Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika > Tarih

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 18-03-2014, 01:56
gordion gordion isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 02 Feb 2014
Mesajlar: 363
Standart 18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi kutlu olsun




Çanakkale Zaferi'nin 99'uncu yıldönümünde şehitlerimizi, gazilerimizi saygıyla ve minnetle anıyoruz, mekanları cennet olsun.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 18-03-2014, 06:48
upuaut upuaut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Usa
Mesajlar: 3.977
upuaut - İCQ üzeri Mesaj gönder upuaut - AİM üzeri Mesaj gönder upuaut - YAHOO üzeri Mesaj gönder upuaut isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Çanakkale Zaferi'nin 99. Yıldönümü nedeniyle günün anlam ve önemine ilişkin bir mesaj

Evet, bu yıl Çanakkale Zaferimizin 99. yılını kutluyor ve gelecek yıl da "Dalya" diyeceğiz.

Bu forumdakiler "Tarih" ve "Politika" bölümlerinde Türk Tarihi'ne ilişkin "Dalya" diyeceğimiz hatırlatmalarımla beni iyi tanırlar (Bkz. "Tarihin tekerrürü 100 YIL imiş. Hiç ders alınsaydı tarih tekerrür eder miydi? ", "Atatürk tam 100 yıl önce kariyerine başlamıştı!"). Ben hep bu tür tarihi tekerrürlerle bugün bazı hatalar yapsak bile 100 yıl önceki dedelerimizin yaptıklarını hatırlayarak bu hataların düzeltileceğine inanmışımdır. Çünkü muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızda akan asil kanda mevcuttur.

Bilirsiniz, her yıl Çanakkale Zaferi'nin Yıldönümü nedeniyle gelenekselleşmiş "Dedeciğim, ben geldim!" adlı bir izci yürüyüşü yapılır.


Ben son yıllarda bundan daha anlamlı bir kutlama görmedim ve dedelerimiz sözkonusu olduğunda, bu izci yürüyüşü gözlerimi yaşartır. Ama ben bu kutlamayı 11 Temmuz 2013'ten beri yapıyorum. Çünkü dedelerimiz 13 Temmuz 1915'te başlayan Ramazan ayında oruç tutmuşlar ve o halde düşmanla savaşmışlardı. Bu yüzden dedelerimizin bu deneyiminin nasıl olduğunu 11 Temmuz 2013'te başlayan Ramazan ayında çok daha yakından tanık oldum (Not: 100 yıl içinde dedelerimizin savaştayken oruç tuttuğu 13 Temmuz 1915'e en yakın tarih, 11 Temmuz 2013 idi). Bu tarih, aynı zamanda Gezi Olayları'nın bıçak gibi kesildiği güne denk gelir. Burada şu sonuç çıkar: Eğer Gezi Olayları planlı olsaydı, Ramazan ayı sonrasında başlardı. Bu, bir.

İkincisi ise, sıcak havalarda oruç tutmanın ne kadar zor olduğunu ve bunun yanında dedelerimizin aynı zamanda savaştıklarını gözönüne alırsak, dedelerimizin ne kadar büyük zorluklar içinde zafer kazandıkları daha iyi anlaşılır.

Özetle, 99 yıl önce Çanakkale Zaferi'ni kazanan dedelerimizle övünelim övünmesine ama, aşağıda resimdeki ortada da bir dedemiz bulunuyor: Celal Bayar.

Kimse kusura bakmasın; ben başımı kuma gömemem, her önüme gelen dedemle övünemem. 99. yıl önce "sadece vatan kurtulsun, gerisi teferruat" diyen dedelerimizin kurtardığı bu aziz vatanı Amerika'ya peşkeş çeken Celal Bayar ve yardakçılarıyla övünmem mümkün değildir.


Ben size bir şey diyeyim mi; biz, bu ikiyüzlü dedelerimizi ne kadar kötülersek kötüleyelim, hizmet ettikleri güç hemen bir karşı propagandayla onları sütten çıkmış ak kaşığa döndürür (Bkz. "Yahudi Soykırımı", "Ermeni Soykırımı", "9/11 Olayları"). Nasıl olsa basın ve medya onların elinde ve biz, bu son resimde görülenlerin gerçek yüzlerini sergilemek için ne kadar yırtınırsak yırtınalım, gene onlar galip çıkacaktır. Çünkü haklı olanın değil, güçlü olanın sözü geçerlidir.

Evet, Çanakkale Zaferi'nin 99'uncu yıldönümünde vatanı satanlar haricinde kalan şehitlerimizi, gazilerimizi saygıyla ve minnetle anıyoruz, mekanları cennet olsun!

