tayyare´isimli üyeden Alıntı
Bilim Üniversitelerin tekelinde değildir.
Bilim bu kuruluşlara teğet geçmeye başlamıştır. Medreseleşmeyi bu hükümet başlatmadı ki.
Astroloji bir disiplin değildir, ekonominin disiplin olduğunu günümüz Üniversitelerine bakarsak, iddia etmek mümkün değildir.
Kabaca neden:
Bilimi, evreni anlamak, daha doğruyu bulmak, daha başarılı olmak için kullanıyoruz.
Üniversitelerimizde okutulan Ekonomi ÇÜŞler için yararlıdır. Bu açıdan bilimden beklentimizi gerçekleştiriyor.
ancak, ÇÜŞler için yararlı olanın halklar içinde yararlı olduğunu iddia ediyorlar. İşte bu durum ekonomi dalını astroloji türü bakışa kaydırıyor.
Ekonomi okuyanlar maalesef ''çoğu'' yanlış bilgilerle donatılmıştır. 80li yılların en geç ikinci yarısından itibaren uzun zaman en yüksek puanla öğrenci alan fakülteler ekonomi-işletme olduğunu hatırlarsak durumun vehameti daha da iyi tespit edebiliriz. Ülkemizin IQ su en yüksek gençlerinin çoğu bu okullarda aptallaştırılmıştır. Şu anda bir çoğu işsizdir.
ÇÜŞ= Çok Uluslu Şirketler
|
Evet, bilim üniversitelerin tekelinde değildir.. Çünkü bilime katkı yapmak isteyen sıradan bir insan bile, yayınladığı bir makalede şu anda kabul görülen bir görüşü çürütebilir.. Tabii ki bu tip makaleler öncelikle hakemli yayınlardan geçmek zorundadır.. Bu, hem pozitif bilimlerde hem de sosyal bilimlerde bu şekildedir.. Bilim üniversitelerin tekelinde değildir ama, üniversitelerde bilim yapılmaktadır.. Bir çok farklı görüş, bir çok alternatif her zaman tartışılmaktadır.. Yayınlarda ise, konu üzerinde uzman olan bilim adamlarının ortak görüşü kabul edilir.. Yaygın olarak kabul edilir ama alternatif görüşlere de her zaman yer verilir.. Bu her disiplinde vardır.
Astroloji dediğin şey, üniv.lerde okutulmaz.. Çünkü bir bilim dalı değildir.. Ama ülkenin çoğu bu saçma sapan şeye inanır.. Aynı şekilde ülkeye, serbest piyasa ekonomisini -bu söylediğini anlamazlarsa kapitalizm diye sorarsın- benimseyip benimsemediklerini, ekonomide kabul edilebilir bir görüş olup olmadığı sorarsan, %99'u karşı gelecektir.. Emperyalizm, sömürü diye sosyalist jargona ait saçma sapan, kulaktan dolma şeylerle karşına çıkacaklardır.. İnsanlar her zaman kolay olan, kolay bir şekilde anladıkları şeyin peşinden giderler.. Onlara patron seni sömürüyor, sana az maaş veriyor dersen inanırlar.. Çünkü, vasıfsız oldukları halde emeklerini değerli sanırlar.. Sadece var olmalarının bile, bir değeri olduğunu düşünürler.. Bu dünyaya çalışmak için mi geldik, neden tembellik hakkımız yok diye düşünürler.. Çünkü onlar oturdukları yerden geçinmek isterler.. Zaten bu arzu yüzünden cennet diye bir yer yaratmışlardır.. Orada kös kös oturup, herşey ayaklarına gelecektir.. Bizim insanımızın hayallerini bunlar süslemektedir.
Üniv.de okutulan ekonomi, sadece ÇÜŞler için yararlı değildir.. İşçisinden, işverenine kadar her kesim için yararlıdır.. Bu özel firmalar kendi ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurarak, insanları istihdam ederler.. İnsanların toprak veya sermayeden bağımsız olarak, emek gücünü kiralayarak hayatını idame ettirmesi de yeni bir durumdur ve piyasa ekonomisinin insanlara sunduğu bir nimettir.. ÇÜŞler veya sıradan işletmeler hem işçiyi istihdam ederler, hem de aralarındaki rekabet yüzünden daha kaliteli hizmet sunarlar ve bu rekabet fiyatların düşmesine de vesile olur.. Ve böylece insanların (tüketicilerin) ihtiyaçlarını da karşılamış olurlar.. Eğer bu işletmelerin, üretimi sürdürebilecek bir motivasyonu olmazsa (kar), üretime devam etmeyecekler ve yukarıda söylediğim hiçbir durum geçerli olmayacaktır.. Çünkü bu işletmeler, 'İnsanların arabaya ihtiyacı var, bu yüzden biz de araba üretelim'' demezler.. Bu, Adam Smith'in de iddia ettiği gibi görünmez bir el (invisible hand) sayesinde olur ve bu görünmez el de 'kişisel çıkardır'.. Her kesim bundan belli oranda çıkar, fayda elde eder..
Sen tüm bunların belirli kesimler için faydalı olmadığını düşünüyorsan, nedenini açıklayabilirsin.. Seni tutan yok gördüğün gibi...
Ekonomi okuyanlar 'yanlış' bilgiyle donatılmışlardır diyorsun.. Ehh senin için bir fırsat, göster bakalım bu yanlış bilgileri.. Ordan kuru sıkı sallamakla olmuyor bu işler..
İktisat fakülteleri en çok işsiz çıkardığı bölümler değildir.. Gazetenin birinde fakültelere göre işsizlik oranları verilmişti, ona bakarsan iyi olur senin için.. Yine de bu fakültede işsizliğin yüksek olduğu biliniyor.. Peki neden yüksek?
Çünkü bu fakülteden mezun olanlar, süreci takip eden tüm sınavlardan başarıyla geçtikleri taktirde çok önemli yerlere gelmektedirler.. Kamudaki bakanlıklardan tut, merkez bankasına kadar iş imkanı vardır.. Ayrıca özel sektör de çalışabilme imkanı vs vs.. Bu durum, bu fakültelere öğrenci talebini yükseltmiştir ve mezunların sayısında önemli sayıda artış gözlemlenmiştir.. Yani bu işsizliğin nedeni, fakültede öğrencilerin aptallaştırılması değil, öğrenci birikmesidir bir anlamda..
Aslında aptallaştırılmaya çalışılan kesim, ülkenin tümüdür.. Ama artık insanlar medyaya felan da güvenmediği için, bu konuda ülkede çok olumlu gelişmeler yaşanıyor.. Umarım bu durum daha da iyileşerek devam eder ve insanlar 'güvenilir bilginin' sadece bilimsel yöntemlerle elde edilebileceğini anlar.. Ve ünivlerimize, bilim kurumlarına çok önceden verilmesi destek verilir, güven artar.. En büyük umudum budur.