
25-07-2010, 13:59
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 Jul 2010
Mesajlar: 168
|
|
İslamiyette Recm
BUHARİ
Fasil:KİTÂBÜ`L-İ`TİSÂMKonu:Nesholunan recm âyetiRavi:Ömer b. el-HattâbBaslik:RECM ÂYETİHadis:(Bir hutbesinde) şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Bir hakîkattir ki, Allah, Muhammed Salla`llahu aleyhi ve sellem`i Hak Peygamber gönderdi ve ona kitap indirdi. Ona indirdiği âyetler içinde recm âyeti de vardı.HadisNo:2176
KÜTÜBÜ SİTTE
Fasil:HUDUD BÖLÜMÜKonu:Resulullah (sav)`ın Hadd Tatbik Ettikleri KimselerRavi:Ebu İshak eş-ŞeybaniHadis:İbnu Ebi Evfa (ra)`ya: "Resulullah (sav) hiç recm tatbik etti mi?" diye sordum. Bana: "Evet!" cevabını verdi. Ben tekrar: "Nur süresinin nüzülünden önce mi, sonra mı?" diye sordum. "Bilmiyorum!" dedi.HadisNo:1610
Fasil:HUDUD BÖLÜMÜKonu:Resulullah (sav)`ın Hadd Tatbik Ettikleri KimselerRavi:İbnu ÖmerHadis:Yahudiler, Resulullah (sav)`a gelip, kendilerinden bir erkekle kadının zina yaptığınısöylediler. Resulullah (sav) onlara: "recm hakkında Tevrat`ta ne buluyorsunuz?" diye sordu. Onlar: "Teşhir edip rezil ederiz ve dayak atarız" dediler. Abdullah İbnu Selam (ra): "Yalan söylüyorsunuz. Zinanın Tevrat`taki cezası recmdir" dedi. Hemen Tevrat`ı getirip açtılar, içlerinden (Abdullah İbnu Surya adında) biri elini recm ayetinin üzerine koydu. Sonra, ayetten önceki kısımlardan okumaya başlayıp (kapadığı kısmı atlayarak arka kısmını okumaya devam etti. Abdullah İbnu Selam (ra) müdahale edip: "Kaldır elini!" dedi. Adam elini çekti, tam orada recm ayeti mevcut idi. Bunun üzerine: "Ey Muhammed, Abdullah doğru söyledi. Tevrat`ta recm ayeti mevcuttur!" dediler. Resulullah (sav) derhal o iki zaninin recmedilmesini emretti ve recmedildiler." İbnu Ömer (ra) der ki: "Erkeğin, atılan taşlara karşı korumak için, kadının üzerine eğildiğini gördüm."
Fasil:HUDUD BÖLÜMÜKonu:Zina HaddiRavi:İbnu AbbasHadis:Allahu Teala Kur`an-ı Kerim`inde: "Kadınlarınızdan fuhşu irtikab edenlere karşı içinizden dört şahid getirin. Eğer şehadet ederlerse -onları ölüm alıp götürünceye, yahud Allah onlara bir yol açıncaya kadar- kendilerini evlerde alıkoyun (insanlarla ihtilaftan menedin)" buyurdu. (Nisa 15). Cenab-ı Hakk, bu ayette (zina meselesinde) önce kadını zikrettikten sonra, erkeği kadınla birlikte ele alarak şöyle demiştir: "Sizlerden fuhşu irtikab edenlerin her ikisini de (kınayarak) eziyete koşun. Eğer tevbe edip (nefislerini) ıslah ederlerse artık onlara (eziyetten) vazgeçin. Çünkü Allah tövbeleri çok kabul eden, en çok esirgeyendir" (Nisa 16). Cenab-ı Hakk bu ayeti, celde ayetiyle neshederek şöyle buyurdu: "Zina eden kadınla zina eden erkekten her birine yüzer deynek vurun. Eğer Allah`a ve ahiret gününe inanıyorsanız bunlara, Allah`ın dinini tatbik hususunda, acıyacağınız tutmasın. Mü`minlerden bir zümre de bunların azabına (bu cezalarına) şahid olsun" (Nur 2). Sonra Nur süresinde recm ayeti nazil oldu. Önceki (celdeyi emreden) vahiy, bekar (zani) içindi. Sonra recm ayeti tilavetten kaldırıldı, ancak hükmü baki kaldı." (Bu rivayetin "...yüzer deynek vurun" ibaresine kadar olan kısımı