
18-02-2011, 10:11
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Basın Özgürlüğü-Türkiye
Dün NTV'de yapılan bir tartışma programında Birgün gazetesi yazarlarından L.Doğan Tılıç'ın Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütüne ait bir indexten bahsetmesi üzerine merak ettim siteye göz attım. İlgili index şurada;
2002 yılı için
http://en.rsf.org/spip.php?page=clas...d_rubrique=297
2010 yılı için
http://en.rsf.org/spip.php?page=clas..._rubrique=1034
Daha eski tarihlerle ilgili maalesef veri yok. Bu değerlendirmeler oldukça ilginç.
İçişleri bakanımız B.Atalay RSF ile aynı fikirde değil. Basın özgürlüğü konusunda ABD'den daha iyi durumda olduğumuzu söylüyor.
http://haber.gazetevatan.com/Haber/360047/1/Gundem
İnsani olan her şey kabûlüm.
|

18-02-2011, 11:59
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Jan 2010
Mesajlar: 892
|
|
frodo´isimli üyeden Alıntı
|
"Reporters without Borders"ın yaptığı index'ten başka bir başlıkta bahsetmiştim.
Türkiyede basın özgürlüğü sorunu yokmuş, Akp hükümetinden her zaman görmeye alıştığımız çirkef tabır, Ama yok demekle yok olmuyor işte.
Konu TurkceRap tarafından (18-02-2011 Saat 12:04 ) değiştirilmiştir.
|

18-02-2011, 12:18
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Jan 2010
Mesajlar: 892
|
|
Dikkatinizi çektimi bilmiyorum, Papua Yenigine, Tanzanya gibi, Muz cumhuriyeti diye dalga geçtiğimiz bazı ülkeler bile bizden daha üst sırada.
Düzenleme: Mısır ve Kıbrıs (Kıbrıs rum kesimi)ni de listeye ekleyebilirsiniz.
|

18-02-2011, 13:48
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Benim de ilgimi cekti bu konu. Sanirim Hrant Dink suikasti, Malatya yayinevi cinayeti ve Ergenekon tutuklamalarinda gazetecilerin olmasi tabloyu geriletti. Ama yine de indexlere bakmak lazim, cünkü 1990-2000 arasi tablo cok kötüydü, nerdeyse her ay bir Kürt gazeteci öldürülüyordu, sürekli dergi ve gazete baskinlari yapiliyordu.
Freedomhouse'un indeksine göre Türkiye Rating'de nerdeyse 50'nin altina düsemiyor. Mesela 2009 raporu.
http://www.freedomhouse.org/uploads/...009_tables.pdf
Freedomhouse'un sitesinden yil yil raporlara ulasmak mümkün, ama ancak 2002'ye kadar. Birkac yilin raporlarini okudum. Büyük cogunlugu Kürt sorunu ile konularda. Tabii youtube'un yasaklanmasi, RTUK kararlari, son Ergenekon tutuklamalari da var.
http://www.freedomhouse.org/template...=251&year=2009
2010 yilinin ratingi 51
2009 yilinin ratingi 50
2008 yilinin ratingi 51
2007 yilinin ratingi 49
2006 yilinin ratingi 48
2005 yilinin ratingi 48
2004 yilinin ratingi 52
2003 yilinin ratingi 55
2002 yilinin ratingi 58
Burda büyük ratingler basin özgürlügünün daha az oldugu anlamina geliyor. Bu durumda tablo 2002'de en kötü durumda. 2005 yilinda en iyi hale geliyor. 48 puana kadar düsüyor. 2007'de basin özgürlügü az miktar da olsa yine gerilemeye basliyor. 20060daki rekor olan 48 puandan 2007'de 49, 2008'de 51'e, 2009'da 50, 2010'da 51 puana cikiyor.
|

18-02-2011, 14:52
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
|
|
Freedom House isimli düşünce kuruluşunun araştırması akla daha yatkın geliyor.. 2002-2010 arasındaki index farkı da (58'den 51'e düşmesi) daha doğru.
Ayrıca başlıkta verilen indexte, 2008 yılında sayı 22.5 iken, 2010da 2 katından fazla bir sayıya ulaşarak 49.25 oluyor.. Ergenekon kapsamı altında (doğru veya yanlış) bir kaç gazetecinin tutuklanmasının, sayıyı bu kadar üstlere çıkarması anlamsız.
Ama her ikisinin de ortak özelliği 2007 yılına kadar bir iyileşmenin olduğu, bu yıldan sonra ise basının üzerinde devlet baskısının hissedilmesi...
|

