
09-02-2011, 10:08
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Jun 2010
Mesajlar: 441
|
|
Yeni İcat: Panasonic'den ilk 3d kamera
Pansonic dünyanın ilk 3d kamera sını yapdı ve satışa sunuldu.
Tüketicilerin ulaşabileceği fiyatlara; pahalı da olsa satılması beklenen bu kameranın model adı gelen bilgilere göre SDT750. 3D kayıt yapabilen kamera, iki farklı objektifi sayesinde görüntüleri insanların gördüğüne benzer bir şekilde kaydedebiliyor.
Bir tasarım harikası olan bu pahalı kamera, insan görme sistemine benzer bir sistemle görüntüleri 3 boyutlu halde kaydediyor.
Bu konuda panasonic diyor ki:
|
bu 3 boyutlu görüntü nasıl sağlanıyor? Neyse ki; doğuştan 3D'ye uyumlusunuz. 3 boyutlu görme duyunuz stereopsise dayanır.
|
Mükemmel insan görme sistemindeki çift göz yani çift optik eleman gibi bu kamerada da iki adet görme elemanı kullanılmış ve aralarındaki açıklık insanın iki gözü arasındaki ortalama açıklık mesafesi olan 6,35 cm ile belirlenmiş.
Bir kere daha insan görme sisteminin harika yapısını anlıyoruz.
Panasonic mühendislerini tebrik eder başarılarının devamını dileriz.
Son söz panasonicden:
|
Panasonic teknolojisinin stereopsis ile birleşip 3D görüntüleri Full HD çözünürlükte kaydedip, oynatabilme imkanı sağlaması ile doğuştan gelen 3 boyutlu görme yeteneğimiz yeniden tanımlanıyor.
|
İlgili linkler:
3d kamera ve insan görme sistemi:
http://fullhd3d.panasonic.eu/tr_TR/m...28/3d-ile-tann
Promo reklam sitesi:
http://pro-av.panasonic.net/en/3d/
Haber yazısı:
http://www.panasonic.com.tr/html/tr_...#anker_5477523
""truth here: elaxzel.blogspot.com come and see""
|

09-02-2011, 13:06
|
 |
Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Sep 2008
Mesajlar: 2.848
|
|
Bu haber çok yeni değil yalnız. Ben yok artık Ali Sami diyeli epey oldu bu habere.
Kamerayı tasarlayan mühendisler hakkında şeyi duymuş muydun? Şey olmuş, kamerayı yaptıktan sonra daha tasarlamaya başladıkları zamandan kameranın son halinin hazır oluşuna kadar geçen sürec üzerine tefekkür ettikten sonra toplu halde imana gelmişler.
|

09-02-2011, 17:06
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Saolasin axzel, gozun nasil evrimlestiginin meknik bir ispatini tasimissin foruma. Ilk fotograf makineleri de iste evrimlesme kavraminin orta yerlerindeyken, gunumuzde 3D kayit yapacak duruma evrimlesmelerini acikca gosterdin bilzlere...
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

09-02-2011, 18:44
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Jun 2009
Bulunduğu yer: Illuminati
Mesajlar: 1.429
|
|
vartor´isimli üyeden Alıntı
Saolasin axzel, gozun nasil evrimlestiginin meknik bir ispatini tasimissin foruma. Ilk fotograf makineleri de iste evrimlesme kavraminin orta yerlerindeyken, gunumuzde 3D kayit yapacak duruma evrimlesmelerini acikca gosterdin bilzlere...
|
vartor amca güzel asisti affetmemiş, atmış golü.
A skeptic is one who prefers beliefs and conclusions that are reliable and valid to ones that are comforting or convenient, and therefore rigorously and openly applies the methods of science and reason to all empirical claims, especially their own. A skeptic provisionally proportions acceptance of any claim to valid logic and a fair and thorough assessment of available evidence, and studies the pitfalls of human reason and the mechanisms of deception so as to avoid being deceived by others or themselves. Skepticism values method over any particular conclusion.
–Dr. Steven Novella, The New England Skeptical Society
|

10-02-2011, 16:39
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jan 2011
Bulunduğu yer: Greenland
Mesajlar: 632
|
|
Burada ki mesaj nedir şimdi?
|

10-02-2011, 16:42
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Jun 2009
Bulunduğu yer: Illuminati
Mesajlar: 1.429
|
|
axzel´isimli üyeden Alıntı
evrim bir etmen veya ihtiyaç doğrultusunda düşünme ve tasarım ile geliştirme aşamalarıdır.
|
Doğal seçilim diye bir mekanizma var, o sayede bazı özellikler eleniyor, bazı diğerleri de öne çıkıyor. İhtiyaç ise hayatta kalma ve neslini devam ettirme ihtiyacı.
A skeptic is one who prefers beliefs and conclusions that are reliable and valid to ones that are comforting or convenient, and therefore rigorously and openly applies the methods of science and reason to all empirical claims, especially their own. A skeptic provisionally proportions acceptance of any claim to valid logic and a fair and thorough assessment of available evidence, and studies the pitfalls of human reason and the mechanisms of deception so as to avoid being deceived by others or themselves. Skepticism values method over any particular conclusion.
–Dr. Steven Novella, The New England Skeptical Society
|

