Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #51  
Alt 12-11-2015, 13:03
İlahimasal İlahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
Standart

Kur-anda idaa edilen seytanlara atılacak TAŞ parçası yıldızlar bunlar mı.
https://www.turandursun.com/forumlar...96&postcount=1

Bu taş deilki ateş topu .
Hem nasıl düşerki ne kadar saçma fikir bu resimdeki yıldız bize milyonlarca kilometre yaklaşsa mhmdin fikirleri ve kutsal kabe yok olur...yani düşmezzzz.....istersen o korunmuş dediğin direksiz kubbeni bildiğin en dayanıklı elementten yap.

Düşmezz arkadaş düşmezzz.....yok eder.

Mhmd meteorları bu yıldızlarla karıştırmış belli.
Alıntı ile Cevapla
  #52  
Alt 12-11-2015, 13:12
aliyarasfal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aliyarasfal aliyarasfal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
Standart

Bağlaçlar ne işe yarar arapçada, heleki noktalama, imla olmadan yazılmış ise bir kitap. evren genişliyor dedi bilim insanları, hop kuran mucizecileri bir ayeti anında adapte etme telaşına düştü.

Bakara 236

Eli geniş (zengin) olanın kendi takdirine (kudretine), eli dar (fakir) olanın da kendi takdirine (kudretine) göre marufla (örf ve adete uygun) bir meta verererek faydalandırmaları, muhsinlerin üzerine bir haktır.

ve mettiû-hunne
: ve onları metelandırın, faydalandırın
11.
alâ el mûsiı
: eli geniş olan üzerine (zengin olana)
12.
kaderu-hu
: muktedir olduğu (kendi kudreti) kadar
13.
ve alâ el muktiri
: veeli dar olan üzerine (fakir olana)
14.
kaderu-hu
: muktedir olduğu (kendi kudreti) kadar




Zayirat 47


ve es semâe
: ve sema, gökyüzü
2.
beney-hâ
: onu biz bina ettik
3.
bi eydin
: bir kudretle, büyük bir kuvvetle
4.
ve in
: ve muhakkak ki biz
5.
le
: elbette
6.
mûsiûne
: genişiz


Ve sema; Biz onu bina ettik büyük bir kudret ile. Ve muhakkak ki genişler Biziz.

Bu ayetlerde geçen geniş kelimesi sıfattır. Yani özellik ifade eder. Ayrıca kuranda tanrısallığa özgü eylemler(fiili) beneynâ-hâ örneğindeki gibi na-ha na-hu biz yaptık, ettik şeklindeki geniş zaman kalıbıyla ayrılır. Bir çok örneği vardır ki bir kaçını yine koyarak göreceğiz.

Oysa sıfat olan geniş(musiu) eylem ifadesi olmadığından bu kalıpla dikkat edin kullanılmamıştır. Yani onu genişleten biziz demek için mucize uydurma meraklısı olmak gerekiyor.


Yine onu ifadesinin (gökler) kullanılmadığına ikinci cümlede dikkatinizi çekerim. Oysa hiç şansı yok, eski imlasız, herekesiz yazımla yazılmış kuranda semalarla ilişkili olsa idi (ve) bağlacından sonra buna ilişkin zamir kullanılırdı ki bu durumda Biz öznesinin etkileyeceği eylem olma ihtimali olabilir diyebilirdik. Ancak bağlaçtan sonra ne eylemsel kalıp kullanılmıştır bu sıfatı farklı okuyacak nede semaları bağlayacak zamir.

Yani buradaki genişlik sıfattır, eylem değil. Sadece bize yöneliktir semalara değil.

Bir sonraki ayetdede bu kalıbın kullanılışı aynen vardır ve arz ile ilişkili eylemi -na-ha ile belirtir.

Zayirat 48
Mahid: Döşek ,sermek


1- ve el arda
: ve yeryüzü, yeri
2.
fereş-hâ
: onu biz yaydık
3.
fe ni'me
: işte ne güzel
4.
el mâhidûne
: döşekler, döşenenler döşekçi.yayıcı

Bu ayetde evrenin genişlemesinin keşfine kadar genişlik, somut fiziki anlam olarak çevrilmezken birden mucize oldu İslam aleminde ve genişlik sahibi olanlar genişleticilere dönüştü.
beney-hâ
: onu biz bina ettik(bina edeniz)

Ve İnna le musiune :ve biziz genişçi-ve biziz genişler ve (biz geniş kudret, güç sahibiyiz)



Bu arada zayirat 48de ne yayıp döşeniyor acaba?

