
15-09-2009, 21:38
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Allah'ın Kayıp Kitapları, Furkan ve Suhuflar
İslam'ın amentüsünde Allah'ın kitaplarına iman vardır.
Ama ne hikmetse Allah'ın kitaplarının hiçbirinin orijinali ortada yoktur. Bazılarından ise hiç eser yoktur.
Kur'an'ın orijinalinin taş, hayvan derisi, kemik ve yaprak gibi ilkel malzemelere yazıldığı ve bunların yokolduğu iddia edilir.
Ne var ki bu ilkel orijinallerden toplanan ilk kitabın da yakıldığı rivayet edilir.
Dolayısıyla eldeki Kur'an'ların kaynağının ne olduğu, neye göre yazıldığının bir dayanağı, bir delili yoktur.
Aynı şekilde Tevrat'ın da orijinali yoktur. Orijinalini kimin yazdığı, içeriğinin ne olduğu belirsizdir. Asıl Tevrat'ın yitirildiği, MÖ. 500'lerde Ezra adında bir haham'ın Tevrat'ı yeniden yazdığı iddia edilir.
İncil'de durum daha da karışıktır. İsa'ya indirildiği iddia edilen bir İncil yoktur. İsa'dan sonra başkaları tarafından yazılmış yüzlerce İncil hikayesi arasından 4 tanesi uygun olarak seçilip Kilise'ce onaylanmış ve kutsal kitap olarak kabul edilmiştir. Ama İslam'a göre, Allah İsa hazretlerine İncil'i vermiştir. Öyleyse nerede bu İncil?
Zebur diye adlandırılan ve Davud'a indirildiği söylenen kitap ise, Musevi ve Hristiyanların peygamber olarak görmedikleri ve sadece büyük bir kral olarak kabul ettikleri Davud'un kendi yazdığı aşk şiirleri ve ilahilerden oluşan bir kitaptır. Allah'ın sözlerini, hükümlerini içermez. İslam'a göre o da tahrif edilmiştir. Öyleyse onun da aslı kayıptır.
Müslümanlar dört kitaba inandırılmıştır ama Kur'an'da 4 değil daha fazla kitaptan bahseder.
Tevrat dedikleri, Tanah adı verilen ve Hristiyanlarca Eski Ahid denen bütün kitabın sadece ilk 5 kitabına verilen addır. Tanah'ın tamamı ise 39 kitaptan oluşur ki bunların içinde Süleyman, Eyüp, Yunus, gibi peygamberlerin ve kralların da kitapları mevcuttur. Ama Kur'an, Tevrat'tan örnekler verdiği gibi, Tevrat dışındaki diğer kitaplardan da örnekler verir. Demek ki Tevrat diye kastettiği Tanah'tır.
Ortada olmayanlardan biri de on emir levhaları'dır. Musa'ya indirildiğine inanılan bu levhalar da kayıptır. Ayrıca Kur'an'a göre kitapların haricinde kimi peygamberlere suhuflar (sayfalar) verilmiştir. Örneğin;
Ala/ 18-19. Bu, elbette önceki suhuflarda, İbrâhim ile Mûsâ’ya verilen suhuflarda da vardır.
Kur'an'da Tevrat'ın açık olarak Musa'ya verildiği yazılmaz. Tevrat geçen yerlerde hep Musa anıldığı için İslam, Tevrat'ın Musa'ya verildiğini bildirir. Bu ayetteki Musa'ya verilen suhuftan, Tevrat'ın sayfaları kastedilebilir belki. Ama ayette İbrahim'e verilen suhuftan da bahseder ki; İbrahim'e ait bir suhuf da mevcut değildir, varsa o da kayıp kitaplar arasındadır.
Bunun yanında Musa'ya ve İbrahim'e verilen suhuflardan, Tevrat'taki kendilerine ait kısımlar kastediliyorsa; Bu kısımlar onların yaşam hikayelerini ve anlatır ki onlara verilen kitaplar olamaz.
|

