Asagidaki örnek yine teokratik rejim üstüne kurlu yönetimlerde dini taassubun herhangi bir freni olmadigini, dini tutuculugun önünde bir takim sinirlar getirilmediginde, sürekli daha kökten seviyelere ilerledigini göstermesi acisindan ilginc. Üstelik teokratik rejimler, her ne kadar ilimli olurlarsa olsunlar, iclerindeki cemaatten biri cikip daha koyu bir tutuculugu savundugunda hic bir engelleyeici koruma tedbirleri alamadigindan, birilerinin bu daha koyu tutuculugu takip etmelerini, ardindan bakmissiniz ki tüm cemaatin artik daha kati ve koyu din kurallarina baglanmasi kisir döngüsüne girmesini de engeleyemiyorlar. Bütün ülkeyi tek bir cemaate indirgemek isteyenler oldugu göz önüne alinirsa, bunun neticesi demokrasinin ve insan haklarinin katli olacaktir. Bu yüzden bir kez daha "din mi daha önemlidir, oksa demokrasi ve hukuk mu?" gibi bir soru üzerine düsünülmeli ve kesinlikle gücünü herkesten alan, herkesi esit kollayan bir hukuk sisteminin ne kadar önemli oldugu anlasilmalidir. Eger bu sekilde adil bir hukuk sistemi kurulabildiginde bu dünyada Allah'i ne halife, ne padisah, ne basbakan, ne de tarikat lideri temsil edebilecegini, bilakis gücünü herkesten alan, herkesin hakkini esit kollayan bir hukuk sisteminin kisiden ve liderden bagimsiz olarak ancak Allah'i bu dünyada temsil edebilecegi kavranabilir.
İran'da taş atan öğrenciye idam
[/B]
İran'da temyiz mahkemesi, hükümete karşı düzenlenen protesto gösterilerinde tutuklanan muhalif bir öğrencinin idam cezasını onayladı
Muhalif internet siteleri Kelime ve Nevruz'da yer alan haberlerde, 28 Aralık'taki Aşure Günü'nde düzenlenen ve 8 kişinin ölümüyle sonuçlanan protesto gösterileri sırasında tutuklanan Muhammed Emin Valiyan'ın (20), Allah'a karşı savaş açmak, devletin güvenliğini tehdit etmek ve yöneticilere hakaret etmekle suçlandığı bildirildi.
‘3 taş attım, hiçbiri isabet etmedi...
Devami...
http://www.radikal.com.tr/Radikal.as...CategoryID=77#