AhmetDoqan´isimli üyeden Alıntı
2.
Bölüm 2: Yunanistan’ın Dionysus’u ile İsa arasında bir benzerlik var mı?
.
1. Dionysus’u suyu Şaraba dönüştürmesi
Dionysus, Suyu Şaraba dönüştürdü ancak Dionysus suyu şaraba kendisi dönüştürmüyor, bunu yapmaları için başkalarına yetki veriyor. Aynı zamanda Dionysus, simyacı bir Tanrı olarak görülürdü. Sadece şaraba değil, altına, yağa vs. birçok şeye dönüştürebiliyordu. Suyu şaraba dönüştürtmesi normal değil mi? Orta çağda simyacılık çok fazla idi.
.
2. Dionysus Çarmıhta öldü mü?
Yunan Tanrıları ile Titanlar arasında ki bitmeyen savaşı hemen hepimiz biliyoruzdur. Titanlar adeta Tanrıları öldürmek için ellerinden geleni yapıyorlardı. Hatta bu “Titan Savaşları” adlı film’de de belirtilmiştir. Dionysus’ta titanlardan nasibini alan başka bir Tanrıdır. Dionysus’un çarmıha gerildiğine dair herhangi bir kayıt mevcut değildir. Dionysus’u Titanlar parçalara ayırarak öldürmüşlerdir.
.
3. Dionysus Bakire bir Anneden mi doğdu?
Dionysus Zeus ile Semelenin oğludur.
.
4. Dionysus’a “Alfa ve Omega” ve “Kralların Kralı” denmiş midir?
Dionysus’a Alfa ve Omega denildiğine dair hiçbir kayıt bulunmamaktadır. Zira kendisi “İlk ve Son” değildi ve kendisinden öncede yaşam vardı. “Kralların Kralı” gibi bir durum söz konusu değil, çünkü baş Tanrı Zeus’tu. Aynı zamanda Zeus’un daha birçok oğlu vardı.
.
5. Dionysus öldükten 3 gün sonra dirildi mi?
Dionysus inanışa göre her yıl dirilmekte!
.
6. Dionysus “Cennet’e Yükseldi” mi?
Cennet’e Yükselme Bütün pagan Tanrılarında vardır. İsa’nın hikâyesine benzesin veya benzemesin bir şekilde hikâyelerinde yer almakta! Ayrıca Hristiyanlıkta Cennet’e Yükseliş diye bir kavram yoktur. Çünkü Cennet yok. Hristiyanlıkta Cennet Yeni Yeryüzü ve Yeni Gökyüzüdür.
.
7. Dionysus’un 25 Aralıkta doğdu mu?
Dionysus’un 25 Aralıkta doğduğuna dair hiçbir kayıt mevcut değildir.
.
.
Yararlanılan Kaynaklar:
(1) Theoi Project Dionysus myths from orginal sources, cult, classical art
(2) Thomas Taylor’s treatise on the basshic Mysteries
(3) Twelve Olympians
(4) The birt of Dionysus from the thigh of Zeus – Volute crater from Apulia.
.
....
Belgeselin Kaynak gösterdikleri
.
Belgeselin kaynak gösterdiği yazarların başında eski amatör bir mısır bilimci Gerald Massey vardır. Yaşamını 19. yy’da sürdürmüş olan bu şahıs, İsa ile Horus arasındaki benzerlikleri ortaya çıkaran kişi olarak biliniyor. İlginçtir ki; Belgeselin kaynak yazarları arasında bulunan; Acharya S, Jordan Maxwell kendi eserlerinin kaynaklarını, Zeitgeist adlı belgeselin kaynaklarının başını çeken yazarlar oluşturuyor. Bunların(Aharya S, Jordan Maxwell) eserlerinin de kaynakları; Gerald Massey, Albert Churchwood, Joseph Wheless gibi yazarlar oluşturmuştur. Zaten bu yazarların çoğu Mesih Mittir Teorisi’ni(İsa’nın yokluk Hipotezi) savunan yazarların en ünlülerindendir.
.
Diğer bir sorun; Kaynakların 19. yy. ve 20. yy’a ve pek de güvenilir olmayan, çoğunlukla “kendi kişisel fikirlerini” belirten yazarlara dayandırılması. Hâlbuki özellikle şu son 100 yıl içerisinde insanlık birçok bilimsel veriye ulaştı, eskisinden çok daha aydınlandı. Zeitgeist adlı belgesel gibi eğer bir inancı çöktürme hedefinde olan şeylerin gerçek dışı bilgiler içermemesi gerekir, sağlam bir kanıt olması gerekir. Tabi, Normal yollar ile çürütemediler(çünkü Hristiyanlığı çürütecek hiçbir şey yoktur), Yalana başvurdular. Söylemem gereken şu ki, Gerçek asla çürütülemez. Karanlığın, Işığı asla yenemediği gibi.