Ebu Davud`a aittir, mütebakisini Rezin ilave etmiştir.) Fasil:TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİRKonu:Nisa SuresiRavi:Ubadetu`bnu`s-SamitHadis:Resulullah (sav)`a bir vahiy geldiği zaman, vahiy sebebiyle onu bir gam ve keder alır, yüzünün rengi uçardı. Bir gün Cenab-ı Hakk yine vahiy indirmişti ki aynı hal onu sardı. Keder hali açılınca: "(Zina haddiyle ilgili hükmü) benden alın. Allah onlar hakkında yol kıldı (yani çok açık şekilde had beyan etti): Bekar bekarla zina yapmışsa cezası yüz sopa ve bir yıl sürgündür. Dul dulla zina yaparsa yüz sopa ve recm`dir."HadisNo:544
Sevgili forum,
Bir kaç hadis daha var ama şimdilik yazmıyorum. Her fırsatta Kuran'daki çelişkilere, çağdışılıklara mazeret üretmek için hadislerin yardımına koşanlar bakalım buna ne kılıf uyduracaklar.
Saygılar.
|

25-07-2010, 14:42
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 Jul 2010
Mesajlar: 168
|
|
Bir hadis daha
Fasil: HİLAFET VE İMAMETLE İLGİLİ BÖLÜMKonu: Hulefa-i Raşidin Ve Onların SeçimleriRavi: İbnu AbbasHadis
...... Hz. Ömer (ra) minbere oturdu. Müezzin ezanını tamamlayınca, doğruldu. Cenab-ı Hakk`a layık olduğu hamd ve senada bulundu. Sonra şunları söyledi: "Emma ba`d. Ben şimdi sizlere, Cenab-ı Hakk`ın söylememi takdir buyuracağı bir konuşma yapacağım. Bilemiyorum, belki de ecelim yakındır, (bu son hutbem olur). Kim bu sözlerimi anlar ve hafızasına alabilirse bineğinin götürdüğü her yerde nakletsin. Kim de anlamış olmaktan korkarsa, hiç kimseye hakkımda yalan söylemesin! Helal etmiyorum. Allah celle şanuhu, Muhammed (sav)`i hakla gönderdi, kendisine kitap indirdi. Allah`ın indirdikleri meyanında recm ayeti de vardı. Biz onu okuduk, anladık ve ezberledik. Resulullah (sav) recm cezası verdi. O`ndan sonra da bizler verdik. Şahsen aradan fazla zaman geçince, bazılarının çıkıp: "Allah`ın kitabında biz recm ayeti bulamıyoruz" diyerek Allah`ın indirmiş olduğu bir farzı terkedip sapıtmalarından korkuyorum. recm, Allah`ın kitabında muhsan, yani baliğ, akil, sahih bir evlilikle evlenmiş ve gerdek yapmış olduğu halde zina eden kadın ve erkeklere -isbatlayıcı beyyine veya hamilelik, veya itiraf olduğu takdirde" uygulanması gereken bir haktır." .......
|

25-07-2010, 15:42
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
|
|
Sayın Thunder;
Benzer bir konu işlemişti diye hatırlıyorum ama ayeti dikkate almak daha doğru bir yaklaşım olur diye düşünüyorum.
Hadislerin doğru olduğunu kabulle hüküm veren ve uygulayan örnekler yaşanmış olsada konuya onları doğru kabul edecek arkadaşlar cevap verir iseler katılımcı olup katkı sunmaya çalışırız.
Şimdilik saygımla gittim...
Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
|

25-07-2010, 16:00
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 Jul 2010
Mesajlar: 168
|
|
Sayın Aliyarasfal,
Hadislerde, Kuran'da recm ile ilgili bir ayet konulduğuna dair belirtiler var. Denilen o ki, recm ile ilgili ayet varmış daha sonra kaldrılımış. Hatta Şii mezhebine göre, Kuran'da recm ayetinin bulunduğu sayfa bir keçi tarafından yenildiği rivayet edliyor. (Yanlış hatırlamıyorsam.)
