Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 20-04-2015, 19:23
xcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xcan xcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Apr 2011
Mesajlar: 3.011
Standart Sol, kÜrt ulusal hareketİnİn vesayetİnden kurtulmali

Konu Tarihi: Bugün, 09:22


Merdan Yanardağ İzmir NHKM'de okurlarıyla buluştu

Gazeteci-Yazar Merdan Yanardağ, Kürt ulusal hareketinin vesayetinden kurtulmadan solun Türkiye'de bir güç haline gelemeyeceğini söyledi.

Büyütmek için resmin üzerine tıklayın. Yeni pencerede açmak için buraya tıklayın. (615x410)

Ahmet Çınar

Geçen hafta İzmir'de açılışı yapılan Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nin konuğu olan Merdan Yanardağ, geçtiğimiz günlerde beşinci baskısı yapılan Liberal İhanet kitabını ve yaklaşan 7 Haziran seçimlerine yönelik olarak sosyalist solun tavrına ilişkin görüşlerini anlattı.

'SOL, SANDIK ELEŞTİRİSİNİ GERİ ÇEKMEMELİ'
Kalabalık bir dinleyici topluluğuna hitap eden Yanardağ, Türkiye solunun sandığa ve seçime yönelik eleştirilerini geri çektiğini, devrimci ilkeler yerine seçimin meşruiyetini tartışılmaz görmeye başladığını ifade ederek şunları söyledi:

"Kendilerini sol ve sosyalist olarak tanımlayan bazı kesimlerin, sandığı ve sandıktan çıkanı tek meşruiyet olarak gören yeni liberal palavraya kayıtsız şartsız teslim olduklarını görüyoruz. 70'li yıllarda her seçimi boykot edip ‘tek yol devrim' diyen, seçim sandığını önemsizleştiren, seçimin işlevsel bir mücadele aracı olabileceğini göremeyen, sanki sürekli devrim koşullarında yaşıyormuşuz gibi düşünen bir yaklaşımımız vardı. Evet ama 70'li yıllarda esaslı bir burjuva demokrasisi eleştirisi de vardı. Biz, seçim değil devrim diyorduk. Uç bir yaklaşım. Çünkü devrim dediğiniz zaman iktidar talep ederek sandığı devirmeniz lazım. Seçime katılmıyorsanız devrim çağrısı yapmanız lazım. Ama devrimin objektif ve sübjektif şartları her zaman hazır olmaz. Çayanist bir gelenekten de çok beslendiğimiz için, bizim kuşağı çok etkileyen bir düşünce vardır. Mahir Çayan, çağımızda devrimlerin artık determinist değil voluntirist yani iradeci olduğunu söyler. O yüzden evrim ve devrim süreçlerinin iç içe geçtiğini belirtir ve Marksist devrimci durum teorisini bu yaklaşımıyla önemli ölçüde aşar. Doğruluğu ya da yanlışlığından bağımsız olarak söylersek, Mahir Çayan, kuşağının en yetkin isimlerindendir, en ileri teorik çizgiyi temsil eder. Çok yeni kavramlar katar literatüre. Devrimlerin artık insan iradesine bağlı olduğunu, emperyalizm çağında devrim şartlarının hazırlanması gereken sübjektif koşulları olduğunu söyler ve kendi içinde tutarlı bir teori geliştirir. Bu gelenek, Çayanist olalım ya da olmayalım, Türkiye solunun her kesimini etkilemişti 70'lerde. Sandığı hiçleştiren, önemsizleştiren bir yönelime sahiptir bu anlayış. Bu da yanlış. Ama bugün öyle bir yere geldik ki, liberal ve postmodernist rüzgâr, solu öyle etkisine almış durumda ki, kimse demokrasiyi ve sandığı sorgulamaz oldu. Türkiye Komünist Partisi'ni bu noktada ayrı tutmak lazım, çünkü demokrasi ve sandık eleştirisini hiçbir zaman geri çekmeyen solun en ileri ve öncü müfrezesidir bence. Ama sosyalist sol, demokrasi eleştirisini neredeyse tümüyle geri çekti."