18-02-2011, 15:33
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Sangre´isimli üyeden Alıntı
Freedom House isimli düşünce kuruluşunun araştırması akla daha yatkın geliyor.. 2002-2010 arasındaki index farkı da (58'den 51'e düşmesi) daha doğru.
Ayrıca başlıkta verilen indexte, 2008 yılında sayı 22.5 iken, 2010da 2 katından fazla bir sayıya ulaşarak 49.25 oluyor.. Ergenekon kapsamı altında (doğru veya yanlış) bir kaç gazetecinin tutuklanmasının, sayıyı bu kadar üstlere çıkarması anlamsız.
Ama her ikisinin de ortak özelliği 2007 yılına kadar bir iyileşmenin olduğu, bu yıldan sonra ise basının üzerinde devlet baskısının hissedilmesi...
|
Sevgili sangre "birkaç gazetecinin tutuklanması" değil biraz daha sorunlu bir süreç bu.
|
Türkiye, uluslar arası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün 20 Ekim 2010'da yayımladığı Dünya Basın Özgürlüğü Sıralaması'nda 178 ülke içerisinde kendisine 138. sırada yer bulmuştu. Türkiye'nin yeri Singapur ile Etiyopya arasındaydı. RSF, bunu "Gazetecilere yönelik dava, tutuklama ve mahkumiyetlerin büyük bir hızla artması" ile açıkladı.
Türkiye 2009'da da 20 sıra birden gerileyerek 175 ülke içerisinde Venezüella'nın önünde, Filipinler ile birlikte 122. sıradaydı. 2008 yılındaysa, 173 ülke içerisinde Ermenistan'la birlikte 102. sıradaydı. 2007'de 163 ülke içinde 101. sırada gösteriliyordu.
ABD ise, bu sıralamada 20. sırada yer aldı. ABD'nin karnesi, işgal ettiği veya askeri varlık gösterdiği ülkelerde basın ve ifade özgürlüğüne ilişkin uygulamalarıyla kötüleşiyor. ABD, bu gibi ülkelerde bu standarda saygı bakımında 99. sırada yer aldı.
Atalay'ın çok değerli gördüğü Basın Kanunu'nun 19. maddesinden ve "yargıyı etkilemek" iddiasıyla gazetecilere çok sayıda dava var. Sadece Basın Kanunu değil, Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMY) 6 ve 7 maddeleri, Türk Ceza Yasası'nın 20'yi aşkın maddesi, Atatürk'ü Koruma Kanunu, 5651 Sayılı İnternet Suçları Yasası da basın özgürlüğünü fiilen kısıtlıyor.
Bağımsız İletişim Ağı (BİA) Medya Gözlem Masası'na göre, en az dört gazeteci (Vedat Kurşun, Ozan Kılınç, Bedri Adanır, Barış Açıkel), TMY'den mahkum edildikleri için cezaevinde. Halen 25'i aşkın gazeteci de, terör örgütleriyle bağlantılı oldukları iddiasıyla hapiste.
Sadece "Ergenekon", "Balyoz, "Devrimci Karargah" ve benzeri soruşturmaları haberleştirenlere "soruşturmanın gizliliğini ihlal" ve "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs"ten açılan soruşturmaların sayısı 4 bini; dava sayısı da bini aştı.
Hrant Dink gibi cinayetlerin (Abdi İpekçi, Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu vs) arkasındaki güçler ortaya çıkarılmıyor. Son olarak da, Bandırma'da örgütlü suçlarla ilgili yazan gazeteci Cihan Hayırsevener 18 Aralık 2009'da öldürülmüştü.
Başbakan Erdoğan'ın "kişilik haklarına saldırı" iddiasıyla yerel ve ulusal medya temsilcileriyle karikatüristlere açtığı davalar basın özgürlüğüne zarar verdi.
|
Atalay attı ama tutturamadı
İnsani olan her şey kabûlüm.
|

18-02-2011, 16:08
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
|
|
Sevgili Frodo,
Eğer bu düşünce kuruluşu 'açılan soruşturma ve davaları' da kriter olarak almışsa, indexin 2008'de 22.5 iken, 2010'da 49.5'e çıkması zaten normal.. Çünkü bu dönemde hem halkı, hem de basını iki kutup olarak ayıran bir Ergenekon davası süreci yaşanıyor.. Ve bu dava üzerine yazılan her yazıda -özellikle bizim ülkemizdeki savcıların zihniyetini bildiğimiz için- bu savcıların harekete geçip dava üzerine dava açmasına da alışkınız.
Örneğin Taraf gazetesi bir kaç hafta önce, bir günde 44 ayrı davaya girerek rekor kırmıştı.. Bu gazeteye, toplamda 4 binin üzerinde dava açılmış olup, yazarları hakkında toplamda bin yıla yakın hapis istemi bulunuyor.
'Freedom House'un yaptığı araştırma ile 'Reporters Without Borders' arasında kriter farkı bulunuyor olabilir.. O zaman biz de, her ikisini farklı farklı değerlendirmeliyiz diye düşünüyorum.
Konu Sangre tarafından (18-02-2011 Saat 16:19 ) değiştirilmiştir.
Sebep: Hatalı bilgi düzeltildi
|

