Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 11-06-2015, 18:38
Boolean Boolean isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 May 2015
Mesajlar: 1.556
Standart Japonlar neden düzenli bir toplumdur?

Bu başlığı Cafe bölümüne değil de; İslam bölümüne açmamın iki nedeni var.

Birinci neden, bu sorunun cevaplarından bir tanesinin dinle alakalı oluşu, ikinci neden ise müslümanlardaki "Japon hayranlığı ve onları müslüman yapma saplantısı."

Aşağıda yazacaklarım, uzak doğuda yaşadığım için gözlemlerim ve mesleğim ile bağlantılı kendi bilgi birikimimden faydalanarak yaptığım çıkarımlara dayanmaktadır.

Öncelikle insan zekası ve makine zekasından bahsedeceğim. Japonların düşünce sistemleri Teist toplumlara göre daha doğru çalıştığından, bu şekilde daha iyi anlatabilirim sanıyorum.

Bizler insan ihtiyaçlarını karşılamak için ürettiğimiz zeki yazılımların, insan gibi değil de, makine gibi düşünmesini isteriz. Çünkü aksiyon, düşünceden başlar. Eğer düşünce yanlış olursa, karar ve aksiyon yanlış olur.

Hatalı sollama yapmak yanlış bir aksiyondur.
Kırmızı ışıkta geçmek yanlış bir aksiyondur.

Aksiyonun yanlışlığını da düşünen varlığın domainine olan faydasından belirleriz. Buna aksiyonun kalitesi deriz.

Satranç oynamak bir domaindir. Hamle yapmak aksiyondur.
Araba sürmek bir domaindir. Sollamak bir aksiyondur.

Ayrıca düşünce için bilgi gereklidir. Bilginin sayısı ancak bilgi doğruysa önem arzeder. Doğru bilgi arttıkça, aksiyonun kalitesi yükselir. Doğru bilgi azaldıkça aksiyonun kalitesi düşer.

Bilgilerin mantıksal karşılaştırmalarla işlenmesi kadar, bilginin nasıl sokulduğu da önemlidir.

Detaylı merak edenlere şu kitabı önerebilirim.

[Artificial Intelligence: A Modern Approach, Peter Norvig]

Peki insanın domaini nedir?

İnsanın domaini var oluş itibariyle genlerini kopyalamaktan başka bir şey değildir.

Genlerin kopyalanma ihtimali, insanın yaşam süresi ve konforu arttıkça artar. Konfor canlının yaşam kalitesidir. Bu nedenle herkes konformisttir.

"Bu sarayı kendim için yaptırmadım. Bu uçağı kendim için almadım."
Tayyip Erdoğan.

Örnek bir olay ele alalım.

Elimde kola tenekesi var ve çöp tenekesi 100 metre ötede. Ben bundan kurtulmak istiyorum.

Bu kola tenekesini sokağa fırlatsam, aksiyonun kalitesi yüksek mi olur? Yoksa düşük mü olur?

Sokağa fırlatsam;

1. Daha az enerji harcarım.
2. Zaman kazanmış olurum.

Çöp tenekesine atsam.

1. Daha çok enerji harcarım.
2. Zaman kaybederim.

Uzun uzun yazmayacağım fakat, basit olarak bakıldığında faydalı olan aksiyon 1. seçenek gibi gözükse bile, aslında faydalı olan 2. aksiyondur.

Toplum düzeni arttıkça, canlının konforu artar.

Fakat bu mantıksal hesaplamayı yapabilmek için beynin işlem kapasitesinin yüksek olması lazımdır.

Dikkat ediniz. Çöpü, çöp tenekesine atma işlemini "ahlaklı olduğu" için yapmıyor bir Japon, yaşam konforuna faydalı olan o olduğu için yapıyor. Ahlak da zaten aynı şey. Ahlak canlıya faydalı olanı iyi kabul etmesi, zararlı olanı ise kötü kabul etmesidir. (Bu ayrı bir konu tabi.)