'ERTUĞRUL ABİ KIZILDERE'YE NEDEN GİTTİN?'
HDP'nin İzmir Milletvekili Adayı Ertuğrul Kürkçü'nün "Seçimle gelen seçimle gider" sözünü de eleştiren Yanardağ, şöyle konuştu:

"Örneğin Ertuğrul Kürkçü, ‘Seçimle gelen iktidarların seçimle gitmesi lazım' diyor. O zaman Ertuğrul Abi, sen niye Kızıldere'ye gittin? Adalet Partisi'nin, Süleyman Demirel'in ne günahı vardı o zaman? AKP'ye gelince mi ‘sandıkla gelen sandıkla gider' oluyor yani? Sandık bu kadar mı kutsal? Sol kendi tarihini bu kadar mı inkâr eder? Başbakan Demirel'i hiçbir üniversiteye sokmuyorduk. Canına okuduk hepsinin. Şimdi ‘seçimle gelen seçimle gider' ne demek? Böyle bir koşul mu var? Bu anlayışa göre Ekim Devrimi'ne de darbe diyebilirler! Sanki dünyada referandumla gerçekleşmiş devrim varmış gibi, böyle söylüyorlar. Dünyanın hiçbir ülkesinde, burjuva ya da sosyalist devrim, referandumla, sandıkla olmamıştır! Eğer 1789'da insanlar ayaklanıp Bastille'i basmadan önce, sandık kurup referandum yapalım deseler, Kral açık ara kazanırdı emin olun. Devrim başka bir şeydir. 1917'de Rusya'da insanların yüzde 15'i şehirlerde yaşıyorlardı. Şehir nüfusunun yarısı asker ya da memurdu. Bir referandumla Çar'ın sandıkta oylandığını düşünün. Yüzde on barajı olsaydı Bolşevikler geçemezlerdi. Ama devrim yaptılar. Devrimi öncüler yapar. Tarih, öncülerin açtığı yoldan ve kanaldan ilerler. 1924'te, okuma yazma oranının yüzde 3 olduğu bir ülkede, hilafetin kaldırılması referanduma sunulsaydı, yani Allah'ın yeryüzündeki gölgesi sayılan halife oylamaya kalkılsaydı, Mustafa Kemal yüzde 1 oy alamayabilirdi. 1934'te kadına seçme ve seçilme hakkının verildiği kanun değişikliği sandıkta oylansaydı, kadınların yüzde 90'ı hayır derdi. Devrimler sandıkla, referandumla olmaz. Ama bizim HDP'ye giden arkadaşlarımız, Ertuğrul ve diğer arkadaşlar, sandıkla bunun mümkün olabileceğini zannediyorlar. Sandık eleştirisini geri çekmek en vahim durumdur. Solda bu eleştiri geri çekilmemelidir. Elbette toplumun çoğunluğunu yanımıza almaya, kazanmaya çalışacağız ama devrim başka bir şeydir."

