
15-02-2013, 06:57
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Sep 2012
Mesajlar: 1.282
|
|
Ulusalcılık ve Milliyetçilik.
Ozellikle Turkiye`de yasiyan veya Turkiye sinirlari icinde Milliyetcilik ile Ulusalciligi bir birinden ayrit etmeye calisan, birinin digerinden farkliymis gibi hareket eden akimlar...
surekli kendi kendileri ile celiskiye girmistir.....
Ezen Ulus ile Ezile Ulus arasindaki farklari bile gormemezlikten gelip, ikisinin`de ayni anlamda oldugunu veya esit sartlara sahip oldugunu dusunenler`de var.
Ezen ulusun ilericiligi olamaz, cunku kendisini; ezdigi ulustan ustun gorur, ezdigi ulusun varligini yok sayar, Milli baski ve Milli Zulum Uygular, "Ya Sev Ya Terk Et" benzeri nutuklarla, sinirlarin kendisi icin gecerli oldugunu, kendisinden baska bu topraklarda yasamiyacagini, Kendisine karsi cikacak olani yok edecegini vs vs gibi yaklasimlarla asil sahip oldugu Milliyetci Bir Yaklasimla, sozum ona kendisini ilerici veya demokrat goren bazi akimlar kendilerini Ulusalci gostermeye calisir.
Yok degilse Turkiye`de Irkcilarin ve Milliyetcilerin onderligini yapan MHP li oldugunu gostermis olacak...
Turkiye`de MHP neden mesafe kat etmemistir? Cunku CHP ile MHP arasinda Sadece ve sadece C ile M harfi farkliligindan baska bir sey yoktur. zaman zaman CHP - MHP den daha Irkci ve Milliyetci yapilanmaya sahip oldugunu ortaya koymustur, Zaten kurulusundan itibaren boyle bir yapilanmaya sahip oldugundan dolayi, ne kadar tuzuk ve farkli degisikliklere gitselerde, parti baskanlarini degistirselerde degisen bir sey olmiyacaktir.
Dolayisiyla Turkiye sinirlari icinde CHP li oldugunu Milliyetci degilde, Ulusalci oldugunu soylemekle kendisini sozde Milliyetcilikten uzak tutma cabasindadir.
Fakat yeri geldiginde MHP kimligine sahip olanlardan daha Irkci ve Daha Milliyetci tutum icine girebiliyor.
Diger bir anlamda ise, kendisini Milliyetci tanitan Ataturk`cu oluyor,
Ulusalci olanlar ise kendilerini Kemalist olarak tanitmaya calisiyor.... yani bir nevi var olan milliyetci duygularini kisa bir sureligine askiya alma veya gizlemeye calisiyor....
Yukarida Ezen Ulusun Ilericiligi Olmaz dedik, Cunku Ezilen Ulusun, kendisini ezen Ulus`a karsi verdigi veya verecegi mucadele Ilerici Bir Mucadeledir... Ikiside ayni anda ilerici vasiflara sahip olamiyacagina gore, Milli zulum ve Milli baski uyguliyan taraf Irkciligi ve Milliyetciligi ile Fasist Bir Yapilanma Icindedir...
Ezilen Ulusun Milliyetciligi her ne kadar ilericilik olarak soylemis olsakta... Bu Marksist ve Leninist bir yapilanma ile ilericilik degildir, yani Marksist ve Leninist degildir.
Lenin; "Ezilen Ulusun Milliyetciligi Ilericiliktir, ama Marksist anlamda ilericilik degildir, Her Turden Ulusal Mucadelenin Altinda Pazar Yatar"
Yani Ezilen Ulusun verdigi mucadele sonucunda kendi pazarina sahip olma, kendi duzenini kurdugu zaman asamsindan sonra kendi ulusunun uzerinde (Isci ve Emekciler) uzerinde somurusunu baska ulus degilde kendisi yapma mucadelesidir... Kendi Milletine (Ulusuna) verecegi ozgurluk, kendi ulusal kimligi ile ozgurce hareket etmek ile sinirli kalir. Yani Isci ve Koylunun kurtulusu ile ilgisi yoktur.....
