
17-11-2013, 14:23
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 29 Jun 2013
Bulunduğu yer: Anadolu
Mesajlar: 1.496
|
|
Bir Ateist, çocuğunu nasıl eğitmeli
Ben Agnostik'im, hanımım ise Müslüman (başı açık, modern, Atatürk'ü seven, ara ara Kuran meali okur, dönem dönem namaz kılar).
İki kızımız var, büyüğü 1.sınıfa gidiyor, küçüğü henüz 1 yaşına girdi.
Büyük kızım artık bu tür şeylerin farkına varmaya başlıyor iyice; yolda bana camiileri soruyor, ezan okunurken onu soruyor, vb.
Kaçamak cevaplarla geçiştiriyorum şu an...
Eşim benim Agnostik olduğumu biliyor, bana karışmıyor - ben de ona elbet.
Ancak çatıştığımız nokta şu: Eşim mutlaka çocuklarda Allah korkusu (ve beraberinde bir takım dini bilgiler elbet) olması gerektiğini, yoksa en basitinden buluğ çağında başımıza çok kötü işler gelebileceğini savunuyor.
Buluğ çağı konusunda haklı, her anne-babanın korkulu rüyasıdır herhalde buluğ çağı: Alkolü var, uyuşturucusu var, çeteleri var, kavgalar var, evden kaçmalar var, ölmeler var, öldürmeler var, vs. vs.
De; bunları önlemenin tek yolu Allah'la korkutmak mıdır? Ya da Allah'la korkutulan her çocuk, bunlardan kendini sakınabilmekte midir? Zannetmiyorum, o da geçersiz.
Kısaca ne yapacağımı şaşırmış vaziyetteyim bu konuda. Eşimi dinlersem, çocuklarım da tıpkı sıradan herkes gibi (tipik ülkem Müslüman'ı) yetişecek. Allah'a inanacak, Kuran'a, Hz.Muhammed'e, vb. bir sürü şeye inanacak?
Reşit olunca mı onları tanıştırayım Turan Dursun'la, İlhan Arsel'le, bu forumla, vb.?
Yok eşimi ikna ettim, çocuklarımızı "(İslam için) Kızım, öyle olduğunu söylüyor/inanıyor çok insan da, bugüne kadar ne Allah'ı gören var, ne bir mucizesini. Kuran dediğin akla yatmayan bir kitap bana göre - bir sürü çelişkilerle dolu; sen bunları şimdilik boşver - derslerine önem ver, bu konuları büyüyünce, aklın daha bir erince düşünürsün." şeklinde yetiştirdik.
E ya ergenlik çağında kötü bir olay yaşadık - eşim direk beni suçlayacaktır elbet; bu da çok kötü bir şey...
...
Vaziyet bundan ibaret - tam bir "İki arada bir derede" durumunda hissediyorum kendimi.
Görüş ve tavsiyelerinizi beklerim, teşekkür ederim.
1930'lar: Uçak ihraç ediyoruz, 2010'lar: Saman ithal ediyoruz...
|

17-11-2013, 15:29
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Nov 2013
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 18
|
|
En basitinden bugün hapishaneleri dolduran katil, tecavüzcü, hırsız...vb. insanların çoğusunun kendini "müslüman" olarak tanıtacağını, yine çoğusunun "elbette Allah'tan korkumuz var" diyeceğini söyleyebilirsiniz.
|

18-11-2013, 01:51
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Nov 2011
Mesajlar: 555
|
|
Çocuğum olsaydı eğer, bir ateist olarak dini inanç konusunda ona/lara herhangi bir yönlendirme yapmazdım. 7 8 değilde 10 küsürlü yaşlara gelip belirli bir muhakeme yeteneği olduğunu düşündüğüm zamanlarda dünyadaki var olan dinlerden, insanların çoğunluk olarak hangi dinlere inandıklarından, kendimin nasıl müslümanlıktan istifa ettiğimden bahsederdim. Sakın şuna inanma bu olma gibi şeyler demezdim. Muhtemelen o zamanlarda müslüman olacaktır. Onu dinden çıkarmak için değil okuldaki medyadaki yalan islam yerine gerçek islamı bilmesi için yardımcı olmaya çalışırdım.
Küçük yaşlardan itibaren muhakkak onu çeşitli spor dallarının içinde tutardım. Tam hatırlamıyorum, 10 yaşa kadar sanırım, jimnastik çocuklar için hayati önem taşıyor vücudun gelişimi açısından. O yaştan sonra da kız ise voleybola, erkek ise yüzme sporlarına gönderirdim. Spor bilinci şart 
İleride edineceği ideolojik görüşü yönlendirmek amacıyla değil, "Türk" onun için bir kelimeden ibaret olmaması için atalarının tarihini, kendi soyunu öğrenebileceği kitaplar alırdım. Hangi ideolojiye yakın durursa dursun ama kim olduğunu, ne olduğunu bilsin.
Şimdilik aklıma gelenler bunlar
|