Nur - 2'de, ilk önce recmin nail olduğu daha sonra bunun 100 değnek cezasına çevrildiği ve recmin baki olarak kaldırıldığına dair hadis kaynaklarında bilgiler var.
Muhammed'in recm cezasını bizzat kendi uyguladığına dair de bilgiler yer alıyor hadislerde.
Anlaşılan işlerine geldikçe ''bir bilim dalı'' olarak kabul ettikleri hadis ve tesfirleri alabildiğine kullanan sayın müminler bu konuya pek değinmeyecekler.
Saygılar.
|

25-07-2010, 16:09
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
|
|
Bu bilgileri ve hikayeyi biliyorum sayın Thunder, ancak bu bilgiler ve hadisler gerçekte uygulansada kuranda kanıt sayılacak ayet olmadığından rahatlıkla inançlı arkadaşlarca yapanların hatası diye geçiştirilmekte ve biz yapmıyoruz ve iddia etmiyoruz dediği sürecede kimseyi genelleyerek kabul edin deme hakkımız yok. Yani bunu uygulayan ( ki babası ve dedesi tarafından diri diri gömülen 16 yaşındaki medinenin dramı yaşandı ülkemizde ve kimse doğru dürüst tepki göstermedi bu vahşete) Kişiler olduğuna göre bunu dinsel kabulle özdeşleştirmiş oldukları gerçeği ile ne yazıkki işin tartışma boyutunda sadece kanıtlar ve fikirler kişisel boyuta indirgendiğinden genellemeye gitmek olmuyor.
Şimdilik saygımla gittim...
Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
|

25-07-2010, 16:44
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 Jul 2010
Mesajlar: 168
|
|
Haklısnız Sn. Aliyarasfal.
Ancak bence buradaki en önemli husus; herkesin dini kendi kafasına ve çıkarlarına göre yorumlayarak daha sonra herkesin birbirine dönüp sen dini yanlış uyguluyorsun suçlamasında bulunmasıdır.
İran'daki veya S. Arabistan'daki bir müslümana göre Türkiye'deki müslümanlar dinini gereklerine göre yaşamamaktadır. Aynı şey Türkiye'deki müslümanlar için de geçerlidir. Onlara göre de İran ve S.Arabistan gibi ülkelerdeki uygulamalar yanlıştır. Çünkü Türkiye, (her ne kadar ısrarla altı oyulmaya çalışılıyor ise de) laik bir hukuk devletidir.
Aslında bu çelişkiler dini kurallara bağlı kalıp, hayatı ve toplumsal düzeni bu kurallar üzerinden kurgulamanın ne kadar saçma sapan ve çağdışı düşünceler olduğunun kanıtıdır. Ancak bunu insanlara anlatmak gelin görün ki deveye hendek atlatmaktan zordur.
Saygılar.
|

25-07-2010, 18:37
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Aug 2009
Mesajlar: 228
|
|
Berbat bir dünyaya gel, kötü bir hayat yaşamak zorunda kal,
taşlanarak öl, ve en sonunda da cehenneme git.
İslam dini gerçekten kusursuz !
"Önce insan ol, sonra gel. Ben mevlana değilim"
|

21-09-2017, 18:38
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Sep 2012
Mesajlar: 1.282
|
|
Recm Nedir? Recm'in Kur'an'daki yeri
Recm; taşla öldürme, taşa tutma, birine taş atma, sövme, lânet etme, kovma, birinin namusuna iftira etme, kötü zanda bulunma; evli veya dul bulunan erkek veya kadının zina etmesi halinde Islâm mahkemesi kararıyla taşlanarak öldürülmesi anlamında bir fıkıh terimi. R.c.m kökünden mastar, çoğulu "rucüm" dür. Aynı kökten "racîm"; recm olunan, taşlanan, kovulan ve lânetlenen anlamındadır.