Fırsatçılıktan, sahtekarlığa, yalana kadar her yerde bu tür kararlar alıyoruz. Sonucunda aksiyonlar gerçekleştiriyoruz.

"Dürüstlük, doğruyu söylemek gibi davranışlar akıllıca ve doğru seçimlerdir."

Diğer olarak insan duyguları olan bir canlıdır. Duygular düşünceyi etkilediğinden, bu da aksiyonun kalitesini belirlemektedir. Kimisi sinirlenir, yanlış bir karar alır, arkadaşına küfreder sonra pişman olur.

Rasyonel olmak ise her zaman yazılımcının amacıdır. Toplumun da böyle olması lazımdır.

Ayrıca, çocukları gözlemlediğimizde beynin aynı bir kas gibi, kullanıldıkça geliştiğini görüyoruz.

İman ise kişinin "sorgulamasına, düşünsel işlem yapmasına" engel olan bir barikat gibidir.

Müslümanlar, Japonların da müslüman olmalarını isteyebilirler, Japonya'da misyonerlik faaliyetleri yapabilirler, onların göremedikleri şey, toplum düzenine sebep olan Japonların çocukluktan itibaren akılcı ve sorgulayıcı eğitim almaları, insanların işlem kapasitelerinin yüksek olması ve düşünce mekanizmalarının doğru çalışmasıdır.

Teist dinler, bu mekanizmayı bozan nedenlerden bir tanesidir.

Konu Boolean tarafından (11-06-2015 Saat 18:43 ) değiştirilmiştir. Sebep: eksik cümle
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11-06-2015, 23:05
Alibey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alibey Alibey isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 Sep 2014
Mesajlar: 846
Standart

Evet osmanlı zamanında bir grup osmanlı japonyaya islam olmaları için teklif götürmüşler.
Japonlar olur demiş olalım ama bize durumu çok kötü olupta islama dönerek durumunu düzeltmiş örnek bir ülke gösterin deyince bizimkiler toz olmuşlar.

Dünyanın en emperyalist ülkeleri japonlar ve türklerdir. Bunlar çevreletindeki ülkeleri baskı ve işgal alyına alıp sömüşlerdir.
Yine 2 dünya savaşında emperyal emeller ile Almanya ile ortak dünyayı işgal emeli ile saldırğanlaşmışlardır. Haklarından gelemeyen amerika iki adet atom bombası ile haklarından zor gelmiştir.
Japonların pes etmesinden sonra japon imparatorunun yaptığı dünyadan özür dileyen beyanatını okumak lazım japonu anlamak için.
Savaş sonunda amerika japonyaya bir general görevlendirdi. Bu general japonları normalleşmesini sağladı. Kurumlarını düzenledi modernize etti. Hatta teknolojik ilerleme için imalat sanayiine kalite kontrolunu bile getirdi.
Japonları amerikalılar ehlileştirdi.

Aklı başında hiçbir insan kendi özgür aklını bir dine ya da ideolojiye teslim etmez
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11-06-2015, 23:19
Boolean Boolean isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 May 2015
Mesajlar: 1.556
Standart

Alibey´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet osmanlı zamanında bir grup osmanlı japonyaya islam olmaları için teklif götürmüşler.
Japonlar olur demiş olalım ama bize durumu çok kötü olupta islama dönerek durumunu düzeltmiş örnek bir ülke gösterin deyince bizimkiler toz olmuşlar.

