
25-02-2013, 23:00
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.551
|
|
Şeriata doğru mehter adımlarıyla giderken...
Sevgili arkadaşlar,
Diyelim ki Mavrasya adlı hayali bir kıtada yer alan Mürkiye adlı hayali bir ülke olsun, bu ülkede demokrasi oturmamış olsun, halkın büyük çoğunluğu dindar ve cahil olsun. Bu ülkede aydın olan kesimde de bir birlik olmasın, birbirlerini yiyor olsunlar, hatta çoğu mevcut rejimden şikayetçi olsun, ülkede cemaatler kol geziyor olsun, hatta bu cemaatler el birliği etmiş olsun ve şeriata doğru fiilen adım adım ilerleniyor olsun. (Mürkiye tamamen hayal ürünüdür demiştim değil mi ?)
Birlikte tartışmak istediğim konu şudur :
Mürkiye'nin her görüşten aydınları, aydınımsıları, türedileri mevcut rejimden şikayetçidirler.
Bunda haklı olup olmamaları elbette önemlidir, ancak şeriat tehdidinden öncelikli midir ?
Bilindiği gibi İran'a Humeyni rejiminin gelmesinde aydınların, özellikle sol kesimden Tudeh Partisi ve muhalifi olan Bazarilerin önemli bir desteği olmuştur. Rejimi ele geçiren mollalar aynen kendilerinden bekleneni yaparak kendisine destek olan aydınları öldürtmüş, hapsetmiş veya sürmüştür.
Mürkiye'de de böyle olması kaçınılmazdır bana sorarsanız.
Sevgiler
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
|

25-02-2013, 23:23
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 11 Feb 2013
Bulunduğu yer: ege-uşak
Mesajlar: 308
|
|
Yorgan gidince kavga biter.!!! Deist tr kardeşim merak edme sen.
|

25-02-2013, 23:37
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 10 Nov 2012
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 472
|
|
Güzel bir noktaya temas ettiniz. İrtica ortak düşmanımız. Sürekli medar-ı ihtilaf olan konuları nazara vermek ve gündemde tutmak ittifakı zedeler ve ortak düşmana karşı mukavemetimizi zayıflatır. Ortak düşmanın atakları zamanında ihtilaflar değil ittifaklar öne çıkarılır.
Uğursuz şeriat akımlarına karşı tüm dinsiz hareketlerin omuz omuza verip bu tehlike ortadan kalkıncaya kadar mücadele etmesi gerekiyor. Bilim ve felsefe silahıyla dinin propaganda ettiği hurafe ve yanılgıları iptal edip bağnazlığı ve faşizmi yetiştiren dinci akımların önüne set çekmek ve Arap ülkelerini istila eden bu terör rejimi tehlikesini bertaraf etmek öncelikli hedefimiz olmalı diye düşünüyorum. Medar-ı ihtilaf meselelerdeki kozumuzu sonra paylaşırız.
İslam'a dönmüş eski bir ateist
Konu idontneedagod tarafından (05-03-2013 Saat 21:01 ) değiştirilmiştir.
Sebep: birleştirme
|

26-02-2013, 00:54
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 26 Jan 2013
Mesajlar: 96
|
|
Deist_tr´isimli üyeden Alıntı
Sevgili arkadaşlar,
Diyelim ki Mavrasya adlı hayali bir kıtada yer alan Mürkiye adlı hayali bir ülke olsun, bu ülkede demokrasi oturmamış olsun, halkın büyük çoğunluğu dindar ve cahil olsun. Bu ülkede aydın olan kesimde de bir birlik olmasın, birbirlerini yiyor olsunlar, hatta çoğu mevcut rejimden şikayetçi olsun, ülkede cemaatler kol geziyor olsun, hatta bu cemaatler el birliği etmiş olsun ve şeriata doğru fiilen adım adım ilerleniyor olsun. (Mürkiye tamamen hayal ürünüdür demiştim değil mi ?)
Birlikte tartışmak istediğim konu şudur :
Mürkiye'nin her görüşten aydınları, aydınımsıları, türedileri mevcut rejimden şikayetçidirler.
Bunda haklı olup olmamaları elbette önemlidir, ancak şeriat tehdidinden öncelikli midir ?
Bilindiği gibi İran'a Humeyni rejiminin gelmesinde aydınların, özellikle sol kesimden Tudeh Partisi ve muhalifi olan Bazarilerin önemli bir desteği olmuştur. Rejimi ele geçiren mollalar aynen kendilerinden bekleneni yaparak kendisine destek olan aydınları öldürtmüş, hapsetmiş veya sürmüştür.
Mürkiye'de de böyle olması kaçınılmazdır bana sorarsanız.
Sevgiler
|
Benim bildiğim bu "aydın" dediğin kısım büyük etapta Batı tarzı demokrasi ve ekonomik örgütlenme karşıtı ve Kürtlerin anadil hakkına falan inanmayan tayfadan oluşuyor. İşin gerçeği şu ki "cemaat" falan dediğin adamlar bu ülkeye bir nebze aklıselim getirdi. Resmen tımarhane cumhuriyetinde yaşıyorduk. Daha 15 sene önce bu ülkede "Kürtçe klip çekecem" diyen adamlara çatal fırlatıyorlardı. Bırakın bu işleri ya. İlericilermiş. Aydınlarmış. Türk işi aydınlık  Anca o kadar olur. Bir işi de düzgün yapın be kardeşim.
|

