Pyrrón´isimli üyeden Alıntı
sahiden balatayı sıyırmışa benziyor yalnız, hafızam silindi, hidayet tepeden indi vs .. öyle değilse büyük ihtimalle sol tandanslı gizli müslümandı ve daha fazla içinde tutamadı.
|
Ben arkadaşa inandım, samimi geldi söyledikleri, bayağıda şaşırmış belli ama fırsatıda kaçırmış tabi.
Hafıza kaybı dediği aslında, inkarın sonuna geldiği için olan bir şey, bir hal, orada soruya cevaba gerek yok, artık hayalinin en sonundasın, hafızaya da gerek yok. Nötr bir alandır orası, orada cevapsızlık, düşüncesizlik gibi nötr haller olur anca.
Sabretmesi gerekiyormuş ama sabredememiş.
Bunun tam tersi imanda da olur, onda da en sona gelince, artık soru cevap olmaz. Çokları bu noktada demek ki Tanrı yokmuş derler, ciddi ciddi derler, mesela Hasan Sabbah tamda böyledir. Mükemmel tasavvufi bilgisi varmış, tasavvufçudur ama sonradan Tanrı yokturu savunmuş, kendi deyimiyle
sırra vakıf olmuş.
Oysa mesele Tanrı "var/yok" meselesi değildir ki, o yemdir, ama dediğim gibi sabredemedikleri için, imandaysa inkarı, inkardaysa imanı seçiyorlar.
Sona gelinmiş ne güzel işte, azcık bekle, dur, yok illa bir şey olacaklarya, hidayet, sır vs. Beklentiler büyük haliyle
Sonunda gene bir şey olarak yola devam ediliyor, imansa inkar, inkarsa iman olunuyor.
2 seçenekli bir dünya!
Oysa seçeneksizliği de eklersek 3 oluyor ama onu seçen yok!
Sevgiler