Dünyanın en emperyalist ülkeleri japonlar ve türklerdir. Bunlar çevreletindeki ülkeleri baskı ve işgal alyına alıp sömüşlerdir.
Yine 2 dünya savaşında emperyal emeller ile Almanya ile ortak dünyayı işgal emeli ile saldırğanlaşmışlardır. Haklarından gelemeyen amerika iki adet atom bombası ile haklarından zor gelmiştir.
Japonların pes etmesinden sonra japon imparatorunun yaptığı dünyadan özür dileyen beyanatını okumak lazım japonu anlamak için.
Savaş sonunda amerika japonyaya bir general görevlendirdi. Bu general japonları normalleşmesini sağladı. Kurumlarını düzenledi modernize etti. Hatta teknolojik ilerleme için imalat sanayiine kalite kontrolunu bile getirdi.
Japonları amerikalılar ehlileştirdi.
"Dünyanın en emperyalist ülkeleri japonlar ve türklerdir." cümleniz hariç, yazdıklarınıza katılıyorum.

"Japonu Anlamak" dediğiniz, Nasyonalizm çağındaki görüşlerlere ve kafa yapısına sahip Japonlar ise çok azınlıktalar. Hirohito'yu hala önder kabul ediyor, Milliyetçi ve Emperyalist fikri düşünce güdüyorlar. Fakat çok az sayıları. Dediğiniz gibi İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kafa yapıları değişime uğramış.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 12-06-2015, 00:26
Popeye Popeye isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Jun 2015
Mesajlar: 64
Standart

Sanirim arkadas kurt. Dunyanin en emperyalist ulkeleri arasina birak ingilizleri direk turkleri ve japonlari katmis
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 12-06-2015, 00:35
Boolean Boolean isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 May 2015
Mesajlar: 1.556
Standart

Popeye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sanirim arkadas kurt. Dunyanin en emperyalist ulkeleri arasina birak ingilizleri direk turkleri ve japonlari katmis
Olabilir herkesin kendi özgür görüşüdür. Türklerin Osmanlı döneminde emperyalist olduklarına ben de katılıyorum ki; çok açık bir şey zaten bu.

Ben sıralamaya katılmamıştım sadece.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 12-06-2015, 01:08
Popeye Popeye isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Jun 2015
Mesajlar: 64
Standart

Boolean bu sadece tarihte degil dinde de yapiliyor. Mesela buradaki en tehlikeli din hangisi diye soruluyor direk islam deniyor. Bakin gercekten islamda olabilir ama bunu demek icin diger dinlere de bakmak lazim. Mesela yahudilige. Bu adamlar kafalarini surekli belirli bir noktaya yoneltip dunyaya sadece o pencereden bakiyor.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 12-06-2015, 01:27
Boolean Boolean isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 May 2015
Mesajlar: 1.556
Standart

Alibey kendisi isterse cevap verir.

Fakat yazısından söylediğin gibi "tek pencereden bakan insan" çıkarımını yapmadım. Söylediğin gibi insanların olduğu konusunda haklısın.

Popeye forumda sen de, ben de yeniyiz. Bu forumda eski olanlardan dinler hakkında bilgisi olmayan fazla çıkacağını sanmıyorum.

Şurada Yasin Ceylan Hocanın videosu var. Kendisi Kürt asıllıdır. Videolarını internetten araştırır ve izlersen, belki Kürtler hakkındaki önyargıların kırılır.

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 12-06-2015, 05:42
Alibey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alibey Alibey isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 Sep 2014
Mesajlar: 846
Standart

1-bir ulusun baska bir ulusu siyasal ve ekonomik egemenligi altina alarak yayilmasi yada yayilmayi istemesi,yayilimcilik. 2- anamalciligin tekelcilik biciminde gorulen en yuksek, en son asamasi."
bknz (turk dil kurumu turkce sozluk)