Kur'an-ı Kerim'de bu anlamda "recm" ifadesi bulunmamaktadır. Bir ayette gaybı taşlamak" (el-Kehf, 18/22), başka bir yerde, "yıldızları Şeytanlar için atış taneleri yaptık" (el-Mülk, 67/5) ayetinde "atış taneleri" anlamında "rucûm" çoğul olarak gelmiştir. Zina edenin taşlanması Sünnet, ve icma delillerine dayanır.
Zina bütün semavî dinlerde haram kılınmış ve çok kötü bir fiil olarak kabul edilmiştir. İslâm'da zina büyük günahlardan olup, ırz, namus ve neseplere yönelik olduğu için, cezası da hadlerin en şiddetlisidir.
Zinanın cezası, fiili işleyenin evli veya bekâr oluşuna, İslâmî emir ve yasaklarla yükümlü bulunup bulunmamasına göre kısımlara ayrılır. Dayak, taşla öldürme, sürgün ve İslâm devleti'nin koyacağı ta'zir cezası bunlar arasındadır.
Bununla birlikte Kur'an-ı Kerim'de recm ile ilgili ayetin bulunduğu ancak bunun talihsiz bir kaza sonucu ortadan kaybolduğuna dair hadisler de vardır. Bunları inceleyecek olursak;
"Zina yapan evlilerin taşlanarak öldürülmesini emreden ayet, Ayşe'nin döşeğinin altındaki sahifede yazılı bulunuyordu. Peygamber ölünce Ayşe onun defin işlemleriyle meşgul iken, evin açık kapısından içeri giren bir keçi o sahifeyi yedi ve böylece taşlama cezası Kuran'dan çıktı; ama hükmü devam ediyor" (İbni Mace 36/1944; Hanbel 3/61; 5/131,132,183; 6/269).
"Keçinin yemesi sonucu Kuran'dan çıkan taşlama ayetini Ömer Kuran'a tekrar sokmak istedi; ancak halkın dedikodusundan korktuğu için cesaret edemedi" (Buhari 53/5; 54/9; 83/3; 93/21; Muslim, Hudud 8/1431; Ebu Davut 41/1; Itkan 2/34).
Bu hadisleri dikkate alırsak recm ile ilgili ayetin keçi tarafından yendiği ve böylece ya Allah'ın sözlerinin ilk zamanlarda tahrip olduğunu çıkarırız, ya da Allah'ın recm ayetini bilerek keçiye yedirdiğini -çünkü recm yanlıştır- çıkarırız. Her iki durum da insanın kafasını kurcalayacak soru işaretleri bırakır akıllarda. Bu sebeple bu hadislerin doğru olmadığı İslam aleminde yaygınlık kazanır. Çünkü "din adına olması gerekenler" çerçevesinde yer almamaktadır.
Recm konusunda hükmü devam eden, fakat Kur'an ayeti olarak okunması neshedilen bir ayet de nakledilir. Abdullah b. Abbas, Halife Ömer'in minberde şöyle dediğini rivâyet etmiştir:
"Cenab-ı Allah Muhammed (s.a.s)'i hak ile göndermiş ve O'na Kitab'ı indirmiştir. Recm ayeti de O'na indirilen ayetlerden idi. Biz bu ayeti okuduk, ezberledik ve anladık. Resulullah (s.a.s) recmi uyguladı, ondan sonra biz de uyguladık". Korkarım, zaman geçince birileri çıkıp "Biz Allah'ın kitabında recmi bulamıyoruz" der ve Allah'ın indirdiği bir farzı terkederek sapıklığa düşerler. Şüphesiz recm, Allah'ın kitabında, evli olmak, şahit, gebelik veya ikrar bulunmak şartıyla, zina eden kimse aleyhine bir haktır" (Müslim, Hudûd, 15).
Halife Ömer'in sözünü ettiği okunuşu mensuh ayet şudur:
"Ihtiyar erkekle ihtiyar kadın zina ederlerse, onları recmedin" (Mâlik, Muvatta', Hudûd 10; Ibn Mâce, Hudûd, 9; Ahmed b. Hanbel, V, 132, 183).