15-09-2009, 22:27
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Kur'an'dan önce Muhammed Hazretlerinin bir kitabı daha mı vardı?
Kur'an'daki bazı ayetler, daha önce yaşanmış, daha önce emredilmiş gibi ifade edilmiş.
Örneğin müslümanlara namaz şartının miraçla geldiği öne sürülür.
Miraç'ın ise Hicrete yakın bir zamanda gerçekleştiği belirtilir.
Ama Alak suresi ilk gelen surelerdendir ve içinde namazdan bahseder.
Alak/ 9-10. Sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü?
Eğer Alak suresi ilk surelerdense, namaz bundan önce emredilmiş olmalıdır.
Bu tezatı gidermek için; Kimileri Alak suresinin namazla ilgili ayetlerinin Miraç hadisesinden sonra indiğini öne sürer. Kimileri de, daha önce namaz emrinin olduğunu, miraçta sadece vakit emrinin verildiğini öne sürer.
Bir başka örnek Kalem suresinde geçen "Eskilerin Masalları derler" ifadesidir.
Kalem suresi de ilk yıllarda gelen surelerdendir ve o sureden önce İbrahim'in, Musa'nın vb. peygamberlerin hikayeleri anlatılmamıştır.
Kalem-15. Âyetlerimiz kendisine okunduğu zaman, "Öncekilerin masalları!" der.
Demek ki daha önce bu masallar anlatılmış ve Kureyşliler de burun bükmüş: "Eskilerin masalları" diyerek.
Bu durumda insan düşünmeden edemiyor. "Daha önce Kureyşlilere okunan bir başka kitap mı vardı?" diye.
Bunu destekleyen bir ayet de var üstelik:
Nisa-136. Ey iman edenler, Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba, daha önce indirdiği kitaba da iman edin! Kim Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe inanmazsa, pek derin bir sapıklığa saplanıp gitmiştir.
Ayete dikkat edilirse; "Daha önce indirdiği kitaba da" diyor.
"Kitaplara" deseydi, Tevrat,ı, Zebur'u ve İncil'i anlardık.
Ama tekil kullanıyor, "kitaba" diyor.
Ya ortada bir yazım hatası vardır ki bu da Allah'tan geldiğine inanılan bir kitap için bir çelişkidir. Ya da bilinçli kullanılmıştır ve Kur'an'dan önce Kureyş'e ait bir kitap daha mevcuttur.
Yoksa Kur'an'dan önce Ur-Quran adlı bir ön kitap olduğuna dair spekülasyonlar doğru mu?
Doğruysa nerede bu kitap?
|