10-02-2011, 16:59
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Muhendisler yapmis. Kim oldugu belli, adi sani, adresi olan insanlar.
Kendiliginden ortaya cikmamis, daha iyi bir kameraya ihtiyac hisseden, bunun marketingini yapip paraya cevirebileceklerine akillari yatan insanlar yapmis; yaparken de, daha once gelistirilen teknikleri kullanmis. Yani elindeki teknik imkanlarinin gelistirmesi evrimlesmesi sonucu ortaya cikmis. "OL" demekle olmamis.
Ustelik bu insanlarin kim olduklari, nerede oturduklari, ne isle ugrastiklari, hatta nesi var nesi yok hepsi bilinen birsey. Senin benzetmeye calistiginin aksine, musterek bir caba ve bir sure sonucu ortaya cikmis bir urun bahsettigin kamera. Neresinden bakarsan bak, ve allah ol dedi oldu masalindan cok, evrimlesme sonucu ortaya cikan bir urun oldugu, kusku kaldirmaz bir gercek.
Bak dostum, nerede nasil kendiliginden ortaya ciktigi, zaman ve mekandan istisnadir diyerek ayri bir boyuta soktugunuz (cunku ne yeri, ne kendi, ne de islemlerini goren yok masal kitaplarindan baska baska bir yerde) allahiniz ve benzerlerinden binlerce yaratip tarihin derinliklerine gomdugumuz tanrilardan biri senin inandigin. Bu senin inancin, saygi gosteririm, her ne kadar aile ve toplum baski ve beyin yikamasiyla boyle hissetiginizi bildigim halde, fakat kalkip da insan urunu bir 3D camerayi, bana allahin ispati diye sunacak olursan, akil ve mantigindan supheye duserim. ikisinin mukayesesi ancak muhurlu bir beyinde normal gorulebilir, sihhatli, ozgur dusunebilen bir beyinde degil.
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

10-02-2011, 17:07
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880
|
|
Hayır, kurulmak istenen analoji de zaten baştan sakat.
- ''İnsan icadı kamera kendiliğinden oluşamaz, mutlaka bir tasarlayana ihtiyacı var. Bakın, ilk kameralar (şimdikilere göre) ne kadar da ilkeldi, gittikçe daha iyileri yapıldı ve artık 3D-kameraları bile yapılıyor.''
Şimdi burada yapılmak istenen benzetmeyi hiç eleştirmeden ve sorgulamadan kabul etsek bile, şunu dememiz gerekir:
- ''Tamam, canlıları da bir tanrı dizayn etmiş olsun. Ve her bir canlı sıfırdan tanrı tarafından yaratılmış olsun. Fosil kayıtlarından net bir şekilde görebiliyoruz ki, şu kadar milyon yıl önce (sıfırdan) yaratılmış canlılar (şimdikilere göre) ne kadar da ilkeldi, tanrı gittikçe daha iyilerini yaratabilmiş. Tıpkı insanların gittikçe daha iyi kameralar yapabildiği gibi, tanrı da zaman içerisinde bilgi ve becerisini gittikçe arttırmış. Birçok başarısız denemesi de olmuş. Ama genel olarak tanrıda epey bir gelişme var. Helal olsun.''
Yani 'argüman' olarak sunulan analojiyi, hiç eleştirmeden ve sorgulamadan, olduğu gibi kabul etsek bile, en fazla böyle bir tanrı inancı çıkar. Ezelden beri sonsuz bilgi ve güç sahibi bir Yaratıcı çıkmaz.
|

10-02-2011, 17:37
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.214
|
|
"Tanrı'nın Tasarlaması, akıllı tasarım, varlıkların tasarlayıcısı" gibi sözler oldukça yeni. Ve gelişen bilim teknoloji karşısında durağan bilgiyle tutunamayan semavi dinlerin yenilikçilik hareketlerinin ağırlık merkezi. Bilimsel gelişmeler bu denli hızlı gerçekleşmeseydi belli ki bu "akıllı tasarım" zırvaları da daha uzunca süre duyulmayacaktı.
İki fikri - dinsel öğretiler ve bilimsel gerçekler - dışarıdan izleyen bir Mars'lı olsaydım, dinsel öğretilerin zamanla tükenerek yerini tümüyle bilimsel anlayışa, gerçeklere bırakacağını çok rahatlıkla söyleyebilirdim. Zira dinsel öğretilerin şu son iki yüz senede, hayatta kalabilmek için ortaya koyduğu değişim gerçekten inanılmaz. Biz bu değişimin emarelerini belki en çok Hristiyanlık'ta görebiliyoruz ama netice itibariyle bu bir yerden sonra tüm durağan öğretilerin de sonunu getirecek geniş çaplı ve uzun vadeli bir sürece işaret ediyor.
Fakat bu değişim ve dinler için tükenişin, tabandan tepeye doğru doğal bir bilinçlenme şeklinde olacağını iyi kavramak gerekiyor. Yani maalesef daha çok uzun süre, insanlar Ay'ı ikiye bölmenin bir safsata ve ilkel korkutma aracından çok, atomu parçalamanın mecazi tabiri olduğuna iman edecekler. Evet, bunları uzun süre daha seyretmek zorundayız. Ama değişim son derece umut verici.
|

10-02-2011, 18:32
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880
|
|
''Akıllı tasarım'' (intelligent design) sözcükleri yeni olabilir. Ama 'argüman'ın kendisi hiç de yeni değil aslında.
'' Tanrının teleolojik kanıtı'' olarak adlandırılan ve yüzyıllardır felsefe tarihinde sürekli işlenmiş, tartışılmış (kapsamlı olarak örn. Hume tarafından çürütülmüş) eski bir argüman.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:34 .
|