Not: Her yıl olduğu gibi bugün her kesim meşrebine göre Çanakkale Zaferi'nin 99. Yıldönümü nedeniyle bir taraflarını yırtarak pay kapmaya çalışacaktır. Ama gerçek onların anlattıklarından farklıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 18-03-2014, 07:58
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.554
Standart



cumhuriyet.com.tr
Çanakkale Savaşı'nda Seyit Onbaşı'yı 275 kiloluk top mermisini sırtında taşırken gösteren bu resim ünlüdür. Onbaşı, düşmanın açtığı ateş sonucunda top bataryasının vinci çalışamaz duruma gelince, bu ağır mermiyi taşıyıp namluya yerleştirdikten sonra ateşliyor.
Fransızların "Bouvet" zırhlısının dümeni parçalanıyor ve Nusret gemisinin döşediği mayınlardan kurtulamayınca da boğazda batıyor. Bu olay Türk istiklal tarihine "Çanakkale geçilmez" damgasını vuruyor.
Seyit Onbaşı 1918'de Balıkesir'de Havran'a dönüyor. Yoksulluk yaşamını odunculukla sürdürüyor. Atatürk, bir gün yöreden geçerken Seyit Onbaşı'yı soruyor. Oduncu Seyit, apar topar kaymakamın yedek elbisesi giydirilip Ata'nın önüne getiriliyor.
Giysiden dolayı yanılan Ata, "Seni iyi gördüm!" diyor. O da elbisenin kaymakamın olduğunu itiraf edince, Ata durumu kavrıyor. O gün, tüm gazilere "aylık bağlanması" talimatını veriyor. Ancak Oduncu Seyit, aylığı kabul etmeyip "Ben bunu aylık için değil, vatan için yaptım!" yanıtını veriyor.
Onun adına da İş Bankası'nda açılan hesaba aylığı yatırılıyor. Soyadı yasasıyla da artık Seyit Çabuk olmuştur. 1939'da öldüğünde, İş Bankası önemli bir gerçeği açıklıyor. Oduncu Seyit, değil hesabını "sıfırlamak", bir kuruşuna dahi dokunmamıştır!

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 18-03-2014, 12:21
errata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
errata errata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.214
Standart

Keşke; Türkiye'yi hiç yoktan dünya savaşına sokanlara, anasının herekesinden fukaraları toplayıp canımıza kastedenlere, savaşta kürdü, çingeneyi meydanlara sürüp de sonra "onlar zaten yoktular" alçaklığını sergileyen devletçilik anlayışına birileri tam da bu gün sövmeye başlasa da "zaferin" 100. yılına öyle girsek. Zira 365 gün ancak yetişir.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 18-03-2014, 12:45
Selmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Selmet Selmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2013
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 514
Standart

savaşta kürdü, çingeneyi meydanlara sürüp de sonra "onlar zaten yoktular"
sanırsın koca ülkeyi sadece kürtler ve çİngeler kurmuş...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 18-03-2014, 13:21
errata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
errata errata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.214
Standart

Selmet´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sanırsın koca ülkeyi sadece kürtler ve çİngeler kurmuş...
Haklısın, ulu Türk dururken onlar da insan mı...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 18-03-2014, 14:00
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.

Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde - gösterdiği vahşetle " bu : bir Avrupalı "
Dedirir - yırtıcı his yoksulu, sırtlan kümesi.
Varsa gelmiş , açılıp mahbesi, yâhut kafesi!

Eski dünyâ, yeni dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.
Yedi iklîmi cihânın duruyor karşısın da,
Avustralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada,

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'una da züldür bu rezîl istîla!

Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkıyle, sefil,
Kustu mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına.

Maske yırtılmasa hala bize afetti o yüz...
Medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbab
Öyle müthiş ki: eder her biri bir mülk-ü harab.

Öteden saikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin

Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam
Atılan her lâğamın Yaktığı: yüzlerce adam
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müthiş tipidir: savrulur enkâz-ı beşer...

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o namert eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.

Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre
Top tüfekden daha sık gülle yağan mermîler...
Kahraman orduyu seyret ki, bu, tehdîde güler!

Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı, göğsündeki, kat kat îman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ,edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i îlahi o metîn istihkâm.

Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkîf edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme" dedi.

Âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rap, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pâk alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...
Bedr'in aslanları gibi şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler
"Gömelim gel seni târîhe" desem, sığmazsın.

Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâp...
Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.
"Bu, taşındır" diyerek Kâbe'yi diksem başına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyla,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyla;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;

Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsen yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvîzeni lebrîz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...

Yine, bir şey yapabildim diyemem hâtırana
Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı, selâhaddîn'i,
Kılıç arslan gibi iclâline ettin hayran...

Sen ki islam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi ğöğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki rûhunla beraber gezer ecramı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,

Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehît oğlu şehît, isteme benden makber,
Sana ağûşunu açmış duruyor peygamber.

MEHMED ÂKİF ERSOY

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 18-03-2014, 17:56
upuaut upuaut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Usa
Mesajlar: 3.977
upuaut - İCQ üzeri Mesaj gönder upuaut - AİM üzeri Mesaj gönder upuaut - YAHOO üzeri Mesaj gönder upuaut isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Emperyalizmin Atatürk'ü Silme Projesi

Arkadaşlar, bildiğiniz üzere 10-12-2011, 01:19'da, yani tam zamanında "Atatürk tam 100 yıl önce kariyerine başlamıştı!" adlı bir mesaj yazmış ve orada Atatürk hakkında şunları yazmıştım:

Gazi M. Kemal (Atatürk), dünyada çok az kişiye nasip olabilecek büyük bir başarıya imza attı ama, biz, millet olarak bu büyük insanın yaptıklarını anlamak yerine, onu kendi çıkarlarımız uğrunda kullandık. Sonuç ortada, adı nerdeyse silinmek üzere.