devletin kendi sinirlari disinda yasayan baska halklar uzerinde onlarin rizasi olmaksizin denetim kurmayi amaclayan politikasi.her zaman kurbanlarina karsi guc kullanmayi icermesi nedeniyle emperyalizm genellikle ahlaki olarak kinanacak bir olgu olarak degerlendirilmis ve emperyalizm terimi uluslararasi propagandada rakip devletlerin politikasini kotulemek icin sikca kullanilagelmistir.
eski caglarda emperyalizm, çin,bati asya ve akdeniz tarihinde art arda gelen imparatorluklar biciminde kendini gostermistir. io 6-4. yuzyillarda asurlularin zorba imparatorlugunun yerini alan persler, asurlularin tam tersine egemenlikleri altina aldiklari halklara ozgurlukcu bir tutumla yaklasarak imparatorlugun uzun sure ayakta kalmasini sagladilar. sonucta pers imparatorlugu,yerini yunanistan'dan kaynaklanan emperyalizme birakti. buyuk iskender'in imparatorlugu sirasinda (io 336-323) yunan emperyalizmi doruguna ulasti. bu donemde dogu akdeniz ile bati asya'nin birlesmesi saglandi. ama,dunyadaki tum insanlarin birlikte ve esitlik icinde uyumlu bir yasam surdurecekleri "kosmopolis" yanlizca iskender'in bir dusu olarak kaldi. romalilar, ingiltere'den misir'a kadar uzanan topraklar uzerinde imparatorluklarini kurduklarinda bu dus kismen gerceklesmis oldu.
imparatorluk dusuncesi,roma'nin cokusunden sonra birlestirici bir guc olarak bir daha gerceklesmedi. avrupa'da roma'nin kullerinden dogan,asya'da ortak bir islam uygarligi temelinde yukselen yeni devletler kendi emperyalizmlerini surdurduler. emperyalizm,dunya halklarini bolen bir guc haline geldi

emperyalizm = yayılmacılık

osmanlı imparatorluğu da 700 sene süren egemenliği boyunca allah allah nidalarıyla asya, afrika, avrupa demeden viyana kapılarına kadar dayanmış, ele geçirdiği topraklarda yaşayan halka asimilasyon politikası uygulamış adeta geçmişin amerikası olmuştur. dolayısıyla osmanlı imparatorluğu dünya üzerine gelmiş geçmiş en büyük emperyalist devletlerden biridir. , işgal ettiği ülkeleri vergi adı altında haraca bağlamış yine işgal ettiği ülkelere çok miktarda kendi ırkından insanları yerleştirmiştir.
Yine işgal ettiği ülkeleri askerine günlerce talan Yetkisi vermiştir. Bakınız istanbulun işgali. 3 gün boyunca kadın kız servet he varsa talan edilmiştir.
Fatih adı üstünde tetih yapan Bir asketin ayasofyadaki güzellikleri elindeki kama ile söktüğünü görünce ayasofyadaki talanı durdurmuştur kıyamamışyır ayasofyaya. İstanbuldan toplanan servetin listesi vardır internette bakarsan anlarsınız osmanlı ******in kim olduğunu.

Aklı başında hiçbir insan kendi özgür aklını bir dine ya da ideolojiye teslim etmez
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 12-06-2015, 05:58
Alibey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alibey Alibey isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 Sep 2014
Mesajlar: 846
Standart

Şimdide ufak tefek japon kardeşlere bakalım kimdirler.

JAPON EMPERYALİZMİ NASIL YÜKSELDİ?