'DÜNYANIN EN DEMOKRATİK ÜLKESİ KÜBA'
Sosyalizmin, bir önceki toplumsal düzeninden tarihsel, iktisadi, felsefi ve ahlaki bir kopuş olduğunu vurgulayan Yanardağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sosyalizm, kapitalizmde olduğu gibi bir önceki toplumun içinde oluşmaz. Tarihin doğal akışı sosyalizmi elbette zorlar ama siz istemezseniz, zorlamazsanız, irade göstermezseniz kendiliğinden gelmez. Böyle kaderci ve determinist bir anlayışla devrim olamaz. Sosyalizm bir tercihtir, insanlara bağlıdır, kadrolara bağlıdır. Stalin ‘kadrolar her şeydir' der. Evet, kadrolara ve öncülere bağlıdır. O yüzden biz insanların büyük bir çoğunluğunu devrimden sonra kazanacağız. O yüzden ben bu seçim döneminde esas olanın sandık ve demokrasi eleştirisi olduğunu düşünüyorum. Biz burjuva demokrasisi yerine, sosyalist demokrasiyi işaret edeceğiz. Sosyalist demokrasinin diğer adı proletarya diktatörlüğüdür ve en gelişkin burjuva demokrasisinden milyonlarca kez daha demokratiktir. Murat Belge, cumhuriyet devrimini ve Kemalistleri tepeden inmeciler, jakobenler olarak suçluyor. Neymiş, bu devrimler tepeden indiği için tutmamış, tedrici bir geçiş olmalıymış! Devrimler derece derece olsaymış, AKP gibi siyasal islam tehditleri olmazmış! Kadınlara 1934'te seçme-seçilme hakkı verilmesi, bu düzenlemenin tepeden yapılmasıyla karşılaştırılmayacak kadar demokratiktir. Özü demokratiktir. Bir devrimin demokratik olması, seçim sandığını ortaya koymasıyla ölçülemez. Demokrasiyi ne kadar da daraltıyor ve seçim sandığına indirgiyorlar! Kadınlara seçme-seçilme hakkını vermek bu topraklardaki bin yıllık köklü bir düzeni değiştirmek demektir. Tabi ki yukardan aşağıya bir düzenleme olacak, ne bekliyordunuz? Kadınlara seçme-seçilme hakkı verilmiş, bunun neyine itiraz ediyorsun sen? Hilafetin kaldırılması başka nasıl yapılacaktı? Bir din devletinin yıkılması, dünyadaki en büyük, en demokratik adımlardan biridir. Sandığı ve çok partili olmayı, demokratikleşmenin tek ölçüsü olarak koyuyorlar. Bence dünyanın bugün en demokratik ülkesi Küba'dır. Bizim sandık ve demokrasi eleştirisini güncellememiz gerekiyor. Başka türden, sandığa dayalı bir devrimcilik ve sandıkçı bir sosyalizm anlayışı olmaz. Türkiye'de liberallerin kemalizme saldırması da tesadüf değildir. Kemalizm üzerinden devrimcilik fikrine saldırıyorlar aslında. Bizim sosyalist solun önemli bir kısmı devrimciliği bıraktığı için, devrimcilik fikrine saldırdılar."

BHH, HDP'Yİ NEDEN DESTEKLEMEDİ?
Birleşik Haziran Hareketi'nin (BHH) seçimlere yönelik tavrının da anlatan Yanardağ, "BHH yapabilseydi seçime katılma hakkı kazanan bileşenlerinden birini seçime katabilir ve destekleyebilirdi. Devrim koşullarında değiliz çünkü ve sandığa hayır dersek ayaklanma çağrısı yapmamız lazım. ÖDP ya da Komünist Parti gibi bileşenlerden biriyle ya da bağımsız adaylarla seçime girilmeliydi. Bunu yapamadık. O nedenle AKP'ye karşı bir siyasal mücadeleyi yükselterek BHH'nin ilkelerine yakın olan adayların desteklenebileceğini ama CHP ve HDP'ye açık destek verilmeyeceği yönünde bir seçim siyaseti belirledik. CHP'ye neden itiraz ettiğimiz zaten açık. CHP sağa kayarak kendi solunda çok büyük bir boşluk bırakmış durumda. BHH esas olarak o boşluğu doldurabilmelidir. CHP liderliği, ABD ve cemaatle anlaşarak iktidara gelinebileceği konusunda ikna edilmiş durumda. HDP'ye gelince… Türkiye'de ulusalcı iki parti var, birisi Vatan Partisi, diğeri de HDP. PKK de zaten Kürt ulusal hareketidir. Buna Kürt özgürlük hareketi filan diye yumuşatan kavramlarla ifade etmeyi seviyorlar ama… Bütün sol taleplerini geri çekmiş, tüm itirazlarını geri çeken, AKP'yle kapsamını ve içeriğini bilmediğimiz bir çözüm sürecini götürmeye çalışıyorlar. Ben Kürt ulusal hareketinin Türkiye'nin ilerici, aydınlanmacı, modernist ve devrimci damarından koptuğunu düşünüyorum. Türkiye gericiliğiyle bir çözümün gerçekleşebileceğini düşünüyorlar. Bu bir gerici çözümdür. Çünkü Türkiye'nin batısında, kuzeyinde, güneyinde İslamcı faşizan bir diktatörlük varken, güneydoğusunda özgürlük ve demokrasi olmaz" dedi.