Huzurlarınızda, ben büyük insanın 100 yıl önce, 8 Aralık 1911'de Trablusgarb'e "Binbaşı" olarak gitmesini ve hemen arkasından 22 Aralık 1911'de de Derne'de İtalyanlar'a karşı kazandığı ilk zafer nedeniyle bir kere daha tebrik etmek istiyorum.
Emperyalistlerin içerideki işbirlikçilerle ülkemizden adını sildirmek istediği Mustafa Kemal, 103 yıl önce başladığı kariyerine ilk olarak 8 Aralık 1911'de Binbaşı olarak Trablusgarp'a gelerek başladı. Bu, ilk dalya.

İkinci dalyamız, M.Kemal'in 22 Aralık'ta Tobruk Savaşı'nı kazanmasıdır. Bunların arkasından eğer dalya denilebilecek olaylar varsa, bunlar şu tarihlerde olmuştur: M. Kemal Derne'de 16/17 Ocak 1912 taarruzunda gözünden yaralanarak, sanıldığının aksine Çanakkale'de değil burada "Gazi" ünvanını almıştır. Bir ay hastanede tedavi gören Mustafa Kemal, 6 Mart 1912'de Derne komutanı oldu. Derne'de başarılı savunma muharebeleri yaptı.

Fakat Mustafa Kemal'in kariyerindeki en büyük başarısı Çanakkale Savaşları'nda olmuştur. BBC mensubu gazeteci Jeremy Paxman, “İngiltere’nin Büyük Savaşı” adlı kitabında Mustafa Kemal'in Çanakkale Savaşları'ndaki rolünü şöyle anlatır: “İngilizleri yenen Türk Ordusu değildi, Hamilton, Stopford, Hammersley’i yenenler Von Sanders, Kemal Paşa ve Binbaşı Wilmer idi. İki takım komutan tarafları değiştirselerdi, inanılıyor ki çıkartma, bu kederli başarısızlıkta olduğu kadar büyük bir başarı olurdu.”, 'İngilizleri yenen Kemal Paşa'ydı'.

Mustafa Kemal Çanakkale Zaferi'nden sonra İstanbul'a dönerken gazeteler şu başlıklarla çıkıyordu:

29 Ekim 1915 Tarihli Tasvir-i Efkâr gazetesi. Sağ taraftaki şahıs, Miralay Mustafa Kemal Bey olup, resmin altında Osmanlıca şunlar yazılıdır: “Çanakkale Kara Savaşlarında olağanüstü yararlıkları görülen ve savunmadaki güç ve ustalığı ile hakkıyla şan ve şeref kazanarak boğazları ve hilafet makamını (İstanbul ) kurtaran kumandanlarımızdan doğuştan Kahraman, mümtaz... Albay Mustafa Kemal Beyefendi.” (Bkz. "Cevap: Dağ Başını Duman Almış")

İşte bunlar Emperyalistler ve içimizdeki işbirlikçilerinin Atatürk'ün adını ülkemizden silmek için unuttuğu tokat gibi tarihi hatıralar...
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 19-03-2014, 19:02
gordion gordion isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 02 Feb 2014
Mesajlar: 363
Standart

upuaut´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Jeremy Paxman[/I], “İngiltere’nin Büyük Savaşı” adlı kitabında Mustafa Kemal'in Çanakkale Savaşları'ndaki rolünü şöyle anlatır: “İngilizleri yenen Türk Ordusu değildi, Hamilton, Stopford, Hammersley’i yenenler Von Sanders, Kemal Paşa ve Binbaşı Wilmer idi. İki takım komutan tarafları değiştirselerdi, inanılıyor ki çıkartma, bu kederli başarısızlıkta olduğu kadar büyük bir başarı olurdu.”,
Şiddetle itiraz ediyorum,
Çanakkale Savaşı'nda Mustafa Kemal ile Türk ordusunu ayırarak "İngilizleri Türk ordusu değil Mustafa Kemal yendi" demek, savaşta şehit olan binlerce evladımıza ihanet ve nankörlük etmek demektir.

Mustafa Kemal büyük bir lider ve komutan olarak hakkını vermek gerekirken destanlar yazan Türk ordusunu savaşta sadece bir "figüran" olarak gören zihniyetten ders alacak kadar cahil değiliz kimse kusura bakmasın.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
8 Mart - Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun... walla İslam 111 08-03-2016 16:10
18 MART 1915 Kimi Bilmem Ne Bela kim Tarih 6 31-10-2010 22:48
Nevruzunuz Kutlu Olsun Konu-dışı 17 24-03-2008 16:39
Bayramınız kutlu olsun! mhmd Konu-dışı 57 14-10-2007 23:51
Erdoğan Aydın Yazıları - Çanakkale Zaferi ve Tarihin Akışı gozde-1 Tarih 5 08-04-2007 01:14

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:18 .