15-09-2009, 22:39
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Feb 2009
Mesajlar: 462
|
|
O tertemiz sahifelerdir (Fiy suhufin mukerremetin)
Tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifelerde
Ve katiplerin ellerinde yazılıyordu o
Değerli ve güvenilir kâtiplerin.
(Abese 13-14-15-16)
Bu konu güzel ama sonuca ulaşmak imkansız. Burada bilinmeyeni bilinir kılabileceğimiz bir çaba içinde olamayacağız çünkü Allah kitaplarını kaybettiyse onu biz bulamayız.
Muhammed'in sakalının kılını bugünlere taşıyan bir inanç anlayışı neden kutsal kitabın ayetlerinin yazıldığı rakk (ince deri), kırtas (papirus), lihaf (yumuşak beyaz taş), ektaf (develerin kürek kemiği), azla (devenin uyluk kemiği), keranif (hurma dallarından elde edilen tahta), aktab (devenin üzerine konulan tahta), muhrak (balmumu kaplı ipek muşamba) gibi maddeleri bugüne taşıyamamıştır. Bunlar bir sakal kılına göre çok daha dayanıklı değil mi?
Sakal-ı şerif miş...
Muhammed'in kendi eliyle yazdığı veya katiplerine yazdırdığı lihaf gibi taşlar nerede?
Burada Allah'ın ayetleri yazılı malzemelerin birini bile koruyamamışsın gelmiş "mübarek kıl" gösterisi yapıyorsun.
Daha önce de söyemiştim; bu Mekke döneminde Muhammed'in kısmî mushafı mevcuttur ve bu mushaf Kuran'da "kitap" olarak geçen bütün ayetlerde kastedilen kitaptır.
Yoksa Mekke dönemi ayetlerinde bahsedilen "kitap" bitmiş, (bugün de kullandığımız) Kuran değildir ve Kuran Muhammed öldüğünde iki kapak arası tamamlanmış bir kitap değildi. Sağa sola saçılmış ayetleri ile "bir bilene" danışılarak taaa Osman dönemine kadar tamamlanamadı.
İslam ulemasının Muhammed öldüğünde sanki ortada tamamlanmış iki kapak arası bir Kuran varmış gibi konuyu anlatmaları tam anlamıyla bir kandırmacadır.
Allah'ın kitabı şahitlerin, bilirkişilerin marifetiyle derlenip toplanmıştır çünkü peygamberi ayetleri işlevsel olarak günlük siyasetinde kullandıktan sonra onları yazma gereği bile duymuyordu. Bir nevi ayetlere "kullan-at" muamelesi yaptı. Yukarıdaki ayet ise Mekke döneminde onun Kuran'a özel önem verdiği dönemde yazıldı yoksa Medine döneminde uğruna ayet indirilecek bir kitap değildi Kuran.
Peki Mekke döneminin kısmî mushafına ne oldu?
Onu da keçiler yedi.
Şaka değil hadis kaynaklarından öğrendiğimiz budur işte.
Allah'ın ayetlerinin yazılı olduğu Kuran'ı keçilerden bile koruyamadılar.
Geçtik onu daha Osman döneminin orjinal resmi Kuran'ı bile elde yoktur. Onu da koruyamadılar.
Daha da beteri Muhammed'in ölümünden sonra birbilerine karşı yazdıkları Kuran'ın sayfalarını mızraklaranın ucuna sokarak savaştılar.
Müslümanlar hiçbir dönem Kuran'a değer vermedi. Bugün de öyledir. Koyar rafa orada durur yıllarca da adam kitabın sayfasını bile açmaz.
Allah neden kitaplarını kaybeder, asıllarını koruyamaz ve hatta yarım bırakır?
Sorulması gereken soru budur
ve
cevabı da yoktur.
Bağımsızlık benim karakterimdir.
|

15-09-2009, 23:00
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Feb 2009
Mesajlar: 462
|
|
|
Alak/ 9-10. Sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü?
Eğer Alak suresi ilk surelerdense, namaz bundan önce emredilmiş olmalıdır.
Bu tezatı gidermek için; Kimileri Alak suresinin namazla ilgili ayetlerinin Miraç hadisesinden sonra indiğini öne sürer. Kimileri de, daha önce namaz emrinin olduğunu, miraçta sadece vakit emrinin verildiğini öne sürer.
|
Pante burada iyi yakalamışsın çelişkiyi.
"Yaradan rabbinin adıyla oku!" ayeti bu sureye aittir ve bu surenin ilk 5 ayeti ilk inen ayetlerdir geri kalanı ise Medine döneminde olamaz olsa da ne işi var burada diye sorarlar. Bir kitap düşün ki ilk ayetlerin peşinden 10 yıl sonra yazılan ayetler takip etmektedir. "Bu nasıl bir kitap düzenidir böyle?" diye sormak gerekmiyor mu?
Kuran'ın tertibini çözen daha çıkmadı. Neden acaba?
Bağımsızlık benim karakterimdir.
|