Halife Ömer'in recmi, Medine minberinden ilân etmesi, içlerinde bir çok sahabe bulunan cematten hiç birinin buna karşı çıkmaması, recmin sabit olduğunu gösterir (Sahih-i Müslim Tercüme ve Şerhi, Ahmed Davudoğlu, Istanbul 1978, VIII, 350). es-Serahsî (ö. 490/1097).
Ömer'in şöyle dediğini nakleder:
"Eğer insanlar, Ömer Allah'ın Kitabına ilave yaptı demeyecek olsalar, "ihtiyar erkekle ihtiyar kadın zina ettikleri..." ifadesini Mushaf'ın haşiyesine yazardım" (es-Serahsî, el-Mebsût, Beyrut 1398/1978, IX, 37).
Peygamber Muhammed ve Recm
Peygamber'in recm cezasına uygulama örnekleri:
1. İşvereninin eşiyle zina eden bekâr işçiye yüz değnek ve bir yıl sürgün cezası, kadına ise recm uygulanmıştır.
Ebû Hureyre ile Zeyd b. Halid el-Cühenî'den nakledildiğine göre, zina eden kadının kocası ile, zina eden işçinin babası Peygamber'e başvurarak bu konuda "Allah'ın kitabı" ile hüküm vermesini istemişlerdir. İşçinin babası şöyle dedi:
"Benim oğlum bu adamın yanında işçi idi. Onun hanımı ile zina etti. Bana, oğlum için recm gerektiği haber verildi. Ancak ben onun adına yüz koyunla bir cariye fidye verdim. Bu arada bilenlere danıştım, (oğlum bekâr olduğu için) ona yüz değnekle bir yıl sürgün cezası, bunun karısına ise recm cezası gerektiğini haber verdiler".
Bunun üzerine, Peygamber şöyle demiştir:
"Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, aranızda Allah'ın kitabı ile hükmedeceğim. Cariye ve koyunlar geri verilecek. Oğluna yüz değnekle bir yıl sürgün gerek. Ey Üneys, sen de bu adamın karısına git. Eğer zinasını itiraf ederse, onu recmet".
Üneys kadına gitmiş ve kadın suçunu itiraf etmiş, Peygamber'in emri üzerine de recmedilmiştir (Müslim, Hudûd, 25; Buhârî, Hudûd III, 38, 46, Vekâlet,13).
Ebû Hanife'ye göre, yüz değnek yanında bir yıl sürgün, ayete ilâve niteliğinde olup, ayet inince bu ilâve kısım neshedilmiştir. Ancak Islâm devlet başkanı böyle bir cezayı ta'zir cezası olarak verebilir.
2. Zinasını dört defa ikrar eden Mâiz b. Mâlik'in recmedilmesi.
Mâiz b. Mâlik, Peygamber'e gelerek "Beni temizle" dedi. Peygamber "Yazık sana, çık git, Allah'a tövbe ve istiğfar et" buyurdu. Mâiz, pek uzaklaşmadan geri döndü ve "Ey Allah'ın Resulu! Beni temizle" dedi. Peygamber aynı sözlerle üç defa daha geri gönderdi. Dördüncü ikrarında "Seni hangi konuda temizleyeyim?" diye sordu. Mâiz; "Zinadan" dedi.
Peygamber "Bunda akıl hastalığı var mıdır?" diye sordu. Böyle bir rahatsızlığı olmadığını söylediler. "Şarap içmiş olabilir mi?" diye sordu. Bir adam kalkıp içki kontrolü yaptı. Onda şarap kokusu tesbit edemedi. Peygamber tekrar "sen zina ettin mi?" diye sordu. Mâiz "Evet" cevabını verdi. Artık emir buyurdular ve Mâiz recmedildi.
Recimden sonra onun hakkında sahabiler iki kısma ayrıldılar. Bir bölümü Mâiz'in helâk olduğunu, başka bir grup ise onun en faziletli tövbeyi yaptığını söylediler. Bu farklı yaklaşım üç gün sürdü. Daha sonra yanlarına gelen Peygamber "Mâiz b. Mâlik için dua edin" dedi. "Allah Mâiz'e mağfiret eylesin" dediler. Peygamber şöyle söyledi: "Mâiz öyle bir tövbe etti ki, bu tövbe bir ümmet arasında paylaştırılırsa onlara yeterdi" (Müslim, Hudûd, 22; eş-Şevkânî, Neylül-Evtâr, VII, 95,109; ez-Zeylaî, Nasbu'r-Râye, III, 314 vd.).
