya kalkmadan bir gelecek tahmini var ise söyleyin biz de degerlendirelim.

* * preachinmucizeiddiasınıbir de Bahailere sormak gerekiyor, acaba onlar bu işe ne diyor. Ya da sciencetology tarikatına ya da Moon tarikatına sormak gerekiyor.

* * Ya da sai baba ya inanalara ne demeli acaba. Dünyanın büyük çogunlugu ise bırakın Muhammedin son peygamber oldugunu, peygamber oldugunu bile düşünmüyor. Dante Muhammedi cehennemin en alt ve berbat katında resmeder.

* *saygılarımla
* * soru mucize iddiası değil sayın Dilaver.Sn. Okinono Sorusunda "Kutsal kitaplarda peygamberlerin dönemlerinde geleceğe dair ayetlerin tevrat incil Kuran Kitab-ı Akdes de ne kadarının gerçekleştiğini ve hangilerinin gerçekleşmediğini öğrenmek istiyorum."demiş.Dolayısıyla mucize sözcüğünü burada kullanmamalı ve kendimizce yakıştırmalar yapmamalıyız.

* *Küçük toplumsal örgütlenmeden bozma tarikatları dışlıyoruz burada. sciencetology,moon tarikatı gibi magazin medyasından başka yerde adından sözettirememiş ve globalleşememiş(konu başlığından esinlenmiş olduğum,şu an aklıma yatan bir kelime ) küçük ölçekli işletmeler konumuzun dışında

* * saygılar
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 31-12-2007, 03:56
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Kutsal Kitapların geleceğe dair global tahmin oranları

ben de farklı bir şey iddia etmiyorum preach. Ama koskoca İsevi ve Musevi dinleri dışlayamazsınız. Bu dinlere göre bırakın Muhammedin son peygamber olmasını peygamber bile degildir. Kaldı ki neden ufakları dışlayalım ki. Hadi dışladık diyelim, demek ki Kuranın bu iddiası gerçekleşmemiştir ve Muhammed son peygamber degildir. Dünyanın büyük bir çogunlugu hala Mehdiyi ya da İsayı bekliyor, Muhammedi ise ciddiye almıyor, alsalardı Müslüman olurlardı.

* saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 31-12-2007, 07:55
3.yol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
3.yol 3.yol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2007
Mesajlar: 1.165
Standart Re: Kutsal Kitapların geleceğe dair global tahmin oranları

Sevgili Oki,
Ben bu konularda arastirma yapmadigim icin fikir beyan etmeyecegim, okuma ve ogrenme modundayim. Yazilarinizi merakla takip ediyorum. Orjinal bir fikrim olursa yazarim.

Saygilar,
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 31-12-2007, 10:50
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Kutsal Kitapların geleceğe dair global tahmin oranları


Sevgili okinono ;

Herhangi bir konuda,tartışma yapıldığında,her konuda aynı fikirde olmasak bile bazı donelerde buluşmak gerektiğini düşünüyorum.Ki bu donelerden yola çıkarak "Gerçek" ne ise ulaşmaya çabalayalım.
Buluşulmaz ise,sevgili uzmanımızın "Evren"inde birbirimizden bayağı bir ışık yılı uzaklıkta olur ve bazı parodilerde işlendiği gibi,herkes kendinde olanı anlatır durur.

Kesinliği ararken Rene Descartes, modern bilimin ve felsefenin babası oldu. Hatta, eğer felsefesi sömürme için böylesine kolay bir mazereti sunmasaydı, araştırması başlamadan öldürücü bir biçimde çatlardı, yaşam belirsiz olduğu ve bizler öldüğümüz için, Descartes'ın aradığı kesinliği kazanabileceği tek yol soyutlanma dünyasının içinden geçiyordu. Bedenden ayrılmış düşünceyi deneyimin yerine koyarak (bedenden ayrılmış düşünce, doğal olarak bedeni olan herhangi birisi için olanaksızdır), matematiksel eşitlikleri yaşayan ilişkilerin yerine koyarak ve en önemlisi denetimi ya da denetleme girişimini, yaşamın vahşi ve kehanette bulunulamaz süreci içinde tam katılımın yerine koyarak, Descartes, örnek modern adam olmuştu. Aynı zamanda Batı felsefesinin tek en önemli kuralını kabul ettirmişti: eğer bir şey modele uymuyorsa, varlığı da söz konusu değildir.