Çin ile Japonya arasındaki büyük savaşların ilki 1894-95 yılları arasında Kore’nin kim tarafından yönetileceği nedeniyle yapılmış. Adadan büyük kıtaya adımını atmak için Çin’in himayesindeki Kore’ye saldıran Japonya, bu ilk büyük savaştan galibiyetle çıktı. Savaşın ardından her iki ülke Kore’nin bağımsızlığını kabul ederken, Çin ağır tazminatlara mahkum edildi. Japonya ise Asya kıtasının en uzun nehri olan Yangtze üzerine ticaret yapma hakkı elde etti. Çin’in batısında doğan, Doğu Çin Denizi’ne dökülen Yangtze üzerindeki ticaret ayrıcalığı, aynı zamanda bölgede Japon emperyalizminin yükselişinin ifadesiydi. Japon malları nehir üzerinden Asya içlerine kadar satılmaya başlanırken, liman kentlerde Japon tekelleri fabrikalar kurarak üretime geçtiler. Böylece, yoksul Asya’nın ucuz emek gücü daha o yıllardan itibaren Japonya’nın yükselmesinde, zenginleşmesinde önemli bir rol oynadı.
Yangtze üzerinde elde ettiği ayrıcalıktan yararlanan Japonya, ikinci hamlesini daha İkinci Dünya Savaşı başlamadan (1930’lu yılların başında) Çin’in Mançurya Bölgesi’ni topraklarına katmak için savaş ilan etmekle yaptı. Önce Mançurya’yı denetim altına aldı, sonra bununla da yetinmeyerek SSCB’ye saldırdı.
Asya’ya ayak basmak için giriştiği bu büyük savaş 9 Eylül 1945’te Japon emperyalizminin yenilgisiyle sonuçlandı. Sadece yenilgiyle kalmadı, bir kez daha Asya’ya adım atmaması için müttefik devletler tarafından ağır cezalara çarptırıldı.
Ama, buna rağmen Japon emperyalizmi Asya’nın lideri olma hayalinden ve arzusundan hiç vazgeçmedi. Tıpkı Almanya gibi, kısa bir süre içinde yenilgiye rağmen ekonomisini yeniden düzlüğe çıkararak, Uzakdoğu’daki pazarların elde edilmesinde yeniden yükselişe geçti.
İşte; bugün iki-üç kara parçası üzerinde yaratılan gerilimin arkasında bu tarihsel gerçekler yatıyor.
Ama bu kez Japonya tek başına değil...
Çünkü tarihsel arka planı olan Çin-Japon gerilimin bugünkü durumu, dünyanın yeniden emperyalistler tarafından paylaşılma ve bu temelde kurulan yeni ittifaklar sonucu oluşan cepheleşmeden bağımsız değildir.

Aklı başında hiçbir insan kendi özgür aklını bir dine ya da ideolojiye teslim etmez
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 12-06-2015, 06:15
Boolean Boolean isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 May 2015
Mesajlar: 1.556
Standart

Alibey İslam'dan gelen yayılmacı ideoloji ile Osmanlı'nın büyük bir emperyalist imparatorluk olduğu doğrudur. Fakat benim düşünceme göre gelmiş geçmiş en büyük emperyalist devlet koşulsuz Amerika'dır.

Bunu orta-doğu petrolleri falan nedeniyle söylemiyorum. Sebebinin Avrupa'dan, Amerika'ya taşınan teknoloji olduğunu düşünüyorum.

Buna batılılar. The New Imperialism (Yeni Emperyalizm) diyorlar.

Amerika'nın savunma bakanlığına bağlı silah geliştirme laboratuarı DARPA, dünyada kullanılan tüm teknolojik araçların içerisinde "kendi geliştirdiği" teknolojinin bulunduğunu söylemektedir.

"bir ulusun baska bir ulusu siyasal ve ekonomik egemenligi altina alarak yayilmasi yada yayilmayi istemesi,yayilimcilik"

Amerika teknoloji ile tüm dünyayı hem ekonomik hem de siyasal olarak egemenliği altına almış ve dünyaya yayılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İnançlar Neden Varlar, İnsan Neden inanmak İster? ateistplus Ateizm 0 02-01-2013 03:25
Kutsal kitap neden şiir gibi? Kuran neden değiştirildi! allahcc İslam 25 26-05-2012 12:14
Japonlar Neden Çekik Gözlüdür ugurce82 Evrim 12 08-11-2009 19:22
Evren düzenli mi? ShadowSong Fizik 36 01-07-2009 14:32
ÇEKİK GÖZLÜ JAPONLAR ngcoskun İslam 48 17-02-2005 20:28

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:00 .