Aslında bir yazı yazmıştım ama pc kapandı nedense.. İyi de oldu.. Arada Freddie de görüşlerini yazmış.. Yazıda onun görüşüne de değinmek gerekir.
Ben en çok 'hırsızın' durumu karşısında gelecek yorumları merak etmiştim zaten.
Kızıl ve Spartacus gibi Sosyalist arkadaşların, 'hırsızın suçlu olduğu' ile ilgili veya 'durumu ne olursa olsun hırsızlık yapma gibi bir hakkı olmadığına' yönelik görüşlerine şaşırdım.. Şöyle söylemelerini beklerdim; ''Hırsızın hiçbir suçu yoktur.. Eğer ortada bir suç varsa, bu kişiyi çalmaya 'mahkum eden', onu 'zorunda' bırakan sistemin (veya devletin) suçu vardır.. Hırsızın çalma 'hakkı' vardır.. 2. suçlu da bakkal sahibidir.. Birincisi (meşru müdafaa gibi bir durum yokken) bir insanın canına kastettiği için, ikincisi de ruhsatsız silah taşıdığından dolayı suçludur.''
Yine de bu iki arkadaşın hakkını vermek gerekir.. Her ikisi de hırsızlığın arka planında yatan sosyal sorunlardan bahsetmişler.. Ama yine de hırsızı haksız/suçlu bulmuşlar.
Freddie'nin söylediklerinin ise tamamına katılıyorum.. Benim de görüşüm bu doğrultuda.. Hatta (eğer yaşarsa) hırsızın ceza alması bir yana, hem kendisinin hem de ailesinin 'insanca' yaşabilmesi için gerekli olanaklar sağlanmalıdır.
Buna benzer şöyle bir soru daha var;
''Avrupa’da bir kadın yakalandığı özel bir kanser türünden dolayı ölüme çok yaklaşmıştır. Doktorlar, şehirdeki bir eczanenin yeni keşfettiği radium bileşimli bir ilacın yarlı olabileceğini, kadının kocası Heinz’e bildirirler. İlaç çok pahalıdır ve bir dozu için yaklaşık 200 dolara mal olmaktadır. Fakat eczacı ilacın bir dozu için yaklaşık 2000 dolar istemektedir. Heinz bütün gayretleriyle 1000 dolar toplayabilmiştir. Heinz eczacıya karısının çok hasta olduğunu ve paranın kalan yarısını da sonra vereceğini söyler. Eczacı Heinz’in teklifini kabul etmez ve ilaç için paranın tamamını ister. Şimdi Heinz ilacı çalmalımıdır? Niçin?''
Aslında Kolhberg bu soruları kendi kuramını oluşturmak için hazırlamış.. Ama onun kuramı sosyal sorunlar, sistemin bozuk olması vb. durumlardan soyutlanmış durumda.. Sistemden soyutlanmış bir ortamda, Heinz'ın ilacı çalmasının ahlakiliğini sorguluyor.. Yani yukarıda bahsettiğimiz durumdan tamamen başka bir konu.. Yine de açıklamakta yarar var;
Kolhberg 3 düzey belirliyor; Gelenek öncesi düzey, Geleneksel düzeyi, Gelenek sonrası düzey.
Düzey 1. Devre cevapları: (Güdülenmeler ve gereksinme sonuçları göz önüne alınmaksızın, davranış fiziksel zararla ölçülür.)
Evet- ''İlacı çalmalı. İlacı çalmak aslında kötü bir şey değil. İlaç için baştan para vermeyi de denedi, zaten aslında çaldığı ilaç 2,000 dolarlık değil. 200 dolarlık.''
Hayır- ''İlacı çalmamalı. Büyük bir suç. İzin almadı, zorla eczaneye girdi. Çok pahalı bir ilacı çalıp eczaneye de kapıyı vs. kırıp girerek çok zarara yol açtı.''
II. Düzey/3.devre cevapları: (Davranış güdüye ve davranışı yapan kişiye göre değerlendiriliyor. Bir davranış eğer <iyi>, özgecil(diğerkam) bir güdüye dayanıyor ya da böyle bir kişi tarafından yapılıyorsa, iyidir, bunun tersi ise kötüdür.)
Evet- ''İlacı çalmalı. İyi bir kocanın yapması doğal olan bir şeyi yaptı. Karısını sevdiği için yaptığı bir şeyden dolayı onu suçlayamazsınız. Eğer karısını kurtaracak kadar sevmeseydi o zaman suçlanırdı.''
Hayır- ''Çalmamalı. Karısı ölürse, Heinz suçlanamaz. Yasal yollarla yapabileceği her şeyi karısını sevmediği ya da kalpsiz olduğu için yapmamış değil. Bencil ve kalpsiz olan eczacıdır.''
III.Düzey/6.devre cevapları: (İyi niyet, bir davranışı doğru ya da yanlış yapmaz. Ancak bir davranış, kişisel olarak seçilmiş ilkelere dayanıyorsa yanlış olamaz. Kurallara uymamak aslında doğru bir davranış olabilir, fakat bu sadece kuraldan sapma ile bir ahlak ilkesine kesinlikle ters düşme arasındaki bir tercih durumunda söz konusudur. Ahlak ilkelerinin de yasal kurallar kadar, hatta daha fazla önemi olduğuna inanılır).
Evet- ''Bu durum Heinz’ı çalmakla karısını ölüme terketmek arasında bir tercihe zorlamaktadır. Bir tercih yapılması zorunlu olduğu zaman çalmak ahlaken doğrudur. İnsan hayatını koruma ve ona saygı gösterme ilkesine dayanarak hareket etmesi gerekir.''
Hayır- ''Heinz, karısı kadar ilaca ihtiyaç duyan başka insanlarda olup olmadığı konusunda bir karar verme durumundadır. Heinz karısına karşı duyduğu kendi hislerine göre değil, söz konusu olabilecek bütün insanların hayatının değerini göz önüne alarak hareket etmelidir.''
---
Yani soruları nerden aldığımı da bilin.. Ama başlıkta benim merak ettiğim konu farklıydı.. Bu yüzden iki farklı konu var.. Elbette bu son bahsettiğim konu da tartışılabilir.. Farklı görüşler çıkabilir.. Düzeylerin açıklamalarını detaylı incelemek için aşağıdaki siteye bakabilirsiniz.
http://www.belgeci.com/kohlberg-ve-ahlak-gelisimi.html