Dinlerin Temeli
Arkadaşlar!
Foruma yeni üye oldum.Sizlerin forumda geçen tartışmalarınızın çoğunu okudum.Hepiniz bu platformda düşüncelerinizi paylaşmışsınız en güzel olanı da bu zaten.Bende bu forumda ilk başlığımı yazarak sizlerle düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.
İlk olarak şunu sorgulamalıyız.İnsanlar neden tanrı inancı hisseder kendilerinde?Bu soruyu bugünlerde sorarsak kendimize cevabı ancak şu olabilir.Küçüklüğümüzden beri aşılanmakta olduğumuz bu inanç, beynimize çivi gibi çakılarak hiç çıkmayak bir inanç türüne dönüşmesinden kaynaklanmaktadır.Peki ilk tanrı inancı neden çıkmıştır diye sorarsak, bu sefer anlayacağımız gibi bir örnekle açıklayayım.: Göktanrı inancı...Bu inanç neden çıkmıştır? Eskiden insanlar şimşekler çaktığında göktanrının insanlara kızdığına inanılırdı ve o yüzden taparlardı.Şimdi ise bu göktanrı inancı tamamen insanların beyninde bitirdiği bir inanç olmuştur.Bunun nedeni ise, artık şimşeklerin neden çaktığını ve göğün neden gürlediğini bilimsel bir biçimde kanıtlandığından insanın bu tür olayların neden olduğunu kavramasından bu inanç günümüzde kalmamıştır.Bu inanç aynı mantıkla yani korkularak sığınılan bir inanç türüdür.İlk tanrı inancıda bu korku yüzünden *çıkmıştır.Ama şimdi karşımızda görünmeyen bir tanrı var.Bunun varlığını yokluğunu nasıl bileceğiz?İşte İsayla, musa vb. peygamberlerle gelen bu tanrı inancına son noktayı muhammed koymuştur.Muhammed bu tanrı modelini beynimizde yarattı.Ve bu inançtan bir türlü kurtulamıyoruz.Çünkü asla bilemeyeceğimiz ve göremeyeceğimiz bir tanrı yaratılmış insan beyninde.Ve insanoğlu 1400 yıldır bu inanç peşinde sürüklenmiştir beyninden silip atamamıştır.Çünkü ölümden sonra ne var bilinmediğinden insanlar sürekli inanma ihtiyacı duymuş ve bu yüzden 1400 yıldan beri bu dünyadan gelip geçen insanlar, tüm planları öbür dünya için yapmış dolayısıyla bu dünya unutulmuştur.Bu yüzden tüm müslüman alemi gerilemiş ve diğer devletlerin sömürgesi olmuştur.Şimdi böyle bir inancın bana gerekliliğini kim savunabilir hangi yiğit cesur adam savunabilir?Müslümanların gavur dedikleri gelip tüm müslüman alemini parmağında oynatmış, tüm elektronik parçalar,arabalar vb. herşey küçümsedikleri gavurlar tarafından yapılmış, normal hayatta faydalandığımız tüm kolaylıklar tüm nimetler gavurlar tarafından bulunmuş ama biz kendimize baktığımızda biz müslümanız ne olursa olsun biz öbür tarafta kazanacağız mantığı müslümanları gavurların elinde adeta köle yapmış ve tüm bunlara rağmen yine müslümanlık savunulmakta ve müslüman olanlar diğer müslümanları kayırarak, milli bilincimiz kırılarak,gavurların bizim saflığımızdan yararlanıp din mezhep gibi oyunlarla bölünmeye çalışılan toplum haline geldik.Bunların altında yatan temel ve en büyük sebep dindir.Kimse bana müslümanlığı savunmasın.Savunan biri çıkarsa kendi çaresizlik haykırışını herkese duyurarak burda bulunan herkese üzüntü kaynağı olacağını önceden düşünsün.Çağlar boyu büyük sanat ve bilimadamları avrupa,amerika gibi müslüman olmayan kesimlerde çıkmıştır.
Arkadaşlar! Din çivi gibi beynimize çakılmış ve kurtulamıyoruz adeta acı çekiyoruz ama yine de kurtulamıyoruz.Bizim müslüman Türkiye en fazla vergi kaçıran ve yolsuzluk yapılan ülke sıralamlarında yer edinmiş bir ülke olmuştur.Yüce Atatürk tüm bunların olmasını ister miydi bırakın istemeyi izin verir miydi?Ama hala biz müslümanız biz doğru yoldayız deyip kendimizi kandırmaktan başka hiçbir işe kafamız yatmaz olmuş.Sebep ne ? Din Sonuç:Aymazlık;yoldan sapma... Yüce Atatürk'ümüzün bir sözü var:"En hakiki mürşit ilimdir, fendir.Bundan başka yol gösterici aramak aymazlıktır yoldan sapmaktır."Biz neden o kadar sıkıntı çekmesine rağmen sadece ülkesi için gece gündüz çalışmış ve bu coğrafyanın yetiştirdiği büyük dehamızın bu sözüne kulak asmıyoruz?Ben bunu anlamıyorum.Öte dünyaları düşüneceğimize yeryüzüne bağlı kalıp, tabiat seslerini,matematiğin yüceliğini keşfetmek size daha mı ucuz geliyor?Allah kelimesini kullanarak meydanlarda, iktidara gelen kendinde hiçbir lider vasfı olmadığı halde onlara sahipmiş gibi gözüken kaç ucuz kişi gelip geçti şu yeryüzünden.