3. Gâmidiyeli evli kadının zinadan dolayı recmedilmesi.
Mâiz'in recmedilmesinden kısa bir süre sonra Ezd kabilesinin Gâmid kolundan bir kadın geldi ve "Ey Allah'ın elçisi! Beni temizle" dedi. Peygamber "Yazıklar olsun sana. Çık git, Allah'a tövbe ve istiğfar et" buyurdu. Kadın dedi: "Beni, Mâiz'i çevirdiğin gibi geri çevirmek istiyorsun" Peygamber, "Sana ne oldu?" diye sordu. Kadın kendisinin zinadan gebe olduğunu söyledi. Bunun üzerine "Sen mi?" dedi. Kadın "Evet" dedi. Peygamber "Doğuruncaya kadar git" dedi.
Kadının bu arada geçimini Ensar'dan bir adam üstlendi. Daha sonra Peygamber'e gelerek; "Gâmidli kadın doğurdu" dedi. Çocuğun bakımını da Ensar'dan birisi üzerine aldı ve kadın recmedildi" (Müslim, Hudûd, 22, 23, 24; Ibn Mâc'e, Diyât, 36; Mâlik, Muvatta', Hudûd, II).
Başka bir rivâyette, çocuk sütten kesilinceye kadar emzirmesine izin verildiği, recm sırasında Hâlid b. Velîd'in üzerine kan sıçraması üzerine kadın hakkında kötü sözler söylediğini işiten Peygamber'in şöyle dediği nakledilir:
"Ey Halid! yavaş ol. Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim. Bu kadın öyle bir tövbe etti ki, onu bir baççı (vergi memuru) yapsaydı, şüphesiz mağfiret olunurdu" Sonra kadının hazırlanmasını emrederek cenazesini kılmış ve kadın defnedilmiştir (Müslim, Hudûd, 23).
4. Evli bulunan Yahudi erkeği ile Yahudi kadınının zina sebebiyle recmedilmesi.
Abdullah b. Ömer'den nakledildiğine göre, Peygamber'e, zina etmiş bir yahudi erkeği ile bir yahudi kadını getirmişler. Peygamber, Yahudilere, Tevrat'taki zina hükmünü sormuştur. Yahudiler; "yüzleri karaya boyanır, sırt sırta hayvan üzerine bindirilip sokaklarda dolaştırılır" demişler.
Tevrat getirilmiş, ancak okuyan yahudi genci recm ayetine gelince ceza kısmını parmağı ile kapatıp atlayınca durumu farkeden ve Yahudi iken İslâm'a giren Abdullah b. Selâm, Peygamber'e Yahudinin Tevrat'ın üzerinden elini kaldırmasını emir buyurmasını istemiştir. Yahudi elini kaldırınca recm ayeti görülmüş ve her iki yahudi hakkında da evli olarak zina ettikleri için recm uygulanmıştır (Müslim, Hudûd, 26).
Bera b. Azıb'tan nakledilen, iki Yahudinin recmedilmesi olayı ise şöyledir:
Peygamber'e, yüzü kömürle karartılmış ve dayak vurulmuş bir Yahudi getirildi. Peygamber Yahudilere evlilerin zinasının Tevrat'taki hükmünü sordu. Onlar, bu şekilde olduğunu söyleyince, bir Yahudi bilginine "Sana, Tevrat'ı Musa ya indiren Allah aşkına soruyorum. Zina edenin Tevrat'taki hükmü nedir?" diye sordu. Yahudi bilgini; Tevrat'ta recim var. Fakat zina eşraf arasında artınca, şerefli birini getirirlerse serbest bırakır, yoksul biri yakalanırsa onu recmeder olduk. Bu iki sınıfa eşit ceza için recmi terkettik, kömürle boyayıp, dayak vurmayı recmin yerine koyduk".
