Mustafa Kemal, 250.000 kişilik Yunan ordusuna karşı bin bir sıkıntı ile 60.000 kişilik orduyu kurar. Ancak ilk büyük çatışmada 30.000'i firar edecektir. Hemen hemen tamamı, yokluk içindeki orduya ait silahını da birlikte alarak. Kurmayların buna yorumu şaşırtıcı: "İyi oldu, çürükler ayıklandı, geri kalanların oluşturacağı güçlü çekirdeğin etrafında sağlam bir ordu kurarız."
2 ay önce denk gelip okuduğum Şu Çılgın Türkler, İngiliz lordunun "kağnı kamyonu yenemez" cümlesi ile başlıyor. Büyük Taaruz'da 6 kamyon ele geçer. Bunları yakmak zorunda kalırlar çünkü kamyon sürmeyi bilen yoktur. Savaş sırasında rayları tamir etmek gerekir. Bunu çevre köylerden kadınlar yapar çünkü o köylerde erkek kalmamıştır. Kitabın bitişi, bu koşulları anlatan "kağnı kamyonu yendi" ile.
Yokluğun, kıtlığın, çaresizliğin daha nice örnekleri. Ama ben kitabı okuyunca gördüm ki Mustafa Kemal'in büyük başarısı bunlar değil, ordu değil, zafer değil. Halkın, bürokratların, aydınların umutsuzluğunu, çaresizliğini, yılgınlığını, teslimiyetini yenmekti asıl başarı: "Bakın şu kendini bilmez, haddini bilmez Kemal taraftarlarına. Bütün dünyayı güldürmekteler. Dostlarımızla (Batı işgal kuvvetleri) aramızı bozmadan bu hainler derhal yakalanmalı, en ağır cezaya çarptırılmalı".
Hayretle gördüm ki, bugün savunulan tezlerle o günküler aynı. Neden? Çünkü Mustafa Kemal kağnıya değil kağnıcıya, kamyona değil kamyoncuya bakarak ülkesinin gücüne güvendi; tek başına ayakta durabileceğine, kimsenin korumasına ve sömürmesine ihtiyacı olmadığına inandı, bağımsızlığa inandı. Ve başardı, başardık.
Ama bu ancak birinci raund idi. Üzerinde yaşayabileceğimiz toprakları, kendi ekonomimizi kendi ordumuzu kurabileceğimiz toprakları, vatanı geri alış idi. Sonraki 80 yılda işte bunları kurduk. Ve şimdi son 10 yıldır Türkiye bağımsızlığın ikinci raundunda: Siyasi bağımsızlık. Batı'nın uydusu olarak değil, tek başına ayakta durabilen, kimsenin korumasına ve sömürmesine ihtiyacı olmayan, kimseyi sömürmeyen ve kimsenin sömürülmesine razı olmayan. İşte aynı bağımsızlık mücadelesinin iki aşaması olduğundan, 90 yıl önce konuşulanlar ile bugün konuşulanlar aynı.
Bugünkü noktada halklar seçim yapmak zorunda. Batı'nın böl-öldürt-yönet sistemine devam mı yoksa bağımsızlık mı. 80 öncesinde beyaz Türkler bizi sol-sağ, alevi-sünni diye böldüklerinde bu numarayı yedik. Ama 80 sonrası Kürt-Türk, dindar-laik diye bölmek istediklerinde çoğunluk bunu yutmadı. Tam tersine, 2002'de 14 aylık bir partiye %36 oy vererek sessiz direnişine = bağımsızlık mücadelesine başladı.
Artık sonuç ufukta göründü. Bunu sadece biz değil, Batı da görüyor. O yüzden 6 ayda bir darbe girişimi oldu ve şimdi tüm uzantılarını birleştirerek topyekün bir girişim yapıyor.