* * *Toplumların, gençlerin karakterlerinin oluşmasında en büyük iki etken vardır:Biri bilim diğer ise Sanat...Bu iki anlayış hangi toplumda iyi anlaşılmışsa o toplum diğerlerini geçer ve gelişir.Ama biz bunları bırakıp hala türban meseleleriyle uğraşıyoruz.Bilim veya Sanatla uğraşan kimse hiç kimseye kötülük yapmaz,hiç kimseyi dolandırmaz.Ama en koyu müslüman gelir günü gelir birilerini kandırır ve dolandırır.Biz bunların hala neden farkına varmıyoruz.En kral dolandırıcıya sorsanız o da kendine müslümanım diyecektir.Ama yaptığı kafir diye kötü gözle bakılan kimsenin yaptığından bin kat daha namussuz daha alçakça işlerle para kazanmış olduğu halde.Ama müslümanlar bu dolandırıcıyı kayırıp, dürüst hayatın gerçeklerini tanımak isteyen bir kişiyi meydanlarda sallandırırlar.Sanat veya bilimden anlayan insan ve onla uğraşan insan kendisini gerçek, yaptığı, hissettiği şeyle huzurlu ve mutlu olur.Ve bu yüzden hiçbir komplekse girmez ve hiçbir insanı kendisinden alçak bir konumda diye veya fakir diye küçümsemez.Çünkü o insan yapmıştır.Bulmuştur.Görmüştür.Beş vakit namaz kılarak görmediği hatta hissetmediği bir öğretiye karşı sırf korkusundan boyun eğmez.Olup olmadığı da belli değil.Ben ateistim diye sokaktaki bir kediye veya bir insana zarar vermem söz konusu olabilir mi?Mümkün değil! O zaman inancın ne önemi kaldı? Bırakın beynimiz aklımız bilimle sanatla yoğrulsun ve aynı zamanda hayatın nimetlerinin farkında olup, onlara sarılalım ve mutlu olalım.Günümüzün beş vakitini boşa harcayarak değil! Muhammed'in hangi niyetle o kitabı yazdığını bilemem.Ama mantıklı ve iyiyi anlatmaya çalışmış ama anlatmak için yanlış yolu seçmiş.Muhammed o günün koşullarıyla teknolojisiyle yapacağını yapmış.Ama şimdi çok şey değişti gelişti.Mutluluğa huzura illa küçüklüğümüzden beri beynimize işlenen bu öğretiyle ulaşacağız diye birşey yok.Ben mesela bir Beethoven senfonisi dinlerken hissettiklerimi, hiçbir dini inançta hissetmedim hepsini demedim ama olmadı.Demek ki bir yanlışlık var bu işin içinde.Sırf allaha ibadet etmek namaz kılmak gibi eylemler, ancak hayatta birşey başaramamış boş insanların uğraşıdır, eğlencesidir!Emin ki bundan belki 1 milyon sonra hatta çok daha az ama sonunda Kuranda çözülecek.Bilim gelişecek sanat gelişecek ve herşey anlaşılır olacak.Artık diyecekleri bizim için kuran çözüldüğü zaman, bak zamanında nelere inanıyorlarmış diye belki dalga geçecekler.Biz nasıl putlara ve göktanrı benzeri inançlarla günümüzde dalga geçiyorsak!!!Muhammed çok iyi kurgulamış 40 yaşına kadar mağarada düşünmüş bir filozoftu.Ama açıkları o görünmeyen tanrıyı çözmemize ve artık ona inanmamamıza yarayacak.Biraz geçte olsa bu olacak.Korkmayın tanrı olsa bile bizi yargılamaya hakkı olmayacak!Çünkü biz onu çözmeden yanına alırsa (ki öyle olacak), bizde öbür dünyada savunmamızı şöyle yapacağız.Ey tanrım ben seni dünyada göremedim çünkü beni dünyaya attığında bilim o kadar gelişmemişti!Bizim dünyaya o zaman aralığında gelmemizi isteyen tanrı olduğuna göre bizi sorguya çekemeyecek.Çekerse eğer o yüce adaleti sıfırlanmış olur.Sözlerimi bitirirken son olarak size şu soruyu soruyorum.Afrika'da doğan bir her çocuk ömrü yettiğince aç kalmak zorunda.Hiçbir zaman da rahatı yerinde olmayacak.Hayatı açlık ve sefalet içinde geçecek.Bileklerinin çevresi 7-8 cm'i geçmeyecek.Soruyorum size ey müslümanlar!Bu çocuğun orda ne bir sığınacak tanrısı ve ne de bir dini var.Madem orada bu tanrı inancıyla rahat olmayacak, neden allah bu masum günahsız çocuğu dünyaya getiriyor neden acı çekmesine izin veriyor?Kullarını seven o ALLAH NERDE??????
Bırakalım bunları! İçimizde hep sevgimiz ve her zaman bilime ve sanata saygımız olsun.Kendi adaletimizi kendimiz yaratalım sağlayalım zekamızla bilgimizle haklıyı haksızı ayıralım!Boş yere hiçbir yerden yardım bekleyip, umut bağlamıyalım.Yoksa tüm müslümanlar kendi sonlarını hazırlayacaklar!!!
HERŞEYDEN ÖNCE İNSANLIK!!! HERŞEY İNSANLIK İÇİN!!!
Bu yazımı okuyan okumayan herkese Sevgilerimi ve Saygılarımı sunuyorum...
NOT:Bu yazımın tamamını okuduktan sonra, lütfen ankete oy kullanınız!!!
|