Descartes'ın en ünlü ifadesinin"Düşünüyorum o halde varım" rasgele seçilmiş olduğuna inanırdım..
Niçin, "seviyorum, öyleyse varım," veya "soluk alıyorum, öyleyse akciğerlerim var," veya, "dışkı boşaltıyorum, öyleyse yemek yemiş olmalıyım" ya da, "tüy kalemin ağırlığını parmaklarımda hissediyorum ve canlı olmaktan memnunum, öyleyse var olmalıyım," dememişti ? Sonra bu ifadelerin de lüzumsuz olduklarını görecek kadar büyüdüm; Gerçek dünyada yaşayan herhangi birisi için yaşamın anlamı şudur: dünyanın varlığı kendi varlığının en harika kanıtıdır. *

İlk etapta "Varlık"lara ilişkin "Düşünce"lerimizi check etmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Tanrı "Var"dır,bir önkabülse,Tanrı "Yok"tur ne olabilir ?

Sevgili spartacus'ün,tarihsel süreçleri izleyen ve analizini yapan yazısı,içinde yaşadığımız zaman dilimininde de geçerli olan,bir analizin alt yapısını oluşturmakta.
Ancak dinlerin ilk doğuş zamanlarına daha dikkatli bakılması gerekmez mi ?
Yahudiler,İsa'yı,Yahudiler ve Hıristiyanlar,Muhammed'i ve hepsi birden,Bab ve Bahaullah'ı neden reddediyorlar ?
Dünya egemenleri ise hepsini *
"Eğer bir şey modele uymuyorsa, varlığı da söz konusu değildir."

Bugüne kadar,maddenin gelebileceği son nokta olarak "İnsan"ın "Varlığına" inandım.
"Madde"nin ötesinde ise."Mana" olduğuna.
Din "Mana" ile ilgilenir.Bilim ise "Madde" ile.
Ama her ikisinide bünyesinde barındıran "İnsanoğlu" ne hikmetse bu ikiliyi sap ve saman yapmaktan veya aynı sepete koymaktan bir türlü usanmadı gitti.

Bir diğer başlıkta "Eğitim" ile ilgili bir yazı yazmıştım.
Dünyanın en büyük zekasına da sahip olsanız,kesinlikle sizi "Eğitmesi" gereken bir "Eğitmen"e gereksinimiz vardır.
"Sosyal" bir "Varlık" olan "İnsanoğlu",bugüne gelinceye kadar,biriktirdiği bilgi birikimini,oluşturduğu,metodolojik verilerle kendinden sonrakilere aktarabilmek için gerekli okulları oluşturmuş ve "Eğitmen"ler yetiştirmiştir.
Resul veya Nebi dediğimiz kişilerin ise "Rab" adının yansıması olarak,"Mana" bölümünün "Eğitmen"leri olduğunu düşünüyorum.

Toparlayabilirsem *
1-)Dinlerin "Varlık"ları (Adlarına yapılanları kabul etmesek bile)
2-)Eğitmenlere ihtiyaç olup olmadığı
Konularında ne dersiniz ?
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 31-12-2007, 11:09
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Kutsal Kitapların geleceğe dair global tahmin oranları


Sayın preach ;

Turan Dursun sitesi katılımcılarından, "İnanan" grubunun "Bahai" olan üyesi benim.

Bilgilerinize...
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 31-12-2007, 12:03
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.702

Onur Üyeliği 

Standart Re: Kutsal Kitapların geleceğe dair global tahmin oranları

Peygamber kimdir sorusuna 7. Yüzyıl teolojik yaklaşımı, normal yani doğal olmayan mucizeler gerçekleştiren, bu yollarla ilahi bir güçle ilişkide olduğu kabul edilen, bunlara ise mucize denen bir takım muciler göstermiş, Tanrı buyruklarını alan ve söyleyen, geleceğe dönük kehanetlerde bulunan kişi olarak bir yaklaşım sözkonusu. Önceki yazımda sonuç paragrafım biraz sert ve katı oldu, ancak sosyal -tarihin bize sunduğu gerçeğin hiçde yumuşak olmadığıdır.

