Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 28-10-2010, 00:51
nogada - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
nogada nogada isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 May 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 2.318
Standart Türkiye neden marka yaratamıyor...!!!??????

Selam arkadaşlar burada ülkemizin neden dünyada söz sahibi olan bir markasının olmadığını tartışmak ve nedenlerini burada konuşmak istiyorum,sizlerle birlikte.

Şimdi eminim bana diyeceksinizki tekstilde türkiye dünyada bir numara yada otomotiv yan ve anasanayide iyi durumdayız yada elektronik firmalarımız dünyada tanınmaya başladı gibi söylemler duyar gibiyim.

Fakat ben bunlara katılmakla birlikte,bunların küçük adımlar olduğunu belirtmek isterim.Benim demek istediğim marka(daha çok teknoloji üretebilen ve büyük cirolara sahip olan)bir samsung,sony yada nokia gibi firmalar.

Türkiyede 75 milyon nufusla bir marka çıkaramamak abese iştigaldir,bakınız finlandiya 5 milyonluk bir ülke iken NOKİA gibi bir dev ortaya çıkarmıştır.Bunun gibi çok örnek verebiliriz.Yine 2.dünya savaşında yenilgi ve bitmişlik ile çıkan japonya ve almanyanın sayısız markaları vardır.

Örnek verecek olursak saymaya güç yetmesede;

Japonya:Sony,Hitachi,Sanyo,Toshiba,JVC,Fujitsu,Mit subishi,Toyota,Daihatsu,
Subaru Vs Vs...

Almanya:Bosh,Siemens,Telefunken,Porche,Wolfsvagen, Opel,Audi,Mercedes,
BMW.

Bunun yanında Amerika,İngiltere,Fransa ve İspanyayı saymıyorum bile.

Yine büyük badireler atlatmış,iç savaşlar yaşamış,senelerce diktatörlüklerle yaşamış olan İSPANYA ve G.Kore'den de örnekler verebiliriz.

İspanya:Telefonica,SEAT Vs...

G.Kore:Hyundai,Kia,Samsung,LG VS...

Bizim dünyada tanınmaya başlayan teknoloji firmalarımıza göz atacak olursak:

BEKO ve Turkcell diyebiliriz.

Vestelide unutmamak gerek tabiki.

Geri kalanlar tamamen yabancı iştirakli ortak üretim üzerine,taşeron ve montaj firmaları,ana pay ana firmaya ve onun sahip olduğu ülkeye gitmekte.

Örnek Tofaş=====>Fiat
Oyak=====>Renoult
Assan====>Hyundai
Gibi...

Bizim sydığımız markalara gelince elbette bu bir başarıdır fakat cirosal olarak baktığımızda mesela

BEKO 6.6 Milyar Lira kazanç sağlarken,aynı şekilde Vestelde buna yakın.

Bir sony yada samsung yada Philips yada siemens(örnekler çoğalabilir)100 milyarlarca dolar ciro elde etmekte.Buda bizimkileri onların yanında bir cüce yapmakta.

Sorun neden kaynaklanıyor sizce

İnsanımızdanmı?
Firma sahiplerindenmi?
Devleti Yönetenlerdenmi?
Ucuza kaçmaktanmı?
Nitelikli insan yetiştirmemektenmi?
AR-GE yatırımlarının azlığındanmı?
Siyasettenmi?
Politikadanmı?
Az reklamdanmı?
Bürokrasidenmi?

Yada size göre hangi nedenden kaynaklanıyor bu?

Ben 5 milyonluk Finlandiyadan bir NOKİA(50 milyar euro ciro)çıkıyorsa bizdende en az(nufusa bakacak olursak 15 tane ama)5 tane yada bir kaç tane böyle marka çıkması lazım diyorum.

Siz ne diyorsunuz ve bunu sizce nasıl başarırız diyorsunuz,merak ediyorum.

Saygılarımla...

Görmeyipte Korktuklarımız Sevmediklerimiz,Görmeyipte Sevdiklerimiz İnandıklarımızdır...!!!
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 28-10-2010, 01:06
VraeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
VraeL VraeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Mar 2009
Mesajlar: 1.840
Standart

nogada´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sorun neden kaynaklanıyor sizce

İnsanımızdanmı?
Firma sahiplerindenmi?
Devleti Yönetenlerdenmi?
Ucuza kaçmaktanmı?
Nitelikli insan yetiştirmemektenmi?
AR-GE yatırımlarının azlığındanmı?
Siyasettenmi?
Politikadanmı?
Az reklamdanmı?
Bürokrasidenmi?