'HDP, "AKP İSTİFA" SLOGANINA İTİRAZ ETTİ'
HDP'nin Haziran direnişine destek vermediğini ifade deden Yanardağ, şöyle konuştu:

"Kürt ulusal hareketi, Türkiye soluna, emekçilerine ve Türk halkına ihanet etmeye hazır bir yerde duruyor. Çok sert bir ifade olduğunun farkındayım ama bu çizgide duruyor. Öcalan'ın İmralı heyetiyle yaptığı görüşmelerden birinde, Öcalan diyor ki, Gezi eylemlerinde biz de sokağa çıksaydık AKP düşerdi. Çık kardeşim, niye çıkmadın! Şimdi dönüp diyorlar ki, ne yapalım muhatabımız AKP, iktidarda onlar var! Gel, muhatabı değiştirelim. Muhatabı değiştirebilecekken gelmediniz. Haziran direnişi eylemlerine katılmadılar, sonrada 200-300 kişiyle sembolik olarak geldiler. Öcalan posterlerini de astılar; o cumhuriyetçi, Kemalist diye aşağıladıkları hiç kimse bunlara hakaret etmedi. Hiç sorun çıkmadı. Kürt düşmanlığı yapılıyor diye yorumlayabileceğimiz tek slogan bile atılmadı. Haziran direnişi sırasında, HDP o zaman BDP'ydi, gelip konseye girdiler ama ortak bir bildiri yayınlanamadı. Niye biliyor musunuz? BDP'liler ‘Hükümet istifa' sloganına karşı çıktılar! Bu gerçeği gizliyorlar. Çünkü çözüm sürecinin kesintiye uğramasından endişe ettiklerini söylediler. Sen benim en büyük kavgamda yoksun, AKP devrilmenin eşiğine gelmiş, eylemler devam ediyor, 400 bin kişi köprüyü geçmiş yürüyerek, polis çekilmiş, valiliğe yürüyelim mi tartışmaları yapılıyor, Kadıköy'deki arkadaşlar kaymakamlığa el koyalım dediler… Ama sen bu noktaya gelmiş bir kavgada yoksun. Neden? Çözüm süreci kesintiye uğramasın diyorlar."

'SARISÖZEN, AKP-HDP İTTİFAKINI İTİRAF ETTİ'
HDP ile AKP'nin müttefik olduklarını, HDP'li Veysi Sarısözen'in bir yazısında itiraf ettiğini anımsatan Yanardağ, "Veysi Sarısözen'in Özgür Gündem'de dehşet verici bir yazısı yayınlandı. AKP'ye ‘Bizim ne kadar güvenilir bir müttefik olduğumuzu gördünüz mü?' diyor yazıda. ‘Diyarbakır'da, Yüksekova'da, Hakkari'de, Van'da kimse sokağa çıkmadı' diyor. Diyarbakır ve Van'da sokağa çıktılar ama bildiğim kadarıyla TKP'li arkadaşlardı çıkanlar. BDP o dönemde 2 milyon kişilik miting yapabilecek güce sahipti ama yapmadılar. Biz BHH olarak 13 Şubat'ta laik eğitim boykotu yaptık, katılmadılar. Kürtlerin yoğun yaşadığı illerde boykot olmadı. Kamuda türbana evet dediler, imamhatiplere karşı çıkmadılar. Böyle bir problemle karşı karşıyayız. Devletle görüşeceklermiş, hükümette de AKP varmış, napsınlarmış! Gelin, muhatabı değiştirelim… Problem orda başka tabi… İnsanlığın ilerici birikimini ve tarihsel kazanımlarını, bunun içinde cumhuriyetin kazanımları da vardır, inkar ederek bir gelecek kuramazsınız. Devrimciler, insanlığın tarihsel birikimini içererek aşarlar, reddederek değil. O yüzden biz, sosyalistler ve devrimciler olarak, cumhuriyetin ilerici birikimini de içermek durumundayız.