18-11-2013, 09:35
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2011
Bulunduğu yer: İstanbul-İzmir hattı :)
Mesajlar: 1.474
|
|
Erdem Alaca´isimli üyeden Alıntı
E ya ergenlik çağında kötü bir olay yaşadık - eşim direk beni suçlayacaktır elbet; bu da çok kötü bir şey...
...
Vaziyet bundan ibaret - tam bir "İki arada bir derede" durumunda hissediyorum kendimi.
Görüş ve tavsiyelerinizi beklerim, teşekkür ederim.
|
Algıda seçicilik diye bir şey var. Herkesin başına kötü şeyler gelebilir, gelecektir de.
Eğer eşini dinlemezsen, müslümanken bile başına gelebilecek kötü şeyleri, eşin ateistliğe ya da çocuğun dinle fazla haşır neşir olmamasına bağlıyabilir.
Bence, sen sadece çocuklarına felsefe öğret. Dini konuları annesine bırak. Çocuklar, yetişkin olduklarında sağlam felsefi düşünce kazanmışlarsa, bağlasanız da dinci olamazlar.
|

18-11-2013, 12:43
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Jul 2012
Mesajlar: 48
|
|
Benzer bir durumdayım bende. Eşim kuran kurslarında büyümüş, hocalık yapmış hatta sıkmabaşın mucidinin falan öğrenciliğini yapmış, bir dönem çarşafla dolaşmış biri. Sonradan doğruyolu bulmuş güzel sanatlarda okumuş hafif agnostik tavırlarda biri. Bu yüzden pek çatışmıyoruz ama olay çocuk yetiştirmeye gelince işler biraz değişiyor.
Bizim de 13 yaşında bir kızımız var, şu an yaptığımız şey, okuldan ve çevreden din hakkında ne öğretiyorlarsa öğretsinler ki ben ona ateizm hakkında bir şeyler anlattığımda söyleyeceğim konular hakkında karşılaştırma yapıp doğru mantığı çok daha kolay bulabilmesi mantığı üzerine dayalı. Ben bunlara hazırlık açısından 2 yıl kadar önce evrim teorisiyle ilgili çizgi roman tadında renkli ve bol bol resimli bir kitap aldım, arada onu çıkartıp gündeme getiriyorum.
İşin en ilginci, sanırım 9 yaşındaydı ve durduk yere bana "baba sen adem-havvaya inanıyormusun" dedi ve "bana çok ama çok saçma geliyor, ne yani ben şimdi çinlilerle kardeşmiyim" diyerek ekledi. O gün din dersinde anlatmış bunları.  Donup kalmıştım o an. Sonraları sordukları olayları daha da ileri safhalara taşıdı. Bende yaşının bu konular için çok genç olduğunu, üniversiteye başlayacağın zaman tüm bunları oturur başbaşa konuşuruz dedim. Şimdilik bu şekilde idare ediyoruz, sorulara geniş anlamlı cevaplar vererek geçiştiriyorum, bir çok şeyin oda farkında ve felsefeyi nedense çok seviyor.
Diğer kötü alışkanlıklar diyeyim, onlar da biraz aileden aldığı terbiyenin, ailenin bu tip kişilere verdiği tepkinin neticesinde ortaya çıkan şeyler. Siz arkadaş çevresini düzgün oluşturmasına iyi-kötü ayrımını sağlıklı yapabilmesine destek olursanız ya da kısaca karakterinin oturmasına pozitif anlamda yardım ederseniz bir sorun çıkacağını sanmıyorum. Bunlardan geriye kalan kısımlar küçük ihtimaller olarak kalır.
|