Yada size göre hangi nedenden kaynaklanıyor bu?
Dış güçler derim ben.

Birileri ne zaman sağlam bir icat elde etse, bir işe adımını atsa, başarın verdiği heycandan dolayı intihar ediyor ülkemizde nedense (.

Ya da yanlışlıkla başına saksı düşüyor. XLarge'ından hemde.

Kaldı ki türkiye milletinin çok ciddi bir üşengeçlik, yüzeysel yapıp bırakma, detaya önem vermeme ve DETAYIN ÖNEMİNİN FARKINDA OLMAMA gibi sorunları var gözlemlerime göre. Bunu görmek çokta zor değil zaten.

Ha arada bir bu sorunlara sahip olmayan biri çıkıyor aramızdan. O da ya dış güçlerin kurbanı oluyor, ya da belediye çukuruna düşüyor (.

Satın alınanlarıda es geçmemek lazım tabi.

"yahu gel sen bize, türk hatunun kısır döngüsel cilveleriyle uğraşacağına sana sarışın uzun bacaklı amerikan pastası yedirelim" olayı hani.

Türk öğün, çalış güven demiş Ata'nın biri.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 28-10-2010, 01:47
Nova - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nova Nova isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 05 Feb 2010
Bulunduğu yer: -.. ..- -. -.-- .-
Mesajlar: 2.391
Standart

Vrael +1

Ek olarak, üreticinin karşısına nasıl engeller çıkarıyrlar aklın hayalin durur, bunun baltasını yiyenlerden biriside bizzat benim

İthal etmek daha karlı

Yani: daha çok ithalat = yükselen dolar,

Yükselen dolar = IMF nin mutluluğu..

Bu ülkeyi, bu ülkedekilermi yönetiyor sanıyoruz.

Bu ülkeyi yönetenler, bizzat bu ükleye kendi ürünler,ini zorla sokmuşlardır.

Bkz: Trumann doktrini ve marshall yardımı.

Petrol, ayçiçek yağı, astfalt yollar, MAN kamyonlar daha birçok dışa bağımlı hale getirileceğimiz şeylerin temeli o zamanlarda sokuldu memlekete..

Varmı çıkarabilecek bi babayiğit bu şemsiyeyi

Saygılarımla.

İddia ediyorum ki ikimiz de "Tanrıtanımaz" larız. Sadece benim inandığım tanrı sayısı seninkinden bir eksik. Diğer olası tanrıları neden reddettiğini anladığın zaman, benim de seninkini neden reddetiğimi anlayacaksın.

Zihin paraşüt gibidir, sadece "açıkken" çalışır.

Benim manevi mirasın akıl ve bilimdir. Atatürk.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 28-10-2010, 02:41
nogada - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
nogada nogada isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 May 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 2.318
Standart

Bence işin içinden bu kadar çabuk sıyrılmamalıyız.Bu ülkenin vatandaşları olarak bizler,daha duyarlı insanlar olmamız ve gerek kendimizi gerekse çevremizi bilinçlendirmeliyiz.

Örnek verecek olursak toplum olarak bu türlü olaylarda halkı bilinçlendirme çalışması yapan örgütlere yani sivil toplum örgütlerine destek vermeli,insanımızı bilinçlendirmeliyiz.

Bilinçli tüketicilik,bilinçli eğitim,bilinçli öğretime destek vermeli ve mümkün olduğunca bu konunun üstünde durmalıyız,yani kestirip atmak bize bir şey kazandırmaz.

Marşal yardımlarından sadece türkiye değil bir çok ülke yararlandı,buna örnek olarak gelişmiş bazı ülkeleride sayabiliriz,kore,japonya ve şu an için yükselen değer olan brezilya bunlara bir kaç örnektir.

Yine ispanya,portekiz,finlandiya gibi ülkelerde yakın geçmişte ne durumlardan ne durumlara gelmiş ülkelerdir.Örnekleri çoğaltabiliriz.

Ben bu sorunların temele dayandığını ve içimizdeki hainlerlede yükselişe geçtiğini düşünüyorum.Tabiki bunlar ifşa edilmeli.

İçimizdeki hainleri bir tarafa alacak olursak ise,önümüzde kalan değer genç toplumumuz olmaktadır.