Dersim katliamı nedeniyle cumhuriyetin mahkum edildiğini anlamak mümkün değil. Dersim ayaklanması ve sebeplerini bir kenara bırakalım. Bence Seyid Rıza'dan bir devrimci lider çıkmaz, adam seyid bir kere, peygamber soyundan olduğunu söylüyor. Aslında bir aşiret lideri. Evet bir katliamla sonuçlanıyor, her devrin kaçınılmaz kötülükleri vardır, kötülüktür Dersim'de yaşanan. Hiçbir gerekçe Dersim'de yaşanan katliamın kötülük olmasını örtmez. Kronstadt'ta da Troçki, anarşistleri kurşuna dizdi, çünkü emperyalist ülkelerin Bolşevik iktidarına saldırısı vardı. Bugünün kavramlarıyla geçmişi değerlendiremeyiz" diye konuştu.

'SOL, KÜRT ULUSAL HAREKETİNİN VESAYETİNDEN KURTULMALI'
Türkiye'de solun Kürt ulusal hareketinin vesayetinden çıkması gerektiğini savunan Yanardağ, konuşmasını şöyle sonlandırdı:

"HDP, yetmez ama evetçilerin, Ufuk Uras gibi tam evetçilerin, postmodernistlerin, neoliberallerin içinde yer aldığı, Kürt milliyetçiliğinin belirleyici olduğu, sisteme yönelik tüm eleştirilerin geri çekildiği, bölgedeki ağalık ve şeyhlik düzenine eleştirilerini bile geri çektiği bir parti haline geldi. O yüzden Dengir Mir Mehmet Fırat Mersin'den, Hüda Kaya Kadıköy'den aday olabiliyor. Şaka gibi. Bu liberal zihin kirlenmesi insanları böyle bir noktaya getiriyor. Bunun bir tür solculuk olduğunu düşünüyorlar. Kürt ulusal hareketinin vesayetinden çıkmadan, solun Türkiye'de bir güç olabileceğini düşünmüyorum. Yapılması gereken iş, Kürt ulusal hareketinin vesayetinden çıkmaktır. Otuz yıldır bütün işimiz gücümüz Kürt ulusal hareketini desteklemek oldu ve bu bir solculuk, sosyalistlik kriter haline getirildi giderek. Bu nedenle bu seçimlerde HDP'nin hiçbir şekilde desteklenmemesi gerekiyor. Eğer biz desteklemezsek barajı aşamazmış… Eğer biz sandık eleştirimizi geri çekersek, bu seçimlere de tarihte olduğundan fazla bir kıymet vermiş oluruz. Biz BHH olarak bir geniş cephe önerdik, yapılabilseydi çok daha etkili sonuçlar alabilirdik. O nedenle ben HDP'nin desteklenmemesi meselesinin, basit bir barajı aşıp aşmama sorunu olmadığını düşünüyorum. Solda biz ya bunu yapacağız ya da Kürt ulusal hareketinin tasfiye ettiği demokratlaştırdığı bir sol haline geleceğiz. Buna izin vermemek gerekiyor."