26-02-2013, 00:57
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 11 Feb 2013
Bulunduğu yer: ege-uşak
Mesajlar: 308
|
|
Atatürk'ün sögüt gölgesinde biraz daha keyf edelim!sonra düşünürüz demokratif bir çardak kurmasını arkadaşlar.!
|

26-02-2013, 03:57
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 12 Feb 2010
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 5.990
|
|
Aktüel olarak teokratik bir rejimle yönetilme tehlikesiyle baş başa kalan Mürkiye ülkesinin aydın vatandaşlarına söylenebilecek bir söz varsa, o da demokrasinin kendisini alttan alanları, insan haklarını çağın gereklerine göre yeniden düzenlemeyen ve olduğu yerde kalanları, eldeki demokrasiyi daha da geliştirmeyenleri, gücü eşit şekilde dağıtmayanları, aksine tek bir güç odağında elde tutmaya çalışanları, azınlıkların haklarını en sona bırakıp yavaş ve tembel davrananları, demokrasi ve insan haklarını sanki olup biten bir şeymiş sanıp bu konuda son nokta olduğuna inanları ve yerinde duranları asla ve asla affetmediğidir.
|

26-02-2013, 04:27
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.214
|
|
Mürkiye genel olarak eğitimsiz, hoşgörüsüz ve medeniyeti içselleştirememiş insanlardan kurulu bir ülke. Eğitimsizliğin başlıca kaynağı da eğitim sisteminin ta kendisidir. Üstelik ülkede hurafeler gerçeklerin yerine işlemektedir. Elbette dünyanın her yerinde hurafe ve irtica etkindir. Mürkiye entelektüel tabakası bile az gelişmiş olduğundan, Avrupa ve Amerikan entelektüel çevresi ile kıyas dahi edilemez. İnsanların çoğu düşünüşte ve uygulayışta bolca hurafe ve irrasyonel olgunun etkisinde.
Medeniyetsizlik ise apayrı bir olgu olarak karşımızda duruyor. Ülke dışarıdan anında ithal edilen yeni malların ve teknolojinin devamlı istilası altında sıcak para eritiyor. Daha asfalta tükürülmemesi gerektiğini bile bilmeyen adamın altında Alman marka fil gibi jip var. Bir tarafta bilmem kaç katlı siteler kör sağır kapışılırken hemen karşısındaki arsada gecekondulardan kömür dumanı tütüyor.
Ülkede para kazanan ve kendini yetiştirebilecek rahatlıkta yaşam süren insanların bile tamamına yakını görgüsüz, umursamaz ve başta çevre olmak üzere herşeye duyarsız. Bunların tersi durumlarda o kişilere ermiş gözüyle bakılıyor (Hayrettin Karaca etc.).
Bu dünde böyleydi bugün de böyle. Cumhuriyet kurulduğundan beridir bir kalkınma hamlesi gürültüsüdür gidiyor, ancak arpa boyu yol alınmış değil. Zira gerçekten yapılması gereken hiç bir iş yapılmıyor (bkz: Kleptokrasi)
İrtica bence bu ülkenin en önemsiz sorunlarından biri. Zira bu ülke de teokratik bir dikta rejimin de kalıcı olabilmesi ihtimali düşük. Çünkü bunu dahi hakkıyla becerebilecek, idare edebilecek adam, tecrübe, basiret yok. Yere göğe sığdırılamayan, varlığının korunması için katliamlar, hiçe saymalar, beyin yıkamalar yapılan Kemalist rejim bile Lustafa Jemal'in ölümünden sonra 60 sene gitti. O da ittire kaktıra.
|