Türkiyede 100(yüz)den fazla üniversite bulunmakta,bu üniversitelerde araştırma geliştirme,üretim yada bilimsel makale sayısına baktığımızda ise karşımıza hüzünlü bir tablo çıkmaktadır.ÖSS gibi çağdışı bir sistem ile insanlarımız robotlaşmakta,bir çok aydın ve güçlü beyin zorlama mesleklere yönelmektedir.Ülkemizde fen bilimlerinde okuyanlar çöpçülük bile yapmakta,devlette kadrılu bilim insanı olarak hizmet edememektedir.Aynı şekilde mühendislerimizde kısır döngü içinde kalmakta,mesleklerini tam olarak icraa edememektedir.

Yine aydınlarımızada gerekli saygı gösterilmemektedir.

İlk 1000de 1 yada 2 üniversite ile girmekte bunu başarı saymaktayız.Onlarda en sonlarda olmak koşuluna rağmen.

Bilimsel araştırma ve makalede çoğu küçük gördüğümüz ülkelerin üniversiteleri bizden çok makale yayımlamaktadır.

Genç beyinler ülkeden kaçarak,kendilerine iş ve fırsatla sunan ülkelere hizmet etmektedir.

Gerek üniversiteleer,gerek özel şirketler gerek ise devler araştırma-geliştirmeye önem vermemekte,bir çok insanın projesi yada uğraşısı daha plan halinde çöplüğe atılmaktadır.

Bunun yanında üniversite öncesi eğitimde tam anlamıyla fiyaskodur,ezberci ve karışık,öğrecileri bıktırıcı ve tek düze eğitim boyutundadır.

Kız çocukların gerekli eğitimi almadığınıda ortaya katarsak işimiz dahada derin bir güçlüğe gitmektedir.

Devlet için çalışanlarda gereksiz çalışmama eylemi ve üretmeme zihniyetinide katarsak,ne kadar geri olduğumuz üzülecek düzeylere gelmektedir.

Ülkemizde sanatçı bile yetişmemektedir,insanın içini karartan aptal diziler,televole ve paparazzi programları,evililik programları,amaçsız kadın programları,arabesk müzik,halkımızı gittikçe aptallaştırmaktadır.

Hiç bir eğitim almadan yada deneyimi olmadan sanatçı olmak ülkemizde moda olmuş ne kadar işsiz gereksiz adam varsa sanatçıyım diye gezer olmuştur.Aydın ve entellektüel kimlik daha doğmadan ölmüştür.

Orasını burasını göstermeyle,insanları bunalıma sokacak müzikler yapmakla,insanların beynini sulandıran programlarla,yaşayan zavalluı bir topluma dönüşmüşüz.

Arkadaşlar nasıl çıkacağız bu bataklığın içinden.

Burda milletçe bir tepki,bir başkaldırış gerçekleştimek gerekmiyormu sizcede???

Saygılarımla...

Görmeyipte Korktuklarımız Sevmediklerimiz,Görmeyipte Sevdiklerimiz İnandıklarımızdır...!!!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 28-10-2010, 03:11
Nova - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nova Nova isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 05 Feb 2010
Bulunduğu yer: -.. ..- -. -.-- .-
Mesajlar: 2.391
Standart

Ülkemizde sanatçı bile yetişmemektedir,insanın içini karartan aptal diziler,televole ve paparazzi programları,evililik programları,amaçsız kadın programları,arabesk müzik,halkımızı gittikçe aptallaştırmaktadır.
Örnek olarak bu paragrafı aldım

Sevgili Nogada, bilinçli insan devletin işine yaramaz, amerikada eğitim kurumları ile ilgili bir yazı vardı kaynağını hatırlayınca eklerim mesaja. Diyorduki; eğitim devlet eline geçtiğinden itibaren araştırmalarda düşüş-fizik ve matematik alanında yetişn öğrenci sayısında %40-60 arasında düşüş yaşanmıştır.

Eskiden, insanlar hatırlarmı bilmem, apartmanda yaşamak, yolda yürümek, toplum adabı vs konusunda tv de kısa kısa bilgilendirme kısa filmleri çıkardı.

En basitinden, bay yanlış-doğru ahmet vs vs en son versiyonlarıdır. Bu ve benzeri toplum adabını bilgilendirme filmleri tek kanallı dönemde TRT de çıkardı (yıl: 85-90 arası).