Beyaz Türkler ve Beyaz Kürtler, Türk-Kürt ayrımı yaratmak için el ele 30 yıldır uğraşıyorlar. Ama Türkiye eski Türkiye değil. Artık ne zulümle sinmiş bir halk var ne de o zulmü göre göre devletinden uzaklaşmış, sessizce sırtını dönmüş bir halk. Evet, bağımsızlık mücadelesi zor ve çok kafalar halen karışık, bağımlılığa bağımlı. Ama devletine bakınca artık utanç duymayan, karakolun önünden geçerken korkmayan, orduyu dipçik değil ülke koruması olarak gören, istihbarat deyince yüz binlerce bilimsel işkence mağdurunu değil zalimin hedefinde olanı anlayan, etnik deyince ana dili konuşma cezasını değil ülkenin vatandaşı olmayı bilen bir toplum da ortaya çıkmakta. Birbirini karşı kamp, devleti ortak zorba olarak değil, birbirini ve devletini sırtını yaslayacağı vatanı olarak gören bir toplum.
Bu yüzden, Beyaz Kürtlerin etki sahasındaki Kürt kardeşlerim seçim yapmak zorunda olduklarını, sonsuza kadar iki taraflı birden, hem şahin hem güvercin olamayacaklarını, bir ülkede iki iktidarın mümkün olmadığını görmeliler. Amerikan şahinlerinin vaat ettiği ülkenin, Batının 300 yıllık hilesi olduğunu, Batının ancak uydulara ve kendi zulmüne geçit verdiğini, onun da zaten Eski Türkiye olduğunu görmeliler.
Ve bugün sokağa çıkan Türk kardeşlerim de, Amerikan şahinlerinin uydusu Beyaz Türklerin ekmeğine yağ sürdüklerini görmeliler. Ülkeye sahip çıkmak, devletin güçlerini iş yapamaz hale getirmek değil. Güçlü devlet hem vatandaşını hem kendini korur. Terör aktivitesi bu yüzden ancak kaosa, sokağa, kimin kimi niye vurduğunun bilinmediği toz duman kargaşaya dayanır. Halk sokaktan çekilmedikçe terör onun içine gizlenir ve şiddet sarmalını başlatmak için tarafları birbirine kırdırır.
Halkını çevresine toplamış bir devlet güçlüdür. Halka düşen sokakları boşaltmak, devlete engel olmamak.
Mustafa Kemal, 250.000 kişilik Yunan ordusuna karşı bin bir sıkıntı ile 60.000 kişilik orduyu kurar. Ancak ilk büyük çatışmada 30.000'i firar edecektir. Hemen hemen tamamı, yokluk içindeki orduya ait silahını da birlikte alarak. Kurmayların buna yorumu şaşırtıcı: "İyi oldu, çürükler ayıklandı, geri kalanların oluşturacağı güçlü çekirdeğin etrafında sağlam bir ordu kurarız."
2 ay önce denk gelip okuduğum Şu Çılgın Türkler, İngiliz lordunun "kağnı kamyonu yenemez" cümlesi ile başlıyor. Büyük Taaruz'da 6 kamyon ele geçer. Bunları yakmak zorunda kalırlar çünkü kamyon sürmeyi bilen yoktur. Savaş sırasında rayları tamir etmek gerekir. Bunu çevre köylerden kadınlar yapar çünkü o köylerde erkek kalmamıştır. Kitabın bitişi, bu koşulları anlatan "kağnı kamyonu yendi" ile.
Yokluğun, kıtlığın, çaresizliğin daha nice örnekleri. Ama ben kitabı okuyunca gördüm ki Mustafa Kemal'in büyük başarısı bunlar değil, ordu değil, zafer değil. Halkın, bürokratların, aydınların umutsuzluğunu, çaresizliğini, yılgınlığını, teslimiyetini yenmekti asıl başarı: "Bakın şu kendini bilmez, haddini bilmez Kemal taraftarlarına. Bütün dünyayı güldürmekteler. Dostlarımızla (Batı işgal kuvvetleri) aramızı bozmadan bu hainler derhal yakalanmalı, en ağır cezaya çarptırılmalı".
Hayretle gördüm ki, bugün savunulan tezlerle o günküler aynı. Neden? Çünkü Mustafa Kemal kağnıya değil kağnıcıya, kamyona değil kamyoncuya bakarak ülkesinin gücüne güvendi; tek başına ayakta durabileceğine, kimsenin korumasına ve sömürmesine ihtiyacı olmadığına inandı, bağımsızlığa inandı. Ve başardı, başardık.