18-11-2013, 12:52
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 29 Jun 2013
Bulunduğu yer: Anadolu
Mesajlar: 1.496
|
|
Böyle bir durumda bizlerin (Ateist,Agnostik,vb.) şöyle bir dezavantajımız da var:
Çocuğumuzun çevresindekilerin hemen hepsi bize zıt düşünceli (İslam, Müslüman'lık)
Çocuk da ne yapacağını şaşırabilir: "Baba: annem, anneannem, babaannem, dedem, teyzem, vs. hepsi senden farklı söylüyor - bir sen misin doğru?" diye sorabilir elbet.
1930'lar: Uçak ihraç ediyoruz, 2010'lar: Saman ithal ediyoruz...
|

18-11-2013, 15:00
|
 |
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 25 May 2012
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 1.053
|
|
Zor bir durum. Eşim de ateist ben de. Ancak Müslüman bir ülkede yaşıyor olmamız bir gerçek. Öyle ayarlamalı ve çocuğa anlatmalı ki çocuk ne diğerlerini yargılasın, olur olmadık yerde olmadık sorularla hem bizi hem kendisini tehlikeli durumlara sokmasın hem de gerçekleri bilsin ve sorgulasın.
Kim ne derse desin onu bir ateist olarak yetiştireceğim. Buna karalıyım. Bunu dayatmalarla değil de gerçekleri göstererek yapacağım. Bunun ergenlikte çocuğun zıvanadan çıkmasını sağlayacak bir durum olduğunu da düşünmüyorum. Ben ergenlik dönemimde Müslümandım. Ancak çok gece sabahlara kadar içtim. Demek ki Müslümanlık beni doğru yola iletmedi.
|

18-11-2013, 18:31
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Dec 2012
Mesajlar: 26
|
|
Tek yol Allah'la korkutmak değil. Şahsen ailem Müslüman olmasına rağmen onların beni Allah'la korkuttuğunu hatırlamıyorum. Temel kişilik değerlerini nedenleriyle birlikte benimsetmek, Allah korkusundan çok daha iyi işleyecek bir yöntem çünkü çocuk günün birinde inancını kaybedebilir. Kaybetmese bile Allah korkusunun benimsetilmesi inanmayanlara (Bu durumda size) karşı tahammülsüz olmasına sebep olabilir. Dolayısıyla bütün seçenekleri önüne açın ama sağlam bir karakter verin. Bunun nasıl yapılacağı konusu ebeveynlerin kendi tercihlerine kalmış.
|