Şimdi ise devlet kavramı = "Şirket" tir. Yani devlet artık hizmet vermiyor, "Satıyor"..

İşte bu açıdan bakınca herşey yerli yerine oturur. Yukarıda örneklerini verdiğiniz ülkelerin hiçbirisi Türkiye değil dikkatinizi çekerim. Ülke üzerinde oynanan oyunlara bir bakın, birde diğerleri üzerindekilere bir bakalım. marşal yardımı sadece başlangıç noktalarından birdir. Bununla ilgili Trt2 de yayımlanan "Kırmızı Hat" isimil belgeseli bulup izlemenizi tavsiye ederim, zira orada (bir devlet kanalı olmasına rağmen) acı tablo çırıl çıplak ortada sergilendi. Yani yarın ertesş gün bu adamlar ülkeyi tam boyunduruk altına alınca, ve bizler itiraz edince; "yahu bakın devlet telkevizyonundan bile size gösterdik, kafanızı kullansaydınızda eşeklik () yapmasaydınız" deseler hakları var

Devlet bizim kontrolümüzde değilki, biz devletin kontrolundeyiz. Ve yeni trend sadece tüketen bir toplum yaratmak üzerine kurulu malesef..Daha fazla tüketim=daha hızlı dönen çark.

Bununla ilgili çok minik bir belgesel paylaşmak isterim:







Bakın bu 50 yıl önce uygulanmaya başlanmış bir sistem. Bu gün tüm dünya uyguluyor, e hadi çıkalım işin içinden..

Yapamayız, üretim maliyeti bile boğazımızı sıkıyor.

ben endi işyerimde, 4500-5000 tl ye verdiğim yerli üretimin aynısını, çin malı olarak 478 $ piyasada bulabiliyorsun. çin malının ömrü 2 yıl, benimki ise minimum 30 yıl. Bu ve bunun gibi yüzbinlerce örnek var. Çantacılarla konuş, ayakkabıcılarla, textil %30-40 çin olmaya başladı, elekronik desen ee zaten ortada..tarım desen gdo lu tarım zaten ülke topraklarının beşte birini mahvetmiş durumda..çiftçinin azına s...lmış durumda hayvanları bişle dışardan ithal ediyoruz.. e hadi onada tamam, dünyada birçok ülkede sağlık ücretsiz, Tc de durum nasıl? cevap: kol gibi.

Devlet=şirket.

Bir şey üretmek için gerekli tüzüğü inceleyiniz de görün ne taklalar attırıyorlar.

Unutmadan söyleyeyim, araştırma yapıp bir şey üretmektense; ithal edip ticaretini yapmak on katı karlıdır, ticaret erbabları bilir.

Yazıyı uzun uzadıya yazmak isterim ama konuyu da boğmak istemem.

Eee ne demişler "Ticaret yapın çünkü rızkın onda dokuzu ticarettedir"



Üretim yok sadece tüketim var, dinde bile böyle vesselam, ne diye kendimizi yırtalım .

İddia ediyorum ki ikimiz de "Tanrıtanımaz" larız. Sadece benim inandığım tanrı sayısı seninkinden bir eksik. Diğer olası tanrıları neden reddettiğini anladığın zaman, benim de seninkini neden reddetiğimi anlayacaksın.

Zihin paraşüt gibidir, sadece "açıkken" çalışır.

Benim manevi mirasın akıl ve bilimdir. Atatürk.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 28-10-2010, 03:29
Sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sangre Sangre isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
Standart

Türkiye'nin uluslararası piyasalarda rekabet edecek markaları yaratamamasını dış mihraklara, içimizdeki hainlere felan bağlamak bugünlerde moda oldu.. Bu düşmanların Türkiye'yi bağımlı hale getirmeye çalıştığı, bunun için de ithalatı kullandığı vs. durmadan dillendiriliyor.. Tabii ki bunun hiçbir temeli olmadığını söylememe gerek bile yok.

