Dr.Ali Şeriati diye biri vardı.
Bu kişinin bir de "Din'e karşı din" isimli bir kitabı.
O kitaptan özetleyecek olur isek,
Yeryüzünde yalnızca bir din vardır o da "Tevhid" dini.
Bir de,
Zamanında "Tevhid din'i" olarak gelmiş dinin,
zamanla bidatlar katılarak bozulmuş şekli olan,
"Şirk din'i"
Hali hazırda yaşadığımız dünyada bulunan her din kendini "Tevhid din'i",
Kendi dışındakileri ise "Şirk din'i" olarak tanımlar.
İnsanoğlunun varlık alemine çıkmasından evvel,
Bezm-i elest'te (Kal-ü veya Gal-ü bela denilerek karıştırılır.Oysa Bezm-i Elest'te "Ben sizin Rabbiniz değil miyim ?" sorusuna verilen yanıt olan "Bela-Evet.Kal-ü bela-Şüphesizki evet demektir.Yani o mekandaki bir diyalogda insan ruhunun verdiği cevaptır aslı.)
Bu diyalog ile oluşan durumu,
teoloji,
"Ebedi ahid" diye niteler.
Ahit iki taraf arasında yapılır.
Rab (Eğiten-öğreten-geliştiren)adı ile Yaradan,
bu ahitte kendine düşen bölümde,
kendi tanınması demek olan İlahi Elçilerini yollar ve insanlığı eğitir.
Ahitin öteki muhatabı olan insanlık ise,
Yaradanın tanınması demek olan İlahi Elçilerin gelişleri esnasında,
"Lebbeyk" demek durumunda olması gereken kesimdir.
İslam yani Tanrı'ya teslim olmak denilen olay,
İnsanlık aleminin ilk gününden bu yana,
Gelen tevhid dinine "Lebbeyk" demenin gereği olarak teslim olunması ile gerçekleşir.
Sırat el müstakiym diye anılan kavram da,
Cennet -cehennem denilen,
mekan şeklinde düşünülen,
mükafat-ceza mekanlarına giden,
Kıldan ince kılıçtan keskin,
"Nesnel" bir köprü değil,
Düşünsel olarak ilahi gerçeği farkedip,
O'na teslim olabilmenin içsel geçişinin ifadesidir.
El cahiliye denilen dönemin Elçisi ise,
Hz.İbrahimdir.
Bu yüzden Hz.Muhammed,
Hz.İbrahim'in getirdiği dinin,
şirkleşmiş hali olan ve bizlerin "Putperest" olarak nitelendiği için,
öyle olması gerek diye düşündüğümüz inancın değil,
O inancın bozulmamış halini yaşamaya çalışan,
"Hanif" olarak tanınmıştır.
Yani bunu,
Hz.Musa ümmetinin bir bireyi ve Yahudi iken,
kendisine gelen vahy ile Hıristiyanlığı insanlık alemine sunan Hz.İsa'nın durumu gibi algılayabilir isek,
Hz.Muhammed'in,
Hz.İbrahim'in dininden olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Kendin için istemediğini,başkaları için de isteme.
Konu Psiko tarafından (22-10-2009 Saat 12:42 ) değiştirilmiştir.
|