05-11-2016, 17:09
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
|
|
★ FETÖ-PDY ile PKK-KCK terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri iddiasıyla, 31 Ekim'den bu yana gözaltında tutulan Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinden 9'u tutuklandı.
✔ Karşınızda bir talimatla görevden aldığınız Başbakanınız, yeterince biat etmedi diye Saray'dan kovduğunuz danışmanlarınız, bir telefonla susturduğunuz medya yöneticileriniz, maaşlı trolleriniz, goygoycularınız, ihbarcılarınız yok. Despotik bir başkanlık rejimini inşa edecek referanduma, hiç engelsiz gitme peşindesiniz. "Cumhuriyet'i de susturursak kalan muhaliflere gözdağı vermiş oluruz" diye düşünüyorsunuz. Bütün o yolsuzluk dosyalarının açılmasının, sıfırlama konuşmalarının yayımlanmasının, damat mail'lerinin yazılmasının, yandaş işadamlarının off-shore dosyalarının açılmasının, Gülencilerle eski ortaklığınızın hatırlatılmasının acısını çıkarmak istiyorsunuz. Medyanın neredeyse tamamını satın alarak, cezalandırarak, baskı uygulayarak dize getirmişken, "son kale" Cumhuriyet'in hâlâ direniyor olmasına katlanamıyorsunuz.
Cumhuriyet'in bir türlü teslim olmamasını, tersine ona sahip çıkılmasını hazmedemiyorsunuz. "Halen sinmiyorlar" diye öfkeleniyorsunuz. Biat kültüründen geldiğiniz için bu isyanı tanımıyorsunuz. Biz, susanlar kervanına katılmayacağız, ama siz, susturmaya çalışan darbecilerin, tezgâhçıların, Fethullahçıların, kirli listesinde yerinizi alacaksınız.
★ Cumhuriyet'e yapılan operasyon göstermiştir ki, Türkiye'de AKP-Saray rejiminin birincil hedefi, yalanlarına ortak edemediği basın organlarının varlığına son vermektir. Fethullah Gülen cemaati kadroların devlet kademelerine doluşmasına olanak tanıyan tarikat-cemaat koalisyonu AKP, bugün sadece eski ortağını değil, toplumsal muhalefeti ve kendisine yandaş olmayan basını da fırsatını bulmuşken sindirmek istiyor. Üstelik rejim, söz konusu sindirme faaliyetini OHAL hukukunun bile sınırlarını aşan üst düzey bir keyfiyetle organize ediyor.
islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
|

05-11-2016, 17:13
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
|
|
★ Cumhuriyet'e yönelik FETÖ soruşturmasını yürüten Savcı Murat İnam'ın, FETÖ üyeliğinden sanık olduğunu ortaya çıkardığı gerekçesiyle Odatv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan hakkında başlatılan soruşturmaya, 24 saat sonra takipsizlik kararı verildi.
✔Cumhuriyet'e FETÖ operasyonu yapan savcı, FETÖ üyeliğinden yargılanıyor şeklindeki haberinizden dolayı, sizin (Barış Pehlivan) hakkınızda bir soruşturma var, ne zaman ifadeye gelebilirsiniz?
- Suçlama nedir?
- Terörle mücadelede görev yapan isimleri terör örgütlerine hedef göstermek.
✔ Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Odatv'nin gündeme getirdiği Cumhuriyet gazetesine yönelik FETÖ soruşturması yapan Savcı Murat İnam'ın FETÖ davasında sanık olduğu haberine ilişkin konuştu. Bakan Bozdağ, FETÖ davasında sanık olan Murat İnam'ın Cumhuriyet gazetesine yönelik soruşturma yürütmesine ilişkin "O savcıya bu soruşturmanın verilmesi talihsizlik. Keşke böyle bir görevlendirme yapılmamış olsaydı" dedi. İlginçtir ki görevlendirmeyi yapan adalet bakanlığıdır ve Bekir Bozdağ adalet bakanıdır!
islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
|

05-11-2016, 17:14
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
|
|
✔ Ömrü FETÖ ile mücadeleyle geçen Hikmet Çetinkaya'nın fetö örgütüne destek vermekten gözaltına alınmasıyla ilgili Ahmet Hakan, "Ben Hikmet Çetinkaya'ya kıl olurdum, Hikmet Çetinkaya Fethullah'ı yazardı ve dün itibarıyla FETÖ'cüler, aranan kanı fazlasıyla bulabildi" diye yazdı.
★ Gözaltılına alınan 12 kişinin ömürleri, akp'nin fetö dediği gülen cemaatiyle giriştikleri mücadeleler ile geçti. Akp henüz gülen cemaati ile şiirsel diyaloglar yaşarken, fetö demeden önce gülen hocaefendi dedikleri dönemlerde o 12 kişi, akp'nin gülen hocaefendi dediği gülen cemaatinin üzerine giden ender yazarlar arasındaydılar.
✔ Deniz Baykal; Cumhuriyet Gazetesi'ne yapılan 12 gözaltılı operasyonun, "Hukuki değil, adli değil, siyasi ve idari bir karardır" dedi. Ne bekliyordun topraam... Hukuki ve adli dayanağının olmasını mı?
AKP'yi başımıza musallat eden Bülent Ecevit, Mesut Yılmaz, Deniz Baykal ve Devlet Bahçeli dötlemeleridir. Bunlar beceriksiz hükümetleriyle AKP'ye siyasi meydanı devretmeselerdi, tüm bunlar başımıza gelmezdi.
islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:42 .
|