Hem ithalatın neden gerekli olduğuyla ilgili, hem de uluslararası rekabette nelerin olduğu/olması gerektiği ile ilgili, bir kaç makale verebilirim;

Dış Ticaret ve İthalatın Ricardian açıklaması için;

http://www.ekodialog.com/uluslararas...iliskiler.html
http://www.ekodialog.com/uluslararas...nedenleri.html
http://www.ekodialog.com/uluslararas...r_teorisi.html
http://www.ekodialog.com/uluslararas...k_teorisi.html
http://www.ekodialog.com/uluslararas...zararlari.html

Uluslararası Rekabet ve Kalkınma Teorisi için;

http://www.ekodialog.com/kalkinma_ek...s_ticaret.html
http://www.ekodialog.com/kalkinma_ek...teknoloji.html

Konu Sangre tarafından (28-10-2010 Saat 03:38 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 28-10-2010, 03:31
nogada - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
nogada nogada isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 May 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 2.318
Standart

Sayın Nova...

Verdiğiniz örnekler ve konuya ilişkin verdiğiniz link(görseller)için teşekkürler.

Yaznlız bende zaten tüm bunlar nasıl giderilecek yada ne yapıp gidermeliyiz bunları tartışmaya açıyorum.

Diğer ülkeler Türkiye değil demişsiniz.Biz neden diğer ülkelerin insanları kadar duyarlı olamıyoruz?

Biz neden Gelişmiş ülkelerdeki sistemi,bilimi,eğitimi kendimize adapte etmeye çalışmıyoruz?

Eğer yapamıyorsak Türkiye diye bir devletin varolmasına ne gerek var,birinin manda ve himayesinde açık açık girelim olsun bitsin bu iş.

Eğer bir milletimizi ve devletimiz var ise,biz buna canımız gibi bakmalı,en üst düzeye gelmesi için çalışmalıyız.

Bu bizim ve toplumumuz içinde en güzeli olacak ve insanlar hem bilinçli,hemde iyi koşullarda yaşayacak ve eğitim,sağlık ve sosyal olarakta kaliteli bir yaşama kavuşulacaktır.

Neden bunların olması bu kadar zor,herşey bizim elimizde değilmi,eğitimli bir toplum oluşturursak eğer,kim kimi kullanabilir,kim kimin üstünde hak sahibi olabilir?

Ben insanlar koyunluktan kurtulsun,insan olsun,vatandaş olsun,ülkesi için çalışsın,çağdaşlaşsın,gelişsin diyorum.

Fakat kesitirp atar isek yada umutsuzluğa düşer isek nasıl olacak bu iş?

Öyle değilmi...

Saygılarımla...

Görmeyipte Korktuklarımız Sevmediklerimiz,Görmeyipte Sevdiklerimiz İnandıklarımızdır...!!!
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 28-10-2010, 04:00
Nova - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nova Nova isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 05 Feb 2010
Bulunduğu yer: -.. ..- -. -.-- .-
Mesajlar: 2.391
Standart

Sevgili Nogada, ben kesinlikle umutsuz değilim bizler genelde bıçak kemiğe dayanmadan harekete geçemeyen bir toplumuz sadece, aklımız biraz geriden geliyor.

Bu ve benzeri olası senaryolar çok önceden, bu senaryoları düzenleyenler tarafından organize edilmiş, her adımı tek tek uygulanan senaryolardır. Bu ve benzeri eylemleri yazılı dökümanlarla örterek hedef saptırmaktadırlar.

Herşeyin başı eğitimden geçiyor. Bizler kaderci yetiştiriliyoruz malesef, bununda gerisindeki sebepler ortadadır. Doktora ne luzum var abi, her köye bir imam hooop taamdır bu iş.

2 hane li köyde bile imam var, ama doktor taaa anasının nihakında, bu yaz babam hastalandığında 25 km yol gittiler, imamın okuyup üflemesi fayda etmedi. Gene gavurun yaptığı ilaca muhtaç yaşıyorlar.

Dinler hep aynı şeyi söyler: "sus, ses çıkarma, sınav, kader, vs vs bu dünya sabır alemidir, öbür alem gerçektir vs vs vs vs ".

Şimdi konu dine nerden geldi diycen, ama malesef din bu konudaki en güçlü silahtır ve en etkili biçimde kullanılmaktadır, herkes dinsiz olsun demek anlamına gelmiyor-yada dinsizliğe çağrı anlamına gelmiyor bu cümlelerim yanlış anlama Nogada

İnsanı kısıtlayan şeylerin önünü açmazsan, o insan kısıtlı kalır -a getiriyorum lafı

İnsanın aydınlanmasını ne engeller?