Ama bu ancak birinci raund idi. Üzerinde yaşayabileceğimiz toprakları, kendi ekonomimizi kendi ordumuzu kurabileceğimiz toprakları, vatanı geri alış idi. Sonraki 80 yılda işte bunları kurduk. Ve şimdi son 10 yıldır Türkiye bağımsızlığın ikinci raundunda: Siyasi bağımsızlık. Batı'nın uydusu olarak değil, tek başına ayakta durabilen, kimsenin korumasına ve sömürmesine ihtiyacı olmayan, kimseyi sömürmeyen ve kimsenin sömürülmesine razı olmayan. İşte aynı bağımsızlık mücadelesinin iki aşaması olduğundan, 90 yıl önce konuşulanlar ile bugün konuşulanlar aynı.
Bugünkü noktada halklar seçim yapmak zorunda. Batı'nın böl-öldürt-yönet sistemine devam mı yoksa bağımsızlık mı. 80 öncesinde beyaz Türkler bizi sol-sağ, alevi-sünni diye böldüklerinde bu numarayı yedik. Ama 80 sonrası Kürt-Türk, dindar-laik diye bölmek istediklerinde çoğunluk bunu yutmadı. Tam tersine, 2002'de 14 aylık bir partiye %36 oy vererek sessiz direnişine = bağımsızlık mücadelesine başladı.
Artık sonuç ufukta göründü. Bunu sadece biz değil, Batı da görüyor. O yüzden 6 ayda bir darbe girişimi oldu ve şimdi tüm uzantılarını birleştirerek topyekün bir girişim yapıyor.
Beyaz Türkler ve Beyaz Kürtler, Türk-Kürt ayrımı yaratmak için el ele 30 yıldır uğraşıyorlar. Ama Türkiye eski Türkiye değil. Artık ne zulümle sinmiş bir halk var ne de o zulmü göre göre devletinden uzaklaşmış, sessizce sırtını dönmüş bir halk. Evet, bağımsızlık mücadelesi zor ve çok kafalar halen karışık, bağımlılığa bağımlı. Ama devletine bakınca artık utanç duymayan, karakolun önünden geçerken korkmayan, orduyu dipçik değil ülke koruması olarak gören, istihbarat deyince yüz binlerce bilimsel işkence mağdurunu değil zalimin hedefinde olanı anlayan, etnik deyince ana dili konuşma cezasını değil ülkenin vatandaşı olmayı bilen bir toplum da ortaya çıkmakta. Birbirini karşı kamp, devleti ortak zorba olarak değil, birbirini ve devletini sırtını yaslayacağı vatanı olarak gören bir toplum.
Bu yüzden, Beyaz Kürtlerin etki sahasındaki Kürt kardeşlerim seçim yapmak zorunda olduklarını, sonsuza kadar iki taraflı birden, hem şahin hem güvercin olamayacaklarını, bir ülkede iki iktidarın mümkün olmadığını görmeliler. Amerikan şahinlerinin vaat ettiği ülkenin, Batının 300 yıllık hilesi olduğunu, Batının ancak uydulara ve kendi zulmüne geçit verdiğini, onun da zaten Eski Türkiye olduğunu görmeliler.
Ve bugün sokağa çıkan Türk kardeşlerim de, Amerikan şahinlerinin uydusu Beyaz Türklerin ekmeğine yağ sürdüklerini görmeliler. Ülkeye sahip çıkmak, devletin güçlerini iş yapamaz hale getirmek değil. Güçlü devlet hem vatandaşını hem kendini korur. Terör aktivitesi bu yüzden ancak kaosa, sokağa, kimin kimi niye vurduğunun bilinmediği toz duman kargaşaya dayanır. Halk sokaktan çekilmedikçe terör onun içine gizlenir ve şiddet sarmalını başlatmak için tarafları birbirine kırdırır.
Halkını çevresine toplamış bir devlet güçlüdür. Halka düşen sokakları boşaltmak, devlete engel olmamak.
