Çocukluğumda, müslüman olduğum için kendimi çok şanslı hissederdim...Niye mi? Çünkü müslüman bir çevrede, müslüman olarak doğmuştum ve ne kadar gühahım olursa olsun sonunda cennet garantiydi...O cennet ki, bal akan nehirler, her şeyin bedava olduğu açık büfeler, onlarca huri
Acırdım diğer dinlere inananlara. Yani düşünsene. Bir hıristiyan ailede yatişseydim, sonradan müslüman olup paçayı kurtarma olasılığım neydi ki?..
Sonraları, "Niye?" soruları kafamı kurcalamaya başladı...Yani diğer çocukların(yahudi, hıristiyan vs.) günahı neydi de cennete gitme olasılıkları bu kadar düşüktü...Adaletinden şüpe edilmeyen tanrı niye böyle yapmıştı?
Ayrıca, Neden bazıları özel hastanelerde doğarken, bazıları kötü şartlarda doğup birkaç gün sonra ölüyorlardı...Herşeye gücü yeten tanrı böyle mi istiyordu?
Tanrı neden benimle konuşmuyordu? "Neden, Niye..." sorularımın cevaplarını neden vermiyordu?
Neden emirlerini ve öğütlerini birisi aracılığıyla vermek zorundaydı...Diyeceklerini doğruda bizlere iletse olmazmıydı...Hem, ya peygamberin unuttuğu şeyler olduysa?
Tanrı neden şeytanın varlığına tahammül ediyordu? Yoksa, dünyadaki kötülükleri üzerine alması gereken birisi mi lazım?
Tanrının emir ve öğütleri neden güncellenmiyordu? Neden 1400 yıl evvel yazıldığı tahmin edilenleri okumak zorundaydık? Neden bu yazılanların tam bir anlamı yoktu da bir sürü yorum yapılıyordu?
1400 yıl önceki insan ve toplum yapısı bugün de aynı mı ki?
Deneylerlarin, ispatların, sebep-sonuç ilişkilerinin oluşturduğu bilim kitapları bile kısa zaman aralıklarıyla değişmek zorunda olduğu halde, bütün bir toplumun yaşam şeklini belirleyen kutsal kitap neden güncellenmez?
Neden çoğu insan hep bişeylere tapma gayreti içinde?
Neden inançlar sorgulanamıyor?
Değişip gelişmeyen kural ve öğütlere ,inanmak şöyle dursun, neden güveneyim?
Neden tanrıyı hep baba gibi görürüz?
"Neden tanrı böyle yapıyor?", "böyle söylüyor?" sorularının cevapları insanoğlunun mantığıyla veriliyor? Yoksa tanrını mantığıyla bizim mantığımız aynı mı? Yoksa biz tanrının ta kendisi miyiz?