Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 18-05-2011, 22:32
Sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sangre Sangre isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
Standart

Aslında bir yazı yazmıştım ama pc kapandı nedense.. İyi de oldu.. Arada Freddie de görüşlerini yazmış.. Yazıda onun görüşüne de değinmek gerekir.

Ben en çok 'hırsızın' durumu karşısında gelecek yorumları merak etmiştim zaten.

Kızıl ve Spartacus gibi Sosyalist arkadaşların, 'hırsızın suçlu olduğu' ile ilgili veya 'durumu ne olursa olsun hırsızlık yapma gibi bir hakkı olmadığına' yönelik görüşlerine şaşırdım.. Şöyle söylemelerini beklerdim; ''Hırsızın hiçbir suçu yoktur.. Eğer ortada bir suç varsa, bu kişiyi çalmaya 'mahkum eden', onu 'zorunda' bırakan sistemin (veya devletin) suçu vardır.. Hırsızın çalma 'hakkı' vardır.. 2. suçlu da bakkal sahibidir.. Birincisi (meşru müdafaa gibi bir durum yokken) bir insanın canına kastettiği için, ikincisi de ruhsatsız silah taşıdığından dolayı suçludur.''

Yine de bu iki arkadaşın hakkını vermek gerekir.. Her ikisi de hırsızlığın arka planında yatan sosyal sorunlardan bahsetmişler.. Ama yine de hırsızı haksız/suçlu bulmuşlar.

Freddie'nin söylediklerinin ise tamamına katılıyorum.. Benim de görüşüm bu doğrultuda.. Hatta (eğer yaşarsa) hırsızın ceza alması bir yana, hem kendisinin hem de ailesinin 'insanca' yaşabilmesi için gerekli olanaklar sağlanmalıdır.

Buna benzer şöyle bir soru daha var;

''Avrupa’da bir kadın yakalandığı özel bir kanser türünden dolayı ölüme çok yaklaşmıştır. Doktorlar, şehirdeki bir eczanenin yeni keşfettiği radium bileşimli bir ilacın yarlı olabileceğini, kadının kocası Heinz’e bildirirler. İlaç çok pahalıdır ve bir dozu için yaklaşık 200 dolara mal olmaktadır. Fakat eczacı ilacın bir dozu için yaklaşık 2000 dolar istemektedir. Heinz bütün gayretleriyle 1000 dolar toplayabilmiştir. Heinz eczacıya karısının çok hasta olduğunu ve paranın kalan yarısını da sonra vereceğini söyler. Eczacı Heinz’in teklifini kabul etmez ve ilaç için paranın tamamını ister. Şimdi Heinz ilacı çalmalımıdır? Niçin?''

Aslında Kolhberg bu soruları kendi kuramını oluşturmak için hazırlamış.. Ama onun kuramı sosyal sorunlar, sistemin bozuk olması vb. durumlardan soyutlanmış durumda.. Sistemden soyutlanmış bir ortamda, Heinz'ın ilacı çalmasının ahlakiliğini sorguluyor.. Yani yukarıda bahsettiğimiz durumdan tamamen başka bir konu.. Yine de açıklamakta yarar var;

Kolhberg 3 düzey belirliyor; Gelenek öncesi düzey, Geleneksel düzeyi, Gelenek sonrası düzey.

Düzey 1. Devre cevapları: (Güdülenmeler ve gereksinme sonuçları göz önüne alınmaksızın, davranış fiziksel zararla ölçülür.)

Evet- ''İlacı çalmalı. İlacı çalmak aslında kötü bir şey değil. İlaç için baştan para vermeyi de denedi, zaten aslında çaldığı ilaç 2,000 dolarlık değil. 200 dolarlık.''

Hayır- ''İlacı çalmamalı. Büyük bir suç. İzin almadı, zorla eczaneye girdi. Çok pahalı bir ilacı çalıp eczaneye de kapıyı vs. kırıp girerek çok zarara yol açtı.''

