Zeka göreceli bir kavram. Önce onu tanımlamak gerekir. Tanımlamalar ise keyfidir. Zeka anlayışımın kriteri matematiksel ve felsefi becerilerdir. Matematik ve felsefe özünde aynı şeydir zaten. İkisi de mantığa dayalıdır.
Kadının zeka potansiyelinin erkeğin zeka potansiyelinden aşağıda olduğunu söylemek, aşağılayıcı bir söylem değildir. Bu, erkeklerin memelerinin kadınlarınkinden küçük olduğunu söylemek kadar doğaldır.
Bu söylemi 2 şeye dayandırıyorum:
1- Sonuçlara bakarak. Matematikçiler ve filozoflar çoğunlukla erkektir sonucunu görüyorum. Hadi bu maddeyi ataerkil toplum yapısına bağladık diyelim.
2- Gerekçelere bakarak. Biyolojik açıdan kadın ve erkek aklı kıyaslanabilir. Evrimsel biyolojiden yaklaşırsak, canlıların karşı cins tercihlerinde bazı kriterleri vardır. Erkekler için kadının doğurganlık ve dişilik özellikleri önemliyken, kadınlar için erkeğin güçlü olması önemlidir. İşte tam bu noktada erkeğin aklının da güçle ilişkili olduğunu görebiliriz. Akıllı erkek güçlü erkektir ve dolayısıyla kadınlar tarafından eş olarak seçilebilir. Ama erkekler kadınları seçerken akıl gücüne bakmaz, dişiliğine bakar. Doğadaki canlılığın genel işleyişinde bunu gözlemleyebiliriz.
Cinsel seçilimdeki bu baskı, erkeği daha akıllı olmaya zorlamıştır.
Zaten ataerkil toplumun varlığı da erkeğin daha güçlü ve akıllı olmasının bir sonucudur. Nedeni değil.
Kadınları aşağılamıyorum, tam tersi kadın haklarını savunurum. Erkek ve kadına eşit haklar verilmelidir. İslamdaki veya dinlerdeki gibi bir ayrımcılığı kesinlikle savunmuyorum.
Doğa bizi farklı tasarlamış olsa bile biz eşit yaklaşabiliriz. Doğa bilinçsizdi ama biz bilinçliyiz.
|