Zamanın birinde adına Türkiye dedikleri pembe panjurları olan, bahçesinde Kürtlerin uçuştuğu,Ermenilerin cıvıldadığı,Alevilerin semaha durduğu, lazların horon teptiği,diğer kafkasların topuk vurduğu cici mi cici bir ülke kurulmuş. Bu ülkenin padişahlık zamanlarında sahip olduğu,savaş yıllarında kaybedilen o kutsal toprak parçaları ve üzerinde yaşayan halklar nasıl, kimler tarafından dağlandı bilinmez.
Fakat kazanılan parçadaki halklar kalleşleştirilmek üzere sıkı bir eğitime tabi tutuldu. İsim babalığı adı altında Türk evin afili delikanlısı, diğer unsurlar evlat edinilmiş besleme pozisyonunda.
Miras hakkı da öz evlat konumundaki Türkün.
Ezik beslemelerin okuma yazma öğrenmesi zaman aldı.
Nasıl olduğu hala bilinmeyen bir nedenden beslemeler bir araya gelip düzenin çarkına çomak sokmak için karar aldı.
Dünyalarındaki rol model tabi ki evin öz ve kahraman çocuğu.
Bu kahraman bağımsızlığını nasıl kazanmıştı. Bu hikaye ile büyütülen küçük besleme aklına kurtuluş destanları yazılan silahı getirdi.
Öyle ya! Türkler çılgın adamlardı. Kardeş olamazlardı ama pekala benzeş olabilirlerdi.
Türk yokluktan var etmişti. Aynı yokluk Kürtte vardı. Ordu kurulabilirdi. Açlık,çarık hepsi yerli yerinde.
Ama unutmamak lazım insan üstü bir lidere ihtiyaç olacaktı.
Aranan kahraman da sahnede yerini almıştı fakat bu işte bir fiziksel tuhaflık vardı. Adamın gözleri Atatürk gibi çakmak alevi mavi yerine, üzüm karası fıldır fıldır bakıyordu. Baktıkça ezilesi. Kardeşler arasında ilk fiziksel ayrılık belirtisi böyle tespit edildi.
Devamı :
ölüm,kan,utanç,toprak,bayrak,asker,çapulcu,baldırı çıplak,soysuzkuk,polis,karakol,işkence, tecavüz,köpek,bebek, ülkenin bölünmez bütünlüğü,ezan,ALLaaahhhuuuu ekber..
Bu kalleşliklerden kardeşlilk çıkar mı? Zor soru. Kardeşlik konusunu hiç birimiz çalışmadık.
Allah, kullarının kendisine tapmasını sağlamak için ne yapmış? Bir düşman ve tehdit oluşturmuş, yani şeytanı. Siz de aynı şeyi yapıyorsunuz. Batı'yı şeytanlaştırarak AKP'ye taraftar toplama derdindesiniz. Batı günahsız değil, ama şeytan da değil. Sizin günahınız belki de batıdan daha çok. Batı'ya kurban olun!..
"Yaşama başkalarınca ve önceden verilmiş bir anlamı üstlenmek zor değil, zor olan ona kendince ve yeniden anlam verebilmektir." - Dücane Cündioğlu
Yahwe adına ! Bugun forumdaki kürtçüklere bir haller oldu. Sosyalizm halkların kardesligi barış sloganları altında kendi ırkçılıklarını faşizmlerini gizleyen terorü mesrulastiran kurtcukler simdi açıkca nefretlerini Kusuyorlar. Dedim ya tiyatro bitti artık. Roller fayda etmiyor. Kavramları kirlete kirlete içlerini boşalttılar. Milletin sabrı taştı bu köpeklere karşı farkındalar. Dagda temizlikte son aşamalara gelindi anlaşılan. Bizim insanlarımızı öldürerek özgür olacagını sanan ve bizi her öldürdüklerinde "ama onlara şunlar yapıldı" edebiyatıyla terorü mesru gösteren "kardesci" 'barışcı" aslında bu kavramlarla teror orgutunun propagandacısı , algı operasyoncusu arizona kertenkeleleri büyük bir hüzün içerisindeler şu sıralar. Ben ise keyifliyim. Sahte yapmacık tiyatronun darmadagın olmasından. Böyle hersey daha net. Samimi. Durustce
alıntı.