http://www.solpaylasim.com/k4648-sol...urtulmali.html

Tümüne katıldığım Merdanın görüşlerini paylaşmak ve fikirle
rinizi duymak istedim
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 21-04-2015, 01:21
Khaos Khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.575
Standart

sol, kürt ulusal hareketinin vesayetinde falan değil.
sol, burjuva bonapartizminin ürettiği resmi ideolojinin vesayeti altında.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 21-04-2015, 04:31
xcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xcan xcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Apr 2011
Mesajlar: 3.011
Standart

burjuva bonapartizmin vesayeti altındaki sol dediğinizde kimleri işaret ediyorsun ,açarmısın.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 21-04-2015, 11:10
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
Standart

Bonapartizm, dar anlamıyla 19. yy’da Bonapart ailesinin iktidarını koruması için izlenen politikaya verilen isimdir. Geniş anlamıyla ise Bonapartizm, güçlü ve merkezi bir devleti savunan asker ve bürokratın izlediği politikaları ifade eder. Bu bağlamda daha çok Marx ile gündeme gelmiştir.[1] Bonapartizmde sivil ve asker bürokrat kesim devlet yönetiminde bir sınıfın tamamen kaim olmasına mani olur. Bonapartizm, iktidarı emekçilerin alamadığı ama burjuvazinin de alacak kadar palazlanamadığı için siyasal gücünü bürokrasiye devrettiği rejimin adıdır. Marx ve Engels'in 19. yy ortalarında Fransa'daki rejim hakkındaki tanımlarıdır. Asker, sivil bürokrasi ve küçük burjuva aydınlar ittifakı, burjuvazi adına ama burjuvaziye iktidarı tam olarak teslim etmeden erki elinde tutar.[1]Wikipedi.
Bir sınıfın değilde sivil ve askeri bürokrasinin egemenliği. iktidarı elinde tutacak gücü bulunmayan burjuvalar onların yerine bürokrasinin iktidar biçimini, hangi sol istemekte.

Böyle güçsüz bir burjuva bu ülkede görünmektemidir.

Belki sol merkezi ve güçlü bir iktidar hesabı yapmakta ama bunu Lenin de yapmıştır.

Şimdi ben merak ediyorum Türkiyede bu tür iktidarı hangi sol veya sosyalist örgüt istemektedir.

Veya sosyalizm için dünya artık değiştimi güçlü iktidarlara ihtiyaç kalmadımı İşçi sınıfı iktidarı tarihin çöplüğünemi gönderildi

Yoksa işçi sınıfı tükendimi iktidarı alacak enerjisi bitti farklı sınıflarmı iktiradar olmalı.
Bir idoloji top yekün tükendimi.

Bunlar doğru dürüst açıklanmadan sol veya Soyalistleri kürd siyasetinin peşine takılmadı diye bonapartizmle suçlanamaz.

Bu türkiye sosyalist tarihini iyi okumamaktır.

Dünle bu gün arasındaki değişimin analizini yapmadan kimse suçlanamaz. Bu tür suçlamalar kürt siyasetçilerinde son dönemlerin modası oldu. Bu haksızlıktır ayıptır.
Dönün bir Sovyet tarihine bakın öncelikle çardan kurtulmak amaçtı bunun için ilerde birbirine düşman olacak sınıflar itifak yaptı.

Birde türkiyenin bu günkü durumuna bakın öncelik kimden kurtulmak.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 21-04-2015, 13:47
Bedevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bedevi Bedevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Jan 2013
Bulunduğu yer: Belgrad
Mesajlar: 589
Standart

Türkiye Solu üzerinde, Kürt Hareketi'nin herhangi bir tahakkümünden ziyade hala etkin olan ve solun enternasyonal değerlerini tahrip eden Türk ulusalcılığının varlığı söz konusu edilip, eleştiriye tabi tutulabilir ancak. Zira bir ezilen hareketi kapsamında değerlendirilebilecek ve bu yapısı gereği solun dayanışma içerisine girmesi gereken bir kesimin bu şekilde mide bulandırıcı ithamlara ve saldırılara maruz kalması, Türkiye solu içerisindeki ulusalcı sosyal faşist damarı ifşa etmektedir.

