Ali ve ailesinin televizyonda akşam haberlerini izlediğini varsayın.. Spiker küçük bir bakkal dükkanının soyulduğunu haber veriyor.. Altı çocuklu işsiz bir baba olan hırsız yazarkasadan paraları alarak kaçmıştı, yaşlı bakkal tezgahın altındaki tabancasına uzanmış ve hırsızı sırtından vurmuştu.. Hırsızın durumu ciddiydi ve büyük olasılıkla hastanede felçli olarak sürekli kalacaktı.. Polis dükkan sahibini silah ruhsatı olmadığı için tutuklamıştı; hırsız da kendisini vurduğu için bakkaldan davacıydı.
Babası, “korkunç birşey, bunu nasıl yapabilir?” diyor.. Yeniyetme kardeşi, “o sadece kendini korumaya çalışıyordu” diyor.. Babası, “bunu demek istemiyorum” diye yanıtlıyor, “demek istiyorum ki, bu dolandırıcı herif o zavallı yaşlı adamdan davacı olmayı nasıl düşünebilir ve işin içinden sıyrılabilir?” Küçük kız kardeşi, “ama, diyor, onun silahı bile yoktu ve bu adam onu bakmadığı sırada arkasından vurmuştu”.. Ali konuya atılıyor: “Evet, ama bir insan sırf işsiz olduğu için çalma hakkını kazanmaz.. Yaşlı adam da herkes gibi kendini ve malını koruma hakkına sahiptir”.. Küçük erkek kardeşi söze karışıyor: “İkisi de haksızdı ve hak ettikleri başlarına geliyor.. Hırsız ölüyor, bakkal da hapsi boyluyor.” Ama, diyor anneniz, “bakkalın ahlaki açıdan haklı olduğunu düşünüyorum.”
Siz bu ailede kimi haklı olarak görürdünüz?.. Hırsız-Bakkal ikilisi üzerinden olayı yorumlayın desem, nasıl yorumlardınız?
(Bu arada başlıktaki 'Kim Haklı?' sorusu aile bireyleri için değil, Hırsız-Bakkal ikilisi için sorulmuştur.. Aile fertlerinin görüşleri kendilerini bağlar.)