Brian´isimli üyeden Alıntı
Sayın Evrensel İnsan;
Kapitalizm sorununun politik boyutunu görmek önemlidir. Yani emperyalizm, kapitalizm vb. ilgili olan sorunlar politik yanları vardır. Kapitalizmin uyguladığı neoliberal vb. politikaları görmeyi, bunları deşifre etmeyi ve bunlara karşı politikalar geliştirmeyi içerir.
|
Size bir sey sormak istiyorum. Hukumetin, partilerin degil policy si olur. Policy ile politics farkini ortaya koyar misiniz?
|
Apolitik olmak politik olana ilgisizliktir. Şimdi apolitik olan biri politik olana ilgisiz olduğu için politik olmanın bilincine ulaşamaz zaten. (Zamanla koşulların uygun hale gelmesi ile ulaşabilir tabii.)
|
Aksine, apolitik her turlu poolitikayi bunyesinde toplayabilir. Ama bir politika kendisinin disinda baska bir politikayi da apolitikligi de bunyesinde toplayamaz.
|
Şimdi derseniz ki benim tanımladığım apolitik olan politik olanın da bilincinde. Sadece bilincinde değil kapitalizmin uyguladığı politikalara karşı politikalar da geliştirebiliyor. O zaman zaten o apolitik olmuyor, bir şekilde politikayı bilmek zorunda olduğu için bu durum apolitiklik olarak tanımlanamaz.
|
Kisaca sizce pollitikanin ne oldugunu aciklar misiniz? En azindan siziun bu kavrama verdiginiz anlam ve icerigi bilirsem; ona gore yanit verebilirim.
|
Verdiğiniz örneklere gelince...
Bilinçli olmak mücadele vermek demişsiniz.
Annesinin sütünü emmek isteyen çocuğun yeterince bilinçli olmadığına değinmişsiniz. Neden peki?
|
Suur yasama yetisidir. Bilinc ise beynin algilama/sorgulama yetisidir. Obebek yasam yetisi olarak karnini doyurmak ister, yalniz ne ile ve naden/nasil karnini dogurdugunun bilincinde degilkdir. Suur dogustan gelir, bilinc ise yasamdan ogrenilir.
|
Bebek emmek için mücadele içinde değil mi? Örneğin acıkan bebek ağlıyor bir bakıma bunun da mücadele olduğu söylenebilir.
|
Canlinin yasama yetisi dogustan gelir, bilinc ise yasamdan ogrenilir kazanilir.
|
Yine aç kalan insanlar, çok bilinçli bile olmasa, aç kalmak onları zorladığı için bu konuda mücadele içine gireceklerdir.
|
Iste o yuzden olum orucu ya da aclik grevi bir amac ugruna yapilan bilincli bir eylemdir. Ya da ac kalan yasamak icin insan eti bile yer.
|
Demek ki mücadele etmek için maddi koşulların oluşması son derece önemli ve bir bakıma gereklidir.
|
Maddi kosul yeterli degildir ve dogaldir. Onemli olan beynin fonksiyonunun niteligidir. Mesela bir kisi ac ve buldugu elmayi yedi? Neden ikinci elmayi saklar, satar v.s.? Evet maddi tamamda kosul bir algidir. Yani kolelik/kulluk bir maddi kosul degildir, aklin insanoglunu bu amacla degerlendirmesidir. Madde de kosul yoktur, kosulu maddeye insanoglu verir.
|
Gezi Parkı olaylarına gelince....Bu olayı aslında bir anda gelişen bir olay diye düşünmemek gerekir. Yılların birikimi vardır. Bu birikim eylem için uygun ortamı yani maddi ve diğer koşulları yaratmıştır. Bir kıvılcım da gerisini getirmiştir.
|
Burada maddi kosuldan ziyade birey bilinci olgusu var. Eger birey bilinci olmasaydi, gezi parki direnci olmazdi. Ayrica bu kosulu yaratan da Diktatorun diktatorlugudur, yani onun beyninin fonksiyonu; inanci, ideolojisi, demokrasi algisi bilgisi bilinci v.s.
|
Aslında Gezi Parkı olayları sadece apolitik insanların başlattığı bir olay değil. Birçok insan var içinde. Politik olanlar, olmayanlar, taraftar grupları, vb. Ama dediğim gibi maddi ve diğer koşullar oluşmuştu. Yoksa Gezi Parkı olaylarına benzer birçok olay oldu bu ülkede, hatta yakın zamanlarda oldu bu tür olaylar. Ama bu şekilde bir boyuta ulaşmadı ve bu kadar dikkat çekmedi. Neden çünkü maddi ve diğer koşullar oluşmamıştı.
|
Yapilan ankette genclere sorulmus, %76'si hic bir partiye orgute dernege v.s. uye olmadigini soylemis. Buradaki kosul maddi degil; genclerin birey farkindaligi ve bilinci, diktatorun de diktatorluk beyni idi. Yani kosular fenomeni etkileyen numenal yetinin sonuclaridir.
|
Yoksa politik olanların politik olmasından kaynaklanan bir sorun değildi bu. Ama sistem bu şekilde gösterdi, dedik ki bunlar politik insanlardır, marjinallerdir vb. Böylece insanlar bir süre için bu tuzağa düştü bir ölçüde. (Ama dediğim gibi sorunun zaten politik kısmı da vardı. Sistem hale bunu kullanmaya devam ediyor. Ama kapitalizm yoluna devam ettikçe insanların yaşam alanları vb. alanlar tehlikeye girdikçe insanlar bazı şeylerin ister istemez farkına varacaklardır. Bu apolitik olmanın onlara sağladığı üstün bakış açısından kaynaklanan bir durum da değil; kaçınılmaz bir şekilde gelen veya gelmesi beklenen bir durum.)
|
Peki gezi parki direniscilerinin hepsini birlestiren ortak bir politika nedir? ve neye gore odur? Bence fenomeni yonlendiren numenal yetiyi es geciyorsunuz. Neden ve neye gore kacinilmaz?
|
İşte bu noktadan sonra bunun politika bir ilgisi yoktur, maddi koşullar ve kapitalizmin de bununla ilgisi yoktur vb. denirse, iş orada bırakılırsa soruna çözüm bulunmaz. Tabii sürecin nasıl bir yolda ilerleyeceğini bilmiyorum. Çünkü değişen maddi koşullar ve diğer etkenler insanlara gerekli politik bilinci kazandırabilir. Bunun olup olmadığını ise zaman gösterecek.
|
Burada konu kapitalizm degildir. Siz bunu ona tasiyabilirsiniz. Burada konu her turlu hak ve ozgurluge mudaheledir. Bunun algisi da ancak birey bilinci ve numenal yeti ile algilanir.
Kisaca T.C. tarihinde bugune kadar hic bir surette birey bilincli bir hareket yoktur. Sadece toplumsal ideolojik politik inancsal ve ustelik guce otoriteye dayanan hareketlerdir. Ustelik bu hareketlerin sadece onunu cekenler nitelikli gerisi ise sadece niceliktir.
Gezi direnisinde ise her bir niceligin niteligi vardir. Yani nitelik ne bir oncu niteligidir ne de belirli bir ideoloji politika inanc v.s. icerir.