Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 13-08-2010, 13:16
Sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sangre Sangre isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
Standart Demokrasi Yürüyüşü

''Türkiye’nin de dahil olduğu “tepeden inme modernleşme projeleri”nin en önemli özelliği, toplumu sürekli kontrol altında tutacak mekanizmalara dayanmalarıdır. Bu mekanizmaların amacı, toplumu belli bir kalıba sokmak ve o kalıpta tutmaktır. Vesayet dediğimiz şey de, bu kontrol ihtiyacının kurumsallaşmasını ifade eder.

Her sistem kurumlarla çalışır, ama sadece onlara dayanarak varlığını sürdüremez. Sistemin devamı, toplumun da buna katkı yapmasına bağlıdır. Hiçbir sistem, sadece baskı ve zorla ayakta kalamaz. Bütün sistemler, toplumdan kabul görmek isterler; yani toplumun “rıza”sına muhtaçtırlar. “Rıza”nın en güvenilir ve rahatlatıcı yolu, sistemin meşru olduğu inancını yerleştirmektir. Ama tek yol bu değildir. Sistem, mesela “kaçınılmazlık” duygusu yayarak veya “alışkanlıklar” yaratarak da, sürekli zora başvurmadan işleyebilir. Yani toplumun geniş bir kesimine “bu sistemden kurtulma çaresi bulunmadığı” veya “bu sistem giderse, yerine mutlaka daha kötüsü gelecektir” fikrini kabul ettirerek de yola devam edebilir.

Tepeden inme modernleşme projelerinden türeyen sistemlerde, yönetmenin başlıca yöntemi “toplum mühendisliği”; rıza üretiminde kullanılan en etkili vasıta da “hafıza mühendisliği”dir. Türkiye’de cumhuriyet modernleşmesinin kurucu babaları, bu projenin başarısının, “hafızasız bir toplum” yaratmaktan geçtiğine inanıyorlardı. Bu düşünce, adeta bir varlık felsefesi haline getirildi ve bunu hayata geçirecek bir metodoloji yaratıldı. Bu toplumun bütün fertleri, bu tedrisattan geçirildi, böyle sosyalleşti.

Bu metodoloji, kavramların da bir hikâyesinin bulunduğu ve bu hikâyenin kavramların anlamını biçimlendiren bir etki, bir işlev gördüğü fikrini dışlamış; toplumun bu fikre yabancı kalmasını sağlamaya çalışmıştır. Bu zihniyetin temel öncüllerinden biri; başka pek çok şey gibi kavramların da bir geçmişinin olmadığı, bizim elimize doğdukları ve bizim onlara istediğimiz anlamı verebileceğimiz olmuştur. “Hukukun üstünlüğü”, “hukuk devleti” ve bilhassa “kuvvetler ayrılığı” gibi kavramlar, bundan nasiplerini fazlasıyla almışlardır.

Kuvvetler ayrılığı ilkesini ele alalım. Hem ilkenin doğrudan müellifi sayılan Fransız fikir adamı Montesquieu, hem de onun ilham aldığı İngiliz düşünür Locke, esas olarak iki kuvvetten söz ederler. Bunlar, yasama ve yürütmedir. Yargı işlevi ise türevseldir. Çünkü yargı, daha çok yasamanın koyduğu kuralları özlerine sadık kalacak biçimde uygulamakla yükümlü bir kuvvettir. Montesquieu’nün, yargıyı “ağırlığı olmayan kuvvet” olarak tanımlamasının nedeni ve anlamı budur. Bu yaklaşımda, yargı, siyasal karar alan, dolayısıyla yurttaşların hayatını doğrudan etkileyen bir kuvvet olarak tasarlanmamıştır.

Oysa bu ilke ülkemizde, en başta 27 Mayıs darbesinin ve onun ideologluğunu yapan hukukçuların üstün gayretleriyle adeta ters yüz edilmiştir. Mesela Montesquieu de, Locke da, yasamanın en üstün kuvvet olduğu konusunda kuşku duymazlar. Oysa bizimkiler, anayasa tekniklerini ustalıkla kullanarak, klasik kuvvetler kataloguna “askerî erk” diye bir yenisini eklemişlerdir. Erkler arasındaki ilişki şemasını da yeniden çizmişler; orduyu ve yargıyı aslî ve özerk; yasama ve yürütmeyi türevsel ve bağımlı erkler olarak kurgulamışlardır. Bunu da bize, kavramların evrensel anlamı olarak sunmuşlar ve pek çoğumuzu buna inandırmışlardır.''

Mithat Sancar'ın dünkü yazısının tamamı için;

http://www.taraf.com.tr/mithat-sanca...i-yuruyusu.htm
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 13-08-2010, 14:15
demos cratos demos cratos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 13 Aug 2010
Mesajlar: 151
Standart

"Hapishaneler dışardakiler kendilerini namuslu sansın diye yapılmıştır."

MONTESQUİEU
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Özgürlük ve Demokrasi cigi Politika 13 07-10-2009 19:19
Demokrasi Düzeni mehmetsalih Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim 9 22-07-2009 22:22
Adem ile Havva'nın Uzun Yürüyüşü dilaver Evrim 74 17-07-2009 19:23

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:14 .