Turkiye`de zincirleri kirmiyan ve kirmaktan korkanlar yani Milliyetci ve Ulusalcilar,
Bir birlerini suclarken, ozunde savunduklari tek bir sey var... Turkiye Turklerindir, Turk`un Turk`ten Baska Dostu Yoktur, Turk Olmez, Turk Acikmaz, Bir Turk Cihana Bedeldir vs vs nutuklari ile ayni seyi savunmakta olduklarinin farkinda bile degiller...
Ayni amaca hizmet eden, ayni mantiga sahip olan bu iki olusumun bir birlerine karsi girdigi yarismalara bir goz atalim.....
>Milliyetciler; Dindardir, en azinda dine saygilidir.
>Ulusalcilar; Dini irtica olarak gorur.
>Milliyetciler; Sozde Laik devlete inanir, ancak muslumandir.
>Ulusalcilar; Sozde Laikcidir, Laikcilik adina bazi manevi degerleri inkar eder, ufakta olsa diger azinliklara karsida olsa Milliyetcilige zarar verir....
>Milliyetciler; Irkcidir, Turancidir, kendisine gore sozde azda olsa Demokrattir.
>Ulasilcilar; Darbeci ve Dikta Yanlisidir... Kemalistlerin ozu buymus...
>Milliyetciler; Kendi Milletin ve Halkin Adamidir, Irkciligi ve Milliyetciligi ile, Kendi milletini korur, dunyada yasiyan insanlardan ustun gorur.. Bir Turk Cihana Bedeldir...
>Ulusalcilar; Milleti, Halki, Milli ve Manevi Degerleri gerektigi gibi korumaz, zaman zaman taviz verir, isine geldigi zaman Dikta ve Darbelerle butun azinliklari ve kendisine karsi tehlike olabilecekleri yok eder.....
>Milliyetciler; Fasist Irkci ve Milliyetci Adalete Inanir, Asla Solcu ve Sosyalist Degildirler, Cunku Irkci ve Milliyetci duygulari herseyin ustunde tutarlar....
>Ulusalcilar; Kendilerini ne kadar sozde sosyal demokrat gosterselerde, Kemalist fasist yasalarini tamami ile kabul eden, Kemalist mantigin savunucusu ve takipcisi olup, Darbeci ve Devletcidir.
>Milliyetciler; Ataturkcu`dur, Ataturk`un sozde kurdugu medeniyet gorusu cercevesinde Irkci ve Milliyetci yapilanmaya ve sozde Moderenlesmeye, ozunde ise Acik fasist bir yapilanmadir.
>Ulusalcilar; Kemalist`tir, Ataturk istismari yaparak statukocu, tutucu, iki yuzlu, yanar doner, surekli maske takan dogmatik bir yapilanma seklidir.
>Ulusalcilar; Milliyetcilerden farkliymis gibi, Milliyetcilere yillardan beri Fasist Diye Hitap Edenlerin Hareketidir,
Iki yuzlu davranmalari gerektigindend dolayi kendilerine Ulusalci demek zorunda kalmislardir. yaptiklarindan ve yapacaklarindan utandiklari icin, gercek kimliklerini saklamak icin bu kimligi almanin zamanla kendilerine yararli olacagini dusunmuslerdir.
Dolayisiyla, Ayni dusunceye ve ayni amaca hizmet eden iki ayri kurum gorunen, ozunde ikiside ayni ayni olup, farkli iki ayri kurummus gibi gorunum veren, biri digerine Fasist digeri ise, Darbeci ve tasviyeci olarak soylemleri... bunlarin bir birinden farkli olmadiklarini, gunumuze kadar surdurdukleri politiklari ile acik ve net ortadadir.....
