
14-07-2010, 17:16
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Jun 2010
Mesajlar: 441
|
|
Silkroad Online: sanal dünya
Merhaba sevgili arkadaşlar;
Bu yazımda size bir oyunu tanıtacağım evet yanlış duymadınız bir oyun. Oyunumuzun adı silkroad online. Kore merkezli Joymax şirketi tarafından geliştirilen bir oyun.
Resmi URL adresi: http://www.joymax.com/silkroad/
Oyunumuzun türü MMO (Massively multiplayer online game). Devasa çokluoyunculu online oyunlar.
Şimdi oyundan nerden çıkdı demeyiniz. Bu teknolojinin ve internetin vardığı son nokta ve duracakda değil. Bu oyunun ve benzerlerinin büyük ticari getirileri var. Örneğin joymax silkroad dan aylık ortalama 40 milyon dolar para kazanıyor. Ve Microsoft silkroad ı satın almak dahi istedi. Ama tabii kialtın yumurtlayan tavuk satılmaz
Oyunda neler oluyor ? Oyunda yaklaşık 30 server(ana bilgisayar) mevcut. Bir hesap açdıktan sonra bu serverlardan birini seçip oyuna login oluyorsunuz. İlk girince bir karakter oluşturmanız gerekiyor. İsim, ırk, silah vs. seçip oyuna giriyorsunuz. Girdiğiniz serverda bir sürü başka oyuncuda var, dünyanın çeşitli yerlerinden login olmuş binlerce insanla aynı anda oyun oynuyorsunuz. İspanyol, Amerika, brezilya, hatta Konya , her yerden çeşitli çeşitli oyuncular. Sadece çocuklarmı, hayır değil, böyle kompleks ve zevkli bir oyunda büyükler yetişkinlerde oldukça fazla. Oyun içerisinde diğer oyuncularla sohbet edebilirsiniz, beraber oyun dünyası içerinde karakterinizle dağlardan tepelerden yolculuklar yapabilrsiniz. Ata binebilirsiniz. Karakteriniz ilk anda level 1 (seviye1) zamanla seviyesi artması ve güçlenmesi için ya canavarları öldüyorsunuz yada görev yaıyorsunuz. İlerledikçe güçleniyorsunuz. Bulduğunuz nesneleri (silah, elbise, zırh, iksir, vs.) diğer oyunculara, oyun parası (gold da denir) satabiliyorsunuz. Ve işde hem oyun hem eğlence hem sohbet. Oyunun haritası oldukça büyük..
Oyun içerisinde gerek seviye atlamak için gerekse başka amaçlarla oyun programcılarının illegal olarak gördüğü kural dışı programlar kullananlarda var. Bu şekilde amacına göre çeşitli işleri otomatikleştirmek, kolaylaştırmak, ya da oyunda olmayan bir fonksionu oyuna ilave etmek amaçlı kullanabilirsiniz.
Tabii joymax buna karşı olduğunu söylüyor. Yine joymax ın para kazanması lazım bunun için yollardan biride oyunda normalde elde edemediğiniz nesneleri gerçek para karşılığı satmakla sağlıyor. Mesela bazı nesneler hızlı koşamanızı, bazı nesneler karakterinize %10 extra dayanıklılık gibi bir çok özellikler verebilmekde. Tabi bunlar gerçek para ile.
Oyunu kontrol altında tutmak, haksız kazanç sağlamak isteyen oyuncuları engellemek, duyurularda bulunmak, vs. gibi işleri yapmak isteyen JOYMAX oyun içinde kontrolünü özel kişilere verdiği özel karakterler kullanıyor. Bunlara GM (=GAME MASTER) diyorlar. GM ler oyunda görünmez olabilme, tüm server oyuncularına ekranın ortasında görülen anonslar yapma, istedikleri karakterleri banlama, vs gibi yönetim işlerini yerine getirmekteler.
Kısaca oyunumuz gerçekden güsel, ve eğlenceli ve bağımlılık bilem yapabilir.
----------------------------------------------------------------------------------------------------
Şimdi bu oyun ve oluşturulan bu oyun sistemi üzerinde düşünelim. İsterseniz ücretsiz olarak oyunu download edim deneyiniz de. Oyun içersinde karakterleri gerçek bizler yönetiyoruz. Ve biliyoruz ki oyun programcılar tarafından yazılmış, sayısal dünyanın sayısal çizgileri. Ve iki oyuncu char konuşuor:
Char1 in adı = eclipse, diğer character in adı=TosunPasha
Eclipse: Biliormusun..
TosunPasa: Neyi la..
Eclipse: bence gm diye bir şey yok.
TosunPasa: hadi canım sende..
Eclipse: bütün bu ağaçlar, dağlar, tepeler, felan varya hatta bizz
TosunPasa: ee
Eclipse: böle tesadüfen felan olmuşdur.
Eclipse: hatta, Tarky diye biri yok bence. (Tarky oyunun administrator, baş sistem yöneticisi)
TosunPasa: zıt,
Eclipse: Sende return scroll varmı, J
Evet bilmem anlatabildim mi? Şimdi sizde bu oyuna girin ve deyin ki bu oyun dünyasının programcısı yok. Eğer varsa bu dünya nın neden yok. Ki bu dünya daha karmaşık…
--------------------------------------------------
saygılarımla
|