II. Düzey/3.devre cevapları: (Davranış güdüye ve davranışı yapan kişiye göre değerlendiriliyor. Bir davranış eğer <iyi>, özgecil(diğerkam) bir güdüye dayanıyor ya da böyle bir kişi tarafından yapılıyorsa, iyidir, bunun tersi ise kötüdür.)

Evet- ''İlacı çalmalı. İyi bir kocanın yapması doğal olan bir şeyi yaptı. Karısını sevdiği için yaptığı bir şeyden dolayı onu suçlayamazsınız. Eğer karısını kurtaracak kadar sevmeseydi o zaman suçlanırdı.''

Hayır- ''Çalmamalı. Karısı ölürse, Heinz suçlanamaz. Yasal yollarla yapabileceği her şeyi karısını sevmediği ya da kalpsiz olduğu için yapmamış değil. Bencil ve kalpsiz olan eczacıdır.''

III.Düzey/6.devre cevapları: (İyi niyet, bir davranışı doğru ya da yanlış yapmaz. Ancak bir davranış, kişisel olarak seçilmiş ilkelere dayanıyorsa yanlış olamaz. Kurallara uymamak aslında doğru bir davranış olabilir, fakat bu sadece kuraldan sapma ile bir ahlak ilkesine kesinlikle ters düşme arasındaki bir tercih durumunda söz konusudur. Ahlak ilkelerinin de yasal kurallar kadar, hatta daha fazla önemi olduğuna inanılır).

Evet- ''Bu durum Heinz’ı çalmakla karısını ölüme terketmek arasında bir tercihe zorlamaktadır. Bir tercih yapılması zorunlu olduğu zaman çalmak ahlaken doğrudur. İnsan hayatını koruma ve ona saygı gösterme ilkesine dayanarak hareket etmesi gerekir.''

Hayır- ''Heinz, karısı kadar ilaca ihtiyaç duyan başka insanlarda olup olmadığı konusunda bir karar verme durumundadır. Heinz karısına karşı duyduğu kendi hislerine göre değil, söz konusu olabilecek bütün insanların hayatının değerini göz önüne alarak hareket etmelidir.''

---

Yani soruları nerden aldığımı da bilin.. Ama başlıkta benim merak ettiğim konu farklıydı.. Bu yüzden iki farklı konu var.. Elbette bu son bahsettiğim konu da tartışılabilir.. Farklı görüşler çıkabilir.. Düzeylerin açıklamalarını detaylı incelemek için aşağıdaki siteye bakabilirsiniz.

http://www.belgeci.com/kohlberg-ve-ahlak-gelisimi.html

Konu Sangre tarafından (18-05-2011 Saat 22:39 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 18-05-2011, 23:49
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.704

Onur Üyeliği 

Standart

Sevgili Sangre, Tabi hırsızın davacı olması durumu ve sonradan da haklı-haksız sorusu ister istemez, hukuki alanı dahil ediyor. Günümüz hukuk ve yasalarını dıştalarsak, elbetde hırsızı o eyleme iten faktörleri, sosyal koşullarını esas almamız(asıl sorgulanacak olan) gerekir, haliyle asıl düzeltilmesi gereken de bu, ama ne yapalım ki, hukuk olarakda ortada bir yaralama, bir hırsızlık var, en azından baklava çaldığı için 9 yıl ceza alan çocukların olduğu bir ülkede, ayık düşünemiyoruz demek ki : )

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 18-05-2011, 23:50
aydoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aydoe aydoe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
Standart

Sangre´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ali ve ailesinin televizyonda akşam haberlerini izlediğini varsayın.. Spiker küçük bir bakkal dükkanının soyulduğunu haber veriyor.. Altı çocuklu işsiz bir baba olan hırsız yazarkasadan paraları alarak kaçmıştı, yaşlı bakkal tezgahın altındaki tabancasına uzanmış ve hırsızı sırtından vurmuştu.. Hırsızın durumu ciddiydi ve büyük olasılıkla hastanede felçli olarak sürekli kalacaktı.. Polis dükkan sahibini silah ruhsatı olmadığı için tutuklamıştı; hırsız da kendisini vurduğu için bakkaldan davacıydı.
Hırsızda zor kullanım ya da gasp yok yani alıp kaçma var ,yalnızca hırsızlık suçundan yargılanır .

