Baba tarafımın aşırı dindar ve yobaz bir çevre olması nedeni ile daha çok ufakken bile kulaktan dolma yobazca hikayeler hep hayatımın içinde olmuştur.
Benim dedem bir hocaydı şu sakallı takkeli ayagında mest ve lastikle dolaşan cinslerden. Ben ve kardeşim daha 7 yaşındayken hatta ilkokula başlamadan dedem tarafından din eğitimi almaya başladık. Annem ve babama " Eeee artık zamanı geldi e zaman başlıyoruz derslere?" diyerek eğitimere başladık. Arap alfabesini ögrendik ilk önce amme yasin tebareke derken kuran okumayı ögretti dedm bize ödevler veriodu çalışmamız için. Biz okudukça annemlerin hoşuna gidiyordu özellkle babamın daha çok gittiğini düşünüyorum.Fakat açıkçası derslerde çok sıkılıyordukverdigi ödevleri yapmıyorduk genelde çalışmıyorduk dedemde zaman zaman bizi şamarlıyordu kızıyordu. Dedem ölene kadar böyle gitti.Dedem ben 5. sınıftayken öldü ve 5. sınıfa kadar her yaz tatili böyle geçti.
Dedemin ve bizimkilerin kötüniyetleri tabiki yoktu onları yaptıgı her aile gibi kendi dogrularını her konudaoldugu kimi din konusundada çocuklarına dayatmak kendi istedikleri gibi bireyler yetiştirmekti. Tabi birazda dedmin istedigi gibi.
Ne yazıkki dedmin ölmesiyle din dersleri sona ermedi. Dedem öldkten sonraki yaz babam tarafınndan caminin kuran kursuna gönderildik benve kardeşim. Babamın düşüncesi kuran okumayı bırakmasınlar ögrendiklerini unutmasınlar dedelerine yasin okuyup gönderirler. Hep merak ettigim şey dedem babam üzerinde neden bu kadar baskı kurup ona kuran okumayı ögretmemişti acaba. Ona ragmen babam islama fazlasıyla körü körüne baglı bir insandır.
O yaz kura kursuna gittik biz kardeşimle mecburen.Ortamı hiç sevmemiştim. Kuran derslerinde nekadarda sıkılsam buu hep ciddi bi iş olarak görmüştüm çünkü.Fakat ordaki çocuklar oraya kuran okumak için degilde oynama için falan geliolardı sanki abdestsiz kuran okkurlar tenefüslerdecaminin içinde koşturrlardı falan. neyse ben ve kardeşim kuran kursunda hocanın sevdgi ögrencilerden olmuştuk ama yaz bittiginde rahatlamıştık. O yaz döneminden sonrada din ile okadar haşırneşir olmadım bidaha kuranı elime almadım namaz kılmadım vesaire fakat inançlı biriydim tabikide
Dedem öldükten sonra her gecebildigim bütü duaları okuyup dedemin ruhuna gönderirdim. Başım sıkışınca dua ederdim tanrıya.Namaz kılardım arada birde olsa cuma namazına falan giderdim kendimirahatlamış hissedderdim.
Üniversiteye kadar bu böyle gitti. Üniversiteye kadar zaten iyice uzaklaşmıştım dinden ve sanırım daha objektif bakabilcek duruma geldimki bazışeyleri sorgulamaya başladım kendi içimde. Yani tanrıyı kendime yakın hissetmiyordum ve hiç bir duama karşılık alamıyordum. Kendi içimde kendimin bile kabul edemedigi sorular sorur olmuştum. "Tanrı belkide yoktur! ", " Dünyada neden bukadar çok din var?" Yani insanların bu kadar yobazca düşünmesi bilmedigi herşeye bi hikmeti vardır demesi bilinmeyen herşeye uyduruk bir açıklama üretmeleri, aynı konuda bi çok kişinin bi çok şey söylemesi dinden uzaklaştırmıştı beni ve artık sorgulayan biriydim artık . Bu meraklarım beni araştırmaya teşvik etti tabiki.İslamın tek gerçek deger olamayacagı konusunu ciddi ciddi düşünüyordum artık bir yandanda korkuyordum tabiki. Peki ama islam degilse peki ney? Abimin kütüphanesinde nietchze nin böyle buyurdu zerdüşt adlı kitabını buldum internette araştırma yaparken bu kitabın ismi çarpmıştı gözüme bir yerlerde. onu okumaya başladım. Böyle buyurdu zerdüşt insani degerler için din e gerek olmadıgını anlamama yardım etti yani insan üstün insana ulaşmalıydı. Sonra richar dawkinsin Şeytanın papazı adlı kitabına başlamştım güzel gidiyorduki otobüste unutmamla kayboldu bunu üzreine richard dawkinsin tanrı yanılgısı adlı kitabını okudum. Bilimsel yinden herşeyi açıklıyordu kitap ve dindarların bütü argümanlarıı yerlebir etmeyi başarıyordu.Sonra tanrını öyküsü adlı bir kitap okudum. Aklıma bişey geldi sonra kuranın türkçesini hiç okumamıştım. İnternetten ücretsiz şekilde kuran ve incil sipariiş ettim çünkü merak ediyordum.Ve kuranın tanrısı kadar ego sahibi kızgın bir tanrı görmedim ben zeus bile daha az öfkeli

Okudukça islamında hristiyanlıgında museviliginde diger eski mitolojilerden bir farkı olmadıgını anladım.Ve artık etrafımdaki din ile ilgili muhabbetler okadar sıg ve cahilce geliyorki gülüp geçiyorum ve aynı zamanda acıyorum. Çünkü ülkemizde en az halkın yarısı bu şekilde düşünüyor davranıyor yaşıyor dini kullanan siyasilerin ellerinde kuklalaşıyorlar.