okluğun, kıtlığın, çaresizliğin daha nice örnekleri. Ama ben kitabı okuyunca gördüm ki Mustafa Kemal'in büyük başarısı bunlar değil, ordu değil, zafer değil. Halkın, bürokratların, aydınların umutsuzluğunu, çaresizliğini, yılgınlığını, teslimiyetini yenmekti asıl başarı: "Bakın şu kendini bilmez, haddini bilmez Kemal taraftarlarına. Bütün dünyayı güldürmekteler. Dostlarımızla (Batı işgal kuvvetleri) aramızı bozmadan bu hainler derhal yakalanmalı, en ağır cezaya çarptırılmalı".
ya deme öyle. lideriniz olan ondan 2 şarhoş diye bahseder. o şerefsiz cumhuriyetin kazanımı varsa sattı savdı etrafını kendisi radikal islamcı pislik varsa hepsini karun gibi zengin etti. türkiyeyi ekonomik uçuruma attı. batağa batırdı. kürtlere anlaşma yapıyorum diye pkk köpeklerinin kucağına oturdu.
pkk ya türkiyenin tamamını versen onlar terör ve uyuşturucu ticaretin den asla vaz geçmezler. çünki tüm yaşam gelirleri ona bağlı. git van ve yüksekovaya her yer son model arabadan geçilmiyor. düğünlerde dolarlar havaya serpiliyor tonlala altın takılar takılıyor. nerden geliyor bu bolluk. pkk kürt halkınıda türk halkınıda esir almıştır. elinde topaç gibi çevirmektedir.
pkk nın hakkından kürtler gelmelidir. pkk korkusunda karılarının donuna saklanmaktadırlar. çıksınlar karılarının donundan pkk itlerinin temizlesinler.
ben olsam kandil ve çevresini yarım saatte kirtetirim insanların yüzlece yıl yaşayamayacağı hale getiririm bomba atıp durmam. mecburen tüm pislikler ovaya dökülür savaşmak isteyen ler kahpe gibi tuzak kurup insan öldüremez erkek gibi türklerin karşısına geçip savaşırlar ovada.
m. kemal atatürk istiklal savaşının en hararetli günlerinden birinde eğitim şurasını toplar sorarlar bu nedir diye . savaşı kazandıktan sonra bu eğitimsiz halkla vatana sahip çıkamayız. elimizden yine alırlar demiştir. 1923 yılında okur yazar kadın sayısı 1000 civarındadır. hiç bir türk meslek erbabı yoktur . tireni sürecek şimendifer yoktur. kimsede sermaye yoktur. tüm eğitim sermaye ermeni rum dadır. atatürk izmirde ikdisat kongresini toplar türkleri tüccar yapmanın yollarını ararlar iş bankasını kurar .
nesepsiz osmanlılar türkü o savaştan bu savaşa kendilerine ganimet toplatmışlardır. ata osmanlıdan eğitimsiz parasız pulsuz cahil islam sürüsü teslim almıştır . ata bunları eğitmiş insan yamıştır pek çocuğunu ve olacakları avrupada okutmuştur. türkü modern ve medeni insan haline getirmek için çok çabalamıştır.
dün atatürk e suikst düzenleyen şerefsizler bu gün radikal islamcı tayyibin etrafında toplanmış akp lilerdir. fetullah örgütü ile modern türkiyenin düşmanları katil muhammedin adamları moreniteyi modern insan yaşamını bitirmek için elinden yapmaktadırlar.
bu yolda tayyip yolsuzluk batağına saplanınca fetullahçılar tayyip ameliyat alinde uyutulmuşken uşağı mit müsteşarını fidanı tutuklamak ardından tayyibi hal etmek istedile ama TSK fetullahçıların ne bok olduklarını bildiklerinden buna mani oldular.
Neticede Tayyip bu günki yaşamını yok etmek istediği TSK ya borçludur.
Aklı başında hiçbir insan kendi özgür aklını bir dine ya da ideolojiye teslim etmez
Konu spartacus tarafından (11-09-2015 Saat 13:06 ) değiştirilmiştir.