Tablo ortada da biz günah keçisi arıyoruz, günümüzde tüm tünyadaki siyaset bile, din üzerinden yürürken ve siyasilerin ne derece dürüst temiz pak şerefli insanlar oldukları ayan beyan meydandayken, ne dememizi beklerki insanlar

Türkiye kendinisini bunca zorluğa katlanmasını sağlayan yegane boyunduruğu görsün, ve bu boyunduruğktan kurtulmanın yollarını bulsun, işte o zaman herşeye sahip olur.

Bizi kendimizden soğuttular önce bir arada huzurlu yaşayabilyi ( ki kimse karışmadığı sürece sorun yaşanmaz) hayata yeniden geçirebileleim. Bölünmezsek, Güçleniriz

Yarın devam ederiz, iyi geceler.

İddia ediyorum ki ikimiz de "Tanrıtanımaz" larız. Sadece benim inandığım tanrı sayısı seninkinden bir eksik. Diğer olası tanrıları neden reddettiğini anladığın zaman, benim de seninkini neden reddetiğimi anlayacaksın.

Zihin paraşüt gibidir, sadece "açıkken" çalışır.

Benim manevi mirasın akıl ve bilimdir. Atatürk.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 28-10-2010, 05:04
errata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
errata errata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.214
Standart

Bu ülke ne bazılarının düşlediği pembe tablolardaki gibi, ne de bazılarının paranoya senaryolarında ki gibi keskin gerçekleri yok. Yaşayan bir sistemi var buraların. Güney doğuda kaçak ekonomisinden, daha batıda turizm ekonomisine, montaj sanayisinden bavul ticaretine kadar geniştir yelpazesi, jenerik değil benzersizdir. Lakin piyasa içeriği gerçekten boş ve zavallıdır. Eğitimi de öyle! Anahtar sözcük eğitim.

Bunu anlamak için çok uzağa değil Belçika'ya gidip bir iki kişiyle konuşursanız bunu anlarsınız. Okulu olmayan, okulun da suyu, öğretmeni olmayan memleket bir şeyleri yoluna koymak için kılını dahi kıpırdatmazken, Belçika'da devlet okullarına giden ilkokul çocukları her sene gittikleri Avrupa gezilerine geç giderlerse veliler ayaklanır. Bunun sebebi para, sömürge ekonomisinin sağladığı girdi değil, mentalite farkıdır.

Sorun yalnızca İngiliz, Amerikan, AB etkisi değil elbette. Türkiye'nin kendine has, mekanik ve sentetik sorunları da var, topolojik, jeopolitik, tarihi sorunları da. Ama Amerikalı ya da İngilizin hiç etki etmediğini söylemek dünyaya beş yaşında şeker yiyen çocuk edasıyla baktığınızın fotoğrafıdır adeta. Kapitalist sistemi kabul edip, dış dünyayla ekonomik olarak senkron olmaya çalışırken kurtların kuzu götürdüğü ortamda elbette ki "ağaların", eski marabaların dediği olur ya ne anladın? Gel kardeş şuraya yerleş olacak değil ya!

Bu ülkenin marka çıkaramama sorunu doğrudan PKK falan da değildir. Böyle bir ölçüm olamaz. Bu bir veri değil, bu ve bu türden serzenişler en fazla kendi gerçeğinden kaçmaktır. Gerçi biz bunu hep yapıyoruz ya neyse.

Yukarıda da dedik ya eğitim önemli. Yalnız eğitimin şekli şimali de önemlidir. Eğitim, cehalette ihtisas eğitimi haline gelirse kötü. Bir eğitim ezberletiyor ve size sorgulama izni vermiyorsa kötü. Ben integral öğrenirken onu aslında ne için kullanacağımı bilmek isterim ya da matris, lineer cebir ne işe yarar bilmeliyim. Bana biri en azından matrisin tablo oluştururken işimi kolaylaştıracağını anlatmalı. Bunun yerine tuğla gibi kitabı açtırıp İngilizcesinden sınav müfredatının ayrıntıları ezberletiliyor ise orada bir sakatlık var! Ben okula devam etmek için, okurken iş fırsatları yakalamak için Amerika'ya kaçıyor isem orada bir terslik var. Bu ülke bana gereken özeni göstermiyor!

Sorun ülkenin insanına gereken özeni göstermemesiyle de alakalı. Sorun devletle de, devletin organlarıyla da alakalı.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 28-10-2010, 16:00
VraeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
VraeL VraeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Mar 2009
Mesajlar: 1.840
Standart

Ben yinede olayı çoğunluk olarak zihniyete bağlıyorum.