14-07-2010, 17:36
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 17 Nov 2009
Bulunduğu yer: Galactic Sector ZZ9 Plural Z Alpha
Mesajlar: 3.036
|
|
Sayın axzel ;
Dünyanın oyun alanı olmadığını, sınav yeri olmadığını ne zaman anlarsın bilemiyorum.
Lakin bildiğim bir şey var ki oda bu konunun Cafe bölümünde açılması ve "İlahi Programcı" propagandasını orada yapman gerektiği.Yada Termodinamik 2. Madde konusunun direk evrimle ilişkilendirdiğin için (ki evrim teorisi 2. maddeyi asla çiğnemez), konuyu evrim bölümüne açman gerektiği gerçeği.
Ve sizde bilgisayar oyunlarında bile "Tanrısal Zeka" arayışı ve buradan çıkıp kanıta ulaşma bir saplantı haline gelmiş gibi sanki.
Kolay gelsin ve esen kalınız.
Teoloji gece yarısı, karanlık bir mahsende, orada olmayan kara kediyi aramaktır. Robert A. Heinlein
|

14-07-2010, 17:44
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
|
|
Canım arkadaşım, senin mantığınla desene bir ton tanrı var, ayrıca hala anlamadığın şu, proğramıda yazan, bilgisayarıda geliştiren sen onu oluşturan hiç bir molekülden farklı özellikte bir şeyden oluşmadın, yani aynı evrenin içinde, vardan var edebiliyorsun, yani senin özelliklerin bu evrene mahkum, yapıyorsun, yaratmıyorsun, hem bilgisayar, hem sen kanıtlanıyorsun, ayrıca senin (maddenin) somut düşünce ürettiğin kanıtlanıyor, yine ortada tanrı yok. Sen İnatla yaratıldık diyerek kanıtlamaya çalışırken bilgisayarın tanrı aramadığını hattat proğramın yapıcısını umursamadığınıda, bunu kafaya takanın sadece sen olduğunu, sadece evrendeki fiziksel kurallar gereği, maddenin özelliklerinden yararlanarak oluşturduğun simülasyonun yine madde olduğunu veya maddenin enerji şekli olduğunu istesende maddenin dışında gerçeklik olmadığını anlamak istemiyorsun. Somutta var olanların, maddenin kendi kendini kodlayabileceğini ki insan maddenin en üst biçimidir kanıtladığını sadece, ve milyarlarca yıllık süreçte, trilyonlarca gezegen içinde olasılık olarak var olmuş canlılığın, maddenin kendi özellikleri ile oluşabileceğini reddedip, tanrı kavramına bağlamanın kopuk mantığını farketmiyorsun. Evrene ait hiç bir özellikle açıklayamadığın, hiç bir evrensel kurala tabi olmadığını iddia ettiğin bir kavramı maddenin kendisi , özellikleri ile ve maddenin (insanın) yapabildikleri ile açıklamaya çalışmak gerçekten tuhaf olmuş.İnsan maddenin en üst biçimidir, kavrayabilirsen, bu durumda insanın oluşum sürecinin yine madde dahilinde gerçekleşebileceğini ve maddenin cansızlık algın ile değerlendirdiğin için düşüncenin maddenin ürünü ve özellikleri gereği olduğunu anlamayarak yine kanıt sunmadan tanrı kurgusunu kanıtladığını düşünmen çok doğal.Çünkü o kurguyu yada inancı kendinin ürettiğini, maddenin bir ürünü olduğunu farketmiyorsun.
Şimdilik saygımla gittim.
Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
|