22-01-2014, 01:13
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 29 Jun 2013
Bulunduğu yer: Anadolu
Mesajlar: 1.496
|
|
Şunu yazmışım #6 no'lu iletimde:
|
Böyle bir durumda bizlerin (Ateist,Agnostik,vb.) şöyle bir dezavantajımız da var:
Çocuğumuzun çevresindekilerin hemen hepsi bize zıt düşünceli (İslam, Müslüman'lık)
|
Haklı olduğumu görüyorum... 3-5 gün önce dedesi, büyük kızıma bir kitap armağan etti: "Hikayelerle 365 Gün Dua" adında, 384 sayfalık, her sayfası resimli bir çocuk(!) kitabı... Arka kapakta şunlar yazıyor:
|
Hikayelerle 365 Gün Dua, Ali Karaçam - Hasibe Şahin
Küçük Okuyucularımıza
Şeymanur ile Bilal birbirini çok seven iki kardeş... Anne ve babalarıyla gittikleri bir misafirliğin ardından yılın her gününe dua armağan etme kararı alıyorlar. Bazen yedikleri güzel bir yemek, bazen gördükleri güzel bir çiçek, bazen de tanıştıkları fakir bir çocuk, ettikleri duanın konusu oluyor.
Sevgili çocuklar! Bu kitapla 365 gün süren bir dua yolculuğuna çıkacaksınız. Şeymanur ve Bilal'le birlikte kedi ve balıkları sevecek, gökyüzüne bakarak hayallere dalacaksınız. Yeni doğacak kardeşleri Burak Emin'i bekleme heyecanı sizi de saracak. Ne dersiniz? Ellerimizi gökyüzüne doğru açıp bu güzel ailenin ettiği dualara hep birlikte amin diyelim mi?
Anne-Babalara
Dua; çağırmaktır, istemektir, yalvarmaktır, yakarıştır. İbadetin özü, imanın gıdası, ruhun cilasıdır. Kulluk vazifesi ve insanlık borcudur. Allah'tan yardım dilemektir. İstekleri Rabb'ine bildirmektir. Verilen nimetlere teşekkür etmektir. Hayır, yardım ve merhamet dileğinde bulunmaktır. Dua güzel bir ibadettir.
İşte böylesine önemli bir ibadet olan duayı çocuklarımıza eğlenceli bir yolla öğretmek hepimizin görevi... Bu kitap duayı çocuklara en güzel şekilde anlatmak için yazıldı. Kitabı okuyan bütün çocukların hayatlarının her anına duayı yerleştirmeleri amaçlandı.
Amacımızın güzel neticeler doğurması duasıyla...
|
Yaa, işte böyle...
Renkli resimler, fakir çocuk, güzel çiçekler, her sayfada ayrı ayrı hikayeler, vs. çocukların gönlünü çelecektir elbet. "İman gıdası-ruhun cilası", "dua öğretmek hepimizin görevi", vs. ile ana-babalara da ayar veriliyor. Daha n'olsun, al sana kitap(!) işte?
Yani, kızım 7 yaşında, ve böyle böyle başlıyor bu işler gördüğünüz gibi. Maalesef elden fazla birşey gelmiyor - kayınpedere "Böyle kitaplar getirme bu eve" diyecek halim yok ya...
Ali Karaçam - Hasibe Şahin
Hikayelerle 365 Gün Dua
Nesil Çocuk Yayınları, Eylül 2009
ISBN: 978-975-269-729-4
1930'lar: Uçak ihraç ediyoruz, 2010'lar: Saman ithal ediyoruz...
Konu Erdem Alaca tarafından (22-01-2014 Saat 01:14 ) değiştirilmiştir.
Sebep: Bir yazım yanlışı giderildi.
|

22-01-2014, 01:26
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Erdem Alaca´isimli üyeden Alıntı
Şunu yazmışım #6 no'lu iletimde:
Haklı olduğumu görüyorum... 3-5 gün önce dedesi, büyük kızıma bir kitap armağan etti: "Hikayelerle 365 Gün Dua" adında, 384 sayfalık, her sayfası resimli bir çocuk(!) kitabı... Arka kapakta şunlar yazıyor:
Yaa, işte böyle...
Renkli resimler, fakir çocuk, güzel çiçekler, her sayfada ayrı ayrı hikayeler, vs. çocukların gönlünü çelecektir elbet. "İman gıdası-ruhun cilası", "dua öğretmek hepimizin görevi", vs. ile ana-babalara da ayar veriliyor. Daha n'olsun, al sana kitap(!) işte?
Yani, kızım 7 yaşında, ve böyle böyle başlıyor bu işler gördüğünüz gibi. Maalesef elden fazla birşey gelmiyor - kayınpedere "Böyle kitaplar getirme bu eve" diyecek halim yok ya...
Ali Karaçam - Hasibe Şahin
Hikayelerle 365 Gün Dua
Nesil Çocuk Yayınları, Eylül 2009
ISBN: 978-975-269-729-4
|
En guzeli hic bir corefaith ile beynini yikamamak, bir dunya vatandasi gibi evrensel ideolojisiz inanc secimsiz (inancsiz demiyorum) sadece birety olarak kendi ozguvenini kendi serbest iradesini kendi kendini dile getirebilmesini kendi fikrini kendinin savunabilmesini serbest birakarak; COREFAITH OLARAK YONLENDIRMEYEREK KI BUNA ATEIZM DE DAHIL. Sorularina bilimsel bilissel yanitlar vermek ve SECIMI ONA BIRAKMAK.
Kus misali cok s1karsan olur, gecsek birakirsan kacar. Demekki oyle guzel tutacaksin ki ne olecek ne de kacacak. Avcunda rahat hareket edecek.
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:38 .
|