fthgzl79´isimli üyeden Alıntı
Türk siyasetinin geleceğine dair sizin öngörünüz nedir sayın Anti?
Akp ile Abd devam mı edecek?
Chp oylarını artıracak mı?
Yoksa emperyalistler Mhp'ye genç ve dinamik bir başkan yerleştirip Akp'nin aldığı oyları milliyetçilik söylemleri ile Mhp'ye mi taşıyacaklar?
İleride Akp ve Chp'nin Anap ve Dyp gibi yok olması sizce muhtemel mi?
Dediğiniz gibi Bdp'liler oylarını artırıyorlar..Yoksa Bdp daha mı artıracak oylarını?
Nedir sizin tahmininiz acaba?
|
AKP hakkında konuşabilmemiz için Numan Kurtulmuş'un partiye resmi katılımını ve bundan sonraki süreci beklememiz gerekiyor.
Neticesinde AKP'nin "lider odaklı siyasi parti" olduğu aşikâr.
Yerel seçimlerde dahi insanlar Tayyip Erdoğan'a oy veriyorlar, birçok yerde ceketimizi assak kazanırız dediler. Urfa'da da yaptılar bunu ama Fakıbaba'yı yiyemediler.
Tabi yerel seçim ile genel seçim farklı olacaktır, ama partilerin önüne geçebilecek bu tarz isimler ile AKP mutlaka uzlaşma yoluna gidecektir. Bunu da bizzat Tayyip Erdoğan yapacaktır.
Numan Kurtulmuş'un partiye katılması ile beraber bir haleflik durumu yaşanacaktır AKP'de, bu partiye ikiye bölecek mi? Bunu şu an söylemek zor. Süreci yavaş ilerletiyorlar ve bu sebeple olumsuz bir görüş oluşmasınında önüne geçtiklerini düşünüyorum.
Şu an başarılı politika izliyorlar bu hususta.
Üniversite harçlarını kaldırdılar, örgün ve açık öğretim öğrencileri için önemli bir adım attılar. Ama bu seferde ikinci öğretim öğrencilerinin ve ailelerinin ve hatta genel anlamda kamuoyunun tepkisini çektiler. Bunun üzerinde bir oynama da yapmayacaklar, dik duracaklar, böyle gözüküyor.
Harçların kaldırılması önemli bir seçim atılımı oldu, meydanlarda harçları kaldırdık diye güzel bir sloganları olacak, seçim döneminde muhalefet, özellikle CHP ikinci öğretimlerden bahsedecek, böyle bir çıkmaz yol gözükmekte şimdiden.
Tayyip Erdoğan sonrası süreci iyi kritik edebilmemiz için belirttiğim üzere Numan Kurtulmuş'un katılımını beklemek zorundayız.
CHP'de ise Güneydoğu sorununa yönelik atılımlar mevcut. Şu an laiklik ikinci plana atılmış gözüküyor. Ben Güneydoğu sorununda atılan adımların hassas olması gerektiğini düşünüyorum. Laikliği ise ana tema yapmama kararını tamamen destekliyorum. Eğer CHP kendisi ile ilgili bir şeylerden taviz verecek ise bu laiklik olabilir. Tabi bunu yaparken de siyasal islam ile arasına mutlak surette duvar inşa etmelidir. Yoksa laik kaygılarla kendisine oy veren sahil kesimlerinde büyük bir oy kaybı yaşar, özellikle bunu yerel seçimde yaşarsa genel seçimlerde yıkıma uğrayabilir.
Tabi dini bir açılım sürecinde batıdaki oylarını kaybederken Orta Anadolu'daki oy oranı yükselebilir. Ben bu tip politikaların destekçisi olurum, CHP'nin elitist yapısından kurtulması demek siyasal islamcı ve sağ partilerin en büyük dayanağının çürütülmesi ile eşdeğer olacaktır.
Şu an için bir tahmin yapmak gerekir ise CHP'nin oy oranının bir miktar düştüğünü düşünüyorum, sebebi de seçim süreçlerinde Kılıçdaroğlu'nun basın tarafından oldukça yüksek noktalara konulmasıydı, bu hava şu an dağılmış durumda.
Yine de Kılıçdaroğlu oldukça çalışkan, kendisini internetten dahi takip ederken bunu görmek mümkün, özellikle ramazan ayını dolu dolu, halkın arasında geçirdi. Bunlar artı puanlar.
MHP için tahminlerde bulunmak zor. Çünkü üzerine fikir koyabileceğimiz bir politikaları yok. Engin Alan ile ilgili tek kelime etmiş değiller. Ergenekon ve Balyoz davası sürecinde daha sert bir politika izlemelerini beklerdim ama kuru milliyetçi söylemler ile kendilerini buradan soyutladılar. Sanki onlardan beklenen tepkiyi İşçi Partisi koyuyor, Perinçek ve diğerlerinin etkisi ile.
Yaklaşan MHP seçimleri öncesinde Bahçeli bu işi yine kotaracak gibi geliyor ama MHP'nin de bir değişim içerisine gitmesi gerektiği aşikâr. 2002 mağlubiyetinde Bahçeli istifasını sunmuştu, o zaman bir değişim süreci yaşanabilirdi ama sonra tekrar geri döndü, kaldığı yerden devam etti. Bahçeli taban tarafından eleştiriliyor, bunun da sebebi Ülkü Ocakları'nın militan yapısını değiştirmesiydi. Bu bizler için oldukça güzel bir gelişmedir ve bunun için Bahçeli'ye de teşekkür etmeliyiz. Ama partililer bu konuda kızgınlar. Sokaklardan çekilmek onlar için yıkım niteliğinde.
BDP ise oy oranını yukarıda ki rakama çıkardıysa değişik bir siyasi yol izleyecektir. Risk alıp bir sonraki genel seçimde parti olarak katılabilirler. Böyle bir durumda barajı aşarlarsa vekil sayıları yükselecektir. Şansları mevcut, dört sene gerçekten uzun bir süre. PKKlılar ile yolda kucaklaşmaları Türk kamuoyu nezdinde tepki çekmiş olsa da zaten genel anlamda böyle bir izlem olduğu için kendileri bunu dert etmiyordur. Sadece PKK ve savaş karşıtı solcular, Kürtler tarafından hoş görülmemiş olabilirler, bunu da medyada ya da kendi hayatımda tespit edebilmiş değilim. O yüzden sağlıklı yorum yapamam.
Yerel seçimler gerçekten de kritik bir sürecin temelini atacak, hemen sonrasında gelecek olan cumhurbaşkanı seçimlerinde olası bir Tayyip Erdoğan liderliği, AKP'yi açmaza sürükleyebilir. Yazımın temeline koyduğum üzere bu süreci analiz edebilmek için Numan Kurtulmuş sonrası AKP'yi beklememiz gerekiyor.