Böceğin Dışkısını afiyetle Yediren Rabbime Hamd Olsun
Bal, arılar tarafından çiçeklerden ve meyve tomurcuklarından alınarak yutulan nektarın arıların bal midesi denilen organlarında invertaz enzimi sayesinde kimyasal değişime uğramasıyla oluşan ve kovandaki petek hücrelerine yerleştirilen çok faydalı bir besindir.
(Dikkat ederseniz arılar tarafından yutulan ve midelerine inen çiçeklerden alınan nektar burada işlenerek yeni bir işlem için dışarı atılıyor)
Nektar bala çevrilirken arılar sağladıkları invertaz enzimi sayesinde sakkarozu inversiyona uğratarak früktoz ve glikoz şeklinde basit şekerlere dönüştürür ve fermantasyonun meydana gelmesini önleyecek miktarda suyunu uçururlar. Kovandaki hücrelere yerleştirilen ve üzeri mumdan bir kapakla örtülen bal arılarca sağlanan özel havalandırma sistemi sayesinde bildiğimiz tat ve kıvama gelir.
Ateist kardeşlerime soruyorum iddianıza göre Bilinçsiz bilgisiz neden sonuç tanrısının tesadüfler sonucu oluşturduğu evrendeki bilinçsiz bilgisiz şuursuz maddeden meydana gelen arılar nasıl oluyorda dünyanın en bilgilisi olan insanoğlunun bile yeni yeni öğrendiği bu muhteşem bilgilere sahip olabiliyorlar.
Balın rengi, şeker dengesi ve tadındaki farklılık tamamen toplanan nektarlardan kaynaklanmaktadır. Balın kokusu, çiçeklerdeki aromalı volatin yağı verir ki bu aynı zamanda çiçeklerin kokularını sağlayan yağdır. Bal üretimi çok büyük bir çaba gerektirir. Örneğin ½ kg ham nektarı toplamak için 900 arının bir gün boyunca çalışması gerekir. Toplanan bu nektarın ise ancak bir kısmı bala çevrilebilir. Çiçeklerdeki nektardan elde edilen balın miktarı tamamen getirilen nektarın şeker konsantresine bağlıdır.
Yine bir başka soru ateist kardeşlerimize bu arılar ne amaçla bütün zorlukları hava koşullarını tüm tehlikeleri ve hatta ölümü göze alarak çoğunu yiyemeyecekleri bu balı yapıyorlar sebebi nedir ateist kardeşlerimiz hiç bunu düşünüyorlar mı? acaba
Balın İçeriği
Balın ilk akla gelen özelliği tatlı olmasıdır. Bunun sebebi balın içindeki üç şekerdir. Üzüm şekeri (% 34), Sakroz (%2) ve levulose (Meyve şekeri % 40 ) bundan başka balın % 17 ‘si su geri kalan % 7 lik bölümü ise demir, sodyum, sülfür, magnezyum, fosfor, polen, manganez, alüminyum, gümüş, albumin, dekstril, nitrojen, protein ve asitlerden oluşur. Balın kalitesini ise bu % 7 lik karışım belirler. (Murray Hoyt,The World of Bees,Coward Menann Inc,NewYork,s 181)
Ayrıca bal içerisinde on beş şeker tespit edilmiş olup bunlardan bazıları şunlardır. früktoz, glikoz, sakkaroz, maltoz, izamaltoz, erloz, kestoz, melezitz ve rafinozdur. Genel olarak früktoz şekeri diğerlerinden farklıdır.
Balı bildiğimiz şekerden ayıran çok önemli bir fark vardır. Şeker ancak sindirim sisteminde değişime uğradıktan sonra kana karışırken bal sindirime gerek olmadan çok süratli bir şekilde kana karışır. Dolayısıyla bal insan vücudunun en yüksek derecede ve en hızlı biçimde faydalanacağı şekilde tasarlanmış bir gıdadır.
Burada ateist kardeşlerimizi bir sorumuz daha vardır bu özellikleri tasarlayan kimdir hangisi daha akılcı daha realist daha gerçekçidir Kusursuz bir şekilde evreni içindekileri yaratan insanı yaratan ve insanın ağız zevkine göre insanın besin ihtiyaçlarını bilen ve ona göre (konumuz açısından) bal ve onu yapacak kusursuzluktaki bir arıyı tasarlayan ALLAH"mı yoksa ne kendisinden haberi olan ne insanı ne insanın ihtiyaçlarını tanımayan kör tesadüf mü? Hangisi tasarlamış sizce
Saygı ile
LaMevcud Diyor ki Gerçekler Hayaldir; Hayallerse gerçek. Ama Tekbir HAKİKAT vardır. O
|