26-02-2013, 15:42
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 26 Jan 2013
Mesajlar: 96
|
|
Şeriate doğru gidiyoruz diyen bir insan, ve "aydınlık cumhuriyeti daha iyiydi" diyen insanlar bu tarz bazı şeyleri de açıklamalı:
AKP döneminde çıkan boşanma yasalarına bakalım. Burada şeriat ile modern Batı demokrasisindeki olaya yaklaşım biçimini düşünelim. Batı eşitlikçi, şeriat ise erkekçidir. Evlenmede boşanmada kadının hakkı azdır.
Şimdi yeni yasaya göre boşanırken eşler malvarlıklarını eşit paylaşıyorlar. İslam'da ise kadın evlenirken aldığı mehir dışında birşey alamaz. Çocuk varsa nafaka alır. Ama şimdi adamın evini alabiliyor.
Şimdi bu yasayı AKP'nin çıkartması ilginç olduğu kadar, daha ilginç olan da "laik ilerici Atatürkçü TC" nin bu saate kadar ki yasalarının demokrasiden ziyade şeriate, eşitlikten ziyade ataerkilliğe yakın olmasıdır.
Şeriate doğru gidiyorsak bu yasa nedir?
Daha örnekler bulunabilir.
|

26-02-2013, 16:13
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 12 Feb 2010
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 5.990
|
|
ismail truth´isimli üyeden Alıntı
Şeriate doğru gidiyorsak bu yasa nedir?
Daha örnekler bulunabilir.
|
Şeriata doğru gidiyorsak değil, hem de açıkça gidiliyor. Tabi bunu doğru kabul etmeyen de var ama eden de var. Türkiye'ye şeriat İran devrimindeki gibi getirilmeyecek, 2023 sloganlarıyla getiriliyor. Bu ne demek? Bu şu demek; Şeriat bir sabır işidir. Bir doğum bile 9 ayda olur. Erken doğarsa sakat olabilir. Önemli olan sağlıklı doğması. Kuran bile 23 yılda indi. O zaman alkol bile aşamalı yasaklanmıştı.. AKP bu gibi düşüncelerle, demokratik kandırmacayla şeriatı yerleştirmek istiyor. Bunu hemen yapamaz, çünkü İran'daki gibi olur, halkı kazanamaz, ama bunu yıllara yayarsa tüm toplumu dini eğitim sistemiyle gelecek nesli değiştirmiş ve kazanmış olur. 2023 bunun için hazırlanıyor, yoksa Cumhuriyet'i çok sevdikleri için değil bu slogan. Cumhuriyet 2023 yılında 100 yaşına girecek diye sevinilmiyor, 2023'de Türkiye'de şeriat doğacak diye seviniliyor. Boşanma haklarında kadın açısından yararlar örnek veriliyor ama bir o kadar da yobaz yasalar çıkartılıyor. Onları nereye koyacağız? AKP yobazlığı demokrasi getiremez, Kemalizm de demokrasi getiremez. Başka alternatiflere yönelmeli.
|

26-02-2013, 16:28
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 26 Jan 2013
Mesajlar: 96
|
|
Ben şahsen bu saatten sonra, dünyayla bu kadar içiçe geçmiş bir Türkiyede eski tip şeriat olabileceğini sanmıyorum. Buranın insanı çok farklı bir karakterde. Şeriat kavramına saygılı konuşan ne insanlar var ki şeriat fikirlerini Arabistanda falan uygulandığı şekliyle duyduklarında tepki veriyorlar. Çünkü kafalarındaki İslam ve şeriat fikri tarihsel şeriatten farklı.
Zaten bu saatten sonra, bu kadar Amerikan filmi izledikten sonra, Kurtlar Vadisinde bile adamlar İtalyan-Amerikan tarzı konuşmaya başladıktan sonra, kalkıp burada istediğin kadar şeriat İslam de. Arabistandaki gibi birşey olamaz. Zaten eskiden de öyle değildi. Burada dil farklılığından dolayı, ve tasavvufun burada daha yaygın olmasından dolayı farklı bir anlayış var.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:10 .
|