
19-05-2015, 22:58
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 Oct 2014
Mesajlar: 834
|
|
Dinler merakı köreltir mi?
Çocukların ebeveynlerine "nasıl oldu" vb gibi sorular sorduğunda her defasında Allah yaptı evladım , herşeyi Allah yarattı (veya başka bir Tanrı) gibi cevaplar verdiklerinde sizce zamanla çocukların merakı giderek azalır mı ve daha da ötesi fazla sorgulama Allah yakar, çarpar dediklerinde bu insanda merak duygusu , öğrenme isteği ne kadar kalır daha doğrusu kalır mı ?
|

19-05-2015, 23:31
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Mar 2015
Mesajlar: 845
|
|
Sevgili Gur91,
Dinler köreltmez, dinleri kendine araç edinen insanlar köreltir- dinler de buna fırsat verir ki esasında insan merkezli oldukları için.. Yani dinler olmasaydıda insanlar çocukları köreltmek için başka şeyler bulurlardı..
Aslında insanları/çocukları körelten şey ATA kültürleridir-doğrudan sebeb olan şey bunlardır, dinler bunun alt kırılımıdır- başımıza ne gelirse bu Atacılıktan gelmekte vesselam..
Kısaca böyledir fikirlerim, selametle...
|

19-05-2015, 23:51
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
Hayir meraklari azalmaz, ancak cocuk dunyalarinin ustune, bir kimlik ortalama oturmus olur.
Ilerleyen halinde de, zaten bireyler toplumdan izole olmadiklari icin, bir sekilde farkli dusunce ile karsilasirlar, bu minvalden sonra ya mevcut durumdan siyrilir yeni bir deneyime yelken acarlar, veya mevcut ortama iliskin tumden siyrilirlar veya oldugu haliyle kabul edip bu sekilde inanmaya devam ederler.
Kuskusuz bu biraz da cocuklarin yasadigi cografya/kultur ile ilgilidir. Ornegin cokuluslu kulturlerde, birden fazla sayida din icice oldugundan daha az sorun yasanirken, diger turlu sorun daha etkili olabilir.
|

20-05-2015, 00:09
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.350
|
|
Genelde köreltir ama bazen artırabilir.
Newton gibi bilim insanları tanrıyı daha iyi anlayabilmek için evreni anlama çabasına girmişler.
Daha çok eskidendi bu durum. O zamanlar evrim yoktu, bilim yetersizdi. Tanrıya inanmak mantıklı bir hareketti.
Bu yüzden modern bilim öncesinde dinler bilime yönlendirmede motive edici unsur olabiliyordu.
Günümüzde öyle bir şey yok tabi, hala birçok islam alimi evrim teorisini reddeder.
|

20-05-2015, 00:43
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Mar 2015
Mesajlar: 1.598
|
|
Köreltmez olur mu hiç? En büyük sorulara kendince cevaplar veriyor din.. Köreltmekten de beter ediyor. Çoğu zaman bilimsel merakı tümüyle ortadan kaldırıyor. Newton gibi örnekler ise aslında aydınlanmaya yol açan dindeki reform hareketlerinin bir sonucudur. Genişleyen evrem kuramını matematiksel temelleriyle ilk ortaya atan kişi olan Georges Lemaitre de bir papazdı biliyorsunuz. Avrupa, Hristiyanlığı ehlileştirmeyi başarabildiği için kendi içinden böyle değerler çıkarabilmiştir. İslam dininin, insanlığın fikir ve düşünce dünyasına müdahele edecek entelektüel despotizme henüz ulaşmadığı dönemler (8-11. yy arası) İslam coğrafyasında da pek çok değerli ilim insanı yetişmişti netekim..
"Yaşama başkalarınca ve önceden verilmiş bir anlamı üstlenmek zor değil, zor olan ona kendince ve yeniden anlam verebilmektir." - Dücane Cündioğlu
|

20-05-2015, 08:16
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Oct 2013
Bulunduğu yer: Gaziantep
Mesajlar: 465
|
|
"herşeyi Allah yarattı"" deyip kestirip atmak kur'an'a büyük haksızlıktır.zira birçok ayette doğayı keşfetmeye yönelik teşvikler vardır.kur'an Allah'ın kavli(sozlu) ayetlerinden oluşur,bir de kevni(varlığın yaratılışına ilişkin) ayetler vardır ki(dağlar nasıl yaratıldı,devenin yaratılışına bakmaz mısınız,insan neyden yaratıldığına bir bakmaz mı, vs)Allah kitabında,insanı sürekli buraya yonlendirir.çunku sozlu ayetlerle kevni ayetler arasında bir bağlantı kurmamızı ister bizden.sozlu ayetlerle yetinmeyin der,kevni ayetleri sozlu ayetlerin yanında bir destekleyici olarak sunar bize.
|