MÖ 5000 lerde dahi büyücülük, kehanetler, gelecekten haber verme ve hali hazırdaki Kralların nelerle karşılaşabileceği yönünde bir çok Tanrısal ileti ile karşılaşırız. Bu iletiler tabletler halinde derlenip toparlandığında ve çözüldüğünde, bunların çoğunun Kral kütüphaneleri(yazılı tabletler) olduğu, kral tabletleri olduğu ortaya çıkar. Gerçekten Tanrıdan haber verenler herhangi bir normal insan gibi değillerdir. Onlar tanrıların davranışları, neler yapacakları, gelecekte krallıkları ne gibi sorunlar beklemektedir yönünde kehanetleri olan, mucize gösterebilen, ilahi güçlerle irtibatlı kişiler olmuştur. Öyleki bu gün adına Fal dediğimiz gelecekten haber verme yada özelde bir yerlerin, bölgenin yada kişiyi gelecekte nelerin beklediği yönündeki kehanetler, yıldızların ve büyük tanrıları temsil eden gezegenler, güneş ve ayın hareketleri doğrultusunda ele alınmıştır. Çünkü bu gezegenler adıyla anılan tanrıların evleridir ve hareketleri neticesinde Tanrıların o anki psikolojik durumları teşhis edilebilir. İşte bu günümüzde burçların temel kaynağı olmuştur. Burada ise karşımıza gerçekten "insanlığın duyumsadığı gelecek kaygısı" sorunu çıkıyor. Birde böyle bir toplumsal kaygıdan nemalanma gerçeği. Bu paragrafa üzerinde kafa yormak zorundayız. Sözde gelecekten haber verme, mucize, insanüstü insanların varlığı, gelecek kaygısının insan açısından nasıl ve ne denli önemli olduğunu ele almalıyız. Bu gün bilinen bir gerçek vardır ki o da talep ile arz meselesdir. talep edişin temel kaynakları çözülmeden arzın kendisinde hiç bir şeyi çözümleyemeyiz. Buna gelecekten haber verme metinleride dahil.

Peki o dönem toplumsal yapı nasıldır? Özgür insanlar ve köle insanlar olarak ayrıştırılmıştır. özgür insanlar ise yine kendi içlerinde hiyerarşik sınıflamaya dahil edilmiştir. En üstte kral, altında yardımcılar, pilot görevde ordu komutanları, din adamları, mülk sahipleri, kutsal kurumlar ve bu kurumlardaki kişiler... Siyasi yapı nasıldır, daha sonra kabile hayat ve yönetimleri diyeceğimiz toplumsal yapının siyasi örgütlenmesi, şehir devletleri çıkar karşımıza. Neredeyse her şehir bir kral tarafından yönetilmekte ve bazen şehir krallıkları birbirisi ile savaşım halindedir. Şehir krallıklarının merkezi krallığını ise yine Tanrılar belirlemektedir, şöyleki A şehrinde en büyük yada yerlerin ve göklerin hakiminin(örnek Enlil) tapınağı, evi bulunsun. İşte orası ve oranın krallığı tüm şehir devletlerinin üzerinde bir krallıktır ve bazen A şehrini ele geçiren bir başka kral, Tanrının evini B şehrine(kendi şehri) kurarak tüm şehir devletlerinin(sümer krallıklarının) merkez kralı ilan eder....
Peki bir tarafta özgür insanlar topluluğu diyeceğimiz insanlar(ki azınlık), diğer tarafta ise hizmet toplumu(kölelik, ki çoğunluk). Bu nasıl sağlanabilirdi? Özgür insanlarda insan ise, özgür olmayanlarda insan ise burada insani bir akıl farkından söz etmek mümkünmüdür? Değilse hizmet eden insan toplulukları nasıl olurda gönül rızası ile özgür insanlara hizmet eder, onların buyruklarını yerine getirir? Hangi korkuları vardı, nasıl kaygılar taşıyorlardı, gelecekten korkuyorlarmıydı? Bu kaygıların temelinde neler yatmaktaydı? Bu paragrafa üzerinde kafa yormak zorundayız.