Sebep: hukuki sebepler
Zamanın birinde adına Türkiye dedikleri pembe panjurları olan, bahçesinde Kürtlerin uçuştuğu,Ermenilerin cıvıldadığı,Alevilerin semaha durduğu, lazların horon teptiği,diğer kafkasların topuk vurduğu cici mi cici bir ülke kurulmuş. Bu ülkenin padişahlık zamanlarında sahip olduğu,savaş yıllarında kaybedilen o kutsal toprak parçaları ve üzerinde yaşayan halklar nasıl, kimler tarafından dağlandı bilinmez.
Fakat kazanılan parçadaki halklar kalleşleştirilmek üzere sıkı bir eğitime tabi tutuldu. İsim babalığı adı altında Türk evin afili delikanlısı, diğer unsurlar evlat edinilmiş besleme pozisyonunda.
Miras hakkı da öz evlat konumundaki Türkün.
Ezik beslemelerin okuma yazma öğrenmesi zaman aldı.
Nasıl olduğu hala bilinmeyen bir nedenden beslemeler bir araya gelip düzenin çarkına çomak sokmak için karar aldı.
Dünyalarındaki rol model tabi ki evin öz ve kahraman çocuğu.
Bu kahraman bağımsızlığını nasıl kazanmıştı. Bu hikaye ile büyütülen küçük besleme aklına kurtuluş destanları yazılan silahı getirdi.
Öyle ya! Türkler çılgın adamlardı. Kardeş olamazlardı ama pekala benzeş olabilirlerdi.
Türk yokluktan var etmişti. Aynı yokluk Kürtte vardı. Ordu kurulabilirdi. Açlık,çarık hepsi yerli yerinde.
Ama unutmamak lazım insan üstü bir lidere ihtiyaç olacaktı.
Aranan kahraman da sahnede yerini almıştı fakat bu işte bir fiziksel tuhaflık vardı. Adamın gözleri Atatürk gibi çakmak alevi mavi yerine, üzüm karası fıldır fıldır bakıyordu. Baktıkça ezilesi. Kardeşler arasında ilk fiziksel ayrılık belirtisi böyle tespit edildi.
Devamı :
ölüm,kan,utanç,toprak,bayrak,asker,çapulcu,baldırı çıplak,soysuzkuk,polis,karakol,işkence, tecavüz,köpek,bebek, ülkenin bölünmez bütünlüğü,ezan,ALLaaahhhuuuu ekber..
Bu kalleşliklerden kardeşlilk çıkar mı? Zor soru. Kardeşlik konusunu hiç birimiz çalışmadık.
Aleph´isimli üyeden Alıntı
Allah, kullarının kendisine tapmasını sağlamak için ne yapmış? Bir düşman ve tehdit oluşturmuş, yani şeytanı. Siz de aynı şeyi yapıyorsunuz. Batı'yı şeytanlaştırarak AKP'ye taraftar toplama derdindesiniz. Batı günahsız değil, ama şeytan da değil. Sizin günahınız belki de batıdan daha çok. Batı'ya kurban olun!..
Lep´isimli üyeden Alıntı
Yahwe adına ! Bugun forumdaki kürtçüklere bir haller oldu. Sosyalizm halkların kardesligi barış sloganları altında kendi ırkçılıklarını faşizmlerini gizleyen terorü mesrulastiran kurtcukler simdi açıkca nefretlerini Kusuyorlar. Dedim ya tiyatro bitti artık. Roller fayda etmiyor. Kavramları kirlete kirlete içlerini boşalttılar. Milletin sabrı taştı bu köpeklere karşı farkındalar. Dagda temizlikte son aşamalara gelindi anlaşılan. Bizim insanlarımızı öldürerek özgür olacagını sanan ve bizi her öldürdüklerinde "ama onlara şunlar yapıldı" edebiyatıyla terorü mesru gösteren "kardesci" 'barışcı" aslında bu kavramlarla teror orgutunun propagandacısı , algı operasyoncusu arizona kertenkeleleri büyük bir hüzün içerisindeler şu sıralar. Ben ise keyifliyim. Sahte yapmacık tiyatronun darmadagın olmasından. Böyle hersey daha net. Samimi. Durustce
Alibey´isimli üyeden Alıntı
alıntı.