Ulusalcilar; Turk Tarihinin 1923 den sozde (formalite icabi) basladigina inanir.
Milliyetciler; Tanri daglarindan, Ergenekondan geldigini savunur...
Saygi ve Insani Sevgilerimle.
|

15-02-2013, 12:36
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 11 Feb 2013
Bulunduğu yer: ege-uşak
Mesajlar: 308
|
|
Yaşadığımız bu anadolu topraklarında asırlarca türk kimliği hor görülmüş, aşağılanmıştır.!Yani asıl ezilen,asimile edilen hep türkler olmuştur.Büyük selçuklu'dan osmanlının sonuna kadar türklük bilinci silinmiş ne millet nede ulus olabilmişiz.! Bu tarihi bir gerçekdir bir tarafdan fars kültürü,bir tarafdan arap kültürü ve son dönemde türkü barbar ve hor gören avrupa kültürü.! Şurası bir tarihi gerçektir'ki bu millet kendini ancak Atatürk sayesinde bir deger bulmuş millet olma bilincine ulaşmıştır.! Unutmayın'ki cihan hakimiyeti kurmak ve asırlarca sürdürmekle ögündügümüz osmanlıda bile 'Türkü öldür baban'da olsa inancı hakimdi yani kendilerini hiç bir zaman bir türk devleti, türk milleti olarak görmemişlerler üstelik hor görmüşlerdir.!Yer yüzünde gerçek anlamda kurulmuş tek türk devleti TÜRKİYE CUMHURİYETİDİR...!!!
|

15-02-2013, 14:18
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 Aug 2011
Mesajlar: 82
|
|
yoktur ikisinin birbirinden pek farkı
al birini vur birine
ulusalcılar der ki önce faşist olalım, iktidar olduktan sonra bakarız belki sosyalistliğe
uyuturlar pamuk şekeriyle
kırmızı başlıklı kızı kandıran kurttur her ikisi de
|

16-02-2013, 03:41
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 04 Aug 2011
Mesajlar: 261
|
|
Baskoylu´isimli üyeden Alıntı
Saygi ve Insani Sevgilerimle.
|
İçindeki nefreti kustuktan sonra böylesine "insani" değerlerle bizleri selamlaman mantıklı mı sence?
Tanrı, insanı yarattı ve ona "yürü ya kulum" dedi, "ben artık yokum."
|

16-02-2013, 03:52
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2008
Mesajlar: 400
|
|
ÖZDEMİR İNCE/ Ulusalcılık milliyetçilik değildir
Ulusalcı ve Ulusalcılık’ın anlamı
Milliyetle ilgili sözcükler meşrutiyetlerden itibaren Türkçeye girdiler. İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna, Birleşmiş Milletler’in kuruluşuna kadar bu sözcüklerle ilgili bir sorun yoktu ama o tarihten sonra “Nasyonalist” ve “Nasyonalizm” sözcükleri aforoz edildi. Ama dikkat ederseniz “Ulusalcı” ve “Ulusalcılık”‘ın Fransızca karşılıkları yok.
Bu iki sözcük benim için hangi anlamları kapsıyor bakınız: Aydınlanmacı, sol, toplumcu, sosyal adaletçi, eşitlikçi, demokrat, cumhuriyetçi, laik, devrimci ve evrimci, dinin, askerin ve her türlü vesayetin karşıtı, sömürü karşıtı, çağdaş devletçi, antikapitalist, antiemperyalist, antirasist, feminst, antihomofobik, antiseksist...
“Ulusalcı” ve “Ulusalcılık” sözcükleri, dilimizdeki anlamlarıyla yakında başka dillere de girecek, dilciler kendi dillerinde yeni sözcük türetecekler.
