İnsanların hangi dine inandıkları o kadar önemli değil.
İnandıkları İlah'ın onları nasıl ve neye karşı motive edip yönlendirdiği önemli.
Bu konuda Kur'an'ın müslümanlardan temel beklentisi nedir; âyetleri inceleyerek bakalım.
"Allah müminlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler..." (Tevbe: 111)
Açıklığa kavuşturulması gereken iki husus var.
Birincisi; 'Allah yolunda savaş' ne anlama geliyor ?
İşkembe-i Kübrâ'dan sallamayalım.
Yine Kur'an'a mürâcaat edelim.
"Ortalıkta fitne kalmayıp, din tamamıyla Allah'ın dini oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse muhakkak ki, Allah yaptıklarını görür." (Enfâl: 39)
Öyle anlaşılıyor ki; dünyada Allah'a inanmayan insanların yaşadığı yerler ya da başka dinlerin egemen olduğu coğrafyalar birer potansiyel "fitne" alanları.
Bu alanlarda yaşayanlar behemehal "müslüman" yapılmalı; olmayan ehl-i kitap "küçülerek" cizye ödemeye mahkûm edilmeli
İkinci olarak; "Allah'ın dini " ne demek; buna bakalım.
"Kim İslâm'dan başka bir din ararsa, bu kendisinden asla kabul edilmeyecek ve o, âhirette kaybedenlerden olacaktır." (Âl- İmran: 85)
Kur'an'ın İlah'ı aslâ İslamdan başka din kabul etmezken, bu hesâba göre de - tüm dünyada İslâm egemen olana kadar - Allah yolunda savaşmak müslümana farzdır. Gerçi hemen bütün dinler, kendi müntesipleri dışında kalan "öteki"ne Cennet kapılarını kapatır da, hiç olmazsa diğerleri herkesi kendi bünyelerine katmak için savaş emretmezler.
Hayâtında bir defâ olsun Kur'an'ı açıp kendi dilinde okumamış milyarlarca insan, fısltı gazetesi aracılığıyla edindikleri bilgilere bakıp, "İslam, barış ve selâmet dinidir" üfürmesine inandılar. Benim esas hayret ettiğim şey; Kur'an'ı okuyanların da bu "şehir efsânesi"ne inanmaları.
Ya da edindikleri sosyal statü ve servet nedeniyle "inanmış" görünmeleri...
Konu Vefik Sami tarafından (05-03-2015 Saat 20:55 ) değiştirilmiştir.
|