Bakkal ise arkadan ateş ediyor adam öldürmeye tam teşebbüs ve ruhsatsız silah suçundan yargılanır .


Sangre´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Babası, “korkunç birşey, bunu nasıl yapabilir?” diyor.. Yeniyetme kardeşi, “o sadece kendini korumaya çalışıyordu” diyor.. Babası, “bunu demek istemiyorum” diye yanıtlıyor, “demek istiyorum ki, bu dolandırıcı herif o zavallı yaşlı adamdan davacı olmayı nasıl düşünebilir ve işin içinden sıyrılabilir?” Küçük kız kardeşi, “ama, diyor, onun silahı bile yoktu ve bu adam onu bakmadığı sırada arkasından vurmuştu”.. Ali konuya atılıyor: “Evet, ama bir insan sırf işsiz olduğu için çalma hakkını kazanmaz.. Yaşlı adam da herkes gibi kendini ve malını koruma hakkına sahiptir”.. Küçük erkek kardeşi söze karışıyor: “İkisi de haksızdı ve hak ettikleri başlarına geliyor.. Hırsız ölüyor, bakkal da hapsi boyluyor.” Ama, diyor anneniz, “bakkalın ahlaki açıdan haklı olduğunu düşünüyorum.” .
Tek doğru küçük kız kardeş .


Sangre´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Siz bu ailede kimi haklı olarak görürdünüz?.. Hırsız-Bakkal ikilisi üzerinden olayı yorumlayın desem, nasıl yorumlardınız?

(Bu arada başlıktaki 'Kim Haklı?' sorusu aile bireyleri için değil, Hırsız-Bakkal ikilisi için sorulmuştur.. Aile fertlerinin görüşleri kendilerini bağlar.)
Herkez kendi davasında haklıdır .

Hırsız hırsız olduğu için çalmak zorundadır.

Bakkal malını korumak zorundadır .

Yorum yapan aile bireyleri de kendi düşünceleri doğrultusunda yorumlamaktadır .

Burada aslında haklı durumda olan biri yoktur .

Hırsız hakkı olmayan bir parayı çaldığından dolayı suçludur .

Bakkal adamı vurmaktan ve silah bulundurmaktan suçludur .

Haksızlığın egemen olduğu bir toplumda bu tür adi suçlar işleyenlerin hakkı aranmaz , var olan hukuk sistemine göre cezalandırılılar.

Ne suça karışanlar ne de yorumluyanlar haklı olabilir .

''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 21-09-2012, 02:10
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

Guncelleme.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 21-09-2012, 09:26
Hypatia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hypatia Hypatia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2012
Mesajlar: 232
Standart

Günaydınlar ,

Güzel bir konu , düşündürücü bir soru bu, paylaşım için teşekkürler.
Vaktiyle bende buna benzer bir soruda epey fikir yürütmüştüm , İşlenen suç cezayı hafifletmelimi diye .
Buna benzer bir durumda burada var ama kesin bir haklı haksız durumu yok ortada.

Kim daha haksız durumu var berce . Oda ruhsatsız silah sahibi. Hoş ruhsatlı olsa bile yine suçlu o olur , yani vurgum ruhsat konusuna değil silah konusuna.

Hiç kimse kimsenin yaşam hakkını elinden alamaz , kanunlar çerçevesinde gerekirse uzun yıllar engellenebilir ama , tamamiyle yok edilemez.

Dolayısı ile bakkal sahibi daha suçlu.
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 04-10-2012, 15:17
Rashomon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Rashomon Rashomon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Oct 2012
Mesajlar: 6
Standart

Burada suçlu kişi sadece hırsız neden mi ?