Milliyetçi ve milliyetçilik, ulusalcı ve ulusalcılığın sahip olduğu anlamlardan neredeyse hiçbirine sahip değil.
yazının devamı
http://www.aydinlikgazete.com/yazarl...degildir-.html
Ulusalcılıgın milliyetçilikten ayrı oldugunun en önemli göstergesi ise ,kürt meselesi konusunda ulusalcıların mhp milliyetçiliginden ne kadar farklı düşündüklerinde görecegiz.
Milliyetçilik ulusalcılık aynıdır diye kestirme gidenlerimiz var ama pek öyle degil.
Pkk ve pkk ya yakın olanlar kendilerinden bahsederken kürt ulusal hareketi demeyi severler pkk yı eleştiren sol hareketler ise kürt milliyetçiligi derler.
Özdemir ince ulusalcılıgın tanımını yaparken tamamen de haksız görünmüyor.
|

16-02-2013, 07:31
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Sep 2012
Mesajlar: 1.282
|
|
Anti´isimli üyeden Alıntı
İçindeki nefreti kustuktan sonra böylesine "insani" değerlerle bizleri selamlaman mantıklı mı sence?
|
Kisisel satasmalar yerine,
Yuz Cicek Acsin, Bin Fikir Carpissin.... ilkesini yasama yansitirsak,
Fikirlerimiz ve dusuncelerimizi aciklamak amacli yaklasimimiz, Icimizdeki nefreti kusmak degildir.
Aklin yolu ile herkesin dusebilecegi ve yapabilecegi hata ve eksikleri Elestirmek, dogrulari almak, kendimizi yenilemek ve gelistirmek hem kendimize hemde insanliga olan saygi olarak algilanmalidir. tarihte olmus butun olumsuzluklari ve var olan yanlislari mahkum etmek insanligin gorevidir.
Hepimiz yanilabiliriz, hepimiz bir birimizden farkli dusunebilir veya bir cogumuz hem fikir olabiliriz.....
Bunu Farklilliklarimiz Zenginliklerimizdir olarak algilarsak... yazilan yorumlara karsi saldiri yerine fikir ve dusuncelerimizi aktarir, insani degerler icinde tartisirsak daha dogru bir yaklasim olur....
Insan`a ve insanliga yakisan`da budur.....
Saygi ve Insani Sevgilerimle
|

16-02-2013, 08:16
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Sep 2012
Mesajlar: 1.282
|
|
Milliyetçilik ve ırkçılık üzerine
Modern çağın ve burjuvazinin ideolojisi olarak milliyetçilik 18. yüzyıldan itibaren gelişmeye başlamış ve Fransız Devriminin ardından hızla dünyaya yayılmıştır. Burjuvazi, milliyetçiliği veya ulusçuluğu (nationalism); ortak bir dil, din, tarih veya kültür temelinde bir arada bulunan insanlardan oluşan bir topluluğun (yani ulusun) siyasal birliğini ve egemenliğini savunan görüş olarak tanımlar.
Burjuvazi, siyasi iktidarı ele geçirebilmek için, egemenliğin, tanrının yeryüzündeki temsilcileri olan soylular sınıfına değil, “ulus”a dayanması gerektiğini öne sürmüş ve feodalizmi yıkmak için de, “ulus”u oluşturan tüm sınıfları (soylular ve din adamları hariç) kendi önderliğinde birleştirerek siyasal iktidarı ele geçirmiştir. Bu sürecin doğal bir sonucu olarak da sözde “ulus”un egemenliğinin tecellisi olan parlamenter rejimi tesis etmiştir. Bunun temel işlevi, kendi sınıfsal çıkarlarını toplumun çıkarlarıymış gibi göstererek kendi sömürü düzenini yürütebilmektir. Milliyetçi ideolojiyi kullanarak ulusal bir kimlik ve bilinç yaratmaya çalışan burjuvazi, somut şartlara göre değişik öğeleri öne çıkararak kullanmıştır. Din, dil, etnik köken, kültür, tarih, ortak kader vb. bu kavramlardan en önemlileridir. Kimi yerde kültürel ve tarihi unsurlar öne çıkarılırken, kimi yerde etnik köken ve hatta “ırk” kavramı belirleyici kılınmıştır. Burjuva ideologları, bu kavramları işlerine geldiği gibi kullanarak ulusal kimliğin yaratılması yolunda çalışmalar yürütmüşlerdir. Bizzat ulus kavramının kendisi gerçekliğin çarpıtılmış, ideolojik bir ifadesi olduğundan, haliyle bu çalışmalar da çoğu zaman fantezi düzeyine ulaşan kurgusal boyutlar kazanmışlardır. Ulusal kimliğin “ırksal” özelliklere dayandırılmaya çalışılması da bu kurgunun en gerici biçimlerinden biridir.