.
Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak. Mesih İsa
|
Çok güzel ve harika tespitler bunlar. Ama Herodot, Kitap 2: EUTERPE'deki,
|
144- O sırada orada heykeli bulunanların hepsini bu adla andılar ve hiçbirisi tanrılara bağlamadılar. Bu, insanlardan önce, diyorlardı. Mısır’ı Tanrılar yönetiyorlardı (Zep Tepi (Başlangıç) Dönemi) ve kendileri de insanlarla beraber burada oturuyorlardı ve iktidar her zaman onlardan birinin elinde bulunuyordu. Bunların sonuncusu, Osiris oğlu Horus’tu, yani Yunanlılar’ın “Apollon” dedikleri. Bu Tyhon’u yenmiş ve Mısır’da sonuncu olarak hüküm sürmüştü. Osiris, Yunanistan’da Dionysos’tur.
|
bölümünde Eski Yunan'daki
Dionysos'un Eski Mısır'daki
Osiris olduğunu söyler. Bu tanrı Eski Mısır'da Orion ile simgelenirdi.
Bundan çok daha önemlisi, Judas'ın İncili'nde
Osiris'in kardeşi
Seth'in bir
"Mesih" olarak anılmış olmasıdır. Fakat
Herodot,
Seth'i, bu bölümde görüldüğü üzere,
"Typhon" olarak anar.
Buradan aşağıda gördüğünüz gibi bir sürü soru çıkar ve bunlara yanıt vermek gerekir:
1. Acaba
Herodot Mısır'a hiç gitmemiş miydi? Eğer gittiyse o zaman neden
Seth'i
"Typhon" olarak anıyor.
Biliyoruz;
Herodot Mısır'a gittiği zaman Hiyeroglif denen resimli yazıları okuyamıyordu. Örneğin Büyük Piramit ve diğer iki piramitin dış yüzlerinde 10,000 sayfayı dolduracak hiyeroglif yazılarının mevcut olduğunu söyler.
Herodot, eğer yalan söylemiyorsa, bu yazıları kendi gözleriyle gördü ama Mısır'da her yerde hiyeroglifle yazılı bu Tanrı'nın adını nedense
"Seth" olarak söyleyemiyor; Eski Yunanca ile
"Typhon" olarak söylüyor.
Eğer
Herodotus M.Ö. 450 civarlarında gerçekten Mısır'a gitmişse, kendisine her konuda yardım eden Mısırlı Rahipler vardı yanında, hiyeroglifleri ana dili olarak bilen bu Rahiplerden biri
Herodotus'a neden bu Tanrı'nın adını
"Seth" olarak söylemedi de,
Herodotus,
"Tarih/Kitap 2: EUTREPE"de
"Typhon" diyor?
2.
Herodotus'tan 500 yıl sonra ilk Hristiyanlar, bu Tanrı'nın adını tam isabetle
"Seth" olarak bilirler ve İncilleri'ne bu adı yazarlar.
Yahuda (Judas) Jesus'ın çarmıha gerilmesinden önce bir ağaçta kendisini bir iple astı (ki böylece ilk ölen Havari, dolayısıyla Hristiyan kendisi oluyordu). Ama bundan önce çok daha önemli bir şey yaptı:
"Yahuda'nın Sevindirici Haberi" adında bir İncil yazdı ve bu İncil müritleri tarafından elden ele dolaştırıldı.
Yahuda'nın yazdığına göre, Sahne 3'teki
"Melekler ve Hükümdarlar" bölümünde 5'i yeraltı, 5'i kaos'u yöneten toplam 12 melek vardır. Bunlardan yeraltını yöneten ve
"Mesih (Messiah)" adında çağrılan ilk melek,
Seth'tir.
Sorumuz çok basittir:
Herodotus'tan 500 yıl sonra
Yahuda "Seth" adını nasıl tam bir doğrulukla biliyordu ama
Herodotus bilemiyordu?
Bana göre
Herodotus Mısır'a kesinlikle gitmedi; o, yalnızca elinin altındaki kaynaklardan hareketle
"Kitap 2: EUTERPE"yi yazdı.