Şimdilik saygımla gittim...

Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
Alıntı ile Cevapla
  #53  
Alt 12-11-2015, 14:13
Asinus Orientalis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Asinus Orientalis Asinus Orientalis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Jan 2015
Bulunduğu yer: Antik bir Yunan tapınağının merdivenlerindeyim.
Mesajlar: 779
Standart

aliyarasfal´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
...
Bu arada zayirat 48de ne yayıp döşeniyor acaba?

Şimdilik saygımla gittim...
İşte milyon dolarlık soru bu. Aşağıda itiraz ettiğiniz tarzda bir çeviri. Bunu diğer başlıkta (Enbiya 30) işliyorum.

51/ZÂRİYÂT-47
Ve sema; Biz onu büyük bir kudret ile bina ettik. Ve muhakkak ki (onu) genişletici olan elbette Biziz.
51/ZÂRİYÂT-48
Ve yeryüzü; onu döşek yaptık. İşte ne güzel düzenleyici.

Yukarıdaki çeviri doğru ise altında yine aynı paradigma var (Enbiya 30'da bahsi geçen)

Biz, ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz. M. Kemal ATATÜRK
Alıntı ile Cevapla
  #54  
Alt 12-11-2015, 14:44
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

taha suresi 111´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bu konuda yanıldığını belirtmeliyim.
kurana göre evren durağan ve sabittir derken yanılıyorsun
ve evren'i (göğü) kuvvetimizle kurduk, muhakkak ki onu genişletmekteyiz. (zariyat suresi 47. ayet) de de ap açık semanın yani gökyüzünün sürekli bir genişleme halinde olduğu belirtilmiştir. sizin bahsettiğiniz ayette bizim gözümüzle yer yüzü ve gökyüzünün bir sonu yoktur allah ayetinde bizim gözümüzde sonu görünmeyen cennetlerden bahsetmektedir ama allahın nazarında nasıl yer ve göğün bir başı sonu var ise cennetinde bir başı sonu bulunmaktadır. Allah bu ayetinde bizim nazarımızda sonsuzluktan kendi nazarında bir ölçüden bahsetmiştir. ne kadarda güzel ayettir.
saygılar
Dediğim gibi dostum, bir yerle bir yer kadar diyebilmek için o iki yerin sabit olması gerekir. Ayrıca "Gökler ve yer kadar" denildiği için de dünya ile evrenin aynı boyutlarda sanıldığı açıktır. Zira Evrende dünya bir toz tanesi kadar bile değilken, ayetlerde bu ikisi bir ölçü olarak veriliyor. Bundan şunu mu anlamalıyız;

Cennet evren kadar geniştir, dünya kadar dardır.

Bu saçma olur değil mi, mantıksız bir cümle ama tabi ancak ve ancak dünyanın ve evrenin boyutları aynı sanılıyorsa kurulabilecek bir cümle Evrenin sonu görünmese de dünyanın sonu bellidir ve evrenle karşılaştırıldığında dünya bir toz tanesinden daha da küçüktür

Bu ayetler bilimsel olarak büyük bir çelişkidir, kurtuluşu olduğunu da sanmıyorum

Genişleme konusuna gelirsek, arkadaşlar cevaplamışlar, ben de link vereyim, benim görüşlerim de benzer şekilde linkte mevcut;

http://dinsizdeist.blogspot.de/2011/...nislemesi.html

Saygılar...

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #55  
Alt 12-11-2015, 15:41
İlahimasal İlahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
Standart

Allah, her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin artırdığı şeyi ve eksilttiği şeyi bilir. Her şey O'nun katında bir ölçü iledir. (Ra’d Suresi, 8)

Allah rahimdekini BİLİRMİŞ.

Bilmek bir tanrıya yakışacak durum deil. Ayrıca çelişki var

Yarattığını ve karar verdiğini idaa eden tanrı biliyorum demekle .rahimdeki oluşumu soradan fark ediyor.
Bu günki ana karnındaki bebeğin her durumunu tıp biliyor.
Bilim adamları biliyoruz diyipde ( hava basmıyor yani) ne gerkiyorsa onu yapıyor.

Allah!? Yaratığı şeyi niye bildiğini soylerki ben şayet tanrı olsam rahimdekini biliyorum diyene kadar ordakilerin cinsiyetini ben belirledim derim.hastalık ,sağlık konularindada karar verdim derim.