Sümer yazınında bir şeyle daha karşılaşıyoruz aynı şey tevrat içinde geçerli. Sümer'de krallıkların çöküşü, şehir devletlerinin el değişimi vs gibi olaylar yaşanmıştır, mesala bu MÖ 4000-3000 yılları arasında iken, mucizevi dinsel metinler MÖ 2500-2000 lerde yazılmıştır. Yani olaylar yaşanmış ve olmuş, sözde tanrılar şunu, bunu yapacağım demiş, elçiler bilmem neyin bilmem ne zamanında şu ve bunlar, böyle felaketler vs olacak demiştir ama bunların deyiş tarihi ise MÖ 2500 yılıdır. Yani yaşanmışlar ardından yaşanmamış dönemler sözde öykülenmiştir..
....
Bu açıdan Kur'an'a gelirsek, asıl ve öncelikle bakılması gereken geçmişi anlatması olmalıdır. Mesala insanlık tarihi ne zaman başlamıştır. Yer neresi zaman nedir. Mesala dinazorlar yaşamış ise ne zaman yaşamıştır, o devirlerde insanlık varmıdır, ne yapmaktadır hangi zamandır? Bunlar somut şeyler değil mi? Peki gelecekten sözde haber verdiğimiz şeyler var ise yine somut olmalı değil mi? Bir Tanrı nerede, ne zaman neyin olacağını bilmiyor olamaz. Ancak Kur'an yazını açsından dönemin insanları Sümerler yada Yahudiler kadar şanslı değillerdir artık geçmişin büyücülüğü ve dönemsel üfürük kolaylıklarının yerini daha fazla sorgulayan ve irdeleyen, yazının bulunmasıylada daha güçlü Bellek(hafıza) sahibi olmuş insanlar ve gelişen ve değişen toplumsal yapı ve insan bilinci gereği, üfürmenin kapsamı eskiye nazaran çok daha fazla darlaşmıştır. Bu nedenle bir şeyler olduktan sonra, olmadan önce ifade edilmiş gibi anlatamazlar.
Geriye tek bir şey kalır, gelecek üzerine yapılan tüm söylemlerde zaten hali hazırdaki toplumsal anlatımlarda baz alınarak, muğlak yol seçilir. Anlatım muğlaktır ve olması yada gerçekleşmesi muhtemel şeylerden bahsedilir. Zamansal ve mekan somut bir done de sunulmadığı için gerçekleşme ölçütü yoktur, bu nedenle önü açıktır ve ancak inanılması muhtemeldir. Dolayısıyla bu bu gün kullandığımız "hallederiz" lafına benzer. Hallederiz ama ne zaman, e hallederiz dedik ya.

İnsan ne zaman ki tüm olağan şeyleri için bir olağanüstülük beklentisinde değildir, hayal ile gerçeğin ayırdımına varmış olacaktır. Bu günden geleceğe dönük söylemlerde bulunmak zor değildir. mesala ben gelecekte bir gün uçan otomobillerin olacağını söylüyorum. Bu söylemim bu gün ne yanlışlanabilir ama nede kesinlikle doğrulanabilir bir muğlaklığa sahiptir. Yinede bu gün ki teknolojik somut bulgular benim bu muğlaklık içerisinde dahi baskın olma ihtimalimi güçlendiriyor.

Önce insanlar neden mucize beklemişlerdir, neden kehanetler onlar için önemli olmuştur, kaygıları nedir ve neden güvenecek birilerine ihtiyaç duymuşlar ve neden güvenilir insan ve kurumlar tanrının kurumları yada temsilcileri olmuştur? Kokruları nedir? İlk yazımda demek istediğime döndüğümüzde, insanlığın kaderi yalnızca tanrıların elinde olması inancı başka seçenek bırakmamıştır. Taki 15-16. yüzyıllarda başlayan aydınlanma çağı, ve insanın kendi özgür iradesi, kendine ait bir aklı, kendi gözlem ve bulgularının yine kendisi açısından veriler oluşturduğunu, yönetimin herhangi bir ilahi varlık ve onların temsilcileri değil aksine yine insani bir şey olduğunu kavrayana kadar.

Yinede iyi yada kötü geçmişde kendilerine elçi, peygamber diyenlerin ne yaptıklarından önce dönemin toplumsal yapısı ve anlayışını ele alarak yaklaşmak zorundayız(insanlık nasıl yönetilirdi). Hiç bir biçimde bu gün bize geri gelen, kabul edilemez gelen bir çok şeyin günahını bazı bireylere yüklemek yerine, gerçekten dönemin sosya-politik, toplumsal yapısını gözardı etmemeliyiz diye düşünüyorum. Hatta Kur'an ayetlerine yaklaşırken bile dönemin koşulları, sosyo-politik durum ve yasaların ancak tanrılar tarafından yapıldığına olan toplumsal-koşulsuz inanç gözden kaçırılmamalıdır. Yinede bir iyi yada kötü niyet göstergesi olarak başka türlü düşünenlere neler yapıldığı da ele alınmalıdır, peygamberler yada krallar vs ister gerçeği söylşeyen düşünürler, ileri gelenler olsun ama isterse politik kişilikler olsun, muhalif gördükleri insan yada insan topluluklarına nasıl davranmışlardır?