Şimdi vereceğim örnek konudan alakasız olucak fakat bahsetmeye çalıştığım zihniyet için yeterli bir açıklama olacak gibi duruyor:

Bir tarih hocam vardı. Mhp'li bir milliyetçi'ydi. Türklerin tarihini anlatmayı çok severdi, üstüne birde canlandırmaya çalışırdı, örneklere dökerdi falan. Ve milliyetçi olmasına rağmen dürüstçe halkımızın tarihteki başarılarının yanı sıra, düştükleri komik durumları ve yaptıkları aptalca hareketleride anlatırdı.

Osmanlı tarihi dersinde anlattığına göre avrupa ateşli silahlara geçtiği dönem bizim türkler "ne silahı gardaaşşş erkek dediğin alır eline gılıcı dalar düşmanın içine huuleeeyynn, gılıcımız yoksa osmanlı dokatımız var ullaaann alla halla alla halla dıgıdık dıgıdık hücuuuumm..." mantığına bürünmüşler. Sonuç olarak ateşli silaha önem vermemişler ve muharebelerde ellerinde kılıçla, tüfekli olan düşman ordusuna saldırmışlar belirli bir zaman aralığında. (Ne kadar doğrudur bilmiyorum, hocamın anlattığını direk yazdım)

Şimdi bu akıl mantık işi mi?

İnsan bir düşünür, adamların elinde yeni bir icat var, bu icadın gücü nedir, yapabildikleri nedir diye.
İnsan bir düşünür bu yeni icadın-silahın karşısına bizler elimizde kılıçla hücum edersek neler yaşanabilir diye.

Sonuç ne mi olmuş? Çoğu osmanlı askeri düşmana daha 50 metre yaklaşamadan düşman mermisini kıçına yemiş...
Olan olduktan sonra, geberen geberdikten, sakat kalan sakat kaldıktan sonra olayın farkına varıp ondan sonra ateşli silahlara geçmişler.

Yani bu olay, bu örnek, milletimizin "gaza gelerek akıldan ve mantıktan uzaklaşma"ya meyilli olduğunun en güzel göstergesidir.

Günümüzde de aynı anlayış hakim. Millet bıyık bırakıp göbek yapıp her olaya her detaya karşı "yaa taam gardaş şunuda şuraya yerleştirdik mi o kendiliğinden hallolur yaaa" demeyi bir halt sanıyor...

Buyrun günümüzden gerçek bir örnek:

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Kepez Belediyesi Kültür Merkezi'nin temel atma törenine katılmak amacıyla Antalya'ya gidiyor ve oradan bir hastaneye uğruyor. Hastane bahçesindeki hastalar ile konuşurken, bir hasta bakana kendisine verdiği diyet listesinden bahsediyor.
Kadın diyor ki; Bakın bakanım, diyet listemde domates, et, süt ve süt ürünleri bolca var, Ben 800 milyon lira aylık alan bir emekli eşiyim. Benim ömürboyu diyet yapmam lazımmış. Burada yazanları nasıl alacağım? diye soruyor Şeker hastası kadın. Ayrıca kızını üniversitede okuttuğunu, özel bir yurda verse aylık 300-400 lira masraf yapmak zorunda kalacağını da ekliyor.



Yani kadın burda detaydan bahsediyor, bir sorununu açıklıyor, durumum bu, içimde bulunduğum şartlar bu, ne yapabilirim diyor.

Bakan ise şu cevabı verip oradan hızla uzaklaşıyor: "Diyet listelerinin amacı az yemektir, az ye"

Buyrun haberin internetteki detayları ve videoları:
http://www.google.com.tr/#hl=tr&sour...e7f14ad41f775f

Vay canına müthiş analiz. Kesinlikle bu önerini dikkate almalıyız senin Recep...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
TÜRKIYE NEDEN KALKINAMYOR Tuzbaykucbars Politika 4 13-03-2018 13:04
Türkiye de ezan neden arapça okunur? saroz İslam 33 10-11-2014 23:05
Sonunda bu da oldu, RTE Marka oldu. :) Thunder Konu-dışı 1 19-10-2010 01:53
Kan Kaybediyorsun Türkiye !! MiRay Konu-dışı 29 14-01-2010 23:23
NEDEN DİNDARız ?.NEDEN DİNSİZiz..GERÇEK HANGİSİNDE..? aldostu İslam 36 26-06-2006 00:52

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:59 .