"İnkâr edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: “Size içinizden, Rabbinizin âyetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar da, “Evet geldi” derler. Fakat inkârcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir."
Cennetin bekçilerinden bahseden ayet: (Zumer-73)
"Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: “Size selâm olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi ebedî kalmak üzere buraya girin.”
Şunu en başta belirtmek gerekiyor; bir kere cennete ya da cehenneme yollanan bu insanlar dünyadaki sınavlarını bir şekilde vermiş ve öldükten sonra yeniden diriltilmiş insanlar.
Bu insanlar artık neyin ne olduğunu anlamışlar, allahın huzuruna çıkmışlar. Onun huzuruna çıktıktan sonra kaçacakları yaşamlarını sürdürecekleri bir başka hayat var mı, yok. Peki bu bekçiler ne iş için ordalar, kimden neyi korumaktalar?
Hadi diyelim ki cehennem istenmeyen bir yer ve oraya gitmek istemeyip de halen taşkınlık çıkaranlar oldu, onları cehennemin bekçileri zaptediyorlardı.
Peki cennetin kapısındaki bekçiler ne için orda görev yapıyorlar?
Dünyadayken saraya, güzel ihtişamlı bir yere girersin de kapıda muhafızlar olur onu anlarsın, bunların bir görevi var yabancı ve düşmanlara karşı o yeri korumak... oysa öbür tarafta cennetin içi de dışı da allahın hükmünde, kapıdaki bekçiye ne gerek var o zaman.
Bu bekçiler, cehennemden kaçıp cennete girmeye çalışan uyanıkları ya da ne bileyim eski bir dostu görmek amaçlı ya da mazoist olduklarından iki dakikalığına cennetten çıkıp cehenneme girmeye kalkanları engellemek için olabilir mi?
cennetin bekçileri denen kimselerin bir takım özellikleri mevcut olmalıdır.
bizim anlayışımıza göre müşahhaslaştırırsak bir kimse düşünün. bu kimse adil bir kimsedir ve yaradan tealaya dua eder. o öyle bir kimsedir ki eline aldığı her değeri cennete götürür.
böyle bir kimse babadır ve çocuğu denen her türlü anlayışı cennete götürecektir.
bir hayrı hamele edecek kimsenin o hayrı dahi cennete götürdüğü ahavaldir.
bu kişi mevcut zannetiği bir kusura da sahip olsun yalnız bu kusur kendisinde olmasın. ki bu ahval dahi adil olmalıdır. kendinde kusur var zanneden kimse olmak bakımından bu kişinin ben-i israile ait bir rasul olma aleyhisselam özelliği vurgulanmış olduğunu düşünelim.
buraya kadar ki açaıklamalarda çocuğu denilen kendisi tarafından meydana getirilmiş her değeri cennete götürecek bir rasul aleyhisselam kavramını öncelikle belirlemiş olduk.
sonra bu kişi kendisinden neşet eden yardımı da adil kılsın. bu adaletin temel noktası da hastayı iyileştirmek üzere olsun.yani eline aldığı her şeyi adilane iyileştiren bir kimsedir.
ki bu kimse esasen bir kadının en içten duası neyse onu tevhide giriş yapmak istediğinden bunu yapsın ve erkeğin en içten duası denen ahvali yaradan tealaya ulaştırsın.asli amaç da birbirinizle olan ilgi ve alakanızın temeli esasen devam bakımından tevhidin tamamını okutmak idi anlamı ortaya çıksın. rahimler la derken erkeğin dnasına ilahe illallah dedirtecek bir eğitimi verdirebilecek kadar bilinen en zerrevari noktaya kadar işleyebilecek bir babayı örnek verdiğimizi düşünelim.
toparlayacak olursak cennetin bekçisi öyle bir kimsedir ki bu kişi eline aldığı her değerin yapıcısı olan ve yahudilik yahudilik alemeti taşımadan ben-i israile rasul aleyhisselam olan ve yardımını da tıbbi bir yardımmış gibi adilane yapan ve kadınların en içten dualarını tevhide giriş yapıp erkeklerin en içten dualarını yaradan tealaya götüren kimsedir.
buradaki yardım unsurunu da bölebilir ve başka bir rasul aleyhisselamla desteklenen bir kişi de diyebiliriz.
kısaca toparlayacak olursak cennetin bekçisi denen kişi erkeğin en içten duası denen dna sına kadar işleyecek bir ahvali düzenleyen bir kimsedir. yani o kişi öyle bir kişidir ki meydana getirdiği eseri en ince ayrıntısına kadar tasarlar ve onun merhalelerden geçirerek bu eserin kendisinde var olduğuna inandığı her türlü kusurdan arındırır diyebiliriz.
toplam anlamda en derin manada cennetin bekçisi ALLAHU tealadır zira ALLAHU tealanın rıza -i ilahi bilesiniz ki cennetlerden daha üstündür demektedir.
ancak kişisel olarak yorumumuz insana yönelik olacağından bu kişi elindeki değeri cennete götürmek için en baştan programlayıp safahatlardan geçirerek bu işi yapandır diyebiliriz.
başka bir yorum da daha bulunabiliriz ki bu esasen cennetin kapısını başlangıç yani insanın başlangıçı yapar. burada verilen eğitim erkeğin dnasına kadar ki yapılan bir eğitimdir ve bir kadının rahmi denen en içten dua olarak yorumlanacak yerdeki tevhid kelamı öğretilen yerdir.
bu teorik olarak ALLAHU tealanın bir kimseye verdiği vazifedir ve nutfe denen şeyin daha insana verilmeden önceki eğitim safahatıdır.öyle bir eğitimdir ki erkek denen varlık artık bakışını tekleştirecek ve nutfe denen bilgiden ari olarak saflaşıp insan denen şeyin bilgisine sahip olacaktır. faraza eşine artık nutfe bilgisiyle değil insan olma nazarıyla bakacaktır.
cennete götüren babanın fonksiyonu da bu olmalıdır. dnaya verilen bilginin insan tarafından yaşanılarak okunmasını sağlayan kimseler olarak beyan edilebilirler.
bu yorum da ALLAHU teala cennet bekçisi denen kişinin vazifesin de açıklar. bu kişinin yaptığı şeyi siz esasında taktir edemezsiniz denmektedir. bu kişi öyle bir kimsedir ki senin dna nı dahi programlayıp buraya getirdi ve onu eğitti denmektedir.asli amaç da esasen siz daha rahimlerde olmadan bu iş bitmişti demektir.