"Yukarıda bizi izleyen bir şeyin olduğuna inanıyorum. Ne yazık ki o şey hükümet."
Woody Allen
Ateist, tanrıyı inkar eden kişi demek değildir. Çünkü ancak var olan bir şey inkar edilebilir. Ateist , tanrının olmadığına inanan kişi demek değildir. Ateizm bir inanç değildir. İnançlar kanıtsızlıktan doğar. Ama ateizmin tanrıya neden gereksinimiz olmadığına dair geçerli kanıtları vardır. Nesnel olan, evren ne gösterirse göstersin kabul eden(bu yüzden kanıtlara da dayalı olan), birikimli olan bilim, tanrıyı kabul etmemektedir. Onun olmadığını elbette söylememektedir ama ona ihtiyaç duymadığı da ortadadır. Bilimin hipotezleri ve teorileri vardır(teorinin, hipotez demek olduğunu zanneden insanlar yazıya devam etmeden önce burayı okumalıdır:
https://www.facebook.com/notes/cogit...34307016604295). Teizm ise determinist bir yaklaşımla cevabın tanrı olduğunu yani metafizik bir kavram olduğunu iddia eder.
Ateist, anti-teist kişi demek değildir. Ateizmin başındaki "a" harfi olumsuzluk ekidir(Teist olmayan kişi demektir). Ateist adını da bizim seçmediğimizi buradan anlayabiliriz. Çünkü var olan bir terime olumsuzluk eki verilmiştir. Açıkçası artık bunun pek bir önemi yoktur. Ama yine de bazı ateistler kendilerine " The Brights"(
http://www.the-brights.net/) demektedirler (Şahsen ben, bana ateist denmesinden memnunum. Adın bu kadar önemli bir şey olduğu kanısında değilim)
Ateist, olayları açıklamakta kullanılan metafizik cevapların insanların cahilliğinden doğduğunun farkındadır. Metafizik cevaplar kanıta dayanmaz; çünkü bu cevaplar zaten tamamen delilsizlikten ortaya çıkan şeylerdir ve inanç temellidir. Eğer bir açıklamaya sahip olursanız metafizik cevaba ihtiyacınız kalmayacaktır, yani metafizik cevap çökecektir. Tarih bize göstermiştir ki, bir hipotezin doğruluğuna dair delilin yokluğu, bir süre sonra o hipotezin doğru olmadığına dair delil oluşturur(diğer bir deyiş ile yokluğun delili olur).
Metafizik cevapların kabul edilebilmesi için öncelikle cevaplanmak istenen sorunun doğal yollarla açıklanamaması gerekir. Eğer doğal yollarla açıklanabileceğini iddia eden bir hipotez var ise metafizik cevap geçersiz sayılacaktır. Üstelik bu hipotezin kanıtlanması gerekmez; yanlışlanmamış olması yeterlidir. Çünkü sorunun, doğal yollarla açıklanabileceğini göstermiştir.
Aktivist ateistlerin işi aktivist teistlere göre daha zordur. Çünkü cahilliği yok edecek cevapları siz bilmelisiniz. Konuşulan konu hakkında bilmediğiniz en ufak bir şey teist kişinin hanesine artı puan olarak işlenir. Ama bilmediğimiz şeyler elbette olacaktır ve "bilmiyorum" demeyi bilmemizin de önemi çok büyüktür. Konu hakkındaki bilgimiz sınıra dayandığında o tartışmayı bırakmamız, tartışmaya devam ederek cevaplarımızın hatalı olmasını önler ve böylelikle önceki cevaplarımızın temellerini sarsmaz.
Teistlerin zorda kaldığı anda kullandığı saygısızlık kartını sanırım bu yazıyı okuyan herkes görmüştür. Bu değer yargılarını sömürmekten fazla bir şey değildir. Ama başka bir şeye de kapı açmaktadır; aktivist ateistleri(pasif ateistlerin tartışmayacağını varsayarsak), anti teist olarak göstermektedir ki; bir bakıma da haklıdır. Çünkü teizm, determinist bir yaklaşımla cevabın her zaman tanrı olduğunu söyler ve bu yüzden verilen her doğalcı yanıt aynı zamanda bir anti-teist yanıttır. Bu yüzden aktivist ateistlerin işine en çok bilim yaramaktadır. Öncelikle bilim, yöntembilimsel doğalcıdır(araştırmayı evrene dair nesnel gözlemlerle sınırlandıran ve genellikle –mutlaka değil- olayların doğal açıklamasını arayan yöntem). Bilimin kanıtlara dayanması da işimize yarayan bir başka artıdır. Ateizm'e anti-teist anlamını Demokritos'tan itibaren yüklemeye başlayabiliriz.