Ancak ırkçı düşüncelerin insanlığın başına açtığı korkunç belâlar İkinci Dünya Savaşında çok net ve acı bir şekilde ortaya çıkmış, ırkçı fikirler de bilimsel gelişmeler ve verilerle defalarca çürütülmüş olsa bile, burjuvazi ne milliyetçilikten ne de ırkçı düşüncelerden tümüyle vazgeçebilir. 18. yüzyıldan itibaren sayısız bilim adamı, insan türünü ırksal farklılıklar temelinde sınıflandırarak kendi burjuvalarının siyasi çıkarları temelinde ulusal üstünlükler yaratmaya ya da sömürgeci, emperyalist ideolojilerine argümanlar bulmaya çalışmışlardır. Örneğin ulusal birliği sağlama sürecinde Alman bilim adamları, Almanların “üstün Aryan ırkı”ndan geldiğini kanıtlamaya uğraşıyor ve yeryüzündeki bozulmamış tek ırkın Aryan ırkı olduğunu savunuyorlardı. Benzer şekilde İngiliz köle tacirleri binlerce Afrikalıyı köle pazarlarında satarken ya da İngiliz emperyalizmi Afrika’nın uçsuz bucaksız topraklarını sömürgeleştirirken yine aynı ırkçı görüşlere başvuruyor ve “üstün beyaz ırk”ın “aşağı siyah ırk”ı yönetmesinin ya da kendi hizmetinde kullanmasının bir doğa yasası olduğunu söylüyorlardı. Bu zihniyetin izlerini, günümüzün bir numaralı emperyalist gücü ABD’nin “medeniyetler çatışması” tezlerinde de bulmak mümkündür.
Milliyetçilik, Irkçılık ve “Türklük” Kavramı
|

16-02-2013, 08:34
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Sep 2012
Mesajlar: 1.282
|
|
Son dönemlerde özellikle gelişen bir dizi olaylarla birlikte, milliyetçilik burjuvazi tarafından bilinçli olarak yükseltilmeye çalışılmaktadır. Çünkü milliyetçilik, burjuvazinin, işçi ve emekçi kitlelerin gözünü boyamakta, işçi sınıfının kendi iktidarını kurmasını engellemekte kullandığı en etkin silahıdır. Yurtseverlik ile milliyetçilik farklı kavramlar değildirler. Eşanlamlı sözcükler olup aynı şeyi ifade etmektedirler. Yani hangi kavram kullanılırsa kullanılsın yapılan burjuvazinin ekmeğine yağ sürmekten başka hiçbir şey değildir. Bu anlamda milliyetçilikle savaşmak işçi sınıfına milliyetçiliğin, yurtseverliğin teşhirini yapmak devrimci Marksistlerin en büyük görevidir. Türkiye’de özellikle Newroz olayı ile başlatılan Kürt halkına karşı linç girişimlerine ve körüklenmek istenen milliyetçiliğe karşı koymak, ulusal sorunda şovenizmin batığına düşmeden doğru tutum almak, ancak ezilen ulusun kendi kaderini tayin hakkını kayıtsız şartsız kabul etmekle mümkündür. Ezilen ulusun kendi kaderini tayin hakkının tanınması ilkesi Marksizmin en temel ilkelerinden biridir. Gerçek bir komünist bu ilkeyi hiçbir şart öne sürmeden kabul etmek zorundadır. Nitekim Lenin Ekim devrimiyle birlikte Polonya ve Finlandiya’ya ulusal özgürlüklerini tanıyarak, bizlere ulusal sorunda gerçek komünist tutumun nasıl olması gerektiğini göstermiştir.
