basitrasin´isimli üyeden Alıntı
Herkese Selam.
Öncelikle Şiddetin her türlüsüne karşı olduğumu belirtmek istiyorum.
Ben Antalyada yaşıyorum ve olayın meydana geldiği Yener Ulusoy bulvarından sık sık geçiyorum.
Özellikle gece yarısından sonra yol kenarlarında bekleşen transları sık sık görüyorum. Gündüz saatlerinde trans olduğu anlaşılan bir çok kişiyi yollarda görüyorum. Hatta oturduğum evin hemen karşısında bir trans yaşıyor.
Bunca yıllık Antalyalıyım hiç kimsenin sırf trans olduğu için saldırıya uğradığını görmedim.
Hele hele haberde bahsedildiği gibi esnafın yoldan geçen birine durup dururken laf atıp saldıracağını hiç sanmıyorum.
Hayat tecrübem bana gazetede yazılan her şeyin bire bir doğru olmadığını defalarca gösterdi.
Mutlaka bir kavga olayı yaşanmıştır. Ancak kavga eden taraflardan sadece birisinin azından aktarılan bu olay yanlı bir bakış açısı içeriyor.
Acaba kavgaya karışan esnaf ın derdi neydi? Kendi dükkanının önünde, ticari kaygılarına ramen böyle bir rezaletin içinde yer aldı?
Bence haberde kolaycılığa kaçılmış ve sırf trans olduğu için linc edilmek istendiği sanrısı ortaya atılmış.
Haberleri okurken beyin süzgecinden geçirmenizi tavsiye ederim.
Saygılarımla.
|
pardon???
* sz hiç ramazan'da elinde ''ekmekle'' dolaşırken küfür ve hakaret yiyen, omuz yiyen birilerini görmediniz mi???
* siz hiç beyoğlu polis karakolu önünden geçtiğinde ''ipne'yle başlayıp anabacı düz giden sataşmalar'' okumadınız mı???
* siz hiç trans kimliklere duyduğu patalojik nefret yüzünden bir ''bahaneyle'' saldırılıp linç edilen insanlar görmediniz mi???
hep benzer mantık işletiliyor:
* kadın'ı severim, hatta çok severim; ama bakire olanını!
* benim kürtlerle sorunum yok, hatta kürt arkadaşlarım bile var!
* karısını işkenceyle öldüren bir psikopatın mahkemede söylediği : ben karımı seviyorum!!!
* gündelik yaşamda özellikle taşra bölgelerinde yaşanan boğucu muhafazakar baskı ve nefrete karşın söylenen: sevgi ve hoş görü dini!
karısına işkence eden, onu öldüren adamla kadın arasında da mutlaka bir ''kavga'' yaşanmıştır. hatta ''töre''ye kurban giden kadınlarımızla aileleri arasında da mutlaka bir SORUN olmuştur!
translara yönelik gündelik, mental ve ahlaki önyargı'yı, nefreti ve patalojik takıntıyı görmezden gelirsek böyle kuzu kuzu ''objektiflik'', ''empati'' zırvalıklarını yutarız. bilsek ki, trans-gay ve eşcinsel kimliklere bu derece yaygın bir anti-pati yok, hatta gayet meşru görülmekteler... o zaman diyeceğiz ki, manyağın biri başka birine dalaşmış yalnızca!
kafanızı kuma gömmeye devam edin! çünkü töre'ye kurban gidenin bile öldürülmesi için sebepler var: ailesinin istemediği adama kaçmıştır mesela...
ayrıca!!!
''kaygılarına rağmen bu rezalet''te kalmadı... tam da kaygıları nedeniyle bu rezalete imza attı!
vayy delikanlı!!! mahallemizin yiğit abisi!!! oğlumuzun kızımızın ahlakının uluuu koruyucusu!!! post modern mahalle bekçileri, konvers ayakkabılı; top sakallı, mavi jeans'li reisleri... uzun saçlı, küpeli; amma sapına kadar delikanlı röfleli mimikleri...
metroseksüel psikopatlık...
her şey değişir, değişebilir ve dahi değişse de ''öz'' aynı: inadına magandalık, inadına obsesyon ve nefret...