Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 07-09-2010, 15:21
denklem denklem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2010
Mesajlar: 519
Standart Memleketimden İnsan Manzaraları

Nazım Hikmet'in bu kitabını okuyanlar bilir.burada insanların
hal ve davranışları,,yalan dolanları,güzellikleri çirkinlikleri,yaşamın
akışı,doğanın güzellikleri,iyilik,doğruluk,,,bir çok şey çok güzel anlatılır.anlatımındaki ustalık şaşırtır beni.
Bu kitapda cennet vaatleri ve cehennem korkuları olsaydı
yüce yaratıcıdan da biraz bahsetseydi mükemmel bir ilahi kitap olurdu.
kuranda olduğu gibi binbir çelişkide olmazdı.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 07-09-2010, 16:53
denklem denklem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2010
Mesajlar: 519
Standart

Atlantiğin dibinde upuzun yatıyorum, efendim, Atlantiğin dibinde dirseğime dayanmış.Bakıyorum yukarıya:bir denizaltı gemisi görüyorum,yukarıda, çok yukarıda, başımın üzerinde,yüzüyor elli metre derinde,balık gibi, efendim,zırhının ve suyun içinde balık gibi kapalı ve ketum.Orası camgöbeği aydınlık.Orda, efendim,orda yeşil, yeşil,orda ışıl ışıl,orda yıldız yıldız yanıyor milyonlarla mum.Orda, ey demir çarıklı ruhum,orda tepişmeden çiftleşmeler, çığlıksız doğum,orda dünyamızın ilk kımıldanan eti,orda bir hamam tasının mahrem şehveti,mahrem şehveti efendim, gümüş kuşlu bir hamam tasının ve koynuna ilk girdiğim kadının kızıl saçları.Orda rengarenk otları, köksüz ağaçları kıvıl kıvıl mahlukları deniz dünyasının,orda hayat, tuz, iyot,orda başlangıcımız, Hacıbaba, orda başlangıcımızve orda hain, çelik ve sinsi bir denizaltı gemisi.400 metroya kadar sızıyor ışık.Sonra alabildiğine derin alabildiğine derin karanlık.Yanlız ara sıra acayip balıklar geçiyor karanlığın içinde ışık saçarak.Sonra onlar da yok.Artık dibe kadar inen kat kat kalın sular kati ve mutlak ve en dipte ben.Ben, upuzun yatıyorum, Hacıbaba,upuzun yatıyorum dibinde Atlantiğin dirseğime dayanmış, bakıyorum yukarlara.Avrupa Amerika' dan Atlantiğin yüzünde ayrıdır dibinde değil.Gazgemileri gidiyor yukarda, çok yukarda, birbiri peşi sıra.Omurgalarının altını görüyorum, omurgalarının altını.Dönüyor keyifili keyifli pervaneleri.Dümenleri ne tuhaf suyun içindeİnsanın tutup tutup kıvırası geliyor.Köpekbalıkları geçti gemilerin altından,karınlarını gördüm ağızları da orda.Gemiler şaşırdılar birdenbire,herhalde köpekbalıklarından değil.Denizaltı gemisi bir torpil attı, efendim bir torpil.Gemilerin dümenlerine baktım:telaşlı ve korkaktılar.Gemilerin omurgalarında imdat arar gibi bir hal vardı,gemiler bir bıçak darbesinden en yumuşak yerini karnını saklamak isteyen insanlara benziyorlardı.Denizaltılar birden üç oldular, derken, altı, yedi, sekiz.Gazgemileri düşmana ateş açarakinsanlarını ve yüklerini suya döküp saçarak batmaya başladılar.Mazot, gaz, benzin,tutuştu yüzü denizin.Bir alev deryasıdır şimdi yukarda akan,yağlı ve yapışkan bir alev deryası efendim.Kıpkızıl, gömgök, kapkara,arzın ilk teşekkülü hengamesinden bir manzara.Ve denizin yüzüne yakın suyun içi allak bullak.Köpürüp, dağılıp parçalanmalar.Yukardan dibe doğru inen gazgemisine bak.Gece uykuda gezenler gibi bir hali var: lunatik.Geçti kargaşalığı,girdi deniz dünyasının cennetine.Fakat durmadan iniyor.Kayboldu ıslak karanlıkta.Artık baskıya dayanamaz, parçalanır.ve direği, efendim, bacası yahut nerdeyse yanıma düşer.Yukarda insanla dolu denizin içi.Bir tortu gibi dibe çöküyorlar tortu gibi çöküyorlar, Hacıbaba.Baş aşağı, baş yukarı,uzanıp kısalıyor, bir şeyler aranıyor kolları bacakları.Ve hiçbir yere, hiçbir şeye tutunamadan onlarda iniyorlar dibe doğru.Birden bire bir denizaltı düştü yanıbaşıma.Parçalanmış bir tabut gibi açıldı köprüüstü kaportasıve Münihli Hans Müller dışarı çıkıverdi.39 ilkbaharında denizaltıcı olmadan önce Münihli Hans MüllerHitler hücum kıtası altıncı