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 31-12-2007, 12:40
frodo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
frodo frodo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875

Onur Üyeliği 

Standart Re: Kutsal Kitapların geleceğe dair global tahmin oranları

"İlk etapta "Varlık"lara ilişkin "Düşünce"lerimizi check etmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Tanrı "Var"dır,bir önkabülse,Tanrı "Yok"tur ne olabilir ?" >>>>>psikokemoterapi

Tanrı yoktur tanrı vardır önkabulünün reddidir. İnancın din olarak tarihine bakıldığında
sürekli Tanrı sayısında eksiltmeye gidildiğini görürüz. En son gelinen yerde herşeyin
yaratıcısı tek tanrı vardır. Ateizm bu sürecin devam ettirilip eksiltmeye devam edilmesidir.

Yani ademoğlu seninle aramızda sadece tek tanrı var ; bir eksi sıfır eşittir bir *

İnsani olan her şey kabûlüm.
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 31-12-2007, 13:40
AYATA AYATA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 10 May 2006
Mesajlar: 1.416
Standart Re: Kutsal Kitapların geleceğe dair global tahmin oranları

Sevgili Okinono ben her zaman şuna inanmışımdır..."Bu söylediklerim benim düşüncelerimdir benim yolumdur diyen düşünürlere biz filozof deriz, ama bu söylediklerimi sizlere ben söylemiyorum bunları bana söyleten tanrı dır diyen düşünürlere ise peygamber adını veririz."

* *Peygamber dediğimiz kişiler bir yaradıcı olması gerektiği fikrine kendini inandırmış olan ve eğer bir yaradıcı, her şeyi yönlendiren bir güç var ise bu güç...her şeye kadir olmalıdır, bu güce yakın olan bu güçten faydalanır ve yönetir diye düşünmüş de olabilirler.

* Bir anlamda peygamber dediğimiz düşünürler bazı şeylerin farkına varmış olan zeki ve akıllı kişilerdir.

* *Ve bu akıllı kişiler dünyanın en karlı şirketlerini kurmuşlardır bu şirketler ise DİN'lerdir. *Hiç bir şeye ihtiyacı olmayan insanları yönetemzsiniz ve onları ölüme gönderemezsiniz. Onlara ihtiyaç yaratmalı ve bir amaç vermelisiniz ve bunları sağladıktan sonra onları istediğiniz her şekilde kullanırsınız....Krallar, imparatorlar, eğer halkları onları tanrının yeryüzündeki gölgesi *olarak görmese idi nasıl yönetirlerdi...Kim onlar için ölürdü, öldürürdü....Tanrı fikriyatı kadar korkunç bir yönlendirici olabilirmi düşünün ki bu dünya değil ölümden sonrasını bile belirleyen bir güç ve sizi tehdit ediyor cezalandırırım diyor...bunun ilkeller üzerinde yarattığı korkuyu düşünün bu müthiş bir şey...

* Sevgili okinono ben kutsal kitapların geleceğe dir verdiği tahminleri şu şekilde değerlendiriyorum...."bozuk bir saat bile bir günde iki kere doğru zamanı gösterir."

* *Bir Tanrı varsa bile ben bu Tanrının elçi, kitap din vs. göndermeyeceğini tahmin ediyorum heleki dendiği gibi bu dünya bir imtahan meydanı ise bunu asla yapmaz, bu bir anlamda bazılarına kopya vermek gibi bir şeydir. bu da İlahi adalet kavramına ters bir düşüncedir...

* Son olarak diyorum ki....Tanrı, belki vardır....Peygamber onlar bir takım zeki ve uyanık kişilerdir....

esen kalın....
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 31-12-2007, 14:36
thunderpoint - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thunderpoint thunderpoint isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jul 2007
Mesajlar: 2.842
Standart Re: Kutsal Kitapların geleceğe dair global tahmin oranları

frodo";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yani ademoğlu seninle aramızda sadece tek tanrı var ; bir eksi sıfır eşittir bir *
Sevgili frodo,

Sıfır'ın 'yutan' özelliği çok belirgindir ve bu haliyle tüm sayılara hükmeder. Bence asıl yanıt (1x0=0)'dır...

Düşünebildiklerinin hepsini düşünülebileceklerin tamamı zannetme!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:56 .