pervane´isimli üyeden Alıntı
Psiko abi hazır konu açılmışken bahailikte ulema sınıfı var mı yok mu? bu konuda bizi biraz bilgilendirebilir misiniz? bahailerin laiklik konusundaki duruşları nedir. Anlaşmazlıkların çözümünde dini kuralların yaptırımı söz konusu mu? sosyal hayatı düzenleyici sözü etkin din adamları mevcut mu? alevilikteki dedeler gibi bir erkek yönetmen sınıfından yapılanmaya sahip mi mesela? forumda daha önce işlendi mi bilemiyorum. Bahailerin ibadetlerini bireysel yapıldığını biliyorum yanlış da biliyor olabilirim. İbadeti toplu halde yapıyorlar mı, bu toplanmaların organizesi kimler tarafından yapılıyor.. Daha doğrusu bahailer sayıca fazla bir araya geldiklerinde hangi etkinliklerde bulunuyorlar dini açıdan?
|
Bahailikte "
Din adamı zümresi" yoktur.
Bahailikte,
Her yıl 21 Nisanda,
Dünyanın her yerinde bulunan Bahai toplumlarında,
seçme ve seçilme yaşına erişmiş Bahailerin içinden,
9 Kişi gizli oy açık tasnif ile seçilir.
Buna Mahalli mahfil seçimi denilir.
Bahai dünyasında yönetim şekli
ki,
-Sitemizde şahsımla yapılan ama isteğim üzerine yayımlanmayan söyleşimde,
12 Eylül 1980 sonrasında tutuklanıp hapis yatan ve hapisten çıktıktan sonra bazı sosyalist grupların,
Bahai dünya düzeni üzerinde tartışmalar yaptığından haberim olup olmadığı sorulmuştu.-
Dünya üzerinde aşağıdan yukarıya doğru bir konik şekil oluşturur.
Yani ilk etapta her mahalli bölgede 9 ar kişiden oluşan Mahalli mahfiller seçilir.
Şu etapta dünya üzerinde 60.000 den fazla mahalli mahfil vardır.
Bunu takiben,
her yıl bu mahalli mahfillerin bölgelerinden seçilen delegeler,
mahalli mahfil seçimlerini takip eden 1 ay içinde,
ülkeyi yönetecek olan milli mahfilleri, seçerler.
Milli mahfiller de 9 kişiden oluşur.
Dünya üzerinde şu etapta 188 milli mahfil vardır.
Bu milli mahfil üyeleri de 5 yılda bir toplanarak,
yine 9 kişiden oluşan Yüce Umumi Adalet Evini oluşturacak olan 9 kişiyi tüm dünya üzerindeki Bahailerin arasından seçerler.
Yani Bahailik bu kurumlar vasıtası ile temsil edildiği gibi,
bu kurumların,
seçenlerine karşı değil,
Hz.Bahaullaha karşı olan sorumlulukları ile yönetilirler.
Bahai dünyası bilir ki,
Mustafa Kemal Atatürk'ün,
medeni yasayı getirttiği İsviçra medeni kanununun yapıcılarından biri olan,
Agust Forell dünyaca tanınmış bir anayasa hukukçusu ve aynı zamanda da bir Bahaidir.
Mustafa Kemal'in Agust Forel ile olan yazışmaları ise,
hali hazırda Cumhurbaşkanlığı arşivlerinde mevcuttur.
İsviçre anayasısında bulunmayan kadınlara seçme seçilme hakkı,
bu yazışmalar neticesinde Türk medeni kanununa girmiştir.
Dolayısı ile bu konunun Mustafa Kemal'in öngörüsü olduğu kadar,
inancında kadın-erkek eşitliğini benimsemiş olan Agust Forell'in de katkıları olduğu yadsınamaz.
Neyse konu laikliğe olan bakış ve duruşumuz.
Turan Dursun sitesinin eskileri,
nezdimde Bahailerin laikliğe bakış ve duruşunu gayet iyi bilirler.
Onlardan sorarsan belki benden daha iyi anlatırlar
İbadetlerimiz bireyseldir.
Tek toplu ritüelimiz cenaze namazlarıdır.
Cenaze namazında ise,
orada hazır bulunan herhangi bir Bahai,
ki, bu bir kadın da olabilir,
Bahai cenaze namazını,
ki,
Bahai kutsal eserleri 800 dil ve lehçeye çevrilmiş bulunmaktadır,
kendi dilinde okur.
Konu ile ilgili bir anektod,
ki ben yaşadım,
anlatmak isterim.
Babam öldüğünde Bahai usulleri ile babamın cenazesini gömeceğimiz esnada,
babamın tanıdığı ve Bahai olmayan bir çok insan da cenazeye katılmıştı.
Babamın cenaze namaz duası Türkçe okunup bittiğinde hemen yanımdaki iki kişiden biri diğerine
-Bu adamlara Bahai diyorlar.Adamların okuduğu duayı duyduk ve anladık.Hiç yadırgayacağımız bir şey yoktu.Ya bizim cenazelerimiz ? Hocalar Arapça okuyorlar anlamıyoruz.Ya anamıza bacımıza sövseler ne anlayacağız ?
Bahai din adamı zümresi olmadığı için,
tüm Bahailer kendi inançlarını bilmek,anlamak ve yaşamlarına adapte etmek durumundadır.
Y.U.A.E bu yüzden tüm dünyada,
aynı anda ruhi seriler adı verdiğimiz,
şimdilik 7 seriden oluşan bir eğitim sistemini devreye sokmuş,
tüm dünyadaki Bahailerde bu eğitimden geçmişlerdir.
Tüm dünyada Bahailer Bahai olmayan ama Bahailiği merak edenlerle beraber,
1-)Ruhi kurslar
2-)Dua toplantıları
3-)Çocuk sınıfları
4-)Yeni genç sınıfları
adı verilen 4 değişik etkinliği sürdürmektedirler.
Çocuk ve yeni genç sınıflarında ise,
Din veya Tanrı kelimelerine takılmadan,
İNSAN ERDEMLERİ ve BİRlikte çalışabilmek,
BİR likte yaşayabilmenin gerekliliğini çocuk ve yeni gençlere ders olarak işlemektedir.
Tüm Bahailer şunu gayet net olarak bilirler.
Bahai olmak bir ayrıcalık değildir.
Bilakis Bahai olmak,
isim taşımaktan çok öte bir sorumluluktur.
Çünkü
"
Dünya bir VATAN ve İNSAN lar da onun vatandaşlarıdır."
İnsanlardan bazıları Rabb ül Alemin derler sözlerle,
ama iş bunu pratiğe dökmeye gelince,
Rahim ül Alemin zannı ile iş yaparlar.
Yani Tanrı hepimizin değil de sadece onların Tanrısı imiş gibi davranırlar.
Bu davranış da onlar gibi düşünmeyenleri ne yazık ki "
Öteki"lleştirmekten başka bir işe yaramaz.
Oysa hep de "
Ahad" der dururlar.
İNSANLIK ALEMİ de tıpkı Tanrı gibi AHAD dir oysa.
Dolayısı ile Bahailikte "
Çeşitlilik içinde birlik" kavramı ve yansımaları çok özel bir önem taşır.