20-05-2015, 12:25
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
|
|
İnsanda düşünme, hayal kurmâ yetisi ve nihâyetinde ölüm olduğu müddetçe, dinlerin insan üzerindeki hâkimiyeti aslâ bitmeyecektir.
Mühim olan husus; inanç denen olgunun insana ne verdiği ve insandan ne götürdüğüdür.
|

20-05-2015, 12:39
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
|
|
allah? yaratırken ademi ve havvayı içine merak üflemiş.
o ağaca neden yaklaşılmaması gerekdiğini merak eden adem ve havvanın başına merakdan gelmiş.
allah öyle bir üfürmüşki merakı adem babamıza ,genleri yolu ile oğuları ve kızlarına geçmiş,onlarda nasıl çoğalırızı merak etmişler.veeeeeeeeeeeee
bizler olmuşuz. bizler daha meraklı çıkmışız bu ademe üfüren kim onu bumaya çalışmışız.
üfüreni hala bulamadık . üfürende hala bu meraklı adem oğullarına nasıl bir din göndereceğini bulamadı.ne gönderse maya tutmuyor.
bu insanlar atomu nasıl parçaladılar,diye merak içindedir. kitaplarında atomdan hiç bahsetmemişdi halbuki meraklı adem oğluna ve kızına.
|

20-05-2015, 12:52
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jul 2014
Mesajlar: 1.765
|
|
Dinin merakı köreltme biçimlerinden biri de "iman" vurgusudur. Çoğu inançlı insana, inançlarını sarsacak şeylerden bahsettiğinizde aldığınız tepki "boşver fazla derin düşünme, çıkamazsın içinden", "bizi dinden mi çıkaracaksın, cehennemlik mi edeceksin" vb. tarzdadır.
Yani insanlar, inandıkları şeyin bir "yalan" olabildiği ihtimali ile yüzleşmekten korkmaktadırlar. İşte bu korku merakı engeller. İnandıkları şeye "ihanet" duygusu vicdanen rahatsızlık veriyordur belki de ve bu yüzden kurcalamak istemezler. Veyahut da inandıkları şey kendilerini konfor alanında hissetmelerine sebep oluyordur. Örneğin "yahu ben inançlıyım ama ne doğru dürüst namaz kılarım, ne cumaya giderim. Ama müslümanım" yaklaşımı vardır. Yani "yerim garanti, illaki cennete gideceğim ben, e dünya hayatım da iyi, ne gerek var kurcalayıp rahatımı bozmaya"ya getirirler.
Bu "konfor alanı" yaklaşımını destekleyen bir husus da şudur: Kendi görüşlerimizin zıttındaki tezlerden normal şartlarda uzak dururuz. Kendi tezlerimize paralel kitaplar alır okuruz, istediklerimizi söyleyen yazarları takip ederiz, kanalları izleriz örneğin.
Çoğu insan değişime direnir. İş yerlerinde bile "değişime direnci kırma" konulu eğitimler düzenliyorlar...
...
Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
|

20-05-2015, 13:21
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 Oct 2014
Mesajlar: 834
|
|
Dialectics´isimli üyeden Alıntı
Dinin merakı köreltme biçimlerinden biri de "iman" vurgusudur. Çoğu inançlı insana, inançlarını sarsacak şeylerden bahsettiğinizde aldığınız tepki "boşver fazla derin düşünme, çıkamazsın içinden", "bizi dinden mi çıkaracaksın, cehennemlik mi edeceksin" vb. tarzdadır.
Yani insanlar, inandıkları şeyin bir "yalan" olabildiği ihtimali ile yüzleşmekten korkmaktadırlar. İşte bu korku merakı engeller. İnandıkları şeye "ihanet" duygusu vicdanen rahatsızlık veriyordur belki de ve bu yüzden kurcalamak istemezler. Veyahut da inandıkları şey kendilerini konfor alanında hissetmelerine sebep oluyordur. Örneğin "yahu ben inançlıyım ama ne doğru dürüst namaz kılarım, ne cumaya giderim. Ama müslümanım" yaklaşımı vardır. Yani "yerim garanti, illaki cennete gideceğim ben, e dünya hayatım da iyi, ne gerek var kurcalayıp rahatımı bozmaya"ya getirirler.
Bu "konfor alanı" yaklaşımını destekleyen bir husus da şudur: Kendi görüşlerimizin zıttındaki tezlerden normal şartlarda uzak dururuz. Kendi tezlerimize paralel kitaplar alır okuruz, istediklerimizi söyleyen yazarları takip ederiz, kanalları izleriz örneğin.
Çoğu insan değişime direnir. İş yerlerinde bile "değişime direnci kırma" konulu eğitimler düzenliyorlar...
...
|
Çok doğru tespitler , toplumumuzun özeti olmuş
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:09 .
|