Bunun üzerine, Peygamber şöyle dedi:
"Allahım! Senin emrini onlar değiştirdikten sonra ilk uygulayan benim. Bunun üzerine emir verdi ve Yahudi recmedildi" (Müslim, Hudûd, 28).
Sonuç
Kur'an-ı Kerim'de açık olarak recm ayeti yoktur. Bununla birlikte bu ayetin ortadan kaybolduğuna dair Hadis'ler mevcuttur. Aynı zamanda peygamber Muhammed'in de recm uygulamasına dair Hadis'ler bulunmaktadır. Geçmişten günümüze, müslüman ülkelerde süregelen recm uygulaması da hemen hemen yukarda anlatılan sebeplere dayanılarak varlığını sürdürmektedir.
Hayyam
Arap Islam Yobazlari Tarafindan Iftiraya, Tecavuze ve herturden haksizliga ugriyan, daha sonra Cukura gomulup taslanarak hunarca oldurulen KADIN ve Kadinlarin basina gelenlerin, biraz olsun [...] unlu Muhammde yapilamazmiydi?
Yapilamazdi..
Cunku Hira Magarasina kapattigi Esirlerden "Aldigi bilgilerle" Vahi Olarak Insanlara yutturuyordu...
MILLIYETCILIK COCUKLUK HASTALIGIDIR. INSANLIGIN DA KIZAMIGIDIR. EINSTEIN.
ADOLF HITLER VE MUSSOLINI GIBI IRKCILARIN USTASI, ATATURK`TUR
Konu Şüpheci Dinsiz tarafından (25-11-2017 Saat 18:49 ) değiştirilmiştir.
Sebep: Moderasyon
|

21-09-2017, 19:34
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2017
Mesajlar: 1.869
|
|
Kuranda recm yok. Olmadığı anlaşılıyor. 1 ayeti keçi yemiş olsa dahi, recm olmadığı belli.
Eğer recm cezâsını kuran onaylasaydı, bunu ayrıntılı olarak yazardı. Buna göre de o emir doğrultusunda recm uygulaması sistemli olarak uygulanır ve bu uzun yıllar boyunca devam ederdi.
Oysa bu yönde uygulamalar istisnaî olarak ve geri toplumlarda uygulanmış. Mesela günümüzde Afganistan'da yobazlarca uygulanıyor.
Osmanlı'da bu uygulama resmî olarak yapılmamış. Diğer islam ülkelerinin de çoğunda yok.
Küfürbaz ve kinbaz baskoylu bile Kuran'da bulamamış da hadislerden bir şeyler çıkarmaya çalışmış.
|

21-09-2017, 20:09
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Sep 2012
Mesajlar: 1.282
|
|
Recm Cezasının İnfazı:
Zina ikrarla sabit olmuşsa recm uygulamasına devlet başkanı veya infaz görevlisinin başlaması gerekir. Şahitle sabit olması halinde ise infaza şahitlerin tamamının hazır bulunması ve ilk taşı onların atması şekliyle başlanır. Böylece herhangi bir şüphe, vazgeçme yanlışlık vb. tüm ihtimallerin ortadan kalkması ve adli hataya düşülmemesi için gerekli önlemler alınmıştır. Hz. Ali'den şöyle dediği nakledilmiştir: "Önce şahitler taş atmaya başlar, sonra devlet başkanı, sonra diğer insanlar" (Zeylai, a.g.e., III, 319 vd.; es-Şevkânî, a.g.e., VII,108). Bekârların zinasında ise değnek cezasına şahitlerin başlaması gerekmez. Çünkü onlar bunun usul ve şeklini bilmeye bilirler ve bu durum zulme yol açabilir.
Recm cezası, ibretli olması için bir meydanda erkek ayakta, kadın ise tercih edilen görüşe göre göğsüne kadar bir çukura sokularak kendisine ölünceye kadar küçük taşlar atılmak suretiyle infaz edilir. Hz. Peygamber'in Gâmidiyeli kadın için, göğsüne kadar bir çukur açtırdığı nakledilir (Zeylaî, a.g.e., III, 325; eş-Şevkânî, a.g.e., VII, 109).