Milliyetçilik sadece ulusal sorunda değil pek çok politik meselede işçi sınıfının göz bağı olmaya devam etmektedir. Avrupa Birliği ve özelleştirmeler meselesi de bunlardandır. Özellikle Avrupa Birliği’ne karşı çıkışlarda işçi sınıfının önüne koyulan argümanlar, yurdun savunulması, yeraltı ve yerüstü kaynaklarının emperyalist Avrupa’ya karşı korunması şeklindedir. Oysa sorulması gereken soru şudur: yurtseverlerin vatan dedikleri yeraltı ve yerüstü kaynakları, kapitalist bir düzende biz işçi sınıfına mı aittir yoksa burjuvaziye mi? Kuşkusuz bu sorunun en güzel cevabını Karl Marx Komünist Manifesto’da şu sözlerle vermektedir: “Komünistler, bundan başka, ülkeleri ve ulusları ortadan kaldırmak istenmekle suçlanıyorlar. İşçilerin vatanı yoktur. Onların olmayan bir şeyi onlardan alamayız.”
Yurtseverlik = Milliyetçilik
|

18-02-2013, 01:57
|
|
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Usa
Mesajlar: 3.977
|
|
Yeni Anayasa'da "Madde 35: Vatandaşlık" değiştirilmemelidir!!!
Arkadaşlar, sizi anlıyorum ama birkaç pire için yorganımızı yakmamak gerektiğine inanıyorum.
Arkadaşlar, Kurucu Önderimiz Atatürk, Osmanlı İmparatorluğu kalıntıları üzerine yeni bir devlet kurarken, bizi Batılılar'ın aşağılamasının aksine "Büyük Bir Millet" olarak kabul etmiş; devletin adına "Türkiye Cumhuriyeti" ve ulusun adına da "Türk Milleti" demiştir. Tıpkı Avrupa'nın devleri İngiltere, Almanya, Fransa'daki gibi.
Bu adamlar kendi ulusunu nasıl büyük bir ulus olarak görüyorsa, Atatürk de bizi öyle görmüş ve ulusumuzun adına "Türk" demiştir.
Evet, biz büyük bir milletiz ve tarihimiz 1000'ler ile ölçülüyor. O zaman biz kendimizi neden küçük görelim ve aşağı tabaka Avrupa ülkeleri gibi bilmem neyin vatandaşıyız diyelim.
Geçmişte Selçuklular ve Osmanlılar ya da diğer Türk boylarına verilen isimler, kurucularının isimlerinden geliyordu (ki Avrupalılar Osmanlılar'a "Türk" diyorlardı ve son dönemlerde de "Osmanlı (Ottoman)" dediler. Onlar bizi "Osmanlı Türkü", devletimizi de "Osmanlı Türkiyesi" olarak görüyorlardı) ve bunların tamamının toplamı şimdiki nüfusumuzun çeyreği bile etmez. Ama şimdi, geliştik ve büyüdük ve her bakımdan geçmiş Türk devletlerini katladık.
Kendimize bir isim gerekiyordu ve Atatürk de ilkin Türk Dil Kurumu ve hemen ardından da 1932'de kurdurduğu Türk Tarih Kurumu ile gerçek ismimizin ne olduğunu araştırmaya başladı. Bu meşakkatli araştırmaların sonucunda bizim "Türk" olduğumuz ortaya çıktı ve Atatürk de devletin ve milletin adını buna göre yönlendirdi.