Sanki bir başkası yapmışda tanrı sonradan öğrenmiş gibi bir anlatim sekli var ayette.
Alıntı ile Cevapla
  #56  
Alt 12-11-2015, 17:10
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

ilahi komedya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah, her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin artırdığı şeyi ve eksilttiği şeyi bilir. Her şey O'nun katında bir ölçü iledir. (Ra’d Suresi, 8)

Allah rahimdekini BİLİRMİŞ.

Bilmek bir tanrıya yakışacak durum deil. Ayrıca çelişki var

Yarattığını ve karar verdiğini idaa eden tanrı biliyorum demekle .rahimdeki oluşumu soradan fark ediyor.
Bu günki ana karnındaki bebeğin her durumunu tıp biliyor.
Bilim adamları biliyoruz diyipde ( hava basmıyor yani) ne gerkiyorsa onu yapıyor.

Allah!? Yaratığı şeyi niye bildiğini soylerki ben şayet tanrı olsam rahimdekini biliyorum diyene kadar ordakilerin cinsiyetini ben belirledim derim.hastalık ,sağlık konularindada karar verdim derim.

Sanki bir başkası yapmışda tanrı sonradan öğrenmiş gibi bir anlatim sekli var ayette.
Evet ayette tuhaflık var, üstelik mucizeciler bu ayeti de mucize diye sunuyorlar

Allah'ın böyle olayları çoktur Kur'an'da. Misal; 10 kişiye 1 kişi dalarsanız yenersiniz demiştir, boş yere çokça kişinin ölümüne sebep olmuştur ondan sonra "bilmiş, anlamış"tır ki hesabı yanlış yapmış ve düzeltmiştir Nesh olayı bunun başlı başına kanıtıdır, Allah gaybı bilmez

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #57  
Alt 12-11-2015, 18:49
taha suresi 111 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
taha suresi 111 taha suresi 111 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Nov 2015
Bulunduğu yer: ist
Mesajlar: 17
Standart yanılgılar

Dark_Prince´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Dediğim gibi dostum, bir yerle bir yer kadar diyebilmek için o iki yerin sabit olması gerekir. Ayrıca "Gökler ve yer kadar" denildiği için de dünya ile evrenin aynı boyutlarda sanıldığı açıktır. Zira Evrende dünya bir toz tanesi kadar bile değilken, ayetlerde bu ikisi bir ölçü olarak veriliyor. Bundan şunu mu anlamalıyız;

Cennet evren kadar geniştir, dünya kadar dardır.

Bu saçma olur değil mi, mantıksız bir cümle ama tabi ancak ve ancak dünyanın ve evrenin boyutları aynı sanılıyorsa kurulabilecek bir cümle Evrenin sonu görünmese de dünyanın sonu bellidir ve evrenle karşılaştırıldığında dünya bir toz tanesinden daha da küçüktür

Bu ayetler bilimsel olarak büyük bir çelişkidir, kurtuluşu olduğunu da sanmıyorum

Genişleme konusuna gelirsek, arkadaşlar cevaplamışlar, ben de link vereyim, benim görüşlerim de benzer şekilde linkte mevcut;

http://dinsizdeist.blogspot.de/2011/...nislemesi.html

Saygılar...
dostum tekrar ediyorsun çümlelerini yeni ve mantıklı birşeyler katamıyorsun

kısacası Dediğim gibi dostum, bir yerle bir yer kadar diyebilmek için o iki yerin sabit olması gerekir. Ayrıca "Gökler ve yer kadar" denildiği için de dünya ile evrenin aynı boyutlarda sanıldığı açıktır. diye olayı özetleyemezsin.
biryerden biryere diye tarif ederken iki yerin sabit olması gerekir diyorsun bunun açıklaması çok basit allah nazarında zatnen sabit yer ve evrenin genişliği belli genişleteceği alan belli yani mesafe belli ama insan nazarında bizim için sonsuzluk demek allah ayetinde bizim için sonsuz yani ucunu sonunu bilemeyeceğimiz bir genişlikten bahsetmekte ama kendisi için durum böyle değil bunu farklı yerlere götürme bence. ayrıca gönderdiğin siteyede göz attım siz oradan okuyupta burada paylaştıysanız bu konuyu zaten inanıpta paylaşmıssınız demektir. ama kendiniz bulupta kafanıza takılmışşa bu konu detaylıca konuşulur. bende bu konuya verilmiş nice kaynaklardan bilgiler sunabilirim size lakin başkalarının fikri şuanda beni ilgilendirmiyo fikri ortaya atan sizsiniz benim cevabım size ve sizden bir cevap duymak okumam beni tatmin edecektir.