Diğer yandan ise bu saldırının Gezi olaylarının siyasal yansıması olma misyonunu üstlenmiş bir frakisyondan gelmesi ise Gezi olaylarındaki darbeci ve ırkçı karakteri ifşa etmesi bakımından önemlidir. Gezi olaylarına katılan ve devlet teröründen şikayet eden kitlelerin, 6-7 Ekim'de Kürt halkına yönelik işlenen suçlarda haşmetlü devletlerinin yanında saf tutmaları zaten onların gerçek yüzlerini ortaya çıkarmıştı. Fakat Gezi Olaylarında solu temsil etme iddiasındaki kesimlerden de Kürt hareketine yönelik bu şekilde bir saldırının olması, Türk'ün solcularının dahi güvenilmezliğini göstermektedir bizlere aslında...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 21-04-2015, 15:34
İlahimasal İlahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
Standart

gezi varya gezi, alayınıza ders oldu,,,din tüccarları,

kürtler bu ülkenin has insanlarıdır...sağcı ,solcu diye neden böleyim..

kürtcülük ,türkcülük yapanlar ayrı.

kürdüde,türküde,lazıda,çerkezide,v.s bu din denen bataklıkdan kurtardığımız gün hepimiz dost olucaz.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 21-04-2015, 16:21
Bedevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bedevi Bedevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Jan 2013
Bulunduğu yer: Belgrad
Mesajlar: 589
Standart

kadem´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
kürdüde,türküde,lazıda,çerkezide,v.s bu din denen bataklıkdan kurtardığımız gün hepimiz dost olucaz.
Belki Kürtler sizlerle dost olmak istemiyordur ki zaten Kürt coğrafyasında aldığınız oy miktarı, onların, sizin siyasal ve toplumsal paradigmalarınıza herhangi bir eğilim göstermediğinin en somut delilidir.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 21-04-2015, 16:25
İlahimasal İlahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
Standart

Bahadir91´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Belki Kürtler sizlerle dost olmak istemiyordur ki zaten Kürt coğrafyasında aldığınız oy miktarı, onların, sizin siyasal ve toplumsal paradigmalarınıza herhangi bir eğilim göstermediğinin en somut delilidir.
kafanı yorma sen..

daha 4 gün önce iş sebebi ile oradaydım..

gayette güzel anlaşıyoruz.

oy istemek benim haddim deil ordaki güzel insanlardan.

arada ,ininden(dergahından) çık seyreyle dünyayı.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 21-04-2015, 16:28
Bedevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bedevi Bedevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Jan 2013
Bulunduğu yer: Belgrad
Mesajlar: 589
Standart

kadem´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

oy istemek benim haddim deil ordaki güzel insanlardan.
Zaten sizi kaale alıp, o yozlaşmış ve sığ ideolojinize oy vermeleri söz konusu olmayacaktır. Oy isteseniz de, istemeseniz de...
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 21-04-2015, 16:34
İlahimasal İlahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
Standart

senden az kalmış oralarda...haberin olsun...

hem oy vermek kafir işi deilmi sana göre...hacı..

debelenme din foseptiğinde,boğulacaksın,,üzülürüm elimizde numune kalmayacak diye.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ulusal Ümmet sargon İslam 9 18-12-2012 00:06
Kürt Devleti Kurulsa Kürt Devletinde Yaşar Mısınız? tyd13 Politika 64 02-12-2009 01:40
Ulusal Sorun Onur Çağlar Politika 10 03-03-2009 20:36
Ulusal Bölücülük volkania Politika 12 13-08-2008 01:42

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:36 .