Bir bakalım bakalım, bugün İngiltere, Almanya ve Fransa'da ikamet edenlerin tamamı aynı ırktan mı geliyorlar ki kendilerine İngiliz (English), Alman (German), Fransız (French) diyorlar? Tabii ki hayır. Örneğin İngilizler Saksonlar ile Normanlar'ın birleşiminden ve bir de Galliler'in birleşiminden oluşur. Ama hepsi kendisine "İngiliz" diyor. Eee, ne yaparsınız büyük devletler böyledir.
Bu konuda Yeni Anayasa için hazırlanmış bir blogta " 35. Madde: Vatandaşlık" hakkında şunları söyledim ve hala bu sözlerimin arkasında duruyorum:
Adsız dedi ki...
Uyarı: Eğer 82 Anayasası'nda da aynen yer alan Alternatif 2'deki "Türk" ibaresini kaldırırsanız, o zaman diğer maddelerdeki "Türkiye Vatandaşlığı" ve "T.C. Vatandaşlığı" ibarelerini de kaldırmanız gerekir. Çünkü bunlar birbirine bağlıdır ve birini kaldırırsanız, diğerleri de otomatikman yürürlükten kalkar ya da kalkmış olur.
Unutmayın, Aziz Nesin Soyadı Kanunu'nun çıkarıldığı sırada kimliksiz kaldığı için "Nesin" soyadını almıştı!
15 02 2013 21:14
|
Şimdi Yeni Anayasa'da değiştirilmek istenen bu madde, geçmişte uygulamada sorun yaşanan maddedir ama girişte de söylediğim gibi, geçmişteki uygulamasında sorun yaşanan (ırkçılık yapılmış olması nedeniyle) bu maddenin değiştirilmesini anlamsız buluyorum. Yani birkaç pire yorganımızı yakmayalım, arkadaşlar.
|

18-02-2013, 17:16
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Sep 2012
Mesajlar: 1.282
|
|
|
upuaut
Arkadaşlar, Kurucu Önderimiz Atatürk, Osmanlı İmparatorluğu kalıntıları üzerine yeni bir devlet kurarken, bizi Batılılar'ın aşağılamasının aksine "Büyük Bir Millet" olarak kabul etmiş; devletin adına "Türkiye Cumhuriyeti" ve ulusun adına da "Türk Milleti" demiştir. Tıpkı Avrupa'nın devleri İngiltere, Almanya, Fransa'daki gibi.
Bu adamlar kendi ulusunu nasıl büyük bir ulus olarak görüyorsa, Atatürk de bizi öyle görmüş ve ulusumuzun adına "Türk" demiştir.
|
Buna kimsenin itrazi yok, Bundan yola cikarak, Ataturk Ilerci ve Aydin bir kimlige sahip degilde, Irkci, Milliyetci ve Gerici bir kimlige sahip oldugunu soyliyoruz.
Turk olmiyanin Turkiye sinirlari icinde yasama hakki olmadigini. 12 Eylul Askeri Fasist Cuntacilarla, 1923 de yapilan onderlik ve 1946 ya kadar surdurulen Generaller tayfasi arasinda fark yok aksine 1923 genareller tayfasinin yaptigi katliam, soykirim, yargisiz infaz, Idam, Iskence ve insanligin kabul edemiyecegi haksizliklar daha acimasiz ve katmerdi....
Dolayisiyla 12 Eylul Askeri Fasist Cuntacilara tepki gosteren ve Fasist bir yapilanma gorenler, Ataturk ve onun genareller tayfasida 12 Eylul tayfasindan fazlaliklari vardi eksikleri yoktu...
Irkci ve Milliyetciligin oldugu yerde.... Demokrasiden, Ozgurlukten, Haktan, Dogrudan ve Insanliktan soz edilemez......