İnkâr edenler de, kendilerine ansızın kıyamet gelinceye veya akîm (kısır) bir günün azabı gelinceye kadar, Kur'ân'dan şüphe etmekte devam edip giderler. (HAC/55)
Alıntı ile Cevapla
  #58  
Alt 12-11-2015, 18:56
taha suresi 111 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
taha suresi 111 taha suresi 111 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Nov 2015
Bulunduğu yer: ist
Mesajlar: 17
Standart cevap

Dark_Prince´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet ayette tuhaflık var, üstelik mucizeciler bu ayeti de mucize diye sunuyorlar

Allah'ın böyle olayları çoktur Kur'an'da. Misal; 10 kişiye 1 kişi dalarsanız yenersiniz demiştir, boş yere çokça kişinin ölümüne sebep olmuştur ondan sonra "bilmiş, anlamış"tır ki hesabı yanlış yapmış ve düzeltmiştir Nesh olayı bunun başlı başına kanıtıdır, Allah gaybı bilmez
sizede şu şekilde cevabım olacaktır.
Yüce yaratıcı allahında sıfatları bulunmaktadır. Sıfat-ı sübûtiyye göre İlm: Allahü teâlâ her şeyi bilir. Bilmesi mahlûkatın bilmesi gibi değildir. Karanlık gecede, karıncanın, kara taş üzerinde yürüdüğünü görür ve bilir. İnsanların kalbinden geçen düşüncelerini, niyetlerini bilir. Bilmesinde değişiklik olmaz. Ezeli ve ebedidir.
yani anlaşılacağı üzere ilm bilgi ve bilmek allahın yani yaratıcının sıfatıdır. ilm ve bilginin bilmenin sahibi allahdır. bir yaratıcı olarak herşeyi bilmesinden daha normal ne olabilir.

İnkâr edenler de, kendilerine ansızın kıyamet gelinceye veya akîm (kısır) bir günün azabı gelinceye kadar, Kur'ân'dan şüphe etmekte devam edip giderler. (HAC/55)
Alıntı ile Cevapla
  #59  
Alt 12-11-2015, 19:39
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

taha suresi 111´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
dostum tekrar ediyorsun çümlelerini yeni ve mantıklı birşeyler katamıyorsun

kısacası Dediğim gibi dostum, bir yerle bir yer kadar diyebilmek için o iki yerin sabit olması gerekir. Ayrıca "Gökler ve yer kadar" denildiği için de dünya ile evrenin aynı boyutlarda sanıldığı açıktır. diye olayı özetleyemezsin.
biryerden biryere diye tarif ederken iki yerin sabit olması gerekir diyorsun bunun açıklaması çok basit allah nazarında zatnen sabit yer ve evrenin genişliği belli genişleteceği alan belli yani mesafe belli ama insan nazarında bizim için sonsuzluk demek allah ayetinde bizim için sonsuz yani ucunu sonunu bilemeyeceğimiz bir genişlikten bahsetmekte ama kendisi için durum böyle değil bunu farklı yerlere götürme bence. ayrıca gönderdiğin siteyede göz attım siz oradan okuyupta burada paylaştıysanız bu konuyu zaten inanıpta paylaşmıssınız demektir. ama kendiniz bulupta kafanıza takılmışşa bu konu detaylıca konuşulur. bende bu konuya verilmiş nice kaynaklardan bilgiler sunabilirim size lakin başkalarının fikri şuanda beni ilgilendirmiyo fikri ortaya atan sizsiniz benim cevabım size ve sizden bir cevap duymak okumam beni tatmin edecektir.
Genişleteceği mesafe belliyse o halde "cenneti de gökler kadar genişleteceğiz" gibi bir ifade kullansın dostum Ayetten açık olarak göklerin sabit olduğu anlaşılıyor, diğeri senin yorumun ayetin kendisinden çıkmıyor ve ilgisiz bir yorum.