okluğun, kıtlığın, çaresizliğin daha nice örnekleri. Ama ben kitabı okuyunca gördüm ki Mustafa Kemal'in büyük başarısı bunlar değil, ordu değil, zafer değil. Halkın, bürokratların, aydınların umutsuzluğunu, çaresizliğini, yılgınlığını, teslimiyetini yenmekti asıl başarı: "Bakın şu kendini bilmez, haddini bilmez Kemal taraftarlarına. Bütün dünyayı güldürmekteler. Dostlarımızla (Batı işgal kuvvetleri) aramızı bozmadan bu hainler derhal yakalanmalı, en ağır cezaya çarptırılmalı".
ya deme öyle. lideriniz olan ondan 2 şarhoş diye bahseder. o şerefsiz cumhuriyetin kazanımı varsa sattı savdı etrafını kendisi radikal islamcı pislik varsa hepsini karun gibi zengin etti. türkiyeyi ekonomik uçuruma attı. batağa batırdı. kürtlere anlaşma yapıyorum diye pkk köpeklerinin kucağına oturdu.
pkk ya türkiyenin tamamını versen onlar terör ve uyuşturucu ticaretin den asla vaz geçmezler. çünki tüm yaşam gelirleri ona bağlı. git van ve yüksekovaya her yer son model arabadan geçilmiyor. düğünlerde dolarlar havaya serpiliyor tonlala altın takılar takılıyor. nerden geliyor bu bolluk. pkk kürt halkınıda türk halkınıda esir almıştır. elinde topaç gibi çevirmektedir.
pkk nın hakkından kürtler gelmelidir. pkk korkusunda karılarının donuna saklanmaktadırlar. çıksınlar karılarının donundan pkk itlerinin temizlesinler.
ben olsam kandil ve çevresini yarım saatte kirtetirim insanların yüzlece yıl yaşayamayacağı hale getiririm bomba atıp durmam. mecburen tüm pislikler ovaya dökülür savaşmak isteyen ler kahpe gibi tuzak kurup insan öldüremez erkek gibi türklerin karşısına geçip savaşırlar ovada.
m. kemal atatürk istiklal savaşının en hararetli günlerinden birinde eğitim şurasını toplar sorarlar bu nedir diye . savaşı kazandıktan sonra bu eğitimsiz halkla vatana sahip çıkamayız. elimizden yine alırlar demiştir. 1923 yılında okur yazar kadın sayısı 1000 civarındadır. hiç bir türk meslek erbabı yoktur . tireni sürecek şimendifer yoktur. kimsede sermaye yoktur. tüm eğitim sermaye ermeni rum dadır. atatürk izmirde ikdisat kongresini toplar türkleri tüccar yapmanın yollarını ararlar iş bankasını kurar .
nesepsiz osmanlılar türkü o savaştan bu savaşa kendilerine ganimet toplatmışlardır. ata osmanlıdan eğitimsiz parasız pulsuz cahil islam sürüsü teslim almıştır . ata bunları eğitmiş insan yamıştır pek çocuğunu ve olacakları avrupada okutmuştur. türkü modern ve medeni insan haline getirmek için çok çabalamıştır.
dün atatürk e suikst düzenleyen şerefsizler bu gün radikal islamcı tayyibin etrafında toplanmış akp lilerdir. fetullah örgütü ile modern türkiyenin düşmanları katil muhammedin adamları moreniteyi modern insan yaşamını bitirmek için elinden yapmaktadırlar.
bu yolda tayyip yolsuzluk batağına saplanınca fetullahçılar tayyip ameliyat alinde uyutulmuşken uşağı mit müsteşarını fidanı tutuklamak ardından tayyibi hal etmek istedile ama TSK fetullahçıların ne bok olduklarını bildiklerinden buna mani oldular.
Neticede Tayyip bu günki yaşamını yok etmek istediği TSK ya borçludur.
Batı ve doğu olmak üzere iki tip emperyal var:
Batı tipi emperyal, kolonizasyon = işgal.