Recmle öldürülen kimse yıkanır. Kefenlenir, cenaze namazı kılınır ve defnedilir. Çünkü Hz. Peygamber, recmedilen Mâiz için Kendi ölülerinize yaptığınız şeyleri ona da yapınız" (Zeylai, a.g.e, III, 320) buyurmuştur.
Saygideger Dostlar...
Yer yuzunde gelmis gecmis, Iki Yuzlu, Riyakar, Sahtekar, Yalanci, Gaspci, Yagmaci, Tecavuzcu [...] ISLAM dan baska bir Din gosteremezsiniz.
Gercekleri ve dogrulari belge ve kaynaklarla aktardigimiz zaman bunlar kan emicilikleri ile bilmem ne gibi kudururcasina saldirirlar... Kisisel olarak Saldirmak yerine yapilan tespitler ve idda edilen fikirlere cevap vermek daha dogru degilmidir?
Ben yanlis bilgi edinmis olabilirim, veya kendim uydurmus olabilirim, yanlislari mahkum etmek icin, kiliktan kiliga girip igrenc kufurler etmekle mi bu Yobaz Inanci Akliyacaksin?
Kisisel saldiri yerine, idda edilen yorumlari, bizzat ayet ve vahileri aklamaya calismak daha dogru olan degilmidir?
VAHI,
AYET,
RIVAYET VS VS bunlari bir baskasi uydurmuyor, KURAN [...] aliniyor...
Kuran`i ben ve benim gibiler yazmadi, Ben ve benim gibilerde degistirmedi..
Kuran`da var olan gercekleri bile kabul etmiyorlar!!!!
Nedenmi?
Cunku Aklin Yolu ve Vicdanin kabul etmedigi, Yani Insanligin Kabul Etmedigi bir vahsilik oldugu icin.....
Sonuc olarak bunlar Cirpindikca Batacaklar, Battikca Bogulacaklar...
Guzel bir fikra ile tipki onlara benzediklerini gormek mumkundur...
Cami imami, ve Muftu, Ayni bolgede yasiyan Bektasi ile surekli bilgi alis verisinde bulunurlar, Bekatsinin Eline, Beline ve Diline sahip olmasindan dolayi, Sohbetleri surekli bir sekilde devam eder.
Bir Gun Muftu, Bektasiye, Allah af edicidir, Sen namaz kilmazsan, Oruc tutmazsan ve islamin sartlarini yerine gerirmezsen bile, Iyi bir insansin, Senin yerin Cennnetliktir. Umarim bu sohbetlerimiz orda da surer demis....
Gun gelir Muftu olur, daha sonra Imam olur, gun gelir Bektasi de olur... Bektasi tesadufen de olsa Cennete duser. Imam ile Muftuyu arar bulamaz...
Belki de Cehennemde olurlar diye Cehennemin kapisina gider, Kapida bekliyen Melek, Sen buraya giremezsin. der.
Bektasi, benim cok sevdigim iki dostum vardi, oteki dunyada bulusacagimiza dayir bir birimize soz verdik, Burada bulamadim, olurda belkide yanlislikla Burada olabilirler. der.
Bektasi Cehennem kapisindan iceri girer, biraz aradiktan sonra, Hocanin Lagim Cukurunda cenesine kadar battigini, pisligi yutmamak icin cenesini kaldirdigini gorur, gorur gormesine, ama bizim Hoca catlarcasina gulmektedir.
Bektasi hayretle sorar, Yahuu Hoca efendi ben sizi gunlerdir Cennete ararken sizi burada buldum, hemde lagim cukurundasin ustelik catlarcasina guluyorsun, diye sitem eder.....
Hoca zar zor konusur...
Yahu Bektasi Kardes, MUFTU altta ayaklarimi gidikliyor......
MILLIYETCILIK COCUKLUK HASTALIGIDIR. INSANLIGIN DA KIZAMIGIDIR. EINSTEIN.
ADOLF HITLER VE MUSSOLINI GIBI IRKCILARIN USTASI, ATATURK`TUR
Konu Şüpheci Dinsiz tarafından (25-11-2017 Saat 18:47 ) değiştirilmiştir.
Sebep: Moderasyon
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:20 .
|