Belirlediği bir mesafeye göre söylediyse ikinci olarak neden sadece "gökler kadardır" demiyor da "göklerle yer kadardır" diyor? Demek ki Dünya'nın göklere göre çok küçük olduğunu bilmiyor. Ve önceki mesajımda da değindiğim gibi mantıksız bir cümle, sadece gökler ve yerin aynı boyutta olduğunun sanılması halinde bir mantığa oturabiliyor ama ne yazık ki değiller

Dostum zaten verdiğim site benim sitem, buraya almak yerine toplu halde görüşlerimin bulunduğu linki verdim. Kur'an'da evren genişlemesi filan yoktur, zaten bu başlıkta arkadaşlar da açıklamalarını yapmışlar

taha suresi 111´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sizede şu şekilde cevabım olacaktır.
Yüce yaratıcı allahında sıfatları bulunmaktadır. Sıfat-ı sübûtiyye göre İlm: Allahü teâlâ her şeyi bilir. Bilmesi mahlûkatın bilmesi gibi değildir. Karanlık gecede, karıncanın, kara taş üzerinde yürüdüğünü görür ve bilir. İnsanların kalbinden geçen düşüncelerini, niyetlerini bilir. Bilmesinde değişiklik olmaz. Ezeli ve ebedidir.
yani anlaşılacağı üzere ilm bilgi ve bilmek allahın yani yaratıcının sıfatıdır. ilm ve bilginin bilmenin sahibi allahdır. bir yaratıcı olarak herşeyi bilmesinden daha normal ne olabilir.
Ben tersini düşünüyorum ama onu diğer başlıkta tartışalım

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #60  
Alt 12-11-2015, 19:39
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

Dünyanın Düz Sanılması


Birkaç gün aradan sonra çelişkilere devam edelim.

Kur'an'da dünyanın düz olduğu kesin ancak bazı ayetler çarpıtılarak akıl almaz çıkarımlar, mealler yapılmıştır. Önce aşağıdaki linklere bakarak ilgili çarpıtmaları ve benim bunlara cevaplarımı görebilirsiniz. Önce Kur'an'da dünyanın yuvarlaklığına dair en ufak bir işaretin olmadığını görelim ki, kafamız karışmasın;

http://dinsizdeist.blogspot.de/2011/...dan-sonra.html

http://dinsizdeist.blogspot.com.tr/2...uvarlaklg.html

http://dinsizdeist.blogspot.de/2011/...in-ve-ins.html

Şimdi çelişkiye geçebiliriz. Kur'an'da şu türden pek çok ayet vardır:

O, yeri yayıp döşeyen... (Rad, 3)
Bu ayetle ilgili Kurtubi'nin görüşlerini şuradan okuyabilirsiniz;

https://turandursun.com/forumlar/sho...hp?start=37929

Ayette geçen "medde" kelimesi "yaymak, uzatmak" demektir, şu ayette de gölgenin uzatılıp yayılmasını anlatmak için kullanılmıştır;

Görmez misin ey insanoğlu! Rabbin gölgeyi nasıl uzatıyor; eğer dileseydi, hiç şüphesiz onu olduğu gibi bırakırdı; sonra gölgeye güneşi yol gösterici kılmışızdır. (Furkan, 45)
İşte dünya da gölge gibi uzatılıp yayılmış bir döşektir Kur'an'a göre. Kurtubi'nin de dediği gibi ayet Kur'an'a göre dünyanın düz olduğunun kesin delillerinden biridir.

Kur'an'da "yerin döşek gibi yayıldığını" söyleyen daha pek çok ayet vardır ama hepsini buraya almak gereksiz tahmin edersiniz ki. Bu türden ayetlere karşı Dünya'nın yuvarlak olduğunu savunan Müslümanlar şu türden bir savunma yapmaktadırlar; "Dünya yuvarlaktır ama çok büyük olduğundan bize düz gibi görünür, ayet de bu nedenle Dünya'ya düz demiştir". Ama bu ayetin kendisinden çıkan bir sonuç değildir, Allah'ın hata yapmasını kabullenemeyen Müslümanların geliştirdikleri bir savunmadır, subjektiftir ve dolayısıyla geçersizdir.

Şimdi başka ayetlere bakalım, Kehf Suresi;

85. O da (Batı'ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.
86. Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar buldu. Orada bir kavim gördü. 'Ey Zülkarneyn!

89. Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu.
90. Güneşin doğduğu yere ulaşınca onu, kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu.''
Görüldüğü gibi Zülkarneyn Güneş'in doğduğu ve battığı yere gitmektedir. Güneş'in su gözesinde batması olayını mecaz olarak yorumlayanlar vardır; "nasıl ki Güneş batarken büyük su kütleleri üzerinde sanki suyun içine batar gibi görünür, burada da durum bundan ibarettir" diye açıklayanlar olmuştur ama yine bu da ayetin kendisinden çıkan bir sonuç değildir, tamamen subjektiftir.