Elbette aktivistlerin dine karşı verdiği cevaplar sadece bilimden çıkmamaktadır. Hatta uzunca bir süre boyunca bu işi felsefe yapmıştır. Bilim olanları uzunca bir süre uzaktan izledi(elbette burada bahsettiğim nesnel bilimdir, yalan yanlış olan hristiyan bilimi veya onun türevi şeyler değil). Felsefe, aslında dinin yanıtlarını yeterli görmeyen insanların doğal cevaplar araması sayesinde ortaya çıkmıştır. İlk başlarda felsefe, bilimi kapsıyordu. Fakat günümüzde bilim, felsefeden ayrılmıştır. Ancak felsefe ölmemiştir, hala bir çok konusu vardır(bilim felsefesi, epistemoloji, ahlak felsefesi vs.). Felsefe alanında dine karşı yapılmış olan en büyük karşı çıkış, değerler sisteminin tanrının elinden alınıp, bu sistemin insanlara bağlı olduğunu ve insanlar değiştikçe(toplumlar geliştikçe veya geriledikçe değerlerimiz değişir, ama değişimlere sebep olan şeyler sadece bunlar değildir) değerlerinin de değiştiğini göstermesi şeklinde olmuştur. Bilimden gelen en ağır cevaplar ise Dünya'nın evrenin merkezi olmadığını ispatlaması ve insanın yüceliğini hayvanlar seviyesine indirmiş olmasıdır.
Anti-Teizm önemli bir şeydir. Çünkü Aktivist-Teizm aynı zamanda bilim düşmanlığını da getirmiştir(özellikle İslamiyet'te) ve buna karşı savaş veren(topla tüfekle değil, sözlerle; şiddetle değil, düşünerek ve gerçeği arayarak) biz aktivist ateistler(anti-teistler) için bilimin neden çok önemli olduğunu ve bilimin neden doğru olduğundan yukarıda bahsettim.
Aktivist-Teizme örnek olarak Gazali'yi verebiliriz. M.S. 800 ile 1100 arası Arap dünyası için bilimsel açıdan çok verimli geçmiştir. Dünya'nın düşünme merkezi Bağdat'tı ve kapıları herkese açıktı(evet ateistlere de). Tıp, matematik, biyoloji gibi bir çok konuda gelişmeler yaşandı; çünkü herkes serbestçe fikir paylaşımı yapabileceği bir ortama sahipti. Cebir ve algoritma bu dönemde bulunmuştur. Arap dünyasının etkisi bu dönemde etkilidir ve aslında o zamanki medeniyetin beşiği demek pek de yanlış olmayacaktır. Ancak İslamiyet buradan pek yararlı çıkmamıştır. 12. yüzyılda Gazali denen bir alim ortaya çıkar ve kelimenin tam anlamıyla İslamiyet'i kurtarır. Ancak bütün bu medeniyeti de yok etmiş olur. Matematiği şeytanın işi ilan etmiş, bilimin ve felsefenin dine hizmet etmesi gerektiğini, aksi halde zararlı olduğunu söylemiş, aklı yermiştir(Gazali, Entüisyonizm – sezgicilik- temsilcisidir). (Gazali ve Arap dünyasında bilimin ve felsefenin bitişi üzerine daha detaylı bilgi için:
http://www.baharkilic.org/post/2011/...i-Gazzali.aspx) İşte Anti-Teizmin gerekliliği burada ortaya çıkar. Böyle şeylerin olmasını engellemek için uğraş vermeliyiz. Eğer fark ettiyseniz yavaş yavaş evrim, dini çevrelerde de kabul edilmeye başlandı. Evrim, Kuran'da geçiyordu diyenlerin sayısı arttı(her ne kadar Kuran bundan bahsetmiyor olsa da). Ama zaferimizi kutlamak için daha erken. Daha yapılması gereken çok şey var ve teizmin yadsıyacağı daha bir sürü bilimsel gerçek olacağına da eminim. İşte bizim de bu bilimsel gerçekleri savunmamız gerekmektedir. Bu özgür düşünce ile skolastik düşünce arasındaki bir savaştır ve biz özgür düşünceyi savunurken kullandığımız silah düşünmek ve saldırımız ise bunu dile getirmek olmuştur; teizm ise skolastik düşünceyi savunmuş ve bu saldırılara karşı kılıçla karşılık vermiştir.
"İki şey dünyaya hükmeder; biri kılıç, diğeri düşünce. Kılıç, eninde sonunda düşünceye yenilir."
Napoleon
Not: Aktivist-Teizmin büyük harflerle yazılmasının sebebi okunurken bir hata olmaması içindir.
http://gencosecmen.blogspot.de/2012/...nti-teizm.html