Kendi toprakları dışında kononiler oluşturur,
Oraların zenginliğini kendi topraklarına aktarır.
Halklar el konacak zenginlikleri kadar yaşar.
Doğu tipi emparyal ise birlikte yaşama = fetih.
Bunda zenginliklerin yağması ve transferi olmaz.
Halklar birlikte yaşar, birlikte üretir, birlikte ölür.
En bildiğimiz örnekler Osmanlı ve Sovyetler Birliği.
Bu işler bize göründüğü gibi kolay değil,
Bugünkü 64 ülkeyi yüzlerce yıl bir arada tutmak.
Denir ki, "Osmanlı Filistin'i 12 çavuş ile yönetti".
Kimisi de der ki, çok göndermiş 2 çavuş yeterdi,
Çünkü o 12 çavuş, adalet üzerine bir devletindi.
Aynı Filistin dünyaya meydan okuyan bir gücün,
60 yıllık emsalsiz zulmüne karşı hala yönetilemiyor.
Amerika, dünyanın süper gücü, en güçlü ordusu,
Tam donanımlı tam teknolojik 500.000 asker ile,
Irak'da yıllarca kaldı, dümdüz etmediği yer kalmadı,
Sonunda İran'a teslim edip çıkmak zorunda kaldı.
Afganistan işgal edildiğinde millet gülüyordu,
Milyon dolarlık füzeyle çadır mı vurulacak diye.
Afganistan 3,6 milyon can verdi ülkesini vermedi.
100 yıldır Batı'nın kültürel kodlarıyla yaşadığımızdan,
Artık vahşetin olmadığı bir dünya tahayyül edemiyor,
Bir devletin şerefli olabileceğini hayal edemiyor ve,
Vaktimizi, realite bildiğimiz bu hastalık hali için,
Birbirimizi suçlamaya yatırıyoruz.
''Yahwe adına ! Bugun forumdaki kürtçüklere bir haller oldu. Sosyalizm halkların kardesligi barış sloganları altında kendi ırkçılıklarını faşizmlerini gizleyen terorü mesrulastiran kurtcukler simdi açıkca nefretlerini Kusuyorlar. Dedim ya tiyatro bitti artık. Roller fayda etmiyor. Kavramları kirlete kirlete içlerini boşalttılar. Milletin sabrı taştı bu köpeklere karşı farkındalar. Dagda temizlikte son aşamalara gelindi anlaşılan. Bizim insanlarımızı öldürerek özgür olacagını sanan ve bizi her öldürdüklerinde "ama onlara şunlar yapıldı" edebiyatıyla terorü mesru gösteren "kardesci" 'barışcı" aslında bu kavramlarla teror orgutunun propagandacısı , algı operasyoncusu arizona kertenkeleleri büyük bir hüzün içerisindeler şu sıralar. Ben ise keyifliyim. Sahte yapmacık tiyatronun darmadagın olmasından. Böyle hersey daha net. Samimi. Durustce''
''Yahwe adına ! Bugun forumdaki kürtçüklere bir haller oldu. Sosyalizm halkların kardesligi barış sloganları altında kendi ırkçılıklarını faşizmlerini gizleyen terorü mesrulastiran kurtcukler simdi açıkca nefretlerini Kusuyorlar. Dedim ya tiyatro bitti artık. Roller fayda etmiyor. Kavramları kirlete kirlete içlerini boşalttılar. Milletin sabrı taştı bu köpeklere karşı farkındalar. Dagda temizlikte son aşamalara gelindi anlaşılan. Bizim insanlarımızı öldürerek özgür olacagını sanan ve bizi her öldürdüklerinde "ama onlara şunlar yapıldı" edebiyatıyla terorü mesru gösteren "kardesci" 'barışcı" aslında bu kavramlarla teror orgutunun propagandacısı , algı operasyoncusu arizona kertenkeleleri büyük bir hüzün içerisindeler şu sıralar. Ben ise keyifliyim. Sahte yapmacık tiyatronun darmadagın olmasından. Böyle hersey daha net. Samimi. Durustce''
Buna Amin derim Lep!
Allahu ekbew, Ellahu akbar
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu