Merhaba arkadaşlar.Dikkat çekmek istediğim bir konu da şu. Yada , konuya girmeden öncelikle şunu da yazayım. Kuranı defalarca okudum ,dikkat ettiğimde yazılanlar daha çok Muhammedin , hayalleri, ihtiyaçları ,korkuları duydukları ,gördükleri,zannettikleri ,tahmin ettikleri, konuşdukları, tespitleri,şüpheleri, iddiaları yansıtmakla beraber, birçoğuda Varaka bin neffelden öğrendiklerini satırlara döktürmesidir.Furkan 4 ve 5. maddelerinde (ayetlerinde) sana bunları gece gündüz birileri okuyup ezberletiyor,sen git de babanı kandır der gibilerinden tersliyorlar.
4.
İnkar edenler, “Bu Kur’an, Muhammed’in uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir” dediler. Böylece onlar haksız ve asılsız bir söz uydurdular.
5.
“(Bu Kur’an, başkalarından) yazıp aldığı öncekilere ait efsanelerdir. Bunlar ona sabah akşam okunmaktadır” dediler.
Konu başlığına gelirsek : Kuran da bir çok kavimler ,bu kavimlerin kendi arasındaki ve peygamberleriyle kendi aralarında geçen konuşmalar yazılmış nakledilmiştir. Fakat her nedense bütün konuşma biçimleri ,anlatım ve ifade etme şekilleri ,stili ,her kavmin aynı konuşuyormuş , kendilerini aynı tarzda ifade ediyolarmış gibi aktarılmış. Halbuki bu insanlar
ayrı milletler,Musanın kavmi İbrani ,Mekke ve etrafı arap eşrafından ,Firavun Mısırlı ,aralarında da yaşamsal döngü anlamında bir çok yıl var.Bu kavimlerin arasıda geçen konuşmaların ,ifade etme şekillerinin aslını bozmadan yansıtılması gerekmezmiydi.Yani ankaralı Turgut'un konuşma anlaşma biçimiyle Trabzonlu Dursunun konuşması bir olmayacağı gibi bu yazıda geçen milletlerinde yazım ve anlatım biçimleri ayrı olması aktarılması gerekirdi.
Neden böyle olmuş derseniz hepside Muhammedin ağzından çıkan laflarda ondan. Bütün zamanların insanlarını ,aynı konuşturuyor.Örnek,
And olsun,yemin ederim,hüküm ve hikmet,hakkıyla,
Şüphesiz,Ey, Ey rabbimiz,apaçık, ayettende örnek verim.
Taha 71-71.
Firavun, “Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ’ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz.”
Bu konuşma biçimi bütün zamanların insanlarını kapsıyor.