Hic kimse kendi suclusunu aklamaya ve temize cikarmaya calismasin. Insanligin bize sart kostugu gercek... Dogruya dogru. Yanlisa yanlis demek zorundayiz.... amacimiz birilerini karalamak veya onlara iftira atmak degildir, var olan gercekleri butun ciplakligi ile ortaya koymak, dogrulari almak, yanlislari mahkum etmektir........
|
upuaut
Evet, biz büyük bir milletiz ve tarihimiz 1000'ler ile ölçülüyor. O zaman biz kendimizi neden küçük görelim ve aşağı tabaka Avrupa ülkeleri gibi bilmem neyin vatandaşıyız diyelim.
Insanliktan daha degerli bir varlik yoktur, hic bir insan diger bir insandan buyuklugu olamaz, sadece farkliliklari ve zenginlikleri vardir.
|
"Buyuk Millletiz" yerine
Buyuk insaniz diyebiliyormuyuz? Buyuk Halkiz diyebiliyormuyuz?
Turk`u ve Turk`lugu Asagi tabaka gormek istememeniz!!! Ulusalci ve milliyetci duygularinizdan olsa gerek, Peki buyuk oldugunuzu nasil ispat edeceksiniz!!!
Avrupanin hemen hemen butun ulkelerinde Dunyaya Bedel Olan Turkler!!! en kotu yerlerde ve en kucuk dusurucu ortamlarda calistirilmiyormu?
Ister asagi tabaka gorun ister gormeyin.... gorunen koy`un klavuza ihtiyaci yoktur... durdugumuz yerde kendimizi farkli yerlerde gorme cabasinda baska yaptigimiz hic bir sey yok.
Kurulusundan beri Emperyalizme peskes ceken TC nin kendisi degilmidir?
Sovenist, Irkci ve Milliyetci yapilanmalarimiz, bizleri irkci ve milliyetci nutuklardan oteye goturmez... gobekten emperyalizme bagli olan, attigin her adimi onlardan izin almadan hic bir sey yapamiyan bir yapilanma icinde iken..... kendimiz farkli yerlerde gormeye calismak!!!! Ac tavugun kendisini Dari ambarinda gormesi gibi bir sey olsa gerek.....
|
upuaut
Geçmişte Selçuklular ve Osmanlılar ya da diğer Türk boylarına verilen isimler, kurucularının isimlerinden geliyordu (ki Avrupalılar Osmanlılar'a "Türk" diyorlardı ve son dönemlerde de "Osmanlı (Ottoman)" dediler. Onlar bizi "Osmanlı Türkü", devletimizi de "Osmanlı Türkiyesi" olarak görüyorlardı) ve bunların tamamının toplamı şimdiki nüfusumuzun çeyreği bile etmez. Ama şimdi, geliştik ve büyüdük ve her bakımdan geçmiş Türk devletlerini katladık.
|
Aynen katiliyorum, Osmanli Politikasi farkli azinliklari vergiye baglamasidir, Ataturk ise bunu Irkci, Milliyetci ve Gerici bir Yapilanma ile, Fasist Anayasa ve Kanunlari ile Fasist Diktatorlugun Kuruculugunu ve temsilciligini yapmistir....
Ingiltere, Faransa, Almanya gibi ulkeler gecmisinden ders cikarip kendisini yenileme cabasi icinde iken, Turkiye bir adim ileri gitmemis, Irkcilik, Milliyetcilik ve Gericilik yapilanmasi ile dunya ulkeleri icinde birinci sirada gelmektedir......
Sonuc olarak dunyanin neresinde olursa olsun, Irkcilik, Milliyetcilik ve Herturden Gericilik, Insanligin Dusmanidir........
Saygi ve Insani Sevgilerimle
Konu Subat tarafından (18-02-2013 Saat 17:24 ) değiştirilmiştir.
Sebep: baskoylu'nun isteği üzerine bazı bölümler değiştirildi.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:47 .
|