15-09-2009, 23:17
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Sep 2009
Mesajlar: 109
|
|
da
evt yine bazı(hemen tüm yazı) çarpıtmalar var baştan ele elmak lazım.okursanız memnun olurum.
1.miraçda namaz farz olmadı yada indirilmedi. 5 vakit olarak farz kılındı.bahsettin ayeti oraya yazmanda anlamsız. Muhammed'in a.s. hanefi dinine bağlıykende namaz kıldığı bilinir.
2.diosunuz ki müslümanlar 4 kitap olduna inanır ben daha 4 yaşındayken suhf sayfalar indirilen peygamberlerin adlarını biliyodum.
3.şu ki bu kadar çarpıtılır islam zate benden once ki dinler acayip hiç bozulmadılar kitapları sapasağlam deyip gelmedi. aksini iddia eden zate bizzt Kuran'ın kendisidr.
4.kuanın deriye kemiğe yazıldığını solüyosunuz evet doru keçi yemiş sizden duydum dielim doru.ancak araştırıyosan tam araştıracaksın şunlarıda bileceksin okuyacaksın buraya objektif bi şekilde yazacaksın ki
a)Muhammed a.s. inen her ayeti ezber solerdi
b)aynı zamanda yazdırırdı evet deriye yaprağa ne olursa
c)ashabına ezberlettirirdi.
demekki neymiş bahsettiğiniz hususlar yanlışlarla doluu.
ayrıca herşeye gücü yeten Allah kendi kuranını korumakdan aciz mi.peygamberini nası korumuş tüm ayetler inince görevi bitene dek korumşsa kitabını da koru heral tabi bu biraz iç tutarlılık mevzu son iki cümle.
|

15-09-2009, 23:22
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Sep 2009
Mesajlar: 109
|
|
ama burda senin buldum buldum deip başlık açmana değer bi "çelişki" soleyim.ayet dikkat edersen seni namazdan alıkoyan gördün mü dio.ama hendek savaşında düşman hücümundan Efendimiz s.a.v. ikindi namazıını kılamamıştır.bak bu kıyağımı unutma ha sana daha tüyo veririm ben. hadi arkadaşlar olmuyo daha profsyonel
|

15-09-2009, 23:31
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Feb 2009
Mesajlar: 462
|
|
Ben orada "ezberden" bahsetmedim.
Oradaki eleştirim o ayetlerin yazıldığı malzemelerden neden birisi bile bugün mevcut değil sorusudur.
Yani sakal-ı şerifi bugüne taşıyanların aklına Kuran'ın ayetlerinin üzerine bizzat
Muhammed tarafından yazdırıldığı orjinal taş, tahta, kemik, deri, yaprak vb... malzemelrden birisi bile niye yok?
Sakal-ı şerif'ten daha önemli ve daha dayanıklı değiller miydi?
Bir de Muhammed neden tamalanmış bir kitap bırakmadı?
Kuran üzerine Muhammed'in ölümünden sonra yapılan poelemiklere gerek var mıydı?
Mesela Ali'nin itirazları şunlar bunlar.
Bağımsızlık benim karakterimdir.
|

15-09-2009, 23:40
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Sep 2009
Mesajlar: 109
|
|
arkadaşım burada da yanılıyosun benim evimde hucurat suresinin deri uzerine yazılmış nüshasının resmi duvrda asılı duruyo altındada hangi müzede olduğu yazıyodu ama ben şuan evden çok uzaktayım ve uzun süredir bole.ulaşabilsem sana solerdim ama bi araştır bi gez internette kesin bulursun hangi müzde veya başka hangi mahfuzdaysa bulursun bence senin için ben bakıym ama dur mubarek gece.
|

15-09-2009, 23:44
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Sep 2009
Mesajlar: 109
|
|
ayrıca hazreti ali itiraz etmiş yok ordan hz ömer şov yapmış olayın muhtevası nedir bunlar magazin haber.1500 yıl once birileriarasında bişi tartışmış bi diolog geçmiş ben onu mu tartışıym şimdi.ha dur bana dedemin amca olunun.... teyzesinin kızının nakline göre hz ali haklı gibi geldi bana biraz
|

15-09-2009, 23:46
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 07 Sep 2009
Mesajlar: 236
|
|
Muhammed a.s. inen her ayeti ezber solerdi selam ezbere söylerdi yaklaşımı ne derece mantıklı?deri devenin kaval kemikleri hurma ağacı vs.ünem arz etmiyor anlamını getiriyor olmasın ..! yazdığınızla çelişen bir durum söz konusu bilginize .
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:45 .
|