tabur birinci bölük dördüncü mangada sağdan üçüncü neferdi.Münihli Hans Müller üç şey severdi:1-Altın köpüklü arpa suyu2-Şarki Prusya patatesi gibi dolgun ve beyaz etli Anna.3-Kırmızı lahana.Münihli Hans Müller için vazife üçtü:1-Çakan bir şimşek gibi mafevke selam vermek.2-Yemin etmek tabancanın üzerine.3-Günde asgari üç çıfıt çevirip sövmek silsilelerine.Münihli Hans Müller'inkafasında, yüreğinde, dilinde üç korku vardı:1-Der Führer.2-Der Führer.3.Der Führer.Münihli Hans Müllersevgisi, vazifesi ve korkusuyla 39 ilkbaharına kadar bahtiyar yaşıyordu.Ve Vagneryen bir operada do sesi gibi heybetliŞarki Prusya patatesi gibi dolgun ve beyaz etli Anna'nıntereyağı ve yumurta krizinden şikayet etmesine şaşıyordu.Diyordu ki ona:-Bir düşün Anna, yepyeni bir manevra kayışı takacağım, pırıl pırıl çizmeler giyeceğim ben. Sen beyaz ve uzun entari giyeceksin, balmumundan çiçekler takacaksın başına. Tepemizde çatılmış kılıçların altından geçeceğiz. Ve mutlak hepsi erkek 12 çocuğumuz olacak. Bir düşün Anna, tereyağı, yumurta yiyeceğiz diye top, tüfek yapmazsak eğer yarın 12 oğlumuz nasıl muharebe eder?Münihlinin 12 oğlu muharebe edemedilerçünkü doğamadılar,çünkü henüz, efendim, Anna'yla zifaf vaki olmadan önce bizzat harbe girdi Hans Müller.Ve şimdi 41 sonbaharı sonlarında dibinde Atlantiğin benim karşımda durmaktadır.Seyrek sarı saçları ıslak,kırmızı sivri burnunda esef, ve ince dudaklarının kıyılarında keder.Yanı başımda durduğu haldeyüzüme çok uzaklardan bakıyor,İnsanın yüzüne nasıl bakarsa ölüler.Ben biliyoum ki, o bir daha görmeyecek Anna'yı,ve artık bir daha arpa suyu içip yiyemeyecek kırmızı lahanayı.Ben bütün bunları biliyorum, efendim,ama o bütün bunları bilmiyor.Gözü bir parça yaşlı,silmiyor.Cebinde parası var,çoğalıp eksilmiyor.Ve işin tuhafıartık ne kimseyi öldürebilirne de kendisi ölebilir bir daha.Şimdi şişecek birazdan,yükselecek yukarıya,sular sallayacak onuve balıklar yiyecek sivri burnunu.Ben Hans Müller'e bakıp, Hacıbaba, bunları düşünürkenyanımızda peyda oluverdi Liverpul Limanından Harri Tomson.Gazgemilerinden birinde serdümendi.Kaşları ve kirpikleri yanmıştı.Gözleri sımsıkı kapalıydı.Şişman ve matruştu.Bir karısı vardı Tomson'un:tavan süpürgesi gibi bir kadın,tavan süpürgesi gibi, efendim, zayıf, uzun, titiz, temizve tavan süpürgesi gibi münasebetsiz.Bir oğlu vardı Tomson'un:altı yaşında bir oğlan, Hacıbaba,tombul mu tombul, pembe beyaz, sarı papa mı sarı papa.Tuttum Tomson'un elinden.Açmadı gözlerini."-Vefat ettiniz" dedim."-Evet " dedi, "İngiliz imparatorluğu ve hürriyeti için:Canım isterse, harp içinde bile Çörçil'e sövmek hürriyetive canım istemese de aç kalmak hürriyeti uğruna.Fakat değişecek hürriyette bu son bahis,harpten sonra artık işsiz ve aç kalacak değiliz.Planı hazırlıyor Lordlarımızdan biri.Adalet: ihtilalsiz.Ben İngiliz İmparatorluğu'nu dağıtmaya gelmedim, dedi Çörçil.Ben de ihtilal çıkarmaya gelmedim:buna Kenterburi başpiskoposu bizim tredünyonun reisi ve karım razı değil.Ay bek yur pardın. İşte bu kadar, nokta, son."Sustu Tomson.Ve ağzını açmadı bir daha.İngilizler fazla konuşmayı sevmezler, hele hümoru seven ölü İngilizler.Tomson' la Müller'i yanyana yatırdım.Şiştiler yan yana,yan yana yükseldiler yukarı doğru.Balıklar Tomson'u afiyetle yediler,fakat dokunmadılar ötekisine,Hans'ın etiyle zehirlenmekten korktular anlaşılan.Hayvan deyip geçme, Hacıbaba,sen de hayvansın ama akıllı bir hayvan...Nazım HİKMET (1902 - 1963)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İnsan Irkları Akhenaton Evrim 78 09-05-2014 18:48
İnsan Yüzleri sargon Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim 19 02-11-2011 05:00
İKİ NUR! İKİ İNSAN ozgur_beyin Konu-dışı 18 10-01-2011 00:46
İnsan Olmak LifeOwneR İslam 24 17-03-2010 01:19
Türkiye'den İnsan Manzaraları Politika 80 16-12-2006 23:51

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:20 .