Öncelikle işsiz ve 6 çocuğu var.İşsiz olabilme durumu göz önüne alındığında 6 tane çocuk yapmak düşüncesizlik oluyor.

Hırsızlığı yapabilecek kadar kuvveti yerindeyse ki yazıda hırsızın herhangi bir sağlık probleminden bahsedilmiyor.İşsiz olsa dahi hırsızlık yapmak yerine tüm gününü iş arayarak geçirebilir.

Şartlar bu duruma elverişlidir.Çünkü sağlık problemi olmayan bir insan istese her sektörde hemen hemen hani işçilik dahi olsa bir çok alanda iş bulabilir.Hırsızlık çözüm değildir.

Eğer burada adam hırsızlık yapmasaydı Bakkal da silahını kullanmak zorunda kalmazdı ve Hırsız da felçli kalmayacak Bakkalda davalı olmayacaktı.

Olayın vicdani boyutuna gelirsek burada adamın düştüğü durum onu hırsızlığa itmiş olabilir şartlar durumu bu hale getirmiş olabilir ne kadar da haksız olsa dahi sorumluluğun yarısı bu insanı işinden eden kişi veya kurumlarda olabilir fakat.Bu kanıya varmak için işsiz olmasındaki nedenlerinde sıralanması gerekiyor.

Bakkal açısından bakarsak şöyle ki bakkalın durumu çok kötü ve işler kesat olabilir.Fakat silahı kullanması şu açıdan olacaktır.Paranın gitmesi durumunda hırsız çıktığı anda eğer etrafta insanlar varsa onlardan yardım isteyebilir veya hemen polisi arayıp eşgali ve diğer tür bilgileri verebilir.

Silahı kullanması parasının koruması için değil de eğer kendi canına kasıt bir durum olduğunda sırtından değil de sadece yaralama maksadıyla ayağından falan vurabilirdi.

Yani olayın 2 boyutu var fakat asıl olayın fitilini başlatan kişi hırsız olduğundan dolayı rastgele yapacağı bir soygunda bakkalın silahının olup olmadığı olasılığını hesaba katmadığından ve bu işe girdiğinde başına gelebileceklerinin bilincinde olduğu için haksız kişi hırsız oluyor ama "Haklı" olan kimse yok Ne Bakkal Ne Hırsız.
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 10-10-2012, 23:08
OQONIL OQONIL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Jan 2009
Mesajlar: 11
Standart

Bu konuyu bu zamana kadar kominizm ve Demokrasi başlığına taşımayanlara önce iyi niyet duygularımı aktararak;

Konunun özünün mülkiyet nedir ve kime aittir soruları ile asıl mercahına oturtulmasını öneriyrum.

Görüşüm odur ki;

Sonuç sebebi her zaman kapsar.
Sebebe masdak olan ail ise ancak bir şekilde sebebi kapsar, o da yaşamak gibi bir gerekçesini sağlam bir kazığa bağlamak şartı ile.

Zaten dinde bu şekilde yeşermiştir.

Haksızlığa uğrayarak ezildikçe ezilen bir güruh, "gelin size özgürlük vaad ediyorum diyen bir kişinin peşne düşmüştür." Asıl olan ise, o bir kişinin 1450 yıldır vaadini ayakta tutabilmesidir.

Düşünmek lazım üstadım.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kim haklı; İdealistler mi, Materyalistler mi? habilis Felsefik Tartışmalar 7 02-09-2012 17:31
Einstein Haklı Çıktı darkofdeath Fizik 23 30-01-2011 23:47
kim haklı? kuranyeter Politika 10 10-03-2010 17:04
Müslümanlar Bu Konuda Haklı... walla İslam 103 18-06-2009 15:01
Albert Einstein haklı mı..? aldostu Konu-dışı 1 17-03-2006 16:38

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:25 .