Ayrıca ayette batar gördü değil batar buldu deniyor. Zaten Kur'an'a göre yıldızların çok küçük ve katı cisimler olduğunu birkaç çelişki yukarıda açıklamıştım. Kur'an'ın bütününü ele alınca da zaten Güneş'in su gözesinde batabileceği sonucu ortaya çıkmakta. Şu videoyu da izleyebilirsiniz konuyla ilgili olarak;



Yani Güneş'in su gözesine battığı açık ama konu bu olmadığı için kısa kesiyorum. Bizi asıl ilgilendiren kısım ise Zülkarneyn'in Güneş'in doğduğu ve battığı yerlere gitmesi. Güneş su gözesinde batsın veya batmasın fark etmez, biz mecaz olduğunu kabul etsek dahi sonuçta neredeki büyük su kütlelerinden bakarsanız bakın görünüşte sanki suyun içine batar gibi olur. Ayetlerde ise Güneş'in doğduğu ve battığı yer denilerek spesifik iki yerden bahsedilmektedir. Durum böyle olunca da Zülkarneyn'in Güneş'in doğduğu ve battığı yere gittiği sonucuyla karşılaşırız.

Ama yuvarlak bir dünyada böyle spesifik noktalardan bahsedilemez, böyle bir dünyada ne kadar batıya veya doğuya gidilirse gidilsin çıkış noktasına geri dönülür. Güneş'in doğduğu ve battığı yerlere gidebilmek için dünyanın düz olması ve Güneş'in gerçekten doğup batması gerekir ki bunlar da söz konusu değildir. Dolayısıyla bu ayetler Kur'an'a göre dünyanın düz olduğunu kesin olarak kanıtlamaktadır.

İkinci nokta olarak şu ayeti verebiliriz;

Biz, senin (ilâhi emri bekleyerek), yüzünü göğe çevirdiğini görüyorduk. Artık mutlaka seni razı (hoşnut) olacağın kıbleye döndüreceğiz. Bundan sonra yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Ve siz nerede olursanız (namazda) yüzlerinizi o yöne çevirin. Ve muhakkak ki kendilerine kitap verilenler, bunun Rab'lerinden bir hak (gerçek) olduğunu elbette bilirler. Allah onların yaptıklarından habersiz değildir. (Bakara, 144)
Görüldüğü gibi nerede olunursa olunsun yüzlerin Mescid'i Haram yönüne çevrilmesi isteniyor. Halbuki yuvarlak bir dünyada bu da imkansızdır, şurada tartışmıştık;

https://turandursun.com/forumlar/sho...hp?start=37908

Yani kıble emri de Kur'an'a göre dünyanın düz olduğunun kesin kanıtlarından biridir. Bir de şöyle bir ayet var;

Ne güneş, aya yetişebilir ve ne gece, gündüzü geçebilir; hepsi de bir gökte yüzüp durur. (Yasin, 40)
Halbuki Güneş de Ay da her zaman aynı yerlerindedir, hiçbiri kaybolmaz ki birbirilerine yetişme durumu söz konusu olsun. Gece ve gündüz de aynı şekilde şuanda mesela ben bu yazıyı akşam yazıyorum ama şimdi başka ülkelerde de gündüz yani sabahtır. Yani bunlar devamlı birbirlerine yetişik durumdadır. Ayette anlatıldığı şekilde olması için yine dünyanın düz olması gerekir, yuvarlak bir dünyada bu ayet çelişkilidir.

Ben bu ayeti başta düzenleri hiç bozulmadan Güneş'in Ay'ın gece ve gündüzün birbiri ardına gelip geçmesine yorumlayıp fazla önemsememiştim şuna ne diyeceğiz;



Yani Ay'ın Güneş'le birlikte gündüz de görüldüğü oluyor, yani Ay Güneş'e yetişebiliyor. Kısacası Allah bu konuda da yanılmış oluyor.

Buna dair daha pek çok örnek bulunabilir ama şimdilik bu kadarını yeterli görüyorum, bunlar Allah'ın dünyayı düz sandığını kesin olarak kanıtlıyorlar zaten. Şu videoyu da mutlaka izlemenizi öneririm;


Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kur-an'daki Çelişkiler (Best Of) YasasinBilim İslam 207 20-04-2020 14:32
Kur'an'daki Çelişkiler Dark_Prince İslam 105 23-01-2011 08:24
Kur'an'daki bir bilimsel hata İslam 72 06-09-2008 12:36
Kuran'daki çelişkiler... İslam 37 28-06-2008 22:03

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:06 .