14-07-2010, 17:45
|
|
|
Birde şu var;
Neden allah var diye kanıt arayıp duruyosunuz. O zaman sizin şu iman olayı boşa gider. İman etmeniz için kanıtı olması gerekmiyor. Size kuranda emredilmiş "inanacaksın" diye. Sende onun kölesi olarak ona uy, boşuna sorgulama. Siz demek ki bir şüphe içindesiniz ki kanıt arıyorsunuz.
|

14-07-2010, 18:43
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Jun 2010
Mesajlar: 441
|
|
yanlış:
|
desene bir ton tanrı var, ayrıca hala anlamadığın şu, proğramıda yazan, bilgisayarıda geliştiren sen onu oluşturan hiç bir molekülden farklı özellikte bir şeyden oluşmadın
|
oyundaki dünya bilgisayarlardan oluşmuyor, o sadece sayısal bir database, makinalar bu sistemi taşıyan nesneler. bu sistem içindeki nesnelerse bilgisayarları veya çipleri göremezler.. o yusden o dünya çiplerden değil verilerden oluşuor. hatta o nesnelerin kendileri düşünüor olsaydı biz çizgiyiz derlerdi. ve farklı oluşumlardır. ve tıpkı :
tanrı insanı kendi suretinde yarattı.
yada
allah insana nefesinden üfledi.
gibi. programcılarda zaten kendi dünyalarından esintiler sergilemişler oyun içinde. ve ama aynı maddeden deiller. sayısal verilerden oluşuorlar. o dünyanın kendine ait kuralları var. ve orada yerçekimi kanunu ile buradaki farklı. bunu göremediniz bence. anlatsamda görmeniz zor.
saygılarımla
|

14-07-2010, 19:09
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 14 Jul 2010
Mesajlar: 802
|
|
Allah yaratıyor diyorsun. Buna inanıyorsun ve verdigin örnek bu dünyadaki bir oyun. Ayrıca o oyunu insan yaratmıyor. Yani yaratmak varolmayan birşeyi varetmektir. Halbuki bu oyunun oluşması için gerekli olan şeyler yine bu dünyadadır. Ve senin düşüncelerin de bu dünyadakilerle sınırlıdır.
|

16-07-2010, 17:05
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Jun 2010
Mesajlar: 441
|
|
senin anlaman kıtsa ben napim,,, benzeşmeyi göremiorsun, sana ince ince kıyıp doğrulayıp mantık dizisi olarak önüne getirmeden yutamıorsan, anlamıorsan uzun uzun açıklamak mı gerek... :S:S:S
o zaman yukardaki bi daha oku...
anlayınca konuşuruz.. şu halde anlamamışsın..
o oyun bu dünyada değil, ... eğer bu dünya üzerinde ise sen "o oyun evrenine" müdahil olabilirmisin ? yani o oyunda birine selam diyebilirmisin.. bilgisayar ile bir characterin olmaksızın.. burdan bi taş atsan o oyundaki bir karaktere çarparmı. aynı evrende değiliz. dünyada rüzgar esse ordaki ağaçların dalları sallanırmı yada tersi. ?
anlaman için kafanı zorlamalısın.. zannediorsunki ora ile bura aynı..
dünyada g=9.8 ise, orayı create eden programcılara sor bakalım g değeri kaç vermişler ? aynı mı farklı mı ? bu değerler birbirlerine bağlımı? aralarında lişkisel bir fonksion varmı ?
o evren sadece sayılardan ibaret, kurallarını programcılar koymuş, suda batarmı batmazmı, yagmur yagarmı yagmazmı, insanlar ne kadar uzaga bagırabilir, hepsinin kuralları programcılarca belirlenmiş, bu programın durduğu platform bilgisayar çipleri,
peki,,,
sen nerde duruorsun, dokunduğumuz dünya gerçek mi?
elinde bir cetvel var, cetvel 30 cm ve o cetvel gerçekden 30 cm mi diye soruorum, bu durumda bana nasıl cevap vereceksin eğer o cetvelden başka ölçü aletin yoksa...
5 duyu organıda böyle, 5 duyu organından başka bir şeyle dünyayı algılamanın imkanı yokken, o algıladıklarının sinyal den ibaret olmadığını nasıl ispalayacaksın ...
imkansız..
saygılar..
|

16-07-2010, 22:36
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
|
|
Bu başlık bir şarkıyı hatırlattı bana: "Sanal dünyaa, her şey bomboş/ Hancı sarhooş yolcu saarhoşş..."
SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)
Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/
http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:48 .
|